Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Tanı

Tiroid İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi

Tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisi kimlere gerekir, nasıl uygulanır? İşlemin her aşamasını ve sonuç sürecini adım adım anlattım.

Tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisi, boyundaki tiroid bezinde saptanan bir nodülden hücre alınmasını sağlayan ince bir tanı işlemidir. Bu işlemi, görüntüleme bulguları kuşku uyandıran nodüllerin iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunu ayırt etmek için uyguluyorum. Nodül saptandığını öğrenen hastalarımın çoğu, boynuna iğne yapılacağını duyduğunda haklı bir tedirginlik yaşar. İşlemin nasıl yapıldığını, hangi durumlarda istendiğini ve sonucun ne anlama geldiğini önceden bilmek bu tedirginliği azaltır. Bu sayfada biyopsi sürecini adım adım anlatıyorum ve en sık sorulan başlıkları bir araya getiriyorum.

Tiroid İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi Nedir?

Tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisi, tiroid bezindeki bir nodülden çok ince bir iğneyle hücre alınması işlemidir. Bu işlemde, kan alırken kullanılan iğnelerden daha ince bir iğne tercih edilir. İğne nodülün içine ilerler ve buradan az sayıda hücre çekilir. Alınan hücre örneği cam bir lam üzerine yayılır, boyanır ve mikroskop altında incelenir. Nodülün yapısını dışarıdan bakarak anlamak hiçbir zaman olanaklı değildir. Elle yapılan muayene ve görüntüleme, nodülün kuşkulu olup olmadığını gösterir ama kesin ayrımı yapamaz. Hücre düzeyinde bakmadan iyi huylu ile kötü huylu ayrımını güvenle koyamam. Bu nedenle kuşkulu nodüllerde biyopsiyi tanının temel basamağı olarak görüyorum. İşlem ayaktan yapılır ve hastanın hastaneye yatması gerekmez. Uygulama poliklinik koşullarında birkaç dakika içinde tamamlanır. Hastalarıma işlemin bir ameliyat olmadığını, yalnızca örnek alma girişimi sayıldığını anlatıyorum.

Biyopsi, tiroid bezinin çalışmasını ya da kandaki hormon düzeylerini bozmaz. İşlemden sonra tiroid dokusunda kalıcı bir hasar oluşmaz. Alınan örnek nodülün tümünü değil, onu temsil eden bir hücre grubunu yansıtır. Bu nedenle örneğin doğru noktadan alınması büyük önem taşır. Deneyimli ellerde yapılan uygulamada yeterli hücreye ulaşma olasılığı belirgin biçimde artar. Tiroid bezi boyunda yüzeye yakın durur ve iğneyle kolayca ulaşılabilir. Bezin hemen arkasında soluk borusu, yanlarında ise büyük damarlar bulunur. Bu komşulukları görerek çalışmak işlemi hem güvenli hem de doğru kılar. Nodülün yapısını ve yerleşimini önceden bilmek, iğnenin izleyeceği yolu belirler. Hastalarıma önce nodülün ne olduğunu, sonra iğnenin nereye gideceğini gösteriyorum. Bilinmezliğin azalması, hastanın işlem sırasında çok daha rahat durmasını sağlar. Rahat duran bir hastadan alınan örnek de çoğunlukla daha nitelikli olur.

Biyopsi Hangi Durumlarda Gerekir?

Biyopsi her nodülde değil, yalnızca belirli durumlarda gerekir. Karar verirken nodülün büyüklüğüne, görüntüleme özelliklerine ve hastanın öyküsüne birlikte bakıyorum. Boyunda ele gelen her şişliğin biyopsi gerektirdiği düşüncesi doğru değildir. Küçük ve tümüyle sıvı içeren oluşumlarda çoğu zaman izlem yeterli olur. Buna karşılık katı yapıda olan, sınırları düzensiz görünen ve içinde ince kireçlenme odakları bulunan nodüllerde örnek alınmasını istiyorum. Nodülün enine değil boyuna uzanması da beni örnek almaya yönlendirir. Boyundaki lenf bezlerinde yuvarlaklaşma ya da yapı bozulması saptandığında hem nodülden hem de lenf bezinden örnek alınır. Hastanın çocukluk çağında boyun bölgesine ışın alması, karar eşiğimi belirgin biçimde düşürür. Ailede tiroid kanseri öyküsü bulunması da aynı biçimde değerlendirilir. Nodülün kısa sürede büyüdüğünü gösteren ölçümler, beni erken örnek almaya götürür. Sesin kalıcı biçimde değişmesi ve yutkunurken takılma duygusu, kuşkuyu artıran başlıklar arasında sayılır. Hastalarıma tiroid nodülünün neden oluştuğu konusunu ayrıntılı biçimde anlatıyorum.

Kan tahlilleri tek başına biyopsi gereğini ortadan kaldırmaz. Hormon düzeyleri tümüyle olağan olan hastalarda bile kuşkulu nodül bulunabilir. Bu nedenle tahlil sonucuna bakarak örnek alma kararından vazgeçmem. Tersine, bezin aşırı çalıştığını gösteren tabloda sintigrafi incelemesi karar sürecine katılır. Fazla hormon üreten nodüller çoğunlukla iyi huylu davranır ve bu grupta örnek alma gereği azalır. Aynı hastada birden çok nodül bulunması, hepsinden örnek alınacağı anlamına gelmez. Örnek alınacak nodülleri büyüklüğe göre değil, kuşkulu görünüme göre seçiyorum. Görüntülemede en kuşkulu görünen odak öncelikli olarak değerlendirilir. Karar aşamasında hastanın yaşını ve eşlik eden hastalıklarını da hesaba katıyorum. Genç yaşta saptanan katı nodüllerde eşiğimi daha aşağıda tutuyorum. Bütün bu başlıkları hasta ile birlikte konuşarak ortak bir karara varırım.

Hangi Nodüller Biyopsiye Yönlendirilir?

Nodüller biyopsiye, ultrason görüntüsündeki yapısal özellikleri kuşku uyandırdığında yönlendirilir. Katı ve çevre dokudan koyu görünen nodüller bu grubun başında gelir. Sınırları düzgün çizilemeyen, tırtıklı bir çevre gösteren oluşumlar dikkatimi çeker. Nodülün içinde toz tanesi gibi duran ince kireçlenmeler kuşkuyu belirgin biçimde artırır. Boyutundan bağımsız olarak dik konumlanan, yani eninden uzun duran nodüller de örnek almayı gerektirir. Kapsülü aşarak çevre dokuya doğru uzanan bir görünüm saptandığında hiç beklemem. Damarlanma düzeninin nodülün içinde yoğunlaşması da değerlendirmeye katılır. Buna karşılık süngerimsi görünen, çok sayıda küçük boşluk içeren nodüller çoğunlukla iyi huyludur. Tümüyle sıvı dolu basit kesecikler ise kendiliğinden güven verir. Karma yapıdaki nodüllerde örnek, katı bölümden alınır. Sıvı bölümden alınan örnek yeterli hücre taşımaz.

Boyun lenf bezlerindeki değişiklikler kararı doğrudan etkiler. Yağlı göbeği silinmiş, yuvarlaklaşmış ve içinde kireçlenme görülen lenf bezleri ayrıca örneklenir. Tiroid dışına taşan bir kitle saptandığında da örnek alınmasını isterim. Daha önce tiroid ameliyatı geçirmiş hastalarda kalan dokudaki yeni oluşumlar dikkatle incelenir. Ameliyat yatağında ortaya çıkan küçük odaklar bile örnekleme gerektirebilir. Boyun bölgesine ışın almış kişilerde küçük nodüller bile değerlendirme dışında bırakılmaz. Ailesinde kalıtsal tiroid kanseri bulunan kişilerde eşik daha da aşağı çekilir. Bu kişilerde kan tahlilleri ile örnekleme birlikte planlanır. Nodülün kısa aralıklarla yapılan ölçümlerde büyüdüğü görülürse karar yenilenir. Hızlı büyüme her zaman kötü huyluluk anlamına gelmez ama izlemi sıklaştırır. Bütün bu ölçütleri birlikte tartarak hangi nodülden örnek alınacağına karar veriyorum.

Biyopsi Gerekmeyen Nodüller Nasıl İzlenir?

Biyopsi gerekmeyen nodüller, belirli aralıklarla yapılan ultrason incelemeleriyle izlenir. İzlem aralığını nodülün yapısına ve hastanın risk düzeyine göre belirliyorum. Tümüyle sıvı içeren keseciklerde inceleme aralığı daha uzun tutulabilir. Katı ama kuşku uyandırmayan nodüllerde ilk kontrolü daha erken planlıyorum. İzlemde bakılan başlıklar nodülün boyutu, yapısı ve sınır özellikleridir. Ölçümün her seferinde aynı düzlemde yapılması karşılaştırmayı güvenilir kılar. Nodülün belirgin biçimde büyüdüğü görülürse örnek alma kararı yeniden gündeme gelir. Yapısında yeni kireçlenme odakları belirmesi de aynı biçimde değerlendirilir. Sınırların bozulması ve çevreye doğru uzanma, izlemi sonlandıran bulgular arasında yer alır. Bu değişiklikler olmadıkça hastayı gereksiz girişimlerle yormam. İzlem kararı, hastalığın göz ardı edilmesi anlamına gelmez.

Hastalarıma izlemin de etkin bir tedavi yaklaşımı sayıldığını anlatıyorum. Her nodüle iğne yapmak, tanı doğruluğunu artırmak yerine gereksiz kaygı doğurur. Çok küçük ve kuşku uyandırmayan oluşumlarda örnekleme yanıltıcı sonuç verebilir. Bu nedenle izlem kararını görüntüleme bulgularına dayandırıyorum. Kontrol aralarında boyunda yeni bir şişlik fark eden hastanın erken başvurmasını istiyorum. Yutkunma güçlüğü ya da sesteki kalıcı değişiklik, randevu beklemeden değerlendirilmelidir. Hormon düzeylerindeki dalgalanma da izlem planını değiştirebilir. Gebelik gibi özel dönemlerde izlem sıklığı yeniden düzenlenir. Kontrolleri aksatmadan sürdüren hastalarda değişiklikler erken yakalanır. İzlemi bırakmak, nodülün kendiliğinden yok olduğu anlamına asla gelmez. Bu nedenle kontrol takvimini her görüşmede yazılı olarak veriyorum.

İşleme Nasıl Hazırlanılır?

İşleme hazırlanmak, hastalarımın sandığından çok daha yalındır. Aç kalmak gerekmez ve hasta o gün her zamanki gibi yiyip içebilir. Kullanılan ilaçların çoğu kesilmeden işlem yapılabilir. Yalnızca kanı sulandıran ilaçlar için ayrı bir değerlendirme yapılır. Bu ilaçları kullanan hastalarda kesme ya da sürdürme kararını, ilacı yazan hekimle birlikte veririm. Kanama eğilimi bilinen kişilerde işlem öncesi kan tahlili istenir. Boyun bölgesini saran dar yakalı giysiler yerine geniş yakalı bir kıyafet seçilmelidir. Takıların ve kolyelerin evde bırakılması işlemi kolaylaştırır. Hastanın yanında daha önce yapılmış ultrason ve tahlil sonuçlarını getirmesini istiyorum. Eski görüntülerle karşılaştırma yapmak, nodülün seyrini anlamamı sağlar. İşlem öncesinde hastaya adım adım ne yapacağımı anlatıyorum.

Hazırlık aşamasında hastanın kaygısını azaltmak da işin bir parçasıdır. İşlemin ne kadar süreceğini ve ne hissedileceğini önceden söylemek gerginliği düşürür. Aşırı kaygılı hastalarda işlemi daha yavaş ilerletiyorum. Hastanın sırt üstü yatması ve boynunun hafifçe geriye alınması istenir. Omuz altına konan küçük bir destek, tiroid bezini yüzeye yaklaştırır. Bu duruş, iğnenin izleyeceği yolu kısaltır ve işlemi kolaylaştırır. Boyun fıtığı olan kişilerde bu duruş daha ölçülü biçimde ayarlanır. İşlem sırasında yutkunmamak ve konuşmamak gerekir. Yutkunma isteği duyan hastaya önceden işaret vermesini söylüyorum. Öksürük nöbeti geçiren kişilerde işlemi kısa bir ara ile sürdürüyorum. Hastanın yanında bir yakınının bulunması da rahatlamayı destekler. Bütün bu küçük ayrıntılar örneğin niteliğini doğrudan etkiler.

Tiroid Biyopsisi Nasıl Yapılır?

Tiroid biyopsisi, boyun cildi temizlendikten sonra ince bir iğnenin nodüle ilerletilmesiyle yapılır. Önce boyun bölgesi antiseptik bir çözeltiyle silinir. Cilde ince bir uyuşturucu uygulanabilir ya da doğrudan işleme geçilir. İğne cildi geçtikten sonra doğrudan nodülün içine yönlendirilir. Nodülün içinde birkaç saniye süren ileri geri hareketlerle hücreler iğneye çekilir. Enjektörün pistonu hafifçe geri çekilerek emme oluşturulur. Yeterli hücreye ulaşıldığında iğne geri alınır. Çekilen madde hemen cam lamlara yayılır ve tespit çözeltisine konur. Çoğu hastada aynı nodülden birkaç kez örnek alınır. Farklı noktalardan alınan örnekler, nodülün tümünü daha iyi temsil eder. Her girişten sonra hastaya kısa bir dinlenme arası veriyorum.

İşlemin tümü birkaç dakika içinde tamamlanır. Örneğin niteliğini işlem sırasında değerlendirmek, yeniden giriş gereğini azaltır. Bazı merkezlerde alınan madde hemen mikroskopta gözden geçirilir. Bu değerlendirme, yetersiz örnek olasılığını belirgin biçimde düşürür. Sıvı içeren nodüllerde önce sıvı boşaltılır, sonra kalan katı bölümden örnek alınır. Boşaltılan sıvı da incelemeye gönderilir. Lenf bezinden örnek alınması gerektiğinde aynı yöntem uygulanır. Örnek kaplarının hasta bilgileriyle doğru etiketlenmesi büyük önem taşır. İşlem bitiminde iğne giriş yerine birkaç dakika baskı uygulanır. Baskı, cilt altında morarma oluşmasını büyük ölçüde önler. Hasta kısa bir gözlemden sonra ayağa kalkabilir. Bütün süreci hastaya adım adım anlatarak ilerletiyorum.

Ultrason Eşliğinde Biyopsi Neden Yeğlenir?

Ultrason eşliğinde yapılan biyopsi, iğnenin nodül içinde olduğunu canlı olarak görmemi sağlar. Elle yapılan örneklemede iğnenin nereye gittiği yalnızca dokunma duygusuyla kestirilir. Görüntü eşliğinde çalışıldığında ise iğnenin ucu ekranda izlenir. Bu izleme, örneğin gerçekten kuşkulu bölgeden alınmasını güvence altına alır. Küçük nodüllerde görüntü olmadan doğru noktaya ulaşmak çok zordur. Derin yerleşimli oluşumlarda da aynı güçlük yaşanır. Çevredeki damarların görülmesi, iğnenin bu yapılardan uzak tutulmasını sağlar. Böylece kanama olasılığı belirgin biçimde azalır. Karma yapıdaki nodüllerde katı bölümün seçilmesi yalnızca görüntüyle olanaklı olur. Sıvı bölümden alınan madde tanı koydurmaz. Bu nedenle bütün örneklemelerimi görüntü eşliğinde yapıyorum.

Görüntüleme aynı zamanda işlem öncesi haritayı da çıkarır. Hangi nodülden örnek alınacağı incelemenin başında belirlenir. Birden çok nodül bulunan hastalarda bu ayrım daha da önem kazanır. Örnek alınan nodülün yeri rapora yazılır ve sonraki kontrollerde aynı odak izlenir. Bu kayıt, izlem sürecinin karışmasını önler. Hastalarıma tiroid ultrasonografisi incelemesinin biyopsi kararındaki yerini ayrıntılı biçimde anlatıyorum. İnceleme sırasında lenf bezleri de baştan sona gözden geçirilir. Kuşkulu görünen bir lenf bezi aynı seansta örneklenebilir. Böylece hastanın ikinci bir işlem için yeniden gelmesi gerekmez. Görüntü eşliğinde çalışmak işlem süresini de kısaltır. Kısalan süre, hastanın konforunu doğrudan artırır.

İşlem Sırasında Ağrı Duyulur mu?

İşlem sırasında duyulan duygu, kan alınırken hissedilenden çok farklı değildir. Kullanılan iğne oldukça incedir ve dokuda geniş bir yol açmaz. Çoğu hasta yalnızca kısa bir batma duygusu tanımlar. Bu duygu iğnenin cildi geçtiği anda ortaya çıkar ve hemen geçer. Nodülün içinde ilerleyen iğne genellikle hissedilmez. Bazı hastalar boyunda basınç ya da gerilme duygusu bildirir. Cilde uygulanan uyuşturucu bu duyguyu daha da azaltır. Uyuşturucunun kendisinin de hafif bir yanma yarattığını hastalarıma söylüyorum. Bu nedenle kimi hastalarda doğrudan işleme geçmeyi yeğliyorum. Karar hastanın isteğine göre birlikte verilir. Kaygının yüksek olması ağrı algısını da artırır.

İşlem sonrasında boyunda bir gün süren hafif bir sızlama olabilir. Bu sızlama basit ağrı kesicilerle kolayca geçer. Yutkunurken duyulan hafif rahatsızlık da kısa sürede kaybolur. Ağrının artarak sürmesi beklenen bir durum değildir. Böyle bir durumda hastanın beni aramasını istiyorum. Şiddetli ağrı, boyunda hızla büyüyen şişlik ve nefes darlığı erken değerlendirilmelidir. Bu tablolar oldukça seyrek görülür. İşlemden sonra boyun bölgesine soğuk uygulamak sızlamayı azaltır. Aynı gün ağır egzersiz yapmaktan kaçınmak gerekir. Boynu zorlayan hareketler sızlamayı geçici olarak artırabilir. Ertesi gün hastaların büyük bölümü hiçbir yakınma duymaz.

İşlemden Sonra Nelere Dikkat Edilmelidir?

İşlemden sonra yapılması gerekenler oldukça azdır ve günlük yaşamı zorlamaz. İğne giriş yerine uygulanan baskı, birkaç dakika kesintisiz sürdürülmelidir. Bu süre sonunda çoğu hastada sargıya bile gerek kalmaz. Küçük bir yara bandı yeterli olur. Hasta kısa bir bekleme sonrasında evine dönebilir. Aynı gün araç kullanmak ve çalışmak çoğu hasta için sakıncalı değildir. Boyun bölgesine ilk saatlerde sıcak uygulanması doğru olmaz. Sıcak uygulama kanama eğilimini artırabilir. İlk gün sıkı yakalı giysilerden uzak durmak rahatlatır. Duş almak işlemin ertesi gününde güvenle yapılabilir. Yara yerinin ovulmadan yıkanması yeterlidir.

İşlemden sonra ortaya çıkabilecek bulguları hastaya önceden anlatıyorum. İğne yerinde küçük bir morarma görülmesi beklenen bir durumdur. Bu morarma birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolur. Boyunda ceviz büyüklüğüne ulaşan ve hızla artan şişlik ise erken değerlendirilmelidir. Ateş, kızarıklık ve artan ağrı da bildirilmelidir. Bu bulgular çok seyrek görülür ama göz ardı edilmemelidir. Kan sulandırıcı kullanan hastalarda ilacın yeniden başlanma zamanı ayrıca söylenir. Hormon ilacı kullanan kişiler tedavilerini olağan biçimde sürdürür. Biyopsi, kullanılan ilaçların düzenini değiştirmez. Sonuç çıkana kadar geçen sürede hastanın kaygısını azaltacak bilgileri paylaşıyorum. Randevu gününü ve sonuç görüşmesini baştan planlamayı yeğliyorum.

Biyopsi Sonucu Ne Kadar Sürede Çıkar?

Biyopsi sonucu, alınan örneğin hazırlanma ve inceleme süresine bağlı olarak birkaç iş gününde çıkar. Örnek önce boyanır, sonra patoloji uzmanı tarafından mikroskopta değerlendirilir. Bu değerlendirme aceleye getirilemeyecek kadar ayrıntılı bir iştir. Hücrelerin çekirdek yapısı, dizilimi ve çevresindeki madde tek tek incelenir. Kimi örneklerde ek boyama yöntemlerine başvurulur. Ek inceleme yapılan durumlarda süre birkaç gün daha uzayabilir. Hastalarıma bu gecikmenin kötü bir haber anlamına gelmediğini özellikle söylüyorum. Uzayan süre çoğu zaman daha dikkatli bir değerlendirme yapıldığını gösterir. Sonuç raporu yazıldıktan sonra hastayla yüz yüze görüşerek paylaşırım. Telefonla iletilen bir cümlenin yanlış anlaşılma olasılığı yüksektir. Bu nedenle sonuç görüşmesini randevuyla planlıyorum.

Sonuç beklenen günlerde hastaların çoğu yoğun bir kaygı yaşar. Bu dönemde belirsizliği azaltmak için olası sonuçları önceden anlatıyorum. Hangi sonucun hangi adımı gerektirdiğini baştan bilmek rahatlatır. Sonuç çıkana kadar günlük yaşama ara vermek gerekmez. Çalışmaya, egzersize ve seyahate devam edilebilir. Ek tahlil ya da görüntüleme gereken durumlarda bunları önceden planlıyorum. Sonucun beklenenden geç çıkması durumunda laboratuvarla iletişime geçilir. Örneğin yetersiz bulunması durumunda hasta hemen bilgilendirilir. Bu durumda yeni bir randevu düzenlenir. Sonuç görüşmesinde raporun bir örneğini hastaya veriyorum. Hastanın raporu saklaması, sonraki değerlendirmeler için değerlidir.

Sonuç Raporu Hangi Basamaklarda Toplanır?

Sonuç raporu, hücre incelemesinin bulgularını belirli basamaklara yerleştiren bir düzende toplanır. Bu düzen, farklı merkezlerde yazılan raporların aynı dille okunmasını sağlar. İlk basamak, örneğin tanı koymaya yetmediği durumu tanımlar. İkinci basamak, hücrelerin iyi huylu göründüğü sonucu anlatır. Üçüncü basamak, anlamı belirsiz hücre değişiklikleri için ayrılmıştır. Dördüncü basamak, belirli bir tümör tipini düşündüren ama kesinleştiremeyen bulguları kapsar. Beşinci basamak, kötü huyluluktan kuşkulanılan tabloyu gösterir. Altıncı basamak ise kötü huylu hücrelerin açıkça görüldüğü sonucu bildirir. Her basamağın gerektirdiği adım birbirinden farklıdır. Raporu hastayla birlikte okuyarak hangi basamakta olduğumuzu açıklıyorum. Hastalarıma biyopsi sonuçlarının ne anlama geldiği konusunu ayrı bir sayfada ayrıntılı biçimde anlatıyorum.

Raporda yalnızca basamak değil, hücrelerin özellikleri de yazılır. Bu ayrıntılar sonraki kararları doğrudan etkiler. Anlamı belirsiz sonuç alındığında işlemi yinelemek çoğu zaman yol gösterir. Yineleme sonrasında basamak çoğunlukla netleşir. Netleşmeyen durumlarda genetik incelemeler gündeme gelebilir. Bu incelemeler alınan örnek üzerinde yapılır ve yeni bir girişim gerektirmez. Kararı yalnızca rapora değil, görüntüleme ve muayene bulgularına da bakarak veriyorum. Aynı basamakta yer alan iki hastanın yolu birbirinden farklı olabilir. Hastanın yaşı, nodülün büyüklüğü ve ailesel öykü bu farkı yaratır. Bu nedenle her raporu kendi bağlamında değerlendiriyorum. Hastanın sorularını yanıtlamadan görüşmeyi bitirmem.

Biyopsinin Riskleri ve Sınırları Nelerdir?

Biyopsinin riskleri oldukça azdır ve çoğu hastada hiçbir sorun yaşanmaz. En sık görülen durum, iğne giriş yerinde küçük bir morarma oluşmasıdır. Bu morarma kendiliğinden kaybolur ve ek tedavi gerektirmez. Nodülün içine kanama olması seyrek görülür. Böyle bir durumda nodül geçici olarak büyüyebilir ve boyunda dolgunluk duygusu yaratabilir. Basınç uygulanması bu tabloyu çoğunlukla denetim altına alır. Enfeksiyon gelişmesi çok seyrek karşılaşılan bir durumdur. Ses tellerini yöneten sinirin zedelenmesi olağan koşullarda beklenmez. Görüntü eşliğinde çalışmak bu olasılığı daha da azaltır. İşlemin hastalığı yaydığı düşüncesi bilimsel karşılığı olmayan bir yanılgıdır. Hastalarıma bu kaygının yersiz olduğunu açıkça söylüyorum.

Biyopsinin sınırlarını da hastaya anlatmak gerekir. Alınan örnek nodülün tümünü değil, bir bölümünü yansıtır. Bu nedenle hücre incelemesi her zaman kesin yanıt vermeyebilir. Bazı tümör tipleri yalnızca hücreye bakarak ayırt edilemez. Bu tiplerde kesin ayrım, çıkarılan dokunun incelenmesiyle konur. Yetersiz örnek alınması da bir sınır olarak karşımıza çıkar. Yeniden örnekleme çoğu zaman bu sorunu çözer. Yinelenen işlemde de sonuç alınamazsa başka yollar değerlendirilir. İyi huylu çıkan bir sonuç, izlemin bırakılacağı anlamına gelmez. Nodül büyürse ya da görünümü değişirse karar yenilenir. Bu sınırları baştan paylaşmak, hastanın sürece güvenle katılmasını sağlar.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Tiroid biyopsisi aç karnına mı yapılır?
Tiroid biyopsisi için aç kalmak gerekmez. Hasta işlem gününde her zamanki öğünlerini olağan biçimde sürdürebilir. İşlem uyutma gerektirmediği için mide boşluğu koşulu aranmaz. Aksine, kan şekerinin düşmesi hastanın işlem sırasında halsizlik duymasına yol açabilir. Bu nedenle hafif bir öğünle gelinmesini öneriyorum.
Kan sulandırıcı ilaç kullananlarda biyopsi ertelenir mi?
Kan sulandırıcı kullanan hastalarda biyopsi çoğu zaman ertelenmez. İnce iğneyle yapılan bu işlemde kanama olasılığı düşüktür. Yine de kullanılan ilacın türüne göre kısa bir ara verilmesi düşünülebilir. Bu kararı, ilacı yazan hekimle birlikte alıyorum. İlacı kendi başına bırakmanın daha büyük sakınca doğurabileceğini hastalarıma özellikle anlatıyorum.
Biyopside iğne kaç kez girilir?
İğne, çoğu hastada aynı nodüle birkaç kez girer. Tek bir girişle alınan madde her zaman yeterli hücre taşımaz. Farklı noktalardan alınan örnekler nodülün tümünü daha doğru yansıtır. Giriş sayısını nodülün yapısına ve alınan maddenin görünümüne bakarak belirliyorum. Her giriş yalnızca birkaç saniye sürer.
Biyopsi için hastaneye yatmak gerekir mi?
Biyopsi için hastaneye yatmak gerekmez. İşlem poliklinik koşullarında ayaktan yapılır. Hasta kısa bir gözlem süresinden sonra evine dönebilir. Uyutma ya da damar yolu açılması gibi bir hazırlık istenmez. Yanında refakatçi bulunması zorunlu değildir ama kaygılı hastalara iyi gelir.
İşlemden sonra boyunda şişlik olması olağan mıdır?
İğne giriş yerinde küçük bir kabarıklık görülmesi olağandır. Bu kabarıklık dokuya sızan az miktarda kandan kaynaklanır ve kısa sürede geriler. Birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolur. Buna karşılık hızla büyüyen ve nefes almayı zorlaştıran bir şişlik beklenen bir bulgu değildir. Böyle bir durumda hastanın gecikmeden başvurmasını istiyorum.
Biyopsiden sonra aynı gün çalışmaya dönülebilir mi?
Biyopsiden sonra aynı gün çalışmaya dönmek çoğu hasta için sakıncalı değildir. İşlem günlük etkinlikleri kısıtlayacak bir iz bırakmaz. Masa başında çalışan kişiler doğrudan işine gidebilir. Ağır yük kaldıran ve boynunu zorlayan işlerde ilk günü hafif geçirmek daha doğru olur. Ertesi gün olağan düzene dönülebilir.
Tiroid biyopsisi hastalığı yayar mı?
İnce iğneyle yapılan biyopsinin hastalığı yaydığını gösteren bir bulgu yoktur. Kullanılan iğne çok incedir ve dokuda geniş bir yol açmaz. Alınan madde iğnenin içinde kalır ve dışarıya taşınmaz. Bu kaygı, hastalarımın en sık dile getirdiği yanlış bilgiler arasında yer alır. Görüşmelerimde bu düşüncenin bilimsel karşılığı olmadığını açıkça söylüyorum.
Gebelikte tiroid biyopsisi uygulanabilir mi?
Gebelikte tiroid biyopsisi güvenle uygulanabilir. İşlemde ışın kullanılmadığı için bebeğe zarar verme kaygısı taşınmaz. Görüntüleme ses dalgalarıyla yapılır ve ek bir risk doğurmaz. Yine de gebeliğin evresine göre işlemin zamanlamasını birlikte planlıyorum. Kuşkulu bir nodül saptandığında beklemek yerine örnek almayı yeğliyorum.
Çocuklarda tiroid biyopsisi yapılabilir mi?
Çocuklarda tiroid biyopsisi yapılabilir ve gerekli durumlarda geciktirilmez. Çocuk yaş grubunda saptanan nodüllerde kuşku eşiği daha aşağıda tutulur. İşlem erişkinlerdeki gibi görüntü eşliğinde uygulanır. Küçük çocuklarda hareketsiz durmak zor olduğu için ek düzenlemeler yapılabilir. Aileye işlemin her aşamasını önceden anlatıyorum.
Sonuç iyi huylu çıkarsa izlem sona erer mi?
İyi huylu sonuç, izlemin bırakılacağı anlamına gelmez. Alınan örnek nodülün tümünü değil bir bölümünü yansıtır. Bu nedenle nodül belirli aralıklarla görüntülemeyle izlenir. Boyutta belirgin artış ya da yapıda değişiklik görülürse karar yenilenir. İzlem aralığını nodülün özelliklerine göre belirliyorum.
Örnek yetersiz gelirse işlem yinelenir mi?
Yetersiz örnek alındığında işlem çoğu zaman yinelenir. Yineleme için birkaç hafta beklemek, dokunun onarılmasına olanak tanır. İkinci girişimde yeterli hücreye ulaşma olasılığı belirgin biçimde artar. Yinelenen işlemde de sonuç alınamazsa görüntüleme bulguları ve muayene birlikte değerlendirilir. Gerektiğinde cerrahi yolla tanı konması gündeme gelebilir.
Kan tahlili biyopsinin yerini tutar mı?
Kan tahlili biyopsinin yerini tutmaz. Hormon düzeyleri tiroid bezinin ne kadar çalıştığını gösterir, nodülün yapısını göstermez. Tümüyle olağan tahlil sonuçları olan hastalarda da kuşkulu nodül bulunabilir. Bu nedenle tahlile bakarak örnek alma kararından vazgeçmem. Tahlil ve hücre incelemesi birbirini tamamlayan iki ayrı basamaktır.
İçi sıvı dolu nodüllerde de örnek alınır mı?
Tümüyle sıvı içeren basit keseciklerde çoğu zaman örnek alınmaz. Bu oluşumlar görüntülemede kendiliğinden güven verir. Sıvı miktarı çok fazlaysa yalnızca boşaltma amacıyla iğne uygulanabilir. Karma yapıdaki nodüllerde ise katı bölümden örnek alınması gerekir. Sıvı bölümden alınan madde tanı koyduracak hücre taşımaz.
Biyopsi sesi etkiler mi?
Biyopsi sesin kalıcı biçimde değişmesine yol açmaz. Ses tellerini yöneten sinirler tiroid bezinin arka yüzünde ilerler ve görüntü eşliğinde çalışıldığında korunur. İşlemden sonra bir gün süren hafif kısılma çok seyrek bildirilir. Bu geçici durum boyundaki ödemden kaynaklanır ve kendiliğinden düzelir. Sesin günlerce kısık kalması beklenen bir bulgu değildir.
Birden çok nodül varsa hepsinden örnek alınır mı?
Birden çok nodül bulunması, hepsinden örnek alınacağı anlamına gelmez. Örnek alınacak odakları büyüklüğe göre değil, görüntüdeki kuşkulu özelliklere göre seçiyorum. Küçük ama kuşkulu bir nodül, büyük ama güven veren bir nodülden önce gelir. Birden çok kuşkulu odak varsa aynı seansta birkaç örnek alınabilir. Örneklerin hangi nodülden alındığı rapora ayrı ayrı yazılır.
Biyopsi raporu tek başına ameliyat kararı verdirir mi?
Biyopsi raporu tek başına karar verdirmez. Rapor, kararı yönlendiren önemli bir basamak olarak değerlendirilir. Nodülün büyüklüğü, konumu, hastanın yaşı ve ailesel öykü aynı masaya konur. Bası bulgusu yaratan büyük nodüllerde rapor iyi huylu olsa bile girişim gerekebilir. Bütün bu başlıkları hastayla birlikte tartışarak ortak bir karara varıyorum.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. American Thyroid Association (ATA) — Thyroid Nodules
  2. National Cancer Institute (NCI) — Thyroid Cancer
  3. MedlinePlus — Thyroid Diseases
  4. PubMed — Thyroid nodule
  5. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Thyroid