Meme Kisti (Meme Kistleri)
Meme kisti neden oluşur, hangi şikâyetleri verir ve ne zaman boşaltılır? Hastalarımın en çok sorduğu başlıkları bir araya getirdim.
Meme kisti, meme dokusunun içinde gelişen ve içi sıvıyla dolu olan iyi huylu bir keseciktir. Kadınların büyük bölümü yaşamının bir döneminde bu bulguyla karşılaşır. Kistler çoğu zaman adet döngüsüne bağlı olarak büyür ve küçülür. Hastalarım ele gelen bir kitle fark ettiğinde ilk olarak kanser kaygısı duyar. Bu sayfada kistin neden ortaya çıktığını, hangi şikâyetleri verdiğini ve ne zaman girişim gerektirdiğini anlatıyorum.
Meme Kisti Nedir?
Meme kisti, süt bezlerini ve kanalcıkları etkileyen genişlemeyle ortaya çıkan, içi sıvı dolu bir yapıdır. Kanalcığın çıkışı daraldığında içeride biriken salgı dışarı akamaz. Biriken salgı zamanla kanalcığı balon gibi genişletir. Sonuçta sınırları düzgün, sıvı dolu kese biçiminde bir oluşum belirir. Kistler tek başına bulunabilir ya da sayıca çok olabilir. Boyutları gözle görülemeyecek kadar küçük kalabilir. Bir bölümü ise elle rahatlıkla hissedilecek büyüklüğe ulaşır. Çoğu kist iyi huylu bir yapı taşır. Kistlerin kendisi kanser değildir ve kansere dönüşmez. Meme dokusunda en sık rastlanan bulgular arasında yer alır.
Adet gören kadınlarda görülme sıklığı belirgin biçimde yüksektir. Menopoz sonrasında kist gelişimi genellikle azalır. Hormon desteği alan kişilerde ise bu dönemde de görülebilir. Kistler zaman içinde büyüyüp küçülebilir. Bazıları kendiliğinden tümüyle kaybolur. Bu değişkenlik, kistlerin hormonla olan yakın ilişkisinden kaynaklanır. Hastalarıma kistin bir hastalık değil, dokunun verdiği bir yanıt olduğunu anlatıyorum. Yine de her yeni kitlenin değerlendirilmesi gerekir. Kistin doğru tanınması, gereksiz kaygının önüne geçer. Kese içindeki sıvının rengi açık sarıdan koyu yeşile kadar değişebilir. Bu renk farkı, birikmenin ne kadar sürdüğünü yansıtır. Rengin kendisi iyi ya da kötü huyluluk konusunda bilgi vermez. Değerlendirmede kesenin duvarı ve içeriğinin yapısı öne çıkar.
Meme Kistleri Neden Oluşur?
Meme kistleri, süt bezlerini ve kanalcıkları etkileyen döngüsel değişimlerin sonucunda oluşur. Meme dokusu her adet döngüsünde hazırlık ve geri dönüş aşamalarından geçer. Hazırlık aşamasında bezler büyür ve salgı üretimi artar. Döngünün sonunda bu dokunun geri çekilmesi beklenir. Geri çekilme tam olmazsa bezlerde sıvı birikir. Yıllar içinde yinelenen bu döngü kanalcıkların genişlemesine yol açar. Genişleyen kanalcığın çevresinde bağ dokusu kalınlaşır. Kalınlaşan duvar, sıvının dışarı akmasını daha da güçleştirir. Böylece kese yapısı kalıcı duruma gelir. Kalıtsal yatkınlık bu süreci hızlandırabilir.
Ailesinde benzer yakınmalar bulunan kişilerde kistler daha sık görülür. Kilo değişimleri ve beslenme düzeni de meme dokusuna yansır. Tiroit bezinin çalışma düzeni meme dokusunu dolaylı olarak etkiler. Doğum kontrol yöntemleri ve hormon destekleri tabloyu değiştirebilir. Emzirme dönemi sonrasında da kist gelişimi görülebilir. Stres ve uykusuzluk, yakınmaların algılanışını artırır. Kistlerin oluşumunda tek bir neden aramak doğru olmaz. Birden çok etkenin bir araya gelmesi tabloyu ortaya çıkarır. Bu nedenle hastalarıma suçlayıcı bir açıklama yapmıyorum. Aynı ailede yer alan bütün selim tabloları iyi huylu meme hastalıkları başlığı altında topladım. Meme dokusunun yoğunluğu da kist oluşumunu etkileyen bir başlıktır. Bez dokusu bol olan memelerde keseler daha sık gelişir. Yağ dokusu ağırlıklı memelerde ise sayı azalır. Bu ayrımı görüntüleme raporunda ayrıca not ediyorum.
Hormon Dalgalanmalarının Rolü Nedir?
Hormon dalgalanmaları, kist oluşumunda en belirleyici etken olarak öne çıkar. Adet döngüsünün ilk yarısında bir hormon grubu baskın duruma gelir. Bu dönemde bez dokusu büyür ve damarlanma artar. Döngünün ikinci yarısında başka bir hormon etkisini gösterir. İkinci dönemde dokuda sıvı tutulumu belirginleşir. Meme bu nedenle adet öncesinde dolgun ve gergin hissedilir. Kistler de aynı dönemde büyüyüp hassaslaşır. Adet başladıktan sonra dolgunluk geriler. Kistin boyutu bu ritme uyarak değişir.
Hastalarım aynı kistin kimi hafta belirgin, kimi hafta silik olduğunu söyler. Bu değişkenlik, kistin iyi huylu yapısını destekleyen bir bulgudur. Menopoza yaklaşan yıllarda hormon düzeyleri düzensizleşir. Düzensizlik, kist gelişimini bu dönemde artırabilir. Menopoz tamamlandığında bez dokusu geriler ve kistler seyrekleşir. Hormon desteği alan kişilerde ise tablo sürebilir. Doğum kontrol haplarının etkisi kişiden kişiye ayrılır. Hormon düzeylerini ölçmek çoğu hastada gerekmez. Değerlendirmeyi muayene ve görüntüleme üzerinden yürütüyorum. Hormon düzeylerinin ölçülmesini yalnız başka bulgular eşlik ettiğinde istiyorum. Adet düzensizliği ve tüylenme artışı bu bulgular arasında sayılır. Böyle durumlarda hastamı ilgili bölüme yönlendiriyorum. Meme bulgusu tek başına hormon incelemesini gerektirmez.
Hangi Yaşlarda Daha Sık Görülür?
Yaşlara bakıldığında kistler, otuzlu yaşların ortasından menopoza uzanan dönemde daha sık görülür. Genç kadınlarda da kist saptanır, ancak sıklık bu grupta düşük kalır. Yirmili yaşlarda ele gelen kitlelerde daha çok katı yapılar öne çıkar. Kırklı yaşlar, kist görülme sıklığının en yoğun olduğu dönem olarak bilinir. Bu dönemde meme dokusu hem bez hem yağ dokusu bakımından değişim gösterir. Menopoz sonrasında kist gelişimi belirgin biçimde azalır. Bu dönemde saptanan yeni bir kist daha dikkatli incelenir. Hormon desteği kullanan kişilerde menopoz sonrası kistler yeniden görülebilir. Ergenlik döneminde kist oluşumu seyrek kalır.
Emzirme döneminde süt birikimine bağlı kese yapıları gelişebilir. Bu yapılar ayrı bir başlık altında değerlendirilir. Erkeklerde meme kisti çok seyrek görülür. Erkek hastalarda ele gelen kitleyi her zaman ayrıntılı inceliyorum. Yaş tek başına bir karar ölçütü sayılmaz. Bulgunun görüntülemedeki görünümü belirleyici olur. Her yaşta yeni ortaya çıkan kitleyi ayrıca değerlendiriyorum. Yaşa uygun tarama düzeninin de sürdürülmesini istiyorum. Kist varlığı bu düzeni hiçbir biçimde değiştirmez. Ergenlik ve genç erişkinlik döneminde saptanan kitlelerde ayrım daha dikkatli yapılır. Bu yaş grubunda ışın içermeyen incelemeleri tercih ediyorum. İleri yaşta ise görüntüleme yöntemleri birlikte kullanılır. Yaşa göre değişen bu yaklaşımı hastalarıma ayrıntılı açıklıyorum.
Meme Kisti Hangi Şikâyetlere Yol Açar?
Meme kisti, en sık ağrı ve dolgunluk duygusuna yol açar. Şikâyet çoğu zaman adet öncesindeki günlerde artar. Ağrı memenin belirli bir bölgesinde toplanabilir. Bazı hastalarımda ise yaygın bir gerginlik olarak duyulur. Kistin hızla büyüdüğü durumlarda ağrı ani biçimde başlar. Ani gerilme, kese duvarındaki zorlanmaya bağlı gelişir. Elle hissedilen yuvarlak bir kitle, en sık ikinci yakınmadır. Kitle parmak altında kaygan ve hareketli duyulur. Büyük kistler ciltte belirgin bir kabarıklık yapabilir. Koltuk altına doğru uzanan bölgede de kist bulunabilir.
Kistler bazen hiçbir şikâyet vermeden görüntülemede saptanır. Sessiz kistler genellikle küçük boyutta kalır. Meme başından akıntı, kistlerde beklenen bir bulgu sayılmaz. Böyle bir durumda ayrı bir değerlendirme gerekir. İltihaplanan kistlerde kızarıklık ve ısı artışı görülür. İltihabın dokuya yerleştiği durumlarda izlenecek yolu mastit tedavisi sayfasında ayrıntılı biçimde anlattım. Bu tabloda ağrı zonklayıcı bir nitelik kazanır. Ateş eşlik ederse hastamı gecikmeden görmek istiyorum. Yakınmaların şiddeti kistin boyutuyla her zaman örtüşmez. Küçük bir kist bile belirgin ağrı verebilir. Şikâyetin hangi dönemde arttığını hastamdan ayrıntılı biçimde soruyorum. Ağrının yeri, süresi ve niteliği değerlendirmeye yön verir. Kola ve sırta yayılan ağrılarda başka nedenleri de araştırıyorum. Göğüs duvarı kaynaklı ağrılar sıklıkla meme ağrısıyla karıştırılır.
Kist Elle Muayenede Nasıl Ayırt Edilir?
Kist elle muayenede, yuvarlak sınırlı ve kaygan bir kitle olarak duyulur. Parmak altında kaydığı için kolayca yakalanamaz. Yüzeyi düzgün hissedilir ve köşeli bir kenar vermez. Gerilimi yüksek kistler sert bir izlenim bırakabilir. Bu sertlik bazen katı bir kitleyle karışır. Çevre dokuya yapışma duygusu kistlerde beklenmez. Cilt üzerinde çekilme ya da çöküklük görülmez. Meme başında içe çekilme de kistin bulgusu sayılmaz. Bu bulgular varsa değerlendirmeyi hemen genişletiyorum.
Kistin boyutu adet dönemine göre değişir. Aynı hastayı farklı günlerde muayene etmek bu değişimi gösterir. Muayene tek başına kesin ayrım için yeterli kalmaz. Elle hissedilen her kitlede görüntüleme istiyorum. Koltuk altını da aynı muayenede değerlendiriyorum. İki memeyi karşılaştırmalı biçimde inceliyorum. Hastamın kendi tarif ettiği değişimi dikkatle dinliyorum. Kendi kendine muayeneyi öğrenmek bu nedenle değer taşır. Yeni fark edilen bir kitleyi geciktirmeden değerlendiriyorum. Muayeneyi adet bitiminden sonraki günlerde yapmayı yeğliyorum. Bu günlerde meme dokusu daha yumuşak ve değerlendirmeye elverişli olur. Muayene sırasında kitlenin yerini ve boyutunu kayıt altına alıyorum. Kayıt, sonraki kontrollerde karşılaştırma yapmayı kolaylaştırır.
Kist Tanısında Hangi İncelemeler Kullanılır?
Kist tanısında ilk ve en değerli inceleme, ses dalgalarıyla yapılan görüntülemedir. Bu yöntem sıvı ile katı dokuyu birbirinden net biçimde ayırır. Sıvı dolu bir kese ekranda koyu ve homojen görünür. Arka duvarında parlak bir yansıma dikkat çeker. Kenarları ince ve düzgün bir çizgi olarak izlenir. Bu üç özellik bir aradaysa tanı rahatlıkla konur. Yaşa uygun durumlarda ışınlı görüntüleme de eklenir. Bu incelemede kist yuvarlak bir gölge olarak görülür. Ancak sıvı ile katı ayrımını tek başına yapamaz.
Bu nedenle iki yöntemi her zaman birlikte değerlendiriyorum. Kuşkulu bulgularda ek görüntüleme yöntemleri devreye girer. Görüntüleme yeterli olmazsa doku ya da sıvı örneği alınır. Sıvının boşaltılması hem tanıya hem rahatlamaya katkı verir. İğneyle boşaltmayı ayrıntılı olarak kist aspirasyonu sayfasında anlattım. İnceleme sonuçlarını her zaman muayene bulgusuyla birlikte okuyorum. Tek bir bulguya dayanarak karar vermiyorum. Sonuçları hastamla anlaşılır bir dille paylaşıyorum. Raporda geçen terimlerin gündelik karşılığını açıklıyorum. Görüntüleme raporunda kullanılan sınıflama, bulgunun ne kadar kuşkulu olduğunu anlatır. Bu sınıflama izlem aralığını doğrudan belirler. Hastalarıma rapordaki sınıfın anlamını sade bir dille aktarıyorum. Anlaşılmayan noktaları sormaları için ayrıca zaman ayırıyorum.
Kist Türleri Arasında Nasıl Ayrım Yapılır?
Kist türleri arasındaki ayrım, kesenin içeriğine ve duvar yapısına bakılarak yapılır. İçi tümüyle berrak sıvıyla dolu keseler ilk grubu oluşturur. Bu grupta duvar ince ve düzgün izlenir. İkinci grupta içerik yoğunlaşır ve ekranda ince noktacıklar belirir. Yoğun içerik, hücre artıkları ve protein birikimine bağlı gelişir. Üçüncü grupta kesenin içinde katı bir bölüm görülür. Katı bölüm bulunması değerlendirmeyi değiştirir. Kesenin içinde kalın bir perde varsa ayrı bir başlık açılır. Bu ayrımların tümü görüntüleme raporunda belirtilir.
Her grubun izlem yolu birbirinden ayrılır. Berrak içerikli keselerde ek işlem gerekmez. Yoğun içerikli keselerde belirli aralıklarla kontrol önerilir. Katı bölüm içeren keselerde doku örneği alınır. Ayrımın ayrıntısını kist türleri sayfasında tek tek yazdım. Rapordaki tanımı hastamla birlikte okuyorum. Terimlerin kaygı yaratmaması için anlamlarını açıklıyorum. Aynı memede farklı gruplardan keseler bir arada bulunabilir. Bu durumda her birini ayrı ayrı izliyorum. Aynı kesenin görünümü zaman içinde bir gruptan diğerine geçebilir. Yoğun içerikli bir kese boşaldıktan sonra berrak gruba yaklaşır. Bu nedenle sınıflamayı her incelemede yeniden yapıyorum. Yalnız eski raporlara dayanarak karar vermekten kaçınıyorum.
Meme Kisti Kansere Dönüşür mü?
Meme kisti kansere dönüşmez, çünkü kese yapısı tümörden bambaşka bir oluşumdur. Kist, salgının birikmesiyle genişleyen bir kanalcıktan gelişir. Kanser ise hücrelerin denetimsiz çoğalmasıyla ortaya çıkar. İki sürecin kökeni birbirinden ayrılır. Berrak içerikli keselerde kanser bulunması beklenmez. Buna karşın kistin yanında bağımsız bir tümör bulunabilir. Bu nedenle kist saptanan memede inceleme yarıda bırakılmaz. Kesenin içinde katı bölüm görülmesi ayrı bir anlam taşır. Böyle bulgularda doku örneği alınması gerekir.
Boşaltılan sıvının kanlı gelmesi de değerlendirmeyi değiştirir. Kanlı içerik laboratuvara gönderilir. Boşaltıldıktan sonra hızla dolan keseler yeniden incelenir. Bu ölçütleri hastalarıma sakin bir dille anlatıyorum. Kist taşımak, kanser riskini artıran bir durum sayılmaz. Yine de yaşa uygun tarama düzeni sürdürülür. Kist varlığı taramayı erteletmez. Yeni ortaya çıkan her bulguyu ayrı değerlendiriyorum. Kaygıyı bilgiyle yatıştırmayı önemsiyorum. Hastalarımın çoğu kist sözcüğünü duyduğunda kötü bir tablo düşünür. Bu düşünceyi daha ilk görüşmede gidermeye çalışıyorum. Bulgunun ne olduğunu ve ne olmadığını ayrı ayrı anlatıyorum. Doğru bilgi, gereksiz incelemelerin de önüne geçer.
Kistler Ne Zaman Boşaltılır?
Kistlerin boşaltılması, her hastada gerekli olmayan ve seçilerek uygulanan bir girişimdir. Birinci gerekçe, kistin belirgin ağrı yapmasıdır. Gergin bir kesenin boşaltılması ağrıyı kısa sürede giderir. İkinci gerekçe, kitlenin hastada yoğun kaygı yaratmasıdır. Üçüncü gerekçe, görüntülemede ayrım yapılamamasıdır. İçeriği yoğun keselerde sıvı boşaltılarak yapı doğrulanır. Hızla büyüyen keselerde de boşaltma gündeme gelir. İltihaplanma kuşkusu bulunan keselerde içerik incelenir. Küçük ve şikâyet vermeyen keseler boşaltılmaz.
Bu keselerde izlem çoğu zaman yeterli kalır. Boşaltma sonrası kese birçok hastada sönük durur. Bir bölümünde ise kese yeniden dolar. Yinelenen dolmalarda başka seçenekler değerlendirilir. Kesi açmadan doku çıkarılmasını gerektiren durumları vakum destekli eksizyon tedavisi sayfasında topladım. Katı bölüm içeren keselerde boşaltma tek başına yetmez. Bu durumda doku örneği alınması gerekir. Kararı görüntüleme bulgusuna ve şikâyetin şiddetine göre veriyorum. Gereksiz girişimden özenle kaçınıyorum. Hastamın rahatlamasını da aynı ölçüde gözetiyorum. Boşaltma sırasında alınan sıvının görünümünü ayrıca not ediyorum. Berrak içerik, kesenin iyi huylu yapısını destekler. Kanlı içerik ise ayrıntılı incelemeyi gerektirir. Bu nedenle her girişimin sonucunu kayıt altına alıyorum.
Kistli Memede İzlem Nasıl Planlanır?
Kistli memede izlem, bulgunun türüne göre kişiye özel biçimde planlanır. Berrak içerikli keselerde ek bir kontrol programı gerekmez. Bu hastalarda yaşa uygun tarama düzeni sürdürülür. İçeriği yoğun keselerde belirli aralıklarla görüntüleme önerilir. İlk kontrolü kısa bir süre sonrasına koyuyorum. Bulgu değişmeden kalırsa aralıkları kademeli olarak açıyorum. Katı bölüm içeren keselerde izlem yerine doku incelemesi gelir. Boşaltılan keselerde kontrolü girişimden bir süre sonra yapıyorum. Kesenin yeniden dolup dolmadığını bu kontrolde değerlendiriyorum.
Ölçümleri her seferinde aynı yöntemle kaydediyorum. Karşılaştırmalı ölçüm, küçük değişimleri de ortaya çıkarır. Hastamın yeni şikâyetlerini her görüşmede soruyorum. Ani büyüyen ya da sertleşen bir kitlede kontrolü öne alıyorum. Menopoz sonrasında saptanan keseleri daha yakından izliyorum. Hormon desteği başlanan kişilerde de izlem sıklaşır. İzlem planını yazılı olarak hastamla paylaşıyorum. Planı bulgular değiştikçe güncelliyorum. Kendi kendine muayeneyi düzenli sürdürmelerini öğütlüyorum. İzlem sırasında hastamın günlük yaşamını zorlaştıran şikâyetleri de ele alıyorum. Ağrı tablosu öne çıktığında bunun için ayrı bir plan yapıyorum. Kontrol görüşmelerini kısa ama düzenli tutuyorum. Uzun aralıklarla yapılan tek bir kontrolü yeterli bulmuyorum.
Günlük Yaşamda Nelere Dikkat Edilmelidir?
Günlük yaşamda alınacak basit önlemler, kiste bağlı yakınmaları belirgin biçimde hafifletir. Öncelikle memeyi iyi destekleyen bir sütyen kullanılmasını öneriyorum. Destekli sütyen, dokunun sarkmasına bağlı gerilmeyi azaltır. Spor sırasında daha sıkı bir destek gerekir. Adet öncesindeki günlerde tuz tüketiminin azaltılması ödemi düşürür. Kafein içeren içeceklerin azaltılması bazı hastalarımda rahatlama sağlar. Bu etkinin kişiden kişiye değiştiğini de söylüyorum. Düzenli uyku ve yürüyüş, ağrı algısını olumlu yönde etkiler. Kilonun dengede tutulması hormon düzenini destekler.
Sigaranın bırakılması meme sağlığına her yönüyle katkı verir. Ağrılı dönemlerde ılık uygulama gevşeme sağlar. Basit ağrı kesiciler gerektiğinde kullanılabilir. Kendi kendine kitleyi sıkmaktan ve bastırmaktan kaçınılmalıdır. Sert baskı, kese duvarını zorlayarak ağrıyı artırır. Şikâyetleri bir takvime not etmek döngüyle olan ilişkiyi ortaya koyar. Bu notlar muayenede değerlendirmeyi kolaylaştırır. Yeni bir kitle fark edildiğinde beklemeden başvurulmalıdır. Kaygıyı azaltmanın en sağlam yolu, düzenli izlemden geçer. Hastalarıma kendi kendine muayeneyi ay içinde hep aynı günde yapmalarını öneriyorum. Aynı gün seçilince küçük değişiklikler çok daha kolay fark edilir. Muayeneyi hem ayakta hem yatarak yapmalarını ayrıca anlatıyorum. Koltuk altını da aynı sırada değerlendirmelerini istiyorum.
Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular