Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Tedavi

Radyofrekans (RF) Ablasyon

Radyofrekans ablasyon nedir, hangi nodüllerde uygulanır? Isıyla nodül küçültme yöntemini baştan sona ayrıntılarıyla anlattım.

Radyofrekans ablasyon, tiroid nodüllerini cerrahi girişim olmadan küçültmek amacıyla kullanılan bir yöntem olarak tanımlanır. Yöntemin adındaki kısaltma, yüksek frekanslı elektrik akımının dokuda ısı oluşturmasını anlatır. Hastalarımın çoğu bu uygulamayı nodülün yakılması olarak duyar. Uygulamada doku gerçekten ısıtılır, ancak bu ısı yalnızca hedeflenen alanla sınırlı tutulur. Bu sayfada yöntemin kimlere uygun düştüğünü, nasıl uygulandığını ve sonrasında neler beklendiğini anlatıyorum.

Radyofrekans Ablasyon Nasıl Bir Yöntemdir?

Radyofrekans ablasyon, ince bir elektrot yardımıyla nodül dokusunu ısıtarak küçülten bir yöntemdir. Uygulama ultrason görüntüsü eşliğinde yürütülür. Elektrot, ciltten geçirilerek nodülün içine yerleştirilir. Yüksek frekanslı akım elektrodun ucunda yoğunlaşır. Bu akım çevredeki hücrelerde titreşim yaratır. Titreşim sürtünme yoluyla ısı üretir. Ortaya çıkan ısı hücrelerin yapısını kalıcı biçimde bozar. Bozulan hücreler zaman içinde vücut tarafından emilir. Emilim ilerledikçe nodülün hacmi geriler. Bu süreç haftalar ve aylar boyunca devam eder.

Uygulama sırasında bezin sağlıklı dokusu korunur. Elektrodun ucu çok kısa bir alanda etki gösterir. Bu nedenle çevredeki yapılara zarar verme olasılığı düşük tutulur. Ses tellerini çalıştıran sinir uygulamada özellikle gözetilir. Sinirin geçtiği bölgeye soğuk sıvı verilerek koruma sağlanır. Uygulamayı deneyimli ellerde ve uygun donanımla yürütmek gerekir. Yöntemin ana amacı nodülü ortadan kaldırmak değil, küçültmektir. Küçülen nodül bası yakınmalarını belirgin biçimde hafifletir. Görünüm bozukluğu olan hastalarda da rahatlama sağlanır. Bu nedenle yöntemi seçilmiş hastalarda uygun buluyorum. Uygulamanın cerrahinin yerini tümüyle almadığını hastalarıma her görüşmede yineliyorum. Yöntem, doğru hasta grubunda kullanıldığında cerrahiye gerek kalmadan belirgin bir rahatlama sağlar.

Isı Enerjisi Nodülü Nasıl Küçültür?

Isı enerjisi, nodül hücrelerinin protein yapısını bozarak küçülmeyi başlatır. Belirli bir sıcaklığın üzerinde hücre zarları dayanıklılığını yitirir. Hücre içindeki yapılar geri dönüşü olmayan biçimde değişir. Bu değişim sonrasında hücre canlılığını kaybeder. Canlılığını yitiren doku bağışıklık hücreleri tarafından temizlenir. Temizlenme süreci yavaş ilerler ve aylar sürer. Bu nedenle sonuç hemen değil, zaman içinde görünür hale gelir. Isı enerjisi nodülün merkezinden başlayarak dışa doğru yayılır. Elektrot uygulama sırasında nodül içinde yavaşça hareket ettirilir. Bu hareket nodülün tamamının ısıtılmasını sağlar.

Kenarda kalan bölümler ısıtılmazsa küçülme sınırlı kalır. Bu nedenle uygulamayı acele etmeden yürütüyorum. Ultrason ekranında ısınan bölge parlak bir alan olarak görülür. Bu görüntü uygulamanın ilerlemesini izlememi sağlar. Isınan alan genişledikçe elektrot yeni bir noktaya taşınır. Uygulama bu şekilde bölüm bölüm tamamlanır. Toplam süre nodülün büyüklüğüne göre değişir. Büyük nodüllerde uygulamanın ikinci bir seansta tamamlanması gerekebilir. İki seans arasında birkaç ay bırakıyorum. Bu süre ilk seansın etkisinin tam olarak ortaya çıkmasını sağlar. Erken yapılan ikinci bir uygulama, dokudaki iyileşmeyi bölerek beklenen yararı azaltır. Bu nedenle ikinci seans kararını ancak ultrason ölçümlerini karşılaştırdıktan sonra veriyorum.

Hangi Nodüllerde Bu Yöntem Uygundur?

Bu yöntem, iyi huylu olduğu kesinleşmiş nodüllerde uygundur. Uygunluk kararını vermeden önce hücre incelemesinin yapılmış olmasını isterim. Çoğu hastada iki ayrı örnekleme sonucunun iyi huylu gelmesini arıyorum. Bu koşul, kötü huylu bir yapının gözden kaçmasını önler. İkinci koşul nodülün yakınma oluşturmasıdır. Yakınma yaratmayan küçük nodüllerde uygulamayı önermiyorum. Boyunda dolgunluk, yutma güçlüğü ya da görünüm bozukluğu bu koşulu karşılar. Üçüncü koşul nodülün ulaşılabilir bir yerde bulunmasıdır. Göğüs boşluğuna doğru uzanan yapılarda uygulama güçleşir. Dördüncü koşul hastanın genel durumunun uygun olmasıdır.

Kan sulandırıcı kullanan kişilerde hazırlık ayrı biçimde yürütülür. Beşinci koşul hastanın yöntemi bilerek tercih etmesidir. Beklentileri gerçekçi olmayan hastalarda uygulamayı ertelerim. Nodülün tümüyle kaybolmayacağını baştan açıkça anlatıyorum. Cerrahi seçeneğini de her hastada ayrıca konuşuyorum. Hangi cerrahi türlerinin bulunduğunu merak eden hastalarıma tiroid ameliyatı türlerini anlattığım sayfayı öneriyorum. İki seçeneğin getirdiği yükleri yan yana koyuyorum. Karar sonunda hastanın kendi tercihiyle şekillenir. Uygunluk değerlendirmesini tek bir görüşmede tamamlamıyorum. Hastalarıma düşünmeleri için zaman tanıyorum. Uygulamayı ilk görüşmede kabul eden hastaları bile ikinci bir randevuya çağırıyorum. Acele verilen kararların sonradan hoşnutsuzluk yarattığını yıllar içinde gözlemledim.

İyi Huylu Katı Nodüllerde Sonuç Nasıl Alınır?

İyi huylu katı nodüllerde sonuç, dokunun ısıtılmasıyla adım adım alınır. Katı yapıdaki nodüller bu yöntemin en sık uygulandığı gruptur. Bu nodüllerde hücreler birbirine sıkı biçimde dizilir. Isı bu dizilim içinde düzenli biçimde yayılır. Küçülme ilk aylarda hızlı, sonraki dönemde yavaş ilerler. Hastalarım genellikle üçüncü ayda belirgin bir fark hisseder. Boyundaki dolgunluk duygusu bu dönemde azalır. Yutarken takılma yakınması da geriler. Küçülmenin ne kadar olacağını baştan kestirmek güçtür. Nodülün iç yapısı sonucun belirleyicisi olur.

Yoğun kireçlenme içeren nodüllerde ısı yayılımı zorlaşır. Bu yapılarda beklenen küçülme daha sınırlı kalır. Kanlanması fazla olan nodüllerde ise ısı daha hızlı dağılır. Böyle nodüllerde uygulamayı daha uzun sürdürüyorum. İyi huylu nodül tanısı olmadan bu yöntemi hiçbir hastada uygulamıyorum. Uygulama sonrasında da izlem sürdürülür. Nodülün küçülmesi kontrol gerekliliğini ortadan kaldırmaz. Kalan dokuyu ultrasonla düzenli aralıklarla izliyorum. Yeniden büyüme görülen hastalarda ikinci bir seans planlanabilir. Bu olasılığı da uygulama öncesinde açıkça anlatıyorum. Katı nodüllerde elde edilen küçülmenin yıllar boyunca korunduğunu izlem kayıtlarımda görüyorum. Bu nedenle uygulamayı bu grupta rahatlıkla gündeme getiriyorum.

Sıvı İçeren Nodüllerde Yöntem İşe Yarar mı?

Sıvı içeren nodüllerde yöntem, önce boşaltma yapıldığında çok daha iyi sonuç verir. İçi tümüyle sıvı dolu yapılarda ilk seçenek iğneyle boşaltmadır. Boşaltma sonrasında birçok hastada yakınma tümüyle geçer. Buna karşılık sıvı bir süre sonra yeniden birikebilir. Yineleyen birikimlerde ablasyon seçeneği gündeme gelir. Uygulamada önce sıvı boşaltılır, ardından duvar ısıtılır. Duvarın ısıtılması sıvı üretimini sonlandırır. Bu sayede yeniden dolma olasılığı belirgin biçimde azalır. Hem sıvı hem katı bölüm içeren nodüllerde yaklaşım değişir. Bu yapılarda katı bölüm ısıtmanın asıl hedefi olur.

Sıvı bölüm önceden boşaltılarak alan daraltılır. Daralan alanda ısı çok daha etkili yayılır. Bu yaklaşım uygulama süresini de kısaltır. Sıvı ağırlıklı nodüllerde sonuçlar genellikle hızlı alınır. Hastalarım birkaç hafta içinde belirgin rahatlama bildirir. Katı bölümün büyük olduğu yapılarda ise süre uzar. Boşaltma sırasında alınan sıvı ayrıca incelenebilir. İnceleme kuşkulu bir sonuç verirse ablasyondan vazgeçerim. Bu durumda cerrahi seçeneğini gündeme getiriyorum. Güvenliği her zaman kolaylığın önünde tutuyorum. Sıvı yapılarda yineleyen boşaltmaların hastayı yorduğunu ve kaygı yarattığını biliyorum. Kalıcı bir çözüm sunan uygulamayı bu nedenle bu grupta öne alıyorum.

Fazla Hormon Üreten Nodüllerde Uygulanabilir mi?

Fazla hormon üreten nodüllerde bu yöntem, seçilmiş hastalarda uygulanabilir. Bu nodüller bezin denetiminden çıkmış biçimde hormon salgılar. Ortaya çıkan tablo çarpıntı, terleme ve kilo kaybı yaratır. Konuyu ayrıntılı merak eden hastalarıma tiroidin fazla çalışmasını açıkladığım sayfayı öneriyorum. Bilinen tedavide ilaç, radyoaktif iyot ve cerrahi yer alır. Ablasyon bu üç seçeneğin yanına yeni bir yol olarak eklenir. Uygulamada hormon üreten doku ısıtılarak etkisizleştirilir. Doku küçüldükçe hormon üretimi de geriler. Hastaların bir bölümünde ilaç gereksinimi ortadan kalkar. Bir bölümünde ise düşük dozda ilaç sürdürülür.

Sonucun kalıcı olması dokunun ne kadar ısıtıldığına bağlıdır. Küçük ve tek odaklı nodüllerde sonuç daha belirgin biçimde ortaya çıkar. Çok sayıda etkin odak bulunan bezlerde ise etki sınırlı kalır. Bu hastalarda radyoaktif iyot ya da cerrahi öne çıkar. Uygulama öncesinde hormon düzeylerinin dengelenmesi gerekir. Dengelenmemiş hastalarda girişim ciddi riskler doğurur. Hazırlığı endokrinoloji bölümüyle birlikte yürütüyorum. Uygulama sonrasında hormon değerlerini sık aralıklarla ölçüyorum. Değerler normale döndüğünde kontrol aralığı uzatılır. Bu grupta izlemin uzun yıllar sürmesi gerekir. Hormon üretiminin yeniden artması olasılığı hiçbir zaman tümüyle ortadan kalkmaz. Bu nedenle kan tahlillerini belirli aralıklarla yinelemeye devam ediyorum.

Kimlerde Bu Yöntemi Önermiyorum?

Bu yöntemi, kötü huylu hücre kuşkusu taşıyan hastalarda önermiyorum. Kanser tanısı konulan nodüllerde tek doğru yol cerrahi olarak kalır. Hücre incelemesi belirsiz gelen nodüllerde de uygulamadan kaçınıyorum. Bu grupta tanının netleşmesi her şeyin önünde gelir. Ultrasonda kuşkulu görünüm taşıyan nodüllerde de yöntemi seçmiyorum. Boyunda büyümüş lenf bezi bulunan hastalarda uygulama gündeme gelmez. Çok büyük nodüllerde beklenen yarar sınırlı kalır. Bu yapılarda tek seansta yeterli küçülme sağlanamaz. Göğüs boşluğuna uzanan nodüllerde elektrodun ulaşması güçleşir. Bu hastalarda cerrahiyi daha güvenli buluyorum.

Ses tellerinde önceden var olan bir sorun varsa dikkatli davranırım. Tek taraflı ses teli felci bulunan kişilerde uygulamayı yeğlemiyorum. Kanama eğilimi bulunan hastalarda hazırlık ayrı biçimde yürütülür. Kan sulandırıcı ilaçların bir süre önce düzenlenmesi gerekir. Bu düzenlemeyi kalp hekimiyle birlikte yapıyorum. Gebelik döneminde uygulamayı doğum sonrasına erteliyorum. Uygulamanın neden ertelendiğini hastama ayrıntısıyla anlatıyorum. Beklentisi gerçekçi olmayan kişilerde de acele etmiyorum. Nodülün tümüyle kaybolmasını bekleyen hasta sonuçtan hoşnut kalmaz. Bu nedenle beklentiyi baştan doğru kurmaya özen gösteriyorum. Uygun olmayan bir hastayı geri çevirmenin, sonradan doğacak sorunları önlediğini deneyimle öğrendim. Yöntemin sınırlarını bilmek, yöntemin kendisi kadar önemli sayılır.

İşlem Öncesinde Hangi Hazırlıklar Yapılır?

İşlem öncesinde hazırlıklar, güvenliği sağlamak amacıyla belirli bir sırayla yapılır. İlk adımda hücre incelemesi sonuçları gözden geçirilir. İkinci adımda boyun ultrasonu yenilenir. Nodülün boyutu, yeri ve komşulukları yeniden ölçülür. Üçüncü adımda kan tahlilleri istenir. Hormon değerleri ve pıhtılaşma testleri bu grupta yer alır. Dördüncü adımda ses tellerinin çalışması değerlendirilir. Bu değerlendirme uygulama öncesindeki durumu kayda geçirir. Beşinci adımda kullanılan ilaçlar gözden geçirilir. Kan sulandırıcılar belirli bir süre önce düzenlenir.

Altıncı adımda hastaya uygulama ayrıntılı biçimde anlatılır. Ne yapılacağını bilen hasta uygulama sırasında çok daha rahat eder. Uygulama günü hafif bir öğünle gelmenizi öneriyorum. Aç kalmak çoğu hastada gerekmez. Boyun bölgesini açıkta bırakan bir giysi seçmenizi isterim. Uygulama öncesinde boyuna uyuşturucu ilaç verilir. Genel uyutma çoğu hastada gerekmez. Hasta uygulama boyunca uyanık kalır ve konuşabilir. Konuşabilmesi ses tellerinin denetlenmesini sağlar. Bu ayrıntı yöntemin güvenliğini belirgin biçimde artırır. Hazırlık aşamasında hastanın bütün sorularını yanıtlamaya özen gösteriyorum. Kaygısı azalan hasta uygulama sırasında çok daha hareketsiz durur.

Uygulama Sırasında Hasta Neler Hisseder?

Uygulama sırasında hasta, boyunda ısınma ve hafif bir basınç duygusu hisseder. Uyuşturucu ilaç cilt ve çevre dokudaki duyuyu azaltır. Elektrodun yerleştirilmesi kısa süren bir batma yaratır. Akım verilmeye başlandığında bölgede sıcaklık duyulur. Bu duygu bazı hastalarda çeneye ya da kulağa doğru yayılır. Yayılan duygu geçicidir ve akım kesildiğinde hemen kaybolur. Uygulama sırasında hastamla sürekli konuşuyorum. Sesindeki en küçük değişikliği hemen fark etmem gerekir. Rahatsızlık artarsa akımı azaltır ya da kısa bir ara veririm. Aralar hastanın kendini toparlamasını sağlar.

Uygulama toplamda kısa bir süre alır. Süre nodülün büyüklüğüne göre değişir. İşlem boyunca ultrason görüntüsünü kesintisiz izliyorum. Elektrodun konumunu her adımda denetliyorum. Isınan bölgenin sınırlarını ekrandan takip ediyorum. Bu izleme çevredeki yapıların korunmasını sağlar. Uygulama bittiğinde boyuna soğuk uygulama yapılır. Hasta kısa bir dinlenme sonrasında ayağa kalkar. Çoğu hasta aynı gün evine döner. Yanında bir yakınının bulunmasını yine de öneriyorum. Uygulamadan sonra araç kullanmamanızı ve dinlenerek eve gitmenizi isterim. İlk akşam boyun bölgesini yormayan bir düzen kurmanız iyileşmeyi kolaylaştırır.

İşlem Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir?

İşlem sonrasında boyun bölgesinin korunmasına dikkat edilmelidir. İlk saatlerde bölgede şişlik ve hassasiyet görülür. Bu bulgular birkaç gün içinde kendiliğinden geriler. Soğuk uygulama şişliği belirgin biçimde azaltır. Basit ağrı kesiciler yakınmayı hafifletmeye yeter. İlk gün ağır fiziksel etkinliklerden uzak durmanız gerekir. Ertesi gün çoğu hasta işine döner. Boynu zorlayan hareketlerden birkaç gün kaçınmanızı öneriyorum. Sıcak duş ve sauna ilk günlerde ertelenmelidir. Bölgede morarma görülmesi olağan kabul edilir.

Morarma kısa sürede kendiliğinden kaybolur. Sesinizde değişiklik fark ederseniz beklemeden bildirmelisiniz. Bu değişiklik çoğu hastada geçici kalır. Ateş yükselmesi ya da belirgin artan ağrı beklenmez. Böyle bir durumda hemen değerlendirme gerekir. İlk kontrolü uygulamadan bir ay sonraya koyuyorum. Bu kontrolde ultrasonla nodülün durumu değerlendirilir. Hormon tahlillerini de aynı dönemde yineliyorum. Sonraki kontrolleri üçer aylık aralıklarla planlıyorum. İlk yıl tamamlandığında aralığı yavaş yavaş açıyorum. Kontrollerde nodülün hacmini önceki ölçümlerle karşılaştırarak kaydediyorum. Bu kayıtlar ikinci seans gerekip gerekmediğini anlamamı sağlar.

Nodül Ne Kadar Sürede Küçülür?

Nodül ne kadar sürede küçülür sorusunun yanıtı, dokunun emilme hızına göre değişir. Küçülme uygulamanın hemen ardından başlamaz. İlk günlerde nodül ödem nedeniyle biraz daha büyük ölçülebilir. Bu geçici büyüme hastalarımı çoğu zaman tedirgin eder. Ödemin çekilmesi birkaç hafta alır. Gerçek küçülme birinci aydan sonra görünür hale gelir. Üçüncü ayda belirgin bir fark ölçülür. Altıncı ayda küçülmenin büyük bölümü tamamlanır. Birinci yılın sonunda sonuç büyük ölçüde oturur. Bu dönemden sonra da hafif bir gerileme sürebilir.

Küçülmenin miktarı nodülün yapısına göre değişir. Sıvı ağırlıklı yapılarda sonuç çok daha belirgin olur. Yoğun kireçlenme içeren nodüllerde ise gerileme sınırlı kalır. Hastalarıma bu farkı baştan anlatıyorum. Yakınmaların gerilemesi ölçümlerden daha erken hissedilir. Boyundaki dolgunluk duygusu ilk haftalarda azalır. Görünüm bozukluğu ise daha geç düzelir. Guatr nedeniyle uygulanan tedavileri merak eden hastalarıma guatr tedavisi seçeneklerini anlattığım sayfayı öneriyorum. Küçülme yetersiz kalırsa ikinci bir seans planlanabilir. İkinci seansı genellikle altıncı aydan sonra uyguluyorum. Hastalarıma sabırlı olmalarını ve ölçümleri aylık aralıklarla karşılaştırmamalarını öneriyorum. Küçülmenin yavaş ilerlemesi yöntemin doğal seyrini yansıtır.

Ablasyon ile Cerrahi Arasında Nasıl Seçim Yapıyorum?

Ablasyon ile cerrahi arasında seçimi, nodülün niteliğine ve hastanın beklentisine bakarak yapıyorum. Kötü huylu hücre kuşkusu varsa seçim tartışmasız cerrahi yönünde kurulur. İyi huylu tanısı kesinleşmiş nodüllerde iki seçenek de konuşulur. Cerrahi nodülü tümüyle ortadan kaldırır. Ablasyon ise nodülü küçültür, ancak yerinde bırakır. Cerrahide bezin bir bölümü ya da tamamı çıkarılır. Bu durum hormon ilacı gereksinimini gündeme getirebilir. Ablasyonda ise bezin sağlıklı dokusu korunur. Hormon dengesi çoğu hastada değişmeden kalır. Cerrahide boyunda ince bir iz oluşur.

Ablasyonda ise gözle görülür bir iz kalmaz. Buna karşılık ablasyon sonrasında izlem sürdürülür. Nodül yerinde kaldığı için kontroller devam eder. Cerrahi sonrasında ise izlem farklı bir biçim alır. İki yolun getirdiği yükleri hastama yan yana anlatıyorum. Hangi yolun kime uygun düştüğünü tek bir cümleyle söylemek mümkün olmaz. Karar, tıbbi bulgular ile hastanın tercihinin kesiştiği noktada oluşur. Kararsız kalan hastalarıma düşünmeleri için zaman tanıyorum. İkinci bir görüş almalarını da hiçbir zaman engellemiyorum. Doğru seçilen yöntem, hastanın yaşam kalitesini belirgin biçimde yükseltir. Yanlış seçilen yol ise hem gereksiz bir girişim hem uzayan bir izlem süreci doğurur. Bu nedenle seçim görüşmesine her hastada yeterli zaman ayırıyorum.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Radyofrekans uygulaması ağrılı mıdır?
Uygulama öncesinde boyun bölgesine uyuşturucu ilaç verilir. Bu nedenle hastalarım genellikle keskin bir ağrı duymaz. Akım verildiği sırada bölgede ısınma ve basınç duygusu hissedilir. Rahatsızlık arttığında akımı azaltıyor ya da kısa bir ara veriyorum. Uygulamadan sonraki hassasiyet basit ağrı kesicilerle geçer.
Uygulamadan sonra hastanede kalmak gerekir mi?
Hastalarımın büyük bölümü aynı gün evine döner. Uygulama sonrasında birkaç saatlik gözlem çoğu kişide yeterli olur. Bu sürede boyun bölgesi soğuk uygulamayla rahatlatılır. Ek hastalığı bulunan kişilerde gözlem süresini uzatmayı yeğliyorum.
Nodül tamamen kaybolur mu?
Yöntemin amacı nodülü ortadan kaldırmak değil, belirgin biçimde küçültmektir. Küçülme sonrasında nodülün bir bölümü yerinde kalır. İçi sıvı dolu yapılarda gerileme çok daha belirgin olur. Bu gerçeği uygulama öncesinde her hastama açıkça anlatıyorum.
Uygulama tekrarlanabilir mi?
Uygulama gerektiğinde yinelenebilir. Büyük nodüllerde tek seansta yeterli küçülme sağlanamayabilir. İkinci seansı genellikle altıncı aydan sonra planlıyorum. Aradaki süre ilk seansın etkisinin tam olarak ortaya çıkmasını sağlar.
Ablasyon sonrasında hormon ilacı gerekir mi?
Uygulamada bezin sağlıklı dokusu korunduğu için hormon dengesi çoğu hastada bozulmaz. Bu nedenle ilaç gereksinimi genellikle doğmaz. Fazla hormon üreten nodüllerde ise mevcut ilaç dozu yeniden düzenlenir. Hormon değerlerini uygulamadan sonra sık aralıklarla ölçüyorum.
Uygulama sırasında ses kısıklığı gelişir mi?
Ses tellerini çalıştıran sinir uygulama sırasında özenle korunur. Sinirin geçtiği bölgeye soğuk sıvı verilerek ısıdan korunması sağlanır. Hasta uygulama boyunca uyanık kaldığı için sesindeki değişiklik hemen fark edilir. Gelişen değişiklikler çoğu kişide kısa sürede düzelir.
Ablasyon sonrasında biyopsi yapılabilir mi?
Uygulamadan sonra doku yapısı değiştiği için örnekleme güçleşir. Isıtılan bölgeden alınan hücreler yorumlanmaya elverişli olmayabilir. Bu nedenle örneklemeyi uygulamadan önce tamamlamayı şart koşuyorum. Yine de gerekirse kalan sağlam bölümden örnek alınabilir.
Bu uygulama guatrın tamamına yapılabilir mi?
Yöntem, bezin tamamına değil, seçilmiş nodüllere uygulanır. Çok sayıda nodül içeren büyük bezlerde beklenen yarar sınırlı kalır. Bu hastalarda cerrahi ya da radyoaktif iyot seçenekleri öne çıkar. Bez içindeki en çok yakınma yaratan nodülü hedef almak bazen yeterli rahatlama sağlar.
Ablasyon sonrasında boyunda iz kalır mı?
Uygulamada kesi yapılmadığı için gözle görülür bir iz kalmaz. Elektrodun girdiği nokta ince bir iğne deliği kadar küçüktür. Bu nokta birkaç gün içinde tümüyle kapanır. Görünüm kaygısı taşıyan hastalarım bu yönü nedeniyle yöntemi tercih eder.
Uygulamadan sonra ne zaman işe dönülebilir?
Masa başında çalışan hastalarım genellikle ertesi gün işine döner. Ağır fiziksel iş yapanlarda birkaç gün beklemek gerekir. Boynu zorlayan hareketlerden kısa bir süre kaçınılmalıdır. Dönüş zamanını hastanın mesleğine göre birlikte belirliyoruz.
Aynı seansta kaç nodüle uygulama yapılabilir?
Uygulanacak nodül sayısını nodüllerin büyüklüğü belirler. Küçük ve birbirine yakın duran nodüller aynı seansta ele alınabilir. Büyük yapılarda ise tek nodülle yetinmeyi yeğliyorum. Uygulama süresinin uzaması hem hastayı yorar hem doku tepkisini artırır.
Ablasyon tiroid kanserinde kullanılır mı?
Kanser tanısı konulan nodüllerde bu yöntemi uygulamıyorum. Bu hastalarda doğru yol cerrahi girişim olarak kalır. Çok özel bazı durumlarda, cerrahiye uygun olmayan hastalarda seçenek gündeme gelebilir. Böyle bir karar ancak birden çok uzmanlık alanının ortak değerlendirmesiyle verilir.
Uygulama sonrasında beslenmede değişiklik gerekir mi?
Beslenme düzeninizi değiştirmeniz gerekmez. İlk gün ılık ve yumuşak gıdaları yeğlemeniz boyun bölgesini rahatlatır. İyotlu tuz kullanımını her zamanki gibi sürdürebilirsiniz. Aşırı iyot içeren takviyelerden ise uzak durmanızı öneriyorum.
Çocuklarda bu yöntem uygulanır mı?
Çocuklarda saptanan nodüllerde kuşku eşiği çok daha aşağıda tutulur. Bu yaş grubunda tanının kesinleştirilmesi her şeyin önünde gelir. Bu nedenle yöntemi çocuk hastalarda seyrek olarak gündeme getiriyorum. Karar ancak çocuk endokrinolojisi ile birlikte verilir.
Mikrodalga uygulaması ile radyofrekans arasındaki fark nedir?
Her iki yöntem de dokuyu ısıtarak küçültme ilkesine dayanır. Aradaki fark, ısının hangi tür enerjiyle üretildiğinde toplanır. Mikrodalga uygulamasında ısı daha hızlı yükselir ve daha geniş bir alana yayılır. Hangi yöntemin seçileceğini nodülün yerine ve yapısına göre belirliyorum.
Uygulama sonrasında nodül yeniden büyür mü?
Isıtılmayan bölümler zaman içinde yeniden büyüyebilir. Bu nedenle uygulamayı nodülün tamamını kapsayacak biçimde yürütmeye özen gösteriyorum. Yeniden büyüme görülen hastalarda ikinci bir seans planlanabilir. İzlem kontrollerini bu olasılık nedeniyle sürdürüyorum.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. American Thyroid Association (ATA) — Thyroid Nodules
  2. National Cancer Institute (NCI) — Thyroid Cancer
  3. MedlinePlus — Thyroid Diseases
  4. PubMed — Thyroid nodule
  5. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Thyroid