Apandisit Ameliyatı
Apandisit ameliyatı kapalı yöntemle nasıl yapılır, sonrasında beslenme ve dönüş nasıl olur? Tüm aşamaları tek tek aktardım.
Apandisit ameliyatı, kalın bağırsağın başlangıcına bağlı küçük uzantının çıkarılması işlemidir. Bu girişim genel cerrahi uygulamasının en sık yapılan acil ameliyatları arasında yer alır. Kararın hızlı verilmesi, sürecin sorunsuz tamamlanmasını sağlar. Girişim günümüzde çoğunlukla kapalı yöntemle yapılır. Bu sayfada ameliyat kararının nasıl verildiğini, girişimin nasıl yürütüldüğünü ve iyileşme döneminde nelerin beklendiğini anlatıyorum.
Apandisit Ameliyatı Neden Acil Kabul Edilir?
Apandisit ameliyatı, hastalığın hızlı ilerleme eğilimi nedeniyle acil girişimler arasında kabul edilir. Uzantının içi tıkandığında basınç kısa sürede artar. Artan basınç duvarın beslenmesini bozar. Beslenmesi bozulan duvar incelir ve dayanıklılığını yitirir. Bu aşamadan sonra delinme olasılığı belirgin biçimde artar. Delinme geliştiğinde iltihap karın boşluğuna yayılır. Yayılan iltihap girişimin kapsamını ve iyileşme süresini uzatır. Bu nedenle erken girişim sürecin en belirleyici adımını oluşturur. Beklemek, sorunu çözmek yerine büyütür. Ağrı kesici kullanarak zaman kazanmaya çalışmak tabloyu gizler.
Gizlenen tablo, tanının gecikmesine yol açar. Bu yüzden karın ağrısı ile başvuran kişileri kısa aralıklarla değerlendiririm. Değerlendirme sırasında bulguların seyri izlenir. Bulgular ilerliyorsa girişim ertelenmez. Hastalığın nasıl geliştiğini ve nelere yol açtığını apandisit sayfasında ayrıca ele aldım. Bu sayfada yalnız cerrahi tarafı anlatıyorum. Erken karar verilen kişilerde hastanede kalış süresi kısalır. İyileşme de belirgin biçimde hızlanır. Zamanında girişim, sonraki dönemde karşılaşılabilecek sorunları da azaltır.
Ameliyat Kararı Nasıl Verilir?
Ameliyat kararı, muayene bulguları ile kan ve görüntüleme sonuçları birlikte okunarak verilir. İlk basamak ayrıntılı bir karın muayenesidir. Muayenede ağrının yeri ve karın duvarının tepkisi değerlendirilir. İkinci basamak kan incelemeleridir. İltihap yanıtını gösteren değerler bu aşamada okunur. Üçüncü basamak görüntülemedir. Ultrasonografi çoğu kişide ilk tercih edilen yöntem olur. Bu yöntem hızlı sonuç verir ve ışın içermez. Görüntüleme yeterli bilgi vermezse tomografiye başvurulur. Genç kişilerde ve gebelerde ışınsız yöntemler öne alınır.
Dördüncü basamak, benzer tabloların dışlanmasıdır. Karın ağrısına yol açabilecek başka durumlar gözden geçirilir. Kadınlarda kadın hastalıkları yönünden değerlendirme eklenir. İdrar yolu sorunları da ayırıcı değerlendirmede yer alır. Bulgular kesin değilse kişi gözlem altına alınır. Gözlem süresince muayene ve kan incelemeleri yinelenir. Bulguların ilerlemesi girişim kararını doğrular. Karar verildiğinde süreç kişiye ve yakınlarına anlatılır. Onay alındıktan sonra hazırlığa geçilir.
Ameliyattan Önce Hangi Hazırlıklar Yapılır?
Ameliyattan önce yapılan hazırlıklar kısa sürede tamamlanır. Bu girişim acil olduğundan hazırlık süreci sıkıştırılır. İlk adımda damar yolu açılır. Damar yolundan sıvı desteği verilir. Sıvı desteği, kişinin dengesini korumasını sağlar. İkinci adımda ilaç tedavisi başlanır. Bu tedavi, karın içindeki iltihabın yayılmasını sınırlar. Üçüncü adımda kan incelemeleri tamamlanır. Kanama ile ilgili değerler ve organ işlevleri gözden geçirilir. Kalp ve akciğer değerlendirmesi kişinin yaşına göre eklenir.
Kullanılan ilaçların listesi ayrıntılı biçimde sorulur. Kan sulandırıcı kullanan kişilerde ek önlemler alınır. Bilinen ilaç duyarlılıkları kayda geçirilir. Girişim öncesinde ağızdan besin alınmaması istenir. Açlık süresi anestezi güvenliği için gereklidir. Takı ve benzeri eşyalar çıkarılır. Anestezi hekimi kişiyi ayrıca değerlendirir. Girişim ve sonrasında beklenenler kişiye anlatılır. Soruların tamamı yanıtlandıktan sonra ameliyathaneye geçilir.
Kapalı ve Açık Yöntem Arasında Nasıl Seçim Yapılır?
Kapalı ve açık yöntem arasındaki seçim, karın içindeki duruma ve kişinin özelliklerine göre yapılır. Günümüzde ilk tercih çoğu kişide kapalı girişimdir. Kapalı yöntem karın duvarında küçük giriş noktalarıyla çalışmaya olanak verir. Bu yaklaşımda ağrı daha az olur ve günlük yaşama dönüş hızlanır. Yara yeri sorunları da daha seyrek görülür. Karın içinin tümünün gözden geçirilmesi bu yöntemle kolaylaşır. Tanının kesin olmadığı kişilerde bu üstünlük belirginleşir. Kadınlarda kadın hastalıkları yönünden değerlendirme aynı girişimde yapılabilir. Açık yöntem ise belirli durumlarda tercih edilir. Karın içinde yaygın yapışıklık bekleniyorsa açık girişim güvenli olur.
Daha önce karın ameliyatı geçirmiş kişilerde bu olasılık artar. Kişinin kalp ve akciğer durumu da seçimi etkiler. Karın içinin gaz ile şişirilmesine uygun olmayan tablolarda açık yöntem seçilir. Karar girişim öncesinde konuşulur ve kişiye anlatılır. Kapalı başlanan bir girişim gerektiğinde açığa dönebilir. Bu dönüş bir sorun değil, güvenliğin gözetilmesidir. Olasılığı girişim öncesinde mutlaka paylaşırım. Hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın amaç aynı kalır. Amaç, iltihaplı uzantının güvenli biçimde çıkarılmasıdır.
Kapalı Yöntemde Girişim Nasıl İlerler?
Kapalı yöntemde girişim, karına açılan birkaç küçük giriş noktasından ilerler. Giriş noktalarından biri göbek çevresine yerleştirilir. Diğerleri karnın alt bölümüne açılır. Karın boşluğu ince bir gazla genişletilir. Genişleyen boşluk, organların ayrı ayrı görülmesini sağlar. Ucunda kamera bulunan ince bir boru içeriye yerleştirilir. Görüntü büyütülerek ekrana aktarılır. Büyütülmüş görüntü, ince yapıların ayırt edilmesini kolaylaştırır. İltihaplı uzantı bulunduğu yerden serbestleştirilir. Bağırsakla birleştiği bölge uygun biçimde kapatılır.
Çıkarılan doku küçük bir torba içinde dışarı alınır. Torba kullanımı, dokunun karın duvarına temasını önler. Karın içi gerekirse temiz sıvılarla yıkanır. Yıkama, iltihaplı sıvının uzaklaştırılmasını sağlar. Giriş noktaları ince dikişlerle kapatılır. Aynı yaklaşımın safra kesesi girişimlerinde nasıl kullanıldığını kapalı safra kesesi ameliyatı sayfasında anlattım. Girişim sonunda gaz karın boşluğundan boşaltılır. Bir miktar gaz kalırsa omuz bölgesinde geçici ağrı duyulabilir. Bu ağrı kısa sürede kendiliğinden geçer.
Açık Yönteme Hangi Durumlarda Geçilir?
Açık yönteme, kapalı girişimin güvenli biçimde sürdürülemediği durumlarda geçilir. Birinci durum, karın içinde yoğun yapışıklık bulunmasıdır. Yapışıklıklar görüş alanını daraltır ve organları örter. İkinci durum, iltihabın çok yaygın olmasıdır. Yaygın iltihapta dokular kolay yırtılabilir hale gelir. Üçüncü durum, kanama denetiminin güçleşmesidir. Dördüncü durum, uzantının olağandışı bir yerde bulunmasıdır. Beşinci durum, kişinin genel durumunun gaz basıncına uygun olmamasıdır. Bu tablolarda karnın alt sağ bölümüne uygun bir kesi yapılır. Kesi, dokuların yönü gözetilerek açılır.
Açık girişimde de uzantı aynı ilkelerle çıkarılır. Bağırsakla birleşen bölge güvenli biçimde kapatılır. Karın içi gerekirse yıkanır. Katmanlar sırayla kapatılır. Açık yöntemde yara biraz daha uzun olur. Ağrı ilk günlerde daha belirgin duyulur. Günlük yaşama dönüş süresi bir miktar uzar. Yara yeri sorunları bu grupta daha yakından izlenir. Yöntem değişikliği yapıldığında gerekçesini kişiye ayrıntılı biçimde anlatırım.
Apandis Delinmişse Girişim Nasıl Değişir?
Apandis delinmişse girişimin kapsamı genişler. Delinme sonrasında iltihaplı sıvı karın boşluğuna yayılır. Bu sıvının eksiksiz temizlenmesi gerekir. Karın içi bol miktarda temiz sıvıyla yıkanır. Yıkama, bölgelere ayrı ayrı yapılır. Bağırsak aralarında biriken sıvılar da uzaklaştırılır. Bazı kişilerde karın içine ince bir boşaltma borusu yerleştirilir. Boru, sonradan biriken sıvının dışarı alınmasını sağlar. Borunun ne zaman çekileceği gelen sıvı miktarına göre belirlenir. Bu grupta ilaç tedavisi daha uzun sürdürülür.
Tedavi süresi karın içindeki bulgulara göre ayarlanır. Hastanede kalış süresi de uzar. Beslenmeye geçiş daha yavaş yapılır. Bağırsak hareketlerinin geri dönmesi zaman alır. Ateş ve kan değerleri günlük olarak izlenir. Karın içinde sıvı toplanması gelişebileceği için görüntüleme yinelenebilir. Toplanan sıvı gerekirse iğneyle boşaltılır. Yara yeri bu grupta daha sık kontrol edilir. Delinme yaşanan kişilerde taburculuk sonrası kontroller sıklaştırılır.
Ameliyat Yerine İlaç Tedavisi Seçilebilir mi?
Ameliyat yerine ilaç tedavisi, yalnız seçilmiş kişilerde gündeme gelebilir. Bu seçenek, iltihabın sınırlı kaldığı ve delinme bulgusu bulunmayan tablolarda düşünülür. Görüntülemede uzantının içinde sertleşmiş bir tıkaç varsa yanıt olasılığı azalır. Kişinin genel durumu ve eşlik eden hastalıkları da karara katılır. Cerrahi girişim için uygun olmayan kişilerde ilaç seçeneği öne çıkar. Tedavi damar yolundan başlanır ve yakın gözlem altında sürdürülür. Bulgular gerilemezse girişime geçilir. Yanıt alınsa bile hastalığın geri dönme olasılığı sürer. Geri dönüş çoğu kez ilk yıl içinde görülür. Bu olasılığı kişiye açıkça anlatıyorum.
