Tiroid Biyopsi Sonuçları ve Bethesda Sınıflaması
Tiroid biyopsi sonucu ne anlama gelir, Bethesda basamakları neyi anlatır? Raporu hastalarımla nasıl okuduğumu adım adım açıkladım.
Tiroid nodülünden alınan biyopsi sonucu, hücrelerin hangi risk grubuna girdiğini gösteren bir rapor olarak elime ulaşır. Hastalarımın büyük bölümü bu raporu okuduğunda içindeki terimleri anlamlandırmakta zorlanır. Raporun alt satırında yer alan sınıflama numarası, izlenecek yolun temel belirleyicisi olur. Ben bu numarayı tek başına değil, muayene bulgusu ve ultrason görüntüsüyle birlikte değerlendiriyorum. Bu sayfada raporun bölümlerini ve her basamağın ne anlattığını sırayla açıklıyorum.
Biyopsi Sonucu Nasıl Bir Rapor Olarak Gelir?
Biyopsi sonucu, patoloji bölümünün hazırladığı kısa bir inceleme raporu olarak gelir. Raporun başında hastanın adı, işlem tarihi ve örneğin alındığı nodülün yeri yazılır. Bu bilgiler birden çok nodülü bulunan kişilerde hangi nodülün incelendiğini anlamamı sağlar. Raporun orta bölümünde hücrelerin görünümü tarif edilir. Patoloji uzmanı burada hücrelerin büyüklüğünü, çekirdek yapısını ve diziliş biçimini anlatır. Bu bölüm tıbbi terimlerle yazıldığı için hastalarıma çoğu zaman yabancı gelir. Raporun sonunda ise bir sınıflama numarası ve buna karşılık gelen tanı grubu bulunur. Ben muayenede önce bu son satırı okurum. Sınıflama numarası, hücrelerin taşıdığı risk düzeyini özetler. Sayı büyüdükçe kanser olasılığı da artar. Rapor tek başına bir tedavi planı içermez. Tedavi planını nodülün boyutu, ultrason görünümü ve hastanın öyküsüyle birlikte kuruyorum.
Örneğin nasıl alındığını merak eden hastalarıma iğne biyopsisinin nasıl yapıldığını anlatan sayfayı öneriyorum. Raporun hazırlanması genellikle birkaç iş günü sürer. Bu süre içinde hastalarımın kaygılanması beni her zaman üzer. Bekleme döneminde internetteki bilgilere dayanarak yorum yapmamalarını isterim. Rapor elime ulaştığında hastamı yeniden çağırır ve sonucu birlikte okuruz. Sonucu anlaşılır bir dille açıklamayı işimin en önemli parçası sayıyorum. Raporun bir kopyasını hastama veriyor ve önemli satırların altını birlikte çiziyorum. Böylece hasta kendi sonucunu başka bir hekime de doğru biçimde aktarabilir. Elinde yazılı bir özet bulunan hastanın kaygısı gözle görülür biçimde azalır.
Bethesda Sınıflaması Neyi Anlatır?
Bethesda sınıflaması, tiroid biyopsisi sonuçlarını ortak bir dille tanımlayan uluslararası bir raporlama düzeni olarak kullanılır. Bu düzen sayesinde farklı merkezlerde çalışan hekimler aynı terimleri aynı anlamda okur. Sınıflama altı basamaktan oluşur. Her basamak, örnekteki hücrelerin taşıdığı kanser olasılığını farklı bir düzeyde tanımlar. Basamaklar birden altıya doğru numaralandırılır. Birinci basamak örneğin değerlendirmeye uygun olmadığını bildirir. İkinci basamak iyi huylu bir yapıyı gösterir. Üçüncü ve dördüncü basamaklar belirsiz alanı tarif eder. Beşinci basamak kanser kuşkusunu güçlendirir. Altıncı basamak ise kanser tanısını doğrular. Bu basamakları hastalarıma bir merdiven gibi anlatıyorum. Merdivenin alt basamaklarında izlem, üst basamaklarında ise cerrahi öne çıkar. Ortadaki basamaklar ek incelemeyi gerektirir.
Sınıflamanın en büyük yararı, hekimler arasındaki yorum farkını azaltmasıdır. Aynı rapor başka bir hekime gösterildiğinde de aynı anlamı taşır. Basamak numarası, hastanın izleyeceği yolu tek başına belirlemez. Ultrason bulgusu ile basamak numarası çeliştiğinde kararı yeniden gözden geçiriyorum. Bu nedenle rapordaki sayıyı hastanın bütün öyküsüyle birlikte okuyorum. Aynı basamakta yer alan iki hasta çoğu zaman birbirinden farklı bir yol izler. Bu farkı yaratan etkenler nodülün boyutu, hastanın yaşı ve boyundaki diğer bulgular olarak sıralanır.
Yetersiz Örnek Ne Demektir?
Yetersiz örnek, iğneyle alınan maddede değerlendirmeye elverecek sayıda hücre bulunmadığını gösterir. Bu sonuç girişimin başarısız olduğu anlamına gelmez. Nodülün içeriği sıvı ağırlıklıysa hücre sayısı düşük kalır. Kanamalı bir alandan örnek alındığında da benzer bir sonuç çıkar. Çok küçük nodüllerde iğnenin hedefe tam oturmaması aynı duruma yol açar. Kireçlenmiş sert nodüllerde de hücre almak güçleşir. Bu sonucu alan hastalarıma girişimin yinelenmesi gerektiğini söylüyorum. Yineleme genellikle birkaç hafta sonraya bırakılır. Aradaki süre, ilk girişime bağlı doku tepkisinin yatışmasını sağlar. İkinci girişimde ultrason rehberliğini daha dikkatli kullanırım. İğnenin nodülün katı bölümüne yönlendirilmesi örnek kalitesini yükseltir. Yinelenen örneklemede de sonuç yetersiz gelirse yaklaşım değişir. Böyle bir durumda ultrason bulgusu belirleyici olur.
Ultrasonda kuşku uyandıran bir görünüm varsa cerrahi seçeneğini gündeme getiriyorum. Görünüm sakin ise nodülü izleme almayı yeğlerim. Yetersiz sonucun hastada gereksiz kaygı oluşturmasını istemem. Bu basamak bir tanı değil, yalnızca teknik bir uyarı sayılır. Hastalarıma bu ayrımı muayenede ayrıntısıyla anlatıyorum. Yetersiz sonuç alan kişilerin bir bölümünde ikinci denemede tanı rahatça netleşir. Üçüncü kez yetersiz kalan örneklerde ise artık farklı bir yol arıyorum.
İyi Huylu Sonuç Hangi Anlama Gelir?
İyi huylu sonuç, alınan hücrelerin kanser özelliği taşımadığını gösteren ve en sık karşılaştığım rapordur. Tiroid nodüllerinin büyük bölümü bu grupta yer alır. Rapor çoğu zaman kolloid nodül ya da guatr dokusu biçiminde tanımlanır. Bağışıklık sisteminin tiroide yönelmesiyle oluşan iltihap da bu grupta bildirilir. İyi huylu sonuç alan hastalarımda cerrahi çoğu kez gündeme gelmez. Bu sonuç nodülün tümüyle ortadan kalkacağı anlamına da gelmez. Nodül yerinde durur ve izlem altında tutulur. İzlem aralığını nodülün boyutuna ve ultrason görünümüne göre belirliyorum. İlk kontrolü genellikle bir yıl sonrasına koyuyorum. Kontrolde nodülün boyutu ve iç yapısı yeniden ölçülür. Boyutta belirgin bir artış görülürse örnekleme yinelenir. Görünümde yeni bir kuşkulu bulgu ortaya çıkarsa da aynı yol izlenir.
İyi huylu raporun küçük bir yanılma payı taşıdığını hastalarıma açıkça söylüyorum. İğne nodülün kuşkulu bölümüne değil, sakin bölümüne rastlamış olabilir. Bu nedenle sonuç ne olursa olsun izlemi bırakmıyorum. Bası yakınması olan hastalarda iyi huylu sonuç tedavi gereğini ortadan kaldırmaz. Böyle durumlarda nodülü küçültmeye yönelik seçenekleri değerlendiriyorum. Yakınması olmayan hastalarda ise düzenli kontrol yeterli görülür. Kontrol aralığını hastanın yaşına ve nodülün geçmişteki büyüme hızına göre ayarlıyorum. Yıllar içinde hiç değişmeyen nodüllerde aralığı yavaş yavaş açıyorum.
Önemi Belirsiz Hücre Değişikliği Hangi Gruba Girer?
Önemi belirsiz hücre değişikliği, iyi huylu ile kuşkulu arasındaki gri alanda duran üçüncü basamağa girer. Bu raporda hücrelerde bazı düzensizlikler görülür, ancak bunlar kanser demek için yeterli bulunmaz. Patoloji uzmanı bu durumda kesin bir yönde karar veremez. Sonuç, hastanın izleyeceği yolun yeniden düşünülmesini gerektirir. Bu basamakta ilk seçeneğim örneklemenin yinelenmesi olur. Yineleme genellikle üç ay sonrasına planlanır. İkinci örnekte sonuç çoğu kez netleşir. Netleşmeyen hastalarda moleküler inceleme gündeme gelir. Ultrason görünümü sakin olan hastalarda izlemi sürdürürüm. Görünümü kuşkulu olan hastalarda ise cerrahi seçeneğini konuşurum. Hastanın yaşı ve ailesindeki tiroid kanseri öyküsü kararı etkiler. Boyun bölgesine geçmişte ışın tedavisi almış kişilerde daha erken davranırım.
Bu grupta acele bir karar hastaya gereksiz bir cerrahi yaşatabilir. Gecikmiş bir karar ise gerçek bir tümörün fark edilmesini geciktirir. İki riski dengelemek bu basamakta en zorlandığım nokta olarak öne çıkar. Kararı hastamla birlikte, seçenekleri açık açık konuşarak veriyorum. Hastanın kaygı düzeyi de kararın bir parçası sayılır. İzlem seçeneğini kabul eden hastalarımı sıkı bir takvimle çağırıyorum.
Folliküler Neoplazi Şüphesi Neden Ayrı Değerlendirilir?
Folliküler neoplazi şüphesi, hücre görünümünün iyi huylu ile kötü huylu arasında ayrım yapmaya elvermediği durumlarda ayrı değerlendirilir. Bu grupta hücreler düzenli görünür, ancak diziliş biçimi bir tümör yapısını andırır. İğne ile alınan örnek bu ayrımı yapmakta yetersiz kalır. Ayrımın temeli, tümör hücrelerinin damar ya da kapsül duvarını aşıp aşmadığında toplanır. Bu bilgi ancak nodülün tümü çıkarılıp incelendiğinde elde edilir. Bu nedenle dördüncü basamakta cerrahi seçenek öne çıkar. Hastalarıma girişimin yalnızca tanı amacıyla da yapılabileceğini anlatıyorum. Çıkarılan doku incelendiğinde sonuç çoğu kez iyi huylu gelir. Bir bölümünde ise gerçek bir tümör saptanır. Cerrahinin kapsamını nodülün yerine ve boyutuna göre belirliyorum. Tek taraflı nodüllerde yalnızca o yarının çıkarılması yeterli olur. Karşı tarafta da nodül bulunan hastalarda kapsam genişler.
Bu basamakta moleküler testler cerrahi gereğini azaltabilir. Testin sonucu sakin gelirse hastayı izleme alırım. Kuşkulu gelirse ameliyat kararı daha kolay verilir. Her hastada bu testlere ulaşmak mümkün olmayabilir. Böyle durumlarda karar, ultrason bulgusu ve hastanın tercihiyle şekillenir. Konuşmanın sonunda hangi yolu seçeceğimizi birlikte kararlaştırıyorum.
Malignite Şüphesi Taşıyan Sonuçta Ne Yapılır?
Malignite şüphesi taşıyan sonuçta hücreler kanser özelliklerinin birçoğunu gösterir, ancak tanıyı kesinleştirecek kadar belirgin çıkmaz. Bu beşinci basamak, kanser tanısına en yakın duran belirsiz grup olarak tanımlanır. Rapordaki bu ifade hastalarımda çoğu zaman büyük bir tedirginlik yaratır. Ben bu sonucu kanser tanısı gibi değil, güçlü bir uyarı gibi ele alıyorum. Yaklaşımım çoğu hastada cerrahi yönünde ilerler. Girişim öncesinde boyun lenf bezleri ayrıntılı biçimde görüntülenir. Ses tellerinin çalışması da önceden değerlendirilir. Bu hazırlıklar cerrahinin kapsamını belirlemeye yardım eder. Hangi nodüllerin cerrahiye yönlendirildiğini merak eden hastalarıma ameliyat gerektiren nodüller sayfasını öneriyorum. Çıkarılan dokunun incelenmesi tanıyı kesinleştirir. İnceleme sonucunda kanser doğrulanmayan hastalar da bulunur. Bu ihtimali önceden hastalarıma açıkça söylüyorum.
Beşinci basamakta bekleme seçeneğini yalnızca özel durumlarda düşünürüm. İleri yaşta ve ağır başka hastalığı olan kişilerde denge değişir. Böyle hastalarda cerrahinin yükü, olası yararı aşabilir. Kararı hastanın genel durumunu gözeterek kuruyorum. Cerrahiyi kabul etmeyen hastalarımı yakın aralıklarla izlerim. İzlem sırasında büyüme görülürse kararı yeniden konuşuruz.
Kanser Tanısı Konulan Sonuç Nasıl Yorumlanır?
Kanser tanısı konulan sonuç, hücrelerin kötü huylu olduğunu açıkça ortaya koyan altıncı basamak olarak yorumlanır. Bu raporda patoloji uzmanı kuşkuya yer bırakmadan konuşur. Tanı çoğu kez tiroidin en sık görülen kanser türüne işaret eder. Bu türün seyri genellikle sakin ilerler. Hastalarıma bu noktada öncelikle sakinleşmelerini öğütlüyorum. Tanı konulduktan sonra tedavi planı kısa sürede kurulur. Planın ilk adımı çoğu hastada cerrahi olur. Cerrahinin kapsamı tümörün boyutuna ve yayılım bulgularına göre belirlenir. Boyundaki lenf bezleri ayrıntılı biçimde taranır. Ses tellerinin durumu önceden kayda geçirilir. Tedavi kararını birden çok uzmanlık alanının katıldığı toplantıda olgunlaştırıyorum. Bu toplantıda hastanın yaşı ve genel durumu da tartışılır.
Altıncı basamak hastalarımda izlem uzun yıllar sürer. İzlemde kan tahlilleri ve boyun ultrasonu yerini alır. Bu tür kanserlerin çoğu tedaviye iyi yanıt verir. Hastalarıma korkularının çoğunun gerçeği yansıtmadığını anlatıyorum. Tanıyı erken öğrenmek tedavi yolunu kolaylaştırır. Bu nedenle kuşkulu nodüllerde örneklemeyi geciktirmiyorum.
Sonuç Belirsiz Çıkarsa Biyopsi Tekrarlanır mı?
Sonuç belirsiz çıktığında örneklemenin yinelenmesi çoğu hastada ilk seçenek olur. Yineleme kararını verirken ilk örneğin niteliğine bakarım. Örnek yetersizse girişim birkaç hafta sonra tekrarlanır. Örnek yeterli, ancak yorum belirsizse bekleme süresi uzatılır. Bu süre dokunun kendini toparlamasına olanak tanır. İkinci girişimi ultrason eşliğinde daha hedefli yaparım. Nodülün katı ve kanlanması artmış bölümlerine yönelirim. Bu yaklaşım ikinci örneğin tanısal değerini yükseltir. Yinelenen girişimler hastalarıma zahmetli gelir. İşlemin kısa sürdüğünü ve günlük yaşamı aksatmadığını anlatıyorum. Her belirsiz sonuçta girişimi yinelemem. Ultrason bulgusu belirgin biçimde kuşkuluysa doğrudan cerrahiyi konuşurum.
Nodül çok küçükse ve görünümü sakinse izlemi yeğlerim. Hastanın kaygısı yüksekse karar bu yönde değişebilir. Belirsizliğin uzun sürmesi hastalarımı yıpratır. Bu nedenle belirsiz sonuçlarda bir takvim belirler ve ona bağlı kalırım. Takvimi hastama yazılı olarak veriyorum. Böylece sürecin nereye doğru ilerlediğini birlikte görürüz. Takvimin dışına çıkan hastalarımı telefonla yeniden çağırıyorum. Düzenli izlemin, belirsiz sonuçlarda en güvenli yol olduğunu her görüşmede yineliyorum.
Biyopsi Raporu ile Ultrason Bulgusu Nasıl Birleştirilir?
Biyopsi raporu ile ultrason bulgusu, birbirini tamamlayan iki ayrı bilgi olarak birleştirilir. Rapor hücrelerin niteliğini, ultrason ise nodülün yapısını anlatır. İki bilgi aynı yöne işaret ettiğinde karar kolaylaşır. Birbirinden ayrıldığında ise durumu yeniden ele alırım. Ultrasonda risk sınıflaması yüksek çıkan bir nodülde iyi huylu rapor beni tam olarak rahatlatmaz. Böyle hastalarda örneklemeyi yineler ya da izlemi sıklaştırırım. Tersine, sakin görünümlü bir nodülde belirsiz rapor geldiğinde acele etmem. Ultrason raporundaki risk sınıflaması, bu karşılaştırmanın temelini oluşturur. Nodülün büyüklüğü de bu değerlendirmeye katılır. Büyük nodüllerde iğnenin kuşkulu alanı ıskalama olasılığı artar. Bu nedenle büyük nodüllerde birden çok noktadan örnek alırım. Hastanın boynundaki lenf bezleri de aynı incelemede gözden geçirilir.
Lenf bezlerinde kuşkulu görünüm varsa oradan da örnek alınır. Kan tahlilleri tiroid bezinin çalışmasını gösterir. Fazla çalışan nodüllerde kanser olasılığı daha düşük bulunur. Böyle nodüllerde örnekleme her zaman gerekmez. Bütün bu bilgileri tek bir tabloda toplayarak karar veriyorum. Hastalarıma da bu tabloyu adım adım gösteriyorum.
Moleküler İncelemeler Biyopsi Sonucuna Ne Katar?
Moleküler incelemeler, belirsiz biyopsi sonuçlarında hücrelerin genetik yapısını araştırarak karara ek bilgi katar. Bu testler iğneyle alınan örnekteki genlerde değişiklik olup olmadığını arar. Belirli gen değişiklikleri kanser olasılığını yükseltir. Değişiklik saptanmayan örneklerde olasılık geriler. Bu bilgi belirsiz gruptaki hastaların bir bölümünü gereksiz cerrahiden korur. Test sonucu tek başına tanı koymaz. Sonucu ultrason ve hücre bulgusuyla birlikte yorumluyorum. Testlerin her merkezde uygulanamadığını hastalarıma söylüyorum. Örneğin uygun biçimde saklanması da sonucun güvenilirliğini etkiler. Bu nedenle testi baştan planlamak gerekir. Belirsiz sonuç beklediğim hastalarda örneği baştan ayırıyorum. Test sonuçlarının yorumu ayrı bir uzmanlık gerektirir.
Yanlış yorumlanan bir test hastayı gereksiz bir cerrahiye sürükler. Bu nedenle sonucu tek başına okumaktan kaçınırım. Moleküler incelemeler her belirsiz hastada gerekmez. Ultrason görünümü açıkça kuşkulu olan hastalarda doğrudan cerrahiyi seçerim. Görünümü sakin olanlarda ise izlem yeterli kalır. Test seçeneğini bu iki uç arasındaki hastalar için saklıyorum. Testin maliyetini ve ulaşılabilirliğini de hastamla açıkça konuşuyorum. Karar verirken elde edilecek bilginin gerçekten yol değiştirip değiştirmeyeceğini sorguluyorum.
Biyopsi Sonucunu Değerlendirirken Nelere Dikkat Ediyorum?
Biyopsi sonucunu değerlendirirken önce raporun hangi nodüle ait olduğuna dikkat ediyorum. Birden çok nodülü bulunan hastalarda bu ayrıntı kolayca gözden kaçar. Sonra örneğin yeterliliğini ve sınıflama basamağını okuyorum. Rapordaki açıklama bölümünü de baştan sona inceliyorum. Açıklamada geçen ayrıntılar bazen basamak numarasından daha çok şey anlatır. Ardından ultrason görüntüsünü yeniden açarım. Nodülün sınırlarını, iç yapısını ve kanlanmasını gözden geçiriyorum. Boyundaki lenf bezlerini ayrı ayrı değerlendiriyorum. Hastanın yaşını, ailesindeki tiroid hastalığı öyküsünü ve geçmiş ışın öyküsünü sorguluyorum. Ses kısıklığı ya da yutma güçlüğü gibi yakınmaları da not ediyorum. Bütün bu bilgiler bir araya geldiğinde tablo netleşir. Biyopsi sonucu bu tablonun yalnızca bir parçası sayılır.
Hastalarıma kararın tek bir kâğıda dayanmadığını anlatıyorum. İnce iğne aspirasyon biyopsisi güçlü bir yöntem olsa da sınırları bulunur. Bu sınırları bilmek gereksiz girişimlerden korur. Kararı acele etmeden, hastamı dinleyerek kuruyorum. Sürecin her adımını yazılı olarak hastama veriyorum. Böylece hem izlem hem cerrahi kararı daha sağlam bir zemine oturur.
Tıbbi inceleme: Prof. Dr. Hakan Mersin · Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular
Tiroid biyopsisi sonucu kaç günde çıkar?
Bethesda kaç basamaktan oluşur?
Raporda yazan sayı tehlike derecesini mi gösterir?
Tiroid biyopsisi acıtır mı?
İyi huylu gelen nodül büyümeye devam eder mi?
İkinci kez yapılan biyopsi ilkinden daha güvenilir midir?
Sonuç beklerken nelere dikkat etmeliyim?
Tiroid biyopsisi kanser hücrelerini yaymaya yol açar mı?
Gebelikte tiroid biyopsisi yaptırılabilir mi?
Raporumu başka bir hekime ikinci kez okutmalı mıyım?
Nodülüm küçükse iğne girişimi hiç gerekmez mi?
Kan tahlilim normalse iğne girişimine gerek kalır mı?
Sonuçtan sonra ilaç kullanmam gerekir mi?
Sıcak nodül denen yapıdan örnek alınır mı?
Çocuklarda tiroid örneklemesi farklı mı değerlendirilir?
Belirsiz sonuç alan hastalar ne sıklıkla kontrole gelmelidir?
Kaynakça
Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.