Meme Ağrısı (Mastalji)
Meme ağrısı neden olur, hangi durumlarda incelenir? Mastaljinin türlerini ve günlük yaşamda işe yarayan önerileri anlattım.
Meme ağrısı, meme yakınmaları içinde en sık karşılaştığım başvuru nedenidir. Kadınların büyük bölümü yaşamının bir döneminde memesinde gerginlik, dolgunluk ya da batma hissi yaşar. Bu yakınmanın arkasında çoğu kez hormon düzeylerindeki değişiklikler bulunur. Ağrının kanserle ilişkili olduğu düşüncesi ise kaygıyı gereksiz biçimde büyütür. Bu sayfada ağrının nedenlerini, türlerini, inceleme basamaklarını ve günlük yaşamda alınabilecek önlemleri anlatıyorum.
Meme Ağrısı Neden Ortaya Çıkar?
Meme ağrısı, meme dokusunun hormon değişikliklerine verdiği yanıt nedeniyle ortaya çıkar. Meme dokusu süt üreten bezlerden, sütü taşıyan kanallardan, yağ dokusundan ve bağ dokusundan oluşur. Bu yapıların tamamı kandaki hormon düzeyine göre su tutar. Adet döngüsünün ikinci yarısında yükselen hormonlar meme dokusunda ödem oluşturur. Ödem arttıkça meme içindeki sinir uçlarına binen basınç da yükselir. Bu basınç gerginlik, dolgunluk ve dokunmakla artan hassasiyet biçiminde hissedilir. Ağrının şiddeti aynı kişide aydan aya değişebilir. Meme dokusunun yoğun olduğu kişilerde yakınma daha belirgin seyreder. Küçük kistler barındıran memelerde bu kistler döngü boyunca dolar ve boşalır. Gebelik, emzirme ve menopoza geçiş dönemleri de aynı dengeyi etkiler.
Ağrı bazı kişilerde meme dokusunun kendisinden değil, çevresindeki yapılardan kaynaklanır. Göğüs kafesindeki kasların zorlanması memeye yayılan bir ağrı oluşturur. Bu nedenle ağrının kaynağını ayırmak ilk adım olarak öne çıkar. Ağrının ne zaman başladığını ve hangi günlerde arttığını öğrenmek tanıya yön verir. Kişinin kullandığı ilaçları ve son aylardaki kilo değişimini de aynı görüşmede not ediyorum. Uykusuzluk ve yoğun stres ağrı eşiğini düşürür. Yoğun çalışma düzeni içinde yakınmanın daha çok fark edildiğini gözlüyorum. Ağrının kaynağı anlaşıldığında kişinin kaygısı da belirgin biçimde azalır.
Meme Ağrısı Kaç Türe Ayrılır?
Meme ağrısı, adet döngüsüyle ilişkisine göre iki ana başlık altında toplanır. Birinci grupta döngüyle birlikte ortaya çıkan ve kanamayla birlikte hafifleyen ağrı bulunur. İkinci grupta ise döngüden bağımsız seyreden, günlerle sınırlanamayan ağrı yer alır. Bu ayrım hem nedenin bulunmasını hem de izlenecek yolu belirler. Döngüyle ilişkili ağrı genellikle iki memede birden duyulur. Döngüden bağımsız ağrı ise sıklıkla tek memede ve belirli bir noktada hissedilir. Ağrının yayılım biçimi de bu ayrımda yol gösterir. İki grubun tedavi yaklaşımı birbirinden ayrılır. Ayrımı yapabilmek için hastalarımdan yakınmanın hangi günlerde arttığını izlemesini istiyorum. Bu iki tabloyu, farklarını ve izlem biçimlerini döngüsel ve döngüsel olmayan meme ağrısı sayfasında ayrıntılı anlattım. Üçüncü bir grup olarak, kaynağı memenin dışında bulunan ağrılar da aynı başlık altında değerlendirilir. Bu grubun tanınması gereksiz incelemeleri önler. Yakınmanın süresi de sınıflamada dikkate alınır. Birkaç gün süren ağrı ile aylardır devam eden ağrı aynı biçimde ele alınmaz. Sınıflamayı yaparken kişinin yaşını ve menopoz durumunu da gözetiyorum. Bu üç başlığın ayrılması, gereksiz kaygının önüne geçer.
Döngüsel Meme Ağrısının Özellikleri Nelerdir?
Döngüsel meme ağrısı, adet kanamasından önceki günlerde başlayan ve kanamayla birlikte gerileyen bir yakınma olarak tanımlanır. Ağrı çoğunlukla her iki memede birlikte duyulur. Memelerin üst dış bölümünde daha belirgin hissedilir ve koltuk altına doğru yayılır. Yakınma yumurtlamadan sonraki dönemde artış gösterir. Bu dönemde memede dolgunluk, ağırlık ve dokunmakla artan hassasiyet bulunur. Kanamanın başlamasıyla birlikte şikâyet birkaç gün içinde azalır. Tablonun arkasında hormon dalgalanması yatar ve bu nedenle üreme çağındaki kadınlarda sık görülür. Bazı kişilerde memede küçük düzensizlikler de aynı günlerde ele gelir. Bu düzensizlikler kanamadan sonra belirgin biçimde geriler. Adet öncesindeki gerginliğin ayrıntılarını ve rahatlama yollarını adet öncesi memede şişlik ve ağrı sayfasında ele aldım. Döngüsel ağrı genellikle iyi huylu bir süreç olarak seyreder. Yakınma çok yoğun yaşandığında günlük yaşamı ve uykuyu bozar. Bu durumda destekleyici önlemleri birlikte planlıyorum. Ağrının döngüyle ilişkisini göstermek için basit bir takvim kaydı yeterli olur. Kayıt birkaç ay boyunca sürdürüldüğünde tablo daha iyi anlaşılır. Bu kişilerde ileri incelemeye çoğu kez gerek kalmaz.
Döngüsel Olmayan Ağrı Hangi Durumlarda Görülür?
Döngüsel olmayan ağrı, adet döngüsünden bağımsız biçimde ortaya çıkar ve düzenli bir takvim izlemez. Bu ağrı sıklıkla tek memede ve belirli bir bölgede duyulur. Yakınma sürekli olabileceği gibi gün içinde gelip gidebilir. Menopoz sonrasındaki kadınlarda daha sık karşıma çıkar. Geçirilmiş meme girişimleri sonrasında oluşan doku iyileşmesi bu tür ağrıya yol açar. Kanalların genişlemesiyle seyreden iyi huylu değişiklikler de benzer yakınma oluşturur. Meme içindeki kistlerin hızla büyümesi ani başlayan bir ağrı yaratır. Gergin bir kesenin iğneyle boşaltılması sonrasında yakınmanın nasıl gerilediğini kist aspirasyonu tedavisi sayfasında anlattım. İltihabi süreçlerde ağrıya kızarıklık ve ısı artışı eşlik eder. Büyük ve ağır memelerde boyun ile sırt kaslarının zorlanması tabloyu ağırlaştırır. Bu grupta ağrının kaynağını bulmak daha çok zaman ister. İnceleme sonucunda çoğu kişide ciddi bir hastalık saptanmaz. Yine de tek noktada süren ağrı dikkatle değerlendirilir. Yakınmanın süresi uzadıkça kişinin kaygısı da artar. Bu nedenle inceleme basamaklarını baştan açık biçimde aktarıyorum. Sürecin nasıl ilerleyeceğini bilmek kişinin kaygısını hafifletir. Yakınmanın seyrini birlikte izlemeyi de ayrıca öneriyorum.
Ağrı memenin belirli bir bölgesinde toplanıyorsa, o bölgeyi ultrason ile ayrıca değerlendiririm. Bu tür ağrıların arkasında çoğu kez iyi huylu bir değişiklik bulunur. Meme dokusundaki fibrokistik değişiklikler bu grubun başında gelir. Tek bir kist ya da genç kadınlarda sık görülen iyi huylu katı tümörler de aynı yakınmayı oluşturabilir. Bölgesel incelemenin yapılması hem kaynağı ortaya koyar hem de kişinin kaygısını kısa sürede azaltır.
Memeden Kaynaklanmayan Ağrılar Nasıl Ayırt Edilir?
Memeden kaynaklanmayan ağrılar, göğüs duvarındaki ve komşu organlardaki sorunların memeye yansımasıyla oluşur. Kaburga kıkırdaklarının iltihabi zorlanması göğüs ön duvarında noktasal bir hassasiyet bırakır. Bu hassasiyet parmakla bastırıldığında aynı noktada yinelenir. Omurgadaki sinir baskısı da göğüs bölgesine yayılan ağrı oluşturur. Kalp kaynaklı ağrı çoğunlukla efor sırasında artar ve dinlenmeyle geriler. Safra kesesi ve mide kaynaklı yakınmalar sağ tarafta hissedilen ağrıyı taklit eder. Akciğer zarını ilgilendiren tablolarda ağrı derin nefes almakla belirginleşir. Zona hastalığında ağrı deri döküntüsünden birkaç gün önce başlar. Ağır yük taşımak ve yeni başlanan egzersiz göğüs kaslarını zorlar. Bu tabloların tamamında meme dokusu muayenede olağan bulunur.
Ayrımı yapmak için ağrının hareketle, nefesle ve yemekle ilişkisini sorguluyorum. Kolun belirli hareketlerinde artan ağrı kas kaynağını düşündürür. Ağrının memede değil, memenin altındaki duvarda duyulması da yol göstericidir. Gerekli gördüğüm kişileri ilgili uzmanlık alanına yönlendiriyorum. Bu yaklaşım gereksiz tetkikleri ve uzayan kaygıyı önler. Kaynağın doğru belirlenmesi tedavinin de doğru seçilmesini sağlar. Göğüs duvarı kaynaklı ağrılarda basit destekleyici önlemler kısa sürede işe yarar. Bu kişilerde meme dokusuna yönelik ileri incelemeye gerek kalmaz.
Hangi İlaçlar Meme Ağrısını Artırabilir?
İlaçlar, meme dokusundaki hormon dengesini değiştirerek ağrıya katkıda bulunur. Doğum kontrol amacıyla kullanılan hormon içerikli haplar memede dolgunluk oluşturur. Menopoz döneminde alınan hormon destek tedavileri benzer bir etki yaratır. Kısırlık tedavisinde kullanılan hormon iğneleri meme dokusunu belirgin biçimde uyarır. Ruh sağlığı alanında kullanılan bazı ilaçlar süt hormonunun yükselmesine yol açar. Bu yükselme hem ağrıya hem de meme başından gelen akıntıya neden olur. Tansiyon ve kalp ilaçlarının bir bölümü de aynı yakınmayı tetikler. Mide koruyucu olarak kullanılan bazı ilaçlar erkeklerde meme dokusunu büyütür. Bitkisel karışımların içeriğindeki hormon benzeri maddeler de göz ardı edilmemelidir. Kullanılan ürünlerin tamamını ilk görüşmede öğrenmeye çalışıyorum.
İlaca bağlı ağrıda yakınma çoğunlukla ilacın başlanmasından sonraki haftalarda belirir. İlacın kesilmesi ya da değiştirilmesi kararı, ilacı yazan hekimle birlikte verilir. Kişinin tedavisini kendi başına bırakması doğru bir yaklaşım sayılmaz. Bazı kişilerde doz düzenlemesi yakınmayı belirgin biçimde azaltır. Bu süreçte ağrının seyri düzenli aralıklarla değerlendirilir. İlaç etkisi ortadan kalktığında meme dokusu eski durumuna döner. Aynı ilacı kullanan herkeste bu yakınmanın görülmediğini de belirtmem gerekir. Kişisel duyarlılığın bu farkı yarattığını düşünüyorum.
Meme Ağrısında Muayenede Neleri Sorguluyorum?
Meme ağrısında muayene, ayrıntılı bir öykü alınmasıyla başlar. Ağrının ne zaman başladığını ve hangi günlerde arttığını ilk sırada soruyorum. Yakınmanın tek memede mi yoksa iki memede mi duyulduğunu öğrenmek ayrımı kolaylaştırır. Ağrının belirli bir noktada toplanıp toplanmadığını da not ediyorum. Adet düzeni, gebelik öyküsü ve emzirme geçmişi aynı görüşmede kayda geçer. Menopoz durumu ve kullanılan hormon destekleri ayrıca sorgulanır. Ailede meme hastalığı öyküsü bulunup bulunmadığı önemli bir başlık olarak öne çıkar. Memede ele gelen bir kitle ya da meme başından gelen akıntı varsa inceleme derinleştirilir. Deride çekilme, kızarıklık ve ısı artışı muayenede ayrıca aranır. Koltuk altı bölgesi de aynı sırada elle değerlendirilir.
Muayenede memenin her iki tarafını karşılaştırmalı biçimde inceliyorum. Ağrının duyulduğu noktaya parmakla bastırmak kas kaynağını ayırt etmeye yarar. Kolun hareketiyle değişen ağrı göğüs duvarını işaret eder. Kişinin sütyen kullanımı ve günlük hareket düzeni de konuşulur. Bu bilgiler bir araya geldiğinde tablo çoğunlukla netleşir. Muayene bulgusu olağan çıkan kişilerde bile yakınma ciddiye alınır. Kişinin kendi gözlemi çoğu zaman muayene kadar değerli bilgi taşır. Bu nedenle anlatılanları sonuna kadar dinlemeyi önemsiyorum.
Meme Ağrısında Hangi İnceleme Basamakları İzlenir?
Meme ağrısında inceleme, kişinin yaşına ve muayene bulgusuna göre planlanır. Genç kadınlarda ve yoğun meme dokusu bulunanlarda ultrasonografi ilk basamak olarak seçilir. Kırk yaşından sonra mamografi incelemeye eklenir. İki yöntem birbirini tamamlayıcı biçimde kullanılır. Görüntülemede kist saptanan kişilerde yakınmanın kaynağı kolayca açıklanır. Şüpheli bir bulgu görüldüğünde manyetik rezonans görüntülemesi plana katılır. Tanısı netleşmeyen odaklarda iğneyle doku örneği alınır. Süt hormonunun yüksekliğinden kuşkulanılan kişilerde kan incelemesi istenir. Yakınmanın kaynağı göğüs duvarı olarak düşünüldüğünde meme dışı incelemeler gündeme gelir. Görüntüleme sonuçları muayene bulgusuyla birlikte yorumlanır. Tek başına okunan bir görüntüleme raporu yanıltıcı olabilir. Bu nedenle bulguların tamamını aynı görüşmede değerlendiriyorum.
İncelemelerin olağan çıkması hastalarımı belirgin biçimde rahatlatır. Bu sonucu paylaşırken ağrının neden sürdüğünü de açıklıyorum. Yakınması süren kişilerde belirli aralıklarla kontrol planlanır. Her kontrolde ağrının şiddeti ve yayılımı yeniden değerlendirilir. Bulgularda değişiklik görülürse inceleme yinelenir. Gereksiz tetkik yinelemesinden ise özellikle kaçınıyorum.
Meme ağrısında çoğu kişide gösterilebilir tek bir hastalık bulunamaz. Bu sonucu bir eksiklik olarak değil, güven verici bir bulgu olarak anlatıyorum. Yakınmanın sürmesi, incelemenin yetersiz kaldığı anlamına gelmez. Belirli aralıklarla yapılan değerlendirme bu kişilerde yeterli olur.
Meme Ağrısı Kanser Habercisi midir?
Meme ağrısı, tek başına kanser habercisi olarak kabul edilmez. Kanserle ilişkili kitlelerin büyük bölümü ağrı duyurmadan büyür. Bu nedenle ağrının bulunmaması da yanıltıcı bir güven duygusu yaratır. Ağrı yakınmasıyla başvuran kişilerin çok küçük bir bölümünde kanser saptanır. Yine de her ağrı bir kez değerlendirilmelidir. Tek memede, belirli bir noktada süren ve giderek artan ağrı daha dikkatli incelenir. Ağrıya ele gelen sert bir kitle eşlik ediyorsa inceleme gecikmeden yapılır. Deride kızarıklık, portakal kabuğu görünümü ve ısı artışı bulunan tablolarda süreç hızlandırılır. Meme başında yeni ortaya çıkan içe çekilme de aynı biçimde ele alınır. Kanserle ağrı arasındaki ilişkiyi ve uyarıcı bulguları kanserin memede ağrı yapıp yapmadığı sayfasında ayrıntılı anlattım. İleri evrede ya da deriyi tutan tablolarda ağrı belirgin biçimde duyulur. Bu ayrımı muayene ve görüntüleme birlikte yapar. Kaygının incelemeyle giderilmesi kişinin günlük yaşamını rahatlatır. Sonucu olağan çıkan kişilere de izlem takvimini ayrıca anlatıyorum. Yakınmanın sürmesi hâlinde yeniden başvurulmasını özellikle istiyorum. Ağrının nedenini açıklamak, kişinin sürece güvenle bakmasını sağlar.
Günlük Yaşamda Ağrıyı Azaltan Değişiklikler Nelerdir?
Günlük yaşamda yapılan küçük değişiklikler meme ağrısını belirgin biçimde hafifletir. Memeyi iyi saran, destekli bir sütyen kullanmak gerginliği azaltır. Spor sırasında destekli bir sütyen tercih etmek sarsıntıyı önler. Gece yakınması yoğun olan kişiler yumuşak bir destek kullanabilir. Kafein içeren içeceklerin azaltılması bazı kişilerde rahatlama sağlar. Doymuş yağdan yoksul bir beslenme düzeni dokudaki gerginliği düşürür. Tuz tüketiminin azaltılması ödem eğilimini geriletir. Düzenli yürüyüş kan dolaşımını destekler ve gerginliği çözer. Sigaranın bırakılması hem ağrı hem de genel sağlık açısından yarar sağlar. Kilo denetiminin sağlanması meme dokusundaki yükü hafifletir.
Sıcak ya da soğuk uygulama kişiye göre farklı biçimde işe yarar. Hangi uygulamanın rahatlattığını kişinin kendisi kısa sürede fark eder. Uyku düzeninin korunması ağrı eşiğini yükseltir. Nefes çalışmaları ve gevşeme egzersizleri gerginliği azaltır. Bu önerilerin etkisi birkaç döngü sonunda görülür. Değişikliklerin sürdürülebilir olması için küçük hedefler koymayı öneriyorum. Aynı önerilerin genel sağlık üzerinde de olumlu etki bıraktığını hatırlatıyorum. Yakınması gerileyen kişilerde bu düzenin korunması önem taşır.
Meme Ağrısında İlaç Desteği Ne Zaman Gündeme Gelir?
Meme ağrısında ilaç desteği, günlük yaşamı bozan yakınmalarda gündeme gelir. Yaşam düzenine yönelik önlemler çoğu kişide yeterli olur. Yakınma uykuyu, çalışma düzenini ve giyinmeyi zorlaştırıyorsa ek destek planlanır. Ağrının süresi ve şiddeti bu kararda belirleyici olur. Basit ağrı kesiciler kısa dönemli rahatlama sağlar. Deriye sürülen ağrı kesici jeller bölgesel yakınmalarda tercih edilir. Hormon dengesine yönelik ilaçlar yalnızca seçilmiş kişilerde düşünülür. Bu ilaçların yan etkileri kişiyle baştan konuşulur. Tedavi süresi baştan sınırlandırılır ve yanıt düzenli aralıklarla değerlendirilir. Yanıt alınamayan kişilerde plan yeniden gözden geçirilir.
