Hemoglobin Düşüklüğü (Anemi)
Hemoglobin düşüklüğü yani kansızlık neden gelişir, hangi araştırmalar gerekir? Cerrahi bakışımla nedenini aramayı anlattım.
Hemoglobin düşüklüğü, halk arasında kansızlık adıyla bilinen ve çok sık karşılaştığım bir tahlil bulgusudur. Bu sonuç, kanda oksijen taşıyan protein miktarının azaldığını gösterir. Azalmanın arkasında beslenmeyle ilgili basit bir eksiklik de, araştırılması gereken bir kanama da bulunabilir. Cerrahi uygulamamda kansızlık saptanan hastada önce nedeni arıyorum. Bu sayfada düşüklüğün ne anlama geldiğini, hangi araştırmaların gerektiğini ve sürecin nasıl yönetildiğini anlatıyorum.
Hemoglobin Düşüklüğü Nedir?
Hemoglobin düşüklüğü, kanda oksijen taşıyan protein miktarının azalması anlamına gelir. Bu protein, kırmızı kan hücrelerinin içinde bulunur. Miktarının azalması dokulara ulaşan oksijeni doğrudan sınırlar. Tıp dilinde bu duruma kansızlık adı verilir. Tanı, kan sayımı tahlilinde bildirilen değerin laboratuvarın aralığının altında kalmasıyla konur. Beklenen aralık kadınlarda ve erkeklerde farklı bildirilir. Çocuklarda ve gebelerde de ayrı aralıklar kullanılır.
Düşüklüğün derecesi kişiden kişiye değişir. Hafif düşüklükler çoğu zaman hiçbir yakınma yaratmaz. Yavaş gelişen düşüklüklere beden zamanla uyum sağlar. Bu nedenle bazı hastalar belirgin bir azalmaya rağmen kendini iyi hisseder. Hızlı gelişen kayıplarda ise yakınmalar çok daha erken ortaya çıkar. Kansızlık bir hastalığın kendisi değil, bir bulgusudur. Bu ayrımı hastalarıma her görüşmede yineliyorum. Asıl sorulması gereken soru, düşüklüğün neden geliştiğidir. Nedeni bulunmadan verilen tedavi asıl sorunu gizleyebilir. Bu nedenle tahlili gören her hastada araştırmayı baştan kuruyorum. Araştırmanın yönünü yaş, cinsiyet ve yakınmalar belirler. Bu üç başlık bana ilk yolu gösterir.
Hemoglobin Vücutta Ne İş Görür?
Hemoglobin, vücutta oksijenin akciğerlerden dokulara taşınmasını sağlar. Akciğerlerde oksijeni bağlar ve kan yoluyla organlara ulaştırır. Dokularda oksijeni bırakır ve oradan karbondioksidi geri alır. Bu döngü her nefeste yeniden kurulur. Kanın kırmızı görünmesi de bu proteinin yapısından kaynaklanır. Yapısında demir bulunduğu için demir eksikliği doğrudan üretimi sınırlar. Üretim kemik iliğinde gerçekleşir.
Kemik iliğinin bu üretimi sürdürebilmesi için birkaç koşul gerekir. Yeterli demir, bazı vitaminler ve böbrekten salgılanan bir uyarıcı gerekir. Bu koşullardan biri bozulduğunda üretim azalır. Üretim yeterli olsa bile kayıp fazlaysa sonuç yine düşük çıkar. Hücrelerin ömrü sınırlıdır ve dalakta düzenli olarak yıkılır. Yıkımın hızlanması da düşüklüğe yol açar. Bu üç yol, kansızlığın tüm nedenlerini kapsar. Hangi yolun bozulduğunu anlamak araştırmayı kısaltır. Ben de hastalarıma bu üç başlığı çizerek anlatıyorum. Böylece istenen tetkiklerin nedeni kolayca anlaşılır. Oksijen taşınmasının aksaması bedende yaygın etkiler doğurur. Bu etkiler sonraki bölümde ele alınacak yakınmaları açıklar.
Kansızlığın Belirtileri Nasıl Fark Edilir?
Kansızlığın belirtileri çoğu zaman yavaş yavaş ortaya çıkar. En sık bildirilen yakınma, geçmek bilmeyen halsizliktir. Merdiven çıkarken çabuk yorulma ve nefes darlığı buna eşlik eder. Çarpıntı hissi, kalbin daha hızlı çalışarak açığı kapatmasından kaynaklanır. Ciltte ve dudaklarda solukluk dikkat çeker. Göz kapağının iç yüzünün rengi muayenede ipucu verir. Baş dönmesi ve kulak çınlaması da sık bildirilir.
Saç dökülmesinin artması ve tırnakların kolay kırılması demir eksikliğini düşündürür. Bazı hastalar buz ya da toprak gibi olağandışı maddeler yeme isteği bildirir. Ağız kenarlarında çatlaklar ve dilde yanma hissi ortaya çıkabilir. Soğuğa dayanıklılığın azalması da görülür. Uyku düzeninin bozulması ve dikkat dağınıklığı eşlik edebilir. Çocuklarda okul başarısında düşüş ilk işaret olabilir. Yaşlılarda tablo bilinç bulanıklığı ya da düşme ile kendini gösterebilir. Yakınmaların hiçbirinin kansızlığa özgü olmadığını vurguluyorum. Aynı yakınmalar tiroid hastalıklarında ve uyku bozukluklarında da görülür. Bu nedenle tanı yalnızca yakınmaya değil, tahlile dayanır. Yakınması olmayan kişilerde de düşüklük saptanabilir. Bu durum araştırmanın önemini daha da artırır.
Hemoglobin Düşüklüğü Hangi Nedenlerle Ortaya Çıkar?
Hemoglobin düşüklüğü kan kaybı, üretim azlığı ya da hücre yıkımı sonucunda ortaya çıkar. En sık karşılaştığım grup kan kaybına bağlı olandır. Kadınlarda yoğun adet kanamaları başta gelir. Sindirim sisteminden olan sessiz kanamalar her yaşta akla gelmelidir. Ameliyat ve yaralanma sonrasındaki kayıplar da aynı sonucu doğurur. Üretim azlığının başında demir eksikliği yer alır. Bazı vitaminlerin eksikliği de üretimi bozar.
Süregen böbrek hastalığında üretimi uyaran salgı azalır. Uzun süren iltihabi hastalıklar demirin kullanımını engeller. Kemik iliğini doğrudan etkileyen hastalıklar üretimi durdurabilir. Kemoterapi tedavileri de üretimi geçici olarak baskılar. Hücre yıkımının hızlandığı kalıtsal kan hastalıkları ayrı bir grup oluşturur. Bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine yönelmesi de yıkımı artırır. Dalağın büyüdüğü durumlarda hücreler burada fazlaca tutulur. Bazı hastalarda birden çok neden bir arada bulunur. Yaşlı hastalarda bu birliktelik sıkça görülür. Bu nedenle tek bir nedeni bulunca araştırmayı bitirmiyorum. Tabloyu bütünüyle açıklayan bir neden arıyorum. Açıklanamayan her düşüklüğü ileri incelemeye alıyorum.
Demir Eksikliği Neden En Sık Nedendir?
Demir eksikliği, kansızlığın en sık karşılaşılan nedenini oluşturur. Bedenin demir deposu sınırlıdır ve günlük alımla dengelenir. Alım azaldığında ya da kayıp arttığında depo hızla tükenir. Demir eksikliği önce depoyu boşaltır, sonra üretimi sınırlar. Bu nedenle kansızlık ortaya çıkmadan önce bile eksiklik başlamış olabilir. Dengesiz beslenme ve et tüketiminin azlığı alımı düşürür. Mide asidini azaltan ilaçlar emilimi güçleştirir.
Mide ve ince bağırsak ameliyatı geçirenlerde emilim bozulur. Bazı bağırsak hastalıkları emilimi doğrudan engeller. Gebelikte gereksinim arttığı için eksiklik sık görülür. Büyüme çağındaki çocuklarda da gereksinim yüksektir. Yoğun adet kanaması olan kadınlarda kayıp sürekli devam eder. Erkeklerde ve adetten kesilmiş kadınlarda ise durum farklı değerlendirilir. Bu grupta demir eksikliğinin nedeni öncelikle sindirim sisteminde aranır. Beslenme eksikliğini tek başına açıklayıcı saymam. Depoyu gösteren tetkiklerle eksikliği doğrularım. Eksiklik doğrulandığında tedaviye başlarım ama araştırmayı bırakmam. Tedaviyle düzelen bir değer, altta yatan sorunu ortadan kaldırmaz. Bu nedenle nedeni bulmadan izlemi kapatmıyorum.
Sindirim Sisteminden Olan Kanamalar Nasıl Anlaşılır?
Sindirim sisteminden olan kanamalar çoğu zaman sessiz ilerler. Günlük kayıp az olduğunda hasta hiçbir değişiklik fark etmez. Kayıp aylar içinde biriktiğinde kansızlık ortaya çıkar. Mide ve ince bağırsaktan olan kanamalarda dışkı koyu renk alır. Kalın bağırsağın son bölümünden olan kanamalarda kırmızı renk görülür. Bazı hastalarda ise dışkı görünümü hiç değişmez. Bu durumda gizli kan aranan özel bir inceleme yol gösterir.
Kanama kaynağını bulmak için sindirim sisteminin içten görüntülenmesi gerekir. Üst sindirim yolları ve kalın bağırsak ayrı ayrı incelenir. Kolon ve rektum kanseri araştırması bu incelemenin en önemli gerekçesini oluşturur. Mide ülseri ve iltihabi bağırsak hastalıkları da aynı tabloyu yaratır. İyi huylu poliplerden olan sızıntılar sıkça görülür. Bazı ilaçlar mide yüzeyini zedeleyerek kanamaya yol açar. Ağrı kesici kullanan hastalarda bu olasılığı özellikle sorgularım. Kanama kaynağı bulunamayan hastalarda ince bağırsak da araştırılır. Bu araştırmayı gecikmeden planlamaya özen gösteriyorum. Kan kaybı saptanan hastalarda hem kaybı durdurmayı hem de depoyu doldurmayı hedefliyorum. İkisinden birini eksik bırakmak sorunu sürdürür. Bu nedenle tedaviyi bütüncül biçimde planlıyorum.
Tahlil Sonucu Nasıl Değerlendirilir?
Tahlil sonucu değerlendirilirken tek bir satıra değil, kan sayımının tümüne bakılır. Oksijen taşıyan protein miktarı, hücre sayısı ve kanın yoğunluğu birlikte okunur. Hücrelerin ortalama büyüklüğünü gösteren satır nedeni anlamaya yardımcı olur. Küçük hücrelerle seyreden tablo demir eksikliğini akla getirir. Büyük hücreler bazı vitaminlerin eksikliğini düşündürür. Normal büyüklükteki hücrelerle seyreden azalma kanamayı ya da süregen hastalıkları çağrıştırır. Hücrelerin birbirine göre dağılımını gösteren satır da yoruma katkı verir.
Savunma hücreleri ve kanamayı durduran hücreler de aynı sayfada incelenir. Üç grubun birlikte azaldığı tablolar kemik iliğiyle ilgili bir sorunu düşündürür. Böyle bir durumda değerlendirmeyi gecikmeden ileri aşamaya taşırım. Yeni üretilen genç hücrelerin oranını gösteren bir inceleme de istenebilir. Bu oran, kemik iliğinin yanıt verip vermediğini gösterir. Yanıtın yeterli olması kaybı, yetersiz olması üretim sorununu düşündürür. Sonucu her zaman eski tahlillerle karşılaştırırım. Düşüşün ne kadar sürede geliştiğini bilmek kararı değiştirir. Hızlı gelişen düşüşler acil değerlendirme gerektirir. Yavaş gelişen düşüşler ise ayrıntılı araştırma için zaman tanır. Bu nedenle hastalarımdan eski sonuçlarını getirmelerini isterim. Karşılaştırma olanağı bulunduğunda yorum çok daha güvenilir hale gelir.
Hangi Ek Tetkikler Gerekir?
Ek tetkikler, kansızlığın nedenini bulmak için gerekir. İlk basamakta demir deposunu gösteren kan incelemeleri istenir. Bu incelemeler eksikliğin gerçekten bulunup bulunmadığını ortaya koyar. Bazı vitaminlerin düzeyleri de aynı aşamada ölçülür. Böbrek ve karaciğer işlevlerini gösteren tetkikler tabloyu tamamlar. Tiroid işlevlerinin denetlenmesi de yararlı olur. İltihabi bir sürecin bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılır.
Dışkıda gizli kan aranması, sessiz kanamaları ortaya çıkarmada yol gösterir. Sonuç olumlu bulunursa sindirim sisteminin içten görüntülenmesi planlanır. Üst sindirim yollarının incelenmesi mide kanseri ve ülser gibi nedenleri araştırır. Kalın bağırsağın incelenmesi polip ve tümör aramasını sağlar. Kadınlarda adet düzeni ve rahim içi sorunlar ayrıca değerlendirilir. İdrarda kan aranması böbrek kaynaklı kayıpları gösterir. Kalıtsal kan hastalıkları düşünülen hastalarda özel incelemeler istenir. Kemik iliği incelemesi yalnızca belirli durumlarda gündeme gelir. Bu incelemeyi kan hastalıkları alanıyla birlikte planlarım. Tetkik sırasını hastanın yaşına ve yakınmalarına göre belirliyorum. Gereksiz tetkik yığını yerine hedefli bir araştırma yürütüyorum. Böylece tanıya giden süre kısalır.
Ölçümü Hangi Durumlar Etkiler?
Ölçümü etkileyen durumlar arasında sıvı dengesi ilk sırada yer alır. Sıvı kaybı kanı yoğunlaştırarak değeri olduğundan yüksek gösterir. Bu durumda gerçek kansızlık gizlenebilir. Bol sıvı verilen hastalarda ise değer olduğundan düşük görünür. Gebelikte kan hacmi arttığı için ölçüm doğal olarak seyrelir. Yüksek rakımda yaşayanlarda değer daha yüksek bulunur. Sigara kullananlarda da benzer bir artış izlenir.
Yakın zamanda kan verilmiş olması sonucu doğrudan değiştirir. Demir tedavisine yeni başlanmışsa değerin yükselmesi zaman alır. Örnek alma koşulları da ölçümü etkiler. Serum verilen bir hattan alınan kan sulanmış sonuç verir. Kolun çok uzun süre bağlı kalması değeri yapay olarak yükseltir. Tüpün eksik doldurulması ölçümü bozar. Uzun süre bekletilen örnekte hücrelerin görünümü değişir. Bu nedenle beklenmedik sonuçlarda örnek koşullarını sorgularım. Yoğun egzersiz sonrası geçici değişiklikler görülebilir. Ağır bir yemekten hemen sonra alınan örnek de küçük farklar yaratabilir. Bu ayrıntıları bilmeden yapılan yorum yanıltır. Değerlendirmeyi her zaman koşullarla birlikte yapıyorum.
Kan Örneği Öncesinde Nelere Dikkat Edilir?
Kan örneği öncesinde olağan yaşam düzeninin korunması yeterli olur. Bu inceleme için aç kalmak zorunlu değildir. Aynı örnekten şeker ve yağ ölçümü isteniyorsa açlık gerekir. Böyle bir durumda gece boyunca su dışında bir şey alınmaması beklenir. Kullanılan ilaçların kesilmesi istenmez. Demir içeren takviye kullananların bunu bildirmesi gerekir. Yakın zamanda kan verilmişse tarihinin söylenmesi önemlidir.
Adet döneminde olunması sonucu etkileyebileceği için bildirilmelidir. Gebelik durumunun söylenmesi yorumu doğrudan değiştirir. Olağan sıvı alımının korunması ölçümün gerçeği yansıtmasını sağlar. Örnek vermeden önce kısa bir süre dinlenmek yararlı olur. Ağır egzersizden hemen sonra örnek verilmemesi önerilir. Örnek alınacak kolda daha önce ameliyat geçirilmişse diğer kol tercih edilir. Koltuk altı lenf bezleri alınmış hastalarda bu ayrıntıya dikkat ederim. Kan alma sırasında baygınlık öyküsü varsa işlem yatarak yapılır. Çocuklarda işlem öncesinde kısa bir açıklama kaygıyı azaltır. Bu hazırlıklar kısa sürer ve günlük düzeni bozmaz. Hazırlığın amacı, sonucun güvenilir olmasını sağlamaktır. Güvenilir bir sonuç doğru karara giden yolu açar.
Ameliyat Kararını Nasıl Etkiler?
Ameliyat kararını belirgin kansızlık doğrudan etkiler. Oksijen taşıma kapasitesi azalmış hastada girişim daha zorlu geçer. Bu nedenle planlı ameliyatlarda önce kansızlığın nedenini araştırırım. Neden bulunup düzeltildikten sonra girişimi planlarım. Hafif düşüklükler çoğu zaman ameliyatı engellemez. Belirgin düşüklüklerde ise hazırlık süresi uzayabilir. Demir tedavisiyle değerin yükselmesi için zaman tanırım.
Ameliyat öncesinde kan hazırlığı da ayrıca planlanır. Kan grubu ve uygunluk incelemesi bu hazırlığın temelini oluşturur. Kanama beklenen girişimlerde hazırlık daha geniş tutulur. Acil ameliyat gerektiren tablolarda kansızlık girişimi geciktirmek için kullanılmaz. Bu durumda tedavi ve girişim birlikte yürütülür. Ameliyat sonrasında değerin bir miktar düşmesi beklenen bir gelişmedir. Girişim sırasındaki kayıp ve verilen sıvılar bu düşüşü yaratır. Beklenenin çok üzerindeki bir düşüş kanamayı düşündürür. Böyle bir tabloda hastayı yeniden değerlendiririm. İyileşme döneminde beslenme desteği üretimi kolaylaştırır. Demir içeren besinlerin artırılmasını öneriyorum. Kontrol randevusunda ölçümü yineleyerek düzelmeyi izliyorum.
Sonuç Düşük Çıkınca Hangi Yol İzlenir?
Sonuç düşük çıkınca önce kansızlığın ağırlığını değerlendiririm. Hafif düşüklüklerde ayrıntılı araştırma için zaman bulunur. Belirgin düşüklüklerde değerlendirme hızlandırılır. Hastanın yakınmalarını ve genel durumunu dikkatle sorgularım. Çarpıntı, nefes darlığı ve baygınlık hissi varsa süreci acil kabul ederim. Kanama belirtisi arayarak muayeneyi tamamlarım. Dışkı rengini ve adet düzenini mutlaka sorarım.
Ardından nedeni bulmaya yönelik tetkikleri sıralarım. Demir deposunu ve vitamin düzeylerini ölçtürürüm. Gerekli gördüğümde sindirim sisteminin incelenmesini planlarım. Kadın hastalarda jinekolojik değerlendirme isterim. Neden bulunduğunda tedaviyi doğrudan ona yöneltirim. Neden bulunamayan hastalarda araştırmayı genişletirim. Kan hastalıkları alanıyla ortak değerlendirme yaparım. Tedavi başladıktan sonra ölçümü belirli aralıklarla yinelerim. Yükselme beklenen hızda gerçekleşmiyorsa tanıyı yeniden gözden geçiririm. Emilim sorunu ya da süren bir kayıp olasılığını araştırırım. Bu adımları hastalarımla önceden paylaşıyorum. Süreci bilmek kaygıyı belirgin biçimde azaltır.
Kansızlığı Hangi Uzmanlık Alanı Ele Alır?
Kansızlığı ele alan uzmanlık alanı, düşüklüğün nedenine göre değişir. İlk değerlendirmeyi çoğu zaman iç hastalıkları hekimi yapar. Sindirim sisteminden kanama düşünülen hastalarda gastroenteroloji devreye girer. Cerrahi girişim gerektiren kanama kaynaklarında genel cerrahi sorumluluğu üstlenir. Kalın bağırsak tümörü saptanan hastalarda cerrahi onkoloji bakışı gerekir. Kadın hastalarda adet kanamasına bağlı kayıplarda kadın hastalıkları ve doğum hekimine başvurulur. Çocuklarda değerlendirmeyi çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı üstlenir.
Kemik iliğiyle ilgili bir sorun düşünülen hastalarda hematoloji alanı öne çıkar. Böbrek yetmezliğine bağlı kansızlıkta nefroloji alanıyla birlikte çalışılır. Bu çeşitlilik, kansızlığın ne kadar geniş bir konu olduğunu gösterir. Cerrahi uygulamamda kansızlık saptadığımda önce kanama kaynağını araştırıyorum. Meme, tiroid ve paratiroid ameliyatlarından önce bu değeri her hastada denetliyorum. Ameliyat sonrası dönemde ölçümü gerektiğinde yineliyorum. Sonucu her zaman kendi hastamın öyküsüyle birleştirerek okuyorum. Gerekli gördüğümde hastayı ilgili uzmanlık alanına yönlendiriyorum. Ortak değerlendirme gereken durumlarda görüş alışverişini önemsiyorum. Hastalarımdan eski tahlillerini muayeneye getirmelerini isterim. Karşılaştırma olanağı tanıya giden yolu kısaltır. Doğru zamanda doğru hekime ulaşmak sürecin en kritik adımını oluşturur.
Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular
Kansızlık kanserin habercisi olabilir mi?
Demir tedavisi ne kadar sürede etki gösterir?
Adet kanamaları kansızlığa yol açar mı?
Kansızlıkta hangi besinler önerilir?
Ameliyat öncesinde kansızlık düzeltilmeden girişim yapılır mı?
Kan verilmesi hangi durumlarda gündeme gelir?
Çocuklarda kansızlık nasıl ele alınır?
Gebelikte hemoglobin neden düşer?
Demir tedavisine rağmen değer yükselmiyorsa ne yapılır?
Vejetaryen beslenme kansızlık riskini artırır mı?
Kansızlık kalp üzerinde yük oluşturur mu?
Dışkı rengindeki koyulaşma neyi düşündürür?
Kansızlıkta saç dökülmesi ve tırnak kırılması görülür mü?
Bağışçı olmak kansızlık yapar mı?
Hemoglobin düşüklüğünde spor yapılabilir mi?
Kansızlık tedavisi bittikten sonra izlem gerekir mi?
Tahlil sonuçları yalnızca şikayetiniz, muayene bulgularınız ve diğer tetkiklerinizle birlikte değerlendirildiğinde anlam kazanır. Bu yazılar genel bilgilendirme amaçlıdır, sonucunuzun yorumu yerine geçmez.