Kanser Nedir?
Kanser nedir, hücre düzeyinde nasıl başlar ve hangi yollarla yayılır? Tanı basamaklarını ve korunma yollarını özetledim.
Kanser, vücuttaki hücrelerin bölünme düzenini yitirerek denetimsiz biçimde çoğalmasıyla ortaya çıkan hastalıklar grubuna verilen addır. Tek bir hastalıktan değil, birbirinden farklı davranan yüzlerce tablodan söz edilir. Hastalarım tanı sonrasında ilk olarak hastalığın ne anlama geldiğini sorar. Bu soruya sade bir dille yanıt vermenin, sonraki tüm basamakları kolaylaştırdığını gözlemliyorum. Bu sayfada hastalığın nasıl başladığını, nasıl yayıldığını ve hangi adımlarla tanındığını anlatıyorum.
Kanser Nedir ve Nasıl Başlar?
Kanser, bir hücrenin bölünme denetimini yitirmesiyle başlar. Sağlıklı dokularda hücreler belirli bir düzen içinde çoğalır ve görevini tamamlayınca ortadan kalkar. Bu düzeni hücrenin çekirdeğindeki genetik bilgi yönetir. Genetik bilgide biriken hasarlar düzeni bozar. Bozulma tek bir hasarla oluşmaz, yıllar içinde biriken değişikliklerle gerçekleşir. Denetimini yitiren hücre bölünmeye devam eder ve kendi kopyalarını çoğaltır. Çoğalan hücreler zamanla gözle görülebilir bir kitle meydana getirir. Bu kitleye tümör adı verilir.
Tümörün her zaman kötü huylu olması gerekmez. Bir bölümü yerinde kalır ve çevresine geçmez. Kötü huylu olan grup ise çevre dokuya girer ve uzak bölgelere ulaşabilir. Hastalığın başladığı organ, tümörün adını belirler. Meme dokusundan başlayan tümör başka bir organda bulunsa bile aynı adla anılır. Bu ayrım tedavi seçimini doğrudan etkiler. Hastalarıma hastalığın kökeninin neden önemli olduğunu bu noktada anlatıyorum. Kökeni bilinen tümörde tedavi seçenekleri daha net biçimde sıralanır. Kanser sürecinin uzun yıllara yayıldığını da ayrıca vurguluyorum. Aynı organda başlayan iki tümör bile farklı hızda ilerleyebilir. Bu nedenle komşusunun ya da akrabasının yaşadığı süreci ölçü almamalarını istiyorum. Her hastanın kendi hastalığı, kendi raporu ve kendi planı bulunur. Bu nedenle internette okunan genel bilgilerin kişiye uyarlanması gerekir. Okuduklarınızı görüşmeye getirmenizi ve birlikte değerlendirmemizi öneriyorum.
Hücre Bölünmesi Neden Denetimden Çıkar?
Hücre bölünmesi, düzeni yöneten genlerde hasar biriktiğinde denetimden çıkar. Bu genlerin bir bölümü bölünmeyi hızlandırır. Diğer bölümü ise bölünmeyi yavaşlatır ve hatalı hücreleri ortadan kaldırır. İki grup arasındaki denge sağlıklı dokuyu korur. Hızlandıran genler aşırı çalıştığında denge bozulur. Yavaşlatan genler işlevini yitirdiğinde de aynı sonuç doğar. Hücrenin hatalı bilgisini onaran sistemler ayrıca bulunur. Bu onarım sistemleri çalışmadığında hatalar birikerek devam eder.
Hasarın kaynağı her hastada aynı değildir. Bir bölümü kişinin doğuştan taşıdığı gen değişikliklerinden gelir. Bir bölümü yaşam boyu karşılaşılan etkenlerle oluşur. Çoğu hastada iki kaynak birlikte rol üstlenir. Bağışıklık sistemi normalde hatalı hücrelerin bir bölümünü temizler. Temizleme işlevi yetersiz kaldığında hücre çoğalmayı sürdürür. Bu nedenle kanser tek bir nedenle açıklanmaz. Süreci hastalarıma çok basamaklı bir zincir olarak anlatıyorum. Zincirin tek bir halkası koptuğunda tablo ortaya çıkmaz, birden çok halkanın kopması gerekir. Bu bilgi, kişinin kendini suçlamasının yersiz olduğunu da gösterir. Hastalarım sıklıkla neyi yanlış yaptıklarını sorar. Çoğu hastada tek bir neden gösterilemez. Suçluluk duygusu tedaviye ayrılması gereken enerjiyi tüketir. Bu duyguyu erken dönemde konuşarak hafifletmeye çalışıyorum.
İyi Huylu ve Kötü Huylu Tümörler Nasıl Ayrılır?
İyi huylu ve kötü huylu tümörler, çevre dokuya gösterdikleri davranışa göre ayrılır. İyi huylu tümör, bulunduğu yerde büyür ve sınırını korur. Çevresinde çoğunlukla ince bir kapsül bulunur. Bu kapsül kitlenin çevre dokuya girmesini engeller. Büyüme hızı genellikle yavaş seyreder. Uzak organlara gitmemesi en belirgin özelliğidir. Kötü huylu tümörlerde ise sınır düzensiz görülür. Hücreler çevre dokunun içine doğru uzantılar gönderir.
Bu uzantılar damar ve lenf kanallarına ulaşır. Ulaşan hücreler dolaşıma karışır ve başka bölgelerde yerleşebilir. İki grubun ayrımı yalnız görüntülemeyle yapılmaz. Kesin ayrım doku örneğinin mikroskop altında incelenmesiyle sağlanır. Hücrelerin şekli, çekirdek yapısı ve bölünme hızı bu incelemede değerlendirilir. İyi huylu kitleler de büyüdüğünde yakınma yaratabilir. Bası yaptığı organın işlevini bozan iyi huylu tümörler çıkarılır. Bu nedenle iyi huylu tanısı her zaman izlem anlamına gelmez. Kararı kitlenin yerine ve boyutuna göre veriyorum. Takip edilen iyi huylu kitlelerde büyüme hızı düzenli olarak ölçülür. Hızlı büyüyen kitlelerde örnekleme yeniden gündeme gelir. Böylece izlem süreci güvenli biçimde yürütülür. Kitlenin görünümünde değişiklik olmadığı sürece girişimden kaçınılır. Gereksiz ameliyattan uzak durmayı ilke olarak benimsiyorum.
Kanser Hangi Etkenlerle İlişkilendirilir?
Kanser, etkenlerle tek tek değil, birbirini destekleyen bir grup risk unsuruyla ilişkilendirilir. Bu unsurların bir bölümü kişinin elinde değildir. Yaş, cinsiyet ve kalıtsal yapı bu gruba girer. Diğer bölümü ise günlük yaşam alışkanlıklarıyla ilgilidir. Sigara, beslenme düzeni ve hareketsizlik bu gruptan sayılır. Risk unsuru taşımak hastalığın kesin olarak ortaya çıkacağı anlamına gelmez. Aynı biçimde hiçbir unsur taşımayan kişilerde de hastalık görülebilir. Bu nedenle risk kavramını olasılık üzerinden açıklıyorum.
Risk unsurlarının bilinmesi iki açıdan değerlidir. Birincisi, değiştirilebilen alışkanlıkların düzenlenmesini sağlar. İkincisi, yüksek riskli kişilerde tarama takviminin öne alınmasına imkân tanır. Ailesinde birden çok kanser öyküsü bulunan kişilerde değerlendirme ayrıntılı yapılır. Gerekli görülenlerde genetik danışma planlanır. Danışma sonucunda izlem programı kişiye özel biçimde kurulur. Aşağıdaki iki alt başlıkta etkenleri iki gruba ayırarak ele alıyorum. Bu ayrım, hangi alanda adım atılabileceğini de gösterir. Elinde olmayan unsurlar için kaygılanmanın yarar getirmediğini anlatıyorum. Buna karşılık değiştirilebilen alanda atılan her adım kazanç sağlar. Bu bakış, kişiyi çaresizlik duygusundan uzaklaştırır. Değişimin küçük adımlarla başlaması sürekliliği kolaylaştırır. Bir alışkanlığın yerleşmesi için zaman tanınması gerekir.
