Tomosentez
Tomosentez klasik mamografiden nasıl ayrılır, kime uygun düşer? Kesitli çekimin katkısını ve sınırlarını sade bir dille aktardım.
Tomosentez, meme dokusunun ince kesitler halinde görüntülenmesini sağlayan güncel bir röntgen incelemesidir. Klasik çekimde üst üste binen dokular bu yöntemde katman katman ayrılarak değerlendirilir. Özellikle yoğun yapıdaki memelerde gözden kaçabilecek bulguların yakalanmasına katkı sağlar. Hastalarım bu incelemenin klasik çekimden farkını ve daha çok ışın gerektirip gerektirmediğini sık sorar. Bu sayfada yöntemin nasıl çalıştığını, kimlerde öne çıktığını, sınırlarının nerede başladığını ve çekim sürecinde nelerle karşılaşıldığını anlatıyorum.
Tomosentez Nedir ve Mamografiden Nasıl Ayrılır?
Tomosentez, meme dokusunun ince dilimler halinde görüntülenmesini sağlayan ve klasik mamografiden bu yönüyle ayrılan bir çekim biçimidir. Klasik çekimde memenin tümü tek bir düzlem üzerine yansıtılır. Bu yansıtma sırasında farklı derinlikteki dokular birbirinin üzerine binmiş görünür. Tomosentezde ise cihaz meme çevresinde küçük bir yay çizerek hareket eder. Hareket boyunca farklı açılardan çok sayıda görüntü alınır. Alınan görüntüler bilgisayarda birleştirilerek ince dilimlere dönüştürülür. Hekim bu dilimleri tek tek ileri geri kaydırarak inceleyebilir. Böylece her derinlik ayrı ayrı değerlendirilir. Yöntem bu nedenle üç boyutlu görüntüleme olarak da anılır.
Kullanılan ışın yine röntgen ışınıdır. Cihaz da klasik çekim yapan cihazın geliştirilmiş biçimidir. Çoğu merkezde iki çekim aynı seansta birlikte yapılır. Hasta açısından işlem neredeyse aynı biçimde geçer. Fark, görüntünün elde ediliş ve okunuş biçiminde ortaya çıkar. Tomosentez, klasik çekimin yerine geçen bir yöntem değildir. İki inceleme birbirini tamamlayacak biçimde kullanılır. Hangi hastada hangi çekimin isteneceğine muayene bulgusuna bakarak karar veririm. Meme yapısı yoğun olan kişilerde tercihimi çoğu zaman kesitli çekimden yana kullanırım. Yöntemin adı hastalara yabancı geldiği için görüşmede kısa bir açıklama yaparım. Kesit kavramını, bir ekmek somununun dilimlenmesine benzeterek anlatırım. Bütün somunda görünmeyen bir ayrıntı, dilimlendiğinde kolayca fark edilir.
Tomosentez Görüntüleri Nasıl Oluşur?
Tomosentez görüntüleri, farklı açılardan alınan çok sayıda düşük dozlu çekimin birleştirilmesiyle oluşur. Meme önce klasik çekimdeki gibi iki plaka arasında sabitlenir. Ardından ışın kaynağı meme üzerinde kısa bir yay çizer. Yay boyunca belirli aralıklarla ayrı görüntüler alınır. Her görüntü tek başına çok sınırlı bilgi taşır. Bilgisayar bu görüntüleri özel bir hesaplama yöntemiyle birleştirir. Birleştirme sonucunda milimetre altı kalınlıkta dilimler elde edilir. Dilimler, memenin derinliğine göre sıralanır. Değerlendirme sırasında hekim dilimler arasında gezinir.
Bir dilimde görünen yapı, komşu dilimde kaybolabilir. Bu davranış, gerçek bir kitle ile üst üste binmeden doğan görüntüyü ayırmaya yarar. Aynı veriden klasik çekime benzeyen bir görüntü de üretilebilir. Bu sayede ek çekim yapılmadan iki görüntü birden elde edilir. Üretilen görüntü, hastanın aldığı ışını artırmadan sağlanır. Kesit kalınlığı ve yay genişliği cihaza göre değişir. Değerlendirme yüksek çözünürlüklü özel ekranlarda yapılır. Dilim sayısı fazla olduğu için okuma süresi uzar. Bu nedenle rapor bazen klasik çekime göre daha geç hazırlanır. Görüntülerin tümü dijital arşivde saklanır ve sonraki yıllarda yeniden açılabilir. Eski kesitlerle yeni kesitleri karşılaştırmak, küçük değişikliklerin yakalanmasını sağlar. Bu karşılaştırmayı raporu okurken her hastada ayrıca yaparım.
Tomosentez Hangi Meme Yapısında Daha Çok İşe Yarar?
Tomosentez, meme dokusunun yoğun olduğu yapılarda daha çok işe yarar. Yoğun memede bez ve bağ dokusu baskın biçimde bulunur. Bu doku röntgen görüntüsünde beyaz bir zemin oluşturur. Kitleler de aynı zeminde beyaz göründüğü için ayırt edilmesi güçleşir. Kesitli çekim bu zemini derinliğine ayırarak inceler. Ayrılan katmanlarda kitlenin sınırları çok daha net izlenir. Yağlı yapıdaki memelerde klasik çekim zaten yeterli bilgi verir. Bu kişilerde kesitli çekimin katkısı daha sınırlı kalır. Mamografi konusunu ayrı bir sayfada ayrıntılı biçimde anlattım.
Doku yoğunluğu kişiden kişiye belirgin biçimde değişir. Aynı kişide yaşla birlikte de değişim görülür. Bu nedenle çekim tercihini her yıl yeniden gözden geçiririm. Yoğunluk bilgisi raporda ayrıca belirtilir. Raporu okurken bu satırı özellikle dikkate alırım. Ailesinde hastalık öyküsü bulunan yoğun memeli kişilerde kesitli çekimi öne alırım. Ek olarak ses dalgalarıyla yapılan inceleme de planlanır. Üç bilgiyi bir arada değerlendirdiğimde eksik kalan alan azalır. İnceleme planını her hastada ayrı olarak kurarım. Doku yoğunluğunun yüksek olmasının tek başına bir hastalık anlamına gelmediğini ayrıca belirtirim. Bu bilgi, hastaların gereksiz kaygı yaşamasını önler. Doku yoğunluğu sınıfını her raporda ayrı olarak not ederim.
Yoğun Meme Dokusunda Sağladığı Katkı
Yoğun meme dokusunda tomosentezin sağladığı katkı, gizlenen kitlelerin görünür hale gelmesiyle ortaya çıkar. Klasik çekimde bez dokusu bir perde gibi davranır. Perdenin arkasındaki küçük bir kitle gözden kaçabilir. Kesitli çekimde bu perde katman katman aralanır. Böylece derinlikteki yapılar tek tek değerlendirilir. Kitlenin sınırları bu yolla daha güvenilir biçimde tanımlanır. Düzensiz sınırlar kesitlerde çok daha belirgin görünür. Bu bulgu, kuşkulu kitlelerin erken fark edilmesini sağlar. Yoğun meme dokusu, aynı zamanda bağımsız bir risk unsuru olarak kabul edilir.
Bu kişilerde izlem planını daha sıkı tutarım. Kesitli çekim, izlemin güvenilirliğini belirgin biçimde artırır. Buna karşılık yöntem ince kireçlenmeleri göstermede sınırlı kalabilir. Bu nedenle klasik görüntü de birlikte değerlendirilir. İki görüntünün aynı seansta alınması bu açıdan değer taşır. Yoğun memeli hastalarıma bu ayrıntıyı ayrıca açıklarım. Ek inceleme isteğimin gerekçesini de aynı görüşmede anlatırım. Gerekçesini bilen hasta izleme çok daha kolay uyum sağlar. İzlem takvimini yazılı olarak verdiğimde kontroller aksamadan sürer. Kendi kendine yapılan kontrolün önemini bu gruptaki hastalarıma özellikle hatırlatırım. Yeni fark edilen bir sertlikte kontrol tarihini beklemeden başvurmaları gerekir. Yoğun memeli hastalarda iki incelemeyi birlikte planlamayı tercih ederim.
Üst Üste Binen Dokuların Ayrıştırılması
Üst üste binen dokuların ayrıştırılması, kesitli çekimin en somut katkısını oluşturur. Klasik çekimde memenin bütünü tek bir düzleme yansıtılır. Farklı derinlikteki normal dokular bu düzlemde çakışır. Çakışan dokular yalancı bir kitle görüntüsü yaratır. Bu görüntü hastanın yeniden çağrılmasına yol açar. Geri çağrılan kişide ek çekimler yapılır. Ek çekimlerde bu görüntü çoğu zaman ortadan kalkar. Süreç hastada gereksiz bir kaygı doğurur. Kesitli çekimde ise çakışma baştan ortadan kalkar.
Her doku kendi derinliğinde değerlendirilir. Böylece yalancı bulguların sayısı belirgin biçimde azalır. Geri çağrılma gereği de aynı biçimde seyrekleşir. Bu durum hem hastayı hem de süreci rahatlatır. Gerçek bir kitle ise kesitlerde daha net görünür. Kitlenin merkezinden geçen dilimde sınırları belirginleşir. Komşu dilimlerde de aynı yapı izlenmeyi sürdürür. Bu davranış, bulgunun gerçek olduğunu gösterir. Ayrımı raporda okurken bu ayrıntıya özellikle bakarım. Bulgunun kaç dilimde izlendiği, gerçekliği konusunda güçlü bir ipucu verir. Bu ipucunu muayene bulgusuyla birleştirerek değerlendiririm. Gereksiz geri çağrılmaların azalması, hastaların izleme uyumunu da yükseltir.
Tomosentez Çekimi Klasik Mamografiden Farklı mıdır?
Tomosentez çekimi, hasta açısından klasik çekimden belirgin biçimde farklı değildir. Meme yine iki plaka arasına yerleştirilir. Doku yine ince bir tabaka haline getirilir. Fark, ışın kaynağının hareket etmesinden doğar. Kaynağın yay çizmesi birkaç saniye sürer. Bu nedenle nefes tutma süresi biraz uzar. Uygulanan baskı bazı cihazlarda daha hafif kalır. Hafif baskı, hastanın rahat etmesini sağlar. Her memeden yine iki ayrı yönde çekim alınır.
Bütün işlem birkaç dakika içinde tamamlanır. Çekim öncesi hazırlık da aynı biçimde yapılır. Deodorant, pudra ve krem sürülmemesi gerekir. Boyundaki takıların çıkarılması yine istenir. Adet sonrası günler yine daha uygun kabul edilir. Çekim sonrasında herhangi bir kısıtlama gerekmez. Günlük yaşamınıza hemen dönebilirsiniz. İşlem sonrasında kısa süreli bir hassasiyet kalabilir. Bu his birkaç saat içinde kendiliğinden geçer. Çekim sırasında kendinizi kasmamanız işlemi belirgin biçimde kolaylaştırır. Teknisyenin verdiği yönergeleri izlemek de çekim süresini kısaltır. Hareketsiz kalınan bir çekimde görüntülerin yinelenmesi de gerekmez.
Tomosentezde Işın Dozu Konusunda Ne Söylenebilir?
Tomosentezde kullanılan ışın dozu, hastalarımın en sık sorduğu konulardan biri olarak karşıma çıkar. Kesitli çekimde çok sayıda görüntü alınır. Ancak her görüntü çok düşük dozla elde edilir. Toplam doz bu nedenle klasik çekime yakın bir düzeyde kalır. İki çekim birlikte yapıldığında doz bir miktar artar. Yeni cihazlarda kesitli veriden klasik görüntü üretilebilir. Bu üretim, ek çekim yapılmadan gerçekleştirilir. Böylece toplam doz belirgin biçimde düşürülür. Kullanılan dozlar ulusal sınır değerlerin altında tutulur.
Cihaz, meme kalınlığına göre dozu kendiliğinden ayarlar. Bu otomatik ayar gereksiz ışın verilmesini önler. Röntgen ışını vücutta birikmez. Çekim bittiğinde etkisi de sona erer. Yine de gereksiz çekimden her koşulda kaçınırım. Her isteğin açık bir gerekçesi bulunmalıdır. Gebelik kuşkusu varsa çekim ertelenir. Genç yaşta şikâyeti olan hastalarda ses dalgalarıyla başlarım. Doz kaygısını hastalarımla açık biçimde konuşurum. Elde edilecek bilginin değerini de aynı görüşmede anlatırım. Gerekçesi net olan bir çekimden kaçınmanın daha büyük bir sakınca doğurduğunu belirtirim. Işın kaygısıyla izlemi aksatan hastalarımla bu konuyu ayrıntılı konuşurum.
Tomosentez Hangi Kişilerde Tercih Edilir?
Tomosentez, belirli kişilerde öncelikli olarak tercih edilir. Yoğun meme dokusu bulunan kişiler bu grubun başında gelir. Ailesinde erken yaşta hastalık öyküsü olanlarda da öne alınır. Daha önce geri çağrılmış kişilerde yöntem yeniden değerlendirilir. Meme ameliyatı geçirmiş hastalarda iz dokusu ayrımı kolaylaşır. Çok sayıda iyi huylu değişikliği bulunan memelerde de katkı sağlar. Ele gelen bir kitlede sınırların değerlendirilmesinde kullanılır. Klasik çekimde belirsiz kalan bulgularda inceleme genişletilir.
Yağlı yapıdaki memelerde ise ek katkı sınırlı kalır. Bu kişilerde klasik çekim çoğu zaman yeterli olur. Genç ve şikâyeti olan hastalarda ilk yöntem yine ses dalgalarıdır. Meme ultrasonografisi konusunu ayrı bir sayfada ele aldım. Yöntem seçimini yaş, doku yapısı ve şikâyete göre yaparım. Kararı hastamla birlikte konuşarak veririm. Hangi çekimin neden istendiğini ayrıntılı biçimde açıklarım. Gereksiz istekten her koşulda kaçınırım. Doğru seçilmiş tek bir inceleme çoğu zaman yeterli bilgi verir. Her yönteme aynı anda başvurmak doğru bir yaklaşım sayılmaz. Gereksiz biriken bulgular, kararı kolaylaştırmak yerine güçleştirir. Bu nedenle her istemin arkasında somut bir gerekçe bulunur.
Tomosentez Eşliğinde Doku Örneği Alınabilir mi?
Tomosentez eşliğinde doku örneği alınabilir. Bu yöntem, yalnız kesitli çekimde görülen bulgularda kullanılır. Ses dalgalarıyla karşılığı bulunamayan kitleler bu gruba girer. Kümelenmiş ince kireçlenmelerde de yöntem tercih edilir. İşlem sırasında meme yine plakalar arasında sabitlenir. Kesitli çekim yapılarak hedefin derinliği hesaplanır. Bilgisayar, iğnenin gireceği noktayı ve derinliği belirler. Bölge işlem öncesinde uyuşturulur. Ardından özel bir iğneyle doku örneği alınır.
Vakum desteği kullanıldığında daha çok doku elde edilir. İşlem sonunda alınan bölgeye küçük bir işaret yerleştirilebilir. Bu işaret, sonraki çekimlerde bölgenin bulunmasını sağlar. Örnek alındıktan sonra bölgeye baskı uygulanır. Memede kalsifikasyon konusunu ayrı bir sayfada ele aldım. İşlem genellikle kısa sürer. Hasta aynı gün evine döner. Bölgede küçük bir morluk oluşabilir. Bu morluk birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolur. İşlem öncesinde hastama her adımı sırasıyla anlatırım. Alınan örneğin doğru bölgeden geldiğini kontrol çekimiyle doğrularım. Sonuç geldiğinde raporu hastamla birlikte satır satır okurum.
Tomosentez Sonucunda Ek Görüntüleme Gerekir mi?
Tomosentez sonucunda bazı hastalarda ek görüntüleme gerekir. Kesitlerde saptanan bir kitlenin yapısı her zaman anlaşılamaz. Bu durumda ses dalgalarıyla hedefe yönelik inceleme yapılır. Kist ile katı kitle ayrımı bu yolla tamamlanır. Kuşkulu kireçlenmelerde büyütmeli ek çekim istenir. Yaygın bir bulgu varsa manyetik alanla çalışan inceleme gündeme gelir. Ek görüntüleme isteği kötü bir sonuç anlamına gelmez. Sürecin olağan bir basamağı olarak değerlendirilir.
Kesitli çekim, gereksiz geri çağrılmaların önemli bölümünü zaten azaltır. Yine de her bulgu tek incelemeyle çözülmez. Ek inceleme kararını raporla birlikte veririm. Hangi sorunun yanıtlanmadığını hastama açık biçimde anlatırım. Sonuçları bir arada değerlendirdiğimde karar netleşir. Kuşku sürerse doku örneklemesi planlanır. Kuşkulu bir bulguyu uzun süre izlemektense örneklemeyi tercih ederim. İyi huylu sonuç alındığında izlem takvimini belirlerim. Ara dönemde yeni bir bulguda beklemeden başvurmalarını isterim. İzlem takvimini yazılı olarak hastama veririm. Hangi sonucun hangi adımı gerektirdiğini de aynı sayfada belirtirim. Belirsizliğin azalması, hastanın sürece uyumunu belirgin biçimde artırır.
Tomosentezin Sınırlı Kaldığı Durumlar
Tomosentezin sınırlı kaldığı durumlar da bulunur. Yöntem, her hastada aynı katkıyı sağlamaz. Yağlı yapıdaki memelerde ek bilgi sınırlı kalır. Çok küçük ve dağınık kireçlenmelerde okuma güçleşebilir. Kesit sayısının fazlalığı değerlendirme süresini uzatır. Uzun okuma süresi, yoğun çalışan merkezlerde zorluk yaratır. Cihaz her merkezde bulunmayabilir. Çekim sırasında hareket olursa dilimler bulanıklaşır. Bulanık dilimlerde bulgular güvenilir biçimde değerlendirilemez.
Protez taşıyan kişilerde görüntüleme yine sınırlı kalır. Çok büyük memelerde tüm dokunun görüntüye girmesi güçleşir. Yöntem, ses dalgalarıyla yapılan incelemenin yerini tutmaz. Kitlenin iç yapısını göstermede yine ses dalgaları öne çıkar. Manyetik alanla çalışan incelemenin yerini de almaz. Her yöntem belirli bir soruyu yanıtlamak için kullanılır. Sınırları bilmek, yöntemin değerini azaltmaz. Doğru soruya doğru yöntemi seçmek süreci kolaylaştırır. Bu nedenle inceleme planını her hastada baştan kurarım. Yöntemin sınırlarını bilmek, sonucun doğru okunmasını sağlar. Sınırları hastalarıma da açık bir dille anlatıyorum. Hiçbir incelemenin tek başına her soruyu yanıtlamadığını ayrıca belirtirim.
Tomosentez Çektirecek Hastalarıma Neler Anlatırım?
Tomosentez çektirecek hastalarıma önce işlemin nasıl geçeceğini anlatırım. Çekimin klasik incelemeden çok farklı olmadığını belirtirim. Nefes tutma süresinin biraz uzayacağını söylerim. Baskının birkaç saniye süreceğini ayrıca hatırlatırım. Çekim günü deodorant ve pudra kullanmamaları gerekir. Adet sonrası günlerde randevu almalarını öneririm. Eski görüntülerini yanlarında getirmelerini isterim. Karşılaştırmanın değerini görüşmede ayrıca açıklarım. Raporun biraz daha geç çıkabileceğini baştan söylerim.
Ek inceleme istenmesinin olağan olduğunu belirtirim. Işın dozuyla ilgili sorularını ayrıntılı biçimde yanıtlarım. Gebelik kuşkusu varsa bunu bildirmelerini isterim. Meme protezi taşıyanların bu durumu söylemesi gerekir. Görüşme sonunda sorularına ayrıca zaman ayırırım. Sonucun ne zaman çıkacağını ve kiminle görüşeceklerini bildiririm. Bilgilendirilmiş bir hasta işlemi çok daha rahat karşılar. Kaygının azalması, izleme uyumu da belirgin biçimde artırır. Bu nedenle her görüşmeye yeterli zaman ayırırım. Anlattıklarımı kendi cümleleriyle tekrarlamalarını da isterim. Böylece yanlış anlaşılan bir nokta kalmaz. Görüşme notlarını yazılı olarak verdiğimde hastalarım süreci daha rahat izler.
Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular