Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Tedavi

Vakum Destekli Eksizyon

Vakum destekli eksizyon ile memedeki iyi huylu kitleyi kesi açmadan nasıl aldığımı, işlem öncesini ve sonrasını adım adım anlattım.

Vakum destekli eksizyon, memede saptanan iyi huylu bir kitlenin cilde kesi yapılmadan, kalın bir iğne yardımıyla parça parça dışarı alınmasını sağlayan bir girişimdir. Yöntemi, doku incelemesiyle iyi huylu olduğu gösterilmiş kitlelerde tercih ediyorum. İşlem boyunca meme dokusu görüntüleme ekranından izlenir ve iğne hedefe adım adım yönlendirilir. Hastalarım çoğu zaman ameliyathane ortamına girmeden, kısa süren bir uygulamanın ardından evine döner. Bu sayfada yöntemin hangi durumlarda uygulandığını, nasıl ilerlediğini ve sonrasında nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatıyorum.

Vakum Destekli Eksizyon Nedir?

Vakum destekli eksizyon, memedeki kitlenin vakum gücüyle iğnenin içine çekilip dönen bir kesici ağızla parçalara ayrılması esasına dayanır. İğne, cilde açılan birkaç milimetrelik küçük bir aralıktan meme dokusuna yerleştirilir. Kitlenin yerini görüntüleme ekranı üzerinden belirliyorum ve iğnenin ucunu hedefin hemen altına getiriyorum. Vakum devreye girdiğinde kitlenin dokusu iğnedeki açıklığa doğru çekilir. Kesici bölüm dönerek ilerler ve çekilen dokuyu ince bir dilim halinde ayırır. Ayrılan her parça aynı iğnenin içinden dışarı taşınır. Bu döngü, kitlenin tümü alınana kadar arka arkaya tekrarlanır.

Çıkarılan bütün doku parçalarını patoloji incelemesine gönderiyorum. Böylece hem kitle yerinden alınır hem de doku yapısı yeniden doğrulanır. Meme sürekli görüntülendiği için kitlenin ne kadarının alındığı adım adım izlenir. Giriş yerine dikiş atılmaz, aralık ince bir bantla kapatılır. Uygulama ayaktan yapılır ve hasta aynı gün evine gönderilir. Yöntem, iyi huylu olduğu doğrulanmış kitlelerde cerrahiye seçenek olarak gündeme gelir. Kötü huylu olduğundan kuşkulanılan kitlelerde ise bu yol tercih edilmez. Kitlenin yapısını ve boyutunu değerlendirdikten sonra hangi yolun uygun olduğuna karar veriyorum. Yöntemin adı, dokunun vakum gücüyle iğnenin içine alınmasından gelir. Cerrahi çıkarımdan ayıran en önemli özellik, kitlenin bütün halinde değil ince dilimler halinde alınmasıdır. Uygulamayı meme cerrahisiyle uğraşan hekimlerin ortak dağarcığında yer alan bir seçenek olarak görüyorum. Hastalarıma bu ayrımı daha ilk görüşmede açık biçimde anlatıyorum.

Vakum Destekli Eksizyon Hangi Durumlarda Uygulanır?

Vakum destekli yöntemi, iyi huylu olduğu doku incelemesiyle gösterilmiş kitlelerde gündeme getiriyorum. Karar verirken önce kitlenin görüntüleme özelliklerini tek tek gözden geçiriyorum. Sınırları düzgün, çevresine yapışmayan ve kontrollerde değişmeden duran kitleler bu yöntem için uygun kabul edilir. İkinci ölçüt, kitlenin hastayı gündelik yaşamında rahatsız edip etmediğidir. Elle hissedilen ve kişiye sürekli kaygı veren bir kitle, izlem yerine çıkarılmayı gerektirebilir. Üçüncü ölçüt, kitlenin izlem sırasında büyüme eğilimi gösterip göstermediğidir. Kontrol görüntülemelerinde belirgin biçimde büyüyen kitleleri çıkarmayı tercih ediyorum.

Genç hastalarda kesi izinden kaçınma isteği de kararı doğrudan etkiler. Meme dokusu ince olan kişilerde iğnenin yerleşimi çok daha dikkatli planlanır. Cilde çok yakın duran kitlelerde cilt altına koruyucu sıvı verilir. Göğüs duvarına yapışık duran kitlelerde ise iğnenin açısı ayrı bir özenle ayarlanır. Hastanın günlük yaşamını uzun süre durdurmak istememesi de bu yolu öne çıkarır. Uygulamayı ayaktan yapılan kısa bir girişim olarak planlıyorum. Karar aşamasında hastamın beklentisini ayrıntılı biçimde dinliyorum. Yöntemin sınırlarını anlattıktan sonra seçimi birlikte yapıyoruz. Kimi hastam kitleyi bir an önce çıkarmayı ister, kimi ise izlem yolunu seçer. Her iki tutumu da saygıyla karşılıyorum. Kararın hastanın kendi isteğiyle örtüşmesi, sürecin çok daha rahat geçmesini sağlar. Uygunluk ölçütlerini karşılamayan kişilerde ise bu yöntemi hiç gündeme getirmiyorum.

Hangi Kitleler Bu Yöntemle Alınabilir?

Kitleler bu yöntemle alınırken aranan ilk ölçüt, doku incelemesiyle iyi huylu olduklarının gösterilmiş olmasıdır. En sık karşılaştığım grup, genç kadınlarda görülen ve fibroadenom adı verilen iyi huylu katı kitlelerdir. Bu kitleler yuvarlak ya da oval sınırlıdır ve elle bastırıldığında parmağın altından kayar. Süt kanallarının içinde gelişen küçük iyi huylu çıkıntılar da aynı yolla alınabilir. Görüntülemede kuşku uyandırmayan ve içinde katı bölüm bulunan kist benzeri yapılar da uygun olabilir. Kitlenin boyutu, yöntemin sınırını belirleyen ana etkendir. Belirli bir çapı aşan kitlelerde işlem uzar ve çevre dokudaki kayıp artar. Çok büyük kitlelerde cerrahi yolun daha uygun olduğunu düşünüyorum.

Kitlenin yerleşimi de yöntem seçimini yakından etkiler. Meme başının hemen altında yer alan kitlelerde uygulama daha zahmetli geçer. Koltuk altına uzanan meme dokusundaki kitlelerde iğne yolu ayrıca planlanır. Aynı memede birden çok küçük kitle bulunuyorsa hepsi tek seansta ele alınabilir. Kitlelerin birbirine uzak olması işlem süresini bir miktar uzatır. Uygunluk kararını muayene ve görüntüleme bulgularını birlikte okuyarak veriyorum. Kuşkulu bulgu taşıyan hiçbir kitleyi bu yöntemle almıyorum. İyi huylu kitlelerin bir bölümü zaman içinde kendiliğinden küçülür. Bu nedenle her kitlenin hemen çıkarılması gerekmez. İzlem kararı verdiğim hastalarımı belirli aralıklarla yeniden görüyorum. Kitlenin görünümü değişirse planı baştan ele alıyorum.

Hangi Durumlarda Cerrahi Yol Tercih Edilir?

Durumların bir bölümünde cerrahi yolu doğrudan öneriyorum. Görüntülemede düzensiz sınır, çevreye uzanım ya da gölgelenme görülmesi ilk uyarı olur. Doku incelemesi kuşkulu geldiğinde kitlenin bütün olarak çıkarılması gerekir. Patoloji sonucu ile görüntüleme bulgusu birbirini tutmuyorsa yine cerrahi yol seçilir. Çok büyük kitlelerde iğne yöntemiyle tam çıkarım güçleşir. Göğüs duvarına ya da cilde çok yakın yerleşim de sınırlayıcı olabilir. Hızla büyüyen ve yapısı değişen kitlelerde bütünlüğü bozmadan çıkarma önem kazanır. Kanama eğilimi bulunan kişilerde hazırlık daha ayrıntılı yapılır.

Hastanın kendi tercihi de karar masasında yer tutar. Bazı hastalarım kitlenin tek parça halinde alınmasını ister. Bu isteği anlıyorum ve seçenekleri onunla birlikte yeniden değerlendiriyorum. İyi huylu kitlelerde ameliyat kararının nasıl verildiği konusunu ayrı bir sayfada anlattım. Cerrahi yol seçildiğinde planı hastamla birlikte baştan gözden geçiriyorum. İki yöntemin de kendi içinde güçlü ve zayıf yanları bulunur. Seçimi tek bir ölçüte değil, bulguların tümüne dayandırıyorum. Cerrahi yol seçildiğinde kesi yeri, kitlenin yerine ve meme sınırlarına göre belirlenir. İyileşme sonrası görünümü koruyacak plan da ayrıca çalışılır. Hastalarıma her iki yolun sonuçlarını açık biçimde anlatıyorum. Yanlış bir beklentiyle yola çıkılmamasına özen gösteriyorum.

İşlem Öncesinde Hangi Hazırlıklar Yapılır?

İşlem öncesinde hazırlığa ayrıntılı bir muayene ve güncel görüntüleme ile başlıyorum. Kitlenin yerini ve komşuluklarını uygulama gününden önce not ediyorum. Daha önce alınmış doku inceleme raporunu yeniden okuyorum. Kullanılan ilaçları tek tek sorguluyorum. Kan sulandırıcı etkisi olan ilaçlar bir süre önce düzenlenir. Bitkisel destek ürünlerinin de kanamayı artırabileceğini hatırlatıyorum. Kanama bozukluğu öyküsü varsa gerekli kan incelemeleri istenir.

Uygulama günü için rahat ve önden düğmeli bir üst öneriyorum. Aç kalma zorunluluğu bulunmaz, hafif bir öğün alınabilir. Girişimden önce destekleyici bir sütyen hazırlanmasını istiyorum. Adet döneminin hemen öncesinde meme dokusu daha hassas olur. Bu nedenle uygulamayı adet bitiminden sonraki günlere planlamayı tercih ediyorum. Hastama işlemin akışını adım adım anlatıyorum. Sorulacak her sorunun girişimden önce yanıtlanmasına özen gösteriyorum. Onam görüşmesini de bu hazırlık aşamasında tamamlıyorum. Hazırlık sırasında hastamın daha önce geçirdiği girişimleri de not ediyorum. Alerji öyküsü varsa kullanılacak ilaçları buna göre seçiyorum. Uygulama günü yanında bir yakınının bulunmasını öneriyorum. Evine dönüş için araç kullanmayı planlayan hastalarımı ayrıca uyarıyorum.

İşlem Sırasında Neler Yaşanır?

İşlem sırasında hasta sırtüstü ya da hafif yana dönük biçimde yatar. Önce cilt uygun bir çözeltiyle temizlenir. Ardından giriş bölgesine lokal anestezi uygulanır. Uyuşma başladığında dokunma duygusu korunur, ancak kesici his kaybolur. Cilde birkaç milimetrelik küçük bir aralık açılır. İğne bu aralıktan meme dokusuna doğru ilerletilir. Vakum çalışmaya başladığında memede bir çekilme duygusu hissedilir. Bazı hastalarım bunu hafif bir basınç olarak tarif eder.

Kesici bölümün çalışması sırasında düşük sesli bir uğultu duyulur. Her döngüde alınan doku parçası ayrı bir kapta toplanır. Ben bu sırada ekrandan kitlenin küçülmesini izliyorum. Kanama görülürse bölgeye kısa süreli basınç uygulanır. Girişim bittiğinde iğne dikkatle geri çekilir. Giriş yerine baskılı bir pansuman konur. Toplam süre çoğu hastada kısa kalır ve hasta uygulama boyunca uyanık kalır. Girişim boyunca hastamla konuşmayı sürdürüyorum. Hangi adımda olduğumuzu anlatmak kaygıyı belirgin biçimde azaltır. Rahatsızlık duyulması durumunda ara verilir ve uyuşturma yinelenir. Girişim bittikten sonra hasta kısa bir süre gözlem altında tutulur.

Ultrason Eşliğinde Yerleştirme Nasıl Yapılır?

Ultrason eşliğinde yerleştirme, iğnenin ucunu kitlenin tam altına getirmeyi amaçlar. Probu kitlenin üzerine koyup en geniş kesiti buluyorum. Ekranda hem kitlenin sınırları hem de cilt ile göğüs duvarı arasındaki mesafe görülür. İğnenin gireceği yolu bu mesafeye göre seçiyorum. Yol, cilde çok yakın seyretmeyecek biçimde planlanır. Göğüs duvarına yakın yerleşimde iğne dokuya paralel ilerletilir. Gerektiğinde kitlenin çevresine sıvı verilerek komşu yapılar uzaklaştırılır. Bu adım hem güvenliği hem de görüntü netliğini artırır.

İğnenin ucu ekranda parlak bir çizgi olarak görünür. Ucu kitlenin altına yerleştirdikten sonra vakum açıklığını kitleye doğru çeviriyorum. Her kesme döngüsünden sonra görüntüyü yeniden değerlendiriyorum. Kalan doku bölümlerini aynı görüntü üzerinden takip ediyorum. Kitle küçüldükçe iğnenin açısını küçük adımlarla düzeltiyorum. Uygulama sonunda bölgeye yeniden bakıp kalıntı kalmadığını doğruluyorum. Görüntüleme rehberliği bu yöntemin en kritik parçasıdır. Görüntü kalitesi düşerse işleme ara verip probu yeniden konumlandırıyorum. Hava kabarcıkları ve sızan kan görüntüyü bulanıklaştırabilir. Böyle bir durumda bölge yıkanır ve görüntü yeniden netleştirilir. Ekrandan emin olmadan hiçbir kesme döngüsünü başlatmıyorum.

Uygulama Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Uygulama sonrasında ilk saatlerde bölgeye baskı verilmesini istiyorum. Baskılı pansuman birkaç saat yerinde bırakılır. Hastalarıma destekleyici bir sütyeni gece de kullanmalarını söylüyorum. İlk gün soğuk uygulama şişliği azaltır. Ağrı duyulması durumunda basit ağrı kesiciler yeterli kalır. Kanamayı artırabilecek ilaçlardan ilk günlerde uzak durulur. Pansuman alındıktan sonra bölge sabun ve suyla nazikçe yıkanabilir.

İlk gün ağır kaldırmaktan ve zorlayıcı kol hareketlerinden kaçınılır. Yürüyüş gibi hafif etkinliklere aynı gün dönülebilir. Morarmanın birkaç gün içinde renk değiştirerek solacağını anlatıyorum. Bölgedeki sertlik hissi, iyileşen dokunun doğal sonucudur. Bu sertlik haftalar içinde kendiliğinden azalır. Ateş, artan kızarıklık ya da giderek şiddetlenen ağrı ortaya çıkarsa beni aramalarını istiyorum. Patoloji sonucu çıktığında hastamı yeniden görmeyi planlıyorum. Sonuç görüşmesinde izlem planını birlikte yazıyoruz. İlk günlerde bölgeye sıcak uygulama yapılmasını önermiyorum. Sıcak, kanama eğilimini bir miktar artırabilir. Sigara kullanan hastalarıma iyileşme süresince ara vermelerini söylüyorum. Yeterli sıvı alımı ve dengeli beslenme doku onarımını destekler.

Cerrahi Eksizyondan Farkı Nedir?

Cerrahi eksizyondan en belirgin fark, cilde bıçakla kesi yapılmamasıdır. Bu yöntemde doku, milimetrik bir aralıktan iğne içinden dışarı alınır. Kesi olmadığı için dikiş atılmaz. İyileşen bölgede çizgi biçiminde bir iz oluşmaz. Girişim uyanık halde yapıldığından ameliyathane hazırlığı gerekmez. Hasta aynı gün evine döner. Cerrahi yöntemde kitle tek parça olarak çıkarılır. Vakum yönteminde ise doku ince dilimler halinde toplanır.

Her iki yolda da alınan doku patoloji incelemesine gönderilir. Tanı açısından iki yol arasında belirgin bir eksiklik doğmaz. Cerrahi yöntem büyük kitlelerde ve kuşkulu bulgularda öne geçer. İğne yöntemi ise küçük ve iyi huylu kitlelerde kolaylık sağlar. Aynı iğne düzeneği yalnız tanı amacıyla da kullanılır. Bu amaçla yapılan uygulamayı vakum destekli biyopsi sayfasında ayrıca anlattım. Aradaki fark, dokunun bir bölümünün mü yoksa tamamının mı alındığıdır. İki yolun iyileşme süreleri de birbirinden ayrılır. Kesi yapılan hastalarda yara bakımı birkaç hafta sürer. İğne yönteminde ise bakım birkaç günde tamamlanır. Bu farkı, çalışma düzenini planlayan hastalarım için önemli buluyorum.

Hangi Sorunlarla Karşılaşılabilir?

Sorunlarla karşılaşma olasılığı düşük kalır, ancak her girişimde olduğu gibi burada da bazı durumlar görülebilir. En sık rastlanan durum, giriş bölgesinde ortaya çıkan morarmadır. Morarma kendiliğinden geçer ve ek bir işlem gerektirmez. Doku içinde küçük bir kan birikimi oluşabilir. Bu birikim çoğu zaman zaman içinde emilir. Seyrek olarak bölgede iltihabi bir tablo gelişir. Kızarıklık ve ısı artışı bu tablonun ilk işareti olur. Böyle bir durumda uygun tedaviyi hemen başlatıyorum.

Büyük kitlelerin alındığı bölgede hafif bir çöküntü kalabilir. Çöküntü genellikle giyinikken belli olmaz. Kitlenin küçük bir bölümü yerinde kalabilir. Kalıntı doku kontrol görüntülemesinde saptanır. Gerekirse aynı yönteme ikinci kez başvurulur. Cilt girişi yerinde ince bir renk değişikliği kalabilir. Olası durumların tümünü uygulama öncesinde hastamla açık biçimde konuşuyorum. Beklenmeyen bir durumla karşılaşıldığında hastama zaman geçirmeden ulaşıyorum. İletişim bilgilerini girişim öncesinde paylaşıyorum. Erken dönemde bildirilen şikâyetler çoğu zaman basit önlemlerle çözülür. Gecikmiş başvurular ise ek girişim gerektirebilir.

Takip Görüntülemesi Ne Zaman Yapılır?

Takip görüntülemesini girişimden birkaç ay sonra planlıyorum. İlk kontrolde muayene ile bölgeyi değerlendiriyorum. Ardından ultrason incelemesiyle doku iyileşmesini izliyorum. Erken dönemde bölgede ödem ve düzensiz görünüm bulunur. Bu görünüm iyileşme ilerledikçe düzelir. Kalıntı doku olup olmadığını bu incelemede araştırıyorum. Patoloji sonucu ile görüntüleme bulgusunun uyumunu yeniden gözden geçiriyorum. Uyumsuzluk varsa ek inceleme planlanır.

Yaşa uygun tarama düzenine kaldığı yerden devam edilir. Kontrolleri ilk yıl içinde daha sık tutuyorum. Sonraki dönemde aralıklar kademeli olarak açılır. Aynı memede yeni bir kitle hissedilirse kontrolü öne alıyorum. Hastalarıma kendi kendine muayeneyi düzenli sürdürmelerini öğütlüyorum. Meme dokusunun bütününü her kontrolde gözden geçiriyorum. İzlem planını kişiye göre ayrı ayrı yazıyorum. Kontrol görüşmelerinde patoloji raporunu hastamla birlikte okuyorum. Raporda geçen terimlerin gündelik karşılığını tek tek açıklıyorum. Anlaşılmayan bölümleri sorması için hastamı yüreklendiriyorum. Bilgilendirilmiş bir hastanın izleme uyumu belirgin biçimde artar.

Bu Yöntemi Tercih Ederken Nelere Bakıyorum?

Yöntemi tercih ederken önce tanının ne kadar sağlam oturduğuna bakıyorum. Doku incelemesi ile görüntüleme birbirini destekliyorsa yol açılır. İkinci olarak kitlenin boyutunu ve yerleşimini ölçüyorum. Üçüncü olarak hastamın beklentisini ve yaşam düzenini dinliyorum. Kesi izinden kaçınmak isteyen genç hastalarda bu yol öne çıkar. Çalışma düzenini uzun süre aksatamayan kişilerde de uygun olur. Kaygı düzeyi yüksek hastalarda kitlenin çıkarılması belirgin bir rahatlama sağlar.

İzlem seçeneğini de her görüşmede masaya koyuyorum. Küçük ve değişmeyen kitlelerde beklemek yeterli olabilir. Karar sürecinde acele edilmemesini öneriyorum. Hastamın soruları bitene kadar görüşmeyi sürdürüyorum. Seçeneklerin tümünü yazılı olarak da özetliyorum. Uygulamayı yalnız uygun hastalarda öneriyorum. Uygun olmayan durumlarda bu yolda ısrar etmiyorum. Doğru hastada doğru yöntemin seçilmesi, sonucun en belirleyici parçasıdır. Görüşmenin sonunda hastamın kendi cümleleriyle süreci özetlemesini istiyorum. Bu alışkanlık, anlaşılmayan noktaları hızla ortaya çıkarır. Kalan soruları yanıtladıktan sonra uygulama tarihini birlikte belirliyoruz. Karar verilen yolu dosyasına ayrıntılı biçimde not ediyorum.

Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Vakum destekli eksizyon acıtır mı?
İşlem lokal uyuşturma altında yapıldığı için kesici bir ağrı duyulmaz. Uyuşturucu ilaç verilirken kısa süreli bir yanma hissedilir. Uygulama sırasında hastalarım daha çok basınç ve çekilme duygusu tarif eder. Ağrı duyulması durumunda ek doz uyuşturucu verilir. Sonrasında ortaya çıkan hafif sızı basit ağrı kesicilerle geçer.
İşlemden sonra memede iz kalır mı?
Cilde bıçakla kesi yapılmadığı için belirgin bir çizgi izi oluşmaz. Giriş yeri birkaç milimetrelik küçük bir aralıktan ibarettir. Bu aralık kendiliğinden kapanır ve zamanla soluk bir nokta halini alır. İlk haftalarda bölgede morarma ve renk değişikliği görülebilir. Renk farkı aylar içinde belirginliğini yitirir.
Alınan doku patolojiye gönderilir mi?
Çıkarılan bütün doku parçaları patoloji incelemesine gönderilir. Bu inceleme, kitlenin yapısını yeniden doğrulamak için gereklidir. Önceden yapılan iğne biyopsisiyle çıkan sonucun uyumu böylece kontrol edilir. Beklenmedik bir bulgu saptanırsa tedavi planını yeniden düzenliyorum. Sonucu hastamla yüz yüze paylaşmayı tercih ediyorum.
Kitle bu yöntemle tamamen alınabilir mi?
Uygun boyuttaki kitlelerin tamamı çoğu hastada alınabilir. Kitle büyüdükçe geride küçük doku adacıkları kalma olasılığı artar. Görüntüleme sırasında kalan bölümleri adım adım izliyorum. Kalıntı saptanırsa kontrol incelemesinde yeniden değerlendirilir. Gerekli görülürse aynı yönteme ikinci kez başvurulur.
Aynı işlem birden çok kitleye tek seansta uygulanabilir mi?
Aynı memede birden çok küçük kitle bulunuyorsa tek seansta ele alınabilir. Kitlelerin birbirine yakın durması uygulamayı kolaylaştırır. Uzak yerleşimli kitlelerde ayrı giriş noktaları gerekebilir. Toplam süre ve kullanılan uyuşturucu miktarı bu durumda artar. İki memede birden yapılacak uygulamayı genellikle ayrı seanslara bölüyorum.
İşlemden sonra ne zaman işe dönebilirim?
Masa başında çalışan hastalarım çoğu zaman ertesi gün işine döner. Ağır fiziksel iş yapan kişilerde birkaç gün ara verilmesini öneriyorum. Kolu zorlayan hareketlerin ilk günlerde sınırlanması iyileşmeyi kolaylaştırır. Bölgede belirgin morarma varsa dinlenme süresini uzatıyorum. Dönüş zamanını her hastam için ayrı belirliyorum.
Uygulamadan sonra duş almak serbest midir?
Pansuman çıkarıldıktan sonra ılık suyla duş alınabilir. İlk gün bölgeyi ıslatmadan beklemeyi öneriyorum. Duş sırasında giriş yeri ovalanmadan nazikçe temizlenir. Sonrasında bölge kurulanır ve temiz bir örtüyle kapatılır. Küvette uzun süre suda kalmaktan ilk haftada kaçınılır.
Bu uygulama emzirmeyi engeller mi?
Girişim süt bezlerinin bütününü etkilemediği için emzirme yeteneği korunur. İğne yolu planlanırken süt kanallarına gereksiz zarar verilmesinden kaçınılır. Meme başına çok yakın kitlelerde yol daha dikkatli seçilir. Emziren kişilerde uygulamayı genellikle süt verme dönemi bittikten sonraya bırakıyorum. Zorunlu durumlarda ise ek önlemlerle girişimi planlıyorum.
Gebelik planlayan kişilerde bu yöntem kullanılabilir mi?
Gebelik planlayan hastalarımda bu yöntemi rahatlıkla kullanıyorum. Uygulama yalnız lokal uyuşturma ile yapıldığından ek bir ilaç yükü doğmaz. İyileşme süresi kısa olduğu için gebelik planı fazla ertelenmez. Gebelik döneminde ise girişimi yalnız gerekli görülen durumlarda planlıyorum. Karar verirken kitlenin özelliklerini ve hastamın planını birlikte değerlendiriyorum.
İşlemden sonra memede morarma olması beklenir mi?
Giriş bölgesinde ve çevresinde morarma görülmesi beklenen bir durumdur. Meme dokusu damardan zengin olduğu için küçük kanamalar cilde yansır. Morarma ilk günlerde koyulaşır, sonra rengini yitirir. Baskılı pansuman ve destekleyici sütyen bu tabloyu azaltır. Giderek büyüyen bir şişlik ortaya çıkarsa beni aramalarını istiyorum.
Kan sulandırıcı kullananlarda uygulama yapılabilir mi?
Kan sulandırıcı kullanan hastalarımda planı ilgili hekimle birlikte düzenliyorum. Bazı ilaçlar girişimden birkaç gün önce kesilir ya da dozu değiştirilir. İlacın kesilmesi uygun değilse ek önlemlerle uygulama yapılabilir. İşlem sırasında ve sonrasında baskı süresi uzun tutulur. Kanama eğilimi olan kişilerde kontrol görüşmesini erkene alıyorum.
Uygulama adet döneminde yapılabilir mi?
Adet döneminde uygulama yapılması tıbbi bir engel taşımaz. Ancak bu günlerde meme dokusu daha hassas ve gergin olur. Hassasiyet, uyuşturma sırasında duyulan rahatsızlığı artırabilir. Bu nedenle girişimi adet bitiminden sonraki günlere planlamayı tercih ediyorum. Beklemeyi gerektirmeyen durumlarda ise dönem gözetilmeden işlem yapılır.
İşlem sonrasında spora ne zaman başlanabilir?
Yürüyüş gibi hafif etkinliklere aynı gün dönülebilir. Koşu, ağırlık ve göğüs kaslarını zorlayan hareketler için birkaç gün beklenir. Bölgedeki morarma ve hassasiyet geçtikten sonra tempo kademeli olarak artırılır. Spor sırasında sıkı ve destekleyici bir sütyen kullanılmasını öneriyorum. Ağrı duyulan hareketleri bir süre daha ertelemek gerekir.
Alınan bölgede çöküntü oluşur mu?
Küçük kitlelerin alındığı bölgede belirgin bir çöküntü genellikle oluşmaz. Kitle büyüdükçe geride kalan boşluk daha fazla belli olabilir. Boşluk zamanla doku sıvısı ve iyileşen bağ dokusuyla dolar. Meme dokusu ince olan kişilerde hafif bir çukurluk kalabilir. Bu olasılığı kitlenin boyutuna göre girişim öncesinde hastamla konuşuyorum.
Aynı yerde yeniden kitle çıkarsa ne yapılır?
Aynı bölgede yeni bir kitle saptanırsa önce görüntüleme ile değerlendiriyorum. Bulgu, geride kalan doku ile yeni gelişen bir kitleyi birbirinden ayırmayı gerektirir. Görüntüleme özellikleri kuşku uyandırırsa yeniden doku örneği alınır. İyi huylu olduğu doğrulanan kitlelerde aynı yöntem yeniden uygulanabilir. Sık tekrarlayan durumlarda cerrahi seçeneği de gündeme getiriyorum.
Bu uygulama sonraki tarama görüntülemelerini zorlaştırır mı?
Girişim sonrasında meme dokusunda küçük bir yapısal değişiklik kalabilir. Bu değişikliğin tarama görüntülemesinde karışıklığa yol açmaması için ayrıntılı kayıt tutuyorum. İşlem sırasında bölgeye küçük bir işaretleyici bırakılabilir. Görüntülemeyi okuyan hekimin önceki uygulamayı bilmesi değerlendirmeyi kolaylaştırır. Hastalarıma girişim raporunu saklamalarını öneriyorum.