Değiştirilemeyen Etkenler Nelerdir?
Değiştirilemeyen etkenler, kişinin seçimiyle ilgisi bulunmayan unsurları kapsar. Bunların başında yaş gelir. Hücrelerde biriken hasar miktarı ilerleyen yaşla birlikte artar. Bu nedenle çoğu kanser türü orta yaştan sonra daha sık görülür. İkinci sırada cinsiyet yer alır. Bazı organların yalnız bir cinsiyette bulunması tabloyu doğrudan belirler. Üçüncü unsur aileden gelen genetik yapıdır. Bazı ailelerde kuşaklar boyu aynı organlarda hastalık görülür.
Bu ailelerde gen değişikliği araştırması yol gösterici olur. Dördüncü unsur kişinin daha önce geçirdiği hastalıklardır. Uzun süren iltihabi tablolar doku yapısını değiştirebilir. Beşinci unsur hormonal geçmiştir. Adet döneminin erken başlaması ya da geç sonlanması bazı organları etkiler. Bu unsurların hiçbiri tek başına hastalık nedeni sayılmaz. Hepsi birlikte değerlendirildiğinde kişisel risk düzeyi ortaya çıkar. Risk düzeyi yüksek bulunan kişilerde izlem sıklığını artırıyorum. İzlem planı yazılı olarak verilir ve kişiye ayrıntılı biçimde anlatılır. Planın kâğıda dökülmesi, kontrollerin unutulmasını engeller. Yakınlarının da bu plandan haberdar olmasını istiyorum. Aile içinde paylaşılan bir takvim, kontrollerin aksamamasını sağlar. Hatırlatma kurulan basit bir düzenle bile kolaylaşır.
Yaşam Biçimiyle İlgili Etkenler Nelerdir?
Yaşam biçimiyle ilgili etkenler, günlük alışkanlıklar üzerinden değiştirilebilen unsurları kapsar. Tütün kullanımı bu grubun en belirgin başlığıdır. Tütün dumanındaki maddeler hücre genetiğinde doğrudan hasar bırakır. Alkol tüketimi de birçok organda risk artışıyla ilişkilendirilir. Aşırı kilo, vücuttaki hormon dengesini değiştirir. Hareketsiz yaşam bu dengeyi daha da bozar. İşlenmiş ürünlerin çok tüketilmesi sindirim sistemini olumsuz etkiler. Sebze ve lifli ürünlerin yetersiz alınması aynı riski büyütür.
Güneş ışığına korunmasız biçimde uzun süre maruz kalmak deriyi yıpratır. Bazı virüs enfeksiyonları da belirli organlarda riski yükseltir. Aşıyla önlenebilen enfeksiyonlarda korunma yolu açık biçimde bilinir. Uyku düzeninin bozulması bağışıklık işlevini zayıflatır. Bu alışkanlıkların değiştirilmesi riski azaltır, ancak sıfırlamaz. Hastalarıma gerçekçi bir çerçeve sunmayı önemli buluyorum. Küçük ama sürekli değişiklikler, kısa süreli katı programlardan daha çok işe yarar. Bu nedenle uygulanabilir hedefler belirlemeyi öneriyorum. Haftada birkaç gün yapılan kısa yürüyüş bile dolaşımı destekler. Tabaktaki sebze payının artırılması ise sindirim düzenini iyileştirir. Bu küçük adımlar zamanla kalıcı alışkanlığa dönüşür. Uyku düzeninin korunması da aynı çerçevede değerlendirilir. Düzenli uyku, gün içindeki beslenme seçimlerini de olumlu etkiler.
Kanser Vücutta Nasıl Yayılır?
Kanser, vücutta üç ana yolla yayılır. Birinci yol komşuluk yoludur ve tümörün çevre dokuya doğrudan ilerlemesiyle gerçekleşir. İkinci yol lenf sistemidir. Lenf kanalları dokular arasındaki sıvıyı toplar ve bölgesel bezlere taşır. Tümörden kopan hücreler bu kanallara girebilir. Bezlerde tutunan hücreler orada çoğalmaya başlar. Üçüncü yol kan dolaşımıdır. Damar duvarını aşan hücreler dolaşımla uzak organlara ulaşır.
Uzak organda yerleşen ve çoğalan odaklara metastaz adı verilir. Metastaz bölgeleri hastalığın türüne göre değişir. Akciğer, karaciğer, kemik ve beyin en sık karşılaşılan bölgelerdir. Metastaz saptanması hastalığın adını değiştirmez. Meme dokusundan başlayıp kemiğe ulaşan hastalık yine meme kökenli olarak adlandırılır. Bu ayrım tedavi seçimini belirlediği için önemlidir. Yayılımın araştırılması tanı aşamasının ayrılmaz parçasıdır. Araştırma sonucuna göre tedavi sırası kurulur. Bazı hastalarda önce ilaç tedavisi, bazılarında önce cerrahi planlanır. Yayılımın bulunması her zaman cerrahinin dışlandığı anlamına gelmez. Sınırlı sayıda odağı bulunan hastalarda girişim yine gündeme gelebilir. Kararı ortak toplantıda tartışarak veriyorum. Bu toplantının nasıl yürütüldüğünü kanser tedavisinde tümör konseyi sayfasında ayrıntılı anlattım. Tedavi sırasında hastalığın davranışı değiştiğinde plan yeniden gözden geçirilir. Esnek bir plan, süreç boyunca daha güvenli ilerler.
Kanser Hangi Bulgularla Kendini Gösterir?
Kanser, bulgularla çoğu zaman geç dönemde kendini gösterir. Erken dönemde hiçbir yakınma bulunmayabilir. Bu nedenle tarama programları büyük önem taşır. Ele gelen ve giderek büyüyen bir kitle en sık karşılaşılan uyarıdır. Açıklanamayan kilo kaybı dikkat gerektirir. Uzun süren yorgunluk ve halsizlik de göz ardı edilmemelidir. Geçmeyen öksürük ve ses değişikliği değerlendirme ister. Yutma sırasında takılma hissi araştırılmalıdır.
Dışkılama düzeninde süregelen değişiklik incelenmelidir. Kanlı dışkı ya da idrarda kan hiçbir zaman beklenmemelidir. Ciltteki benlerin şekil ve renk değiştirmesi önemsenmelidir. İyileşmeyen yaralar da aynı dikkati gerektirir. Bu bulguların çoğu iyi huylu nedenlerden de kaynaklanır. Bulgunun kendisi değil, sürekliliği ve artışı yönlendirici olur. Organa özgü bulguları ilgili sayfalarda ayrı ayrı topladım. Örneğin memeyle ilgili uyarıları meme kanseri konu başlığı altında bir araya getirdim. Yakınmanız sürüyorsa değerlendirmeyi geciktirmemenizi öneriyorum. Erken başvuran hastada tetkik süreci daha kısa sürede tamamlanır. Geciken başvurularda ise hem tanı hem tedavi zorlaşır. Beklemenin kaygıyı büyüttüğünü de yıllar içinde gözlemledim. Randevu alırken yakınmanızı açık biçimde belirtmeniz sıralamayı kolaylaştırır. Acil değerlendirme gereken tablolar böylece öne alınır.
Kanser Tanısı Hangi Adımlardan Geçer?
Kanser tanısı, birbirini tamamlayan adımlardan geçer. İlk adım ayrıntılı öykü alınması ve muayenedir. Yakınmanın ne zaman başladığı ve nasıl değiştiği sorgulanır. Aile öyküsü ve kullanılan ilaçlar kaydedilir. İkinci adımda kan tetkikleri istenir. Bu tetkikler genel durumu gösterir, ancak tek başına tanı koymaz. Üçüncü adımda görüntüleme yöntemleri kullanılır. Dördüncü adımda şüpheli bölgeden doku örneği alınır.
Örneğin incelenmesi tanıyı kesinleştirir. Beşinci adımda hastalığın yaygınlığı araştırılır. Altıncı adımda tüm veriler ortak toplantıda değerlendirilir. Bu toplantıda tedavi sırası belirlenir ve yazılı hale getirilir. Cerrahi gereken hastalarda planın nasıl kurulduğunu kanser cerrahisinin nasıl planlandığı sayfasında ayrıntılı anlattım. Tanı sürecinin hızlı işlemesi kaygıyı azaltır. Bu nedenle randevuların art arda planlanmasına özen gösteriyorum. Sürecin her adımını hastamla paylaşmayı da görev sayıyorum. Hangi tetkikin neden istendiğini önceden açıklıyorum. Sonuçların ne zaman çıkacağını da baştan söylüyorum. Belirsizliğin azalması, bekleme dönemini belirgin biçimde kolaylaştırır. Sonuçları telefonla değil, yüz yüze paylaşmayı tercih ediyorum. Soruların aynı görüşmede yanıtlanması süreci hızlandırır.
Görüntüleme Yöntemleri Ne Gösterir?
Görüntüleme yöntemleri, kitlenin yerini, boyutunu ve çevre dokuyla ilişkisini gösterir. Ultrason ışın içermeyen bir yöntem olarak sık kullanılır. Yumuşak dokudaki kistleri ve katı kitleleri birbirinden ayırır. Tomografi karın ve göğüs bölgesini ayrıntılı biçimde değerlendirir. Manyetik rezonans yöntemi yumuşak doku ayrıntısını daha net ortaya koyar. Kemik yapısındaki değişiklikler ayrı incelemelerle araştırılır. Bazı hastalarda vücudun bütününü tarayan yöntemler tercih edilir. Bu yöntemler hastalığın uzak odaklarını araştırmak için kullanılır.
Görüntüleme bulguları şüphe düzeyini belirler. Şüphe düzeyi yüksek olan kitlelerde örnekleme gecikmeden planlanır. Düşük şüpheli kitlelerde belirli aralıklarla izlem yeterli olabilir. Görüntüleme tek başına kesin tanı koymaz. Benzer görünen iki kitle farklı hücre yapısı taşıyabilir. Bu nedenle görüntülemeyi bir yol haritası olarak değerlendiriyorum. Harita yönü gösterir, varış noktasını ise doku incelemesi belirler. Görüntülemelerin eski kayıtlarla karşılaştırılması da ayrı bir değer taşır. Yıllar içinde değişmeyen bir kitle güven verici kabul edilir. Bu yüzden önceki filmlerinizi yanınızda getirmenizi istiyorum. Eski kayıtların bulunmaması bazen gereksiz tetkik tekrarına yol açar. Arşivinizi düzenli tutmanız zaman kazandırır.
Patoloji İncelemesi Neden Belirleyicidir?
Patoloji incelemesi, hastalığın hücre düzeyindeki kimliğini ortaya koyduğu için belirleyicidir. Alınan doku örneği önce özel sıvılarda hazırlanır. Sonrasında ince kesitler halinde mikroskop camına aktarılır. Boyama işlemi hücre ayrıntılarını görünür kılar. Patoloji hekimi hücrenin şeklini ve çekirdek yapısını değerlendirir. Bölünme hızını gösteren belirteçler ayrıca incelenir. Hücre yüzeyindeki alıcıların varlığı özel boyamalarla araştırılır. Bu bilgiler tedavi seçimini doğrudan yönlendirir.
Rapor, hastalığın türünü ve davranışını özetler. Ameliyat yapılan hastalarda çıkarılan dokunun kenarları da değerlendirilir. Lenf bezlerinin durumu yine aynı raporda bildirilir. Raporun eksiksiz olması tedavi planının güvenilirliğini artırır. Karmaşık tablolarda ikinci bir patoloji görüşü istenebilir. Bu istek tanıyı sağlamlaştırmak amacıyla yapılır. Başka bir hekimin görüşüne hangi durumlarda başvurulduğunu kanser tedavisinde ikinci görüş sayfasında ayrıntılı anlattım. Raporu hastamla birlikte okumayı alışkanlık haline getirdim. Terimlerin karşılığını öğrenen hasta sürece daha kolay uyum sağlar. Rapordaki her satırın tedavi planında bir karşılığı bulunur. Anlaşılmayan bölümleri not almanızı ve sormanızı öneriyorum. Yazılı sorular görüşmenin verimini belirgin biçimde artırır. Yanınızda bir yakınınızın bulunması da bilgilerin akılda kalmasını sağlar. İki kişinin dinlediği bilgi daha az eksikle hatırlanır.
Kanserden Korunmak İçin Neler Yapılabilir?
Kanserden korunmak için atılabilecek adımlar iki başlıkta toplanır. Birinci başlık yaşam düzeninin gözden geçirilmesidir. Tütün ürünlerinin bırakılması en belirleyici adım olarak kabul edilir. Alkol tüketiminin sınırlanması da riski azaltır. Sebze, meyve ve lifli ürünlerin düzenli tüketilmesi önerilir. Haftada birkaç gün yapılan yürüyüş vücut dengesini destekler. Kilonun uygun aralıkta tutulması hormon düzenini korur. Güneşten korunma alışkanlığı deriyi yıpranmadan uzak tutar.
İkinci başlık düzenli tarama ve erken değerlendirmedir. Tarama programları hastalığı yakınma başlamadan önce yakalamayı amaçlar. Meme, kalın bağırsak ve rahim ağzı için tarama yolları belirlenmiştir. Ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerde tarama daha erken başlatılır. Aşıyla önlenebilen enfeksiyonlarda koruma yolu açıkça bilinir. Boyun bölgesindeki şişlik ya da ses değişikliğinde değerlendirme geciktirilmemelidir. Bu bölgeyle ilgili ayrıntıları tiroid kanseri sayfaları altında topladım. Korunmanın hastalığı bütünüyle engellemediğini de açıkça söylüyorum. Amaç riski azaltmak ve tanıyı erken döneme çekmektir. Erken dönemde yakalanan hastalıkta tedavi seçenekleri daha geniş kalır. Korunma ve tarama alışkanlığını bu nedenle her görüşmede hatırlatıyorum. Bir kez oluşturulan düzenin uzun yıllar sürdürülmesi gerekir. Tarama aralıklarının kişiye göre değiştiğini de ayrıca belirtiyorum. Kendi takviminizi kontrol muayenesinde birlikte oluşturuyoruz.
Tıbbi inceleme: Prof. Dr. Hakan Mersin · Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular
Kanser bulaşıcı bir hastalık mıdır?
Her tümör kanser anlamına gelir mi?
Kanser kalıtsal olarak geçer mi?
Kanser her zaman ağrı yapar mı?
Biyopsi yapılması hastalığı yayar mı?
Şeker tüketmek tümörü besler mi?
Hiçbir yakınma yokken kanser bulunabilir mi?
Stres kanser nedeni sayılır mı?
Kanser hangi yaşlarda daha sık ortaya çıkar?
Kan tahlilinden kanser anlaşılır mı?
Sigarayı bırakmak riski gerçekten azaltır mı?
Kanser tanısı konduktan sonra ne kadar sürede tedaviye başlanır?
Ailemde kanser varsa genetik test yaptırmalı mıyım?
Bitkisel ürünler tedavinin yerini tutar mı?
Kanser tedavisi sırasında çalışmaya devam edebilir miyim?
Tedavi bittikten sonra hastalık geri döner mi?
Kaynakça
Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.