İlaç desteği başlanan kişilerde yaşam düzeni önerileri de sürdürülür. İki yaklaşımın birlikte uygulanması sonucu güçlendirir. Kendi başına ilaç kullanımını ise doğru bulmuyorum. Bitkisel ürünlerin kullandığı ilaçlarla etkileşebileceğini ayrıca hatırlatıyorum. Yakınması gerileyen kişilerde destek aşamalı olarak azaltılır. Sürecin tamamında kişinin beklentisini gerçekçi bir düzeyde tutmaya çalışıyorum. Yakınmanın tümüyle ortadan kalkmasını değil, yaşam kalitesinin düzelmesini hedefliyorum. Bu hedefin baştan konuşulması, sürecin daha kolay taşınmasını sağlar.
Hangi Bulgular Gecikmeden Değerlendirilmelidir?
Bulgular arasında bazıları gecikmeden değerlendirilmeyi gerektirir. Memede yeni fark edilen sert ve hareketsiz bir kitle ilk sırada yer alır. Tek memede, belirli bir noktada süren ve artan ağrı dikkatle incelenir. Meme başından kendiliğinden gelen kanlı akıntı gecikmeden ele alınır. Deride çekilme, kalınlaşma ya da portakal kabuğu görünümü önemsenir. Meme başında yeni ortaya çıkan içe çekilme de aynı biçimde değerlendirilir. Koltuk altında ele gelen şişlik incelemeyi gerektirir. Ateş, kızarıklık ve ısı artışıyla seyreden tablolarda başvuru geciktirilmemelidir. Emzirme dönemindeki şiddetli ağrı iltihabi bir süreci düşündürür. Bu tabloda izlenecek yolu mastit tedavisi sayfasında ayrıca açıkladım. Menopoz sonrasında yeni başlayan tek taraflı ağrı ayrıca sorgulanır.
Bu bulguların hiçbiri tek başına kesin bir sonuç anlamına gelmez. Yine de her biri değerlendirilmeyi hak eder. Erken başvuru, sürecin kısa sürede netleşmesini sağlar. Yakınmasını erteleyen kişilerde kaygı gereksiz yere uzar. Muayene ve görüntülemenin birlikte yapılması çoğu soruya yanıt verir. Kontrol aralıklarını her kişi için ayrı ayrı belirliyorum. Yakınmanın seyri değiştiğinde bu aralık yeniden düzenlenir. Kişinin kendi memesini tanıması, değişiklikleri erken fark etmesini kolaylaştırır.
Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular
Meme ağrısı hangi yaşlarda daha sık görülür?
Tek memede hissedilen ağrı daha mı önemlidir?
Meme ağrısı yakınmasıyla hangi hekime başvurulmalıdır?
Kafein tüketimini azaltmak yakınmayı hafifletir mi?
Sütyen seçimi memedeki gerginliği etkiler mi?
Emzirme döneminde memede ağrı duymak olağan mıdır?
Menopozdan sonra memede ağrı duyulur mu?
Kalp kaynaklı göğüs ağrısı memedeki ağrıdan nasıl ayrılır?
Doğum kontrol hapı kullananlarda memede gerginlik beklenir mi?
Memedeki ağrı kendiliğinden geçer mi?
Ağrı kesici kullanmak sakıncalı mıdır?
Koltuk altına yayılan ağrı neyi düşündürür?
Erkeklerde de memede ağrı duyulur mu?
Ağrı günlüğü tutmak işe yarar mı?
Sigara kullanımı memedeki yakınmayı artırır mı?
Meme ağrısı nedeniyle çekilen görüntüleme ne sıklıkla yinelenir?
Meme ağrısında vitamin ve bitkisel yağ destekleri denenebilir mi?
Bu destekler bazı kişilerde seçenekler arasında yer alır. E vitamini içeren bir multivitamin ya da çuha çiçeği yağı denenebilir. Etkinin ortaya çıkması birkaç adet döngüsü alır ve herkeste aynı olmaz. Bu ürünlerin kullanılan diğer ilaçlarla etkileşebileceğini hatırlatıyorum. Bu nedenle desteği kendi başına başlatmak yerine kararı birlikte vermeyi öneriyorum.