Diğer Onkolojik Hastalıklar
Diğer onkolojik cerrahiler kapsamında mide, kalın bağırsak, yumuşak doku ve deri tümörlerinin cerrahi başlıklarını derledim.
Diğer onkolojik cerrahiler, meme ve endokrin bez tümörleri dışında kalan kanser ameliyatlarını bir araya getiren başlık olarak kullanılır. Bu başlık altında sindirim sistemi, yumuşak doku ve deri kaynaklı tümörler yer alır. Her grubun tanı yolu ve ameliyat kapsamı birbirinden ayrılır. Bu sayfada alt konuları kısaca tanıtıyorum ve ayrıntıyı kendi sayfalarına bırakıyorum. Böylece aradığınız konuya doğrudan ulaşabilirsiniz.
Diğer Onkolojik Cerrahiler Hangi Başlıkları Kapsar?
Diğer onkolojik cerrahiler, günlük uygulamamda birbirinden farklı organ gruplarını kapsar. Birinci grup sindirim sistemi tümörlerinden oluşur. Bu grupta mide, kalın bağırsak ve makat bölgesi yer alır. İkinci grup yumuşak dokudan köken alan tümörleri içerir. Bu tümörler kol, bacak ve gövde yerleşimiyle karşımıza çıkar. Üçüncü grup deri kaynaklı kötü huylu tümörleri kapsar. Dördüncü grupta karaciğere ulaşmış sınırlı hastalıklar bulunur. Beşinci grupta karın zarı tutulumu görülen tablolar değerlendirilir.
Bu grupların ortak noktası organ değil, hastalığın kendisidir. Her birinde tanı doku örneğinin incelenmesiyle konulur. Yaygınlık araştırması ameliyattan önce tamamlanır. Tedavi sırası ortak toplantıda belirlenir. Ameliyatın kapsamı tümörün yerine ve boyutuna göre çizilir. Alt başlıkların her biri kendi sayfasında ayrıntılı biçimde anlatılır. Aşağıda bu başlıkları sırayla tanıtıyorum. Böylece hangi sayfaya gitmeniz gerektiğini kolayca görebilirsiniz. Her başlığın altında tanı, tedavi ve izlem ayrı ayrı ele alınır. Bu sayfa yalnız yol gösterici bir harita işlevi görür.
Sindirim Sistemi Tümörleri Neden Birlikte Ele Alınır?
Sindirim sistemi tümörleri, ortak tanı yöntemleri ve benzer cerrahi ilkeler taşıdığı için birlikte ele alınır. Bu tümörlerin çoğunda tanı endoskopik inceleme sırasında konulur. İnceleme sırasında şüpheli bölgeden doku örneği alınır. Örneğin patoloji incelemesi hastalığın türünü gösterir. Yaygınlık araştırması tomografi ve gerektiğinde ileri yöntemlerle yapılır. Cerrahi planda bağırsak devamlılığının korunması öne çıkar. Lenf bezlerinin değerlendirilmesi de aynı ameliyatın parçasıdır. Ameliyat sonrası beslenme düzeni özel bir dikkat ister.
Bu tümörlerde tarama programlarının değeri büyüktür. Erken dönemde yakalanan hastalıkta cerrahi girişim daha sınırlı kalır. Yakınmalar çoğu zaman geç dönemde başlar. Bu nedenle risk taşıyan kişilerde düzenli inceleme önerilir. Ailede sindirim sistemi kanseri öyküsü bulunması takibi öne alır. Uzun süren sindirim yakınmalarının değerlendirilmesini istiyorum. Aşağıdaki iki alt başlıkta mide ve kalın bağırsak gruplarını ayrı ayrı tanıtıyorum. İki grup benzer ilkeleri paylaşsa da ameliyat kapsamı birbirinden ayrılır. Ayrımın nereden doğduğunu kısaca açıklıyorum.
Mide Tümörlerinde Cerrahi Nasıl Planlanır?
Mide tümörlerinde cerrahi, tümörün midedeki yerine göre planlanır. Üst bölümde yerleşen tümörlerde çıkarımın kapsamı genişler. Alt bölümdeki tümörlerde midenin bir kısmı korunabilir. Çevredeki lenf bezlerinin değerlendirilmesi planın ayrılmaz parçasıdır. Ameliyat öncesinde ilaç tedavisi verilen hastalar bulunur. Bu tedavi tümörü küçültmeyi ve cerrahiyi kolaylaştırmayı amaçlar. Karar ortak toplantıda tartışılarak verilir. Beslenme durumu ameliyat öncesinde ayrıntılı biçimde değerlendirilir.
Zayıf düşmüş hastalarda destek programı uygulanır. Ameliyat sonrasında beslenme düzeni kademeli biçimde yeniden kurulur. Öğünlerin küçültülmesi ve sıklaştırılması önerilir. Vitamin ve mineral düzeyleri belirli aralıklarla ölçülür. Bu başlığın ayrıntısını mide kanseri sayfası altında topladım. Orada tanı basamakları ve tedavi seçenekleri ayrıntılı biçimde anlatılır. Bu sayfada yalnız genel çerçeveyi çiziyorum. Mide tümörlerinde izlem döneminde endoskopik kontroller de programa eklenir. Beslenme desteği bu grupta uzun süre sürdürülür.
Kalın Bağırsak ve Makat Tümörlerinde Yaklaşım Nasıldır?
Kalın bağırsak ve makat tümörlerinde yaklaşım, tümörün yerleşimine göre biçimlenir. Tanı çoğunlukla kolonoskopi sırasında alınan örnekle konulur. Aynı inceleme tarama amacıyla da kullanılır. Erken dönemde yakalanan hastalıkta girişim daha sınırlı kalır. Ameliyatta hastalıklı bağırsak bölümü çevresindeki lenf dokusuyla birlikte çıkarılır. Bağırsağın iki ucunun yeniden birleştirilmesi hedeflenir. Bazı hastalarda geçici bir dışarı ağız oluşturulur. Bu düzenleme çoğu zaman kalıcı olmaz.
Makat bölgesine yakın tümörlerde ameliyat öncesi ışın tedavisi gündeme gelebilir. Karaciğere yayılım araştırması planlamadan önce tamamlanır. Ameliyat sonrasında bağırsak alışkanlığının yerine oturması zaman ister. Beslenme önerileri bu dönemde kişiye göre düzenlenir. Bu başlığın ayrıntısını kolon ve rektum kanseri sayfasında açıkladım. Dışkılama düzenindeki süregelen değişikliklerin değerlendirilmesini öneriyorum. Dışkıda kan görülmesi hiçbir yaşta beklenecek bir bulgu değildir. Kansızlık saptanan kişilerde de bağırsak incelemesi gündeme gelir.
Yumuşak Doku Tümörleri Neden Ayrı Bir Başlık Oluşturur?
Yumuşak doku tümörleri, kas, yağ, damar ve sinir dokusundan köken aldığı için ayrı bir başlık oluşturur. Bu tümörler vücudun her bölgesinde görülebilir. En sık kol, bacak ve gövde yerleşimiyle karşımıza çıkar. Uzun süre ağrı vermeden büyümeleri tanıyı geciktirir. Ele gelen ve giderek büyüyen her kitlenin değerlendirilmesi gerekir. Görüntülemede manyetik rezonans yöntemi ayrıntıyı en net biçimde gösterir. Tanı için kalın iğneyle örnek alınması tercih edilir. Örneğin alınacağı yol ameliyat planına göre seçilir.
Ameliyatta tümörün çevresinde sağlam doku payı bırakılır. Payın genişliği bu tümör grubunda daha fazla tutulur. Bazı hastalarda ışın tedavisi cerrahiye eklenir. Organ ve uzuv işlevinin korunması plan içinde gözetilir. Tedavi sonrasında düzenli görüntülemeyle izlem sürdürülür. Bu grubun ayrıntısını yumuşak doku tümörleri ve sarkomlar sayfasında anlattım. Büyüyen bir kitleyi beklemeden değerlendirmenizi istiyorum. Bu tümörlerde tanının gecikmesi ameliyat kapsamını genişletir. Erken başvuru, işlevin korunma ihtimalini artırır.
Karaciğer ve Karın Zarı Tutulumunda Ne Yapılır?
Karaciğer ve karın zarı tutulumunda yapılacaklar, tutulumun yaygınlığına göre belirlenir. Sindirim sistemi tümörleri en sık karaciğere ulaşır. Sınırlı sayıda odağı bulunan hastalarda cerrahi girişim gündeme gelebilir. Karar öncesinde ayrıntılı görüntüleme yapılır. Karaciğerin geriye kalan bölümünün yeterliliği değerlendirilir. İlaç tedavisiyle küçültülen odaklarda cerrahi seçenek yeniden ele alınır. Karın zarı tutulumunda ise yaklaşım farklıdır. Bu tabloda yaygınlık derecesi ayrıntılı biçimde ölçülür.
Seçilmiş hastalarda karın içine uygulanan özel tedaviler düşünülebilir. Bu kararlar yalnız ortak toplantıda verilir. Her hastada girişim uygun bulunmaz. Yaygın tutulumda amaç yakınmaların azaltılmasına kayar. Beslenmenin sürdürülmesi ve ağrının denetlenmesi öne çıkar. Bu ayrımı hastama ve yakınına açıkça anlatıyorum. Beklentinin doğru kurulması sürecin daha sakin geçmesini sağlar. Bu grupta kararın ayrıntılı bir görüşmeyle paylaşılmasını zorunlu görüyorum. Yakınların da aynı görüşmede bulunmasını öneriyorum.
Deri Tümörlerinde Cerrahi Yaklaşım Nasıldır?
Deri tümörlerinde cerrahi yaklaşım, tümörün türüne ve derinliğine göre belirlenir. Yüzeyde kalan tümörlerde sınırlı bir çıkarım yeterli olur. Derine ilerleyen tümörlerde çevrede daha geniş bir pay bırakılır. Alınan dokunun kenarları patoloji bölümünde ayrıntılı incelenir. Kenarda hücre görülmesi ek girişim gerektirir. Bazı tümörlerde bölgesel lenf bezleri de değerlendirilir. Değerlendirme için işaretleyici madde kullanılan yöntemler uygulanır. Bu yöntem gereksiz geniş girişimin önüne geçer.
Kapatma işlemi bölgenin genişliğine göre planlanır. Küçük alanlar doğrudan dikilerek kapatılır. Geniş alanlarda komşu dokudan kaydırma yöntemleri kullanılır. Yüz bölgesinde görünümün korunması ayrı bir dikkat ister. Tedavi sonrasında derinin bütünüyle gözden geçirilmesi önerilir. Değişen renk ve şekil gösteren lekelerin değerlendirilmesini istiyorum. İyileşmeyen yaraların da incelenmesi gerekir. Güneşten korunma alışkanlığı bu grupta ayrı bir değer taşır. Koruyucu önlemleri her kontrolde hatırlatıyorum.
Bu Ameliyatlarda Ortak İlkeler Nelerdir?
Ameliyatlarda ortak ilkeler, hangi organ söz konusu olursa olsun değişmez. Birinci ilke tanının ameliyattan önce kesinleşmesidir. İkinci ilke yaygınlık araştırmasının tamamlanmasıdır. Üçüncü ilke tümörün çevresinde sağlam doku payı bırakılmasıdır. Dördüncü ilke bölgesel lenf dokusunun değerlendirilmesidir. Beşinci ilke çıkarılan dokunun bütünlüğünün korunmasıdır. Altıncı ilke ameliyat kararının ortak toplantıda verilmesidir. Yedinci ilke hastanın genel durumunun hesaba katılmasıdır.
Sekizinci ilke tedavi sırasının doğru kurulmasıdır. Bazı hastalarda ilaç tedavisi cerrahiden önce uygulanır. Dokuzuncu ilke korunabilecek her dokunun korunmasıdır. Onuncu ilke ise yazılı bir izlem planının verilmesidir. Bu ilkelerin tamamı her hastada gözetilir. İlkelerden ödün verilmesini hiçbir koşulda kabul etmiyorum. Hastalarıma bu çerçeveyi ameliyat öncesi görüşmede anlatıyorum. İlkelerin bilinmesi, önerilen girişimin kapsamını anlamayı kolaylaştırır. Kapsamı anlayan kişi karara daha rahat katılır.
Ameliyat Öncesinde Hangi Değerlendirmeler Yapılır?
Ameliyat öncesinde yapılan değerlendirmeler, girişimin güvenli biçimde tamamlanmasını hedefler. Kalp ve akciğer işlevleri ayrıntılı olarak incelenir. Kan değerleri ve pıhtılaşma durumu gözden geçirilir. Şeker hastalığı bulunanlarda kan şekeri düzeni sağlanır. Kan sulandırıcı kullanan kişilerde ilaç düzenlemesi yapılır. Sigara kullananlara bırakma önerisi baştan verilir. Beslenme durumu zayıf olan hastalarda destek programı uygulanır. Diş ve diş eti sorunlarının çözülmesi istenir.
Sindirim sistemi ameliyatlarında bağırsak hazırlığı ayrıca planlanır. Hastaya girişimin kapsamı ve sonrasındaki süreç anlatılır. Soruların yanıtlanması kaygıyı belirgin biçimde azaltır. Yakınının sürece katılması hastaya güven verir. Nefes egzersizleri ameliyattan önce öğretilir. Hafif yürüyüş alışkanlığının sürdürülmesi önerilir. Hazırlığın eksiksiz tamamlanması iyileşme dönemini kolaylaştırır. Hazırlık listesini yazılı olarak veriyorum. Listenin adım adım uygulanması ameliyat gününü sorunsuz kılar.
Ameliyat Sonrasında İzlem Nasıl Kurulur?
Ameliyat sonrasında izlem, belirli aralıklarla yapılan muayene ve tetkiklerle kurulur. İlk yıllarda kontroller daha sık planlanır. Sonraki dönemde aralıklar kademeli biçimde açılır. Muayenede ameliyat bölgesi ve lenf bezi alanları değerlendirilir. Kan tetkikleri ve görüntülemeler gerektiğinde istenir. Sindirim sistemi ameliyatlarında endoskopik kontroller de programa eklenir. Beslenme ve kilo değişimi her görüşmede sorgulanır. Yeni bir yakınma çıktığında randevu beklenmez.
İzlem yalnız hastalığın tekrarını araştırmak için yapılmaz. Tedaviye bağlı yan etkilerin değerlendirilmesi de aynı görüşmede ele alınır. Vitamin ve mineral eksiklikleri belirli aralıklarla ölçülür. Hareket ve beslenme önerileri her kontrolde yenilenir. Ruhsal zorlanma yaşayan kişilere destek alınması önerilir. İzlem takvimi yazılı olarak verilir. Takvimin elde bulunması kontrollerin unutulmasını engeller. Kontrol sonuçlarını aynı dosyada saklamanızı öneriyorum. Tarih sırasına dizilen kayıtlar değişimi hızla gösterir.
Hangi Yakınmalarda Değerlendirme Gerekir?
Yakınmalarda değerlendirme gerektiren durumlar, sürekliliği ve artışı olan bulgularla tanımlanır. Ele gelen ve giderek büyüyen her kitle incelenmelidir. Açıklanamayan kilo kaybı dikkat gerektirir. Uzun süren yorgunluk göz ardı edilmemelidir. Dışkılama düzenindeki süregelen değişiklik araştırılmalıdır. Dışkıda ya da kusmada kan görülmesi beklemeye gelmez. Yutma sırasında takılma hissi değerlendirilmelidir. Karın ağrısının süreklilik kazanması incelemeyi gerektirir.
Ciltteki benlerin şekil ve renk değiştirmesi önemsenmelidir. İyileşmeyen yaralar aynı dikkati ister. Kolda ya da bacakta büyüyen sert kitleler araştırılmalıdır. Kansızlık saptanan kişilerde nedenin bulunması gerekir. Bu bulguların çoğu iyi huylu nedenlerden kaynaklanır. Yine de ayrımın yapılması gecikmemelidir. Erken başvuran kişide süreç daha kısa sürede tamamlanır. Yakınmanız sürüyorsa değerlendirmeyi ertelememenizi öneriyorum. Randevu alırken yakınmanızı açık biçimde belirtmeniz sıralamayı kolaylaştırır. Acil değerlendirme gereken tablolar böylece öne alınır.
Tıbbi inceleme: Prof. Dr. Hakan Mersin · Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular