Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Hastalık

Makat, Cilt Altı ve Karın Duvarı Hastalıkları

Makat bölgesi sorunlarını, cilt altı kitlelerini ve karın duvarındaki şişlikleri belirtileriyle birlikte anlattım.

Bu sayfada, genel cerrahinin ilgi alanına giren ve ayrı bir başlık altında toplanmayan diğer hastalıkları bir araya getirdim. Makat bölgesi sorunları, cilt altı kitleleri ve karın duvarındaki şişlikler bu grubun büyük bölümünü oluşturur. Hastaların çoğu bu şikâyetleri dile getirmekte zorlanır ve başvuruyu geciktirir. Oysa erken değerlendirilen tabloların büyük bölümü basit yöntemlerle çözülür. Her başlıkta belirtileri ve tanı adımlarını anlatıyor, tedavi ayrıntısını ilgili sayfalara bırakıyorum.

Bu Başlık Hangi Şikâyetleri Kapsar?

Diğer hastalıklar başlığı, genel cerrahinin ilgi alanına giren ve ayrı sayfası bulunmayan durumları kapsar. Bu grupta makat bölgesine ait sorunlar önemli bir yer tutar. Cilt altında oluşan iyi huylu kitleler de aynı başlık altında toplanır. Karın duvarındaki şişlikler ve yumuşak doku sorunları bu listeye eklenir. Sindirim sistemine ait bazı yakınmalar da burada değerlendirilir. Günlük uygulamamda bu şikâyetlerle sık karşılaşıyorum. Hastaların önemli bir bölümü bu sorunları utandığı için geciktirir. Gecikme, basit bir tablonun daha karmaşık hâle gelmesine yol açar.

Bu nedenle şikâyetleri erken dile getirmenizi isterim. Başlığın amacı, seyrek konuşulan ama sık görülen sorunları bir araya toplamaktır. Fıtık ve safra kesesi gibi konular kendi sayfalarında ayrıntılı biçimde anlatılır. Kıl dönmesi ile apandisit de ayrı başlıklarda ele alınır. Bu sayfada ise onların dışında kalan tablolar sıralanır. Bölümün genel çerçevesini diğer genel cerrahi hastalıkları sayfasında çizdim. Buradaki her başlık, tanıma ve belirtilere odaklanır. Tedavi yöntemlerinin ayrıntısını ilgili sayfalara bırakıyorum.

Hastalıkların çoğu iyi huylu bir seyir izler. Yine de benzer belirti veren ciddi tablolar da bulunur. Bu ayrımı yalnızca muayene ve gerekli incelemeler ortaya koyar. Kendi kendine tanı koymanın yanıltıcı olduğunu sık sık anlatıyorum. İnternette okunan bilgi, muayenenin yerini hiçbir zaman tutmaz. Sayfadaki başlıkları günlük dille yazmaya özen gösterdim. Tıbbi terimlerin karşılığını ilk geçtikleri yerde veriyorum. Anlaşılmayan bir bölüm kalırsa sormanızı beklerim.

Makat Bölgesi Hastalıkları Nasıl Belirti Verir?

Makat bölgesi hastalıkları, çoğunlukla kanama, ağrı, kaşıntı ve şişlik biçiminde belirti verir. Belirtilerin hangi hastalıktan kaynaklandığı yalnızca muayene ile anlaşılır. Kanama en sık dile getirilen yakınma olarak öne çıkar. Kanın rengi ve dışkıyla ilişkisi önemli bir ipucu sağlar. Parlak kırmızı kan çoğunlukla son bölümdeki bir sorunu düşündürür. Koyu renkli kanama ise daha yukarıdaki bir kaynağa işaret eder. Ağrı, hastalığın türüne göre farklı nitelik taşır. Dışkılama sırasında başlayan keskin ağrı çatlak olasılığını düşündürür.

Sürekli ve zonklayan ağrı iltihabi bir tabloyu akla getirir. Kaşıntı, nem ve tahrişe bağlı olarak ortaya çıkar. Bölgede ele gelen şişlik hastayı çoğu zaman telaşlandırır. Şişliğin sert ya da yumuşak olması ayrımda yardımcı olur. Akıntı varlığı ayrı bir başlık olarak değerlendirilir. İç çamaşırda leke görülmesi hastayı hekime yönlendirir. Dışkılama alışkanlığındaki değişiklikler ayrıca sorgulanır. Kabızlık ve ıkınma birçok tablonun zeminini hazırlar.

Uzun süre oturarak çalışmak şikâyetleri artırır. Gebelik döneminde bölgedeki basınç belirgin biçimde yükselir. Aile öyküsü de değerlendirmede göz önünde bulundurulur. Benzer belirtiler veren ciddi hastalıklar bulunduğu için muayene ertelenmemelidir. Kırk yaşından sonra başlayan kanamalarda inceleme daha kapsamlı yapılır. Kıl dönmesi de bu bölgede sık görülen ayrı bir hastalık olarak bilinir. Bu tabloda uygulanan girişimi kıl dönmesi ameliyatı sayfasında ayrıntılı biçimde anlattım. Muayene sırasında hastanın mahremiyetini korumaya özen gösteriyorum.

Hemoroid Neden Ortaya Çıkar?

Hemoroid, makat kanalındaki damar yastıkçıklarının genişlemesi nedeniyle ortaya çıkar. Bu yapılar herkeste doğuştan bulunur. Görevleri, kanalın tam olarak kapanmasına katkı sağlamaktır. Damar yastıkçıkları aşırı basınç altında kaldığında genişler. Genişleyen yapılar zamanla aşağı doğru kayar. Kayma ilerledikçe dışarı çıkma belirtisi başlar. Kabızlık ve uzun süre ıkınma en sık suçlanan etkenler arasında sayılır. Lifli gıdaların az tüketilmesi dışkıyı sertleştirir.

Sert dışkı, kanaldaki yapıları her seferinde yeniden zorlar. Uzun süre tuvalette oturmak da basıncı artırır. Ayakta ya da oturarak geçen uzun çalışma saatleri etkiyi büyütür. Gebelikte artan karın içi basıncı tabloyu kolaylaştırır. Doğum sırasındaki ıkınma da benzer bir etki doğurur. Fazla kilo, karın içi basıncını sürekli yüksek tutar. Ağır kaldırmak aynı düzeneği tetikler. Uzun süren öksürük de göz ardı edilmemelidir.

Ailesel yatkınlık bazı hastalarda belirgin biçimde göze çarpar. Hastalık iç ve dış olmak üzere iki ana grupta incelenir. İçte kalanlar çoğunlukla ağrısız kanama ile kendini gösterir. Dışarıda olanlar ise ağrı ve şişlik yapar. Pıhtı oluştuğunda ağrı ani biçimde şiddetlenir. Belirtiler dönem dönem artar ve azalır. Yaşam düzeni değiştiğinde şikâyetlerin hafiflediğini görüyorum. Tedavi seçeneklerini hastanın şikâyet düzeyine göre planlıyorum.

Makat Çatlağı Hangi Şikâyeti Doğurur?

Makat çatlağı, dışkılama sırasında başlayan keskin bir ağrı doğurur. Ağrı çoğu hasta tarafından yırtılma hissi olarak anlatılır. Dışkılamadan sonra ağrı uzun süre devam eder. Bu dönemde bölgedeki kas kasılması tabloyu ağırlaştırır. Kasılma, kanalın kanlanmasını azaltır. Kanlanmanın azalması iyileşmeyi geciktirir. Böylece kısır bir döngü kurulur. Ağrıya çoğunlukla az miktarda parlak kırmızı kanama eşlik eder.

Kan, tuvalet kâğıdında iz biçiminde görülür. Hastalar ağrı korkusuyla dışkılamayı erteler. Erteleme dışkıyı daha da sertleştirir. Sert dışkı çatlağı yeniden zorlar. Çatlak çoğunlukla sert dışkının geçişiyle başlar. İshal atakları da benzer bir yaralanmaya yol açar. Doğum sonrası dönemde tablo sık görülür. Kısa sürede iyileşen çatlaklar ani gelişen biçim olarak adlandırılır.

Haftalarca süren çatlaklar ise süregen başlık altında değerlendirilir. Süregen olanlarda bölgede deri katlantısı gelişir. Bu katlantı hastalar tarafından çoğu zaman hemoroid sanılır. Ayrımı muayene kolaylıkla ortaya koyar. Beslenme düzeninin değiştirilmesi şikâyetleri belirgin biçimde azaltır. Bol su içmek dışkıyı yumuşatır. Tuvalet alışkanlığının düzenlenmesi de iyileşmeye katkı sağlar. Şikâyet sürerse tedavi seçeneklerini birlikte değerlendiriyoruz.

Makat Çevresinde Apse ve Fistül Nasıl Anlaşılır?

Makat çevresinde gelişen apse, hızla artan şişlik ve zonklayan ağrı ile anlaşılır. Ağrı gece boyunca hastayı uyutmayacak düzeye ulaşır. Bölgede kızarıklık ve ısı artışı belirgin hâle gelir. Ateş yükselmesi tabloya sık eşlik eder. Oturmak ve yürümek güçleşir. Şişlik bazen kendiliğinden boşalır. Boşalma sonrası ağrı hızla azalır. Hasta bu rahatlamayı iyileşme sanır.

Oysa geride ince bir kanal kalabilir. Bu kanal fistül olarak adlandırılır. Fistül, makat kanalı ile cilt arasında kurulan anormal bir yol olarak tanımlanır. Ağızdan gelen akıntı iç çamaşırda leke bırakır. Akıntı zaman zaman kesilir ve yeniden başlar. Kesildiği dönemde apse yeniden gelişebilir. Tekrarlayan apse öyküsü fistülü düşündürür. Fistülün yolu muayene ile araştırılır.

Görüntüleme yöntemleri kanalın seyrini gösterir. Bu tablolar kendiliğinden kalıcı biçimde düzelmez. Beklemek, kanal ağının genişlemesine yol açar. Şeker hastalığı olanlarda seyir daha ağır olur. Bağışıklığı baskılanmış kişilerde de dikkat artırılır. Apse tablosu gecikmeden değerlendirme gerektirir. Gecikme, iltihabın çevre dokulara yayılmasına neden olur. Bu nedenle şişlik ve ateş birlikteyse vakit geçirmeden başvurmanızı isterim.

Cilt Altı Kitleleri Neden Oluşur?

Cilt altı kitleleri, deri altındaki dokuların çoğalması ya da salgı birikmesi sonucu oluşur. Bu kitlelerin büyük bölümü iyi huylu bir yapı gösterir. En sık görülen grup yağ dokusundan kaynaklanır. İkinci sırada deri kistleri yer alır. Her iki grup da yavaş büyür. Büyüme çoğu zaman yıllar içinde gerçekleşir. Hastalar kitleyi çoğunlukla rastlantıyla fark eder. Kitlenin yeri, kıvamı ve hareketliliği muayenede değerlendirilir.

Yumuşak ve kaygan kitleler yağ dokusunu düşündürür. Deriye yapışık kitleler kist lehine yorumlanır. Kızarıklık ve ağrı iltihabi bir gelişmeyi gösterir. Hızlı büyüyen kitleler ayrı bir dikkatle incelenir. Sert ve hareketsiz kitleler daha ileri değerlendirme gerektirir. Ultrasonografi, kitlenin yapısını ortaya koyar. Gerekirse doku örneği alınarak inceleme yapılır. Kitlelerin çoğu şikâyet yaratmadığı sürece izlenir.

Giysinin sürttüğü bölgelerde ise çıkarılması gündeme gelir. Görünümle ilgili kaygı da karar sürecinde göz önünde bulundurulur. İltihaplanan kitlelerde öncelik iltihabın denetim altına alınmasıdır. Kitleyi elle sıkmak doğru bir davranış sayılmaz. Sıkma işlemi iltihabı derin dokulara taşır. Evde yapılan girişimler iz kalmasına yol açar. Büyüyen her kitleyi muayene ile değerlendirmenizi isterim. Ayrıntılı tedavi kararını muayene sonrasında veriyorum.

Yağ Bezesi ile Deri Kisti Nasıl Ayrılır?

Yağ bezesi ile deri kisti, elle muayenede benzer görünse de farklı dokulardan kaynaklanır. Yağ bezesi, olgun yağ hücrelerinin çoğalmasıyla gelişir. Deri kisti ise kıl kökü ve salgı bezlerinin tıkanmasıyla oluşur. Yağ bezesi yumuşak kıvamda hissedilir. Parmakla itildiğinde kolayca kayar. Üzerindeki deri normal görünümünü korur. Deri kisti ise deriye yapışık biçimde durur. Ortasında küçük bir nokta çoğu zaman görülür.

Bu nokta, tıkanan kanalın ağzını gösterir. Kist iltihaplandığında kızarıklık ve ağrı başlar. İçeriğinden hoş olmayan bir koku gelebilir. Yağ bezesinde ise iltihaplanma seyrek görülür. Boyut ikisinde de yavaş biçimde artar. Sırt, ense ve omuz en sık yerleşim bölgeleri arasında sayılır. Yüz bölgesinde daha çok deri kisti görülür. Ultrasonografi ayrımı kolaylaştırır.

İnceleme, kitlenin derinliğini ve sınırını gösterir. Şüpheli görünümlerde doku incelemesi istenir. İyi huylu kitleler şikâyet yapmıyorsa izlenebilir. Tekrarlayan iltihaplanmalarda çıkarma kararı verilir. Çıkarma kararı hastayla birlikte konuşularak alınır. İşlem sonrasında bölgede yinelenme olasılığı bulunur. Kistin duvarı bütünüyle çıkarılmazsa yineleme sıklaşır. Bu nedenle kendi kendine boşaltma denemelerinden kaçınmanızı isterim.

Karın Duvarındaki Şişlikler Nasıl Değerlendirilir?

Karın duvarındaki şişlikler, öncelikle fıtık olup olmadığı yönünden değerlendirilir. Fıtık, karın içindeki yapıların zayıf bir noktadan dışarı doğru itilmesiyle gelişir. Şişliğin ıkınma ile belirginleşmesi bu olasılığı güçlendirir. Yatınca kaybolan şişlikler fıtık lehine yorumlanır. Yerine giren şişlikler çoğunlukla ağrısız seyreder. Yerine girmeyen şişlikler ise dikkat gerektirir. Ani ağrı ve sertleşme sıkışmayı düşündürür. Sıkışma, gecikmeden değerlendirme isteyen bir tablo olarak bilinir.

Bu konuyu fıtıklar bölümünde ayrıntılı biçimde anlattım. Karın duvarındaki her şişlik fıtık anlamına gelmez. Cilt altındaki iyi huylu kitleler benzer görüntü verir. Kas içindeki kanamalar da şişlik olarak fark edilir. Ameliyat izine bağlı doku kalınlaşmaları yanıltıcı olabilir. Göbek çevresindeki şişlikler ayrı bir başlıkta değerlendirilir. Doğum sonrası dönemde karın duvarı kasları arasında açılma görülür. Bu açılma çoğu zaman fıtıkla karıştırılır.

Ayrımı muayene ve görüntüleme birlikte sağlar. Ultrasonografi ilk basamakta tercih edilir. Gerekirse tomografi incelemesi istenir. Şişliğin büyüme hızı da kayda geçirilir. Ağrı, kızarıklık ve ateş varlığı ayrıca sorgulanır. Fazla kilo ve süregen öksürük zemini hazırlar. Ağır kaldırma alışkanlığı da etkiyi artırır. Fıtık saptanan kişilerde onarımın nasıl yapıldığını kapalı fıtık ameliyatı sayfasında adım adım anlatıyorum. Şişliği fark ettiğinizde muayeneyi ertelememenizi öneriyorum.

Karın Ağrısı Ne Zaman Cerrahi Değerlendirme Gerektirir?

Karın ağrısı, belirli özellikler taşıdığında cerrahi değerlendirme gerektirir. Ağrının yeri ilk sorgulanan başlık olarak öne çıkar. Sağ alt bölgeye yerleşen ağrı apandisit olasılığını akla getirir. Sağ üst bölgedeki ağrı ise safra kesesini düşündürür. Bu konuyu safra kesesi hastalıkları bölümünde ayrıntılı biçimde anlattım. Göbek çevresinden başlayıp sağ alta kayan ağrı ayrı bir anlam taşır. Ağrının şiddeti ve süresi de değerlendirmeye katılır. Saatler içinde artan ağrı yakın izlem gerektirir.

Hareketle şiddetlenen ağrı karın zarını ilgilendirir. Karnın sertleşmesi ciddi bir bulgu olarak kabul edilir. Bulantı ve kusma ağrıya sık eşlik eder. Gaz ve dışkı çıkışının durması tıkanmayı düşündürür. Ateş yükselmesi iltihabi bir süreci gösterir. Kan basıncının düşmesi gecikmeden başvuru gerektirir. Ağrının sırta vurması ayrı bir ipucu sağlar. İdrarda yanma böbrek kaynaklı bir nedeni akla getirir.

Kadınlarda adet düzeni ayrıca sorgulanır. Yaşlı hastalarda belirtiler silik seyreder. Şeker hastalığı olanlarda ağrı beklenenden hafif hissedilir. Bu nedenle bulgular tek başına değerlendirilmez. Muayene, kan tetkikleri ve görüntüleme birlikte yorumlanır. Ağrı kesici kullanmak tabloyu gizleyebilir. Hekime görünmeden ilaç almanızı doğru bulmuyorum. Şiddetli karın ağrısında en yakın sağlık kuruluşuna başvurmanızı isterim.

Kabızlık ve Şişkinlik Hangi Durumlarda Önemsenir?

Kabızlık ve şişkinlik, alışkanlıkta belirgin bir değişiklik olduğunda önemsenir. Tek başına kabızlık çoğu kişide beslenme düzeniyle ilgili kalır. Lifli gıdaların azlığı en sık karşılaşılan neden olarak bilinir. Su tüketiminin düşük olması tabloyu ağırlaştırır. Hareketsiz yaşam bağırsak çalışmasını yavaşlatır. Bazı ilaçlar da kabızlığa yol açar. Tiroid bezinin az çalışması benzer bir etki yapar. Uzun süre süren kabızlık makat bölgesi hastalıklarını hazırlar.

Şişkinlik, gaz birikimine bağlı olarak ortaya çıkar. Beslenme düzeni değiştiğinde şikâyet çoğunlukla azalır. Belirtilerin haftalarca sürmesi ise ayrı bir anlam taşır. Dışkı kalınlığında incelme dikkat gerektirir. Dışkıda kan görülmesi ciddi biçimde değerlendirilir. İstemsiz kilo kaybı ayrı bir uyarı işareti sayılır. Kansızlık saptanması da incelemeyi derinleştirir. Ailesinde bağırsak kanseri bulunanlarda eşik aşağı çekilir.

Kırk yaşından sonra başlayan yeni şikâyetler daha dikkatli incelenir. Gece uykudan uyandıran şikâyetler göz ardı edilmez. Ateş ve halsizlik eşlik ediyorsa değerlendirme hızlandırılır. Kabızlık ilaçlarını uzun süre kendi başına kullanmak doğru sayılmaz. Bu ilaçlar bağırsağın kendi çalışmasını zayıflatır. Beslenme ve hareket düzeni ilk basamakta ele alınır. Gerekli durumlarda ileri inceleme planlanır. Şikâyetin süresini ve sıklığını not etmenizi öneriyorum.

Dalak Büyümesi Neden Önem Taşır?

Dalak büyümesi, altta yatan bir hastalığın işareti olabildiği için önem taşır. Dalak, sol üst karın bölgesinde kaburgaların altında yer alır. Görevi, kan hücrelerinin denetimi ve bağışıklık düzenine katkı sağlamaktır. Normal boyutta olduğunda elle hissedilmez. Büyüdüğünde kaburga kenarının altından ele gelir. Hastalar çoğunlukla sol üst bölgede dolgunluk tarif eder. Erken doyma hissi de sık dile getirilir. Sol omuza vuran ağrı bazı hastalarda görülür.

Kan hastalıkları büyümenin sık nedenleri arasında sayılır. Bazı iltihabi hastalıklar da dalağı büyütür. Karaciğer hastalıkları dolaşım basıncını artırarak etki eder. Bağışıklık sistemi hastalıkları benzer bir tabloya yol açar. Büyümüş dalak, darbelere karşı daha kırılgan kalır. Bu nedenle temaslı sporlardan uzak durulması istenir. Karın bölgesine gelen darbeler ciddi kanamaya neden olabilir. Ani ve şiddetli sol üst karın ağrısı gecikmeden başvuru gerektirir.

Tanı için önce ayrıntılı muayene yapılır. Ultrasonografi boyutu ölçer. Tomografi, çevre organlarla ilişkiyi gösterir. Kan tetkikleri altta yatan nedeni araştırır. Tedavi, öncelikle nedene yönelik planlanır. Cerrahi karar yalnızca belirli durumlarda gündeme gelir. Bu kararı ilgili bölümlerle birlikte değerlendiriyorum. Dalak büyümesi saptanan hastaların düzenli izlenmesini isterim.

Bu Hastalıklarda Tanı Nasıl Konulur?

Bu hastalıklarda tanı, ayrıntılı bir öyküyle başlayan basamaklı bir süreçte konulur. İlk adımda şikâyetin ne zaman başladığı sorulur. Belirtilerin seyri ve sıklığı kaydedilir. Daha önce uygulanan tedaviler öğrenilir. Kullanılan ilaçlar tek tek sorgulanır. Aile öyküsü de kayda geçirilir. İkinci adımda muayene yapılır. Muayene, çoğu hastalıkta tanıyı büyük ölçüde belirler.

Makat bölgesi hastalıklarında bakı ve dokunma öne çıkar. Gerekli görülen hastalarda kanalın içi ince bir aletle görüntülenir. Cilt altı kitlelerinde elle muayene ilk bilgiyi verir. Üçüncü adımda görüntüleme yöntemleri devreye girer. Ultrasonografi çoğu durumda ilk seçenek olarak kullanılır. Tomografi ve manyetik rezonans daha ayrıntılı bilgi sağlar. Bağırsak şikâyetlerinde iç görüntüleme yöntemleri planlanır. Dördüncü adımda kan tetkikleri istenir.

Kansızlık ve iltihap göstergeleri değerlendirilir. Gerekli durumlarda doku örneği alınır. Patoloji incelemesi kesin ayrımı sağlar. Sonuçlar hastaya anlaşılır bir dille anlatılır. Her basamakta hastanın sorularını yanıtlamaya özen gösteriyorum. Gereksiz tetkik istemekten kaçınıyorum. Tanı süreci, hastanın yaşına ve genel durumuna göre biçimlenir. Tedavi planını ancak bu basamaklar tamamlandıktan sonra oluşturuyorum.

Hangi Belirtiler Gecikmeden Başvuru Gerektirir?

Belirtilerin bir bölümü gecikmeden başvuru gerektirir. Şiddetli ve giderek artan karın ağrısı bu grubun başında gelir. Karnın tahta gibi sertleşmesi ivedi bir bulgu sayılır. Durmayan kusma da aynı gruba girer. Gaz ve dışkı çıkışının kesilmesi tıkanmayı düşündürür. Bol miktarda makat kanaması gecikmeye izin vermez. Kanamaya baş dönmesi eşlik ediyorsa durum ağırlaşır. Ateşle birlikte görülen şişlik apse olasılığını akla getirir.

Hızla büyüyen ve sertleşen kitleler değerlendirme ister. Yerine girmeyen ve ağrıyan fıtık şişliği ivedi sayılır. Ani başlayan sol üst karın ağrısı da öncelik taşır. Yutma güçlüğü ve sürekli kusma ayrıca değerlendirilir. İstemsiz kilo kaybı hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir. Dışkı alışkanlığındaki kalıcı değişiklik incelenmelidir. Gece uykudan uyandıran ağrılar dikkat çeker. Gözlerde sararma gelişmesi hızlı değerlendirme gerektirir.

Yüksek ateşin birkaç gün sürmesi de önemsenir. Bilinç bulanıklığı acil başvuru nedeni olarak kabul edilir. Şeker hastalarında hafif bulgular bile ciddiye alınır. Bağışıklığı baskılanmış kişilerde eşik daha aşağıya çekilir. Yaşlı hastalarda belirtiler silik kaldığı için dikkat artırılır. Gebelerde karın ağrısı ayrı bir yaklaşımla değerlendirilir. Kuşkulu durumlarda beklemek yerine başvurmayı öneriyorum. Erken değerlendirmenin süreci kolaylaştırdığını her hastama anlatıyorum.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Hemoroid kansere dönüşür mü?
Hemoroid, damar yapılarının genişlemesine bağlı iyi huylu bir durum olarak bilinir. Bu yapıların kendiliğinden kötü huylu bir hastalığa dönüştüğü gösterilmemiştir. Asıl tehlike, kanamanın hemoroide bağlanıp başka bir hastalığın gözden kaçırılmasıdır. Bu nedenle kanamanın kaynağını muayene ile araştırmayı şart koşuyorum.
Makattan kanama her zaman hemoroid midir?
Makattan gelen kanamanın her zaman hemoroide bağlı olduğu söylenemez. Çatlak, iltihabi bağırsak hastalıkları ve tümörler de benzer bir kanamaya yol açar. Kanın rengi, miktarı ve dışkıyla ilişkisi ilk ipucunu verir. Kırk yaşından sonra başlayan kanamalarda incelemeyi daha kapsamlı planlıyorum.
Yağ bezesi kendiliğinden geçer mi?
Yağ bezesinin kendiliğinden kaybolması beklenmez. Bu kitleler çoğunlukla yıllar içinde yavaş biçimde büyür. Şikâyet yaratmayan küçük kitleler izlenebilir. Giysinin sürttüğü ya da hızla büyüyen kitlelerde çıkarma seçeneğini birlikte değerlendiriyorum.
Cilt altındaki kitleyi sıkmak zararlı mıdır?
Kitleyi elle sıkmak çoğu zaman zarar verir. Sıkma işlemi içeriği derin dokulara taşır ve iltihabı yayar. İşlem sonrası bölgede kalıcı iz oluşabilir. Evde yapılan girişimler yerine muayeneye gelmenizi isterim.
Makat çatlağında ağrı neden bu kadar şiddetli olur?
Bölgedeki sinir uçlarının yoğun olması ağrının şiddetini artırır. Çatlak oluştuğunda çevredeki kas kasılır ve bu kasılma kanlanmayı azaltır. Kanlanmanın azalması hem iyileşmeyi geciktirir hem de ağrıyı sürdürür. Beslenme düzeni ve tuvalet alışkanlığı düzeltildiğinde bu döngü kırılır.
Lifli beslenme şikâyetleri azaltır mı?
Lifli beslenme, dışkıyı yumuşatarak şikâyetleri belirgin biçimde azaltır. Sebze, meyve ve tam tahıllı gıdalar bu düzenin temelini oluşturur. Bol su içmek lifin etkisini güçlendirir. Değişikliği aniden değil, birkaç hafta içinde artırarak yapmanızı öneriyorum.
Göbek çevresindeki şişlik neyi gösterir?
Göbek çevresindeki şişlik çoğu zaman fıtığı düşündürür. Şişliğin ıkınmayla belirginleşmesi ve yatınca kaybolması bu olasılığı güçlendirir. Doğum sonrası dönemde karın kasları arasındaki açılma da benzer görüntü verir. Ayrımı muayene ve ultrasonografi birlikte ortaya koyar.
Karın ağrısında ateş neden önemlidir?
Ateş, ağrıya iltihabi bir sürecin eşlik ettiğini gösterir. İltihap ilerlediğinde tablo daha hızlı ağırlaşır. Ateşle birlikte karnın sertleşmesi ve kusma olması değerlendirmeyi acil hâle getirir. Böyle bir tabloda beklemek yerine en yakın sağlık kuruluşuna başvurmanızı isterim.
Kabızlık ilaçlarını uzun süre kullanmak doğru mudur?
Bu ilaçları hekime danışmadan uzun süre kullanmayı doğru bulmuyorum. Sürekli kullanım bağırsağın kendi çalışmasını zayıflatır. İlk basamakta beslenme, su tüketimi ve hareket düzeni ele alınır. Şikâyet sürerse nedeni araştırmak için inceleme planlanır.
Dalak büyümesi elle fark edilir mi?
Normal boyuttaki dalak elle hissedilmez. Belirgin biçimde büyüdüğünde kaburga kenarının altından ele gelir. Hastalar çoğunlukla sol üst bölgede dolgunluk ve erken doyma tarif eder. Kesin ölçüm ultrasonografi ile yapılır.
Makat bölgesi şikâyetleri bulaşıcı mıdır?
Hemoroid, çatlak ve fistül gibi tablolar bulaşıcı hastalık sayılmaz. Bu sorunlar basınç, tahriş ve iltihap düzenekleriyle gelişir. Bölgede bulaşıcı nitelik taşıyan ayrı hastalıklar da görülür. Ayrımı muayene ve gerekli tetkikler ortaya koyar.
Gebelikte makat bölgesi şikâyetleri neden artar?
Gebelikte büyüyen rahim, karın içi basıncını sürekli yükseltir. Artan basınç bölgedeki damar yapılarını zorlar. Hormon değişiklikleri bağırsak hareketini yavaşlatarak kabızlığı artırır. Doğum sırasındaki ıkınma da şikâyetleri belirgin hâle getirir.
Oturarak çalışmak şikâyetleri artırır mı?
Uzun süre oturarak çalışmak bölgedeki basıncı artırır. Hareketsizlik aynı zamanda bağırsak çalışmasını yavaşlatır. Saat başı kısa yürüyüşler yapmanızı öneriyorum. Oturma düzeninin ve minder seçiminin de şikâyetleri hafiflettiğini görüyorum.
Sıcak su oturma banyosu işe yarar mı?
Ilık su oturma banyosu, bölgedeki kas kasılmasını gevşeterek ağrıyı hafifletir. Kanlanmanın artması iyileşmeye katkı sağlar. Suyun çok sıcak olmaması ve uygulamanın kısa tutulması gerekir. Bu yöntem tek başına tedavi yerine geçmez.
Cilt altı kitlesi kötü huylu olabilir mi?
Cilt altı kitlelerinin büyük bölümü iyi huylu bir yapı taşır. Hızlı büyüyen, sert ve dokuya yapışık kitleler ise ayrı bir dikkatle incelenir. Ultrasonografi ilk bilgiyi verir ve gerekirse doku örneği alınır. Kuşkulu bulgularda kararı patoloji sonucuna göre veriyorum.
Muayeneye giderken nasıl hazırlanmalıyım?
Şikâyetinizin ne zaman başladığını ve nasıl seyrettiğini not almanızı öneriyorum. Kullandığınız ilaçların listesini yanınızda getirmeniz değerlendirmeyi kolaylaştırır. Daha önce yapılmış tetkik sonuçlarını da eksiksiz getirmeniz gerekir. Makat bölgesi muayenesi öncesinde özel bir hazırlık çoğu zaman istenmez.
Şikâyetlerim geçtiyse yine de kontrol gerekir mi?
Şikâyetin geçmesi, altta yatan nedenin ortadan kalktığı anlamına gelmez. Kanaması duran hastalarda bile kaynağın araştırılmasını isterim. Apse kendiliğinden boşaldığında geride bir kanal kalabilir. Bu nedenle rahatlama sonrasında da kontrol görüşmesine gelmenizi öneriyorum.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. National Cancer Institute (NCI)
  2. World Health Organization (WHO) — Cancer
  3. PubMed — Surgical oncology
  4. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Surgical Oncology