Granülomatöz Mastit
Granülomatöz mastit neden kanseri taklit eder, kesin tanı nasıl konur ve süreç nasıl ilerler? Merak edilenleri yanıtladım.
Granülomatöz mastit, meme dokusunda iltihabi hücre topluluklarının yerleşmesiyle seyreden, nedeni tam olarak aydınlatılamamış bir hastalıktır. Memede sert ve ağrılı bir kitle oluşturduğu için hastalarımda büyük kaygı yaratır. Görünümü ve muayene bulguları kötü huylu hastalıkları andırdığından ayrıntılı inceleme gerektirir. Tanı konulduğunda ise iyi huylu bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliyorum. Bu sayfada hastalığın nasıl geliştiğini, hangi bulgularla seyrettiğini ve izlemde nelere dikkat ettiğimi anlatıyorum.
Granülomatöz Mastit Nedir ve Neden Ortaya Çıkar?
Granülomatöz mastit, meme dokusunun süt üreten birimleri çevresinde iltihabi hücre kümelerinin toplanmasıyla tanımlanır. Bu kümeler mikroskop altında sınırları belirgin yapılar olarak görülür. Hastalığın nedeni bugün için tam olarak bilinmez. En çok öne sürülen görüş, savunma sisteminin kendi dokusuna yönelmesidir. Süt üreten birimlerdeki salgının çevre dokuya sızması bu yanıtı tetikleyebilir. Sızan salgı vücut tarafından yabancı bir madde gibi algılanır. Algılamanın ardından bölgeye yoğun bir hücre birikimi gelişir.
Bu birikim dokuyu sertleştirir ve ağrılı hale getirir. Bazı kişilerde belirli bakterilerin tabloya eşlik ettiği bildirilir. Ancak hastaların çoğunda hiçbir mikroorganizma saptanmaz. Hormonal etkilerin süreci hızlandırabileceği düşünülür. Süt salgısını artıran durumların tabloyla birlikte görülmesi bu görüşü destekler. Bağışıklık sistemi bu hastalığın merkezinde yer alır. Yine de tek bir nedenden söz etmek doğru olmaz. Hastalığın birden çok etkenin birleşmesiyle ortaya çıktığını düşünüyorum. Meme iltihaplarının bütününü meme iltihaplarının genel tablosu sayfasında ele aldım. Nedeni bilinmemesi tedaviyi güçleştirmez. Tanı konulduğunda izlenecek yol yeterince açık hale gelir. Bu bilgiyi hastalarımla görüşmenin başında paylaşıyorum. Nedeni bilinmeyen bir hastalıkla uğraşmanın kaygı verdiğini biliyorum. Bu nedenle bilinenleri ve bilinmeyenleri açıkça ayırıyorum. Belirsizliğin adını koymak kişileri çoğu zaman rahatlatır.
Hastalık En Çok Hangi Kadınlarda Görülür?
Hastalık en çok doğurganlık çağındaki genç kadınlarda görülür. Yirmili yaşların sonu ile kırklı yaşların başı arasındaki dönem öne çıkar. Doğum yapmış kadınlarda sıklığı belirgin biçimde yükselir. Tablo çoğunlukla son doğumdan sonraki birkaç yıl içinde ortaya çıkar. Hiç doğum yapmamış kadınlarda ise daha seyrek görülür. Menopoz sonrası dönemde ortaya çıkması beklenen bir durum değildir. Erkeklerde bu hastalık neredeyse hiç görülmez.
Süt salgısını artıran hormonal durumların tabloya eşlik edebildiği bildirilir. Uzun süre emzirmiş kadınlarda da hastalıkla karşılaşıyorum. Ailesel bir yatkınlık bugün için gösterilmiş değildir. Bağışıklık sistemini ilgilendiren başka hastalıkların eşlik etmesi olasıdır. Bu nedenle öyküde eklem, deri ve göz şikâyetlerini ayrıca soruyorum. Sigara kullanımının rolü tartışmalı olarak kalır. Tütün kullanan kişilerde iyileşmenin yavaşladığını gözlüyorum. Şeker hastalığı bulunanlarda tablo daha ağır seyreder. Aşırı kilo da iyileşmeyi olumsuz etkiler. Hastalığın belirli bir coğrafyada daha sık görüldüğü bildirilir. Bu gözlemin nedeni henüz açıklanmış değildir. Her kişiyi kendi öyküsü içinde değerlendiriyorum. Yaş ve doğum geçmişi tanıyı tek başına belirlemez. Bu nedenle beklenen yaş aralığının dışındaki kişilerde de tanıyı düşünüyorum. Atlanan tanılar sürecin uzamasına yol açar.
Memede Nasıl Bir Değişiklik Yaratır?
Memede ortaya çıkan değişiklik, sert ve düzensiz sınırlı bir alan biçiminde başlar. Bu alan çoğunlukla memenin dış üst bölümünde yerleşir. Meme başına yakın bölgede görülmesi daha seyrek olur. Sertleşen bölge kısa sürede büyüme eğilimi gösterir. Büyüme bazı kişilerde haftalar içinde belirginleşir. Ağrı hastalığın en rahatsız edici yanı olarak öne çıkar. Ağrının şiddeti günden güne değişkenlik gösterebilir.
Etkilenen bölgede deri kızarır ve ısı artışı hissedilir. Meme dokusu bütün olarak gergin bir görünüm alır. Sertleşen alanın içinde yumuşak odaklar gelişebilir. Bu odaklar irin toplanmasına işaret eder. Koltuk altındaki lenf bezleri büyüyebilir ve hassaslaşır. Memenin şeklinde gözle görülür bir bozulma ortaya çıkabilir. Tablonun ilerlemesi memede belirgin bir asimetri oluşturur. Bu görünüm kişilerde kötü huylu hastalık kaygısı yaratır. Kaygıyı ilk görüşmede açıkça konuşmayı önemsiyorum. Muayene bulgularının tek başına tanı koydurmadığını da belirtiyorum. Bu nedenle inceleme basamaklarını gecikmeden tamamlıyorum. Kitlenin büyüme hızını kişilerden öğrenmeye çalışıyorum. Hızlı büyüyen kitlelerde incelemeyi öne alıyorum. Zaman kaybı bu tabloda kaygıyı daha da artırır.
Ele Gelen Sertliğin Özellikleri
Ele gelen sertlik, sınırları düzensiz ve çevre dokuya yapışık bir kitle olarak hissedilir. Kitle elle muayenede sert bir kıvam taşır. Bastırmakla belirgin ağrı oluşturması ayırt edici bir özelliktir. Kitlenin üzerindeki deri çoğu zaman kızarıktır. Boyutu kısa sürede değişebilir ve ataklar halinde büyüyebilir. Bir bölüm kişide birden çok odak aynı memede bulunur. Odaklar birbirine yakın yerleştiğinde tek bir kitle izlenimi verir.
Kitlenin hareketliliği çevre dokudaki iltihap nedeniyle azalır. Bu özellik kötü huylu hastalıkları akla getirir. Memede ele gelen sertliklerin pek çok nedeni bulunur. Bu nedenlerin tümünü memede ele gelen kitleler sayfasında topladım. Ağrılı ve hızla büyüyen kitlelerde iltihabi süreçleri öncelikle düşünüyorum. Yine de ağrının varlığı kötü huylu hastalığı dışlamaz. Bu yüzden her kitlede aynı özenle ilerliyorum. Kitlenin sınırlarını muayenede tek tek işaretliyorum. İşaretleme, izlemde boyut değişimini karşılaştırmamı sağlar. Ölçümü her kontrolde yineliyorum. Kayıtlı ölçümler tedavi yanıtını nesnel biçimde gösterir. Kişilerin kendi elleriyle yaptığı takibi de destekliyorum. Evde fark edilen değişiklikler kontrol gününü öne çekebilir. Kendi memesini tanıyan kişiler değişimi çok daha erken fark eder. Bu erken fark ediş, tedavi planını da olumlu yönde etkiler. Bu farkındalığı görüşmelerde ayrıca destekliyorum.
Deri Bulguları ve Akıntı
Deri bulguları, kızarıklık ve ödemle başlayan bir dizi değişikliği kapsar. Kızarıklık kitlenin bulunduğu bölgeyle sınırlı kalır. İlerleyen dönemde deri incelir ve parlak bir görünüm alır. İncelen deride küçük bir açıklık oluşabilir. Bu açıklıktan koyu renkli ve yoğun bir akıntı gelir. Akıntı sonrasında ağrı geçici olarak hafifler. Açıklık bir süre sonra kapanır ve aynı bölgede yenisi belirir.
Deride portakal kabuğuna benzer bir görünüm de ortaya çıkabilir. Bu görünüm kötü huylu hastalıkları düşündürdüğü için ayrıntılı inceleme gerektirir. Meme başında içe çekilme bir bölüm kişide gelişir. Çekilme iltihabın meme başına yakın yerleştiğini gösterir. Akıntının kanlı olması bu hastalıkta beklenen bir bulgu değildir. Kanlı akıntı gördüğümde başka tanıları araştırıyorum. Deri açıklıklarının bakımını ayrıntılı olarak anlatıyorum. Bölgenin temiz ve kuru tutulması iyileşmeyi destekler. Açıklığın kendiliğinden kapanması iyileşmenin bir göstergesi olur. Kapanmayan açıklıklarda tedaviyi yeniden gözden geçiriyorum. Bu aşamada uyguladığım basamakları granülomatöz mastit tedavisi sayfasında ayrıntılı anlattım. Deri bulgularının fotoğrafla kaydedilmesi izlemde yardımcı olur. Zaman içindeki değişimi böylece daha nesnel değerlendiriyorum. Kayıtların düzenli tutulmasını kişilerden ayrıca istiyorum. Deri bulguları tedavi yanıtının en görünür göstergesi olur. Bu nedenle her kontrolde bu bölgeyi ayrıntılı inceliyorum.
Doğum ve Emzirme ile İlişkisi Var mıdır?
Doğum ve emzirme, bu hastalıkla yakından ilişkili görünen iki durumdur. Hastaların büyük bölümü son doğumdan sonraki yıllar içinde başvurur. Emzirme döneminin bitmesinden aylar sonra tablo ortaya çıkabilir. Süt salgısının sürmesi meme dokusunda salgı birikimine yol açar. Biriken salgının çevre dokuya sızması iltihabi yanıtı tetikleyebilir. Bu nedenle emzirme geçmişini öyküde ayrıntılı soruyorum. Uzun süre emzirmiş kadınlarda tabloyla daha sık karşılaşıyorum.
Emzirme sırasında ortaya çıkan iltihaplar ise farklı bir mekanizmayla gelişir. İki tablonun ayrımı muayene ve inceleme bulgularıyla yapılır. Hastalığın emzirme sırasında başlaması seyrek görülen bir durumdur. Gebelik döneminde tanı konulan kişilerle de karşılaşıyorum. Böyle bir durumda inceleme ve tedaviyi gebeliğe göre düzenliyorum. Süt salgısını artıran hormonal durumlar ayrıca araştırılır. Kan incelemeleri bu yönde bilgi sağlar. Salgı artışı saptandığında bunun nedeni ayrıntılı incelenir. Hastalık geçtikten sonra yeni bir gebelik çoğu kişide sorun oluşturmaz. Yine de gebelik planını sakin bir dönemde yapmayı öneriyorum. Bu planlamayı kişinin izlem sonuçlarıyla birlikte ele alıyorum. Doğum sonrası dönemde izlemi daha yakın tutuyorum. Yeni bir atağın bu dönemde başlaması olasıdır.
Tanı Koyarken Hangi Basamakları İzliyorum?
Tanı koyarken ilk basamağı ayrıntılı öykü ve dikkatli bir meme muayenesi oluşturur. Şikâyetin ne zaman başladığını ve nasıl ilerlediğini öğreniyorum. Doğum ve emzirme geçmişini ayrıca sorguluyorum. Muayenede kitlenin yeri, sınırları ve deri bulguları not edilir. Koltuk altı lenf bezleri de aynı muayenede değerlendirilir. Görüntüleme basamağında ultrasonografi ilk sırada yer alır. Bu inceleme düzensiz sınırlı alanları ve sıvı toplanmalarını gösterir.
Kırk yaşından sonraki kişilerde mamografi incelemesi de plana eklenir. Görüntüleme bulguları tek başına tanı koydurmaz. Kesin tanı yalnızca patoloji incelemesiyle konulur. Bu nedenle kalın iğneyle doku örneği almayı öneriyorum. Alınan örnek iltihabi hücre kümelerini gösterir. Aynı örnek kötü huylu bir sürecin bulunmadığını da ortaya koyar. Örnekten kültür incelemesi yapılması ayrıca gerekir. Kültür, süregen enfeksiyonların ayrımında yol gösterir. Kan incelemeleriyle bağışıklık sistemine ilişkin bulgular araştırılır. Süt salgısı düzeyi de bu aşamada ölçülür. Tüm basamakları gecikmeden tamamlamaya özen gösteriyorum. Tanının netleşmesi, kişinin kaygısını belirgin biçimde azaltır. Sonuç beklenirken kişilerin sorularını yanıtlamaya özen gösteriyorum. Belirsizlik döneminin kısa tutulması sürecin en önemli parçası olur.
Meme Kanseriyle Karıştırılabilir mi?
Meme kanseriyle karıştırılması bu hastalığın en bilinen özelliğidir. Sert ve düzensiz sınırlı kitle her iki tabloda da bulunur. Deride çekinti ve kalınlaşma benzer biçimde görülebilir. Koltuk altında büyümüş lenf bezleri iki durumda da saptanır. Görüntüleme bulguları da çoğu zaman birbirine benzerlik gösterir. Bu nedenle yalnız muayene ve görüntülemeyle karar vermek doğru olmaz. Ayrımı kesin biçimde patoloji incelemesi ortaya koyar.
Ağrının belirgin olması iltihabi süreci düşündürür. Kötü huylu hastalıkta kitle çoğunlukla ağrısız seyreder. Şikâyetlerin ataklar halinde gelmesi de iltihabi tabloyu destekler. Yine de bu özellikler tek başına yeterli sayılmaz. Kuşku duyduğum her durumda örnek almayı tercih ediyorum. Örnekleme kararını gecikmeden veriyorum. İki hastalığın aynı memede birlikte bulunabildiğini de belirtmek gerekir. Bu nedenle örnek alınan bölgenin doğru seçilmesi önem taşır. Görüntüleme eşliğinde örnekleme bu seçimi kolaylaştırır. Tanı sonrası kişilere sonucu ayrıntılı açıklıyorum. Patoloji raporunu birlikte okumayı alışkanlık haline getirdim. Raporun anlaşılması, sürece uyumu belirgin biçimde artırır. Raporda geçen terimleri gündelik dile çevirerek anlatıyorum. Anlaşılmayan bir sonucun kaygıyı büyüttüğünü biliyorum.
Diğer İltihabi Meme Hastalıklarından Farkı
Diğer iltihabi meme hastalıklarından farkı, iltihabın yerleşim yerinde ve seyrinde ortaya çıkar. Emzirme dönemindeki iltihap ani başlar ve ateşle birlikte seyreder. Bu hastalıkta ise ateş çoğu kişide görülmez. Emzirme dönemindeki tablo kısa sürede ilaç tedavisine yanıt verir. Burada ise iyileşme aylar sürebilir. Meme başı çevresindeki kanal iltihabı meme başına yakın yerleşir. Bu tabloyu meme başı çevresindeki kanal iltihabı sayfasında ayrıntılı anlattım.
Granülomatöz Mastit Kaç Başlık Altında İncelenir?
Bu tabloyu iki başlık altında ele alıyorum. Birinci başlıkta nedeni belirlenemeyen biçim yer alır. Bu biçim süt üreten birimlerin çevresinde yerleşir ve genç kadınlarda daha sık görülür. İkinci başlıkta ise bilinen bir hastalığa bağlı gelişen biçim bulunur. Verem, bağışıklık sistemini ilgilendiren bazı süregen hastalıklar, mantar kaynaklı enfeksiyonlar ve dokuda kalan yabancı maddeler bu grupta sayılır.
Alınan doku örneğinde bu nedenlerin tek tek dışlanması gerekir. Dışlama tamamlanmadan nedeni belirlenemeyen biçim tanısını koymuyorum. İki grubun izlediği yol birbirinden ayrıldığı için bu ayrımı yapmadan tedaviye başlamıyorum.
Granül yapılı iltihap ise memenin dış bölümlerinde yoğunlaşır. Kanal iltihabında tütün kullanımı belirgin bir etken olarak öne çıkar. Bu hastalıkta ise tütünün rolü tartışmalı kalır. Süregen enfeksiyonlara bağlı iltihaplar benzer görünüm oluşturabilir. Bu tabloların ayrımı kültür ve patoloji incelemesiyle yapılır. Bağışıklık sistemini ilgilendiren hastalıklar da memede benzer bulgular verebilir. Bu nedenle eşlik eden şikâyetleri ayrıntılı sorguluyorum. Ayrımın doğru yapılması tedavi planını doğrudan belirler. Yanlış yönlendirilen bir tedavi süreci gereksiz yere uzatır. Bu yüzden tanıyı netleştirmeden tedaviye başlamıyorum. Basamakların sırasını kişilere önceden anlatıyorum. Beklenen süreleri de aynı görüşmede belirtiyorum. Böylece süreç boyunca ne olacağı önceden bilinir.
Hastalığın Doğal Seyri Nasıldır?
Hastalığın doğal seyri, ataklar ve sakin dönemlerin birbirini izlemesiyle sürer. İlk atak çoğunlukla hızlı büyüyen ağrılı bir kitleyle başlar. Bu dönemde şikâyetler günlük yaşamı belirgin biçimde etkiler. Ataklar arasında kişi kendini iyi hisseder. Yeni bir atak aylar içinde ortaya çıkabilir. Süreç bir bölüm kişide kendiliğinden gerileyerek sonlanır. Bu gerileme uzun bir zaman alabilir.
Bir bölüm kişide ise tablo inatçı biçimde sürer. Yineleyen ataklar memede kalıcı sertlik ve şekil değişikliği bırakır. Deride açılan noktalar iz oluşturabilir. Hastalığın kötü huylu bir sürece dönüşmesi beklenmez. Buna karşın izlemin sürdürülmesi yine de gerekir. Süreç uzadıkça kişilerin kaygısı ve yorgunluğu artar. Bu duygunun tedavinin bir parçası olarak ele alınması gerekir. Gidişin dalgalı olduğunu baştan anlatmayı önemsiyorum. Beklentinin doğru kurulması uyumu belirgin biçimde artırır. Tedaviye erken başlanması atakların şiddetini azaltır. Hastalığın sonunda iyi huylu bir tablo olarak sonlandığını hatırlatıyorum. Bu hatırlatmayı her kontrolde yineliyorum. Uzun süren tablolarda umudun korunması tedavinin bir parçası olur.
Tedavi Kararını Nelere Göre Veriyorum?
Tedavi kararını, şikâyetlerin şiddetine, kitlenin büyüklüğüne ve deri bulgularına göre veriyorum. Hafif seyreden tablolarda yakın izlem tek başına yeterli olabilir. Ağrının belirgin olduğu durumlarda iltihabı baskılayan ilaçlardan yararlanılır. İlaç tedavisinin uzun süre sürdürülmesi gerekebilir. Tedavi süresinin eksiksiz tamamlanması önem taşır. Erken bırakılan tedavi yeni bir atağa zemin hazırlar. İrin toplanması saptandığında içeriğin boşaltılması gerekir.
İltihabı baskılayan ilaçlar arasında en sık kortizon türevlerine başvuruyorum. Bu ilaçları ağızdan verebildiğim gibi, doğrudan etkilenen bölgeye uygulanacak biçimde de kullanabiliyorum. Kortizon tedavisi yakın izlem gerektirir, çünkü uzun kullanımda ciddi yan etkiler ortaya çıkabilir. Bu nedenle dozu ve süreyi her kontrolde yeniden düzenliyorum.
Yanıt alınamayan kişilerde bağışıklık sistemini baskılayan başka ilaçlar gündeme gelir. Kolşisin ve basınçlı oksijen uygulaması da seçenekler arasında sayılır. Hangi seçeneğe geçeceğimi, önceki tedavinin verdiği yanıta bakarak belirliyorum. Cerrahi dışı yolları her zaman önce deniyorum.
Boşaltma kararını görüntüleme bulgularına göre veriyorum. Alınan örnek kültür incelemesine gönderilir. Bakteri eklendiğinde ilaç tedavisi buna göre düzenlenir. Bakteriyel iltihapta izlediğim yolu mastit tedavisi sayfasında ayrı ayrı yazdım. Geniş cerrahi girişimlerden mümkün olduğunca kaçınıyorum. Doku çıkarılması memede kalıcı şekil bozukluğu bırakabilir. Girişim kararını ancak diğer seçenekler yetersiz kaldığında gündeme getiriyorum. Kararı kişinin yaşı, gebelik planı ve beklentisiyle birlikte ele alıyorum. Süt salgısı yüksek bulunan kişilerde bu durum ayrıca düzenlenir. Şeker hastalığı bulunanlarda kan şekeri dengesi öncelik kazanır. Tütün kullanımının bırakılmasını her planın içine koyuyorum. Tedavi seçeneklerini kişiyle birlikte karşılaştırarak belirliyorum. Her seçeneğin olası sonuçlarını önceden anlatıyorum. Ortak verilen kararlara uyumun çok daha yüksek olduğunu görüyorum.
İzlem Sürecinde Nelere Dikkat Ediyorum?
İzlem sürecinde kitlenin boyutuna, deri bulgularına ve ağrının seyrine dikkat ediyorum. Kontrol aralıklarını atakların sıklığına göre belirliyorum. Her kontrolde ölçümleri kaydediyorum. Kayıtlı ölçümler tedavi yanıtını nesnel biçimde gösterir. Görüntüleme incelemesini belirli aralıklarla yineliyorum. Deri açıklıklarının durumunu ayrıca değerlendiriyorum. Yeni bir odak geliştiğinde incelemeyi baştan yapıyorum.
İlaç kullanan kişilerde yan etkileri düzenli olarak sorguluyorum. Kan incelemeleriyle tedavinin etkisini izliyorum. Şikâyetler gerilediğinde ilaç dozunu kademeli olarak azaltıyorum. Ani bırakma yeni bir alevlenmeye yol açabilir. Tedavi bittikten sonra da izlemi bir süre sürdürüyorum. Yineleyen tablolarda kontrol aralıklarını kısaltıyorum. Kişilerin kendi gözlemlerini not etmelerini istiyorum. Bu notlar kontrol görüşmesinde kararı kolaylaştırır. Beslenme ve uyku düzeninin korunmasını ayrıca öneriyorum. Sigaranın bırakılması iyileşmeyi belirgin biçimde destekler. Süreç boyunca sorulara açık kalmayı önemsiyorum. Bilgilendirilmiş bir kişi uzun izlem sürecine çok daha kolay uyum sağlar. İzlem bittiğinde bunu kişiye açıkça bildiriyorum. Sürecin kapandığını bilmek kişileri belirgin biçimde rahatlatır. Bundan sonrası için genel meme sağlığı önerilerini veriyorum. Düzenli muayenenin sürdürülmesini her zaman öneriyorum.
Tıbbi inceleme: Prof. Dr. Hakan Mersin · Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular
Granülomatöz mastit kanser midir?
Bu hastalık bulaşıcı mıdır?
Hastalık neden bana geldi, bir suçum var mı?
Kesin tanı için hangi inceleme gerekir?
Ameliyat olmadan iyileşmek mümkün müdür?
Tedavi ne kadar sürede tamamlanır?
Hastalık geçtikten sonra yineler mi?
Granülomatöz mastit varken gebe kalabilir miyim?
Hastalık sonrası emzirmek mümkün olur mu?
Memedeki ağrı neden bu kadar şiddetli oluyor?
Doğum kontrol ilaçları bu hastalıkla ilişkili midir?
Sigara kullanımı hastalığın seyrini etkiler mi?
Hastalık her iki memeyi birden tutar mı?
Memede kalan iz ve şekil bozukluğu düzelir mi?
Beslenme düzeni hastalığın gidişini değiştirir mi?
Granülomatöz mastitte ateş görülür mü?
Kortizon tedavisi neden yakın izlem gerektirir?
Kortizon türevleri bu hastalıkta sık kullandığım ilaç grubudur. Uzun süreli kullanımda kan şekeri, kan basıncı, kilo ve kemik sağlığı üzerinde etkiler ortaya çıkabilir. Bu nedenle tedavi boyunca düzenli kan incelemesi yapıyorum. Şikâyetler gerilediğinde dozu kademeli olarak azaltıyorum. Ani bırakmanın yeni bir alevlenmeye yol açabildiğini hastalarıma önceden anlatıyorum.
Kaynakça
Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.