Filloid Tümör Ameliyatı
Filloid tümör ameliyatında cerrahi sınırı neden geniş tutarım, sonrasında izlem nasıl kurulur? Deneyimimi burada paylaştım.
Filloid tümör ameliyatı, memede saptanan bu özel kitlenin çevresindeki sağlam dokuyla birlikte çıkarılmasını amaçlar. Bu kitle, meme dokusunun hem bez hem de bağ dokusu bölümünden köken alır. İzlemle çözülebilecek bir kitle olmadığı için cerrahi çıkarma öne alınır. Çıkarmanın nasıl yapıldığı, sonraki sürecin seyrini doğrudan belirler. Bu sayfada ameliyat kararının nasıl verildiğini, girişimin nasıl planlandığını ve sonrasında nelerin beklendiğini anlatıyorum.
Filloid Tümör Ameliyatı Neden Gereklidir?
Filloid tümör ameliyatı, kitlenin yapısı ve davranışı nedeniyle gereklidir. Bu kitle, çevresindeki dokuyla yakın ilişki kurar ve düzensiz bir sınır çizer. İlaçla küçülmesi ya da kendiliğinden gerilemesi beklenmez. İzlem seçeneği bu kitlede güvenli bir yol sunmaz. Kitle genellikle hızlı büyüme eğilimi gösterir. Büyüme sürdükçe çevredeki doku incelir ve deri gerilir. Geç kalınan girişimlerde çıkarılması gereken alan genişler. Bu nedenle tanı konulduğunda cerrahiyi ertelemiyorum. Bir başka gerekçe, kitlenin yapısının ancak çıkarıldıktan sonra tam olarak anlaşılmasıdır. İğneyle alınan örnek çoğu zaman sınırlı bilgi verir. Kitlenin tümü incelendiğinde yapısı kesin biçimde ortaya konur.
Üçüncü gerekçe, yetersiz çıkarmanın geri dönüşe zemin hazırlamasıdır. Yalnız kitleyi sıyırmak, geride hücre kalmasına yol açar. Geride kalan hücreler bir süre sonra yeniden büyümeye başlar. Yeniden büyüyen kitle çoğu kez daha geniş bir alanı tutar. İkinci girişimin kapsamı bu nedenle artar. İlk girişimin doğru planlanmasını bu yüzden çok önemsiyorum. Kitlenin genel özelliklerini ve nasıl ayırt edildiğini filloid tümör sayfasında ayrıca ele aldım. Bu sayfada yalnız cerrahi tarafı anlatıyorum. Kararı kişiyle birlikte konuşarak veriyorum.
Ameliyat Kararı Hangi Bulgulara Göre Verilir?
Ameliyat kararı, muayene ve görüntüleme bulguları bir araya getirilerek verilir. İlk bulgu, kitlenin büyüme hızıdır. Kısa sürede belirgin biçimde büyüyen kitleler öncelikli olarak ele alınır. İkinci bulgu, kitlenin büyüklüğü ve meme içindeki yerleşimidir. Meme başına yakın yerleşen kitlelerde plan farklı kurulur. Üçüncü bulgu, görüntülemede saptanan sınır özellikleridir. Düzensiz sınır ve içinde boşluk bulunan yapı dikkatle değerlendirilir. Dördüncü bulgu, iğneyle alınan örneğin sonucudur. Örnek sonucu bu kitleyi düşündürüyorsa çıkarma planlanır. Beşinci bulgu, kişinin yaşı ve daha önce geçirdiği girişimlerdir.
Aynı bölgede daha önce çıkarma yapılmışsa plan yeniden düzenlenir. Kitlenin deriyle ilişkisi de karara katkı sağlar. Deride gerginlik ve incelme varsa girişim öne alınır. Muayenede kitlenin hareketli olup olmadığı değerlendirilir. Çevre dokuya yapışık kitlelerde çıkarılacak alan genişletilir. Kararı verirken kişinin genel sağlık durumunu da göz önünde tutarım. Eşlik eden hastalıklar girişimin zamanlamasını etkiler. Tüm bulgular birleştirildiğinde girişimin kapsamı netleşir. Kapsamı kişiye ayrıntılı biçimde anlatıyorum.
