Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Hastalık

Döngüsel ve Döngüsel Olmayan Meme Ağrısı

Döngüsel ağrı ile döngüden bağımsız ağrıyı ayıran özellikleri, nedenlerini ve izlem yolunu karşılaştırmalı biçimde derledim.

Döngüsel meme ağrısı, adet düzeniyle birlikte gelip giden bir yakınma olarak tanımlanır. Döngüden bağımsız seyreden ağrı ise kendi başına ayrı bir başlık oluşturur. İki tablonun ayrılması hem nedenin bulunmasını hem de izlenecek yolun seçilmesini kolaylaştırır. Muayenede bu ayrımı yapabilmek için ağrının takvimini, yerini ve süresini ayrıntılı sorguluyorum. Bu sayfada iki ağrı tipinin farklarını, nedenlerini ve izlem biçimlerini karşılaştırmalı olarak anlatıyorum.

Döngüsel Ağrı Neden Adet Düzeniyle Birlikte Değişir?

Döngüsel ağrı, meme dokusunun aylık hormon değişimine verdiği yanıt nedeniyle adet düzenini izler. Yumurtlamadan sonraki dönemde kandaki hormon düzeyi yükselir. Bu yükselme meme dokusunda su tutulmasına yol açar. Su tutan doku hacim kazanır ve içindeki sinir uçlarına baskı uygular. Baskı arttıkça gerginlik, dolgunluk ve dokunmakla belirginleşen hassasiyet duyulur. Kanamanın başlamasıyla birlikte hormon düzeyi düşer ve ödem geriler. Yakınma bu nedenle birkaç gün içinde belirgin biçimde azalır. Aynı döngü her ay yinelendiğinden ağrı da düzenli aralıklarla geri gelir. Kişinin dokusundaki duyarlılık bu yanıtın şiddetini belirler. Aynı hormon düzeyine sahip iki kadında yakınma farklı ağırlıkta seyreder. Doku yoğunluğu fazla olan memelerde gerginlik daha belirgin duyulur. Kilo değişimi ve beslenme düzeni de bu yanıtın şiddetini etkiler.

Ağrının döngüyle ilişkisini anlamak için birkaç aylık bir izlem gerekir. Tek bir ayın gözlemi çoğu zaman yanıltıcı olur. Adet döngüsü düzensiz seyreden kişilerde bu ilişki daha zor kurulur. Ergenlik döneminde ve menopoza geçiş sürecinde düzensizlik sık görülür. Bu dönemlerde yakınmanın takvimi de kayar. Kişinin kendi gözlemini kayda geçirmesini bu nedenle öneriyorum. Üç aylık bir kayıt çoğu kişide tabloyu belirgin biçimde aydınlatır. Kaydın düzenli tutulması, muayenede zaman kaybını da önler.

Döngüsel Ağrının Tipik Bulguları Nelerdir?

Döngüsel ağrının bulguları belirli bir düzen içinde ortaya çıkar. Yakınma çoğunlukla her iki memede birlikte duyulur. Ağrı memelerin üst dış bölümünde daha belirgin hissedilir. Koltuk altına doğru yayılan bir gerginlik bu tabloya sık eşlik eder. Memede ağırlık ve dolgunluk hissi ağrıdan önce başlar. Dokunmakla artan hassasiyet giyinmeyi bile zorlaştırır. Bazı kişilerde memede küçük düzensizlikler aynı günlerde ele gelir. Bu düzensizlikler kanamadan sonra belirgin biçimde geriler. Yakınmaya karın şişkinliği, baş ağrısı ve ruh hâlindeki dalgalanma eşlik eder. Adet öncesindeki bu tabloyu ve rahatlatan uygulamaları adet öncesinde memede oluşan şişlik sayfasında ayrıntılı ele aldım. Ağrının süresi kişiden kişiye değişir ve birkaç günden iki haftaya kadar uzayabilir. Yakınmanın yıllar içinde şiddetlendiği kişiler de bulunur. Doğum ve emzirme sonrasında tablo çoğu kadında hafifler. Menopozla birlikte bu tip ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. Bulguların düzenli takvimi, tanıyı büyük ölçüde kolaylaştırır. Yakınmanın bu düzeni izlemesi, kişiyi gereksiz kaygıdan uzak tutar. Buna karşılık her yakınmanın bir kez değerlendirilmesini yine de öneriyorum.

Döngüsel Olmayan Ağrının Nedenleri Nelerdir?

Döngüsel olmayan ağrının nedenleri, hormon değişimi dışındaki başlıklarda aranır. Bu ağrı adet takvimini izlemez ve gün içinde gelişigüzel ortaya çıkar. Yakınma çoğunlukla tek memede ve belirli bir bölgede duyulur. Meme içindeki kistlerin hızla dolması ani başlayan bir ağrı yaratır. Kanalların genişlemesiyle seyreden iyi huylu değişiklikler meme başı çevresinde yakınma oluşturur. İltihabi süreçlerde ağrıya kızarıklık, ısı artışı ve ateş eşlik eder. Geçirilmiş meme girişimlerinden sonra oluşan doku iyileşmesi uzun süre ağrı bırakır. Büyük ve ağır memelerde boyun ile sırt kaslarının zorlanması tabloyu ağırlaştırır. Bazı ilaçlar da bu grupta yakınmayı tetikler. Ağrının kaynağı bir bölümünde meme dokusunun tümüyle dışında bulunur. Genel nedenleri ve inceleme basamaklarını meme ağrısının genel nedenleri sayfasında bir arada topladım. Bu grupta neden çoğu zaman tek bir başlıkla açıklanamaz. İnceleme sonucunda ciddi bir hastalık saptanmayan kişi sayısı azımsanmayacak düzeyde bulunur. Yine de her olgunun bir kez değerlendirilmesi gerekir. Yakınma uzadıkça kişinin kaygısı da belirgin biçimde artar. Bu nedenle inceleme basamaklarını ilk görüşmede açık biçimde aktarıyorum. Sürecin nasıl ilerleyeceğini bilmek kişiyi belirgin biçimde rahatlatır.

Meme İçinden Kaynaklanan Nedenler Hangileridir?

Meme içinden kaynaklanan nedenler, doku yapısındaki iyi huylu değişikliklerle başlar. Süt bezlerinde oluşan kistler dolup boşaldıkça basınç yaratır. Hızla büyüyen bir kist ani ve keskin bir ağrı duyurur. Gergin bir kesenin iğneyle boşaltılmasını kist aspirasyonu tedavisi sayfasında ayrıntılı biçimde anlattım. Doku yapısındaki yaygın değişiklikleri ve izlem biçimini fibrokistik meme değişiklikleri sayfasında anlattım. Meme başına yakın kanalların genişlemesi bu bölgede yanma hissi bırakır. Kanal çevresindeki iltihabi süreçler ağrıya akıntıyla birlikte yol açar. Emzirme dönemindeki süt birikmesi memede gerginlik oluşturur. Meme dokusu içindeki damarların iltihabi tutulumu çekici bir ağrı yaratır. Geçirilmiş girişim bölgesindeki yara dokusu sinir uçlarını sıkıştırır. İyi huylu katı kitleler genellikle ağrı duyurmadan büyür. Bu nedenle ağrının bulunmaması kitlenin önemsiz olduğu anlamına gelmez. Meme içi nedenlerin çoğu görüntülemeyle kısa sürede ortaya konur. Bulgu saptanan kişilerde yakınmanın kaynağı da açıklanmış olur. Bu açıklamanın kişiyi belirgin biçimde rahatlattığını gözlüyorum. Bulgu saptanmayan kişilerde ise yakınmanın nedenini başka başlıklarda arıyorum. Meme içi nedenlerin bir bölümü zamanla kendiliğinden geriler. Bu kişilerde belirli aralıklarla kontrol planlıyorum. Yeni bir bulgu çıktığında inceleme baştan yinelenir.

Göğüs Duvarından Kaynaklanan Nedenler Nasıl Anlaşılır?

Göğüs duvarından kaynaklanan nedenler, memenin altındaki yapıların zorlanmasıyla ortaya çıkar. Bu tabloda ağrının kaynağı meme dokusu değil, göğüs duvarı olarak bulunur. Kaburga kıkırdaklarının iltihabi zorlanması göğüs ön duvarında noktasal bir hassasiyet bırakır. Bu noktaya parmakla bastırıldığında aynı ağrı yeniden duyulur. Ağır yük taşımak ve yeni başlanan egzersiz göğüs kaslarını zorlar. Omurgadaki sinir baskısı göğse yayılan bir ağrı oluşturur. Bu ağrı çoğunlukla kol hareketiyle ve derin nefesle değişir. Kalp kaynaklı yakınmalar eforla artar ve dinlenmeyle geriler. Safra kesesi ve mide kaynaklı ağrılar sağ tarafta hissedilen yakınmayı taklit eder. Zona hastalığında ağrı, deri döküntüsünden birkaç gün önce başlar. Akciğer zarını ilgilendiren tablolarda ağrı nefesle belirginleşir. Bu tabloların tamamında meme dokusu muayenede olağan bulunur. Ayrımı yapmak için ağrının hareketle ve nefesle ilişkisini sorguluyorum. Gerekli gördüğüm kişileri ilgili uzmanlık alanına yönlendiriyorum. Doğru kaynağın bulunması gereksiz incelemeleri önler. Bu grupta basit destekleyici önlemler kısa sürede işe yarar. Yakınması sürenlerde ise inceleme yeniden gözden geçirilir.

İki Ağrı Tipi Arasındaki Temel Farklar Nelerdir?

İki ağrı tipi arasındaki temel fark, yakınmanın adet takvimiyle ilişkisinde ortaya çıkar. Döngüye bağlı ağrı belirli günlerde başlar ve kanamayla birlikte geriler. Döngüden bağımsız ağrı ise herhangi bir takvim izlemez. Birinci tip çoğunlukla iki memede birden duyulur. İkinci tip sıklıkla tek memede ve noktasal biçimde hissedilir. Döngüye bağlı ağrı üreme çağındaki kadınlarda öne çıkar. Döngüden bağımsız ağrı ise her yaşta görülebilir. Birinci tipte yakınma yaygın ve künt bir gerginlik biçiminde tanımlanır. İkinci tipte ağrı keskin, yanıcı ya da zonklayıcı olarak anlatılır. Döngüye bağlı ağrıda görüntüleme çoğunlukla olağan bulunur. Döngüden bağımsız ağrıda ise inceleme daha sık bulgu ortaya koyar. Birinci tipte yaşam düzeni önerileri ön planda kalır. İkinci tipte nedene yönelik bir plan kurulur. Bu farkların bilinmesi kişinin sürece hazırlanmasını kolaylaştırır. Ayrımın her kişide kolayca yapılamadığını da belirtmem gerekir. İki tablonun bir arada bulunduğu kişilerde yakınmalar ayrı ayrı sorgulanır. Bu durumda iki yaklaşım birlikte yürütülür. Farkların bilinmesi, kişinin yakınmasını daha doğru anlatmasını da sağlar. Bu anlatım muayenede tanıya giden yolu kısaltır.

Ağrının Hangi Özellikleri Kayda Geçirilmelidir?

Ağrının özellikleri arasında kayda geçirilmesi gereken başlıklar bulunur. Yakınmanın başladığı gün ve süresi ilk sırada yer alır. Ağrının tek memede mi yoksa iki memede mi duyulduğu not edilir. Yakınmanın memenin hangi bölgesinde toplandığı ayrıca yazılır. Ağrının künt, keskin ya da yanıcı olarak tanımlanması tabloyu netleştirir. Şiddetin gün içindeki değişimi de kayda değer bir bilgi sunar. Yakınmanın kol hareketiyle ve derin nefesle değişip değişmediği sorgulanır. Adet kanamasının tarihleri aynı kayda eklenir. Kullanılan ilaçların adları değil, türleri ve başlama zamanı not edilir. Uyku düzeni ve iş temposu da yakınmanın seyrini etkiler. Bu kaydı birkaç ay boyunca sürdürmek ayrımı büyük ölçüde kolaylaştırır. Muayeneye bu kayıtla gelen kişilerde değerlendirme daha hızlı ilerler. Kaydın ayrıntılı olması gereksiz tetkiklerin önüne geçer. Basit bir takvim ya da telefon notu bu iş için yeterli olur. Kayıtta ayrıntının çokluğu değil, düzenliliği önem taşır. Kaydı getiren kişilerde kararı daha güvenle veriyorum. Kayıt tutmayan kişilerde ise ilk görüşmeden sonra izlem öneriyorum. İkinci görüşmede tablo çoğunlukla belirginleşir.

Ağrı Tipleri Yaşa Göre Nasıl Değişir?

Ağrı tipleri yaşa göre belirgin biçimde değişir. Ergenlik döneminde meme gelişimiyle birlikte geçici bir hassasiyet duyulur. Üreme çağında döngüye bağlı yakınma en sık görülen tabloyu oluşturur. Bu dönemde iki taraflı gerginlik ve dolgunluk öne çıkar. Gebelikte meme dokusu hızla büyür ve gerginlik belirginleşir. Emzirme döneminde süt birikmesine bağlı ağrı sık karşıma çıkar. Menopoza geçiş sürecinde hormon düzeyleri düzensizleşir ve yakınmanın takvimi kayar. Bu dönemde iki tipin bir arada bulunması da olağandır. Menopozdan sonra döngüye bağlı ağrı büyük ölçüde ortadan kalkar. İleri yaşta yakınmanın kaynağı çoğunlukla kanal genişlemesi ya da göğüs duvarı olarak bulunur. Hormon destek tedavisi alanlarda ise döngüye benzer bir ağrı yeniden duyulabilir. Erkeklerde meme bölgesindeki ağrı hormon dengesindeki değişikliklerle ilişkilendirilir. Her yaş grubunda inceleme basamakları ayrı ayrı planlanır. Yaşın bilinmesi görüntüleme yönteminin seçimini de doğrudan etkiler. Aynı yakınma farklı yaşlarda farklı anlamlar taşır. Bu nedenle değerlendirmeyi yaş grubuna göre biçimlendiriyorum.

Ayrımı Yaparken Hangi İncelemeleri İstiyorum?

Ayrımı yaparken önce ayrıntılı bir öykü alıyorum ve muayeneyi buna göre yönlendiriyorum. Her iki meme ile koltuk altı bölgesini karşılaştırmalı biçimde inceliyorum. Ağrının duyulduğu noktaya bastırarak göğüs duvarı kaynağını sorguluyorum. Genç kadınlarda ve yoğun meme dokusu bulunanlarda ultrasonografi ilk basamak olarak seçilir. Kırk yaşından sonra mamografi incelemeye eklenir. İki yöntem birbirini tamamlayıcı biçimde kullanılır. Görüntülemede kist saptanan kişilerde yakınmanın kaynağı kolayca açıklanır. Şüpheli bir odak görüldüğünde manyetik rezonans görüntülemesi plana katılır. Tanısı netleşmeyen bulgularda iğneyle doku örneği alınır. Süt hormonunun yüksekliğinden kuşkulandığım kişilerde kan incelemesi isteniyor. Meme dışı kaynaklardan kuşkulandığımda ilgili uzmanlık alanına yönlendirme yapıyorum. İncelemelerin sonucu muayene bulgusuyla birlikte yorumlanır. Tek başına okunan bir rapor yanıltıcı olabilir. Sonuçları hastalarımla birlikte satır satır gözden geçiriyorum. Raporda geçen terimleri gündelik dile çevirerek açıklıyorum. Anlaşılmayan bölümleri aynı görüşmede yeniden ele alıyorum. Sonucun ne anlama geldiğini bilmek, kişinin süreci daha kolay taşımasını sağlar. Gerekli gördüğüm kişilerde incelemeyi belirli bir süre sonra yineliyorum. Gereksiz tetkik yinelemesinden ise özellikle kaçınıyorum.

Döngüsel Ağrıda İzlediğim Yol Nasıl İlerler?

Döngüsel ağrıda izlediğim yol, yaşam düzenine yönelik önerilerle başlar. Memeyi iyi saran ve ağırlığı dengeli dağıtan bir sütyen kullanımı ilk sırada yer alır. Spor sırasında destekli bir model tercih edilmesi sarsıntıyı önler. Kafein tüketiminin azaltılması bazı kişilerde rahatlama sağlar. Tuz alımının düşürülmesi ödem eğilimini geriletir. Doymuş yağdan yoksul bir beslenme düzeni gerginliği hafifletir. Düzenli yürüyüş kan dolaşımını destekler ve yakınmayı azaltır. Sıcak ya da soğuk uygulamanın hangisinin işe yaradığını kişi kısa sürede fark eder. Uyku düzeninin korunması ağrı eşiğini yükseltir. Bu önerilerin etkisi birkaç döngü sonunda görülür. Yakınması sürenlerde basit ağrı kesiciler kısa dönemli destek sağlar. Günlük yaşamı bozan ağır tablolarda ise ek tedavi seçenekleri konuşulur. Hormon dengesine yönelik ilaçlar yalnızca seçilmiş kişilerde düşünülür. Tedavi süresi baştan sınırlandırılır ve yanıt düzenli aralıklarla değerlendirilir. Yanıt alınamayan kişilerde plan yeniden gözden geçirilir. Yaşam düzeni önerilerinin sürdürülmesini her aşamada istiyorum. Yakınması gerileyen kişilerde desteği aşamalı olarak azaltıyorum. Kendi başına ilaç kullanımını ise doğru bulmuyorum.

Döngüsel Olmayan Ağrıda Tedavi Nasıl Planlanır?

Döngüsel olmayan ağrıda tedavi, saptanan nedene göre planlanır. Gergin bir kist saptandığında iğneyle boşaltma yakınmayı kısa sürede giderir. İltihabi süreçlerde nedene yönelik tedavi düzenlenir ve yanıt yakından izlenir. Bu tabloda izlenen basamakları mastit tedavisi sayfasında ayrıca açıkladım. Kanal genişlemesine bağlı yakınmalarda sıcak uygulama ve bölgesel bakım öne çıkar. Sigara kullananlarda bu alışkanlığın bırakılması iyileşmeyi belirgin biçimde kolaylaştırır. Göğüs duvarı kaynaklı ağrıda deriye sürülen ağrı kesici jeller işe yarar. Kas zorlanmasında dinlenme ve düzenli germe hareketleri önerilir. Omurga kaynaklı yakınmalarda ilgili uzmanlık alanıyla birlikte plan kurulur. Geçirilmiş girişime bağlı ağrıda sinir kaynaklı tedavi seçenekleri gündeme gelir. Neden bulunamayan kişilerde ise izlem planı oluşturulur. Bu kişilerde yakınmanın zamanla gerilediğini sık gözlüyorum. İzlem sırasında yeni bir bulgu çıkarsa inceleme yinelenir. Tedavi boyunca kişinin beklentisini gerçekçi düzeyde tutmaya çalışıyorum. Amaç yakınmanın tümüyle silinmesi değil, yaşam kalitesinin düzelmesi olarak belirlenir. Bu hedefin baştan konuşulması süreci kolaylaştırır. Kişinin planı benimsemesi sonucu da olumlu yönde etkiler. Tedavi boyunca yakınmanın seyrini düzenli aralıklarla kaydediyorum. Bu kayıt, sonraki kararların dayanağını oluşturur.

Hangi Ağrı Tipinde Başvuru Ertelenmemelidir?

Ağrı tipinden bağımsız olarak bazı bulgularda başvuru ertelenmemelidir. Tek memede, belirli bir noktada süren ve giderek artan ağrı gecikmeden incelenir. Memede yeni fark edilen sert ve hareketsiz bir kitle ilk sırada değerlendirilir. Meme başından kendiliğinden gelen kanlı akıntı aynı biçimde ele alınır. Deride çekilme, kalınlaşma ya da portakal kabuğu görünümü önemsenir. Ateş, kızarıklık ve ısı artışıyla seyreden tablolarda inceleme hızlandırılır. Koltuk altında ele gelen şişlik ayrıca sorgulanır. Menopozdan sonra yeni başlayan tek taraflı ağrı dikkatle incelenir. Gece uykudan uyandıran ağrı da değerlendirilmeyi gerektirir. Bu bulguların hiçbiri tek başına kesin bir sonuç anlamına gelmez. Yine de her biri incelenmeyi hak eder. Erken başvuru sürecin kısa sürede netleşmesini sağlar. Kişinin kendi memesini tanıması değişiklikleri erken fark etmesini kolaylaştırır. Kontrol aralıklarını her kişi için ayrı ayrı belirliyorum. Yakınmanın seyri değiştiğinde bu aralığı yeniden düzenliyorum. Her yeni bulguyu aynı dikkatle değerlendiriyorum. Başvurusunu erteleyen kişilerde kaygının gereksiz yere uzadığını gözlüyorum. Bu nedenle kuşku duyulan her değişikliğin bir kez incelenmesini öneriyorum.

Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Ağrımın döngüyle ilişkili olup olmadığını nasıl anlarım?
Yakınmanın adet kanamasıyla birlikte gerileyip gerilemediğine bakmak en pratik yolu oluşturur. Bunun için birkaç ay boyunca ağrının başladığı ve bittiği günleri kaydetmeniz gerekir. Kayıtta ağrının iki memede birden mi yoksa tek memede mi duyulduğu da yer almalıdır. Üç aylık bir izlem sonunda ilişki çoğu kişide net biçimde görülür. Bu kaydı muayeneye getirenlerde değerlendirmeyi çok daha hızlı tamamlıyorum.
İki ağrı tipi aynı kişide bir arada bulunur mu?
İki tip aynı kişide bir arada bulunabilir ve bu durum ayrımı zorlaştırır. Döngüye bağlı gerginliğin üzerine tek noktada süren bir ağrı eklenebilir. Bu tabloda iki yakınmanın ayrı ayrı sorgulanması gerekir. Ağrının hangi bölümünün kanamayla gerilediğini öğrenmek yol gösterir. Bu kişilerde hem yaşam düzeni önerileri hem de nedene yönelik plan birlikte yürütülür.
Döngüden bağımsız ağrı daha mı endişe vericidir?
Döngüden bağımsız ağrıda inceleme daha ayrıntılı yapılır, ancak bu ağrı tek başına kötü bir gidişi göstermez. Bu grupta yakınmanın altında çoğunlukla iyi huylu bir neden bulunur. Kist, kanal genişlemesi ve göğüs duvarı zorlanması en sık karşılaştığım başlıklar arasında yer alır. Tek noktada süren ve giderek artan ağrı ise dikkatle değerlendirilir. İncelemenin sonucu olağan çıktığında kişiyi izleme alıyorum.
Ağrı günlüğü nasıl tutulmalıdır?
Ağrı günlüğüne yakınmanın başladığı gün, süresi ve şiddeti kısaca yazılır. Ağrının memenin hangi bölgesinde duyulduğu da eklenir. Adet kanamasının başlangıç ve bitiş tarihleri aynı sayfaya not edilir. Kullanılan ilaçlar, uyku düzeni ve yoğun geçen günler kısa cümlelerle kaydedilir. Bu kaydın birkaç ay sürdürülmesi ayrımı belirgin biçimde kolaylaştırır.
Adet düzensizliği ağrının tipini değiştirir mi?
Adet düzensizliği ağrının takvimini bozar ve ayrımı zorlaştırır. Hormon düzeyleri düzensiz seyrettiğinde yakınma beklenmedik günlerde ortaya çıkar. Bu durum özellikle ergenlik döneminde ve menopoza geçişte görülür. Düzensizliğin nedeni araştırılmadan ağrının tipi kesin biçimde belirlenemez. Bu kişileri kadın hastalıkları değerlendirmesi için de yönlendiriyorum.
Gebelikte hangi tip ağrı beklenir?
Gebelikte meme dokusu hızla büyür ve iki memede birden gerginlik duyulur. Bu yakınma hormon etkisine bağlı olduğu için döngüye bağlı ağrıyı andırır. Gebelikte adet kanaması bulunmadığından ağrı sürekli biçimde hissedilir. Tek memede, noktasal ve giderek artan ağrı ise gebelikte de incelenir. Gebelikte öncelikli görüntüleme yöntemi olarak ultrasonografiyi kullanıyorum.
Emzirme döneminde ağrının tipi nasıl değerlendirilir?
Emzirme döneminde ağrı çoğunlukla süt birikmesine bağlı olarak ortaya çıkar. Bu yakınma emzirmeden sonra belirgin biçimde hafifler. Ağrıya kızarıklık, ateş ve halsizlik eşlik ediyorsa iltihabi bir süreç düşünülür. Bu tabloda başvurunun geciktirilmemesi gerekir. Emzirme düzeninin ve bebeğin tutuş biçiminin düzeltilmesi yakınmayı azaltır.
Kist saptanan kişilerde ağrı hangi gruba girer?
Kiste bağlı ağrı çoğunlukla döngüden bağımsız grupta değerlendirilir. Kistin hızla dolması ani ve keskin bir ağrı yaratır. Buna karşılık kistlerin boyutu döngü boyunca değiştiği için yakınma adet düzenine de benzeyebilir. Gergin ve ağrılı kistlerde iğneyle boşaltma kısa sürede rahatlama sağlar. Boşaltma sonrasında kistin yinelenip yinelenmediğini kontrolle izliyorum.
Ağrının yeri zamanla değişebilir mi?
Ağrının yeri zaman içinde değişebilir ve bu değişim çoğunlukla döngüye bağlı tabloda görülür. Yaygın gerginlikte yakınma bir ay bir memede, ertesi ay diğerinde öne çıkar. Döngüden bağımsız ağrıda ise yakınma genellikle aynı noktada sürer. Yerin sabit kalması incelemeyi o bölgeye odaklamayı gerektirir. Değişkenlik gösteren ağrılarda ise izlem çoğu kez yeterli olur.
Yalnızca koltuk altında duyulan ağrı neyi gösterir?
Koltuk altındaki ağrı, meme dokusunun bu bölgeye uzanmasıyla açıklanır. Bu uzantı hormon değişiminden meme dokusuyla aynı biçimde etkilenir. Bölgede ele gelen bir şişlik varsa inceleme derinleştirilir. Kol hareketiyle artan ağrıda ise kas kaynağı düşünülür. Koltuk altı bölgesini her muayenede ayrı ayrı değerlendiriyorum.
Spor yaparken artan ağrı hangi kaynağı düşündürür?
Spor sırasında artan ağrı çoğunlukla göğüs duvarı kaslarını düşündürür. Yeni başlanan bir egzersiz düzeni bu kasları belirgin biçimde zorlar. Destekli sütyen kullanılmaması da sarsıntıya bağlı yakınmayı artırır. Ağrının kol hareketiyle değişmesi kas kaynağını destekler. Bu kişilerde dinlenme ve kademeli bir egzersiz düzeni öneriyorum.
Hormon destek tedavisi ağrının tipini etkiler mi?
Hormon destek tedavisi meme dokusunu uyarır ve döngüye benzer bir gerginlik oluşturur. Menopoz sonrasında bu tedaviyi alanlarda yakınma yeniden ortaya çıkar. Ağrı çoğunlukla iki memede birden duyulur ve tedavinin başlangıcında belirginleşir. Doz düzenlemesi kararı, tedaviyi yürüten hekimle birlikte verilir. Bu kişilerde meme incelemesini düzenli aralıklarla yineliyorum.
Döngüden bağımsız ağrıda görüntüleme her zaman gerekir mi?
Görüntüleme kararını kişinin yaşına, muayene bulgusuna ve yakınmanın süresine göre veriyorum. Kısa süreli ve kas kaynaklı olduğu açık olan ağrılarda görüntülemeye gerek kalmayabilir. Tek noktada süren, artan ya da kitleyle birlikte duyulan ağrılarda inceleme istenir. Kırk yaşından sonra eşik daha düşük tutulur. Kararı her kişi için ayrı ayrı veriyorum.
Ağrı kesici yanıtı ayrımda yol gösterir mi?
Ağrı kesiciye alınan yanıt tek başına ayrım için yeterli bilgi vermez. Basit ağrı kesiciler her iki tipte de yakınmayı bir ölçüde azaltır. Deriye sürülen jellerin belirgin fayda sağlaması göğüs duvarı kaynağını destekler. Yanıtın alınmaması ise ciddi bir hastalık anlamına gelmez. Bu nedenle kararı öykü, muayene ve görüntüleme bulgusuna dayandırıyorum.
Ağrının şiddeti hastalığın ciddiyetini gösterir mi?
Ağrının şiddeti hastalığın ciddiyetiyle doğrudan bağlantılı değildir. Çok şiddetli yakınması bulunan kişilerde incelemeler çoğunlukla olağan çıkar. Buna karşılık hafif bir yakınmanın altından önemli bir bulgu çıkabilir. Bu nedenle şiddeti tek ölçüt olarak kullanmıyorum. Değerlendirmede yakınmanın süresi, yeri ve eşlik eden bulgular birlikte gözetilir.
Ayrım yapılamadığında nasıl bir yol izlenir?
Ayrımın net yapılamadığı kişilerde önce yakınmayı hafifletecek genel önlemler planlanır. Bu süreçte kişiden ağrı günlüğü tutması istenir. Belirli bir süre sonunda yakınmanın seyrine göre karar yeniden gözden geçirilir. Bulgularda değişiklik olursa inceleme yinelenir. Bu aşamalı yaklaşımın hem gereksiz tetkiği hem de gecikmeyi önlediğini düşünüyorum.