Tiroid Ultrasonografisi ve TIRADS
Tiroid ultrasonografisi hangi bulguları ölçer, TIRADS basamakları neyi anlatır? Raporun satır satır nasıl okunduğunu gösterdim.
Tiroid ultrasonografisi, boyundaki bezin yapısını en ayrıntılı biçimde gösteren ve ilk basamakta istediğim incelemedir. Bu yöntem ışın içermediği için gerektiğinde kolaylıkla tekrarlanır. İncelemede saptanan bulgular belirli bir düzen içinde puanlanır ve nodüller risk basamaklarına yerleştirilir. Hastalarım raporlarındaki kısaltmaları ve basamak numaralarını gördüklerinde çoğu zaman kaygılanır. Bu sayfada incelemenin nasıl yapıldığını, hangi özelliklerin değerlendirildiğini ve raporun nasıl okunduğunu anlatıyorum.
Tiroid Ultrasonu Nasıl Yapılır?
Tiroid ultrasonu, sırtüstü yatar durumda ve boyun hafifçe geriye alınarak yapılır. Omuz altına konulan ince bir yastık bezin daha iyi görünmesini sağlar. Boyun bölgesine iletken bir jel sürülür. Jel, ses dalgalarının deriye kayıpsız geçmesini sağlar. Elde tutulan bir başlık boyun üzerinde yavaşça gezdirilir. Başlıktan gönderilen ses dalgaları dokulardan yankılanarak geri döner. Cihaz bu yankıları kaydederek gerçek zamanlı görüntü oluşturur. İnceleme sırasında ağrı duyulmaz ve ışın kullanılmaz. Yalnızca başlığın hafif basısı hissedilir. İşlem çoğu kişide kısa sürede tamamlanır.
İnceleme öncesinde özel bir hazırlık ya da açlık gerekmez. Boynu açıkta bırakan bir giysi işlemi kolaylaştırır. Boyundaki takıların çıkarılması gerekir. Uygulayıcı önce bezin sağ ve sol bölümünü ayrı ayrı ölçer. Ardından ortadaki köprü bölümünü değerlendirir. Saptanan her nodülün yeri, boyutu ve özellikleri kaydedilir. Renkli inceleme ile dokunun kanlanma biçimi görüntülenir. İnceleme boyun yan bölümlerine doğru genişletilerek lenf bezleri de taranır. Gebelikte, emzirme döneminde ve çocuklarda aynı yöntem güvenle uygulanır. Bu nedenle izlem incelemesi olarak da tercih ediyorum. İnceleme sırasında hastanın yutkunması istenir ve bezin hareketi izlenir. Bu basit adım, bezin komşu yapılarla ilişkisini de gösterir.
Ultrasonda Hangi Özellikler Değerlendirilir?
Ultrasonda değerlendirilen özellikler, nodülün iç yapısı, yankı düzeyi, biçimi, sınırları ve kireçlenmelerinden oluşur. Bu beş başlık sistemli biçimde ele alınır. İç yapı, nodülün sıvı mı yoksa katı doku mu içerdiğini gösterir. Yankı düzeyi, nodülün çevre dokuya göre koyu ya da açık görünmesini tanımlar. Çevre dokudan belirgin biçimde koyu görünen nodüller daha dikkatli incelenir. Biçim, nodülün derinlemesine mi yoksa genişlemesine mi uzandığını anlatır. Sınırlar, nodülün çevresiyle arasındaki geçişin düzgünlüğünü gösterir. Kireçlenmeler, nodül içinde biriken sert odakları tanımlar. Kanlanma biçimi de değerlendirmeye eklenir. Bu özelliklerin her biri ayrı bir puan değeri taşır.
Puanların toplanması nodülün risk basamağını ortaya çıkarır. Tek bir özelliğe bakarak karar vermiyorum. Örneğin koyu görünen her nodül tek başına şüpheli sayılmaz. Aynı biçimde düzgün sınırlı her nodül de tümüyle güvenli kabul edilmez. Özellikler bir araya geldiğinde anlam kazanır. Nodülün boyutu risk değerlendirmesinin doğrudan bir parçası değildir. Boyut yalnızca hangi adımın atılacağını belirlerken devreye girer. Bu ayrımı hastalarıma ayrıntılı biçimde anlatıyorum. Bezin genel yapısı da ayrıca değerlendirmeye katılır. Kabalaşmış ve düzensiz görünen bir doku, savunma kaynaklı bir süreci düşündürür. Bu zeminde saptanan nodüllerin yorumu daha dikkatli yapılır.
Nodülün İç Yapısı Neyi Anlatır?
Nodülün iç yapısı, içeriğinin sıvı mı yoksa katı doku mu olduğunu anlatır. Tümüyle sıvı içeren nodüller ultrasonda koyu ve keskin sınırlı görünür. Bu görünüm basit kist olarak tanımlanır ve düşük risk taşır. İçinde hem sıvı hem katı bölüm bulunan nodüller karma yapıda kabul edilir. Karma yapıda katı bölümün özellikleri ayrıca değerlendirilir. Tümüyle katı doku içeren nodüller daha dikkatli incelenir. Süngerimsi görünüm, içinde çok sayıda küçük boşluk bulunan yapıyı tanımlar. Bu görünüm genellikle iyi huylu bir yapıya işaret eder. Yankı düzeyi ise nodülün parlaklığını anlatır. Çevre dokudan koyu görünen katı nodüller daha yüksek puan alır.
İç yapının doğru tanımlanması raporun en önemli bölümünü oluşturur. Kist içeriğinin yoğunluğu bazen katı doku gibi görünebilir. Bu ayrımı yapmak için renkli inceleme kullanılır. Katı dokuda kanlanma görülürken kist içeriğinde damarlanma bulunmaz. İçinde parlak ve kuyruk benzeri yansıma veren odaklar iyi huylu bir bulgu sayılır. Kanama sonrası oluşan kistler zaman içinde küçülür. Bu nodüller izlemde yeniden değerlendirilir. İç yapı değişen nodülleri daha kısa aralıklarla izliyorum. Kist içeriği boşaltılan nodüllerde de yapı zaman içinde değişir. Bu değişikliği önceki görüntülerle karşılaştırarak yorumluyorum.
Sınır Düzeni ve Biçim Neden Önemlidir?
Sınır düzeni ve biçim, nodülün çevre dokuya nasıl davrandığını gösterdiği için önemlidir. Düzgün ve keskin sınırlı nodüller çevre dokuyu iterek büyür. Bu büyüme biçimi genellikle iyi huylu yapılarda görülür. Düzensiz ve tırtıklı sınırlar ise farklı bir davranışı yansıtır. Bu nodüller çevre dokuya doğru uzantılar göndererek ilerler. Sınırın bez kapsülünü aşması ayrı bir uyarı oluşturur. Bazı nodüllerin çevresinde ince ve düzgün bir halka görülür. Bu halka çoğu zaman iyi huylu bir yapıyı destekler. Biçim değerlendirmesi ise nodülün uzanım yönünü inceler. Derinlemesine, yani boyundan içeri doğru uzanan nodüller daha dikkat çeker.
Derinlemesine uzanım, nodülün doku planlarına uymadan büyüdüğünü düşündürür. Genişlemesine uzanan nodüller ise doku planlarını izleyerek büyür. Bu ayrım ultrasonda basit bir ölçümle yapılır. Sınır ve biçim özellikleri birlikte değerlendirildiğinde daha güvenilir bir sonuç verir. Tek başına düzensiz sınır her zaman kötü huy anlamına gelmez. İltihabi süreçler de sınır düzensizliği oluşturabilir. Bu nedenle bulguları hormon ölçümleriyle birlikte okuyorum. Değerlendirmeyi bezin bütün yapısını görerek yapıyorum. Nodülün bez kapsülüne ne kadar yakın durduğu da kaydedilir. Kapsüle yaslanan nodüller ayrı bir dikkat gerektirir.
Kireçlenmeler Nasıl Yorumlanır?
Kireçlenmeler, büyüklüklerine ve dağılımlarına göre birbirinden farklı biçimde yorumlanır. Nodül içinde dağılmış çok küçük ve parlak noktalar en dikkat çeken bulguyu oluşturur. Bu görünüm ince kireçlenme olarak tanımlanır ve daha yüksek puan alır. İri ve kaba görünümlü kireçlenmeler ise farklı bir anlam taşır. Bu odaklar çoğu zaman eski bir kanamanın ya da uzun süren bir sürecin izidir. Nodülün çevresini saran halka biçiminde kireçlenmeler de görülür. Halkanın bir noktadan kesintiye uğraması dikkat gerektirir. Kireçlenmelerin arkasında koyu bir gölge oluşması yoğunluğu gösterir. Bazı parlak noktalar ise kireçlenme değil, yansıma artefaktıdır. Bu ayrımı yapmak deneyim gerektirir.
Bir kireçlenme saptanması tek başına tanı koydurmaz. Yaş ilerledikçe bezde kireçlenme görülme sıklığı artar. İyi huylu nodüllerin içinde de sık biçimde bulunur. Bu nedenle bulguyu diğer özelliklerle birlikte değerlendiriyorum. İnce kireçlenme ile birlikte düzensiz sınır bulunması puanı belirgin biçimde yükseltir. Yalnızca iri kireçlenme bulunan nodüller çoğu zaman izlemle yönetilir. Kireçlenmenin yeri de değerlendirmeye katılır. Nodül dışındaki bez dokusunda görülen odaklar ayrıca not edilir. Eski bir kanamaya bağlı kireçlenmeler zaman içinde belirginleşir. Bu nedenle önceki görüntülerle karşılaştırma yapmak yorumu kolaylaştırır.
TIRADS Sistemi Neyi Sınıflandırır?
TIRADS sistemi, ultrasonda saptanan nodülleri taşıdıkları risk düzeyine göre sınıflandırır. Kısaltma, tiroid görüntüleme raporlama ve veri sistemi anlamına gelir. Sistem, radyoloji raporlarının ortak bir dille yazılmasını amaçlar. Ortak dil, farklı merkezlerin raporlarının karşılaştırılmasını kolaylaştırır. Sistemin ikinci amacı gereksiz işlem sayısını azaltmaktır. Her nodüle iğne yapılması yerine seçici bir yaklaşım kurulur. Sınıflandırma yalnızca ultrason bulgularına dayanır. Hormon düzeyleri ve muayene bulguları bu puanlamaya girmez. Nodüllerin neden oluştuğunu nodüllerin neden oluştuğu başlığı altında ayrıca anlattım. Sistem bir tanı aracı değil, bir yönlendirme aracıdır.
Bu risk sınıflaması dünyada yaygın biçimde kullanılır. Farklı kurumların geliştirdiği birkaç ayrı düzen bulunur. Düzenler arasında puanlama ayrıntıları bakımından farklar vardır. Bu nedenle raporda hangi düzenin kullanıldığı belirtilmelidir. Aynı nodül iki ayrı düzende farklı bir basamağa yerleşebilir. Karşılaştırma yaparken bu ayrıntıyı mutlaka gözetiyorum. İzlem incelemelerinin aynı merkezde yapılmasını bu nedenle öneriyorum. Böylece basamak değişikliği gerçek bir değişimi yansıtır. Raporda düzen adının yazılmaması karşılaştırmayı belirgin biçimde zorlaştırır.
Puanlama Nasıl Oluşturulur?
Puanlama, her ultrason bulgusuna bir değer verilip bu değerlerin toplanmasıyla oluşturulur. İç yapı başlığında kistik görünüm en düşük değeri alır. Süngerimsi görünüm de düşük bir değerle puanlanır. Karma yapı orta düzeyde bir değer taşır. Tümüyle katı yapı ise en yüksek değeri alır. Yankı düzeyi başlığında çevre dokuyla aynı parlaklık düşük puanlanır. Çevre dokudan koyu görünüm daha yüksek bir değer alır. Belirgin biçimde koyu görünen nodüller en yüksek değeri taşır. Biçim başlığında derinlemesine uzanım ek puan getirir. Sınır başlığında düzensizlik ve kapsül aşımı puanı yükseltir.
Kireçlenme başlığında ince ve dağınık odaklar en yüksek değeri alır. Halka biçimindeki kireçlenme orta düzeyde puanlanır. Kuyruk benzeri parlak yansımalar ise puan getirmez. Tüm başlıklardan elde edilen değerler toplanır. Toplam puan nodülün yerleşeceği basamağı belirler. Puanlama sistemi öznel yorumu azaltmayı amaçlar. Buna karşılık bulguların tanımlanması yine uygulayıcıya bağlıdır. Bu nedenle deneyimli bir merkezde inceleme yaptırmanızı öneriyorum. Aynı uygulayıcının izlem incelemelerini de yapması tutarlılığı artırır.
Basamaklar Ne Anlama Gelir?
Basamaklar, nodülün taşıdığı risk düzeyini anlama olanağı verir. En alt basamak, ultrasonda değerlendirilecek bir nodül bulunmadığını gösterir. İkinci basamak açık biçimde iyi huylu görünümleri kapsar. Basit kistler bu basamakta yer alır. Üçüncü basamak düşük şüphe taşıyan nodülleri tanımlar. Dördüncü basamak orta düzeyde şüpheli bulguları içerir. Beşinci basamak ise en yüksek şüpheyi taşıyan grubu oluşturur. Basamak yükseldikçe ileri inceleme gereksinimi artar. Buna karşılık yüksek bir basamak doğrudan kanser anlamına gelmez. Bu basamaktaki pek çok nodül hücre incelemesinde iyi huylu bulunur.
Düşük bir basamak da tümüyle güvence sağlamaz. Bu nedenle düşük basamaklı nodülleri de belirli aralıklarla izliyorum. Basamağın zaman içinde değişmesi önemli bir bilgi taşır. İzlemde basamağı yükselen nodüller yeniden değerlendirilir. Basamağı sabit kalan nodüllerde aralıklar uzatılır. Hastalarıma basamağın bir not değil, bir yol haritası olduğunu anlatıyorum. Raporda yazan sayı tek başına bir karar oluşturmaz. Kararı muayene ve laboratuvar bulgularıyla birlikte veriyorum. Aile öyküsü ve boyun bölgesine uygulanmış ışın tedavisi de değerlendirmeye katılır.
Biyopsi Kararı Nasıl Verilir?
Biyopsi kararı, risk basamağı ile nodülün boyutu birlikte değerlendirilerek verilir. Yüksek basamaktaki nodüllerde daha küçük boyutta bile örnekleme düşünülür. Düşük basamaktaki nodüllerde ise örnekleme için daha büyük bir boyut aranır. En alt basamaklardaki nodüllerde işlem çoğu zaman gerekmez. Basit kistlerde hücre incelemesi yapılmaz. Boyun lenf bezlerinde şüpheli görünüm varsa karar önceliklendirilir. Bu durumda nodülün kendisiyle birlikte lenf bezinden de örnek alınır. İzlemde boyutu belirgin biçimde artan nodüller yeniden değerlendirilir. Yapısı değişen nodüllerde de örnekleme gündeme gelir. Karar sürecinde kişinin aile öyküsü ve ışın tedavisi geçmişi de göz önüne alınır.
Örnekleme her zaman ultrason eşliğinde yapılır. Böylece iğne nodülün en şüpheli bölümüne yönlendirilir. Karma yapıdaki nodüllerde örnek katı bölümden alınır. Alınan hücreler patoloji uzmanı tarafından sınıflandırılarak raporlanır. Sonuçların anlamını hücre inceleme sonuçlarının anlamı başlığı altında topladım. Yetersiz hücre içeren örnekler yeniden alınmayı gerektirir. Ara gruplarda yer alan sonuçlarda ek değerlendirme planlanır. Kararı hastamla birlikte, tüm bulguları görerek veriyorum. İşlemin gerekçesini ve beklenen katkısını önceden ayrıntılı biçimde anlatıyorum.
Lenf Bezleri Nasıl Değerlendirilir?
Lenf bezleri, boyunun her iki yanında bölge bölge taranarak değerlendirilir. Sağlıklı bir lenf bezi uzun ve ince bir görünüm taşır. Ortasında yağlı yapıdan oluşan parlak bir bölüm bulunur. Bu parlak bölümün kaybolması dikkat çeken bir bulgudur. Yuvarlaklaşmış ve şişkin görünen bezler ayrıca incelenir. Bez içinde ince kireçlenme odakları görülmesi önemli bir uyarıdır. Kistik boşluk içeren lenf bezleri de dikkatle değerlendirilir. Kanlanmanın bezin ortasından değil, kenarından gelmesi ek bir bulgu oluşturur. Bu özellikler bir araya geldiğinde örnekleme gündeme gelir. Boyun taraması bu nedenle her incelemenin parçası olmalıdır.
Lenf bezi değerlendirmesi ameliyat planlamasında da yol gösterir. Şüpheli bez saptandığında yeri ayrıntılı biçimde haritalanır. Haritalama cerrahi sırasında bölgenin doğru biçimde ele alınmasını sağlar. Kanser nedeniyle ameliyat olmuş kişilerde izlem aynı bölgelere odaklanır. Enfeksiyonlara bağlı büyümeler de sık görülür. Bu büyümeler çoğu zaman geçicidir ve kendiliğinden geriler. Boyutu değil, yapıyı değerlendirmek daha güvenilir bir yol sağlar. Şüpheli bulgu saptadığımda incelemeyi kısa aralıkla tekrarlıyorum. Gerektiğinde lenf bezinden alınan örneğin sıvısında ek ölçümler de istenir.
İzlem Aralığı Nasıl Belirlenir?
İzlem aralığı, nodülün risk basamağına ve önceki ölçümlerle karşılaştırmasına göre belirlenir. Düşük basamaktaki küçük nodüllerde aralık uzun tutulur. Orta basamaktaki nodüllerde izlem daha sık yapılır. Yüksek basamaktaki nodüller çoğu zaman doğrudan örneklenir. Hücre incelemesi iyi huylu bulunan nodüller de izleme alınır. Boyutu sabit kalan nodüllerde aralıklar kademeli olarak uzatılır. Yıllar boyunca değişmeyen nodüllerde izlem seyrekleştirilir. Boyun bölgesine ışın tedavisi almış kişilerde aralıklar kısa tutulur. Ailesinde tiroid kanseri bulunan kişilerde de izlem sıklaştırılır. Aralıkları bu ölçütleri birlikte değerlendirerek belirliyorum.
İzlemde asıl değerli bilgi, ölçümlerin gidişinden elde edilir. Tek bir ölçüm yerine eğilime bakmak daha güvenilir sonuç verir. Nodülün iki ayrı yönde birden belirgin biçimde büyümesi anlamlı sayılır. Küçük milimetrik farklar ölçüm yöntemine bağlı olabilir. Bu nedenle karşılaştırmayı aynı merkezin görüntüleriyle yapıyorum. Ara dönemde boyunda fark ettiğiniz bir değişikliği bildirmeniz gerekir. İzlem planının ayrıntılarını nodüllerde takip ve izlem başlığı altında anlattım. Planı yazılı bir çizelge halinde hastalarıma veriyorum. Çizelgeye bir sonraki kontrol tarihini de birlikte yazıyoruz.
Ultrason Raporu Okunurken Nelere Dikkat Edilir?
Ultrason raporu okunurken önce ölçümlerin ve risk basamağının tutarlılığına dikkat edilir. Rapor genellikle bezin sağ ve sol bölümünün ölçüleriyle başlar. Ardından bezin yapısı ve yankı özellikleri tanımlanır. Saptanan her nodül için ayrı bir tanım satırı bulunur. Bu satırda nodülün yeri, boyutu ve özellikleri sıralanır. Sonuç bölümünde nodül risk basamağına yerleştirilir. Rapor sonunda önerilen adım da çoğu zaman belirtilir. Boyun lenf bezleriyle ilgili bulgular ayrı bir başlıkta yer alır. Hangi puanlama düzeninin kullanıldığı raporda belirtilmelidir. Bu bilgi karşılaştırma için gereklidir.
Raporun tanım bölümü ile sonuç bölümünün uyumlu olması gerekir. Tanımda şüpheli özellikler sayılırken sonuçta düşük basamak yazılması dikkat çeker. Böyle bir uyumsuzluk saptadığımda görüntüleri yeniden değerlendiriyorum. Önceki raporlarınızı yanınızda getirmeniz karşılaştırmayı kolaylaştırır. Görüntülerin dijital kopyasını saklamanızı da öneriyorum. Rapordaki sayı tek başına bir tanı oluşturmaz. Bulguları muayene ve hormon ölçümleriyle birlikte okuyorum. Raporu birlikte okuyup anlamını açıklamayı görüşmenin bir parçası sayıyorum. Anlamadığınız terimleri çekinmeden sormanız gerekir. Bilgilendirilmiş bir hasta izlem planına çok daha kolay uyum sağlar. Raporun bir örneğini kendi dosyanızda saklamanızı da öneriyorum.
Tıbbi inceleme: Prof. Dr. Hakan Mersin · Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular
Tiroid ultrasonu öncesinde aç kalmak gerekir mi?
Süngerimsi görünümlü nodül ne anlama gelir?
Nodülün dikey yerleşimli olması neden dikkat çeker?
Mikrokireçlenme saptanması ne ifade eder?
Nodülde kanlanma artışı kötü huy belirtisi midir?
Risk basamağı düşükse tümüyle rahat olabilir miyim?
Ultrason raporları neden merkezden merkeze değişir?
Kist saptanan nodüllerde ne yapılır?
Ultrasonda birden çok nodül varsa hangisi örneklenir?
Tiroid ultrasonu boyun ağrısı yapar mı?
Ultrasonda bez küçük bulunursa bu ne anlatır?
Gebelikte tiroid ultrasonu yaptırmak uygun mudur?
Ultrasonda nodül büyümesi nasıl ölçülür?
Elastografi incelemesi ultrasona ne katar?
Ultrasonda saptanan nodül için hangi hekime başvurmalıyım?
Çocuklarda tiroid ultrasonu farklı mı değerlendirilir?
Kaynakça
Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.