Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Ameliyat

Meme Onarımı (Rekonstrüksiyon)

Meme rekonstrüksiyonu yöntemlerini, onarımın hangi aşamada planlandığını ve iyileşme dönemini hastalarım için derledim.

Meme rekonstrüksiyonu, meme kanseri cerrahisinde alınan meme dokusunun yerine yeni bir meme biçimi oluşturulması işlemidir. Bu ameliyat güzelleştirme amacı taşıyan bir girişim değil, kaybedilen bir organın yerine konulmasıdır. Onarım kararı hastalığın tedavisiyle birlikte, aynı plan içinde ele alınır. Hastalarım memelerinin alınacağını öğrendiklerinde ilk olarak bu konuyu sorar. Bu sayfada onarımın hangi yöntemlerle yapıldığını, ne zaman planlandığını ve iyileşmenin nasıl ilerlediğini anlatıyorum.

Meme Rekonstrüksiyonu Nedir?

Meme rekonstrüksiyonu, memesi alınan ya da büyük ölçüde doku kaybı olan kişilerde memenin yeniden oluşturulmasını sağlar. Amaç, gövdenin dengesini ve giysi içindeki görünümü geri kazandırmaktır. Onarım memenin kendi dokusuyla değil, protez ya da vücudun başka bölgesinden alınan dokuyla yapılır. Bu işlem kanser tedavisinin bir parçası olarak kabul edilir. Onarımın hastalığın gidişini olumsuz etkilemediği uzun süredir bilinir. Ameliyatın kapsamı seçilen yönteme göre büyük ölçüde değişir. Bazı hastalarda tek seansta sonuç alınır. Bazı hastalarda ise onarım iki ya da üç aşamada tamamlanır.

Aşamalı yolda önce doku genişletici yerleştirilir. Genişletici deriyi ve kası zaman içinde esneterek yer açar. Yeterli hacme ulaşıldığında kalıcı protez ile değiştirilir. Kendi dokusuyla yapılan onarımda ise hacim ilk ameliyatta sağlanır. Hangi yolun seçileceğini hastanın beden yapısı ve tedavi planı belirler. Onarımın zamanlaması da bu kararın parçasıdır. Memesi alınan her hasta onarım için uygun bulunmaz. Uygunluğu hastalığın yaygınlığına ve genel sağlık durumuna göre değerlendiriyorum. Bu değerlendirmeyi cerrahi kararla aynı görüşmede yapıyorum. Onarımın kapsamı cerrahi plan netleştikten sonra belirlenir. Memenin alınacak bölümü ve korunacak deri miktarı bu planın temelini oluşturur. Onarım yöntemi buna göre şekillenir. Bu sıralamayı bozan bir plan sonradan sorun yaratır.

Meme Onarımı Kimlere Önerilir?

Meme onarımı, memesinin tümü alınan ve genel durumu ek ameliyata uygun olan kişilere önerilir. Memenin bir bölümü alınan hastalarda ise biçim düzeltmesi genellikle aynı seansta tamamlanır. Onarım isteği hastanın kendisinden gelmelidir. Bu isteği ameliyat öncesi görüşmede açıkça soruyorum. Yaş tek başına engel oluşturmaz. Kalp ve akciğer hastalıkları uzun süren ameliyatlarda sınır çizer. Şeker hastalığı ve sigara kullanımı yara iyileşmesini bozar. Yaygın hastalıkta onarım tedavi tamamlanana kadar ertelenir.

Kilo fazlalığı bulunan kişilerde yöntem seçimi değişir. Karın bölgesinden daha önce ameliyat geçirenlerde bazı seçenekler kapanır. Sırt kaslarını yoğun kullanan kişilerde de plan farklılaşır. Onarım isteği olmayan hastalara bu ameliyatı dayatmıyorum. Dış protez kullanımı da geçerli bir seçenek olarak durur. Bu seçeneği isteyen hastalara ayrıntılı bilgi veriyorum. Karar her zaman hastanın kendi önceliklerine göre şekillenir. Bu önceliklerin zamanla değişebileceğini de hatırlatıyorum. Onarım kararı ameliyattan yıllar sonra da verilebilir. Onarım isteğini dile getiren hastalara önce süreç ayrıntılı anlatılır. Anlatımın ardından düşünmek için zaman tanınır. Acele edilen kararlar beklentiyle sonucu birbirinden uzaklaştırır. Bu nedenle ilk görüşmede karar aramıyorum.

Onarım Ne Zaman Yapılır?

Onarım, memenin alındığı ameliyatla aynı seansta ya da daha sonraki bir dönemde yapılır. Aynı seansta yapılan girişime eş zamanlı onarım adı verilir. Eş zamanlı onarımda memenin derisi büyük ölçüde korunur. Korunan deri sonucun daha doğal görünmesini sağlar. Hasta memesiz bir dönem yaşamadığı için uyum süreci kolaylaşır. Ancak eş zamanlı onarım her hastaya uygun düşmez. Işın tedavisi gerekeceği öngörülen olgularda karar dikkatle verilir. Işın tedavisi protezin çevresinde sertleşmeye yol açar.

Bu nedenle bazı hastalarda onarım sonraya bırakılır. Daha sonra yapılan girişime gecikmiş onarım denir. Gecikmiş onarımda tedavinin tamamlanması beklenir. Bekleme süresi ışın tedavisinin bitiminden aylar sonrasına uzanır. Bu sürede dokunun yumuşaması gözlenir. Zamanlama kararını tedaviyi yürüten ekiple birlikte veriyorum. Hastanın kendi hazır oluşu da bu kararı etkiler. Ruhsal olarak hazır olmayan kişilerde onarımı ertelemeyi yeğliyorum. Zamanlamanın doğru seçilmesi sonucun kalıcılığını belirler. Zamanlamayı belirlerken hastanın çalışma düzenini de göz önünde tutuyorum. Uzun izin alması güç olan kişilerde aşamalar birbirinden ayrılır. Aile desteğinin bulunduğu dönemler tercih edilir. Bu ayrıntılar iyileşme sürecini doğrudan kolaylaştırır.

Gecikmiş Onarım Hangi Durumlarda Seçilir?

Gecikmiş onarım, ışın tedavisi planlanan ve tedavi yükü ağır olan hastalarda seçilir. Yaygın saptanan hastalıkta öncelik hastalığın denetim altına alınmasıdır. Bu olgularda onarım tedavi bittikten sonra gündeme gelir. Sigara kullanımını bırakmamış kişilerde de bekleme dönemi uzar. Bu dönem doku beslenmesinin düzelmesine olanak tanır. Gecikmiş onarımda deri miktarı çoğu zaman yetersiz kalır. Bu nedenle genişletici ya da kendi dokusu daha sık kullanılır. Işın görmüş deride genişletme işlemi güçleşir.

Böyle olgularda sırttan ya da karından doku aktarımı öne çıkar. Gecikmiş onarımın bir yararı da patoloji sonucunun bilinmesidir. Tedavi planı netleştikten sonra onarım daha rahat kurgulanır. Hastanın beklentisi de bu dönemde daha belirgin biçimlenir. Memesiz geçen dönemde dış protez kullanımı desteklenir. Bu kullanım omuz ve sırt dengesini korur. Gecikmiş onarımda sonucun doğallığı eş zamanlı onarıma göre biraz geride kalır. Bu farkı hastalarıma önceden açıklıyorum. Karar yine kişinin kendi önceliğine göre verilir. Gecikmiş onarımda önceki ameliyatın izi de plana katılır. Sertleşmiş iz dokusu gerektiğinde çıkarılır. Yeni kesi hattı bu ize uyumlu biçimde çizilir. Böylece gövdede ikinci bir iz hattı oluşmaz.

Meme Onarımında Hangi Yöntemler Kullanılır?

Meme onarımında iki ana yöntem ailesi kullanılır. Birinci grup protez temelli yöntemlerden oluşur. İkinci grup hastanın kendi dokusunun aktarılmasına dayanır. Protez temelli yöntemlerde silikon içerikli bir protez göğüs duvarına yerleştirilir. Deri yeterliyse kalıcı protez tek seansta konulur. Deri yetersizse önce genişletici kullanılır. Protezle yapılan onarımın ayrıntılarını protez ile onarım sayfasında anlattım. Kendi dokusuyla yapılan onarımda karın ya da sırt bölgesi kullanılır.

Karın alt bölgesinden alınan deri ve yağ dokusu memeye taşınır. Bu yöntemin ayrıntılarını karından doku ile onarım sayfasında ele aldım. Sırt bölgesindeki geniş kas ve üzerindeki deri de aynı amaçla kullanılır. Bu yöntemde çoğu zaman protez desteği de eklenir. Yağ aktarımı hacim düzeltmesi için ek bir araç olarak devreye girer. Bu işlem genellikle onarımın son aşamasında uygulanır. Yöntem seçimi beden yapısına, doku kalitesine ve tedavi planına göre değişir. Her yöntemin kendine özgü yararı ve sınırı bulunur. Bu sınırları hastamla birlikte tek tek gözden geçiriyorum. Yöntem seçiminde daha önce geçirilen ameliyatlar da belirleyici olur. Karın bölgesinden ameliyat geçirenlerde damar yapısı ayrıca değerlendirilir. Sırt bölgesinde kesi bulunanlarda plan yeniden kurulur. Bu geçmişi ilk görüşmede ayrıntılı sorguluyorum.

Protez ile Yapılan Onarım Nasıl İlerler?

Protez ile yapılan onarım, göğüs duvarına yerleştirilen bir protezle hacmin sağlanmasına dayanır. Ameliyat süresi kendi dokusuyla yapılan onarıma göre kısa kalır. Vücudun başka bir bölgesinde ek kesi açılmaz. İyileşme dönemi bu nedenle daha hızlı geçer. Protez göğüs kasının altına ya da üstüne konulabilir. Kas üstüne konulan protezlerde destek amacıyla özel örtü dokuları kullanılır. Deri yetersizse önce genişletici yerleştirilir. Genişletici belirli aralıklarla sıvı verilerek doldurulur.

Doldurma işlemi poliklinik koşullarında sürdürülür. Hedeflenen hacme ulaşıldığında ikinci ameliyat planlanır. İkinci ameliyatta genişletici çıkarılır ve kalıcı protez konulur. Protezlerin ömrü sınırsız değildir. Zaman içinde değiştirilmesi gerekebilir. Protez çevresinde sert bir kapsül gelişmesi de görülebilir. Işın tedavisi bu olasılığı artırır. Bu nedenle ışın planı olan hastalarda yöntemi yeniden değerlendiriyorum. Protez temelli onarım özellikle küçük ve orta hacimli memelerde uygun düşer. Protez seçiminde hacim ve biçim karşı memeye bakılarak ayarlanır. Ölçü ameliyat sırasında deneme protezleriyle denetlenir. Uygun ölçü bulunduğunda kalıcı protez yerleştirilir. Bu adım sonucun simetrisini doğrudan belirler.

Kendi Dokusuyla Yapılan Onarım Neyi Değiştirir?

Kendi dokusuyla yapılan onarım, memenin kıvamını ve hareketini doğala daha yakın kılar. Aktarılan doku kişinin kendi yağ ve deri dokusundan oluşur. Bu doku yaşam boyu vücudun bir parçası olarak kalır. Kilo değişimlerinde memenin hacmi de birlikte değişir. Işın görmüş dokuda protez yerine bu yol daha güvenli seyreder. Aktarım karın bölgesinden yapılırsa karın hattı da düzelir. Sırt bölgesinden yapılan aktarımda ise omuz gücünde geçici azalma görülür. Ameliyat süresi bu yöntemlerde belirgin biçimde uzar.

İki ayrı bölgede yara bakımı gerekir. Hastanede kalış süresi de daha uzun tutulur. Damar bağlantısı mikro cerrahi ile kurulan yöntemlerde izlem daha sıkı yürütülür. Aktarılan dokunun beslenmesi ilk günlerde yakından denetlenir. Beslenme sorunu erken dönemde renk değişikliğiyle fark edilir. Bu nedenle ilk günler hastane koşullarında geçirilir. İyileşme tamamlandığında sonucun kalıcılığı belirgin biçimde artar. Kendi dokusuyla yapılan onarımda ek ameliyat gereksinimi genellikle azalır. Bu yolu özellikle ışın tedavisi almış hastalarda öneriyorum. Kendi dokusuyla onarımda verici bölgenin iyileşmesi ayrıca izlenir. Karın ya da sırt bölgesinde sıvı birikmesi görülebilir. Bu birikim gerektiğinde iğne ile boşaltılır. Verici bölgenin bakımı memeyle aynı özenle sürdürülür.

Meme Başı ve Areola Nasıl Yeniden Oluşturulur?

Meme başı ve çevresindeki koyu halka, onarımın son aşamasında yeniden oluşturulur. Bu aşama memenin hacmi oturduktan sonra planlanır. Aradan geçen süre genellikle birkaç ayı bulur. Meme başı, memenin kendi derisinden küçük bir kanat kaldırılarak biçimlendirilir. Bu işlem poliklinik koşullarında ve yerel uyuşturmayla tamamlanır. Koyu halkanın rengi ise renklendirme yöntemiyle verilir. Renklendirme karşı memeye bakılarak ayarlanır. Zamanla rengin soluklaşması görülebilir.

Bu durumda işlem yinelenir. Bazı hastalar meme başı onarımını istemez. Bu tercihe de saygı duyuyorum. Meme başının korunduğu ameliyatlarda bu aşamaya gerek kalmaz. Bu seçeneğin koşullarını cilt koruyucu mastektomi sayfasında açıkladım. Meme başı korunduğunda sonucun doğallığı belirgin biçimde artar. Ancak bu koruma her tümör yerleşiminde olanaklı değildir. Tümör meme başına yakınsa koruma uygun düşmez. Bu ayrımı görüntüleme ve patoloji bulgularıyla belirliyorum. Meme başı onarımından sonra bölgeye baskı uygulanmaması istenir. Dar bir sütyen yeni oluşturulan çıkıntıyı bastırır. Bu nedenle ilk haftalarda koruyucu bir örtü kullanılır. Bakım kurallarını hastalarıma yazılı olarak da veriyorum.

Işın Tedavisi Onarım Planını Nasıl Değiştirir?

Işın tedavisi, onarım planını hem zamanlama hem de yöntem açısından değiştirir. Tedavi dokuda sertleşme ve esneklik kaybı yaratır. Sertleşen dokuda protez çevresinde kapsül gelişimi sıklaşır. Bu nedenle ışın planı olan hastalarda kendi dokusu öne geçer. Eş zamanlı onarım gerekiyorsa geçici bir genişletici konulur. Kalıcı çözüm tedavi bittikten sonra planlanır. Bekleme süresinde dokunun toparlanması izlenir. Işın tedavisinin cilt üzerindeki etkisi aylar içinde geriler.

Derinin esnekliği ise tümüyle geri gelmeyebilir. Bu kalıcı değişim yöntem seçimini doğrudan etkiler. Tedaviyi yürüten ekiple onarım planını baştan paylaşıyorum. Işın alanının belirlenmesinde onarım ayrıntıları da hesaba katılır. Genişletici içindeki metal parça tedavi planlamasını zorlaştırabilir. Bu ayrıntıyı tedavi öncesinde birlikte gözden geçiriyorum. Işın tedavisi alan hastalarda yağ aktarımı dokuyu yumuşatmak için kullanılır. Bu işlem birkaç seansta yinelenir. Sonuç bu yolla belirgin biçimde iyileşir. Işın tedavisi sırasında cildin bakımı düzenli sürdürülür. Tahriş olan bölgeye sıkı giysi uygun düşmez. Tedavi bitiminde cilt yavaş yavaş toparlanır. Onarımın ikinci aşaması bu toparlanma tamamlandıktan sonra planlanır.

Onarım Sonrasında İyileşme Nasıl Sürer?

Onarım sonrasında iyileşme, seçilen yönteme göre değişen bir hızda sürer. Protezle yapılan onarımda ilk günler daha rahat geçer. Kendi dokusuyla yapılan onarımda hastanede kalış uzar. Yara yerlerine konulan ince borular akıntı azaldıkça çekilir. Ağrı ilk günlerde düzenli ilaçla denetlenir. Kol hareketleri yumuşak egzersizlerle erken dönemde başlatılır. Ağır kaldırmaktan ilk haftalarda kaçınılır. Yara bakımı her kontrol muayenesinde ayrıntılı gözden geçirilir.

Şişlik ve morluk haftalar içinde çözülür. Memenin son biçimi aylar sonra oturur. Bu süre içinde küçük düzeltmeler planlanabilir. Destekleyici sütyen kullanımı biçimin korunmasına yardım eder. Sigara kullanımı iyileşmeyi belirgin biçimde geciktirir. Beslenme düzeni ve protein alımı da yara iyileşmesini etkiler. Hastalarımdan bu dönemde düzenli yürüyüş yapmalarını istiyorum. Hareketsizlik damar içinde pıhtı oluşma olasılığını artırır. Kontrol muayenelerinin aksatılmaması süreci güvenli kılar. İyileşme döneminde uyku düzeninin korunması da önem taşır. Sırtüstü yatmak ilk haftalarda daha rahat gelir. Yara bölgesine baskı yapan konumlardan kaçınılır. Bu ayrıntılar biçimin oturmasına yardım eder.

Meme Onarımının Riskleri Nelerdir?

Meme onarımının riskleri, seçilen yönteme ve hastanın genel durumuna göre değişir. Her ameliyatta olduğu gibi kanama ve enfeksiyon olasılığı bulunur. Yara yerinde açılma ve iyileşme gecikmesi görülebilir. Protez temelli onarımda çevrede sert bir kapsül gelişebilir. Kapsül sertleştiğinde memede ağrı ve biçim bozukluğu ortaya çıkar. Protezin yer değiştirmesi ya da yüzeyinin bozulması da olasıdır. Bu durumlarda protezin değiştirilmesi gerekir. Kendi dokusuyla yapılan onarımda aktarılan dokunun beslenmesi sorun yaratabilir.

Beslenmesi bozulan dokunun bir bölümü kaybedilebilir. Karından yapılan aktarımlarda karın duvarında zayıflama gelişebilir. Sırttan yapılan aktarımlarda omuz gücünde azalma hissedilir. Her iki yöntemde de alıcı bölgede sıvı birikmesi görülür. Biriken sıvı gerektiğinde iğne ile boşaltılır. Sigara kullanımı bu olasılıkların tümünü belirgin biçimde artırır. Şeker hastalığının denetimsiz seyri de iyileşmeyi zorlaştırır. Riskleri ameliyat öncesi görüşmede tek tek anlatıyorum. Bu bilgilendirme yazılı onam sürecinin parçasıdır. Risklerin bir bölümü hastanın kendi hazırlığıyla azaltılır. Sigaranın bırakılması bu hazırlığın ilk adımıdır. Kan şekerinin düzene girmesi ikinci adımı oluşturur. Hazırlık dönemini ameliyattan önce birlikte planlıyorum.

Onarım Kararını Hastamla Nasıl Veriyorum?

Onarım kararını hastamla, hastalığın gerekleri ile kişisel beklentiyi yan yana koyarak veriyorum. Görüşmeye hastalığın yaygınlığı ve tedavi planıyla başlıyorum. Ardından onarım seçeneklerini tek tek açıklıyorum. Her yöntemin gerektirdiği ameliyat sayısını önceden paylaşıyorum. İyileşme süresi ve işe dönüş zamanı da bu görüşmenin parçasıdır. Hastanın günlük yaşamı seçimde belirleyici olur. Küçük çocuğu olan kişilerde uzun iyileşme dönemi zorlayıcı gelir. Bedensel iş yapanlarda kas gücünü etkileyen yöntemler geri planda kalır.

Spor alışkanlığı da seçimde hesaba katılır. Beklentinin gerçekçi sınırlar içinde kalması önem taşır. Onarılan memenin karşı memenin tıpatıp aynısı olmayacağını açıkça söylüyorum. Karşı memeye denkleştirme gerekebileceğini de belirtiyorum. Hastanın yakınlarının görüşmede bulunmasını yararlı buluyorum. Karar için süre isteyen hastalara zaman tanıyorum. Acele verilen kararlar sonradan pişmanlık yaratır. Bu nedenle karar aşamasını hiçbir zaman sıkıştırmıyorum. Süreç boyunca iletişimin açık kalmasına önem veriyorum. Karar verildikten sonra ameliyat takvimi birlikte oluşturulur. Hastanın iş ve aile düzeni bu takvimde gözetilir. Ameliyat öncesi hazırlıklar yazılı olarak verilir. Böylece sürecin her adımı önceden bilinir. Ameliyat gününe kadar aklına takılan soruları not almasını istiyorum. Not edilen sorular kontrol görüşmesinde tek tek yanıtlanır.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Meme alındıktan sonra onarım şart mıdır?
Meme alındıktan sonra onarım zorunlu bir aşama değildir. Bazı hastalar dış protez kullanmayı yeterli bulur. Onarım isteği kişinin kendi beklentisine göre değerlendirilir. Bu isteği hiçbir hastaya dayatmıyorum. Kararın yıllar sonra da verilebileceğini önceden hatırlatıyorum.
Onarım ameliyatı hastalığın geri gelişini gizler mi?
Onarım ameliyatı hastalığın yeniden ortaya çıkışını gizlemez. Yineleyen hastalık çoğunlukla deri altında ele gelen bir sertlik olarak kendini belli eder. Bu bölge muayenede ayrıntılı değerlendirilir. Kuşku doğuran bir bulguda görüntüleme ve doku örneği istenir. İzlem düzenini onarım yapılan hastalarda da aynı sıklıkta sürdürüyorum.
Onarılan memede his geri gelir mi?
Onarılan memede dokunma duyusu eski düzeyine genellikle ulaşmaz. Ameliyat sırasında ince duyu sinirleri kesildiği için bölge uzun süre uyuşuk kalır. Zamanla kenar bölgelerde kısmi bir duyarlılık gelişir. Kendi dokusuyla yapılan onarımda bu geri dönüş biraz daha belirgin olur. Bu durumu ameliyattan önce açıkça anlatıyorum.
Onarım için kaç ameliyat gerekebilir?
Onarım bazı hastalarda tek ameliyatta tamamlanır. Genişletici kullanılan yolda ikinci bir ameliyat gerekir. Meme başı ve renklendirme aşamaları da ayrı seanslarda yapılır. Karşı memeye denkleştirme planlanırsa sayı bir artar. Kaç aşama gerekeceğini yöntem seçilirken önceden paylaşıyorum.
Protez mi kendi dokum mu bana uygun düşer?
Bu seçim beden yapınıza, doku kalitenize ve tedavi planınıza göre yapılır. Işın tedavisi planlanan kişilerde kendi doku daha güvenli seyreder. Karın ya da sırt bölgesinde yeterli doku yoksa protez öne geçer. Uzun ameliyatı kaldıramayacak kişilerde de protez tercih edilir. Kararı muayene bulgularıyla birlikte veriyorum.
Onarım ameliyatından sonra işe dönüş ne kadar sürer?
Protezle yapılan onarımdan sonra masa başı işlere birkaç hafta içinde dönülür. Kendi dokusuyla yapılan onarımda bu süre belirgin biçimde uzar. Bedensel güç isteyen işlerde dönüş daha da geciktirilir. Yara iyileşmesi ve kol hareketlerinin rahatlaması belirleyici olur. Dönüş zamanını her hasta için ayrı belirliyorum.
Onarılan memede mamografi takibi sürdürülür mü?
Memesi alınan tarafta mamografi çekimi genellikle gerekmez. İzlem elle muayene ve gerektiğinde ultrasonografi ile yürütülür. Karşı memenin taraması ise eskisi gibi sürdürülür. Onarım bu tarafın görüntülenmesini engellemez. İzlem planını her hasta için ayrı düzenliyorum.
Karşı memeye de girişim gerekir mi?
Karşı memeye girişim her hastada gerekmez. Hacim ya da yükseklik farkı belirginse denkleştirme gündeme gelir. Bu düzeltme küçültme, dikleştirme ya da hacim ekleme biçiminde olur. Zamanlaması onarılan memenin son biçimini almasından sonraya bırakılır. Kararı hastamın beklentisini dinleyerek veriyorum.
Onarım ameliyatından sonra emzirmek mümkün müdür?
Onarılan memeden emzirmek mümkün değildir. Meme bezi dokusu ameliyatta tümüyle alınmış olur. Karşı meme korunmuşsa o taraftan emzirme sürdürülebilir. Gebelik planı bulunan hastalarda bu konuyu önceden konuşuyorum. Tedavi planı da gebelik zamanlamasını doğrudan etkiler.
Meme onarımı ileri yaşta da yapılabilir mi?
Meme onarımı ileri yaştaki kişilerde de yapılabilir. Belirleyici olan takvim yaşı değil, genel sağlık durumudur. Kalp ve akciğer rezervi uzun ameliyatlarda sınır çizer. Bu kişilerde protez temelli yollar daha sık tercih edilir. Uygunluğu anestezi değerlendirmesiyle birlikte belirliyorum.
Onarım sonrası spor yapmaya ne zaman başlanır?
Yürüyüş gibi hafif etkinliklere ilk günlerden sonra başlanır. Kol ve omuz egzersizleri yumuşak biçimde erken dönemde eklenir. Ağırlık çalışmaları yara tümüyle iyileştikten sonra planlanır. Sırttan doku aktarılan kişilerde omuz programı daha kademeli ilerler. Spor düzenini kontrol muayenelerinde birlikte genişletiyorum.
Dış protez kullanmak onarım yerine geçer mi?
Dış protez kullanmak birçok kişi için yeterli bir çözüm olur. Sütyen içine yerleştirilen protez gövde dengesini korur. Omuz ve boyun ağrısının önlenmesine de yardım eder. Ameliyat istemeyen hastalara bu seçeneği ayrıntılı anlatıyorum. Dış protezden onarıma geçiş her zaman olanaklı kalır.
Onarılan memede ağrı olur mu?
Onarılan memede ilk haftalarda gerginlik ve ağrı hissedilir. Bu duyu iyileşme ilerledikçe azalır. Protez çevresinde kapsül sertleşirse ağrı daha geç dönemde ortaya çıkabilir. Sinir uçlarının toparlanması sırasında batma tarzında duyular görülür. Sürekli ağrıda bölgeyi ayrıntılı değerlendiriyorum.
Onarım ameliyatı ilaç tedavisini geciktirir mi?
Onarım ameliyatı ilaç tedavisinin başlangıcını genellikle geciktirmez. Yara iyileşmesi düzenli seyrederse tedavi planlanan tarihte başlatılır. Yara sorunları çıkarsa tedavi birkaç hafta ertelenir. Bu olasılık kendi dokusuyla yapılan onarımda biraz daha sık görülür. Zamanlamayı tedaviyi yürüten ekiple birlikte düzenliyorum.
Protezlerin belirli aralıklarla değiştirilmesi gerekir mi?
Protezlerin ömrü sınırsız değildir. Yüzeyinde bozulma ya da çevresinde sertleşme gelişirse değiştirilmesi gerekir. Herhangi bir sorun yoksa planlı değişim zorunlu tutulmaz. İzlemde protezin durumu muayene ve görüntülemeyle değerlendirilir. Değişim kararını bulgulara göre veriyorum.
Onarım kararını yıllar sonra vermek mümkün müdür?
Onarım kararı ameliyattan yıllar sonra da verilebilir. Gecikmiş onarımda deri miktarı azaldığı için yöntem seçimi değişir. Bu kişilerde kendi doku aktarımı daha sık gündeme gelir. Tedavisi tamamlanmış ve izlemi düzenli seyreden hastalarda sonuç yüz güldürür. Başvuru zamanını hastanın kendi hazır oluşu belirler.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. MedlinePlus — Breast Diseases
  2. PubMed — Benign breast disease
  3. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Benign Breast Disease
  4. National Cancer Institute (NCI) — Breast Changes