Graves Hastalığı
Graves hastalığı nasıl gelişir, gözleri neden etkiler ve tanısı hangi basamaklardan geçer? Tümünü bir araya getirdim.
Graves hastalığı, bağışıklık sisteminin tiroid bezini sürekli uyarması sonucunda ortaya çıkan bir hormon fazlalığı tablosudur. Hastalık bezin tümünü ilgilendirdiği için boyunda yaygın bir dolgunluk yaratır. Aynı bağışıklık yanıtı göz çevresindeki dokularda da değişiklik başlatabilir. Hastalarım çoğunlukla çarpıntı, kilo kaybı ve gözlerdeki değişiklik nedeniyle başvurur. Bu sayfada hastalığın nasıl geliştiğini, hangi bulgularla tanındığını ve tedavi kararının nasıl verildiğini anlatıyorum.
Graves Hastalığı Nedir ve Neden Gelişir?
Graves hastalığı, tiroid bezinin bağışıklık kaynaklı bir uyarı nedeniyle aşırı hormon üretmesiyle tanımlanır. Bağışıklık sistemi normal koşullarda yalnızca dışarıdan gelen tehditleri hedef alır. Bu düzen bozulduğunda vücut kendi dokularına karşı yanıt üretmeye başlar. Tiroid bezinin yüzeyinde hormon üretimini başlatan almaçlar bulunur. Bağışıklık sistemi bu almaçlara bağlanan antikorlar üretir. Antikorlar doğal uyarının yerine geçer ve bezi sürekli çalıştırır. Kandaki hormon düzeyi yükselse bile bu uyarı kesilmez. Böylece geri bildirim düzeni tümüyle devre dışı kalır.
Bezin tamamı uyarıldığı için büyüme yaygın biçimde gerçekleşir. Hastalık her yaşta görülebilir, ancak genç ve orta yaş grubunda daha sık saptanır. Kadınlarda görülme sıklığı erkeklere göre belirgin biçimde yüksektir. Şikâyetler haftalar içinde yerleşir ve hızla belirginleşir. Bu hızlı başlangıç, nodül kaynaklı tablolardan ayrılmayı kolaylaştırır. Hastalığın seyri dalgalı olabilir ve kendiliğinden hafifleme dönemleri görülebilir. Bu dalgalanma tedavi kararını zorlaştırır. Bu nedenle tek bir tahlil sonucuna dayanarak yol çizmiyorum. Hastalarıma sürecin uzun bir izlem gerektirdiğini baştan anlatıyorum. Beklentilerin gerçekçi kurulması tedaviye uyumu artırır. Sürecin her basamağını birlikte planlamayı yeğliyorum. Şikâyetlerin başlangıç zamanını ve hızını ayrıntılı kayda geçiriyorum. Bu bilgi ileride tedavi yanıtını değerlendirmemi kolaylaştırır. Hastalığın yönetiminde hangi basamakların izlendiğini Graves hastalığı tedavisi sayfasında adım adım anlattım.
Bağışıklık Sistemi Tiroid Bezini Nasıl Uyarır?
Bağışıklık sistemi, tiroid bezini kendi ürettiği antikorlar aracılığıyla uyarır. Bu antikorlar bezin yüzeyindeki almaçlara bağlanır. Almaç normalde hipofiz bezinden gelen uyarıyı algılar. Antikor bağlandığında almaç sanki doğal uyarı gelmiş gibi tepki verir. Hücre içinde hormon yapım düzeneği harekete geçer. Üretim kesintisiz sürdüğü için kandaki hormon düzeyi yükselir. Hipofiz bu yükselmeyi algılar ve kendi uyarısını keser. Ancak antikor uyarısı sürdüğü için üretim durmaz.
Bu nedenle tahlilde hipofiz kaynaklı uyarı hormonu baskılanmış bulunur. Serbest hormon değerleri ise yüksek ölçülür. Kandaki uyarıcı antikorlar tanıda doğrudan yol gösterir. Aynı antikorların göz arkasındaki dokularda da benzer yapıları tanıdığı bilinir. Bu ortaklık göz bulgularının neden ortaya çıktığını açıklar. Bez dokusunda kan akımı belirgin biçimde artar. Artan kan akımı muayenede üfürüm biçiminde duyulabilir. Bezin kıvamı yumuşak ve düzgün kalır. Antikor düzeyinin tedavi sırasında düşmesi olumlu bir işaret sayılır. Bu değeri belirli aralıklarla yineleyerek izliyorum. Elde edilen eğilim tedavi süresini planlamamı kolaylaştırır. Antikor düzeyinin yüksek seyretmesi izlemi sıklaştırmamı gerektirir. Bu ölçümü tedavi kesilmeden önce mutlaka yineliyorum.
Hastalık Kimlerde Daha Sık Görülür?
Hastalık, kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür. Genç ve orta yaş grubundaki kadınlarda tanı oranı belirgin biçimde yüksektir. Ailesinde tiroid hastalığı bulunan kişilerde yatkınlık artar. Özellikle anne ya da kız kardeşte benzer öykü bulunması dikkat çeker. Bağışıklık sistemiyle ilgili başka hastalığı olanlarda risk yükselir. Şeker hastalığının bir biçimi bu grupta sık eşlik eder. Eklem romatizması, deri renk kaybı ve kansızlığın bazı türleri de birlikte görülebilir. Bu nedenle tanı sırasında ek hastalıkları da sorguluyorum.
Doğum sonrası ilk aylar özellikle duyarlı bir dönem oluşturur. Bu dönemde bağışıklık sistemi yeniden düzenlenme sürecinden geçer. Sigara kullanımı hem hastalığın ortaya çıkışını hem göz tutulumunu kolaylaştırır. Bazı ilaçlar bağışıklık yanıtını değiştirerek tabloyu açığa çıkarabilir. İyot yüklenmesi yatkın kişilerde süreci hızlandırabilir. Boyun bölgesine ışın tedavisi almış olanlarda izlem sürdürülür. Risk taşıyan kişilerde tahlilleri daha erken istiyorum. Aile öyküsünü ilk görüşmede ayrıntılı kayda geçiriyorum. Erken saptanan hastalarda süreci yönetmek belirgin biçimde kolaylaşır. Kontrol aralıklarını bu bilgilere göre düzenliyorum. Yatkınlığın hastalık anlamına gelmediğini de anlatıyorum. Yakınlarında şikâyet bulunan kişileri değerlendirmeye çağırıyorum. Erken dönemde saptanan tablolarda şikâyetler daha hafif seyreder.
Hangi Etkenler Hastalığı Tetikler?
Etkenlerin bir bölümü hastalığı yatkın kişilerde tetikler. Yoğun ve uzun süren ruhsal zorlanma bu etkenlerin başında gelir. Ağır enfeksiyonlar bağışıklık sistemini harekete geçirerek süreci başlatabilir. Doğum sonrası dönem en sık karşılaştığım tetikleyici olarak öne çıkar. Sigara kullanımı hem başlangıcı hem seyri olumsuz etkiler. İyot içeren ilaçlar ve görüntüleme maddeleri tabloyu açığa çıkarabilir. Bazı bağışıklık düzenleyici ilaçlar da benzer etki yaratır. Ağır bir yaralanma ya da büyük bir ameliyat süreci hızlandırabilir.
Uyku düzensizliği ve aşırı yorgunluk şikâyetleri belirginleştirir. Beslenme düzenindeki ani değişiklikler tabloyu ağırlaştırabilir. Bu etkenlerin hiçbiri tek başına hastalığı yaratmaz. Altta yatan genetik yatkınlık her zaman gereklidir. Aynı zorlanmayı yaşayan herkes hastalanmaz. Bu nedenle suçluluk duygusu taşıyan hastalarımı rahatlatıyorum. Tetikleyicileri saptamak yine de izlem açısından değerlidir. Sigaranın bırakılmasını her hastamda ısrarla öneriyorum. Uyku ve çalışma düzeninin korunmasını ayrıca anlatıyorum. İyot içeren destek ürünlerinden uzak durulmasını istiyorum. Yeni bir ilaç başlanmadan önce bilgilendirilmeyi bekliyorum. Tetikleyicilerin tümünden kaçınmanın mümkün olmadığını da biliyorum. Bu nedenle izlemi tetikleyici beklemeden sürdürüyorum.
Boyundaki Büyüme Nasıl Bir Görünüm Alır?
Boyundaki büyüme, bezin tamamının eşit biçimde genişlemesiyle düzgün bir görünüm alır. Bu yaygın büyüme nodüllü bezlerdeki düzensiz görünümden ayrılır. Ele gelen kıvam yumuşak ve esnek bulunur. Yüzey pürüzsüz olduğu için parmakla ayrı ayrı yapı ayırt edilmez. Bez yutkunma sırasında yukarı doğru hareket eder. Bu hareket boyundaki başka şişliklerden ayırmayı kolaylaştırır. Büyüme çoğu hastada ağrısız seyreder. Boyunda dolgunluk duygusu ve gömlek yakasının dar gelmesi fark edilir.
Bezin üzerine elle bastırıldığında zonklayan bir titreşim duyulabilir. Dinlemekle kan akımına bağlı bir üfürüm işitilebilir. Bu bulgu artan kanlanmanın doğrudan göstergesidir. Büyümenin derecesi hastalığın ağırlığıyla her zaman koşut ilerlemez. Bazı hastalarda bez neredeyse normal boyutta kalır. İleri boyutlara ulaşan bezlerde soluk borusuna baskı gelişebilir. Yutma güçlüğü ve sırtüstü yatarken nefes darlığı bu baskının işaretidir. Ses kalitesindeki değişiklik ayrıca değerlendirilir. Boyun ölçümünü her kontrolde yineliyorum. Büyümenin seyrini ultrasonografi ile karşılaştırmalı izliyorum. Baskı bulgusu ortaya çıktığında tedavi yönünü yeniden tartıyorum. Bezin büyüklüğünü hastanın kendi gözlemiyle de karşılaştırıyorum. Gömlek yakasındaki değişimi sormayı hiçbir kontrolde atlamıyorum.
Gözlerdeki Değişiklikler Nasıl Gelişir?
Gözlerdeki değişiklikler, bağışıklık yanıtının göz çevresindeki dokulara yönelmesiyle gelişir. Göz küresinin arkasındaki kas ve yağ dokusunda su tutulumu artar. Artan hacim göz küresini öne doğru iter. Göz kapaklarında geri çekilme nedeniyle bakış keskinleşir. Gözlerde kuruluk, batma ve yabancı cisim duygusu yaşanır. Işığa karşı duyarlılık artar ve sulanma görülür. Sabahları kapaklarda şişlik belirgin bulunur. Göz kaslarının şişmesi çift görmeye yol açabilir.
Şikâyetler iki gözde eşit ağırlıkta olmayabilir. Bulgular hormon düzeyiyle koşut ilerlemez ve ayrı bir seyir izler. Hormon dengesi sağlandığı hâlde göz şikâyetleri sürebilir. Sigara kullanımı bu tabloyu belirgin biçimde ağırlaştırır. Görme keskinliğinde azalma acil değerlendirme gerektirir. Renk ayrımında bozulma da uyarıcı bir bulgu sayılır. Yapay gözyaşı damlaları kuruluk şikâyetini hafifletir. Başı yüksekte tutarak uyumak sabah şişkinliğini azaltır. Koyu camlı gözlük ışık duyarlılığını giderir. Göz bulgusu olan her hastamı göz hekimine yönlendiriyorum. Tedavi seçimini göz tablosunun ağırlığına göre yeniden tartıyorum. İzlemi göz hekimiyle birlikte sürdürüyorum. Görme alanındaki daralmayı her görüşmede sorguluyorum. Şikâyetlerin iki göz arasındaki farkını da not ediyorum.
Ciltte Hangi Değişiklikler Görülür?
Ciltte görülen değişiklikler, hem hormon fazlalığına hem bağışıklık yanıtına bağlı olarak ortaya çıkar. Deri ince, nemli ve sıcak bir görünüm alır. Avuç içlerinde belirgin bir nemlenme dikkat çeker. Yüzde kızarıklık ve ısı artışı hissedilir. Saç telleri incelir ve dökülme hızlanır. Tırnaklar yumuşar, kolay kırılır ve yatağından ayrılabilir. Kaşıntı yakınması bazı hastalarda öne çıkar. Ter bezlerinin çalışması artar ve giysiler çabuk ıslanır.
Bacakların ön alt bölümünde kalınlaşmış deri alanları görülebilir. Bu alanlar portakal kabuğunu andıran bir yüzey yapısı taşır. Renk açık kahverengiden kırmızıya kadar değişebilir. Bölge çoğunlukla ağrısız kalır ve kaşıntı yaratmayabilir. Aynı bağışıklık sürecinin deri yansıması olarak değerlendirilir. Parmak uçlarında ve tırnak yataklarında şekil değişiklikleri seyrek görülür. Bu bulgular hastalığın tanısını destekler. Deri bulguları çoğu hastada hormon dengesiyle birlikte geriler. Kalınlaşmış alanların düzelmesi ise daha uzun sürer. Nemlendirici kullanımını bu hastalarıma öneriyorum. Belirgin bulgularda deri hekiminden görüş alıyorum. Deri değişikliklerinin hastalığın bir parçası olduğunu hastalarıma anlatıyorum. Bu bilgi gereksiz tedavi arayışlarının önüne geçer.
Tanı Hangi Basamaklardan Geçer?
Tanı, birbirini tamamlayan birkaç basamaktan geçer. İlk basamakta ayrıntılı bir öykü alınır. Şikâyetlerin ne zaman başladığı ve hangi sırayla eklendiği sorgulanır. Aile öyküsü, kullanılan ilaçlar ve sigara alışkanlığı kayda geçirilir. İkinci basamakta boyun muayenesi yapılır. Bezin boyutu, kıvamı ve yüzey yapısı değerlendirilir. Nabız sayılır ve ellerdeki titreme sınanır. Göz kapaklarının konumu ve göz hareketleri incelenir.
Üçüncü basamakta kan tahlilleri istenir. Hormon değerleri tablonun yönünü ve ağırlığını gösterir. Dördüncü basamakta bağışıklık kaynaklı süreci doğrulayan antikor incelemesi yapılır. Beşinci basamakta bezin yapısı görüntülemeyle değerlendirilir. Gerekli görülen hastalarda sintigrafi eklenir. Kalp değerlendirmesi ve kemik ölçümü ek basamaklar olarak planlanır. Göz bulgusu bulunanlarda göz hekimi görüşü istenir. Basamakların tümü her hastada gerekmeyebilir. Hangi basamağın ekleneceğine bulgulara bakarak karar veriyorum. Sonuçları hastamla birlikte satır satır okuyorum. Tanının nasıl kurulduğunu anlatmak izleme uyumu artırır. Basamakların sırasını hastamın durumuna göre değiştirebiliyorum. Acil bulgu bulunan hastalarda değerlendirmeyi hızlandırıyorum.
Kan Tahlilleri Hastalığı Nasıl Doğrular?
Kan tahlilleri, hastalığı iki aşamalı bir değerlendirmeyle doğrular. İlk aşamada hipofizden salgılanan uyarı hormonunun düzeyine bakılır. Bu değerin baskılanmış bulunması hormon fazlalığını gösterir. İkinci aşamada serbest hormon değerleri ölçülür. Bu değerlerin yüksek çıkması tabloyu kesinleştirir. Bazı hastalarda yalnızca bir hormonun yükseldiği görülür. Bu durum hastalığın erken evresinde karşımıza çıkabilir. Değerlerin birlikte yorumlanması ağırlık derecesini ortaya koyar.
Üçüncü aşamada bağışıklık kaynaklı süreci gösteren antikorlar araştırılır. Almaca karşı gelişen antikorların yüksek bulunması tanıyı doğrular. Bu inceleme hastalığı nodül kaynaklı tablolardan ayırır. Antikor düzeyi tedavi süresinin planlanmasında da yol gösterir. Bez dokusuna karşı gelişen diğer antikorlar da ölçülebilir. Bu değerlerin anlamını tiroid antikorlarının anlamı sayfasında ayrıntılı açıkladım. Tahlillerin aynı laboratuvarda yinelenmesi karşılaştırmayı kolaylaştırır. Gebelik ve ağır hastalık sonuçları değiştirebilir. Bu nedenle tetkik zamanlamasına özellikle dikkat ediyorum. Şikâyetlerle sonuçların uyuşmadığı durumlarda tahlili yineliyorum. Değerlendirmeyi hiçbir zaman tek bir sayıya indirgemiyorum. Önceki tahlilleri yanınızda getirmenizi ayrıca istiyorum. Değerlerin zaman içindeki eğilimi tek bir ölçümden çok bilgi verir.
Görüntüleme Tetkikleri Hangi Bilgiyi Verir?
Görüntüleme tetkikleri, bezin yapısı ve çalışma biçimi hakkında tamamlayıcı bilgi verir. Boyun ultrasonografisi ilk seçilen incelemedir. Bu incelemede bezin boyutu ve iç yapısı değerlendirilir. Doku genellikle yaygın biçimde büyümüş ve koyu görünümlü bulunur. Kan akımının belirgin biçimde arttığı izlenir. Artmış kanlanma bağışıklık kaynaklı süreci destekler. Nodül bulunup bulunmadığı da aynı incelemede saptanır. Saptanan nodüller ayrıca değerlendirilir.
Sintigrafi incelemesi bezin hangi bölümünün çalıştığını haritalandırır. Bu hastalıkta tutulum bezin tamamına eşit biçimde dağılır. Nodül kaynaklı tablolarda ise tutulum tek bir odakta toplanır. İltihabi tablolarda tutulum belirgin biçimde azalmış bulunur. Bu ayrım tedavi yönünü doğrudan değiştirir. Gebelik döneminde sintigrafi tercih edilmez. Boyunda baskı bulgusu olan hastalarda ek görüntüleme istenebilir. Soluk borusunun konumu bu incelemede değerlendirilir. Göz tutulumu belirgin hastalarda göz arkası görüntülemesi planlanır. Görüntüleme sonuçlarını muayene bulgularıyla birlikte yorumluyorum. Tek başına bir görüntü tanı koydurmaz. İncelemelerin aynı merkezde yinelenmesi karşılaştırmayı kolaylaştırır. Ölçümleri önceki kayıtlarla yan yana değerlendiriyorum.
Tedavi Seçenekleri Nasıl Değerlendirilir?
Tedavi seçenekleri, hastalığın ağırlığına, göz tutulumuna ve hastanın yaşam planına göre değerlendirilir. Hormon üretimini baskılayan ilaçlar çoğu hastada ilk basamağı oluşturur. Bu ilaçlar üretimi yavaşlatır ve şikâyetleri kısa sürede geriletir. Çarpıntı ve titremeyi azaltan destek ilaçları plana eklenebilir. İlaç tedavisi belirli bir süre sürdürülür ve sonra kesilerek yanıt sınanır. Şikâyetlerin geri dönmesi durumunda kalıcı seçenekler gündeme gelir. Radyoaktif iyot uygulaması ikinci seçenek olarak değerlendirilir. Bu yöntem fazla çalışan doku miktarını zamanla azaltır. Uygulamanın hazırlığını ve sonrasındaki izlemi radyoaktif iyot tedavisi sayfasında ayrıntılı yazdım.
Göz tutulumu belirgin olan hastalarda bu seçenek yeniden tartılır. Gebelik ve emzirme dönemlerinde radyoaktif uygulama uygun görülmez. Cerrahi, ilaca yanıt alınamayan ve bezi büyümüş hastalarda öne çıkar. Soluk borusuna baskı gelişen hastalarda karar bu yöne kayar. Nodülde kötü huylu hücre kuşkusu bulunması da cerrahiyi gündeme getirir. Yakın dönemde gebelik planlayan hastalarda kalıcı çözüm yeğlenebilir. Uygulanan ameliyat türlerini tiroid ameliyatı çeşitleri sayfasında ayrı ayrı anlattım. Kararı hastanın yaşı, beklentileri ve eşlik eden hastalıkları belirler. Seçenekleri tek tek anlatarak ortak karar veriyorum. Her seçeneğin izlem yükünü önceden aktarıyorum. Kararın hastaya ait olduğunu her görüşmede vurguluyorum. Seçeneklerin beklenen sonucunu önceden yazılı olarak paylaşıyorum. Karar için hastama düşünme süresi tanıyorum.
Hastalık Yaşam Düzenini Nasıl Etkiler?
Hastalık, yaşam düzenini hem bedensel hem ruhsal yönden etkiler. Çarpıntı ve çabuk yorulma günlük etkinlikleri kısıtlar. Uyku düzeninin bozulması gün içindeki verimi düşürür. Huzursuzluk ve çabuk sinirlenme aile ilişkilerini zorlar. Dikkat dağınıklığı iş ve okul başarısını etkiler. Sıcak ortamlara dayanıksızlık giyim ve çalışma düzenini değiştirir. Göz şikâyetleri ekran başında çalışmayı güçleştirir. Görünümdeki değişiklik bazı hastalarda kaygı yaratır.
Bu zorlukların çoğu hormon dengesi sağlandıkça geriler. Tedavi sürecinde ağır ve yarışmalı sporlardan uzak durulmalıdır. Yürüyüş gibi ılımlı etkinlikler çoğu hastada sürdürülebilir. Kafein tüketiminin azaltılması çarpıntıyı hafifletir. Sigaranın bırakılması göz bulguları açısından belirleyicidir. İyot içeren destek ürünlerinden kaçınılması gerekir. Uzun süren hormon fazlalığının yansımalarını uzun süren hormon fazlalığının yansımaları sayfasında derledim. Ailenin sürece katılması uyumu belirgin biçimde artırır. Şikâyetlerin hastalığa bağlı olduğunu bilmek hastaları rahatlatır. Çalışma düzenini geçici olarak hafifletmeyi öneriyorum. İzlem planını her hastam için ayrı yazıyorum. Günlük düzendeki değişimi her kontrolde sorguluyorum. Yaşam düzeninin toparlanması tedavi başarısının en açık göstergesidir.
Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular