Meme Koruyucu Cerrahi (Lumpektomi)
Meme koruyucu cerrahi (lumpektomi) kimlere uygun düşer, sınır neden önemlidir? Ameliyatı ve sonrasını adım adım anlattım.
Meme koruyucu cerrahi, tümörün çevresindeki sağlam dokuyla birlikte çıkarıldığı ve memenin geri kalanının yerinde bırakıldığı ameliyattır. Uygulamada bu girişim lumpektomi ya da geniş yerel çıkarma adıyla da anılır. Amacım hastalığı geride bırakmadan temizlemek ve memenin doğal görünümünü olabildiğince korumaktır. Hastalarımın büyük bölümü ameliyat kararını duyduğunda önce memesini kaybedip kaybetmeyeceğini sorar. Bu sayfada ameliyatın kimlere uygun düştüğünü, nasıl planlandığını ve sonrasında nelerin beklendiğini anlatıyorum.
Meme Koruyucu Cerrahi Nedir?
Meme koruyucu ameliyat, tümörlü alanın çevresinden bir miktar sağlam dokuyla birlikte çıkarılması işlemidir. Memenin bez dokusunun büyük bölümü, derisi ve meme başı yerinde bırakılır. Girişim genel anestezi altında yapılır ve çoğunlukla kısa bir yatış gerektirir. Kesi, tümörün bulunduğu bölgeye ve memenin doğal kıvrımlarına göre planlanır. Çıkarılan doku bütünlüğü bozulmadan patolojiye gönderilir. İncelemede tümörün sınırlara olan uzaklığı ölçülür. Bu ölçüm ameliyatın yeterli olup olmadığını ortaya koyar. Aynı seansta koltuk altı lenf bezlerine yönelik değerlendirme de yapılır.
Ameliyatın hedefi yalnızca kitleyi almak değildir. Hastalığın geride kalmamasıyla memenin biçiminin korunması aynı anda gözetilir. Bu iki hedefi birlikte tutmak cerrahın planlama becerisine bağlıdır. Çıkarılacak doku miktarını memenin hacmine göre belirliyorum. Küçük hacimli bir memede aynı büyüklükteki tümör farklı bir karara yol açar. Girişimi tedavinin tek basamağı olarak görmüyorum. Ameliyat sonrasında uygulanan tedavilerle birlikte bütünlüklü bir plan kuruluyor. Hastalarıma bu bütünlüğü baştan anlatmayı önemsiyorum. Ameliyatın adı hastaların gözünde çoğu zaman tek başına anlam taşır. Oysa asıl belirleyici olan çıkarılan dokunun sınırlarının temiz kalmasıdır. Aynı ad altında yapılan iki ameliyat birbirinden çok farklı yürüyebilir. Bu nedenle hastalarıma ameliyatın adını değil, kapsamını anlatıyorum. Kapsamı bilen hasta sonucu da daha gerçekçi değerlendirir.
Lumpektomi ile Kadrantektomi Arasındaki Fark Nedir?
Lumpektomi ve kadrantektomi, çıkarılan doku miktarı bakımından birbirinden ayrılır. Lumpektomide tümörle birlikte çevresindeki dar bir sağlam doku bandı alınır. Kadrantektomide ise memenin tümörü içeren çeyreği daha geniş biçimde çıkarılır. İki yöntemin ortak yanı memenin tamamının yerinde bırakılmasıdır. Geniş çıkarma, sınır güvenliğini artırma amacıyla tercih edilir. Buna karşılık daha fazla doku alınması memenin biçiminde belirgin bir çökmeye yol açabilir. Bu nedenle kadrantektomi günümüzde daha seçici biçimde uygulanır.
Tümörün sınırları görüntülemede belirsizse geniş çıkarma öne çıkar. Sınırları düzenli ve tek odaklı tümörlerde ise dar çıkarma yeterli kalır. Karar, görüntüleme bulgularıyla doku inceleme sonucunun birlikte okunmasıyla verilir. Aynı hastada iki yöntem arasındaki seçim ameliyat masasında da değişebilir. Doku çıkarıldıktan sonra yatak yeniden değerlendirilir. Gerekirse aynı seansta ek doku alınır. Bu esnekliği ameliyatın doğal bir parçası sayıyorum. Hangi yöntem uygulanırsa uygulansın çıkarılan alan işaretlenerek kayda geçirilir. İşaretler ışın tedavisi planlanırken hedefi belirlemede yol gösterir. Aynı işaretler sonraki görüntülemelerde de karşılaştırma noktası olur. Bu küçük ayrıntının izlem boyunca büyük kolaylık sağladığını görüyorum. İki yöntem arasındaki farkı hastalarıma çizerek anlatmayı yeğliyorum.
Hangi Hastalarda Meme Koruyucu Cerrahi Seçilir?
Hastalarda meme koruyucu yol, tümörün memeye oranla küçük kaldığı ve tek odakta toplandığı durumlarda seçilir. Erken evrede saptanan hastalıklar bu grubun büyük bölümünü oluşturur. Tümörün deriye ve göğüs duvarına uzanmamış olması aranır. Memede yaygın kireçlenme odakları bulunmaması da kararı kolaylaştırır. Hastanın ameliyat sonrasında ışın tedavisini tamamlayabilecek durumda olması gerekir. Bu koşul sağlanamıyorsa yaklaşım baştan değişir. Hastanın kendi isteği de kararın belirleyici bileşenlerinden biri olur.
Bazı hastalar memesini korumayı öncelikli hedef sayar. Bazıları ise izlem yükünden çekinir ve daha geniş bir girişim ister. Her iki tutumu da saygıyla karşılıyorum. Kararı hastanın öncelikleriyle tıbbi ölçütlerin kesiştiği noktada kuruyorum. Ailesel yatkınlık taşıyan hastalarda değerlendirme ayrıca derinleştirilir. Genetik inceleme sonucu beklenmeden ameliyata girmemeyi tercih ediyorum. Doğru seçilmiş hastada bu ameliyat hastalığı geride bırakmadan uygulanır. Yanlış seçilmiş hastada ise ikinci bir girişim gündeme gelir. Bu nedenle seçim aşamasına ameliyatın kendisi kadar zaman ayırıyorum. Görüntülemenin eksiksiz olması bu aşamada belirleyici rol üstlenir. Memenin tamamını gösteren inceleme yapılmadan karar vermiyorum. Hastanın yaşı tek başına seçimi belirlemez. Genç yaş, uygun koşullar sağlandığında memeyi korumaya engel oluşturmaz.
Tümörün Yeri ve Büyüklüğü Kararı Nasıl Etkiler?
Tümörün yeri ve büyüklüğü, ameliyatın uygulanabilirliğini doğrudan belirler. Memenin dış üst bölümünde yerleşen tümörlerde doku çıkarmak daha kolay gerçekleşir. Meme başına çok yakın tümörlerde ise çıkarma alanı meme başını da ilgilendirir. Bu durumda meme başının korunup korunamayacağı ayrıca değerlendirilir. Memenin alt bölümünde yerleşen tümörlerde kesi doğal kıvrım içine gizlenebilir. Büyüklük ise memenin hacmiyle birlikte okunur. Büyük hacimli bir memede geniş bir tümör bile sorunsuz çıkarılabilir.
Küçük hacimli bir memede aynı tümör memenin biçimini belirgin biçimde bozar. Bu nedenle hacim ilişkisini ameliyat öncesinde ölçerek planlıyorum. Tümörün çevreye doğru parmaksı uzantılar göndermesi de alanı genişletir. Görüntülemede saptanan ek odaklar planı baştan değiştirir. Aynı çeyrek içinde yakın duran iki odak birlikte çıkarılabilir. Birbirinden uzak odaklar ise farklı bir yaklaşımı gerektirir. Ameliyat öncesi işaretleme, elle hissedilmeyen tümörlerde yol gösterir. Bu işaretleme sayesinde çıkarılan doku miktarı gereksiz yere büyümez. Tümörün derinliği de planlamada ayrıca hesaba katılır. Göğüs kasına yakın yerleşen tümörlerde alt sınır dikkatle değerlendirilir. Cilde yakın yerleşen tümörlerde ise üstteki deri payı gözden geçirilir. Bu ayrıntıları ameliyat öncesinde görüntüleme üzerinde ölçüyorum. Ölçüm sonucunu hastayla birlikte konuşmayı alışkanlık edindim.
Hangi Durumlarda Meme Koruyucu Cerrahi Uygun Düşmez?
Durumların bir bölümünde meme koruyucu yol baştan uygun düşmez. Memede birbirinden uzak birden çok odak bulunması bunların başında gelir. Memeye daha önce ışın tedavisi uygulanmış olması da seçeneği ortadan kaldırır. Yaygın kireçlenme odakları tüm memeye dağılmışsa sınır güvenliği sağlanamaz. Tümörün deriyi ya da göğüs duvarını tutmuş olması ayrı bir engeldir. Tekrarlanan girişimlere karşın sınırın temiz gelmediği hastalarda da yol değişir. Bu hastalarda memenin tamamının alınması gündeme gelir.
Gebeliğin erken döneminde ışın tedavisi uygulanamaz. Bu nedenle zamanlama gebeliğin evresine göre yeniden kurulur. Hastanın ışın tedavisi merkezine düzenli ulaşamaması da karara katılır. Bağ dokusu hastalığı bulunan kişilerde ışın tedavisi güçlükle yürütülür. Hastanın kendi tercihi geniş girişim yönündeyse bu istek de gözetilir. Uygun düşmeyen bir hastada ısrarcı olmayı doğru bulmuyorum. Zorlanarak korunan meme çoğu zaman hem biçimini hem güvenliğini yitirir. Bu nedenle sınırları baştan açıkça konuşuyorum. Uygun düşmeyen bir seçeneği hastaya umut olarak sunmayı doğru bulmuyorum. Memenin alınması gereken hastada bu kararı erken vermek zaman kazandırır. Onarım seçeneklerinin aynı görüşmede anlatılması kaygıyı belirgin biçimde azaltır. Memesini kaybedeceğini düşünen hastanın onarım seçeneğini duyduğunda rahatladığını görüyorum. Bu görüşmeye her zaman ayrı bir zaman ayırıyorum.
Ameliyat Öncesinde Hangi Hazırlıklar Yapılır?
Ameliyat öncesinde görüntüleme, kan tetkikleri ve anestezi değerlendirmesi tamamlanır. Memenin tamamı yeniden görüntülenir ve ek odak araştırılır. Karşı meme de aynı incelemede gözden geçirilir. Elle hissedilmeyen tümörlerde işaretleme işlemi planlanır. İşaretleme, ameliyat sabahında görüntüleme eşliğinde yapılır. Koltuk altı lenf bezleri ayrıca değerlendirilir. Şüpheli görünüm varsa ameliyattan önce örnek alınır.
Hastanın düzenli kullandığı tedaviler gözden geçirilir. Kan sulandırıcı etkisi bulunan ilaçların zamanlaması yeniden düzenlenir. Sigara kullanan hastalardan ameliyat öncesinde ara vermelerini istiyorum. Yara iyileşmesinin sigarayla belirgin biçimde yavaşladığını biliyorum. Hastaya ameliyat sabahı aç gelmesi gerektiği anlatılır. Kesi yerini ameliyattan önce hastayla birlikte çizerek konuşuyorum. Bu görüşmenin kaygıyı azalttığını her seferinde gözlüyorum. Hazırlığı eksiksiz tamamlanan hastada ameliyat günü sorunsuz ilerler. Hastanın yanında bir yakınının bulunması iyileşme dönemini kolaylaştırır. Taburculuk sonrası bakımı üstlenecek kişiyi de görüşmeye çağırıyorum. Evde yapılacak pansuman ve egzersizleri birlikte gözden geçiriyorum. Yazılı bir bakım planı vermeyi alışkanlık edindim.
Ameliyat Sırasında Cerrahi Sınır Neden Önemlidir?
Ameliyat sırasında cerrahi sınır, çıkarılan dokunun kenarında tümör hücresi kalıp kalmadığını gösterir. Sınırın temiz gelmesi ameliyatın yeterliliğini ortaya koyar. Tümör kenara çok yakın kalmışsa geride hücre bulunma olasılığı doğar. Bu nedenle doku çıkarılırken çevresinde belirli bir sağlam pay bırakılır. Çıkarılan parça yönleri işaretlenerek patolojiye gönderilir. İşaretleme, hangi kenarın hangi yöne baktığını belirler. Sorun çıkan kenar böylece kesin olarak saptanır.
Ameliyat sırasında hızlı inceleme yapılabilen merkezlerde ilk bilgi masada alınır. Kesin sonuç ise ayrıntılı inceleme tamamlandığında ortaya çıkar. Sınır temiz gelmezse aynı bölgeden ek doku çıkarılır. Bu ikinci girişim çoğu zaman kısa sürede tamamlanır. Tekrarlanan denemelere karşın sınır temizlenemiyorsa yaklaşım değişir. Sınır kavramını hastalarıma ameliyattan önce ayrıntısıyla anlatıyorum. Ek girişim olasılığını baştan bilen hasta sonucu daha sakin karşılar. Çıkarılan yatağa yerleştirilen işaretler ışın tedavisinin hedefini de belirler. Sınır ölçüsünün her hastalık türünde aynı olmadığını da belirtmem gerekir. Kanal içinde kalan hastalıkta bırakılan pay daha geniş tutulur. Yayılan hastalıkta ise daha dar bir pay yeterli kalır. Bu ayrımı doku inceleme sonucuna göre uyguluyorum. Sınır kararını hiçbir zaman göz kararıyla vermiyorum.
Koltuk Altı Lenf Bezlerine Nasıl Yaklaşılır?
Koltuk altı lenf bezlerine yaklaşım, hastalığın yayılım durumuna göre kurulur. Görüntülemede şüpheli görünüm yoksa yalnızca ilk duraktaki bezler değerlendirilir. Bu değerlendirme bekçi lenf nodu biyopsisi yöntemiyle yapılır. Boyalı ya da işaretli madde yardımıyla ilk durak belirlenir. Çıkarılan bez incelenir ve tutulum araştırılır. Tutulum yoksa koltuk altına daha geniş girişim uygulanmaz. Böylece kol şişmesi riski belirgin biçimde azalır.
Tutulum saptandığında kararın kapsamı yeniden değerlendirilir. Sınırlı tutulumda geniş temizlik her zaman gerekmez. Yaygın tutulumda ise koltuk altı bezlerinin çıkarılması gündeme gelir. Bu karar konsey masasında ortak akılla verilir. Ameliyat öncesinde ilaç tedavisi almış hastalarda değerlendirme farklı yürür. Koltuk altına yönelik her girişimin kolda iz bıraktığını biliyorum. Bu nedenle kapsamı gereğinden geniş tutmamaya özen gösteriyorum. Hastalarıma kol egzersizlerini ameliyattan önce öğretiyorum. Egzersizleri önceden öğrenen hasta ameliyat sonrasında daha kolay uygular. Koltuk altına yerleştirilen boşaltıcı boru gerektiğinde kısa süre kalır. Boru çıkarıldıktan sonra kol hareketleri belirgin biçimde kolaylaşır. Kolda uyuşma ve gerginlik hissi ilk dönemde görülebilir. Bu duyu değişikliklerinin çoğu zamanla geriler.
Ameliyattan Sonra Işın Tedavisi Neden Gerekir?
Ameliyattan sonra ışın tedavisi, memede kalan dokudaki gizli hücreleri hedefler. Tümör çıkarıldıktan sonra meme dokusunun büyük bölümü yerinde durur. Bu dokuda gözle görülmeyen hücre odakları bulunabilir. Işın tedavisi bu odakların gelişmesini engeller. Tedavi olmadan uygulanan meme koruyucu girişimde hastalığın yeniden çıkma olasılığı artar. Bu nedenle tedaviyi ameliyatın ayrılmaz tamamlayıcısı sayıyorum. Ameliyat sonrası uygulanan ışın tedavisi bölge bölge planlanır.
Tedavi alanı memenin tamamını kapsar. Gerektiğinde tümörün çıkarıldığı yatağa ek doz verilir. Koltuk altı tutulumu varsa alan genişletilir. Tedavi ameliyat yarası iyileştikten sonra başlar. İlaç tedavisi de planda yer alıyorsa sıralama buna göre kurulur. Tedavi süresince ciltte kızarıklık ve kuruluk görülebilir. Bu değişiklikler tedavi bittikten sonra geriler. Işın tedavisini kabul etmeyen hastaya meme koruyucu yolu önermiyorum. Tedavi merkezine düzenli ulaşım da planın bir parçası olarak konuşulur. Uzak yerleşimden gelen hastalarda konaklama düzeni önceden ayarlanır. Tedaviye ara verilmesi planın bütününü zayıflatır. Bu nedenle başlamadan önce tüm engelleri birlikte çözüyorum. Tedavi boyunca cilt bakımını ayrıntısıyla tarif ediyorum.
İyileşme Döneminde Nelere Dikkat Etmek Gerekir?
İyileşme döneminde yara bakımı, kol hareketleri ve dinlenme dengesi öne çıkar. Yara bölgesi temiz ve kuru tutulur. Pansuman değişimi tarif edilen aralıklarla yapılır. Kesi bölgesinde hafif şişlik ve morluk beklenen bir durumdur. Bu bulgular kendiliğinden geriler. Kolun ameliyat tarafındaki hareketlerine ilk günlerden başlanır. Hareketsiz kalan omuz kısa sürede sertleşir.
Egzersizler yavaş ve zorlamadan yürütülür. Ağır kaldırma ilk dönemde ertelenir. Hastalarıma günlük işlerine kademeli dönmelerini öneriyorum. Ateş, artan kızarıklık ya da akıntı durumunda hemen başvurmalarını istiyorum. Duş zamanını yara durumuna göre belirliyorum. Sutyen seçiminde destekleyici ve baskısız modelleri öneriyorum. Beslenmenin ve uykunun iyileşmeye katkısını hafife almıyorum. Sigara kullanımının yara iyileşmesini geciktirdiğini her görüşmede yineliyorum. Ameliyat bölgesinde biriken sıvı zaman zaman iğneyle boşaltılır. Bu işlem kısa sürer ve ayakta uygulanır. Sıvı birikimi çoğu hastada kendiliğinden geriler. Ağrı kesici kullanımını hastanın gereksinimine göre düzenliyorum. Ağrının bastırılması erken harekete geçmeyi kolaylaştırır.
Memenin Görünümü Nasıl Korunur?
Memenin görünümü, kesi planlamasıyla ve çıkarılan boşluğun onarımıyla korunur. Kesi memenin doğal sınırlarına ve kıvrımlarına yerleştirilir. Meme başı çevresindeki kesiler zamanla belirsizleşir. Çıkarılan dokunun bıraktığı boşluk çevredeki bez dokusu kaydırılarak doldurulur. Bu teknik memede çökme oluşmasını engeller. Geniş doku alınan hastalarda onarım daha kapsamlı planlanır. Karşı memeye simetri işlemi aynı seansta ya da sonradan uygulanabilir.
Onarımın ameliyatın güvenliğini azaltmaması temel kuraldır. Bu nedenle onkolojik hedefi hiçbir zaman ikinci plana atmıyorum. Işın tedavisinin memede zamanla küçülme yapabileceğini hastalarıma önceden söylüyorum. Simetri işlemini bu nedenle tedavi tamamlandıktan sonraya bırakıyorum. Meme başının yeri gerekirse yeniden düzenlenir. Estetik sonucun hastanın ruhsal toparlanmasına katkısını gözlüyorum. Görünümünü kabullenebilen hastanın tedaviye uyumu da güçlenir. Bu nedenle planlamayı ilk günden görünümü gözeterek yapıyorum. Kesi izinin zamanla açılmasını önlemek için dikiş tekniğini özenle seçiyorum. Cilt altına konulan eriyen dikişler gerilimi dağıtır. Meme altı kıvrımına yerleştirilen kesi giysi altında görünmez. Bu ayrıntıların hastanın günlük yaşamına katkısını küçümsemiyorum.
Meme Koruyucu Cerrahi Sonrası İzlem Nasıl Yürütülür?
Meme koruyucu ameliyat sonrasında izlem düzenli aralıklarla yürütülür. İlk kontrol yara iyileşmesini değerlendirmek için erken yapılır. Sonraki kontrollerde muayene ve görüntüleme birlikte ele alınır. Ameliyat edilen memenin görüntülemesi tedavi tamamlandıktan sonra yenilenir. Işın tedavisine bağlı değişiklikler bu ilk görüntülemede kayda geçer. Bu kayıt sonraki incelemeler için karşılaştırma zemini oluşturur. Karşı meme de aynı düzen içinde izlenir.
Muayenede kesi bölgesindeki sertlik ayrıntılı değerlendirilir. Yağ dokusundaki iyileşmeye bağlı sertlikler hastalıkla karıştırılabilir. Bu ayrımı görüntüleme ve gerektiğinde doku örneği çözer. Hormon tedavisi alan hastalarda yan etkiler ayrıca sorgulanır. Kol hareketleri ve omuz esnekliği her kontrolde gözden geçirilir. Hastalarıma kendi kendine muayeneyi öğretiyorum. Yeni bir bulgu fark ettiklerinde kontrol gününü beklemeden gelmelerini istiyorum. İzlemin kesintisiz sürmesini tedavinin doğal uzantısı sayıyorum. İzlem yalnızca memeye değil, hastanın bütününe yönelir. Kemik sağlığı ve kilo değişimi de kontrollerde ele alınır. Hormon tedavisi alan hastalarda kemik yoğunluğu düzenli ölçülür. Ruhsal toparlanma sürecini de aynı görüşmelerde soruyorum. Destek gereken hastaları ilgili uzmana yönlendiriyorum.
Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular