Meme Kanseri Ağrı Yapar mı?
Kanser memede ağrı yapar mı, hangi ağrı uyarıcıdır? Ağrıyla birlikte dikkat edilmesi gereken bulguları açıkladım.
Meme kanseri ile ağrı arasındaki ilişki, muayenede en sık sorulan başlıkların başında gelir. Memesinde ağrı duyan kadınların büyük bölümü bu yakınmayı ciddi bir hastalığın habercisi sanır. Oysa hastalıkla ilişkili kitlelerin çoğu uzun süre hiçbir ağrı duyurmadan büyür. Ağrının bulunmaması da tek başına güvenli bir sonuç anlamına gelmez. Bu sayfada ağrının hangi durumlarda uyarıcı kabul edildiğini, hangi bulgularla birlikte değerlendirildiğini ve inceleme sürecinin nasıl ilerlediğini anlatıyorum.
Meme Kanseri Genellikle Ağrı Yapar mı?
Meme kanseri çoğu hastada ağrı duyurmadan ilerler ve bu nedenle yalnızca ağrıya bakarak karar verilmez. Hastalıkla ilişkili kitleler genellikle sert, sınırları düzensiz ve elle itildiğinde kolay kaymayan bir yapı gösterir. Bu kitleler çevredeki dokuya baskı yapacak boyuta ulaşana kadar sessiz kalır. Ağrı duyulması için sinir uçlarının uyarılması ya da deri ile göğüs duvarının etkilenmesi gerekir. Bu nedenle ağrı çoğunlukla hastalığın ileri döneminde ortaya çıkar. Ağrı yakınmasıyla başvuran kadınların çok küçük bir bölümünde kanser saptanır. Aynı kadınların büyük çoğunluğunda ise iyi huylu nedenler bulunur. Buna karşılık ağrı ile kanser arasında hiçbir ilişki bulunmadığını söylemek de doğru olmaz. Tümörün türüne ve yerleşimine göre yakınma erken dönemde de duyulabilir. Deriye ve göğüs duvarına yakın yerleşen tümörler daha erken ağrı yaratır. İltihabi seyirle giden tablolarda ağrı belirgin biçimde öne çıkar. Meme iltihabında izlenen basamakları mastit tedavisi sayfasında ayrıntılı biçimde anlattım. Bu nedenle ağrıyı tek başına değil, muayene bulgularıyla birlikte değerlendiriyorum. Yakınmanın süresi, yeri ve seyri bu değerlendirmenin temelini oluşturur. Hastalarıma ağrının hem güven hem de kaygı açısından yanıltıcı olabileceğini anlatıyorum. Doğru yol, ağrıyı yorumlamak yerine memeyi bütünüyle değerlendirmekten geçer. Bu yaklaşımın hem gecikmeyi hem de gereksiz kaygıyı önlediğini düşünüyorum. Kararı her zaman bulguların tamamına dayandırıyorum. Bu nedenle görüşmenin sonunda sürecin özetini yeniden aktarıyorum. Anlaşılmayan noktaları aynı oturumda yanıtlıyorum.
Ağrısız Kitle Neden Daha Sık Görülür?
Ağrısız kitle, meme dokusunda gelişen tümörlerin en sık karşılaşılan görünümünü oluşturur. Tümör hücreleri çoğalırken çevredeki dokuyu iterek değil, aralarına sızarak ilerler. Bu ilerleme biçimi sinir uçlarını uzun süre uyarmadan kalabilir. Doku içindeki basınç yavaş arttığı için vücut bu değişime uyum sağlar. Bu nedenle kişi kitleyi çoğu zaman rastlantıyla fark eder. Ağrısız kitle saptanan kadınların bir bölümü yakınma bulunmadığı için başvuruyu erteler. Ertelenen her hafta tanının gecikmesine yol açar. Ele gelen kitlelerin özelliklerini ve hangi durumda inceleme gerektiğini memede ele gelen kitle sayfasında ayrıntılı anlattım. İyi huylu kitleler de çoğu zaman ağrı duyurmadan büyür. Bu nedenle ağrısızlık kitlenin niteliği hakkında kesin bilgi vermez. Kitlenin sertliği, hareketliliği ve sınırları muayenede ilk ipucunu verir. Görüntüleme bu ipuçlarını doğrular ya da ortadan kaldırır. Kesin ayrım ise doku örneklemesiyle yapılır. Yeni fark edilen her kitlenin değerlendirilmesini bu nedenle istiyorum. Kitlenin ağrılı olmasının kişiyi rahatlatmaması gerektiğini de ekliyorum. Kitlenin boyutundan çok yapısı ve sınırları yol gösterir. Bu ayrıntıları muayenede tek tek kaydediyorum. Kitleyi fark eden kişilerin bekleme süresini kısaltmaya çalışıyorum. Erken başvuran kişilerde süreç çok daha kolay ilerler.
Hangi Ağrı Özellikleri Daha Dikkatli İncelenir?
Ağrı özellikleri arasında bazıları daha dikkatli bir inceleme gerektirir. Tek memede duyulan ve belirli bir noktada toplanan ağrı ilk sırada yer alır. Yakınmanın haftalar boyunca aynı noktada sürmesi değerlendirmeyi zorunlu kılar. Giderek artan ve zamanla şiddetlenen ağrı ayrıca sorgulanır. Gece uykudan uyandıran yakınma da aynı biçimde ele alınır. Adet döngüsüyle hiçbir ilişkisi bulunmayan ağrı dikkatle incelenir. Menopozdan sonra yeni başlayan tek taraflı ağrı araştırılmayı gerektirir. Ağrı kesicilere yanıt vermeyen yakınmalar da ayrı bir başlık olarak ele alınır. Bölgede daha önce bulunmayan bir sertlikle birlikte duyulan ağrı gecikmeden incelenir. Deride değişiklik eşlik ediyorsa süreç hızlandırılır. Bu özelliklerin hiçbiri tek başına hastalık göstergesi sayılmaz. Aynı bulguların iyi huylu tablolarda da görüldüğünü belirtmem gerekir. Yine de bu özellikleri taşıyan yakınmalarda incelemeyi ertelemiyorum. Değerlendirme çoğu kişide kısa sürede sonuçlanır ve kaygıyı sonlandırır. Sonucun olağan çıkması, ağrının nedenini açıklamayı da kolaylaştırır. Bu özellikleri taşıyan yakınmalarda randevuyu öne alıyorum. Değerlendirmenin kısa sürede tamamlanmasını önemsiyorum. Yakınmanın seyrini kaydeden kişilerde kararı daha güvenle veriyorum. Kaydın düzenli tutulması değerlendirmeyi hızlandırır.
Ağrıyla Birlikte Görülen Hangi Bulgular Uyarıcıdır?
Ağrıyla birlikte görülen bazı bulgular incelemenin gecikmeden yapılmasını gerektirir. Memede yeni fark edilen sert ve hareketsiz bir kitle bu grubun başında gelir. Meme başından kendiliğinden gelen kanlı ya da berrak akıntı ayrıca sorgulanır. Deride çekilme, kalınlaşma ve portakal kabuğu görünümü önemsenir. Meme başında yeni ortaya çıkan içe çekilme dikkatle değerlendirilir. Koltuk altında ele gelen şişlik incelemeyi zorunlu kılar. İki meme arasında yeni ortaya çıkan belirgin biçim farkı da not edilir. Memenin bir bölümünde süren kızarıklık ve ısı artışı hızlı değerlendirme gerektirir. Kol ve omuzda açıklanamayan şişlik aynı biçimde ele alınır. Bulguların tamamını ve hangi durumda gecikmeden başvurulması gerektiğini meme kanserinin belirtileri sayfasında ayrı ayrı sıraladım. Bu bulguların bir bölümü iyi huylu hastalıklarda da görülür. Ayrımı muayene ve görüntüleme birlikte yapar. Bulguların birlikte bulunması kuşkuyu güçlendirir. Tek başına duyulan ağrı ise çoğu kişide iyi huylu bir nedene bağlanır. Değerlendirmede bulguların tamamını aynı görüşmede ele alıyorum. Bulguları tarif ederken kişinin kendi gözlemine de güveniyorum. Yeni fark edilen her değişikliği not almasını istiyorum. Bulguların tamamını kayıt altına almayı da önemsiyorum. Bu kayıt sonraki kontrollerde karşılaştırma olanağı sağlar.
Deri ve Meme Başındaki Değişiklikler Neyi Gösterir?
Deri ve meme başındaki değişiklikler, dokunun derinliğinde gelişen bir sürecin dışa vurumu olabilir. Derideki çekilme, alttaki bağ dokusunun tümör tarafından kısaltılmasıyla ortaya çıkar. Portakal kabuğu görünümü ise deri altındaki lenf akımının engellenmesini yansıtır. Bu görünümde deri gözenekleri belirginleşir ve doku kalınlaşır. Meme başında yeni ortaya çıkan içe çekilme kanalların kısalmasına bağlanır. Meme başı çevresinde uzun süren kabuklanma ve kaşıntı ayrı bir tabloyu düşündürür. Bu tablo çoğu zaman egzama sanılarak tedavi edilmeye çalışılır. Yanıt alınamayan deri değişikliklerinde inceleme derinleştirilir. Deride açılan yara ve iyileşmeyen çatlaklar da değerlendirilmeyi gerektirir. Bu bulgulara ağrı eşlik edebileceği gibi hiç ağrı duyulmayabilir. Ağrının bulunmaması bulgunun önemini azaltmaz. Değişikliklerin fotoğrafla kaydedilmesi izlemi kolaylaştırır. İki memenin karşılaştırmalı incelenmesi farkı ortaya çıkarır. Bu nedenle muayenede her iki memeyi birlikte değerlendiriyorum. Yeni ortaya çıkan her deri değişikliğini ayrıca sorguluyorum. Deri bulgularının seyrini kontrol görüşmelerinde yeniden değerlendiriyorum. Görünüm değiştiğinde incelemeyi yineliyorum.
Koltuk Altındaki Şişlik Ağrı Duyurur mu?
Koltuk altındaki şişlik bazı kişilerde ağrı duyurur, bazı kişilerde ise sessiz kalır. Bu bölgedeki lenf bezleri meme dokusundan gelen akımı süzer. Bezlerde büyüme, iltihabi bir sürecin ya da tümör tutulumunun işareti olabilir. İltihabi nedenlerde şişlik ağrılı, yumuşak ve hareketli bulunur. Tümör tutulumunda ise bez sert, hareketsiz ve çoğunlukla ağrısız olur. Kolda şişlik ve ağırlık hissi lenf akımının engellendiğini düşündürür. Koltuk altına uzanan meme dokusu döngüyle birlikte gerginleşir. Bu gerginlik pek çok kadında iyi huylu bir yakınma olarak kalır. Aşı ve enfeksiyon sonrasında bezlerde geçici büyüme görülür. Birkaç hafta içinde gerilemeyen şişlikler incelenir. Bölgedeki yakınmayı muayenede elle değerlendiriyorum. Gerekli gördüğüm kişilerde ultrasonografi ile bezlerin yapısına bakılır. Kuşkulu bezlerden iğneyle örnek alınması gündeme gelir. Bu basamakların sırasını kişiye baştan anlatıyorum. Koltuk altı bulgularını hiçbir zaman tek başına yorumlamıyorum. Bu bölgedeki bulguları meme muayenesinden ayrı düşünmüyorum. İki alanı her görüşmede birlikte inceliyorum.
İltihabi Seyirli Meme Kanserinde Ağrı Görülür mü?
İltihabi seyirli meme kanserinde ağrı diğer türlere göre çok daha sık duyulur. Bu tabloda memenin bütününde kızarıklık, ısı artışı ve gerginlik ortaya çıkar. Deri kalınlaşır ve portakal kabuğunu andıran bir görünüm kazanır. Meme kısa sürede büyür ve dokunmakla belirgin biçimde acır. İltihabi seyirli meme kanseri bu bulgularıyla emzirme dönemindeki iltihabi hastalıkları andırır. İki tablonun karışması tanının gecikmesine yol açar. Ayrımda en önemli ipucu, iltihaba yönelik tedaviye yanıt alınamamasıdır. Yakınması birkaç gün içinde gerilemeyen kişilerde inceleme derinleştirilir. Bu tabloda ele gelen belirgin bir kitle bulunmayabilir. Görüntülemede deri kalınlaşması ve doku ödemi dikkat çeker. Kesin tanı için deriden ve meme dokusundan örnek alınır. Hastalığın bu biçimi seyrek görülür, ancak hızlı ilerler. Bu nedenle kuşku duyduğum kişilerde süreci gecikmeden yürütüyorum. Emzirme dönemi dışındaki kızarıklıkları ayrıca ciddiye alıyorum. Değerlendirmeyi aynı hafta içinde tamamlamayı hedefliyorum. Kuşku duyduğum kişilerde randevu aralığını kısaltıyorum. Sürecin her adımını kişiye önceden anlatıyorum.
İyi Huylu Hastalıklarda Ağrı Neden Daha Sıktır?
Huylu değişikliklerin ağrıyla seyretmesi, hastalık sürecinin doku üzerindeki etkisiyle açıklanır. İyi huylu tablolarda doku hızla gerilir ve sinir uçları doğrudan uyarılır. Kistlerin hızla dolması ani ve keskin bir ağrı yaratır. Kanalların genişlemesi meme başı çevresinde yanma hissi bırakır. İltihabi süreçlerde ödem ve basınç artışı ağrıyı belirginleştirir. Hormon değişimine bağlı gerginlik iki memede birden duyulur. Göğüs duvarı kaynaklı yakınmalar da meme ağrısı gibi algılanır. Bu nedenlerin tamamı tümörlere göre çok daha sık görülür. Ağrı yakınmasıyla başvuran kadınların büyük bölümünde bu tablolardan biri saptanır. İyi huylu nedenleri ve inceleme basamaklarını meme ağrısının iyi huylu nedenleri sayfasında bir arada topladım. Bu bilgi kişiyi rahatlatsa da incelemenin yerini tutmaz. Ayrımın yapılması için muayene ve görüntüleme gerekir. Bulguların olağan çıkması yakınmanın nedenini açıklamayı kolaylaştırır. Nedeni açıklanan ağrının daha kolay taşındığını gözlüyorum. Bu nedenle sonucu ayrıntılı biçimde anlatmayı önemsiyorum. İyi huylu nedenlerin sıklığı kişiyi rahatlatsa da değerlendirmeyi ertelemiyorum. Her yakınmanın bir kez incelenmesini öneriyorum.
Sırt, Omuz ve Kol Ağrısı Kanserle İlişkili midir?
Sırt, omuz ve kol bölgesindeki ağrılar çoğu kişide kas ve iskelet kaynaklı nedenlere bağlanır. Duruş bozukluğu, ağır kaldırma ve uzun süreli masa başı çalışma bu yakınmaları tetikler. Büyük ve ağır memelerde boyun ile sırt kaslarının zorlanması sürekli bir ağrı yaratır. Omurgadaki sinir baskısı göğüs ve kola yayılan yakınma oluşturur. Bu nedenlerin hiçbiri meme hastalığıyla ilişkili değildir. Buna karşılık ileri dönemdeki hastalıkta kemik bölgesine yayılım ağrı duyurabilir. Bu tür ağrı gece artar, dinlenmeyle geçmez ve giderek şiddetlenir. Kolda ortaya çıkan şişlik ve güç kaybı lenf akımının engellendiğini düşündürür. Koltuk altındaki bir kitlenin sinirlere baskı yapması kola yayılan yakınma yaratır. Bu bulguların hiçbiri sık karşılaşılan bir tablo değildir. Yine de dinmeyen ve giderek artan ağrılar değerlendirilmeyi gerektirir. Meme incelemesinin yanında kas ve iskelet sistemine yönelik bakı da yapılır. Gerekli gördüğüm kişileri ilgili uzmanlık alanına yönlendiriyorum. Ağrının kaynağını doğru belirlemek gereksiz kaygıyı ortadan kaldırır. Bu değerlendirmeyi her kişide ayrı ayrı yürütüyorum. Ağrının kaynağı belirlendiğinde tedavi de doğru seçilir. Bu nedenle öyküye ayırdığım süreyi kısaltmıyorum.
Ağrı Yakınmasında İnceleme Nasıl İlerler?
Ağrı yakınmasında inceleme, ayrıntılı bir öykü alınmasıyla ve elle muayeneyle başlar. Yakınmanın ne zaman başladığı, nerede duyulduğu ve nasıl seyrettiği ilk sırada sorgulanır. Her iki meme ile koltuk altı karşılaştırmalı biçimde değerlendirilir. Ağrının duyulduğu noktaya bastırarak göğüs duvarı kaynağı araştırılır. Genç kadınlarda ve yoğun meme dokusu bulunanlarda ultrasonografi ilk basamak olarak seçilir. Kırk yaşından sonra mamografi incelemeye eklenir. İki yöntemin birlikte kullanılması değerlendirmeyi güçlendirir. Kuşkulu bir odak saptandığında manyetik rezonans görüntülemesi plana katılır. Tanısı netleşmeyen bulgularda iğneyle doku örneği alınır. Örnekleme sonucunu patoloji incelemesi ortaya koyar. Sonuçlar muayene bulgusuyla birlikte yorumlanır. Tek başına okunan bir rapor yanıltıcı olabilir. Bulgular olağan çıktığında yakınmanın nedeni iyi huylu başlıklarda aranır. Yakınması süren kişilerde belirli aralıklarla kontrol planlanır. Bu düzenin hem gecikmeyi hem de gereksiz tetkiki önlediğini düşünüyorum. İnceleme basamaklarını kişiye baştan sırayla anlatıyorum. Sürecin öngörülebilir olması kaygıyı belirgin biçimde azaltır.
Ağrısı Olmayan Kişilerde Risk Ortadan Kalkar mı?
Ağrısı olmayan kişilerde hastalık olasılığı ortadan kalkmaz ve bu noktayı özellikle vurguluyorum. Tümörlerin büyük bölümü ağrı duyurmadan geliştiği için yakınma beklemek doğru değildir. Hastalığın bir bölümü hiçbir belirti vermeden tarama görüntülemesinde saptanır. Bu nedenle yaşa uygun tarama takvimi ağrıdan bağımsız biçimde sürdürülür. Kırk yaşından sonra düzenli görüntülemenin önemi belirgin biçimde artar. Ailesinde meme ya da yumurtalık kanseri bulunanlarda izlem daha erken başlatılır. Kendi kendine muayenenin her ay aynı dönemde yapılması değişiklikleri fark ettirir. Yakınması bulunmayan kadınların da hekim muayenesini aksatmaması gerekir. Ağrının bulunmaması, ele gelen bir kitlenin önemsiz olduğu anlamına gelmez. Ağrısız bir kitleyi izlemeye bırakmak tanıyı geciktirir. Bu yanılgıyı muayenede sık düzeltmek zorunda kalıyorum. Tarama ile erken saptanan hastalıkta seçenekler daha geniş kalır. Memeyi koruyarak yapılan girişimin hangi durumlarda uygulandığını meme koruyucu cerrahi sayfasında ayrıca açıkladım. Bu nedenle takvimi kişiye göre baştan belirliyorum. Yakınması bulunmayan kişilerde de izlem planını yazılı olarak veriyorum. Planın sürdürülmesini her görüşmede yeniden hatırlatıyorum. Tarama takvimini yazılı olarak veriyorum ve gerekçesini açıklıyorum. Planın sürdürülmesini kontrol görüşmelerinde izliyorum.
Kaygıyı Azaltmak İçin Hangi Yolu Öneriyorum?
Kaygıyı azaltmak için önerdiğim yol, belirsizliği kısa sürede ortadan kaldırmaktan geçer. Yakınmasını haftalarca taşıyan kişilerde kaygının giderek büyüdüğünü gözlüyorum. Bu nedenle ilk adım olarak bir kez değerlendirme yapılmasını istiyorum. Muayene ve gerekli görülen görüntüleme çoğu kişide soruyu yanıtsız bırakmaz. Sonucun ne anlama geldiğini gündelik dille açıklamayı önemsiyorum. Raporda geçen terimleri satır satır birlikte okuyoruz. Anlaşılmayan bölümleri aynı görüşmede yeniden ele alıyorum. İnternette okunan bilgilerin kaynağını sorgulamayı öneriyorum. Kaygının beslediği sık kontrol isteğini ise dengeli bir takvime bağlıyorum. Gereksiz tetkik yinelemesinin kaygıyı azaltmadığını, aksine büyüttüğünü düşünüyorum. Yakınmanın seyrini yazılı olarak izlemek kişiye denetim duygusu kazandırır. Uyku düzeninin korunması ve düzenli hareket ağrı eşiğini yükseltir. Destek ihtiyacı duyan kişileri ruh sağlığı değerlendirmesine yönlendiriyorum. Sürecin nasıl ilerleyeceğini bilmenin kaygıyı belirgin biçimde azalttığını gözlüyorum. Sorularını yazılı olarak muayeneye getirmelerini bu nedenle öneriyorum. Kaygının yaşam düzenini bozduğu kişilerde desteği erken gündeme getiriyorum. Bu desteğin süreci kolaylaştırdığını gözlüyorum.
Tıbbi inceleme: Prof. Dr. Hakan Mersin · Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular
Ağrı duymuyorsam kanser olasılığı ortadan kalkar mı?
Memede batma biçiminde duyulan ağrı kötü bir bulgu mudur?
Ağrının yeri her gün değişiyorsa ne düşünülür?
Ağrı ve kitle birlikte bulunuyorsa nasıl bir yol izlenir?
Meme başındaki yanma hissi kanserle ilişkili olur mu?
Kanser kuşkusunda ilk hangi inceleme yapılır?
Emzirme dönemindeki ağrılı kızarıklık kanser olabilir mi?
Genç yaşta duyulan meme ağrısı kanser habercisi midir?
Menopozdan sonra başlayan ağrı daha mı önemlidir?
Ağrı kesiciyle geçen ağrı güven verir mi?
Ailesinde meme kanseri bulunanlarda ağrı nasıl değerlendirilir?
Meme protezi taşıyan kişilerde ağrı neyi gösterir?
Erkeklerde meme bölgesindeki ağrı kanser belirtisi olabilir mi?
Tarama görüntülemesi olağan çıkan kişide ağrı sürerse ne yapılır?
Ağrı yakınmasıyla ne kadar süre beklemek doğru olur?
Kanser kaygısıyla sık kontrol yaptırmak doğru bir yol mudur?
Kaynakça
Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.