Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Tanı

Meme Ultrasonografisi

Meme ultrasonografisi neyi gösterir, kist ile katı kitleyi nasıl ayırır? Işınsız bu incelemenin ayrıntılarını hastalarım için derledim.

Meme ultrasonografisi, ses dalgaları yardımıyla meme dokusunun anlık görüntüsünü elde eden bir incelemedir. Yöntemde ışın kullanılmadığı için her yaş grubunda güvenle uygulanır. Günlük uygulamamda ele gelen kitlelerin yapısını çözmek için ilk başvurduğum yöntemlerden biridir. Hastalarım çoğu zaman bu incelemenin mamografinin yerini tutup tutmadığını sorar. Bu sayfada yöntemin çalışma ilkesini, hangi durumlarda öne çıktığını, nelerin görülebildiğini ve sınırlarının nerede başladığını anlatıyorum.

Meme Ultrasonografisi Hangi İlkeyle Çalışır?

Meme ultrasonografisi, yüksek frekanslı ses dalgalarının dokudan yansıması ilkesiyle çalışır. İnceleme sırasında deriye ince bir jel tabakası sürülür. Jel, prob ile deri arasındaki hava boşluğunu ortadan kaldırır. Prob, dokuya gönderdiği ses dalgalarının geri dönüşünü kaydeder. Yansıyan dalgaların gücü ve dönüş süresi bilgisayarda görüntüye dönüştürülür. Sert yapılar dalgaları daha çok yansıtır ve parlak görünür. Sıvı dolu yapılar dalgaları neredeyse hiç yansıtmaz ve siyah izlenir. Bu fark, kistlerin katı kitlelerden ayrılmasını sağlar. İncelemede hiçbir biçimde ışın kullanılmaz.

Bu nedenle yöntem her yaş grubunda güvenle uygulanır. Görüntü anlık olarak elde edilir. Hekim, probu gezdirirken dokuyu gerçek zamanlı biçimde izler. Aynı sırada kitleye hafif baskı uygulanarak kıvamı değerlendirilir. Renkli akım incelemesiyle kitlenin damarlanma düzeni de gösterilir. Dokunun sertliğini ölçen ek yöntemler aynı cihazla kullanılabilir. Bu ek bilgiler, iyi huylu ile kötü huylu ayrımına katkı sağlar. İnceleme genellikle birkaç dakika içinde tamamlanır. İşlem sonrasında jel silinir ve günlük yaşama hemen dönülür. Cihazın prob ucu, meme dokusunun kalınlığına göre farklı frekanslarda çalışacak biçimde seçilir. Yüzeye yakın yapılarda yüksek frekans, derin bölgelerde daha düşük frekans tercih edilir. Doğru seçilen frekans, ayrıntı düzeyini ve görüntü derinliğini birlikte belirler.

Ultrasonografi Hangi Durumlarda İlk Seçenek Olur?

Ultrasonografi, belirli durumlarda ilk başvurduğum görüntüleme yöntemi olur. Kırk yaşından genç ve şikâyeti bulunan hastalarda incelemeye bu yöntemle başlarım. Gebelik ve emzirme dönemindeki kadınlarda da ilk tercihim aynı yönde olur. Ele gelen bir kitlenin yapısını anlamak gerektiğinde yöntem öne çıkar. Meme iltihabı düşünülen hastalarda apse oluşup oluşmadığı bu yolla araştırılır. Koltuk altındaki lenf bezlerinin değerlendirilmesinde de aynı yöntem kullanılır. Protez taşıyan kişilerde çevre dokunun incelenmesi bu sayede kolaylaşır. Erkeklerde meme başı çevresindeki sertliklerin değerlendirilmesinde sık başvurulur. Röntgen incelemesinde saptanan bir bulgunun karşılığı yine bu yöntemle aranır.

Yoğun meme dokusu olan kişilerde inceleme tamamlayıcı olarak eklenir. Doku örneklemesi planlanan hastalarda kılavuz olarak kullanılır. Kist boşaltılması gereken durumlarda işlem yine bu yöntemle yönlendirilir. Tedavi görmüş memede yeni bir sertlik fark edildiğinde ilk inceleme yine budur. Genç yaşta memede ağrı tanımlayan hastalarda da yöntem yeterli bilgi verir. İnceleme kısa sürdüğü için kontrollerde rahatlıkla yinelenir. Sık yinelenmesi hastaya ek bir yük getirmez. Bu nedenle izlem gerektiren bulgularda yöntemi öncelikle seçerim. Seçimi her hastada muayene bulgusuna göre yaparım. Şikâyetin bulunduğu bölgeyi incelemeye başlarken ayrıca işaretlerim. Hastanın tarif ettiği noktayı doğrudan taramak, bulgunun atlanmasını engeller. İnceleme sırasında memenin tümü saat düzeni içinde sistemli biçimde taranır.

Kist ile Katı Kitle Ayrımı Nasıl Yapılır?

Kist ve katı kitle ayrımı, ultrasonografinin en belirgin katkısını oluşturur. Kist, içi sıvı ile dolu bir kesecik olarak tanımlanır. Katı kitle ise hücrelerden oluşan yoğun bir yapıdır. İki yapı elle muayenede birbirine çok benzeyebilir. Ses dalgaları ise bu iki yapıyı belirgin biçimde ayırır. Sıvı, dalgaları geçirdiği için görüntüde siyah izlenir. Katı doku ise dalgaları yansıtarak gri tonlarda görünür. Bu ayrım, gereksiz işlemlerin önüne geçen bir bilgi sağlar. Basit kist saptanan hastada çoğu zaman ek işlem gerekmez.

Kist büyükse ve rahatsızlık veriyorsa iğneyle boşaltılabilir. Meme kistleri konusunu ayrı bir sayfada ayrıntılı biçimde ele aldım. Katı kitle saptandığında değerlendirme daha ayrıntılı sürdürülür. Kitlenin sınırları, biçimi ve iç yapısı tek tek incelenir. Bazı kitleler hem sıvı hem katı bölümler içerir. Bu karışık yapıdaki kitleler daha dikkatli ele alınır. Ayrımın sonucuna göre izlem ya da örnekleme kararı verilir. Kararı hastamla birlikte konuşarak veririm. Böylece hasta hangi adımın neden atıldığını kavrar. Kist ile katı kitle ayrımının elle muayeneyle yapılamayacağını her görüşmede belirtirim. Bu bilgi, gereksiz kaygının önüne geçen en pratik açıklamalardan birini oluşturur. Ayrımın sonucunu hastama görüntü üzerinden göstererek anlatırım.

Basit Kistler Görüntüde Nasıl İzlenir?

Basit kistler, ultrasonografi görüntüsünde belirli özellikleriyle kolayca tanınır. Sınırları keskin ve düzgün bir çizgi halinde izlenir. İçleri tümüyle siyah görünür. Arka duvarlarının gerisinde parlak bir alan oluşur. Bu parlak alan, sıvının ses dalgalarını kolay geçirmesinden doğar. Basit kistlerde damarlanma görülmez. Bu özelliklerin tümü bir arada bulunuyorsa kist iyi huylu kabul edilir. Böyle kistlerde ek inceleme gerekmez. Kistlerin boyutu adet döngüsüyle birlikte değişebilir.

Bazı kistler zaman içinde kendiliğinden kaybolur. İçinde ince yankılar bulunan kistler ayrı bir grup oluşturur. Bu tip kistlerde duvar kalınlığı ve içindeki yapılar ayrıca değerlendirilir. Duvarında kalınlaşma ya da çıkıntı bulunan kistler daha yakından izlenir. Kalınlaşmış duvarda damarlanma varsa örnekleme gündeme gelir. Basit kist saptanan hastalarımın kaygısını görüşmede gidermeye çalışırım. Kistlerin kanserle ilgisi bulunmadığını açık biçimde anlatırım. Yine de yeni ortaya çıkan sertliklerde kontrol isterim. İzlem aralığını kistin boyutuna ve şikâyete göre belirlerim. Çok sayıda küçük kist bulunan memelerde izlem yine aynı ilkeyle sürdürülür. Bu kişilerde kistlerin sayısı tek başına kuşku yaratmaz. Adet döngüsüne bağlı gerginlik yakınması olan hastalarda kistlerin yerini ayrıca not ederim.

Katı Kitlelerde Hangi Özelliklere Bakılır?

Katı kitlelerde değerlendirme, belirli özelliklerin sırayla incelenmesiyle yapılır. İlk bakılan özellik kitlenin biçimidir. Yuvarlak ya da oval biçimli kitleler genellikle iyi huylu kabul edilir. Düzensiz biçimli kitleler ise daha dikkatli ele alınır. İkinci özellik kitlenin sınırlarıdır. Keskin ve düzgün sınır iyi huylu bir izlenim verir. Tırtıklı ya da bulanık sınır kuşku yaratır. Üçüncü özellik kitlenin uzanım yönüdür. Deriye paralel uzanan kitleler daha az kuşku uyandırır.

Deriye dik uzanan kitleler ise daha yakından incelenir. Dördüncü özellik kitlenin iç yapısıdır. Çok koyu ve düzensiz iç yapı uyarıcı kabul edilir. Kitlenin arkasında oluşan gölgelenme de değerlendirilir. Renkli akım incelemesiyle damarlanma düzeni araştırılır. Kitlenin sertliğini ölçen yöntem ek bilgi sağlar. Bütün bu özellikler bir arada puanlanarak kategoriye dönüştürülür. Kategori, izlem ya da örnekleme kararını yönlendirir. Kararı muayene bulgusuyla birleştirerek veririm. Kitlenin bir önceki incelemeye göre değişip değişmediğine ayrıca bakarım. Zaman içinde büyüyen kitlelerde görüntü özellikleri iyi huylu görünse bile örnekleme isterim. Kitlenin ölçüsünü her incelemede aynı yöntemle kaydettiririm.

Ultrasonografi Mamografinin Yerini Tutar mı?

Ultrasonografi, mamografinin yerini tutmaz. İki yöntem meme dokusunun farklı özelliklerini gösterir. Ses dalgalarıyla çalışan yöntem kitlelerin iç yapısını ayrıntılı biçimde ortaya koyar. Röntgen incelemesi ise ince kireçlenmeleri gösterme gücüne sahiptir. Kümelenmiş ince kireçlenmeler ses dalgalarıyla çoğu zaman görülmez. Bu birikintiler erken dönem değişikliklerin tek işareti olabilir. Bu nedenle tarama programlarının temelinde röntgen incelemesi yer alır. Mamografi konusunu ayrı bir sayfada ayrıntılı biçimde anlattım.

Ses dalgalarıyla çalışan yöntem tarama amacıyla tek başına kullanılmaz. Yöntemin sonucu, incelemeyi yapan kişinin deneyimine bağlı olarak değişir. Aynı meme farklı iki incelemede farklı biçimde raporlanabilir. Röntgen incelemesi ise kalıcı bir kayıt bırakır. Kalıcı kayıt, yıllar arasındaki karşılaştırmayı olanaklı kılar. İki yöntemi birbirinin rakibi saymak doğru olmaz. Uygulamada ikisini birlikte kullanmayı tercih ederim. Yoğun memeli hastalarda birlikte kullanım katkıyı belirgin biçimde artırır. Genç hastalarda ise ses dalgalarıyla başlamak çoğu zaman yeterli olur. Seçimi her zaman hastanın yaşına, doku yapısına ve bulgusuna göre yaparım. İki incelemenin aynı gün yapılması değerlendirmeyi belirgin biçimde kolaylaştırır. Aynı seansta elde edilen bulgular birbirini doğrudan tamamlar.

Ultrasonografi Genç Kadınlarda Neden Öne Çıkar?

Ultrasonografi, genç kadınlarda meme dokusunun yoğun yapısı nedeniyle öne çıkar. Genç memede bez ve bağ dokusu baskın biçimde bulunur. Yoğun doku röntgen incelemesinde beyaz bir zemin oluşturur. Beyaz zemin üzerindeki bir kitleyi ayırt etmek güçleşir. Ses dalgalarıyla çalışan yöntem bu zeminden etkilenmez. Kitle, çevresindeki dokudan farklı bir tonda görünür. Bu nedenle genç hastalarda yöntem daha ayırt edici bilgi verir. Genç yaşta saptanan kitlelerin büyük bölümü iyi huylu nedenlere bağlıdır.

Düzgün sınırlı ve hareketli kitleler bu yaş grubunda sık görülür. Bu tip kitlelerde izlem çoğu zaman yeterli olur. İzlem aralığını kitlenin boyutuna göre belirlerim. Kitle büyüyorsa ya da biçimi değişiyorsa örnekleme isterim. Genç yaşın tek başına güvence sağlamadığını hastalarıma anlatıyorum. Ailesinde erken yaşta hastalık öyküsü olan kişilerde daha dikkatli davranırım. Bu grupta incelemeyi ek yöntemlerle destekleyerek sürdürürüm. Işın kullanılmaması, sık yinelenen kontrolleri kolaylaştırır. Genç hastalar bu nedenle izleme daha rahat uyum sağlar. Uyumu artırmak için her kontrolde incelemenin gerekçesini yeniden açıklarım. Sürecin ne kadar süreceğini baştan bilmek, genç hastalarda kaygıyı azaltır. Genç yaşta saptanan kitlelerde acele edilmeden ilerlemek doğru bir yaklaşım sayılır.

Gebelik ve Emzirme Döneminde Ultrasonografi Kullanılır mı?

Gebelik ve emzirme döneminde ultrasonografi güvenle kullanılır. Yöntemde ışın bulunmadığı için bebek açısından bir sakınca oluşmaz. Bu dönemde memede ele gelen bir sertlik fark edildiğinde inceleme hemen yapılır. Gebelikte hormonların etkisiyle meme dokusu belirgin biçimde değişir. Doku kalınlaşır ve bez yapısı genişler. Bu değişiklikler bazı bulguların fark edilmesini güçleştirir. Yine de ses dalgalarıyla yapılan inceleme yeterli bilgi verir. Emzirme döneminde süt kanalları genişlediği için görüntü farklılaşır.

Süt birikmesine bağlı kitleler bu dönemde sık görülür. İltihap gelişen memede apse oluşup oluşmadığı aynı yöntemle araştırılır. Gerekli görülürse apse yine bu yöntemin kılavuzluğunda boşaltılır. Emzirmeyi kesmek için çoğu zaman bir neden bulunmaz. Doku örneklemesi gerektiğinde işlem gebelik döneminde de uygulanabilir. Gebelikte saptanan kitlelerin değerlendirilmesi ertelenmez. Gecikme, tanının güçleşmesine yol açar. Bu nedenle gebe hastalarımı beklemeden incelemeye alırım. Sürecin bebeğe zarar vermediğini ayrıntılı biçimde anlatırım. Açık bilgilendirme, bu dönemdeki kaygıyı belirgin biçimde azaltır. Doğum sonrasında izlemi yeniden planlayarak sürdürürüm. Emzirme bittikten sonra meme dokusu eski yapısına yavaş yavaş döner.

Koltuk Altı Lenf Bezleri Ultrasonografiyle Nasıl İncelenir?

Koltuk altı lenf bezleri, meme incelemesinin doğal bir parçası olarak değerlendirilir. Prob koltuk altına yerleştirilerek bölge sistemli biçimde taranır. Lenf bezinin boyutu ve biçimi ilk bakılan özelliktir. Normal bir lenf bezi ince ve oval görünür. Ortasındaki parlak bölüm bezin merkezini oluşturur. Bu merkez korunuyorsa bez normal kabul edilir. Merkezi silinmiş ve yuvarlaklaşmış bezler kuşku yaratır. Dış kabuğunun kalınlaşması da uyarıcı bir bulgu sayılır.

Damarlanma düzeni ayrıca değerlendirilir. Kuşkulu bir lenf bezinden iğneyle örnek alınır. Örnek, aynı yöntemin kılavuzluğunda toplanır. Sonuç, tedavi planını doğrudan etkiler. İltihabi durumlarda da lenf bezleri büyüyebilir. Bu nedenle her büyük lenf bezi kötü huylu hastalık anlamına gelmez. Yakın zamanda geçirilmiş bir enfeksiyon öyküsünü ayrıca sorgularım. Aşı yapılan koldaki bezler de geçici olarak büyüyebilir. Bu ayrıntıyı bilmek gereksiz işlemlerin önüne geçer. Kuşku sürerse kısa aralıklı bir kontrol planlarım. İki inceleme arasındaki değişim, kararın en güvenilir dayanağını oluşturur. Lenf bezi bulgusunu her zaman meme bulgusuyla birlikte değerlendiririm.

Ultrasonografi Girişimsel İşlemlere Nasıl Kılavuzluk Eder?

Ultrasonografi, girişimsel işlemler sırasında iğnenin yolunu anlık olarak gösterdiği için kılavuzluk eder. İşlem boyunca hekim iğnenin ucunu ekranda izler. Bu görüntü, hedefe tam olarak ulaşılmasını sağlar. Kılavuzluk sayesinde çevredeki dokular korunur. İğne biyopsisi bu yöntemle yaygın biçimde uygulanır. İnce iğne aspirasyon biyopsisi konusunu ayrı bir sayfada ele aldım. Kalın iğneyle doku örneği alınması da aynı kılavuzlukla yapılır. Kist boşaltılması işlemi yine bu yolla yönlendirilir.

Apse boşaltılmasında da yöntem kullanılır. Ameliyat öncesinde kitlenin yeri bu yöntemle işaretlenir. İşaretleme, elle hissedilemeyen bulgularda büyük kolaylık sağlar. Tedavi sonrası izlemde de yöntem sık kullanılır. İşlem sırasında bölge önceden uyuşturulur. Hasta işlem boyunca uyanık kalır. İşlem sonrasında bölgeye kısa süreli bir baskı uygulanır. Bölgede küçük bir morluk oluşabilir. Bu morluk birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolur. İşlem sonrası günlük yaşama aynı gün dönülür. Kılavuzluk sayesinde girişimlerin doğruluğu belirgin biçimde yükselir. İşlem öncesinde hastama her adımı sırasıyla anlatırım.

Ultrasonografinin Sınırları Nelerdir?

Ultrasonografinin sınırları, yöntemin kendi doğasından kaynaklanır. İnceleme, yapan kişinin deneyimine belirgin biçimde bağlıdır. Aynı meme farklı iki incelemede farklı biçimde raporlanabilir. Yöntem, memenin tamamını tek bir kayıtta saklamaz. Bu nedenle yıllar arasındaki karşılaştırma güçleşir. İnce kireçlenmeler çoğu zaman görülmez. Derin yerleşimli küçük bulgular gözden kaçabilir. Çok büyük memelerde derinlik sınırı sorun oluşturur.

Yağ dokusu ile kitle arasındaki ayrım bazen güçleşir. Yöntem, tarama amacıyla tek başına kullanılmaz. Bu sınırları hastalarıma açık bir dille anlatıyorum. Sınırları bilmek, yöntemin değerini azaltmaz. Her yöntem belirli bir soruyu yanıtlamak için kullanılır. Doğru soruya doğru yöntemi seçmek süreci kolaylaştırır. Ses dalgalarıyla yapılan inceleme kitlelerin yapısını çözmede öne çıkar. Röntgen incelemesi ise erken değişiklikleri yakalamada güçlü kalır. İki yöntemi birlikte kullandığımda eksik kalan bilgi azalır. Bu nedenle inceleme planını her hastada baştan kurarım. Hangi yöntemin hangi soruyu yanıtladığını hastalarıma ayrı ayrı açıklarım. Yöntemin sınırlarını bilmek, sonucun doğru okunmasını sağlar.

Ultrasonografi Sonucunu Nasıl Yorumlarım?

Ultrasonografi sonucunu tek başına değil, muayene bulgusuyla birlikte yorumlarım. Rapordaki kategori, saptanan bulgunun kuşku düzeyini gösterir. Düşük kategorili bulgularda izlem çoğu zaman yeterli olur. Ara kategorideki bulgularda kısa aralıklı kontrol planlarım. Kuşkulu kategorilerde doku örneklemesi gündeme gelir. Kategoriyi hastama sade bir dille açıklarım. Raporda geçen terimlerin günlük karşılığını tek tek anlatırım. Rapor ile muayene bulgusu uyuşmuyorsa incelemeyi kendim yinelerim.

Gerekirse radyoloji uzmanıyla birlikte hastayı yeniden değerlendiririm. Eski görüntüler varsa karşılaştırma yaparım. Karşılaştırma, bulgunun eskiden beri var olup olmadığını gösterir. Değişmeyen bir bulgu genellikle iyi huylu kabul edilir. Büyüyen ya da biçim değiştiren bulgularda örnekleme isterim. Hangi seçeneğin hangi sonucu doğurduğunu ayrıntılı biçimde anlatırım. İzlem seçildiğinde kontrol tarihini yazılı olarak veririm. Ara dönemde yeni bir bulgu fark edilirse beklemeden başvurmalarını isterim. Açık bir izlem planı, sürece uyumu belirgin biçimde artırır. Kararı hastamla birlikte konuşarak veririm. Sürecin her adımını yazılı olarak paylaşmak, hastanın kendi izlemini sürdürmesini kolaylaştırır. Görüşme sonunda sorulara ayrıca zaman ayırırım.

Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Meme ultrasonunda radyasyon var mıdır?
Meme ultrasonunda hiçbir biçimde radyasyon kullanılmaz. Görüntü, yalnız ses dalgalarının dokudan yansımasıyla oluşturulur. Bu nedenle inceleme gebelikte ve emzirme döneminde de güvenle yapılır. Çocuklarda ve genç yaş grubunda da aynı güvenlik geçerli sayılır. İnceleme gerektiği kadar sık yinelenebilir.
Ultrason incelemesi ne kadar zaman alır?
İnceleme genellikle birkaç dakika içinde tamamlanır. Her iki meme ve koltuk altı bölgesi sistemli biçimde taranır. Kuşkulu bir bulgu saptanırsa o bölgeye daha uzun süre bakılır. Girişimsel bir işlem eklenirse süre bir miktar uzar. İşlem sonrasında beklemeden ayrılabilirsiniz.
Ultrason öncesinde özel bir hazırlık gerekir mi?
Meme ultrasonu öncesinde özel bir hazırlık gerekmez. Aç kalmanız ya da ilaçlarınızı kesmeniz istenmez. Üst bedeni kolayca çıkarılabilen bir kıyafet işlemi kolaylaştırır. Varsa önceki görüntülerinizi yanınızda getirmeniz karşılaştırmayı olanaklı kılar. İnceleme sırasında kullanılan jel işlem sonunda kolayca silinir.
Meme ultrasonu her yıl yinelenmeli midir?
İzlem sıklığı kişiden kişiye değişir. Şikâyeti olmayan ve düşük riskli kişilerde yıllık izlem çoğu zaman yeterli olur. İzlenen bir kitle varsa kontrol aralığı daha kısa tutulur. Yoğun meme dokusu bulunan kişilerde inceleme röntgen çekimiyle birlikte planlanır. Size uygun aralığı muayene sonrasında birlikte belirleriz.
Ultrasonda görülen kitlenin iyi huylu olduğu söylenebilir mi?
Ultrason bulguları bir kitlenin iyi huylu olma olasılığını güçlü biçimde gösterir. Düzgün sınırlı, oval ve deriye paralel uzanan kitleler bu gruba girer. Yine de görüntüleme tek başına kesin ayrım sağlamaz. Kuşku bırakan bulgularda doku örneklemesi istenir. Kararı muayene bulgusuyla birleştirerek veririm.
Ultrason sonucuyla kanser tanısı konulabilir mi?
Görüntüleme tek başına kesin tanı koymaz. Ultrason, bulgunun kuşku düzeyini belirlemeye yarar. Kesin ayrım yalnız doku incelemesiyle yapılır. Kuşkulu bir bulguda örnekleme aynı yöntemin kılavuzluğunda gerçekleştirilir. Patoloji sonucu geldiğinde tedavi planı kurulur.
Adet döneminde meme ultrasonu yapılabilir mi?
Adet döneminde de meme ultrasonu yapılabilir. Yöntem doku yoğunluğundan belirgin biçimde etkilenmez. Yine de memenin hassas olduğu günlerde işlem biraz rahatsız edici gelebilir. Bu nedenle mümkünse kanamanın bitiminden sonraki günleri öneririm. Acil bir bulgu varsa zamanlama beklenmez.
Elastografi incelemesi ne işe yarar?
Elastografi, dokunun sertliğini ölçmeye yarayan bir ek incelemedir. Kötü huylu kitleler çevre dokuya göre genellikle daha sert bulunur. Bu ölçüm, kitlenin kuşku düzeyinin belirlenmesine katkı sağlar. Sonuç tek başına karar verdirmez. Diğer bulgularla birleştirildiğinde değeri belirgin biçimde artar.
Renkli Doppler incelemesi neden eklenir?
Renkli akım incelemesi, kitlenin içindeki kan akımını gösterir. Hızlı büyüyen yapılar çevresinde düzensiz damarlanma gelişebilir. Damarlanmanın düzeni ve yoğunluğu değerlendirmeye katkı sağlar. İltihabi durumlarda da damarlanma artabilir. Bu nedenle bulgu diğer özelliklerle birlikte yorumlanır.
Erkeklerde meme ultrasonu yapılır mı?
Erkeklerde de meme dokusu bulunduğu için inceleme yapılır. Meme başı çevresindeki sertlik ve şişliklerde ilk yöntem çoğu zaman budur. İnceleme, iyi huylu büyüme ile kitle ayrımına yardımcı olur. Tek taraflı ve sert bir kitlede değerlendirme genişletilir. Gerekli görülürse röntgen incelemesi de eklenir.
Meme protezi olan kişilerde ultrason yeterli olur mu?
Protez taşıyan kişilerde ultrason değerli bilgi verir. Protez çevresindeki doku ve sıvı birikimi bu yöntemle net biçimde görülür. Ancak protezin bütünlüğünü değerlendirmek her zaman mümkün olmaz. Bu durumda manyetik alanla çalışan inceleme istenir. Yöntem seçimini şikâyetin niteliğine göre yaparım.
Ultrasonda kist saptanırsa boşaltılması şart mıdır?
Basit kistlerin boşaltılması çoğu zaman gerekmez. Bu keseciklerin kanserle bir ilgisi bulunmaz. Kist büyükse ve ağrı ya da gerginlik yapıyorsa iğneyle boşaltılabilir. İçinde kalınlaşmış duvar ya da çıkıntı bulunan kistlerde ise örnekleme istenir. Karar, kistin görüntüdeki özelliklerine göre verilir.
Ultrason raporunda yazan kategori ne anlama gelir?
Rapordaki kategori, bulgunun kuşku düzeyini ortak bir dille anlatır. Düşük kategoriler normal ya da kesin iyi huylu bulguları tanımlar. Ara kategori kısa aralıklı izlem gerektirir. Üst kategorilerde doku örneklemesi gündeme gelir. Kategoriyi hastalarıma sade bir dille açıklarım.
Ultrason incelemesi ağrı verir mi?
İnceleme sırasında ağrı beklenmez. Prob deri üzerinde hafif bir baskıyla gezdirilir. Hassas bir bölge varsa kısa süreli rahatsızlık duyulabilir. İltihaplı memede baskı biraz daha rahatsız edici gelebilir. Böyle durumlarda inceleme daha yumuşak biçimde sürdürülür.
Ultrason sonucunu hangi hekim değerlendirir?
İnceleme genellikle radyoloji uzmanı tarafından yapılır ve raporlanır. Meme cerrahisiyle ilgilenen hekimler de incelemeyi kendi muayenehanesinde uygulayabilir. Raporu her koşulda muayene bulgusuyla birlikte değerlendiririm. Uyumsuzluk varsa incelemeyi kendim yineleyerek karşılaştırırım. Gerekli görülürse görüntüleri radyoloji uzmanıyla birlikte yeniden gözden geçiririm.
İki farklı merkezde yapılan ultrason sonuçları neden farklı çıkabilir?
Ultrason, uygulayan kişinin deneyimine bağlı bir incelemedir. Prob açısı, kullanılan cihaz ve tarama düzeni sonucu etkiler. Bu nedenle aynı meme farklı biçimde raporlanabilir. Farklılık her zaman bir hata anlamına gelmez. Böyle durumlarda incelemeyi yineleyerek bulguyu kendim doğrularım.