İlaçla izlenen kişilerde kontrol görüntülemesi planlanır. Kontrolde uzantının durumu yeniden değerlendirilir. Bazı kişilerde daha sonra planlı bir girişim önerilir. Planlı girişim, acil koşullara göre daha rahat yürütülür. Karar her zaman kişiyle birlikte verilir. Seçeneklerin üstün ve zayıf yönlerini ayrı ayrı anlatırım. Bilgilendirilmiş bir kişi kendi sürecine daha iyi uyum sağlar. Çoğu kişide yine de cerrahi çıkarmayı öneriyorum. Girişim, sorunu kalıcı biçimde ortadan kaldırır.
Ameliyat Sonrasında İlk Saatler Nasıl Geçer?
Ameliyat sonrasında ilk saatler, ağrının denetlenmesi ve uyanma sürecinin izlenmesiyle geçer. Kişi önce gözlem odasında izlenir. Tansiyon, nabız ve solunum düzenli aralıklarla ölçülür. Ağrı damar yolundan verilen ilaçlarla denetim altına alınır. Bulantı görülürse destek tedavisi eklenir. Boğazda hafif bir rahatsızlık duyulabilir. Bu his solunum desteğine bağlı gelişir ve kısa sürede geçer. Karında gerginlik ve şişkinlik hissedilmesi olağandır. Kapalı girişim sonrasında omuz ağrısı duyulabilir. Bu ağrı geride kalan gazdan kaynaklanır.
Yürüyüşe başlanması gazın uzaklaşmasını hızlandırır. Ayağa kalkma, durum uygun olduğunda aynı gün içinde sağlanır. Erken hareket dolaşımın korunması açısından önemlidir. Yatakta uzun süre kalmayı önermiyorum. Solunum egzersizleri akciğerlerin açık kalmasına yardımcı olur. İdrar çıkışı izlenir ve sıvı desteği buna göre düzenlenir. Yara yeri ilk saatlerde kontrol edilir. Sargının temiz kalması istenir. Ailenin süreç hakkında bilgilendirilmesini ayrıca önemsiyorum.
Beslenmeye Ne Zaman ve Nasıl Başlanır?
Beslenmeye, bağırsak hareketlerinin başladığı görüldükten sonra kademeli olarak geçilir. İlk aşamada ağızdan sıvı alımı denenir. Su ve açık çay gibi berrak sıvılar tercih edilir. Sıvı iyi tolere edilirse çorbaya geçilir. Sonraki aşamada yumuşak ve sindirimi kolay yiyecekler verilir. Yoğurt, haşlanmış sebze ve az yağlı yemekler bu gruba girer. Porsiyonların küçük ve sık olması rahatlık sağlar. Hızlı yemekten kaçınılması gerekir. Yağlı, baharatlı ve kızartılmış yiyecekler bir süre ertelenir. Gaz yapan yiyecekler de erken dönemde sınırlanır.
Delinme yaşanan kişilerde geçiş daha yavaş yapılır. Bu grupta bağırsak hareketlerinin dönmesi zaman alır. Bulantı sürüyorsa beslenme geciktirilir. Bol su içilmesi kabızlığın önlenmesine yardımcı olur. Lifli yiyecekler kademeli olarak eklenir. Kahve ve gazlı içeceklerden bir süre uzak durulması önerilir. Alkol kullanılmaması istenir. Beslenme düzeni taburculuk sırasında yazılı olarak verilir. Sorun yaşayan kişilerin bildirim yapmasını isterim.
Yara Bakımı Nasıl Yapılır?
Yara bakımı, girişimin biçimine göre düzenlenir. Kapalı girişimde birkaç küçük yara bulunur. Açık girişimde tek ve daha uzun bir yara olur. Yaraların kuru ve temiz tutulması esastır. İlk sargı belirlenen günde değiştirilir. Sargı değişimi sırasında eller özenle temizlenir. Yara kenarlarında hafif kızarıklık olağan kabul edilir. Akıntı, artan kızarıklık ve ısı artışı bildirilmelidir. Duşa ne zaman girilebileceği kişiye ayrıca söylenir. Çoğu kişide yara kapandıktan sonra duş serbest bırakılır.
Küvet, havuz ve denizden yara tümüyle kapanana kadar uzak durulması gerekir. Dikişler kendiliğinden erimeyen türdense belirlenen günde alınır. Yara bandı kullanılan kişilerde bant kendiliğinden düşer. Yaranın üzerine krem ve benzeri ürünler sürülmesini önermiyorum. Kaşıntı olursa bölgenin kaşınmaması istenir. Güneşten korunmak izin daha soluk kalmasını sağlar. İz ilk aylarda koyu görünür ve zamanla açılır. Karın kaslarını zorlayan hareketler bir süre ertelenir. Öksürük sırasında karın bölgesinin elle desteklenmesi rahatlatır.
İyileşme Süreci Ne Kadar Sürer?
İyileşme süreci, uygulanan yönteme ve girişim sırasındaki duruma göre değişir. Kapalı girişim yapılan ve delinme yaşanmayan kişilerde süreç kısa olur. Bu grupta günlük etkinliklere dönüş erken gerçekleşir. Açık girişim yapılanlarda süre bir miktar uzar. Delinme yaşananlarda iyileşme en uzun süren gruptur. İlk günlerde yorgunluk hissi duyulması olağandır. Yorgunluk, bedenin onarım için enerji harcamasından kaynaklanır. Uyku düzeninin korunması iyileşmeyi hızlandırır. Günlük kısa yürüyüşler kademeli olarak uzatılır. Karın bölgesindeki gerginlik zamanla azalır.
Bağırsak düzeninin oturması birkaç gün alabilir. İştahın geri dönmesi de kademeli olur. Yara bölgesinde uyuşukluk hissi bir süre devam edebilir. Bu his sinir uçlarının onarımıyla birlikte azalır. Ateş ölçümünün ilk günlerde yapılmasını isterim. Ağrının giderek azalması beklenen seyirdir. Ağrının artması ise kontrol gerektirir. İyileşmenin hızı kişiden kişiye değişir. Beklenen süreyi taburculuk sırasında kişiye bildiriyorum.
İşe ve Spora Dönüş Nasıl Planlanır?
Spora ve işe dönüş, yara iyileşmesinin seyrine bakılarak planlanır. Masa başında çalışan kişiler kısa bir aranın ardından işine dönebilir. Beden gücü gerektiren işlerde ara daha uzun tutulur. Ağır kaldırma içeren işlerde dönüş en geç planlanan gruptur. Erken dönüş, kesi yerinde zayıflamaya yol açabilir. Zayıflayan kesi yeri ileride fıtık gelişimine zemin hazırlar. Bu nedenle süreyi kişiye özel belirlerim. Araç kullanımına ağrı azaldıktan sonra dönülür. Refleksleri etkileyen ilaç kullanılırken araç kullanılmamalıdır. Hafif yürüyüşlere ilk günlerden başlanabilir.
Yürüyüş süresi her gün kademeli olarak artırılır. Koşu ve benzeri etkinliklere daha geç geçilir. Karın kaslarını zorlayan hareketler en sona bırakılır. Ağırlık çalışmalarına dönüş kontrol muayenesinde konuşulur. Yüzmeye yara tümüyle kapandıktan sonra başlanabilir. Takım sporlarına dönüş temas riski nedeniyle ertelenir. Çocuklarda okula dönüş genel durum düzeldiğinde sağlanır. Beden eğitimi derslerine katılım bir süre sınırlanır. Dönüş takvimini yazılı olarak veriyorum.
Çocuklarda ve Gebelerde Yaklaşım Nasıl Değişir?
Çocuklarda ve gebelerde yaklaşım birkaç noktada değişir. Çocuklarda tanı daha güç konulabilir. Ağrının yerini tam olarak anlatmakta zorlanabilirler. Bu nedenle muayene daha sabırlı yürütülür. Görüntülemede ışınsız yöntemler öne alınır. Çocuklarda hastalık daha hızlı ilerleyebilir. Bu yüzden karar süresi kısa tutulur. Girişim sonrası iyileşme genellikle hızlı gerçekleşir. Beslenmeye geçiş de erken sağlanır. Ailenin süreç boyunca bilgilendirilmesi özel bir önem taşır.
Gebelerde tanı, büyüyen rahim nedeniyle güçleşir. Ağrının yeri gebeliğin dönemine göre yukarı kayabilir. Görüntülemede ultrasonografi ilk seçenek olur. Işın içeren yöntemlerden olabildiğince kaçınılır. Girişim kararı kadın doğum hekimiyle birlikte verilir. Bekleme, hem anne hem bebek için risk oluşturur. Bu nedenle tanı netleştiğinde girişim ertelenmez. Kapalı yöntem uygun gebelik dönemlerinde tercih edilebilir. Girişim sonrasında bebeğin durumu ayrıca izlenir.
Ameliyat Sonrası Hangi Sorunlar Görülebilir?
Ameliyat sonrası dönemde karşılaşılabilen sorunlar sınırlı sayıdadır. En sık görülen sorun yara yerinde iltihap gelişmesidir. Bu durum açık girişimlerde daha çok karşımıza çıkar. Yara yerindeki iltihap düzenli pansumanla çözülür. Gerekli görülürse dikişler kısmen açılır. İkinci sorun, karın içinde sıvı toplanmasıdır. Toplanma delinme yaşayan kişilerde daha sık görülür. Sıvı görüntülemeyle saptanır ve gerekirse boşaltılır. Üçüncü sorun, bağırsak hareketlerinde gecikmedir. Gecikme çoğu kez erken hareket ve beslenme düzeniyle çözülür.
Dördüncü sorun, kesi yerinde ileride fıtık gelişmesidir. Bu durum ağır kaldırmaya erken dönenlerde daha sık görülür. Beşinci sorun, karın içi yapışıklıklardır. Yapışıklıklar uzun dönemde bağırsak sıkışmasına yol açabilir. Kapalı yöntemde bu olasılık daha düşük kalır. Altıncı sorun, dolaşımla ilgili tablolardır. Erken hareket bu tabloların önlenmesine yardımcı olur. Sorunların büyük bölümü erken fark edildiğinde kolay çözülür. Bu yüzden kontrollere düzenli gelinmesini isterim.
Hangi Bulgularda Hemen Başvurulmalıdır?
Bazı bulgularda hemen başvurulması gerekir. Giderek artan ve ilaçla geçmeyen karın ağrısı ilk sırada yer alır. Yüksek ateş ve titreme bildirilmelidir. Yara yerinde artan kızarıklık ve ısı artışı değerlendirilmelidir. Yaradan gelen bulanık ve kötü kokulu akıntı önemsenmelidir. Dikiş hattında açılma görülmesi kontrol gerektirir. Sürekli bulantı ve kusma bekletilmemelidir. Gaz ve dışkı çıkışının durması ivedi değerlendirme gerektirir. Karında giderek artan şişkinlik bildirilmelidir. İdrar yaparken yanma ve idrar çıkışında azalma da değerlendirilmelidir.
Bacakta tek taraflı şişlik ve ağrı önemsenmelidir. Nefes darlığı ve göğüs ağrısı acil başvuru gerektirir. Baygınlık hissi ve tansiyon düşüklüğü bekletilmemelidir. Genel cerrahi alanındaki diğer başlıkları diğer genel cerrahi hastalıkları bölümünde topladım. Kontrol randevularına düzenli gelinmesini isterim. Kontrolde yara ve genel durum birlikte gözden geçirilir. Patoloji sonucu da aynı görüşmede değerlendirilir. Erken bildirilen bulgular kolay çözülür. Gecikmiş başvurular iyileşme süresini uzatır.
Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular