Tiroid Sintigrafisi
Tiroid sintigrafisi nedir, hangi durumlarda istenir ve sonucu ne gösterir? Sıcak ile soğuk odak ayrımını bu sayfada anlattım.
Tiroid sintigrafisi, tiroid bezinin çalışma düzenini gösteren bir nükleer tıp incelemesidir. İnceleme, bezin hangi bölgesinin hormon üretimine katıldığını ortaya koyar. Boyunda saptanan bir nodülün işlevsel olup olmadığını bu yöntemle değerlendiriyorum. Hastalarım çoğu zaman ultrasonografi sonrasında bu tetkikle karşılaşır. Bu sayfada incelemenin nasıl yapıldığını, hangi durumlarda istendiğini ve sonucun ne anlama geldiğini anlatıyorum.
Tiroid Sintigrafisi Nedir?
Tiroid sintigrafisi, damar yolundan verilen işaretli bir maddenin tiroid dokusunda tutulmasını görüntüleyen bir incelemedir. İnceleme, bezin biçimini değil çalışma düzenini ortaya koyar. Ultrasonografi dokunun yapısını gösterirken sintigrafi dokunun işlevini gösterir. Bu nedenle iki yöntem birbirinin yerine geçmez. Görüntü, gama kamera adı verilen özel bir cihazla elde edilir. Cihaz, dokuda toplanan işaretli maddenin yaydığı ışınımı algılar. Elde edilen görüntüde bezin sağ ve sol lobu ayrı ayrı izlenir. Hormon üreten bölgeler görüntüde koyu renkte belirir. Üretime katılmayan bölgeler ise soluk kalır. Bu ayrım, nodüllerin davranışını anlamamı kolaylaştırır.
Nükleer tıp incelemeleri arasında tiroid bezine yönelik olanı en çok uygulananlardan biridir. İnceleme, bezin bütününü tek bir görüntüde değerlendirmemi sağlar. Boyunda beklenmedik yerde bulunan tiroid dokusu da bu yöntemle saptanır. Dil kökünde ya da göğüs boşluğunda kalan doku bu şekilde görünür hale gelir. Ameliyat sonrasında geride doku kalıp kalmadığını da aynı yöntemle araştırıyorum. İnceleme, kan tahlilleriyle birlikte yorumlandığında anlam kazanır. Tek başına bakıldığında yanıltıcı sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle sintigrafi istemini her hastada ayrı ayrı değerlendiriyorum. Görüntünün tek başına tanı koymadığını hastalarıma açıkça söylüyorum. Bulguyu muayene, kan tahlili ve ultrasonografi ile birlikte tartıyorum. Bu bütüncül bakış, gereksiz girişimlerin önüne geçer.
Sintigrafi Hangi Maddelerle Çekilir?
Sintigrafi çekiminde kullanılan maddeler, tiroid hücrelerinin doğal olarak topladığı elementlerden seçilir. Bu maddeler düşük etkinlikte hazırlanır ve damar yolundan ya da ağız yoluyla verilir. Tiroid hücresi, kandaki iyodu içine alan özel bir taşıyıcı taşır. İşaretli madde de aynı taşıyıcı üzerinden hücreye girer. Hücrenin çalışma hızı arttıkça dokudaki tutulum da artar. Bu ilişki, görüntüdeki koyuluk farkını doğurur. Ağız yoluyla alınan maddede görüntü birkaç saat sonra elde edilir. Damardan verilen maddede bekleme süresi çok daha kısa kalır. Hangi maddenin seçileceğine nükleer tıp uzmanı karar verir. Karar, incelemenin amacına ve hastanın genel durumuna göre değişir.
Maddenin vücutta kalma süresi sınırlıdır ve kısa sürede idrarla atılır. Bu nedenle çekim sonrasında bol su içilmesini öneriyorum. Emzirme döneminde bu maddelerin süte geçme olasılığı bulunur. Gebelik kuşkusu olan kişilerde inceleme ertelenir. İyotlu kontrast madde kullanılan bir tomografi sonrasında sonuç yanıltıcı çıkar. Bu durumda incelemeyi birkaç hafta sonraya bırakıyorum. Bazı ilaçlar da dokudaki tutulumu baskılar. Kullanılan ilaçları çekimden önce ayrıntılı biçimde sorguluyorum. Beslenmede aşırı iyot alımı da sonucu değiştirebilir. Deniz ürünü ağırlıklı beslenen hastalarda bu ayrıntıyı ayrıca soruyorum. Küçük görünen bu bilgiler görüntünün doğru okunmasını sağlar.
Tiroid Sintigrafisi Hangi Durumlarda İstenir?
Tiroid sintigrafisini en çok, kan tahlilinde tiroid uyarıcı hormon düzeyi düşük bulunduğunda istiyorum. Düşük hormon değeri, bezin bir bölümünün denetim dışı çalıştığını düşündürür. Bu durumda hangi bölgenin fazla çalıştığını görmem gerekir. Nodüllü guatrda hormon dengesi bozulduğunda inceleme yol gösterir. Boyunda birden çok nodül bulunan kişilerde hangi nodülün etkin olduğunu bu yolla ayırt ediyorum. Zehirli guatr kuşkusunda inceleme tanıyı netleştirir. Tiroid bezi fazla çalışan hastalarda tedavi seçimini bu görüntü yönlendirir. Işınlı iyot tedavisi planlanan kişilerde de inceleme istenir. Ameliyat sonrasında geriye kalan doku bu yolla araştırılır. Boyun dışında tiroid dokusu kuşkusu doğduğunda yöntem ayrıcalıklı bir yer tutar.
Buna karşılık her nodülde sintigrafi çekilmez. Hormon düzeyi normal seyreden kişilerde inceleme çoğu zaman yeni bilgi katmaz. Bu grupta ultrasonografi ile iğne biyopsisi daha yararlı olur. Nodül boyutu çok küçük kaldığında görüntü yeterli ayrıntı vermez. Bir santimetrenin altındaki odaklar cihazın ayırt etme sınırının altında kalır. Tiroid nodüllerinin oluşum nedenlerini ve izlem ilkelerini tiroid nodülü nedir sayfasında ayrıntılı anlattım. Sintigrafi istemini hastanın şikâyetiyle birlikte değerlendiriyorum. Gereksiz tetkikten kaçınmayı her zaman önemsiyorum. Hastanın daha önce yaptırdığı incelemeleri gözden geçirmeyi alışkanlık haline getirdim. Yakın tarihli bir görüntü varsa yenisini istemiyorum. Böylece hem zaman hem de gereksiz ışınım yükü azalır.
Sıcak Nodül Ne Anlama Gelir?
Sıcak nodül, çevresindeki dokuya göre işaretli maddeyi daha yoğun tutan odağa verilen addır. Bu odak, hormon üretimini kendi başına sürdürür. Üretim, beyindeki denetim düzeneğinden bağımsız ilerler. Nodül hormon saldıkça kandaki uyarıcı hormon baskılanır. Baskılanma sonucunda bezin geri kalanı soluk görünür. Görüntüde tek bir odak parlak, çevresi ise sönük kalır. Bu görünümü hastalarıma sade bir dille anlatıyorum. Böyle odaklarda kötü huylu hücre bulunma olasılığı düşük seyreder. Bu nedenle bu odaklarda iğne biyopsisi çoğu zaman gerekmez. Buna karşılık nodül hormon fazlalığı yaratmışsa tedavi gündeme gelir.
Hastada çarpıntı, terleme, kilo kaybı ve uykusuzluk gibi yakınmalar ortaya çıkar. Bu yakınmaların kaynağını görüntü açık biçimde ortaya koyar. Tedavi seçenekleri arasında ilaçla baskılama, ışınlı iyot ve cerrahi yer alır. Seçim, nodülün büyüklüğüne ve hastanın yaşına göre değişir. Tiroid bezinin fazla çalışmasının belirtilerini ve seyrini tiroid bezinin fazla çalışması sayfasında ele aldım. Bu tabloyu taşıyan hastaları düzenli aralıklarla izliyorum. Hormon düzeyleri zaman içinde yeniden bozulabilir. Bu nedenle tek bir tahlille yetinmiyorum. İzlem aralığını hastanın yaşına ve yakınmalarının ağırlığına göre belirliyorum. Yaşlı hastalarda kalp ritmini de yakından takip ediyorum. Hormon fazlalığı kalp üzerinde sessiz bir yük oluşturur.
Soğuk Nodül Ne Anlama Gelir?
Soğuk nodül, işaretli maddeyi çevresindeki doku kadar tutmayan odağı tanımlar. Bu odak hormon üretimine katılmaz. Görüntüde boşluk gibi duran bir alan belirir. Soluk görünüm tek başına kötü huylu hastalık anlamına gelmez. İyi huylu birçok odak da aynı görünümü verir. Sıvı içeren kistler de madde tutmadığı için soluk kalır. Buna karşılık kötü huylu odakların büyük bölümü bu grupta yer alır. Bu nedenle böyle odakları daha yakından değerlendiriyorum. Değerlendirmede ultrasonografi bulguları öne çıkar. Düzensiz sınır, mikro kireçlenme ve dikine büyüme kuşku doğurur.
Kuşkulu bulgular eşlik ettiğinde iğne biyopsisi planlanır. Biyopsi kararını odağın boyutuna ve görünümüne göre veriyorum. Ses tellerini yöneten sinire yakın yerleşim ayrıca dikkat gerektirir. Boyunda büyümüş lenf bezi eşlik ediyorsa değerlendirme daha da ayrıntılı yapılır. Ultrasonografinin odakları nasıl sınıflandırdığını tiroid ultrasonografisi sayfasında açıkladım. Böyle bir bulgu saptanan hastalarımı gereksiz kaygıdan uzak tutmaya çalışıyorum. Bu odakların büyük bölümü iyi huylu çıkar. Yine de izlemi aksatmamayı öneriyorum. İzlem sırasında odağın boyutundaki değişimi ölçerek karşılaştırıyorum. Büyüme eğilimi belirdiğinde değerlendirmeyi yeniliyorum. Kararlı seyreden odaklarda ise aralıkları açmayı yeğliyorum.
Sintigrafi Öncesinde Neler Yapılmalıdır?
Sintigrafi öncesinde hazırlık, çoğu hastada birkaç basit kuralla sınırlı kalır. Aç kalma zorunluluğu her merkezde aranmaz. Bazı uygulamalarda birkaç saatlik açlık istenir. Randevu verilirken bu ayrıntının sorulmasını öneriyorum. İyot içeren öksürük şurupları ve bazı vitamin destekleri önceden bırakılır. Tiroid hormonu kullanan kişilerde ilacın kesilme süresi ayrıca planlanır. Fazla çalışmayı baskılayan ilaçlar da çekimi etkiler. Bu ilaçların kullanımını çekim öncesinde gözden geçiriyorum. Yakın zamanda ilaçlı tomografi çektirmiş hastalarda inceleme ertelenir. Kontrast maddedeki iyot, dokunun tutulumunu haftalarca baskılar.
Gebelik olasılığı bulunan kişilerde inceleme yapılmaz. Emziren annelerde süt verme düzeni önceden konuşulur. Boyun bölgesindeki takılar çekimden önce çıkarılır. Metal içeren kolye ve düğmeler görüntüde gölge yaratır. Hastanın geçmişinde tiroid ameliyatı varsa bunu belirtmesini istiyorum. Daha önce yapılmış tahlillerin getirilmesi yorumu kolaylaştırır. Hazırlık kurallarına uyulduğunda görüntü kalitesi belirgin biçimde yükselir. Eksik hazırlık, incelemenin yinelenmesine yol açar. Randevu gününü hastanın ilaç düzenine göre ayarlamaya çalışıyorum. Yol uzunluğu ve bekleme süresi de plana katılır. İyi planlanmış bir randevu, hastanın yükünü belirgin biçimde hafifletir.
Çekim Sırasında Neler Yapılır?
Çekim sırasında hasta sırtüstü yatar ve boynunu hafifçe geriye uzatır. Önce damar yolundan işaretli madde verilir. Maddenin dokuya ulaşması için kısa bir süre beklenir. Bekleme süresince hasta oturma odasında rahatça dinlenir. Ardından görüntüleme odasına alınır. Gama kamera, boyun bölgesinin hemen üzerine yaklaştırılır. Cihaz hastaya dokunmaz ve herhangi bir ışın göndermez. Yalnızca dokudan yayılan ışınımı toplar. Görüntüleme boyunca hareketsiz kalınması istenir. Küçük hareketler bile görüntüyü bulanıklaştırır.
İşlem kapalı bir tünel içinde geçmez. Kapalı alan korkusu olan kişiler bu yüzden rahat eder. Çekim süresince ağrı duyulmaz. İğne girişi dışında rahatsızlık veren bir aşama bulunmaz. Gerektiğinde ek açılardan görüntü alınır. Boyun dışına uzanan doku araştırılıyorsa görüntüleme alanı genişletilir. Görüntüler nükleer tıp uzmanınca aynı gün incelenir. Rapor hazırlandıktan sonra sonucu hastamla birlikte okuyorum. Çekim odasında yalnız kalmak kimi hastayı tedirgin eder. Böyle durumlarda görevli personelin yakında bulunması rahatlık verir. Süreci önceden anlatmak bu tedirginliği büyük ölçüde giderir.
Çekim Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir?
Çekim sonrasında günlük yaşama hemen dönülür. Hastanın dinlenmesi ya da gözlem altında tutulması gerekmez. Araç kullanmaya engel bir durum oluşmaz. İşe ve okula aynı gün dönülebilir. Verilen maddenin atılımını hızlandırmak için bol sıvı içilmesini öneriyorum. Tuvalete sık gidilmesi atılımı kolaylaştırır. Elleri her kullanımdan sonra yıkamak yerinde olur. Küçük çocuklarla uzun süreli yakın temastan bir gün kaçınılır. Emziren annelerde süt verme süresi hekimce belirlenir. Bu kurallar yalnız kısa bir süre için geçerlidir.
Çekimden sonra alerji benzeri bir tepki beklenmez. Kullanılan madde, alerji yapan kontrast maddelerden ayrılır. Damar giriş yerinde küçük bir morarma oluşabilir. Morarma birkaç gün içinde kendiliğinden geçer. Sonuç raporu değerlendirilmeden tedaviye başlanmaz. Rapor, kan tahlili ve ultrasonografi ile bir arada okunur. Üç incelemenin uyumlu olması kararı güçlendirir. Uyumsuzluk varsa incelemeyi yineliyorum. Sonucu beklerken hastalarımın kaygıya kapılmamasını istiyorum. Bu nedenle olası sonuçları çekim öncesinde konuşuyorum. Bilinen bir süreç, belirsizlikten çok daha kolay taşınır.
Sintigrafi Sonucu Nasıl Değerlendirilir?
Sintigrafi sonucu, görüntüdeki tutulum dağılımına bakılarak değerlendirilir. Rapor önce bezin genel tutulumunu tanımlar. Tutulumun artması bezin hızlı çalıştığını gösterir. Tutulumun azalması ise yavaş çalışmaya işaret eder. Ardından odakların tek tek durumu bildirilir. Her odak parlak, soluk ya da çevresiyle eşit olarak tanımlanır. Çevresiyle eşit tutulum gösteren odaklara ılık nodül denir. Ilık odaklarda karar ultrasonografi bulgularına bırakılır. Raporda bezin iki lobu arasındaki denge de belirtilir. Tek taraflı yoğun tutulum tek odaklı hastalığı düşündürür.
Bezin tümünde yaygın artış görülüyorsa bağışıklık kaynaklı bir tablo akla gelir. Yaygın azalma ise iltihabi bir süreci düşündürür. Sonucu yalnız başına yorumlamak yanlış karara götürür. Bu nedenle raporu hastanın tahlilleriyle birlikte okuyorum. Muayene bulgusu da karara katılır. Boyunda ele gelen sertlik varsa değerlendirme derinleştirilir. Sonuç ile klinik tablo çelişiyorsa incelemenin yinelenmesi gerekir. Karar sürecini hastamla açık biçimde paylaşıyorum. Raporda geçen terimleri hastanın anlayacağı bir dile çeviriyorum. Anlaşılmayan bir sonuç, gereksiz kaygıyı besler. Açık anlatım tedaviye uyumu da güçlendirir.
Sintigrafi ile Ultrasonografi Arasındaki Fark Nedir?
Sintigrafi ile ultrasonografi arasındaki fark, ölçülen özelliğin değişmesinden doğar. Ultrasonografi dokunun yapısını ses dalgalarıyla gösterir. Sintigrafi ise dokunun çalışma düzeyini ortaya koyar. Bir odağın kaç milimetre olduğunu ultrasonografi ölçer. Aynı odağın hormon üretip üretmediğini sintigrafi gösterir. Böylece iki yöntem birbirini tamamlar. Değerlendirmeye çoğu zaman ultrasonografi ile başlıyorum. Kan tahlili bozuksa sintigrafiyi de plana ekliyorum. Ultrasonografi ışınım içermez ve sınırsız sayıda yinelenebilir. Sintigrafi ise düşük düzeyde de olsa ışınım içerir.
Bu nedenle sintigrafiyi yalnız gerekli gördüğümde istiyorum. Ultrasonografi, sıvı dolu kist ile sert odağı ayırt etmede üstün kalır. Sintigrafi ise denetim dışı çalışan odağı bulmada öne çıkar. Biyopsi kararında ultrasonografi bulguları belirleyici olur. Tedavi biçimini seçerken sintigrafi bulgularına yaslanıyorum. İki incelemeyi ayrı günlerde yaptırmak gerekmez. Sıralamayı hastanın şikâyetine göre düzenliyorum. Böylece gereksiz tetkik yükünü azaltıyorum. Ultrasonografi ayrıca boyundaki lenf bezlerini de gösterir. Sintigrafi bu bezler hakkında bilgi vermez. İki yöntemin güçlü yanlarını bir arada kullanmayı yeğliyorum.
Tiroid Sintigrafisi Zararlı mıdır?
Tiroid sintigrafisinde kullanılan ışınım miktarı çok düşük düzeyde kalır. Verilen madde kısa sürede etkinliğini yitirir. Vücutta biriken kalıcı bir kalıntı bırakmaz. Alınan ışınım, günlük yaşamda doğal yollarla karşılaşılan düzeye yakın seyreder. Bu nedenle inceleme güvenli kabul edilir. Buna karşılık her tetkik gibi gerekçesiz istenmemelidir. Gebelik döneminde inceleme yapılmaz. Emzirme sürecinde ise geçici bir ara verilir. Çocuklarda verilen miktar yaşa ve kiloya göre ayarlanır. Böbrek işlevi bozuk hastalarda atılım yavaşlar.
Bu kişilerde inceleme yine de yapılabilir. Kullanılan madde alerjik tepkiye yol açmaz. İğne korkusu olan hastalarda ağız yoluyla verilen biçim seçilebilir. Yinelenen çekimler arasında yeterli süre bırakılır. Kısa aralıklarla tekrarlanan incelemeden kaçınıyorum. Hastalarımın kaygısını gidermek için işlemi ayrıntılı anlatıyorum. Bilgilendirilen hasta işleme çok daha rahat girer. Bu yaklaşımı günlük uygulamamın ayrılmaz parçası sayıyorum. Işınım kaygısı taşıyan hastalara alınan miktarın ne kadar sınırlı olduğunu anlatıyorum. Karşılaştırma yaparken günlük yaşamdaki doğal kaynaklardan söz ediyorum. Bu açıklama çoğu hastanın kaygısını belirgin biçimde azaltır.
Sintigrafi Hangi Kişilere Uygulanmaz?
Sintigrafi, gebe olduğu bilinen kişilere uygulanmaz. Gebelik kuşkusu bulunan kadınlarda önce bu durum araştırılır. Emziren annelerde inceleme ertelenebilir. Erteleme olanağı yoksa süt verme geçici olarak durdurulur. Yakın zamanda ilaçlı tomografi çektirmiş hastalarda sonuç güvenilir çıkmaz. Bu grupta çekim birkaç hafta sonraya bırakılır. İyot içeren ilaç kullananlarda da aynı sorun doğar. Hareketsiz yatamayan hastalarda görüntü kalitesi düşük kalır. Çocuklarda inceleme ancak zorunlu durumlarda düşünülür. Tiroid hormonu düzeyi tümüyle normal olan kişilerde inceleme yeni bilgi katmaz.
Bu kişilerde ultrasonografi ile izlem yeterli olur. Bir santimetrenin altındaki odaklarda da yöntem ayrıntı vermez. Ameliyatla bezin tamamı alınmış hastalarda sıradan tiroid sintigrafisi istenmez. Bu durumda farklı bir tarama yöntemi gündeme gelir. Karar her hastada ayrı ayrı verilir. Tetkik istemini her zaman gerekçesine bağlı tutuyorum. Gerekçesiz istenen inceleme hastaya yük getirir. Bu nedenle her istemi ayrıntılı biçimde gerekçelendiriyorum. Uygun olmayan hastalarda alternatif yöntemleri devreye alıyorum. Kan tahlili ve ultrasonografi çoğu soruya tek başına yanıt verir. Yöntem seçimini hastanın tablosuna göre esnek tutuyorum.
Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular