Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Genel Cerrahi

Diğer Genel Cerrahi Hastalıkları

Genel cerrahi hastalıkları hangi başlıkları kapsar, hangi yakınmalar acil sayılır? Konuların tümünü kısa kısa özetledim.

Genel cerrahi hastalıkları, karın içi organlardan yumuşak dokulara uzanan geniş bir alanı kapsar. Bu sayfada meme, tiroit ve böbreküstü bezi dışında kalan başlıkları bir araya getiriyorum. Günlük uygulamamda bu grup, ayaktan başvuruların önemli bir bölümünü oluşturur. Kimi tablo sessiz seyreder, kimi tablo ise saatler içinde acil bir duruma dönüşür. Aşağıdaki başlıklarda her konunun ana çerçevesini çiziyor, ayrıntıları ilgili sayfalara bırakıyorum.

Genel Cerrahi Hangi Hastalıkları Kapsar?

Genel cerrahi, karın içi organların, karın duvarının ve yumuşak dokuların cerrahi sorunlarını kapsar. Sindirim sisteminin tüm bölümleri bu alanın içinde yer alır. Safra kesesi ve safra yolları en sık başvuru nedenlerinden birini oluşturur. Karın duvarındaki fıtıklar ayrı bir başlık altında toplanır. Bağırsak hastalıkları hem iyi hem kötü huylu tabloları içerir. Kuyruk sokumu bölgesindeki kıl batması da bu alana girer. Makat çevresindeki hastalıklar günlük uygulamanın önemli bir bölümünü oluşturur.

Deri altındaki kitleler ve yumuşak doku şişlikleri yine burada değerlendirilir. Lenf bezi büyümelerinin cerrahi incelemesi bu uzmanlığın görevleri arasında yer alır. Acil karın ağrısı tabloları çoğu zaman genel cerrahiye yönlendirilir. Karın içi iltihaplar ve tıkanıklıklar hızlı karar gerektirir. Travma sonrası karın içi yaralanmalar da aynı kapsamda ele alınır. Bu sayfada her başlığı kısa bir çerçeveyle tanıtıyorum. Ayrıntılı bilgi için ilgili alt sayfalara yönlendirme yapıyorum. Hangi yakınmanın hangi uzmanlık alanına girdiği her zaman kolayca anlaşılmaz. Bu karışıklık başvurunun gecikmesine yol açar. Sayfayı bu nedenle sade bir yol haritası gibi kurguladım. Böylece hangi yakınmanın hangi başlığa girdiği daha anlaşılır hale gelir.

Kıl Dönmesi Neden Sık Görülür?

Kıl dönmesinin sık görülmesinin nedeni, kuyruk sokumu bölgesinin yapısal özelliklerinde yatar. Bu bölgedeki derin oluk nemli ve havasız bir ortam yaratır. Dökülen kıllar oluğun içinde birikir. Oturma sırasında oluşan basınç kılları deri altına iter. Deri altına giren kıl yabancı cisim gibi davranır. Vücut bu cisme karşı iltihabi bir yanıt kurar. İltihap zamanla küçük bir tünel oluşturur. Tünelin cilde açılan ağızları akıntıya yol açar.

Uzun süre oturarak çalışanlarda tablo daha sık ortaya çıkar. Kıl yapısı sert ve sık olan kişilerde yatkınlık artar. Fazla kilo bölgedeki oluğu derinleştirir. Terleme ve yetersiz temizlik süreci hızlandırır. Kıl dönmesi genç yaş grubunda daha çok karşımıza çıkar. Erkeklerde kadınlara oranla daha sık görülür. Ailesinde benzer öykü bulunanlarda yatkınlık belirginleşir. Tablonun ayrıntılarını kıl dönmesi sayfasında ele alıyorum. İltihabın oluştuğu dönemde ağrı ve şişlik günlük yaşamı belirgin biçimde kısıtlar. Sessiz dönemlerde ise yalnızca küçük bir akıntı dikkati çeker. Bu dalgalı seyir hastaların başvurusunu geciktirir. Erken dönemde başvurulduğunda çözüm çok daha kolay bulunur.

Apandisit Neden Acil Bir Tablo Oluşturur?

Apandisitin acil bir tablo oluşturmasının nedeni, iltihabın hızla ilerlemesidir. Kalın bağırsağın başlangıcındaki küçük uzantı tıkandığında içeride basınç artar. Artan basınç uzantının duvarındaki dolaşımı bozar. Dolaşımı bozulan duvar kısa sürede zayıflar. Zayıflayan duvar delinerek iltihabı karın boşluğuna yayar. Yayılan iltihap karın zarını tutar. Bu aşamada tablo çok daha ağır bir hal alır.

Süreç çoğu hastada saatler içinde ilerler. Bu nedenle beklemek doğru bir seçenek olmaz. Karın ağrısının göbek çevresinden sağ alt bölgeye kayması dikkat çeker. Bulantı, iştahsızlık ve hafif ateş tabloya eşlik eder. Ağrı kesici alınması bulguları gizleyerek tanıyı geciktirir. Bu alışkanlıktan kaçınılmasını özellikle öneriyorum. Tablonun ayrıntılarını apandisit sayfasında anlatıyorum. Yaşlı hastalarda ve gebelerde bulgular klasik seyirden ayrılabilir. Bu gruplarda değerlendirmeyi daha dikkatli yürütüyorum. Şüphe sürerse hastayı gözlem altında tutmayı tercih ediyorum. Erken başvuru tedavi sürecini belirgin biçimde kolaylaştırır.

Makat Bölgesi Hastalıkları Neden Gizlenir?

Makat bölgesi hastalıkları, utanma duygusu nedeniyle çoğu kişi tarafından uzun süre gizlenir. Hastalarım bu yakınmaları dile getirmekte güçlük çeker. Gecikme, basit bir sorunun karmaşık hale gelmesine yol açar. Bölgedeki damar yastıkçıklarının genişlemesi kanama ve ele gelen şişlik yaratır. Makat çatlağı dışkılama sırasında keskin bir ağrıya neden olur. Ağrı korkusu kabızlığı artırır ve kısır bir döngü kurar. İltihabi tablolar akıntı ve şişlikle kendini belli eder.

Bu tablolar zamanla kalıcı kanallara dönüşebilir. Kaşıntı ve ıslaklık hissi günlük yaşamı belirgin biçimde etkiler. Kanamanın her zaman iyi huylu bir nedene bağlı olduğu düşünülmemelidir. Bağırsak hastalıkları da benzer yakınmalarla ortaya çıkar. Bu nedenle kanamanın kaynağının araştırılması gerekir. Muayene kısa sürer ve özel bir hazırlık istemez. Bu başlıkların tümünü diğer hastalıklar sayfasında topluyorum. Bölgedeki yakınmaların büyük bölümü basit yöntemlerle çözülür. Gecikme ise daha kapsamlı girişimleri gündeme getirir. Bu nedenle utanma duygusunun aşılmasını hastalarıma öncelikle anlatıyorum. Erken başvurunun tedavi seçeneklerini genişlettiğini vurguluyorum.

Hangi Yakınmalar Vakit Kaybetmeden Değerlendirilir?

Yakınmaların bir bölümü vakit kaybetmeden değerlendirilmelidir. Ani başlayan ve giderek artan karın ağrısı bu grubun başında gelir. Karnın sertleşmesi ve dokunmakla artan ağrı ciddi bir uyarı sayılır. Gaz ve dışkı çıkışının kesilmesi bağırsak tıkanıklığını düşündürür. Tekrarlayan kusma tabloyu ağırlaştırır. Makattan gelen bol kanama gecikmeye izin vermez. Kusmukta kan görülmesi acil bir durumu gösterir.

Yüksek ateşle birlikte seyreden karın ağrısı yakın izlem gerektirir. Kasık ya da göbek bölgesindeki şişliğin sertleşmesi sıkışmayı akla getirir. Yutma güçlüğüyle birlikte hızlı kilo kaybı araştırma gerektirir. Kuyruk sokumu bölgesinde ateşle birlikte gelişen şişlik gecikmeye uygun değildir. Bu bulguları hastalarıma önceden anlatmayı önemsiyorum. Bilinç bulanıklığı ve baygınlık hissi eşlik ederse gecikilmemelidir. Ameliyat geçirmiş kişilerde ani karın ağrısı ayrıca önemsenir. Acil değerlendirme gerektiren durumların bilinmesi zaman kazandırır.

Yumuşak Doku Şişlikleri Ne Anlama Gelir?

Yumuşak doku şişlikleri, çoğu zaman iyi huylu bir oluşumun varlığı anlamına gelir. Deri altındaki yağ dokusundan gelişen yuvarlak kitleler sık görülür. Bu kitleler yumuşak kıvamlıdır ve elle kolayca hareket ettirilir. Ter bezi kanallarının tıkanmasıyla oluşan keseler de benzer görünüm verir. Keselerin iltihaplanması ağrı ve kızarıklık yaratır. Kas ve bağ dokusundan gelişen kitleler daha derin yerleşir. Derin yerleşimli ve hızlı büyüyen şişlikler daha dikkatli incelenir.

Sertlik, çevre dokuya yapışıklık ve ağrı uyarıcı bulgular arasında yer alır. Ultrasonografi ilk basamakta yol gösterici bilgi verir. Gerektiğinde manyetik rezonans görüntüleme istenir. Doku örneği alınması kesin ayrımı sağlar. Küçük ve yakınma yaratmayan kitlelerde izlem seçilebilir. Büyüyen ya da rahatsızlık veren kitleler çıkarılır. Çıkarılan her doku ayrıntılı olarak incelenir. Kitlenin ne zaman fark edildiği ve nasıl değiştiği değerlendirmeye katılır. Büyüme hızını hastamın kendi gözlemiyle izlemesini istiyorum. Karar aşamasını hastamla birlikte yürütüyorum.

Lenf Bezi Büyümeleri Ne Zaman Araştırılır?

Lenf bezi büyümeleri, belirli bir süreyi aştığında ayrıntılı olarak araştırılır. Bu bezler vücudun savunma ağının duraklarını oluşturur. Boğaz ve diş iltihaplarında boyundaki bezler geçici olarak büyür. İltihap geçtikten sonra bezler eski boyutuna döner. Küçülmeyen bezler daha yakından incelenir. Sert kıvamlı ve çevreye yapışık bezler uyarıcı kabul edilir.

Ağrısız büyüme her zaman iyi huylu anlamına gelmez. Gece terlemesi ve kilo kaybı tabloya eşlik ederse araştırma genişletilir. Ultrasonografi bezlerin yapısını ayrıntılı biçimde gösterir. Kesin ayrım için doku örneği alınması gerekebilir. Örnek alma kararını bulguların bütününe göre veriyorum. İzlem süresi boyunca bezlerin boyutu düzenli aralıklarla ölçülür. Ölçümlerin kaydedilmesi karar aşamasını kolaylaştırır. Gereksiz girişimlerden kaçınmayı da aynı ölçüde önemsiyorum.

Karın Ağrısında Hangi Adımlar İzlenir?

Karın ağrısında izlenen adımlar, ağrının yeri ve seyrine göre belirlenir. Değerlendirmeye ağrının ne zaman başladığını öğrenerek başlıyorum. Ağrının yer değiştirip değiştirmediği önemli bir ipucu verir. Bulantı, kusma ve ateş varlığı ayrıca sorgulanır. Bağırsak alışkanlığındaki değişiklik dikkate alınır. Muayenede karnın tüm bölgeleri sırayla elle incelenir.

Elin kaldırılmasıyla artan ağrı karın zarının tutulduğunu düşündürür. Kasık ve göbek bölgeleri fıtık açısından denetlenir. Kan tetkikleri iltihap düzeyi hakkında bilgi verir. Ultrasonografi ilk basamakta sık kullanılır. Bilgisayarlı tomografi gerektiğinde istenir. Kadınlarda jinekolojik nedenler de ayırıcı tanıda yer alır. Tanı netleşene kadar ağrı kesici kullanımını sınırlı tutuyorum. Şüphe sürüyorsa hastayı belirli aralıklarla yeniden muayene ediyorum. Tekrarlanan muayene, tek seferlik değerlendirmeden daha güvenilir bilgi verir. Süreci hastama adım adım açıklıyorum.

Acil Ameliyat Kararı Nasıl Verilir?

Acil ameliyat kararı, bulguların bütünü değerlendirilerek verilir. Karın zarının tutulduğunu gösteren muayene bulguları kararı hızlandırır. Bağırsak dolaşımının bozulduğu düşünülen tablolarda beklenmez. Delinme bulguları görüntülemede saptandığında girişim gündeme gelir. Durdurulamayan kanama da aynı sonucu doğurur. Genel durumu bozulan hastalarda karar öne alınır.

Bazı tablolarda önce ilaç tedavisi denenir. Yanıt alınmazsa girişim planlanır. Karar aşamasında hastanın diğer hastalıkları göz önünde tutulur. Anestezi değerlendirmesi kısa sürede tamamlanır. Hastaya ve yakınlarına durum açık biçimde anlatılır. Girişimin neden gerekli olduğu sade bir dille anlatılır. Soruların yanıtlanması kaygıyı belirgin biçimde azaltır. Bilgilendirmenin eksiksiz yapılmasını her koşulda önemsiyorum.

Genel Cerrahi Değerlendirmesine Ne Zaman Başvurulur?

Genel cerrahi değerlendirmesine, yakınmanın cerrahi bir nedene bağlı olabileceği düşünüldüğünde başvurulur. Süregelen karın ağrısı bu başvuruların başında gelir. Karın duvarında ele gelen kabarıklık aynı kapsamda değerlendirilir. Kuyruk sokumu bölgesindeki akıntı ve şişlik için de başvurulmalıdır. Makat çevresindeki kanama ve ağrı geciktirilmemelidir. Deri altında büyüyen kitleler incelenmelidir.

Boyun, koltuk altı ve kasıktaki bezlerin küçülmemesi araştırma gerektirir. Yutma güçlüğü ve hızlı kilo kaybı ayrıca değerlendirilir. Görüntülemede rastlantıyla saptanan bulgular yorumlanmalıdır. Ameliyat geçirmiş kişilerde yeni ortaya çıkan yakınmalar önemsenir. Başvuru sırasında kullanılan ilaçların listesi yanınızda bulunmalıdır. Önceki tetkik sonuçlarının getirilmesi süreci kısaltır. Daha önce geçirilen ameliyatların raporları da değerlendirmeye katılır. Aile öyküsündeki cerrahi hastalıkları ayrıca soruyorum. Kullanılan bitkisel ürünlerin de bildirilmesini istiyorum. Yakınmanın ne zaman başladığını not almanız görüşmeyi kolaylaştırır. Hangi durumlarda acile gidilmesi gerektiğini de ayrıca aktarıyorum. Doğru başlığa yönlendirilmenin zaman kazandırdığını her görüşmede anlatıyorum.

Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Genel cerrahi ile cerrahi onkoloji arasındaki fark nedir?
Genel cerrahi, karın içi organların ve yumuşak dokuların cerrahi sorunlarını kapsayan ana daldır. Cerrahi onkoloji ise bu ana dalın üzerine kurulan bir yan dal olarak tanımlanır. Yan dalda kanser cerrahisi ve tedavi planlaması ayrıntılı biçimde ele alınır. İki alanın bilgisi günlük uygulamada iç içe kullanılır. Hangi başlığın hangi kapsamda değerlendirildiğini hastalarıma açıklıyorum.
Karın ağrısı olan kişi önce hangi bölüme başvurmalıdır?
Şiddetli ve ani başlayan karın ağrısında acil servise başvurulmalıdır. Uzun süredir devam eden hafif ağrılarda genel cerrahi değerlendirmesi uygun olur. Sindirim sistemine ait yakınmalar eşlik ediyorsa iç hastalıkları ile birlikte çalışılır. Kadınlarda alt karın ağrısında jinekolojik nedenler de göz önünde tutulur. Yönlendirmeyi muayene bulgularına göre yapıyorum.
Kıl dönmesi kendiliğinden geçer mi?
Deri altına giren kıllar kendiliğinden dışarı atılmaz. Oluşan tünel kapanmadığı için yakınmalar aralıklarla yinelenir. Sessiz dönemlerde hastalık geçmiş gibi görünür. İltihap geliştiğinde ağrı ve şişlik yeniden ortaya çıkar. Kalıcı çözüm için cerrahi değerlendirme gerekir.
Apandisit yalnızca ilaçla tedavi edilebilir mi?
Seçilmiş bazı hastalarda antibiyotik tedavisi denenebilir. Bu yaklaşım iltihabın sınırlı kaldığı olgularda gündeme gelir. İlaçla gerileyen tablolarda yakınmaların yineleme olasılığı sürer. Delinme bulgusu varsa ilaç tedavisi uygun bir seçenek olmaz. Kararı muayene ve görüntüleme bulgularına göre veriyorum.
Deri altındaki her kitle çıkarılmalı mıdır?
Deri altındaki kitlelerin büyük bölümü iyi huylu bir yapı taşır. Küçük ve yakınma yaratmayan kitlelerde izlem seçilebilir. Büyüyen, ağrı veren ya da giysiye takılan kitleler çıkarılır. Sert kıvamlı ve derin yerleşimli kitleler daha dikkatli değerlendirilir. Çıkarılan her doku ayrıntılı incelemeye gönderilir.
Lenf bezi büyümesi ne kadar sürede gerilemelidir?
İltihaba bağlı büyümeler genellikle birkaç hafta içinde geriler. Neden ortadan kalktıktan sonra bezler eski boyutuna döner. Küçülmeyen bezler daha ayrıntılı olarak incelenir. Sert, ağrısız ve giderek büyüyen bezler öncelikli değerlendirme gerektirir. İnceleme sırasını bulguların bütününe göre belirliyorum.
Makattan gelen kanama her zaman hemoroide mi bağlıdır?
Makattan gelen kanamanın kaynağı yalnızca damar yastıkçıkları olmayabilir. Makat çatlağı, iltihabi bağırsak hastalıkları ve kalın bağırsak tümörleri de benzer kanamaya yol açar. Kanın rengi ve dışkıyla ilişkisi kaynak hakkında ipucu verir. Yakınmayı hemoroide bağlayıp beklemek tanıyı geciktirir. Bu nedenle kanamanın kaynağını araştırmadan karar vermiyorum.
Karın ağrısında ağrı kesici almak sakıncalı mıdır?
Tanı konulmadan alınan ağrı kesiciler muayene bulgularını gizler. Gizlenen bulgular ciddi tabloların geç fark edilmesine yol açar. Ateş düşürücüler de aynı biçimde tabloyu gizler. Ağrı şiddetliyse ilaç almak yerine başvurmak daha doğru olur. Bu uyarıyı hastalarıma her görüşmede yineliyorum.
Kıl dönmesi tekrar edebilir mi?
Tedavi sonrasında yakınmaların yinelemesi mümkündür. Bölgedeki oluk yapısı ve kıl dökülmesi ortadan kalkmaz. Uzun süre oturarak çalışmak zorlanmayı sürdürür. Bölgenin kuru tutulması ve kılların düzenli temizlenmesi koruma sağlar. Kontrol muayenelerine gelinmesini bu nedenle öneriyorum.
Apandisit çocuklarda farklı seyreder mi?
Çocuklarda tablo daha hızlı ilerleyebilir. Ağrının yerini tarif etmekte güçlük çektikleri için tanı gecikebilir. İştahsızlık, huzursuzluk ve kusma öne çıkan bulgular arasında yer alır. Karın zarının tutulması daha kısa sürede gelişir. Bu nedenle çocuklarda değerlendirmenin geciktirilmemesi gerekir.
Karın ağrısında hangi tetkik ilk sırada istenir?
İlk basamakta kan tetkikleri ve ultrasonografi sık istenir. Kan sayımı iltihap düzeyi hakkında bilgi verir. Ultrasonografi ışın içermediği için öncelikle tercih edilir. Bulgular yeterli olmazsa bilgisayarlı tomografi gündeme gelir. Tetkik sırasını hastanın yaşına ve yakınmasına göre belirliyorum.
Ameliyat kararı için ikinci görüş alınabilir mi?
İkinci görüş almak hastanın en doğal hakkı olarak kabul edilir. Planlı girişimlerde bunun için yeterli zaman bulunur. Elde edilen tetkiklerin yanınızda bulunması görüşmeyi kolaylaştırır. Acil tablolarda ise beklemek ciddi sakınca yaratır. İkinci görüş isteyen hastalarıma belgelerini eksiksiz hazırlıyorum.
Gece başlayan karın ağrısı için sabahı beklemek doğru mudur?
Ağrı hafifse ve giderek azalıyorsa sabaha kadar izlenebilir. Giderek artan ve bir bölgede yoğunlaşan ağrıda beklemek doğru olmaz. Karnın sertleşmesi, kusma ve ateş eklenmesi gecikmeye izin vermez. Uykudan uyandıran şiddetli ağrı ciddiye alınmalıdır. Bu ayrımı hastalarıma önceden anlatmayı yararlı buluyorum.
Kabızlık cerrahi bir sorunun habercisi olabilir mi?
Uzun süredir devam eden kabızlık çoğu kişide beslenme düzeniyle ilgilidir. Yeni başlayan ve giderek ağırlaşan kabızlık ise dikkat gerektirir. Dışkı kalibresinde incelme ve kanama eşlik ediyorsa araştırma yapılır. Gaz çıkışının tümüyle durması acil bir tabloyu gösterir. Bu ayrımı öykü ve muayeneyle netleştiriyorum.
Yumuşak doku kitlesi çıkarıldıktan sonra yeniden oluşur mu?
Kitlenin bütünüyle çıkarıldığı olgularda yineleme seyrek görülür. Kesesi geride kalan oluşumlarda ise yeniden gelişme olasıdır. Bu nedenle çıkarma işleminde sınırların korunmasına özen gösterilir. Aynı bölgede yeni bir kitle farklı bir oluşuma bağlı olabilir. Kontrol muayenesinde bölgeyi ayrıca değerlendiriyorum.