Ameliyattan Önce Hangi İncelemeler Yapılır?
Ameliyattan önce yapılan incelemeler, kitlenin sınırlarını ve yapısını netleştirmeye yöneliktir. İlk basamakta ultrasonografi istenir. Bu inceleme, kitlenin büyüklüğünü ve iç yapısını gösterir. İçinde sıvı dolu boşluklar bulunması bu kitleyi düşündürür. İkinci basamakta yaşa göre mamografi eklenebilir. Yoğun meme yapısı olan kişilerde manyetik rezonans incelemesinden yararlanılır. Bu inceleme, çıkarılacak alanın sınırlarını çizmeye yardımcı olur. Üçüncü basamak, doku örneklemesidir. Kalın iğneyle alınan örnek, kitlenin hücre yapısını gösterir. Örnekleme sonucu benzer görünen başka kitlelerden ayrım yapılmasını sağlar.
Bu kitlenin görünümü fibroadenom ile karışabilir. Ayrımın yapılamadığı durumlarda kitlenin tümü çıkarılarak incelenir. Örnekleme öncesinde bölgenin uyuşturulması yeterli olur. Örneklemenin ardından bölgede kısa süreli hassasiyet görülür. Dördüncü basamak, genel sağlık değerlendirmesidir. Kan incelemeleri, kalp ve akciğer değerlendirmesi bu aşamada tamamlanır. Kullanılan ilaçlar gözden geçirilir ve kan sulandırıcılar düzenlenir. Sigara kullanan kişilerden bırakmasını isterim. Tüm incelemeler tamamlandığında girişim günü belirlenir.
Cerrahi Sınır Neden Bu Kadar Önemlidir?
Cerrahi sınır, bu kitlenin tedavisinde sonucu belirleyen en kritik başlıktır. Kitle çevresindeki dokuya ince uzantılar gönderebilir. Yalnız görünen kısmın çıkarılması bu uzantıları geride bırakır. Bu nedenle çevresinde sağlam doku sınırı bırakılarak çıkarma yapılır. Sınır bırakılmadığında kitlenin geri dönme eğilimi artar. Geri dönen kitle çoğu kez daha hızlı büyür. İkinci girişimde çıkarılacak alan genişler ve memenin biçimi daha çok etkilenir. Sınırın ne kadar geniş tutulacağı kitlenin yapısına göre belirlenir. Karar, iğne örneklemesinin sonucu ve görüntüleme bulguları birlikte okunarak verilir. Girişim sırasında çıkarılan dokunun kenarları işaretlenir.
İşaretleme, inceleme biriminin kenarları tek tek değerlendirmesini sağlar. Sınırın yeterli olup olmadığı ancak rapor geldiğinde kesinleşir. Yetersiz sınır bildirilirse ikinci bir girişim planlanır. İkinci girişimde aynı bölgeden ek doku çıkarılır. Bu olasılığı kişiye girişim öncesinde anlatıyorum. Baştan bilgilendirilmiş olmak, sonraki süreci çok daha rahat kılar. Sınır genişliği ile memenin görünümü arasında bir denge kurulur. Dengeyi kurarken önceliği hastalığın tam olarak çıkarılmasına veririm. Görünümle ilgili düzeltmeler aynı girişimde ya da sonrasında yapılabilir.
Filloid Tümör Cerrahisinde Hangi Yöntemler Uygulanır?
Filloid tümör cerrahisinde uygulanan yöntemler, kitlenin büyüklüğüne ve meme hacmine göre seçilir. Birinci yöntem, kitlenin çevresindeki sağlam dokuyla birlikte çıkarılmasıdır. Bu yaklaşım kişilerin büyük bölümünde yeterli olur. İkinci yöntem, meme dokusunun tümünün alınmasıdır. Bu yöntem yalnız belirli koşullarda gündeme gelir. Üçüncü yaklaşım, çıkarma sonrasında memenin yeniden şekillendirilmesidir. Şekillendirme, aynı girişim içinde uygulanabilir. Yöntem seçimini yaparken kitlenin meme içindeki oranını değerlendiririm. Küçük bir memede orta büyüklükte bir kitle bile geniş bir boşluk bırakır. Bu durumda şekillendirme planı baştan kurulur.
Kesi yerini, kitlenin üzerindeki en uygun çizgiyi düşünerek belirlerim. Meme altı katlantısı ve renk geçiş çizgisi izi gizleyen bölgelerdir. Girişim uygun bir anestezi altında yapılır. Anestezi biçimi kitlenin büyüklüğüne göre belirlenir. Çıkarma sırasında doku bütünlüğünün korunmasına özen gösterilir. Parçalanan doku, inceleme biriminin sınır değerlendirmesini zorlaştırır. Çıkarılan doku tek parça halinde ve işaretlenmiş olarak gönderilir. Boşluk büyükse ince bir boşaltma borusu yerleştirilir. Girişim sonunda bölge desteklenerek kapatılır.
Geniş Çıkarma Ameliyatı Nasıl Planlanır?
Geniş çıkarma ameliyatı, kitlenin sınırlarının önceden belirlenmesiyle planlanır. Planlama görüntüleme bulguları üzerinden başlar. Kitlenin sınırları deri üzerine işaretlenir. İşaretleme, girişim sırasında yön bulmayı kolaylaştırır. Ele gelmeyen kitlelerde işaretleme görüntüleme eşliğinde yapılır. Bu yöntemde ince bir tel ya da işaret maddesi kullanılır. Girişimde işaretin gösterdiği alan çevresiyle birlikte çıkarılır. Çıkarma sırasında çevredeki sağlam doku bir tabaka halinde korunur. Kitlenin kapsülüne dokunulmadan ilerlenmesine özen gösterilir. Kapsülün yırtılması hücrelerin dağılmasına yol açar.
Çıkarılan dokunun kenarları farklı işaretlerle ayrılır. Bazı kişilerde girişim sırasında hızlı inceleme istenir. Hızlı inceleme, sınırın yeterli olup olmadığı konusunda erken bilgi verir. Gerekli görülürse aynı girişimde ek doku alınır. Boşluk kapatılmadan önce kanama denetimi yapılır. Boşluğun kenarları yaklaştırılarak çökük görünüm önlenir. Deri kesisi ince dikişlerle kapatılır. Girişim sonrasında bölgeye destekleyici bir sargı uygulanır. Planın her adımını kişiye önceden anlatıyorum.
Memenin Tümünün Alınması Ne Zaman Gerekir?
Memenin tümünün alınması, yalnız belirli koşullarda gerekir. Birinci koşul, kitlenin meme hacmine göre çok büyük olmasıdır. Geriye anlamlı bir doku kalmayacaksa bu seçenek konuşulur. İkinci koşul, kitlenin birden çok odakta bulunmasıdır. Yaygın tutulumda sağlam sınır bırakmak güçleşir. Üçüncü koşul, aynı bölgede birkaç kez yineleme yaşanmasıdır. Yinelemeler sonrasında doku giderek azalır. Dördüncü koşul, inceleme sonucunun daha ileri bir yapı göstermesidir. Böyle tablolarda sınır genişliği artırılır. Karar hiçbir zaman tek bir bulguya dayanmaz.
Seçenekleri kişiyle ayrıntılı biçimde konuşurum. Memenin alınması gündeme geldiğinde onarım seçenekleri de aynı görüşmede ele alınır. Onarım aynı girişimde yapılabilir ya da sonraya bırakılabilir. Kişinin beklentisi bu kararda belirleyici olur. Bu kitlede koltuk altına yönelik ek girişim çoğunlukla gerekmez. Girişim sonrası izlem düzeni yine sürdürülür. Memenin alındığı kişilerde yara bakımı daha uzun sürer. Boşaltma borusu bir süre yerinde bırakılır. Süreci adım adım birlikte yürütüyoruz.
Meme Biçimi Nasıl Korunur?
Meme biçimi, çıkarma sonrasında kalan dokunun yeniden düzenlenmesiyle korunur. Geniş çıkarma yapıldığında geride bir boşluk kalır. Boşluk kendi haline bırakılırsa çökme ve çekilme gelişir. Bu nedenle kalan doku boşluğu dolduracak biçimde yaklaştırılır. Yaklaştırma, dokunun kan dolaşımı korunarak yapılır. Meme hacmi büyük olan kişilerde küçültme ilkelerinden yararlanılır. Bu yaklaşımda iki taraf arasında denge gözetilir. Kesi yerleri, izin doğal çizgilerde kalmasını sağlayacak biçimde seçilir. Meme başının konumu gerektiğinde yeniden ayarlanır. Bu düzenlemelerin ayrıntılarını onkoplastik meme cerrahisi sayfasında anlattım.
Küçük hacimli memelerde şekillendirme daha sınırlı kalır. Bu kişilerde çevre dokudan destek sağlanabilir. Şekillendirme kararı girişim öncesinde verilir. Ameliyat sırasında plan değiştirilirse gerekçesi sonradan anlatılır. Biçimin son halini alması aylar sürer. Bu süre boyunca ödem ve doku sertliği görünümü etkiler. Sonucu erken dönemde değerlendirmemek gerekir. Gerekli görülürse ileri bir tarihte düzeltme yapılabilir. Beklentiyi baştan gerçekçi kurmaya özen gösteriyorum.
Koltuk Altı Lenf Bezlerine Girişim Gerekir mi?
Koltuk altı lenf bezlerine yönelik girişim bu kitlede çoğunlukla gerekmez. Bu kitle, lenf yolu üzerinden yayılma eğilimi göstermez. Bu nedenle koltuk altından örnek alınması rutin uygulama değildir. Muayenede koltuk altında ele gelen bir şişlik varsa durum farklı ele alınır. Böyle bir bulguda önce görüntüleme yapılır. Görüntüleme şüpheli bir yapı gösterirse iğneyle örnek alınır. Örnekleme sonucu girişim gereğini belirler. Çoğu kişide bu şişlikler iltihaba bağlı büyümelerden kaynaklanır. Gereksiz koltuk altı girişimlerinden özellikle kaçınırım. Bu bölgedeki girişimler kolda ödem ve duyu değişikliği riskini taşır.
Riskten kaçınmak, kişinin yaşam kalitesini doğrudan korur. İnceleme sonucu daha ileri bir yapı bildirirse plan yeniden değerlendirilir. Bu durumda bile koltuk altı girişimi çoğu kez eklenmez. Karar, ortak değerlendirme toplantısında gözden geçirilir. Bu kitlenin izleminde koltuk altı muayeneyle takip edilir. Kontrollerde bölge elle değerlendirilir. Gerekli görülürse ultrasonografi eklenir. Yeni ortaya çıkan bir şişliğin bildirilmesini isterim. Erken bildirilen bulgular kolay değerlendirilir.
Ameliyat Sonrasında İlk Günler Nasıl Geçer?
Ameliyat sonrasında ilk günler, ağrının denetlenmesi ve yaranın izlenmesiyle geçer. Girişimin ardından bölgede gerginlik ve hassasiyet duyulur. Ağrı düzenli aralıklarla verilen ilaçlarla denetim altına alınır. İlk saatlerde bölgede hafif morarma görülebilir. Morarmanın rengi günler içinde açılır. Boşaltma borusu takılmışsa gelen sıvı miktarı izlenir. Sıvı azaldığında boru çekilir. Aynı gün ayağa kalkmaya ve kısa yürüyüşlere başlanır. Erken hareket dolaşımın korunmasını sağlar. Beslenmeye kısa süre sonra geçilir.
Kalış süresi girişimin kapsamına göre belirlenir. Sınırlı çıkarma yapılan kişilerde aynı gün taburculuk mümkün olur. Geniş girişimlerde bir gece gözlem tercih edilir. Taburculuk sırasında yara bakımı adım adım anlatılır. Kol hareketlerinin ilk günlerde ölçülü tutulması istenir. Ağır kaldırmaktan kaçınılması gerekir. Destekleyici bir sütyenin gün boyu kullanılması önerilir. İlk kontrol randevusu taburculukta belirlenir. Kontrolde yara ve inceleme sonucu birlikte değerlendirilir.
Patoloji Raporu Tedavi Planını Nasıl Değiştirir?
Patoloji raporu, çıkarılan dokunun yapısını ve sınırların durumunu ortaya koyar. Patoloji raporu geldiğinde iki başlığa bakarım. Birinci başlık, kitlenin hangi alt gruba girdiğidir. Alt grup, izlem sıklığının belirlenmesinde yol gösterir. İkinci başlık, çıkarma sınırlarının yeterli olup olmadığıdır. Sınırlar yeterliyse ek girişim gerekmez. Sınırlarda yetersizlik bildirilirse ikinci girişim planlanır. İkinci girişim, ilk yaranın iyileşmesi beklenerek yapılır. Rapor daha ileri bir yapı bildirirse plan genişletilir. Bu tablolarda sınır genişliği artırılır.
Bazı kişilerde ek tedavi seçenekleri gündeme gelebilir. Karar, farklı uzmanlık alanlarının katıldığı ortak toplantıda verilir. Ortak değerlendirme, tek başına alınan kararlara göre daha kapsayıcı olur. Raporda yer alan terimleri kişiyle birlikte satır satır okuyorum. Anlaşılmayan noktaların açıklanmasını önemsiyorum. Rapor sonucuna göre izlem takvimi düzenlenir. Takvim yazılı olarak verilir. Yazılı takvim, kontrol günlerinin unutulmasını önler. Sonraki adımı her zaman baştan konuşuyoruz.
Yara İyileşmesi Nasıl Sürdürülür?
Yara iyileşmesi, düzenli bakım ve ölçülü hareketle sürdürülür. İlk pansuman belirlenen günde yapılır. Pansuman sırasında yaranın kenarları değerlendirilir. Duşa ne zaman girilebileceği kişiye ayrıca bildirilir. Yara kapanmadan havuz ve denizden uzak durulması gerekir. Dikişler kendiliğinden erimeyen türdense belirlenen günde alınır. Yara çevresinde hafif kızarıklık olağan kabul edilir. Artan kızarıklık ve ısı artışı ise bildirilmelidir. Bölgede sıvı toplanması görülebilir. Toplanan sıvı gerekirse iğneyle boşaltılır.
Boşaltma işlemi kısa sürer ve günlük yaşamı aksatmaz. Yaranın üzerine baskı uygulanmaması istenir. Destekleyici sütyen dokunun düzgün oturmasına yardımcı olur. Güneşten korunmak izin açılmasını kolaylaştırır. İz ilk aylarda koyu görünür ve zamanla soluklaşır. Doku sertliği bir süre elle hissedilir. Sertlik aylar içinde yumuşar. Sigaranın bırakılması iyileşmeyi belirgin biçimde hızlandırır. Protein ağırlıklı beslenme doku onarımını destekler.
Ameliyat Sonrası İzlem Nasıl Düzenlenir?
Ameliyat sonrası izlem, düzenli muayene ve görüntülemeyle düzenlenir. İlk kontrol yara iyileşmesini değerlendirmek için erken yapılır. Sonraki kontroller belirli aralıklarla planlanır. İlk dönemde aralıklar daha sık tutulur. Zaman içinde kontroller kademeli olarak seyreltilir. Her kontrolde meme ve koltuk altı elle değerlendirilir. Ultrasonografi izlemin temel aracını oluşturur. Yaşa göre mamografi eklenir. Gerekli görülen kişilerde manyetik rezonans incelemesi istenir. İzlem sıklığı patoloji raporundaki alt gruba göre belirlenir.
Daha ileri yapı bildirilen kişilerde kontroller sıklaştırılır. İzlem süresi yıllarla ölçülür. Bu süre boyunca kişinin kendi kendini muayene etmesini öneriyorum. Kendi kendine muayene, değişikliklerin erken fark edilmesini sağlar. Fark edilen her değişikliğin kontrol dışı da bildirilmesini isterim. İzlem takvimi yazılı olarak verilir. Takvimin aksatılmaması sonucu doğrudan etkiler. Kontroller sırasında yara yeri de gözden geçirilir. İzlem planını kişinin durumuna göre güncelliyorum.
Tümör Yeniden Ortaya Çıkarsa Nasıl İlerlenir?
Tümör yeniden ortaya çıktığında ilk iş, bölgenin ayrıntılı biçimde değerlendirilmesidir. Muayene ve görüntüleme birlikte yapılır. Yeni kitlenin yeri ve büyüklüğü belirlenir. Önceki girişim alanıyla ilişkisi incelenir. Gerekli görülürse iğneyle örnek alınır. Örnekleme, yapının önceki raporla karşılaştırılmasını sağlar. Sonuç geldiğinde girişim planı kurulur. Yeniden çıkarma bu tabloda temel seçenek olur. İkinci girişimde sınır genişliği artırılır. Artan genişlik, memenin biçimini daha çok etkileyebilir.
Bu nedenle şekillendirme planı baştan kurulur. Geride yeterli doku kalmayacaksa memenin alınması konuşulur. Karar kişiyle birlikte ayrıntılı biçimde verilir. Yineleme yaşanan kişilerde izlem daha sık aralıklarla sürdürülür. Bu tablolarda ortak değerlendirme toplantısından görüş alınır. Toplantı, ek tedavi gereğinin tartışılmasını sağlar. Yinelemenin tedavinin başarısızlığı anlamına gelmediğini anlatıyorum. Bu kitlenin doğasında geri dönme eğilimi bulunur. Doğru planlanan ikinci girişim çoğu kez sorunu çözer.
Hangi Bulgularda Erken Kontrol Gerekir?
Bazı bulgularda erken kontrol için başvurulması gerekir. Yara yerinde artan kızarıklık ve ısı artışı ilk sırada yer alır. Bölgede hızla büyüyen gergin bir şişlik kan birikimini düşündürür. Böyle bir tabloda beklenmemelidir. Yaradan gelen bulanık ve kötü kokulu akıntı bildirilmelidir. Yüksek ateşin eşlik etmesi durumu daha ivedi kılar. Dikiş hattında açılma görülmesi kontrol gerektirir. İlaçla geçmeyen ve artan ağrı değerlendirilmelidir. Bölgede yeniden ortaya çıkan sertlik incelenmelidir. Ameliyat bölgesinde büyüyen yeni bir kitle bekletilmemelidir.
Meme başında içe çekilme görülürse değerlendirilmelidir. Ciltte renk değişimi ve incelme önemsenmelidir. Koltuk altında ele gelen şişlik bildirilmelidir. Kolda tek taraflı şişlik ve ağrı kontrol gerektirir. Nefes darlığı ve göğüs ağrısı acil değerlendirme gerektirir. Kontrol randevularına düzenli gelinmesini isterim. Erken bildirilen bulgular kolay çözülür. Gecikmiş başvurular girişimin kapsamını genişletir. Bu nedenle her yeni bulgunun paylaşılmasını tercih ederim.
Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular