Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Tiroid Hastalıkları ve Cerrahisi

Guatr

Guatr nedir, belirtileri nelerdir? Boyundaki şişliği, bası bulgularını ve hormon değişimlerini tek tek anlattım.

Guatr belirtileri, tiroid bezinin ne kadar büyüdüğüne ve nasıl çalıştığına göre değişir. Guatr, bezin normalden büyük olmasını anlatan bir bulgudur. Hastalarımın bir bölümü hiçbir yakınma yaşamadan tanı alır. Bir bölümü ise boyunda baskı, yutma güçlüğü ya da çarpıntı ile başvurur. Bu sayfada bezin nasıl büyüdüğünü, hangi bulguları verdiğini ve ne zaman başvurmak gerektiğini anlatıyorum.

Guatr Nedir ve Nasıl Gelişir?

Guatr, tiroid bezinin büyümesiyle gelişen bir tablodur. Büyüme, bezin daha çok çalışmak zorunda kalmasıyla başlar. Beyindeki denetim merkezi bezi sürekli uyarır. Uyarı altında kalan hücreler hem sayıca hem hacimce artar. Bu artış önce ultrasonografide fark edilir. İlerleyen dönemde boyunda gözle görülür bir dolgunluk belirir. Büyüme bezin tümünde eşit olarak gelişebilir. Bazı kişilerde ise sınırlı odaklar halinde ilerler. Odaklı büyüme ileri yaşta daha sık karşımıza çıkar. Büyümenin hızı kişiden kişiye belirgin biçimde değişir. Kimi hastada yıllar içinde çok az değişiklik olur.

Kimi hastada ise birkaç ayda belirgin bir artış görülür. Bezin çalışma düzeni her zaman büyümeyle birlikte bozulmaz. Çok büyümüş bir bez normal hormon üretebilir. Normal boyuttaki bir bez ise dengesiz çalışabilir. Bu nedenle boyut ile işlev ayrı ayrı değerlendirilir. Tiroid bezinin görevlerini tiroid bezi nedir, ne işe yarar sayfasında anlattım. Büyümenin nasıl geliştiğini hastalarıma sade bir dille açıklıyorum. Süreci anlayan hasta izlem planına çok daha kolay uyar. Bu nedenle ilk görüşmeye ayırdığım süreyi uzun tutuyorum. Anlaşılan bir açıklama, gereksiz kaygının da önüne geçer. Halk arasında bu sözcük yalnız boyundaki şişlik için kullanılır. Oysa terim, bezin her tür büyümesini kapsayan geniş bir başlıktır. Bu ayrımı ilk görüşmede netleştirmeyi yararlı buluyorum.

Tiroid Bezi Ne İş Görür?

Tiroid bezi, vücudun çalışma hızını düzenleyen hormonları üretir. Bez boynun ön bölümünde, soluk borusunun önünde yer alır. Kelebek biçimindeki yapısı iki loptan oluşur. İki lobu ortada ince bir köprü birleştirir. Ürettiği hormonlar kan yoluyla tüm dokulara ulaşır. Bu hormonlar hücrelerin enerji kullanımını belirler. Kalp atım hızı doğrudan bu düzenden etkilenir. Vücut ısısının korunması da aynı hormonlara bağlıdır. Bağırsak hareketleri bu hormonlarla hızlanır ya da yavaşlar. Büyüme ve gelişme çağında bezin rolü daha da öne çıkar. Beyin gelişimi bebeklik döneminde bu hormonlara gereksinim duyar.

Bez, çalışmak için dışarıdan iyot almak zorundadır. İyot besinlerle ve iyotlu tuzla alınır. Üretimi beyindeki bir merkez denetler. Bu merkez kandaki hormon düzeyini sürekli ölçer. Düzey düşerse uyarı artar, yükselirse uyarı azalır. Bu geri bildirim düzeni dengeyi korur. Denge bozulduğunda bez büyümeye başlar. Guatrın temelinde işte bu bozulan denge yatar. Bu ilişkiyi hastalarıma basit bir örnekle anlatıyorum. Anlaşılan bir düzenek, tedaviye uyumu güçlendirir. Bezin arkasından ses tellerini yöneten sinirler geçer. Hemen yanında kalsiyum dengesini düzenleyen küçük bezler bulunur. Bu komşuluklar, bezle ilgili her kararı daha özenli hale getirir.

Guatr Belirtileri Nelerdir?

Guatr belirtileri, bezin büyüklüğüne ve hormon düzenine göre ortaya çıkar. Hastaların büyük bölümü uzun süre hiçbir yakınma yaşamaz. Bu kişilerde tanı başka bir nedenle yapılan incelemede konulur. Bez büyüdükçe ilk olarak boyunda dolgunluk fark edilir. Gömlek yakasının sıkması sık dile getirilen bir değişikliktir. Kolye ve fular takarken hissedilen baskı da eklenir. Yutkunurken takılma duygusu bir başka erken bulgudur. Boğazda düğüm hissi hastaları sıkça rahatsız eder. Kuru öksürük nöbetleri özellikle gece belirginleşir. Yatar durumda artan tıkanıklık duygusu dikkat çeker. Hormon üretimi bozulduğunda tabloya yeni bulgular katılır.

Üretim artmışsa çarpıntı ve terleme öne çıkar. Üretim azalmışsa halsizlik ve üşüme görülür. Bu iki grup birbirinin tam tersi bir tablo yaratır. Belirtilerin hiçbiri yalnız bez büyümesine özgü değildir. Aynı yakınmalar başka hastalıklarda da görülür. Bu nedenle bulguları muayene ve tahlille birlikte değerlendiriyorum. Hastanın yakınmalarını kendi sözcükleriyle anlatmasını istiyorum. Ayrıntılı bir öykü çoğu zaman yönü baştan belirler. Yakınmaların ne zaman başladığı da önemli bir bilgidir. Hızlı yerleşen bulgular daha yakından değerlendirilir. Hastalarımdan yakınmalarını kısa bir not halinde yazmalarını istiyorum. Yazılı bir liste, görüşmede hiçbir ayrıntının atlanmamasını sağlar. Yakınların gözlemleri de bu listeye katılır.

Boyunda Şişlik Nasıl Fark Edilir?

Boyunda şişlik, çoğu zaman aynada bakarken ya da bir yakının uyarısıyla fark edilir. Tiroid kaynaklı büyüme boynun ön orta bölümünde yer alır. Yutkunma sırasında yukarı aşağı hareket eder. Bu hareket, bezin soluk borusuna bağlı olmasından kaynaklanır. Lenf bezleri ise yutkunmayla birlikte yer değiştirmez. Bu basit ayrımı hastalarıma muayenede gösteriyorum. Büyüme tek taraflı ya da iki taraflı olabilir. Yüzeyi düzgün büyümeler yaygın biçimi düşündürür. Yüzeyi pürtüklü olanlar ise odaklı biçimi akla getirir. Elle yapılan muayene kıvamı da değerlendirir. Yumuşak kıvam çoğu zaman iyi huylu tabloyu düşündürür.

Sert ve hareketsiz kıvam daha dikkatli ele alınır. Kısa sürede büyüyen bir kitle erken başvuru gerektirir. Ağrılı büyüme iltihabi bir süreci akla getirir. Boyunda ele gelen her kitle tiroid kaynaklı değildir. Tükürük bezleri ve deri altı oluşumları da benzer görünüm verir. Bu ayrımı boyunda şişlik her zaman guatr mıdır sayfasında ayrıntılı açıkladım. Kesin ayrım ultrasonografi ile yapılır. İnceleme ağrısız ilerler ve ışınım içermez. Bu nedenle kuşku duyan kişilere incelemeyi öneriyorum. Erken yapılan değerlendirme gereksiz kaygıyı da ortadan kaldırır. Eski fotoğraflarla karşılaştırma yapmak da yol gösterici olur. Boyun çevresindeki değişim bu yolla daha kolay fark edilir. Ölçümleri her kontrolde yazılı olarak kaydediyorum.

Bası Belirtileri Nelerdir?

Bası belirtileri, büyüyen bezin komşu yapıları sıkıştırmasıyla ortaya çıkar. Boyun bölgesi dar ve yoğun bir alandır. Bu alanda soluk borusu, yemek borusu, damarlar ve sinirler yan yana bulunur. Bez büyüdükçe bu yapılara yer kalmaz. Soluk borusuna bası ilk olarak öksürükle kendini gösterir. Merdiven çıkarken artan nefes darlığı eklenir. Yatar durumda yakınma belirginleşir. Bazı hastalar yüksek yastıkla uyumak zorunda kalır. Yemek borusuna bası yutma güçlüğü yaratır. Katı gıdalar önce, sıvılar daha sonra zorlanır. Damarlara bası boyunda dolgunluk duygusu doğurur.

Kollar yukarı kaldırıldığında yüzde kızarma görülebilir. Bu bulgu göğüs boşluğuna uzanan bezlerde daha sık ortaya çıkar. Ses tellerini yöneten sinire bası ses değişikliği yapar. Ses kalınlaşır ya da çabuk yorulur. Bu bulgular genellikle yavaş yerleşir. Hastalar bu yavaşlık nedeniyle duruma alışır. Bu nedenle yakınmayı hafife alma eğilimi doğar. Muayenede bu bulguları tek tek sorguluyorum. Sorulmadıkça dile getirilmeyen yakınmalar oldukça fazladır. Bası bulguları saptandığında değerlendirmeyi hızlandırıyorum. Bu bulguların yerleştiği kişilerde guatr ameliyatı gündeme gelir. Bu yakınmalar gece uykusunu bölen bir düzeye ulaşabilir. Horlamada belirgin artış da aynı tabloya işaret eder. Böyle durumlarda soluk yolunun durumunu ayrıca inceletiyorum.

Hormon Fazlalığı Hangi Bulguları Verir?

Hormon fazlalığı, vücudun tüm dizgelerini hızlandıran bulgular verir. En sık dile getirilen yakınma çarpıntıdır. Kalp atımı dinlenirken bile hızlı seyreder. Ritim düzensizliği özellikle ileri yaşta öne çıkar. Ellerde ince bir titreme belirir. Hastalar bardak tutarken bu titremeyi fark eder. Aşırı terleme ve sıcağa dayanamama eklenir. İnce giysilerle bile rahat edilemez. İştah artmasına karşın kilo kaybı yaşanır. Bu çelişki hastaları en çok şaşırtan bulgudur. Uykuya dalmakta zorlanma sık görülür.

Sinirlilik ve çabuk öfkelenme günlük yaşamı zorlaştırır. Bağırsak hareketleri hızlanır. Kadınlarda adet düzeni bozulabilir. Kaslarda güçsüzlük, özellikle uyluk bölgesinde hissedilir. Gözlerde öne doğru belirginleşme bazı hastalarda eklenir. Yaşlı hastalarda tablo çok daha sessiz seyreder. Bu grupta tek bulgu kalp ritminde bozulma olabilir. Bulguların kaynağını kan tahlili netleştirir. Hormon dengesi yeniden kurulduğunda bu bulgular belirgin biçimde geriler. Tahlil sonucunu muayene bulgusuyla birlikte okuyorum. Tedavi seçimini bu bütün üzerinden yapıyorum. Bu bulguları yaşayan hastalar çoğu zaman kaygı bozukluğu tanısı almış olur. Oysa kaynağı basit bir kan tahliliyle ortaya koymak mümkündür. Bu nedenle uzun süren çarpıntıda tahlili ihmal etmiyorum.

Hormon Eksikliği Nasıl Belli Olur?

Hormon eksikliği, vücudun çalışma hızını düşüren bulgularla belli olur. En sık yakınma sürekli bir yorgunluk duygusudur. Hastalar sabah kalktıklarında bile dinlenmemiş hisseder. Üşüme, çevredekilere göre daha erken başlar. Kilo alımı beslenme değişmese bile görülür. Ciltte kuruluk ve kabalaşma belirir. Saçlar incelir ve dökülme artar. Kaşların dış üçte biri seyrekleşir. Kabızlık sık dile getirilen bir başka yakınmadır. Ses kalınlaşabilir ve konuşma yavaşlar. Bellekte zayıflama ve dikkat dağınıklığı eklenir.

Çökkün duygudurum bazı hastalarda öne çıkar. Kadınlarda adet kanamaları yoğunlaşabilir. Gebe kalmakta güçlük de bu tabloya eşlik eder. Ellerde ve yüzde şişkinlik görülebilir. Kalp atımı yavaşlar ve tansiyon değişebilir. Bulgular yavaş yerleştiği için çoğu zaman gözden kaçar. Hastalar bu değişimi yaşlanmaya bağlar. Kan tahlili tabloyu kısa sürede aydınlatır. Eksiklik saptandığında dışarıdan hormon desteği verilir. Doz ayarını tahlil sonuçlarına göre düzenliyorum. İlaçla yürütülen bu düzenlemeyi tiroid ilaç tedavisi sayfasında ayrıntılı anlattım. Destek tedavisine başlanınca bulgular birkaç hafta içinde gerilemeye başlar. Tam düzelme için biraz daha uzun bir süre gerekir. Bu bekleyişi hastalarıma önceden anlatıyorum.

Guatr Kimlerde Daha Sık Görülür?

Guatr, kadınlarda erkeklere göre daha sık görülür. Hormon dalgalanmaları bu farkı büyük ölçüde açıklar. Ailesinde benzer tablo bulunan kişilerde sıklık yükselir. Kalıtsal yatkınlık bezin uyarıya verdiği yanıtı değiştirir. İyot alımının yetersiz kaldığı bölgelerde yaşayanlar risk taşır. Denizden uzak iç bölgeler bu açıdan öne çıkar. Gebelik döneminde hormon gereksinimi belirgin biçimde artar. Bu dönemde bez geçici olarak büyüyebilir. Ergenlik çağı da benzer bir yük dönemidir. Menopoz döneminde tablo yeniden değişebilir. Sigara kullanımı bezi olumsuz etkileyen etkenler arasında sayılır.

Boyun bölgesine ışın tedavisi almış kişilerde risk artar. Bazı ilaçlar bezin çalışmasını doğrudan etkiler. Bağışıklık hastalığı bulunanlarda sıklık daha yüksek seyreder. Şeker hastalığı ve bağ dokusu hastalıkları bu grupta yer alır. Risk taşıyan kişilerde kontrolleri erken başlatmayı öneriyorum. Erken saptanan tablo çok daha kolay yönetilir. Risk taşımayan kişilerde de bez büyüyebilir. Bu nedenle hiçbir yakınmayı baştan dışlamıyorum. Aile öyküsünü her görüşmede ayrıntılı sorguluyorum. Öyküdeki küçük ayrıntılar çoğu zaman yol gösterir. Meslek gereği boyun bölgesini zorlayan kişilerde yakınmalar erken belirir. Sesini yoğun kullananlarda da değişiklikler daha çabuk fark edilir. Bu ayrıntıları öykü alırken ayrıca soruyorum.

Guatr Hangi Yaşlarda Ortaya Çıkar?

Guatr, çocukluktan ileri yaşlara kadar her dönemde ortaya çıkabilir. Buna karşılık türleri yaş gruplarına göre değişir. Çocukluk ve ergenlik döneminde yaygın büyüme öne çıkar. Bu yaşlarda iyot eksikliği en sık neden olarak görülür. Bağışıklık kaynaklı hastalıklar da bu dönemde başlayabilir. Genç kadınlarda gebelik dönemleri tabloyu belirginleştirir. Orta yaşta odaklı büyüme sıklaşır. İleri yaşta çok odaklı biçim ön plana geçer. Bu grupta odakların bir bölümü kendi başına hormon üretir. Zehirli biçim bu nedenle yaşla birlikte artar. Yaşlı hastalarda bulgular çok daha sessiz seyreder.

Tek bulgu kalp ritminde bozulma olabilir. Çocuklarda ise büyüme ve okul başarısı etkilenebilir. Bu yaş grubunda değerlendirmeyi çocuk uzmanıyla birlikte yürütüyorum. Yaş, kötü huylu hücre olasılığını da etkiler. Çok genç ve çok ileri yaşta dikkat düzeyini yükseltiyorum. Erkeklerde saptanan odaklar ayrıca özenli değerlendirilir. Her yaş grubunun kendine özgü bir yaklaşımı vardır. İzlem aralıklarını da bu farka göre düzenliyorum. Tek bir takvimi herkese uygulamıyorum. Kişiye özel plan, gereksiz girişimleri belirgin biçimde azaltır. Ergenlik döneminde saptanan büyümelerin bir bölümü kendiliğinden geriler. Bu nedenle bu yaş grubunda acele karar vermiyorum. İzlemi büyüme çağı bitene kadar sürdürüyorum.

Guatr Nasıl Saptanır?

Guatr, muayene ve görüntüleme birlikte kullanılarak saptanır. İlk basamak elle yapılan boyun muayenesidir. Hasta oturur durumda ve boynu hafif geriye alınmış olarak incelenir. Yutkunma sırasında bezin hareketi izlenir. Büyüklük, kıvam ve yüzey düzeni kayda geçirilir. Boyundaki lenf bezleri de aynı sırada değerlendirilir. Muayene sonrasında kan tahlili istenir. Tahlil bezin çalışma düzenini ortaya koyar. Uyarıcı hormon ölçümü ilk basamakta yer alır. Gerektiğinde serbest hormon düzeyleri de eklenir. Bağışıklık kaynaklı hastalık kuşkusunda antikor ölçümü yapılır.

Ultrasonografi bezin yapısını ayrıntılı gösterir. Odakların sayısı, boyutu ve görünümü bu yolla belirlenir. İnceleme ağrısız ilerler ve ışınım içermez. Uyarıcı hormon düşükse sintigrafi gündeme gelir. Kuşkulu odaklardan iğneyle örnek alınır. Göğüs boşluğuna uzanma kuşkusunda kesitli görüntüleme eklenir. Basamakları sırayla izlemeyi ilke olarak benimsiyorum. Atlanan bir basamak yanlış karara götürür. Sonuçları tek bir görüşmede bir araya getiriyorum. Bütünü gören bir değerlendirme daha sağlam bir plan doğurur. Ölçüm sonuçlarının aynı merkezde yinelenmesi karşılaştırmayı kolaylaştırır. Farklı cihazlarla yapılan ölçümler arasında küçük ayrımlar oluşabilir. Bu ayrıntıyı rapor okurken göz önünde tutuyorum.

Hangi Belirtiler Erken Başvuru Gerektirir?

Erken başvuru gerektiren belirtiler, bası bulguları ve hızlı büyüme çevresinde toplanır. Kısa sürede büyüyen bir kitle ilk sırada yer alır. Sertleşen ve elle oynatılamayan bir doku dikkat çeker. Uzun süren ses kısıklığı vakit geçirmeden değerlendirilmelidir. Yutma güçlüğünün ilerlemesi de erken başvuru nedenidir. Nefes darlığının günlük yaşamı kısıtlaması aynı kümede yer alır. Yatarken soluk almakta zorlanma özellikle önemlidir. Boyunda ele gelen ek büyümeler ayrıca değerlendirilir. Ağrı ile birlikte hızla büyüyen bez iltihabi süreci düşündürür. Çarpıntının uzun sürmesi kalp yönünden yük yaratır. Açıklanamayan kilo kaybı da geciktirilmemelidir.

Aşırı halsizlik ve uyku hali aynı biçimde değerlendirilir. Ailesinde tiroid kanseri bulunanlarda eşik daha düşük tutulur. Boyun bölgesine ışın tedavisi almış kişilerde de aynı yaklaşım geçerlidir. Çocukluk çağında saptanan odaklar özenle ele alınır. Erkeklerde saptanan odaklar da daha dikkatli incelenir. Bu bulguların hiçbiri kesin bir sonuç anlamına gelmez. Yine de değerlendirmeyi hızlandıran uyarılar olarak kabul edilir. Hastalarıma bu listeyi yazılı olarak veriyorum. Neyi izlemesi gerektiğini bilen hasta zamanında başvurur. Zamanında yapılan başvuru süreci belirgin biçimde kolaylaştırır. Beklemeyi seçen hastalarda kontrol tarihini birlikte belirliyorum. Belirsiz bir erteleme yerine somut bir gün yazmayı yeğliyorum. Takvime işlenen bir tarih unutulmayı belirgin biçimde azaltır.

Guatr Türleri Nelerdir?

Guatr türleri, bezin büyüme biçimine ve çalışma düzenine göre ayrılır. Büyüme bezin tümünü kapsıyorsa yaygın biçimden söz edilir. Büyüme odaklar halindeyse nodüllü biçim söz konusu olur. Tek bir odak varsa tekli, çok sayıda odak varsa çoklu tanımı kullanılır. Çalışma düzenine göre de ayrı bir sınıflama yapılır. Hormon üretimi normalse bu tablo sessiz biçim olarak adlandırılır. Üretim artmışsa zehirli biçimden söz edilir. Üretim azalmışsa tabloya hormon eksikliği eşlik eder.

Bezin göğüs boşluğuna uzanması ayrı bir başlık oluşturur. Bu biçim iç guatr olarak adlandırılır. Her türün izlem ve tedavi yolu birbirinden ayrılır. Bu nedenle sınıflamayı baştan netleştirmeyi önemsiyorum. Sınıflama, ultrasonografi ve kan tahlili ile birlikte yapılır. Alt türlerin her birini ayrı sayfalarda ele aldım. Burada yalnız genel çerçeveyi çiziyorum. Bir hastada birden çok tür aynı anda bulunabilir. Bu nedenle sınıflamayı katı bir kalıp olarak görmüyorum.

Guatr Tedavi Edilmezse Ne Olur?

Guatr tedavi edilmediğinde sonuç, tablonun türüne göre değişir. Küçük ve sessiz seyreden büyümeler yıllarca sorun yaratmayabilir. Bu hastalarda zaten izlem dışında bir girişim gerekmez. Buna karşılık büyüme sürerse bası bulguları yerleşir. Soluk borusundaki daralma zamanla kalıcı hale gelebilir. Yutma güçlüğü beslenmeyi olumsuz etkiler. Ses değişikliği günlük yaşamı ve iş yaşamını zorlaştırır. Göğüs boşluğuna uzanan bezlerde girişim daha zor bir hale gelir. Hormon fazlalığı denetlenmezse kalp üzerinde yük birikir. Ritim bozukluğu ve kalp yetmezliği bu yükün sonucu olur. Kemik erimesi de uzun süren fazlalıkta gündeme gelir.

Hormon eksikliği denetlenmezse yorgunluk ve kilo artışı derinleşir. Kolesterol düzeyleri yükselir ve damar sağlığı etkilenir. Gebelik planlayan kadınlarda eksiklik ayrı bir önem taşır. Odaklı büyümelerde izlem bırakılırsa kuşkulu değişim gözden kaçabilir. Bu nedenle izlem takvimini aksatmamayı özellikle öneriyorum. Tedavi seçeneklerini guatr tedavisi sayfasında ayrıntılı ele aldım. Her hastada girişim gerekmediğini de vurgulamak isterim. Gereksiz girişimden aynı ölçüde kaçınıyorum. Karar, yakınmalar ve bulgular birlikte tartılarak verilir. Bu dengeyi hastamla birlikte kurmayı yeğliyorum. Girişim gerekmeyen hastalarda yaşam biçimi önerilerini ayrıca konuşuyorum. Sigaranın bırakılması bezin yükünü azaltan bir adımdır. Dengeli beslenme ve düzenli uyku da izlemi destekler.

Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Guatr ağrı yapar mı?
Bez büyümesi çoğu hastada ağrısız seyreder. Boyunda duyulan his genellikle baskı ve dolgunluk biçimindedir. Ağrı ortaya çıktığında iltihabi bir süreç akla gelir. Odak içine kanama olduğunda da ani başlayan ağrı görülebilir. Bu iki durumda değerlendirmeyi geciktirmemeyi öneriyorum.
Guatr kalıtsal mıdır?
Kalıtsal yatkınlık bu tabloda önemli bir yer tutar. Ailesinde tiroid hastalığı bulunan kişilerde benzer sorun daha sık görülür. Buna karşılık yatkınlık tek başına hastalığı doğurmaz. Beslenme, yaşam biçimi ve çevresel etkenler de tabloya katılır. Aile öyküsü olan kişilerde kontrolleri erken yaşta başlatmayı öneriyorum.
Belirti vermeyen guatr olur mu?
Hastaların büyük bölümü uzun süre hiçbir yakınma yaşamaz. Bu kişilerde tanı başka bir nedenle yapılan incelemede konulur. Bez normal çalışıyorsa tek bulgu boyundaki dolgunluk olur. Sessiz seyreden tablo yine de izlem gerektirir. Düzenli kontrol, değişimi zamanında fark etmemi sağlar.
Boğazda düğüm hissi guatrdan mı kaynaklanır?
Boğazda düğüm duygusu büyümüş bir bezden kaynaklanabilir. Buna karşılık aynı his mide asidinin yukarı kaçmasında da görülür. Kaygı bozukluğu yaşayan kişilerde de sık dile getirilir. Bu nedenle tek bir bulguya bakarak karar vermiyorum. Ayrım için muayene, kan tahlili ve ultrasonografi birlikte kullanılır.
Guatr kendiliğinden geçer mi?
Bazı geçici tablolarda bez kendiliğinden eski boyutuna döner. Gebelik ve ergenlik dönemine bağlı büyümeler bu gruba girer. İltihaba bağlı geçici büyümeler de zamanla geriler. Buna karşılık nodül gelişmiş bezlerde geri dönüş beklenmez. Bu nedenle her tabloyu ayrı ayrı değerlendiriyorum.
Guatr çarpıntı yapar mı?
Çarpıntı, bezin gereğinden çok hormon ürettiği tablolarda ortaya çıkar. Kalp atımı dinlenirken bile hızlı seyreder. İleri yaşta ritim düzensizliği eklenebilir. Bezin büyümüş olması tek başına çarpıntı yaratmaz. Bu nedenle çarpıntısı olan hastalarda önce kan tahlili istiyorum.
Saç dökülmesi guatr belirtisi olabilir mi?
Saç dökülmesi, hormon üretiminin azaldığı tablolarda sık görülür. Saçlar incelir ve tarandığında dökülme belirginleşir. Kaşların dış bölümünde seyrekleşme de eşlik edebilir. Buna karşılık saç dökülmesinin başka birçok nedeni bulunur. Demir eksikliği ve mevsimsel değişimler bu nedenler arasında sayılır.
Guatr nefes darlığına yol açar mı?
Çok büyümüş bir bez soluk borusuna bası yapabilir. Bu bası önce eforla artan nefes darlığı biçiminde ortaya çıkar. Yatar durumda yakınma belirginleşir. Bazı hastalar yüksek yastıkla uyumak zorunda kalır. Böyle bir tabloda değerlendirmeyi hızlandırıyorum.
Guatr uyku düzenini bozar mı?
Uyku düzeni iki ayrı yoldan etkilenebilir. Hormon üretimi arttığında uykuya dalmakta zorlanma görülür. Bez soluk borusuna bası yapıyorsa gece öksürük ve tıkanıklık duygusu doğar. Üretimin azaldığı tablolarda ise aşırı uyku hali öne çıkar. Uyku yakınmasını her görüşmede ayrıca sorguluyorum.
Guatr kanserleşir mi?
Bezin büyümüş olması tek başına kanser riskini artırmaz. Asıl değerlendirilmesi gereken, bez içindeki odakların yapısıdır. Odakların büyük bölümü iyi huylu çıkar. Kuşkulu görünen odaklardan iğneyle örnek alınarak ayrım yapılır. Düzenli izlem bu ayrımı zamanında yapmamı sağlar.
Guatr boyun ağrısı yapar mı?
Alışılmış seyirde boyun ağrısı beklenmez. Hastalar daha çok baskı ve dolgunluk duygusundan söz eder. Ağrı belirdiğinde iltihabi bir süreç ya da odak içine kanama akla gelir. Boyun ağrısının kas ve omurga kaynaklı nedenleri de oldukça sıktır. Bu ayrımı muayeneyle birlikte değerlendiriyorum.
Gebelikte guatr belirtileri değişir mi?
Gebelikte hormon gereksinimi arttığı için bez bir miktar büyüyebilir. Yorgunluk ve kilo değişimi gibi bulgular gebelikle karışabilir. Bu nedenle tahlil sonuçları gebeliğe özgü sınırlara göre yorumlanır. Ultrasonografi bu dönemde güvenle kullanılır. İzlemi kadın hastalıkları uzmanıyla birlikte yürütüyorum.
Guatrda halsizlik neden olur?
Halsizlik, hormon üretiminin azaldığı tablolarda ortaya çıkar. Hücrelerin enerji kullanımı yavaşladığı için yorgunluk duygusu yerleşir. Hasta sabah kalktığında bile dinlenmemiş hisseder. Aynı yakınma hormon fazlalığında kas güçsüzlüğü biçiminde görülebilir. Kaynağı ayırt etmek için kan tahlili gerekir.
Guatr terleme ve sıcak basmasına yol açar mı?
Aşırı terleme ve sıcağa dayanamama, hormon fazlalığının tipik bulgularıdır. Hasta ince giysilerle bile rahat edemez. Aynı yakınma menopoz döneminde de sık görülür. Bu iki tablonun ayrımı kan tahliliyle yapılır. Yakınmanın eşlik ettiği çarpıntı ve kilo kaybını ayrıca sorguluyorum.
Guatr belirtileri ile stres belirtileri karışır mı?
İki tablo birbirine oldukça benzer bulgular verir. Çarpıntı, terleme, uykusuzluk ve sinirlilik her ikisinde de görülür. Bu nedenle yakınmalar sık sık yoğun tempoya bağlanır. Ayrımı basit bir kan tahlili kısa sürede yapar. Uzun süren yakınmalarda bu tahlili mutlaka istiyorum.
Guatrda kol ve bacaklarda güçsüzlük görülür mü?
Kas güçsüzlüğü, hormon fazlalığının sık gözden kaçan bulgularından biridir. En çok uyluk kaslarında hissedilir. Hasta merdiven çıkarken ve oturduğu yerden kalkarken zorlanır. Hormon eksikliğinde ise kaslarda tutukluk ve kramp öne çıkar. Bu yakınmaları muayenede ayrıca değerlendiriyorum.
Guatr göz şikayetlerine neden olur mu?
Bazı hastalarda gözlerde öne doğru belirginleşme görülür. Göz kapaklarında şişlik, yaşarma ve batma duygusu eşlik edebilir. Bu tablo bağışıklık kaynaklı bir sürece bağlı gelişir. Bezin yalnız büyümüş olması göz bulgusu yaratmaz. Göz yakınması eklendiğinde değerlendirmeyi göz bölümüyle birlikte yürütüyorum.
Lahana ve brokoli guatr yapar mı?
Bu besinlerin bez üzerinde hafif bir etkisi bulunur. Etki ancak çok yüksek miktarlarda ve uzun süre tüketildiğinde anlam kazanır. Pişirme, bu etkiyi belirgin biçimde azaltır. Dengeli miktarda tüketildiğinde sağlıklı kişilerde sorun yaratmaz. Bu nedenle hastalarıma bu besinleri tümüyle bırakmalarını önermiyorum.
Guatr belirtileri ne kadar sürede yerleşir?
Bulgular çoğu hastada aylar ve yıllar içinde yavaşça yerleşir. Bu yavaşlık nedeniyle kişi duruma alışır ve durumu fark etmez. Yakınmayı çoğu zaman bir yakını dile getirir. Hızlı yerleşen bulgular ise daha dikkatli ele alınır. Kısa sürede büyüyen bir kitle erken başvuru gerektirir.
Guatrda hangi belirti en erken ortaya çıkar?
İlk fark edilen bulgu genellikle boyundaki dolgunluk olur. Gömlek yakasının sıkması ve kolyenin dar gelmesi bunu izler. Yutkunurken takılma duygusu da erken dönemde belirir. Hormon dengesi bozulmamışsa başka bir yakınma görülmeyebilir. Bu nedenle erken dönemde tanı çoğu zaman rastlantıyla konulur.