Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Ameliyat

Paratiroidektomi Ameliyatı

Paratiroidektomi ameliyatı kimlere uygulanır, boyunda hangi yol izlenir? Hazırlıktan iyileşmeye kadar tüm aşamaları yazdım.

Paratiroidektomi ameliyatı, aşırı çalışan paratiroid bezinin cerrahi yolla çıkarılması işlemidir. Kan kalsiyum değeri yüksek seyreden kişilerde kalıcı düzelmeyi sağlayan tek yol cerrahi girişimdir. İlaçlar bu tabloda yalnız değerleri bir süre dengede tutar. Ameliyatın kapsamı, sorunun tek bezde mi yoksa birden çok bezde mi olduğuna göre belirlenir. Bu sayfada girişimin nasıl planlandığını, nasıl uygulandığını ve sonrasında nelerin beklendiğini anlatıyorum.

Paratiroidektomi Ameliyatı Nedir?

Paratiroidektomi ameliyatı, boyundaki dört küçük bezden sorunlu olanının çıkarılmasını amaçlar. Bu bezler kandaki kalsiyum dengesini yöneten bir salgı üretir. Bezlerden biri büyüyüp denetimsiz çalıştığında kan kalsiyumu yükselir. Yükselen kalsiyum kemikten, böbrekten ve sinir sisteminden bedel ister. Salgının kaynağı ortadan kaldırıldığında denge kendiliğinden yerine oturur. Girişim boyun ön yüzünden yapılan bir kesiyle gerçekleştirilir. Kesi, boyun kıvrımlarından birinin üzerine yerleştirilir. Bu yerleşim, izin zamanla silikleşmesini sağlar. Ameliyatın adı, bezin cerrahi olarak çıkarılmasını anlatan tıbbi terimden gelir.

Girişimin kapsamı kişiden kişiye değişir. Bazı kişilerde yalnız tek bir bez çıkarılır. Bazı kişilerde ise dört bezin tümü gözden geçirilir. Kapsamı belirleyen ana etken, ameliyat öncesi görüntüleme bulgularıdır. Bulgular açık olduğunda çalışma dar bir alanda sürdürülür. Bulgular belirsiz kaldığında ise boynun her iki yanı incelenir. Ameliyatın amacı, geride sağlıklı bez dokusu bırakmaktır. Kalan bezler kalsiyum dengesini üstlenir. Bu nedenle tüm bezleri çıkarmak bir hedef olarak görülmez. Girişim genel cerrahi uygulamamın düzenli bir parçasını oluşturur. Her kişide planı ayrı ayrı kuruyorum. Kişiye özgü bir plan, sürecin güvenli geçmesini sağlar. Girişimin adı korkutucu gelse de uygulanan yol oldukça sade bir düzen içinde ilerler. Boyun bölgesindeki yapılar birbirine yakın durduğu için çalışma büyük bir titizlik ister. Bu titizlik, girişim süresini bir miktar uzatır. Buna karşılık iyileşme döneminin sorunsuz geçmesini sağlar.

Ameliyat Kararı Hangi Ölçütlere Göre Verilir?

Ameliyat kararı, kan değerleri ile organ etkilenmesi birlikte değerlendirilerek verilir. Kan kalsiyumunun belirgin biçimde yüksek seyretmesi ilk ölçüt olarak öne çıkar. Kemik yoğunluğunda azalma saptanması kararı güçlendirir. Böbrek taşı oluşumu da girişim yönünde bir gerekçe oluşturur. Böbrek işlevlerinde bozulma görülmesi aynı yönde değerlendirilir. Genç yaşta tanı alan kişilerde girişimi öne alıyorum. Genç bir bedenin uzun yıllar yüksek kalsiyuma dayanması beklenmez. Şikâyetlerin günlük yaşamı zorlaştırması da kararı etkiler. Bu ölçütlerin çoğu tek bezden kaynaklanan hastalık tablosunda bir arada görülür.

Karar verirken kişinin genel sağlık durumunu da gözden geçiriyorum. Kalp ve akciğer hastalıkları anestezi planını değiştirir. Kullanılan ilaçlar da hazırlık düzenini belirler. Kan değerlerinin bir kez yüksek çıkması tek başına yeterli olmaz. Ölçümün farklı günlerde yinelenmesi gerekir. Yinelenen ölçümler tabloyu doğrular. D vitamini düzeyinin düzeltilmesi de karardan önce tamamlanır. Eksiklik giderilmeden yapılan değerlendirme yanıltıcı sonuç verebilir. Görüntüleme bulguları kararın kendisini değil, yönteminin seçimini belirler. Bu ayrımı hastalarıma açıkça anlatıyorum. Tanı kan tetkikleriyle konur ve karar bunun üzerine kurulur. Görüntüleme ise yalnız yol haritası çizer. Karar aşamasında hastamın günlük yaşamındaki zorlanmayı da ayrıntılı biçimde dinliyorum. Kimi kişide değerler çok yüksek olmasa bile yakınmalar belirgin biçimde ağırlaşır. Kimi kişide ise yüksek değerlere karşın şikâyet neredeyse hiç görülmez. Bu farklılık, kararı yalnız sayılara dayandırmamayı gerektirir.

Ameliyat Öncesinde Hangi Hazırlıklar Yapılır?

Ameliyat öncesinde hazırlık birkaç başlık altında toplanır. İlk başlıkta kan tetkiklerinin tamamlanması yer alır. Kalsiyum, hormon ve D vitamini değerleri yeniden ölçülür. Böbrek işlevleri ve kan sayımı da gözden geçirilir. İkinci başlıkta görüntüleme incelemeleri bulunur. Bezin yerini gösteren raporlar dosyaya eklenir. Üçüncü başlıkta anestezi değerlendirmesi yapılır. Kalp ve akciğer yönünden hazırlık bu aşamada tamamlanır. Kullanılan ilaçların düzeni de burada belirlenir.

Kan sulandırıcı kullanan kişilerde ilaç düzeni önceden ayarlanır. Bu düzenlemeyi ilgili hekimle birlikte yürütüyorum. Şeker hastalığı olan kişilerde sabah dozları yeniden planlanır. Girişimden önceki gece belirli bir saatten sonra aç kalınır. Sigara kullanan kişilere bırakmayı öneriyorum. Boyun bölgesindeki takılar girişim sabahı çıkarılır. Ses kalitesi girişimden önce değerlendirilir. Sesle ilgili şikâyeti olan kişilerde ek inceleme istenir. Hazırlık aşamasında hastamın sorularını tek tek yanıtlıyorum. Anlaşılan bir plan, girişim gününü sakin geçirir. Yanında kalacak bir refakatçi belirlenmesini istiyorum. Refakatçinin bulunması iyileşme dönemini kolaylaştırır.

Hangi Kişilerde İzlem Yeterli Olur?

Kişilerde izlem yolu, kan değerleri sınırda kaldığında ve organlarda etkilenme görülmediğinde yeterli olur. Bu kişilerde kalsiyum yüksekliği hafif düzeyde seyreder. Kemik yoğunluğu korunmuş durumda bulunur. Böbrek işlevleri normal sınırlarda kalır. Böbrek taşı öyküsü de bulunmaz. Şikâyetler günlük yaşamı zorlamayacak düzeyde kalır. İleri yaştaki kişilerde izlem seçeneği daha sık gündeme gelir. Ek hastalıkları ağır olan kişilerde de bu yol değerlendirilir. Karar, kişinin beklentisi dinlenerek verilir.

İzlem sırasında kan değerleri belirli aralıklarla ölçülür. Kemik yoğunluğu düzenli olarak değerlendirilir. Böbrek işlevleri de aynı düzen içinde izlenir. Bol su içmek izlem döneminin temel önerisi olarak kalır. Kalsiyum içeren takviyeler hekime danışılmadan kullanılmaz. D vitamini eksikliği ise denetimli biçimde giderilir. Değerler kötüleşirse girişim kararı yeniden ele alınır. İzlem, hastalığın yok sayılması anlamına gelmez. Bu ayrımı hastalarıma özellikle vurguluyorum. İzlemi bırakan kişilerde sorun sessizce ilerleyebilir. Bu nedenle randevu düzenine uyulmasını istiyorum. Düzenli izlem, doğru zamanda karar vermeyi sağlar.

Ameliyat Nasıl Uygulanır?

Ameliyat, genel anestezi altında ve boyun ön yüzündeki küçük bir kesiyle uygulanır. Hasta sırtüstü yatırılır ve boyun hafifçe geriye alınır. Bu konum boyun yapılarının görünmesini kolaylaştırır. Cilt temizlendikten sonra örtüler serilir. Kesi, boyun kıvrımlarından birinin üzerine yerleştirilir. Cilt altındaki kas tabakası orta hattan ayrılır. Ayırma işlemi kas lifleri kesilmeden yapılır. Tiroid bezi yana doğru nazikçe çekilir. Arkadaki alan bu hareketle görünür hale gelir.

Bezler tiroidin arka yüzünde aranır. Besleyici damarlar dikkatle korunur. Sorunlu bez bulunduğunda çevresinden serbestleştirilir. Beze giden damar bağlanır ve doku çıkarılır. Çıkarılan doku patoloji birimine gönderilir. Kanama denetimi titizlikle sağlanır. Alan yıkanır ve kuru bırakılır. Kas tabakası ve cilt altı katmanlar sırayla kapatılır. Cilt, iz bırakmayacak biçimde birleştirilir. Kimi kişilerde ince bir dren yerleştirilir. Dren ertesi gün çoğunlukla çıkarılır. Girişimin süresi kapsamına göre değişir. Odaklanmış bir çalışma daha kısa zaman alır. Girişim boyunca solunum ve dolaşım değerleri anestezi ekibince sürekli izlenir. Çalışma bittiğinde hasta uyandırılır ve uyanma odasına alınır. Boyun bölgesine soğuk uygulama yapılması ödemi azaltır. İlk saatlerde başın hafifçe yüksekte tutulması da rahatlama sağlar.

Odaklanmış Yaklaşım Ne Zaman Seçilir?

Odaklanmış yaklaşım, görüntülemede tek bir bezin belirgin biçimde işaret edildiği kişilerde seçilir. Bu yöntemde yalnız hedef bölge açılır. Boynun karşı tarafına dokunulmaz. Kesi daha küçük tutulur. Doku ayırma işlemi sınırlı bir alanda yapılır. Bu nedenle iyileşme süreci daha rahat geçer. Boğaz ağrısı ve yutma güçlüğü daha az görülür. Boyundaki gerginlik duygusu da hafif kalır. Yöntemin güvenli uygulanması, ameliyat öncesi bulguların güvenilir olmasına bağlıdır.

İki farklı görüntülemenin aynı yeri göstermesi bu güveni sağlar. Bulgular çelişiyorsa yöntemi değiştiriyorum. Daha önce boyun girişimi geçirmiş kişilerde de seçim yeniden değerlendirilir. Yapışıklık bulunan alanlarda dar çalışma zorlaşır. Guatrı büyük olan kişilerde de yöntem uygun olmayabilir. Ailesel bir tablo düşünülüyorsa dar yaklaşım tercih edilmez. Bu kişilerde birden çok bez etkilenmiş olabilir. Ameliyat sırasında yapılan ölçüm yöntemi doğrular. Ölçüm beklenen yanıtı vermezse çalışma genişletilir. Bu esnekliği plana baştan koyuyorum. Hastama da iki seçeneği birlikte anlatıyorum. Bilgilendirilmiş bir onay, sürecin temelini oluşturur.

Boyun Keşfi Hangi Durumlarda Gerekir?

Boyun keşfi, görüntüleme bulguları belirsiz kaldığında gerekir. Bu yöntemde boynun her iki yanı açılır. Dört bezin tümü sırayla görülür. Her bezin büyüklüğü ve görünümü değerlendirilir. Büyümüş olanlar çıkarılır ve normal olanlar yerinde bırakılır. Yöntem, çok bezli hastalık düşünülen kişilerde de seçilir. Böbrek yetmezliğine bağlı tablolarda bezlerin tümü büyür. Bu kişilerde dar bir çalışma yeterli olmaz. Ailesel tablolarda da kapsam geniş tutulur.

Keşif sırasında bezlerin olağan dışı yerleşimleri araştırılır. Bazı bezler tiroid dokusunun içine gömülü bulunur. Bazıları ise göğüs boşluğuna doğru uzanır. Yemek borusunun arkası da dikkatle incelenir. Boyun kaslarının arasındaki bölgeler ayrıca taranır. Tüm bezler çıkarıldığında kalsiyum dengesi bozulur. Bu nedenle bir bezin bir bölümü yerinde bırakılır. Bazı kişilerde ise bu doku ön kol kasına yerleştirilir. Kasa yerleştirilen doku orada çalışmayı sürdürür. Gerekirse ileride kolay biçimde ulaşılır. Bu ayrıntıyı girişimden önce hastamla konuşuyorum. Seçimin nedenini bilmek, sonrasındaki uyumu güçlendirir.

Ameliyat Sırasında Hormon Ölçümü Neden Yapılır?

Ameliyat sırasında yapılan hormon ölçümü, çıkarılan dokunun sorunun kaynağı olduğunu doğrulamak için kullanılır. Kandaki bu salgı çok kısa sürede etkisini yitirir. Sorunlu bez çıkarıldığında değer hızla düşer. Düşüş beklenen düzeye ulaşırsa çalışma sonlandırılır. Değer yüksek kalırsa başka bir bezin de etkilendiği anlaşılır. Bu durumda arama sürdürülür. Ölçüm, girişimden önce ve bez çıkarıldıktan sonra yinelenir. Kan örnekleri koldaki damardan alınır. Sonuçlar ameliyathaneye kısa sürede ulaştırılır.

Bu uygulama, gereksiz geniş çalışmanın önüne geçer. Aynı zamanda eksik kalan bir bezin gözden kaçmasını önler. Ölçüm her merkezde bulunmayabilir. Bulunmadığı durumlarda karar, gözle yapılan değerlendirmeye dayanır. Bezlerin büyüklüğü ve rengi bu değerlendirmede yol gösterir. Çıkarılan dokunun ameliyat sırasında incelenmesi de destek sağlar. Patoloji birimi dokunun paratiroid dokusu olduğunu doğrular. İki yöntemin birlikte kullanılması güveni artırır. Ölçüm sonucu beklenirken hasta uykuda kalır. Bekleme süresi girişimi bir miktar uzatır. Buna karşılık ikinci bir girişim olasılığını azaltır. Bu dengeyi hastama girişimden önce açıklıyorum.

Ses Telini Çalıştıran Sinir Nasıl Korunur?

Ses telini çalıştıran sinir, boyunda titizlikle ortaya konularak korunur. Bu sinir tiroid bezinin arka bölümünden geçer. Paratiroid bezleri de aynı bölgede yerleşir. İki yapının komşuluğu dikkatli bir çalışma gerektirir. Sinir önce bulunur ve sonra gözle izlenerek korunur. Doku ayırma işlemleri sinirin uzağından yapılır. Isı üreten aletler bu bölgede sınırlı kullanılır. Kanama denetimi nazik yöntemlerle sağlanır. Sinirin gerilmesinden özenle kaçınılır.

Bazı girişimlerde sinir izleme düzeneği kullanılır. Bu düzenek sinirin çalışmasını sesli uyarıyla bildirir. Uyarı, sinirin yerini erken aşamada gösterir. İkinci girişimlerde bu destek daha da değer kazanır. Yapışıklık bulunan alanlarda sinir gözle zor seçilir. Düzenek böyle durumlarda yol gösterir. Sinirin korunmasına karşın geçici bir ses değişikliği görülebilir. Bu değişiklik çoğunlukla dokunun ödemine bağlı olarak ortaya çıkar. Ödem gerilediğinde ses eski haline döner. Ses eğitimi gerektiren durumlarda ilgili birimle birlikte çalışıyorum. Girişimden önce ses kalitesini kayıt altına alıyorum. Karşılaştırma yapmak, sonraki değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Ameliyattan Sonra İyileşme Süreci Nasıl İlerler?

Ameliyattan sonra iyileşme süreci çoğu kişide hızlı ilerler. Uyanma odasında bir süre izlenirsiniz. Boğazda hafif bir ağrı ve yutkunurken sıkışma duygusu olabilir. Bu duyum birkaç gün içinde geriler. Ağrı kesicilerle rahatlama sağlanır. Aynı gün sıvı gıdalara başlanır. Ertesi gün normal beslenmeye geçilir. Yürüyüşe erken dönemde başlanması istenir. Erken hareket, dolaşımı destekler.

Kan kalsiyum değerleri girişimden sonra yakından izlenir. Kalan bezlerin çalışmaya geçmesi biraz zaman alır. Bu dönemde geçici bir düşüş görülebilir. Parmak uçlarında ve dudak çevresinde karıncalanma bu düşüşün habercisidir. Belirti oluşmadan destek başlatılır. İzlem düzenini kalsiyum düşmesi ve izlem sayfasında ayrıntılı anlattım. Yara yeri ilk günlerde kuru tutulur. Pansuman düzenini hemşire ekibi anlatır. Duş almaya izin verilen gün ayrıca bildirilir. Boynu zorlayan hareketlerden bir süre kaçınılır. Ağır kaldırmak ilk haftalarda uygun olmaz. Çoğu kişi kısa sürede işine döner. Dönüş zamanını işin niteliğine göre belirliyorum. Taburcu olurken izlem randevularının tarihlerini birlikte yazıyoruz. İlk kontrolde yara yeri ve kan değerleri birlikte gözden geçirilir. Sonraki kontrollerde kemik ve böbrek durumu da değerlendirmeye katılır. Bu düzen, iyileşmenin her aşamasını görünür kılar.

Hangi Durumlarda İkinci Bir Girişim Gündeme Gelir?

Bazı durumlarda ikinci bir girişim gündeme gelir. İlk girişimden sonra kan değerleri düşmezse tablo sürüyor demektir. Böyle bir durumda sorunlu doku geride kalmış olabilir. Bazı kişilerde ise ikinci bir bez sonradan büyür. Değerlerin uzun süre sonra yeniden yükselmesi bu tabloyu düşündürür. İki durum birbirinden ayrı biçimde değerlendirilir. Ayrım, değerlerin ne zaman yükseldiğine bakılarak yapılır. İkinci girişim öncesinde görüntüleme kapsamı genişletilir. Birden çok yöntem birlikte kullanılır.

Yapışıklık nedeniyle ikinci girişim daha titiz bir çalışma gerektirir. Sinir izleme desteğini bu girişimlerde düzenli olarak kullanıyorum. Kesi çoğunlukla eski izin üzerinden yapılır. Alan katman katman ve sabırla açılır. Göğüs boşluğuna uzanan dokular için farklı bir bölümle birlikte çalışıyorum. Girişim öncesinde hastamı ayrıntılı biçimde bilgilendiriyorum. Beklentileri gerçekçi bir çerçeveye oturtmak önem taşır. İkinci girişimler her kişide gerekmez. Çoğu kişide ilk girişim sorunu çözer. Bu gerçeği de hastalarıma aynı açıklıkla söylüyorum. Kaygıyı azaltan şey, bilginin paylaşılmasıdır. Paylaşılan bilgi, karar sürecini kolaylaştırır.

Ameliyat Sonrası Yaşam Nasıl Değişir?

Ameliyat sonrası yaşam çoğu kişide belirgin biçimde rahatlar. Sürekli yorgunluk duygusu haftalar içinde geriler. Kas güçsüzlüğü ve halsizlik azalır. Odaklanma güçlüğü ve unutkanlık duygusu hafifler. Kemik ağrıları zamanla azalır. Böbrek taşı oluşumu yönünden risk geriler. Uyku düzeni de olumlu yönde etkilenir. Bu değişiklikler bir anda değil, kademeli olarak ortaya çıkar. Sabırlı olmak bu dönemde gerekir.

Beslenmede köklü bir değişiklik istenmez. Dengeli beslenme ve yeterli sıvı alımı yeterli olur. Kalsiyum içeren gıdalardan kaçınmaya gerek kalmaz. D vitamini düzeyi düzenli olarak ölçülür. Kemik yoğunluğu belirli aralıklarla değerlendirilir. Kemik kazanımı aylar içinde kendini gösterir. Yürüyüş ve hafif direnç çalışmaları bu süreci destekler. İzlem randevularına düzenli gelinmesini istiyorum. Kan değerlerinin belirli aralıklarla ölçülmesi güven sağlar. Boyundaki iz zamanla silikleşir. İzin görünümünü azaltmak için güneşten korunmak gerekir. Hastalarıma bu süreci sabırla anlatıyorum. Anlaşılan bir izlem planı, uzun dönemde huzur getirir. Hastalarımın çoğu ilk aylarda kendini daha dinç hissettiğini aktarır. Bu geri bildirim, girişimin amacına ulaştığını gösterir. Yine de her kişide iyileşme hızının farklı olduğunu vurguluyorum. Karşılaştırma yapmak yerine kendi seyrine odaklanmak daha doğru olur.

Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Paratiroid hastalığı ilaçla tamamen düzelir mi?
İlaç tedavisi bu tabloda kan değerlerini bir süre dengede tutar. Sorunun kaynağı olan bez yerinde kaldığı için etki geçicidir. Cerrahi girişim, kaynağı ortadan kaldıran tek yol olarak kalır. İlaçları daha çok girişimin uygun olmadığı kişilerde kullanıyorum. Bu kişilerde de düzenli izlem sürdürülür.
Kesi boynun neresine yapılır ve izi belli olur mu?
Kesi boyun ön yüzünde, doğal kıvrımlardan birinin üzerine yerleştirilir. Bu yerleşim izin zamanla çizgiye karışmasını sağlar. İlk haftalarda iz belirgin görünür ve kızarık kalır. Aylar geçtikçe renk açılır ve iz silikleşir. Güneşten korunmak bu süreci belirgin biçimde destekler.
Ameliyattan sonra sesimde değişiklik olur mu?
Girişimden sonra sesin bir süre kısık çıkması olabilir. Bu değişiklik çoğunlukla dokulardaki ödeme bağlı olarak ortaya çıkar. Ödem gerilediğinde ses eski niteliğine döner. Ses telini çalıştıran siniri girişim sırasında gözle izleyerek koruyorum. Şikâyet uzarsa ilgili birimle birlikte değerlendirme yapıyorum.
Hastanede kaç gece kalmam beklenir?
Kalış süresi girişimin kapsamına göre değişir. Dar bir çalışma yapılan kişiler çoğunlukla bir gece sonra evine döner. Boynun her iki yanı açılan kişilerde izlem biraz uzayabilir. Kan kalsiyum değerlerinin ölçülmesi taburculuk zamanını belirler. Değerler güvenli aralıkta seyrettiğinde ayrılış onaylanır.
İşime ve günlük düzenime ne zaman dönebilirim?
Masa başında çalışan kişiler kısa sürede işine döner. Bedensel güç isteyen işlerde dönüş biraz daha geç olur. Boynu zorlayan hareketlerden ilk haftalarda kaçınmanız gerekir. Ağır kaldırmak da bu dönemde uygun olmaz. Dönüş zamanını işin niteliğine göre birlikte belirliyoruz.
Kalsiyum ilacını ömür boyu kullanmam gerekir mi?
Çoğu kişide kalsiyum desteği yalnız erken dönemde kullanılır. Kalan bezler çalışmaya geçtikçe destek kademeli olarak azaltılır. Haftalar içinde ilaç tümüyle bırakılabilir. Dört bezin tümü ele alınan kişilerde destek daha uzun sürebilir. Kararı kan değerlerinizin seyrine bakarak veriyorum.
Dört bezin hepsi çıkarılır mı?
Bezlerin tümünü çıkarmak bir hedef olarak görülmez. Amaç, sorunlu dokuyu almak ve sağlıklı bezleri yerinde bırakmaktır. Tüm bezlerin büyüdüğü tablolarda bir bezin bir bölümü korunur. Bazı kişilerde bu doku ön kol kasına yerleştirilir. Kasa yerleştirilen doku orada çalışmayı sürdürür.
İleri yaştaki kişilere bu girişim uygulanabilir mi?
İleri yaş tek başına bir engel oluşturmaz. Karar, kalp ve akciğer durumu değerlendirilerek verilir. Anestezi hazırlığı bu kişilerde daha ayrıntılı yürütülür. Dar kapsamlı bir çalışma seçilerek yük azaltılabilir. Ek hastalıkları ağır olan kişilerde izlem yolunu da masaya koyuyorum.
Boyun hareketlerim girişimden sonra kısıtlanır mı?
Kalıcı bir hareket kısıtlılığı beklenmez. İlk günlerde boyunda gerginlik ve tutukluk duygusu olabilir. Bu duygu dokuların iyileşmesiyle birlikte geriler. Hafif boyun hareketlerine erken dönemde başlanması önerilir. Zorlayıcı germe hareketlerinden ise bir süre kaçınmanız gerekir.
Girişimden önce hangi tetkikler istenir?
Kan kalsiyum, hormon ve D vitamini değerleri yeniden ölçülür. Böbrek işlevleri ile kan sayımı da gözden geçirilir. Bezin yerini gösteren görüntüleme raporları dosyaya eklenir. Kalp ve akciğer yönünden anestezi değerlendirmesi tamamlanır. Ses kalitesi de girişimden önce kayıt altına alınır.
Kan sulandırıcı kullananlar nasıl hazırlanır?
Kan sulandırıcı kullanan kişilerde ilaç düzeni önceden ayarlanır. Bu düzenlemeyi ilacı yazan hekimle birlikte yürütüyorum. Bazı ilaçlar belirli bir süre önce kesilir. Bazı kişilerde ise yerine kısa etkili bir seçenek konur. Kendi kararınızla ilaç kesmemeniz gerekir.
Gebelik döneminde girişim yapılabilir mi?
Gebelik döneminde karar çok daha dikkatli verilir. Kalsiyum yüksekliği hafifse doğum sonrasına ertelenir. Değerler anne ya da bebek için yük oluşturuyorsa girişim gündeme gelir. Bu durumda en uygun dönem kadın hastalıkları birimiyle birlikte seçilir. Görüntüleme yöntemleri de ışın içermeyen seçeneklerle sınırlanır.
Tiroid hastalığı da varsa iki bez birlikte ele alınır mı?
İki sorun aynı seansta birlikte ele alınabilir. Tiroidde girişim gerektiren bir nodül varsa planı buna göre kuruyorum. Tek bir kesiden her iki bez grubuna ulaşılır. Bu yaklaşım ikinci bir girişim gereksinimini ortadan kaldırır. Kapsamı girişimden önce hastamla ayrıntılı konuşuyorum.
Girişimden sonra beslenmemde değişiklik gerekir mi?
Köklü bir beslenme değişikliği istenmez. Dengeli beslenme ve yeterli sıvı alımı yeterli olur. Süt ve süt ürünlerinden kaçınmanız gerekmez. İlk günlerde boğaz rahatlığı için yumuşak gıdalar tercih edilir. Kalsiyum ve D vitamini desteğini ise ölçüm sonuçlarına göre düzenliyorum.
Kemik erimesi girişimden sonra düzelir mi?
Kemikten kalsiyum çekilmesi durduğunda kazanım süreci başlar. Bu kazanım aylar içinde kendini gösterir. Yürüyüş ve hafif direnç çalışmaları süreci destekler. D vitamini düzeyinin yeterli tutulması da gerekir. Kemik yoğunluğunu belirli aralıklarla yeniden değerlendiriyorum.
Yara yerine nasıl bakılır?
Yara yerine ilk günlerde kuru ve temiz bir bakım uygulanır. Pansuman düzenini taburcu olurken ayrıntılı biçimde anlatıyorum. Duş almaya izin verilen gün ayrıca bildirilir. Kızarıklık, akıntı ya da artan ağrı durumunda hemen değerlendirme istenir. İyileşme tamamlandıktan sonra izi güneşten korumanız önerilir.