Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Hastalık

Periduktal Mastit

Periduktal mastit neden tekrarlar, sigarayla bağı nedir ve meme başındaki çekilme ne anlatır? Hepsini bu sayfada topladım.

Periduktal mastit, meme başının hemen altındaki süt kanallarının çevresinde gelişen süregen bir iltihabi hastalıktır. Emzirmeyle ilgisi bulunmayan meme iltihapları arasında en sık karşılaştığım tablo olarak öne çıkar. Hastalarım çoğunlukla meme başı çevresinde tekrarlayan şişlik, ağrı ve akıntı tarif eder. Hastalığın en belirgin hazırlayıcı etkeni tütün ürünlerinin kullanımı olarak bilinir. Bu sayfada hastalığın nasıl geliştiğini, hangi bulgularla seyrettiğini ve kötü huylu hastalıklardan nasıl ayrıldığını anlatıyorum.

Periduktal Mastit Nedir ve Kimlerde Görülür?

Periduktal mastit, meme başı altındaki kanalların duvarında ve çevresinde iltihabi bir sürecin yerleşmesiyle tanımlanır. Hastalık emzirme dönemiyle ilişkili değildir ve süt üretiminden bağımsız gelişir. En sık genç ve orta yaştaki kadınlarda karşıma çıkar. Erkeklerde de seyrek olarak görülür. Tütün ürünü kullanan kişilerde sıklığı belirgin biçimde yükselir. Hastalığın başlangıcı çoğu zaman sessiz olur. Kişiler ilk olarak meme başı çevresinde küçük bir şişlik fark eder.

Bu şişlik kısa sürede ağrılı hale gelir ve deriyi kızartır. Bazı kişilerde ilk bulgu yalnızca meme başından gelen koyu renkli bir akıntıdır. Şikâyetler bir süre sonra kendiliğinden geriler ve kişi hastalığı geçmiş sayar. Ancak aynı tablo haftalar ya da aylar sonra yeniden başlar. Bu yineleme özelliği hastalığın en ayırt edici yanı olarak öne çıkar. Emzirme dışı dönemde ortaya çıkan iltihaplarda bu tanıyı öncelikle düşünüyorum. Meme iltihaplarının bütününü meme iltihaplarının genel değerlendirmesi sayfasında ele aldım. Hastalığın tanınması, gereksiz girişimlerin önüne geçer. Erken tanınan tablolarda izlenecek yol da belirgin biçimde kısalır. Bu nedenle yineleyen şikâyetleri baştan ayrıntılı değerlendiriyorum. İlk görüşmede tütün kullanımını mutlaka sorguluyorum. Bu tek soru, tanının yönünü çoğu zaman belirler. Öyküde geçmiş atakların sayısını ve aralığını da not ediyorum. Bu kayıt, hastalığın hangi aşamada olduğunu görmemi sağlar.

Meme Başı Çevresindeki Kanallarda Neler Değişir?

Meme başı çevresindeki kanallarda ilk değişiklik, kanal çapının genişlemesiyle başlar. Genişleyen kanalların içinde koyu kıvamlı bir salgı birikir. Biriken salgı kanal duvarına sürekli bir basınç uygular. Duvarın iç yüzeyini kaplayan hücre tabakası zamanla incelir. İncelen duvardan sızan salgı çevre dokuya geçer. Çevre dokuya ulaşan salgı güçlü bir iltihabi yanıt başlatır. Bu yanıt, mikroorganizma bulunmadan da ortaya çıkabilir.

İltihabi hücreler bölgeye toplandıkça doku sertleşir ve ağrılı hale gelir. Sertleşen dokunun içinde küçük boşluklar oluşur. Bu boşluklarda bakterilerin üremesi kolaylaşır. Bakteri eklenmesiyle tablo apseye dönüşür. İltihabın yinelemesi kanal çevresinde kalıcı bir yara dokusu bırakır. Yara dokusunun kasılması meme başını içe doğru çeker. Kanalın deriye doğru açtığı bir yol oluştuğunda akıntı dışarıya boşalır. Bu değişikliklerin tümü meme başına yakın bölgede toplanır. Memenin dış bölümleri çoğu zaman etkilenmeden kalır. Bu yerleşim özelliği tanıda bana yol gösterir. Kanal genişlemesinin tek başına hastalık anlamına gelmediğini de belirtmek gerekir. Şikâyet oluşturmayan genişlemelerde izlem yeterli olur. Bu ayrımı görüntüleme bulgularıyla birlikte yapıyorum. Gereksiz tedavi başlamaktan böylece kaçınıyorum. İzlem aralığını kişinin yaşına göre belirliyorum.

Sigara Bu Hastalıkla Nasıl İlişkilidir?

Sigara, bu hastalığın gelişiminde en güçlü hazırlayıcı etken olarak kabul edilir. Tütün dumanındaki maddeler kan dolaşımıyla meme dokusuna ulaşır. Bu maddeler kanal duvarındaki hücrelerde doğrudan hasar oluşturur. Hasar gören duvar, salgıyı içeride tutma özelliğini yitirir. Ayrıca küçük damarların daralması dokunun beslenmesini bozar. Beslenmesi bozulan doku iltihaba karşı direncini kaybeder. Sigara kullanımı bu iki etkiyi bir arada oluşturur.

Tütün kullanan kişilerde hastalığın daha genç yaşta başladığını görüyorum. Aynı kişilerde yineleme sıklığı da belirgin biçimde yükselir. Tedaviye verilen yanıt ise daha yavaş gerçekleşir. Sigarayı bırakan kişilerde şikâyetlerin seyrekleştiğini gözlüyorum. Bırakma sonrasında doku onarımının zaman aldığını da belirtmek gerekir. Bu nedenle düzelme ilk haftalarda değil, aylar içinde belirginleşir. Pasif olarak duman soluyan kişilerde de benzer etkiler bildirilir. Bu yüzden ev içindeki kullanımın da sorgulanması gerekir. Sigaranın bırakılmasını tedavinin ayrılmaz bir parçası olarak anlatıyorum. Destek programlarına yönlendirme yapmayı da ihmal etmiyorum. Bırakma kararının zorluğunu kişilerle açıkça konuşuyorum. Küçük adımlarla ilerleyen bir plan çoğu zaman daha kalıcı olur. Bırakma sürecinde şikâyetlerin hemen kesilmeyeceğini önceden anlatıyorum. Beklentinin gerçekçi olması, kararın sürdürülmesini kolaylaştırır.

Hangi Şikâyetlerle Karşıma Geliyor?

Şikâyetlerle karşıma gelen kişilerin çoğu meme başı çevresinde ağrılı bir şişlik tarif eder. Şişlik genellikle meme başının hemen yanında yerleşir. Deri bu bölgede kızarır ve dokunmakla ısınır. Ağrı zonklayıcı bir nitelik taşır ve geceleri artar. Bazı kişilerde şişlik kendiliğinden yumuşar ve akıntı ortaya çıkar. Akıntı sonrasında ağrı hızla geriler. Bu rahatlama kişide hastalığın bittiği izlenimini oluşturur.

Oysa aynı bölgede haftalar sonra yeni bir şişlik gelişir. Yineleyen bu döngü kişiyi yıpratır ve kaygıyı artırır. Bir bölüm kişide ilk bulgu yalnızca meme başındaki bir çekilmedir. Ateş her zaman görülmez ve çoğu kişide bulunmaz. Ateşin eşlik etmesi bakteri eklendiğini düşündürür. Koltuk altında hassas lenf bezleri ele gelebilir. Şikâyetlerin süresi kişiden kişiye belirgin biçimde değişir. Aylarca süren tablolarla da sık karşılaşıyorum. Her başvuruda şikâyetin öyküsünü baştan alıyorum. Yineleme sayısı, izleyeceğim yolu doğrudan belirler. Şikâyetlerin hangi dönemde arttığını da ayrıca soruyorum. Adet döneminde belirginleşen ağrılar farklı bir nedeni düşündürür. Bu ayrıntılar tablonun hangi gruba girdiğini gösterir. Öykünün eksiksiz alınması, sonraki basamakları belirgin biçimde kısaltır.

Meme Başı Akıntısının Özellikleri

Meme başı akıntısı bu hastalıkta koyu kıvamlı ve yapışkan bir nitelik taşır. Rengi çoğunlukla yeşilimsi, kahverengi ya da grimsi olur. Akıntı tek bir kanaldan ya da birkaç kanaldan birden gelir. Çoğu kişide kendiliğinden değil, memeye bastırmakla ortaya çıkar. İltihabın alevlendiği dönemlerde akıntı irinli bir görünüm kazanır. Kanlı akıntı bu hastalıkta beklenen bir bulgu değildir. Kanlı akıntı görüldüğünde başka tanıları da araştırıyorum.

Akıntının kokusu iltihabın yoğunluğuna göre değişir. Tek taraflı ve tek kanaldan gelen akıntılar daha dikkatli değerlendirilir. Akıntının incelenmesi hücre yapısı hakkında bilgi verir. Meme başı akıntısı pek çok farklı nedene bağlı olarak da görülebilir. Bu nedenlerin tümünü meme başı akıntısının nedenleri sayfasında topladım. Akıntı bulunan kişilerde memeyi sürekli sıkmamayı öneriyorum. Sıkma hareketi kanal duvarını daha çok tahriş eder. Tahriş olan kanalda salgı üretimi artar. Bu döngü akıntının sürmesine yol açar. Akıntının kendiliğinden azalması iyileşmenin bir göstergesi olur. Akıntının rengini kişilerden not etmelerini istiyorum. Bu kayıt, kontrol görüşmesinde değerlendirmeyi kolaylaştırır. İç çamaşırında iz bırakan akıntılar özellikle önemsenir. Bu tür akıntılarda incelemeyi daha ayrıntılı yapıyorum.

Meme Başında Görülen İçe Çekilme

Meme başında görülen içe çekilme, kanal çevresindeki yara dokusunun kasılmasıyla ortaya çıkar. Çekilme çoğunlukla yavaş gelişir ve kişinin gözünden kaçar. Bir bölüm kişide ise iltihabi atak sonrasında hızla belirginleşir. Çekilmenin yönü genellikle hastalığın bulunduğu kanalı işaret eder. Erken dönemde çekilme yalnızca bir yarıkla sınırlı kalır. İlerleyen dönemde meme başı bütünüyle içeri doğru gömülür. Bu görünüm kişilerde ciddi bir kaygı oluşturur.

İçe çekilmenin kötü huylu hastalıklarda da görülebileceğini belirtmek gerekir. Bu nedenle her yeni çekilmeyi ayrıntılı inceliyorum. İyi huylu tablolarda çekilme genellikle merkezi ve simetriktir. Kötü huylu tablolarda ise tek yönlü ve sert bir çekinti dikkat çeker. Görüntüleme bulguları bu ayrımda önemli katkı sağlar. Yerleşmiş bir çekilmenin kendiliğinden düzelmesi beklenmez. İltihap gerilediğinde çekilmenin derinliği bir miktar azalabilir. Kalıcı çekilmelerde düzeltme seçeneklerini ayrıca konuşuyorum. Bu konuşmayı iltihap tamamen söndükten sonra yapmayı tercih ediyorum. Erken dönemde alınan kararlar çoğu zaman sonradan değişir. Çekilmenin fotoğrafla kayıt altına alınması izlemde yardımcı olur. Zaman içindeki değişimi böylece daha nesnel değerlendiriyorum. Kayıtların düzenli tutulması, karar aşamasında bana yol gösterir. Kişinin kendi gözlemi çoğu zaman muayene kadar değerli olur.

Tekrarlayan Apse ve Deri Ağzı Neden Oluşur?

Tekrarlayan apse, kanal içindeki salgının çevre dokuya sızmayı sürdürmesiyle oluşur. Sızan salgı her seferinde yeni bir iltihabi odak başlatır. Bu odakta bakteri ürediğinde irin toplanması gelişir. Toplanan irin deriye en yakın noktadan dışarı yol arar. Deri incelir ve sonunda küçük bir ağızla açılır. Açılan bu ağız akıntının sürekli boşalmasını sağlar. Ağız kapansa bile alttaki kanal açık kalır.

Açık kalan kanal yeni bir alevlenmeye zemin hazırlar. Bu nedenle aynı noktadan tekrar tekrar akıntı gelir. Yineleyen ataklar çevrede kalıcı bir yara dokusu bırakır. Yara dokusu bölgeyi sertleştirir ve muayeneyi güçleştirir. Deriyle kanal arasındaki yolun sürmesi kalıcı bir sorun oluşturur. Bu yolun kendiliğinden kapanması seyrek görülür. Yalnızca ilaç tedavisiyle kapanma beklentisi çoğu zaman karşılanmaz. İltihabi ataklarda uyguladığım ilaç düzenini mastit tedavisi sayfasında ayrıntılı anlattım. Tabloyu bu aşamada tanımak, planı doğru kurmamı sağlar. Yineleme sayısını her görüşmede not ediyorum. Kayıtlı bir öykü, sonraki kararları belirgin biçimde kolaylaştırır. Deri ağzının yerini de kayıt altına alıyorum. Aynı noktadan yinelenen akıntı, altta kalıcı bir yol bulunduğunu gösterir. Bu bulgu, planın kalıcı bir çözüme doğru genişletilmesini gerektirir.

Periduktal Mastit Tanısı Nasıl Konulur?

Periduktal mastit tanısı, öykü ve dikkatli bir meme muayenesiyle başlar. Şikâyetin yineleyici olması tanıda ilk ipucunu verir. Tütün kullanımının sorgulanması aynı derecede önem taşır. Muayenede şişliğin meme başına yakınlığı değerlendirilir. Meme başındaki çekilme ve deri ağzı ayrıntılı incelenir. Akıntının rengi ve kıvamı not edilir. Koltuk altı lenf bezleri de aynı muayenede ele alınır.

Görüntüleme basamağında ultrasonografi ilk sırada yer alır. Bu inceleme genişlemiş kanalları ve sıvı toplanmasını gösterir. Kırk yaşından sonraki kişilerde mamografi incelemesi plana eklenir. Görüntülemede kuşkulu bir bulgu saptanırsa doku örneği alınır. Süregen ve tedaviye yanıtsız tablolarda örneklemeyi ben de öneriyorum. Alınan örnek iltihabın türünü ve kötü huylu bir sürecin varlığını gösterir. Akıntıdan alınan örnek de ek bilgi sağlar. Kültür incelemesi ilaç seçimini yönlendirir. Şeker hastalığı gibi eşlik eden durumları ayrıca araştırıyorum. Tanı basamaklarını kişiye gerekçesiyle birlikte anlatıyorum. Her basamağın neden gerektiğini bilmek kaygıyı azaltır. Bilgilendirilmiş kişiler incelemeleri gecikmeden tamamlar. Sonuçları birlikte okuyarak değerlendiriyorum.

Meme Kanserinden Ayrımı Nasıl Yapılır?

Meme kanserinden ayrımı, bulguların seyrine ve inceleme sonuçlarına bakılarak yapılır. İki tablo da meme başında çekilme ve deri değişikliği oluşturabilir. İltihabi hastalıkta şikâyetler ataklar halinde gelir ve arada geriler. Kötü huylu hastalıkta ise bulgular durmadan ilerler. Ağrının belirgin olması iltihabi süreci düşündürür. Ağrısız ve sert bir kitle ise dikkatimi artırır. Görüntülemede kitle sınırlarının düzensiz olması kuşku oluşturur.

Koltuk altında sert ve hareketsiz lenf bezi ele gelmesi ayrımda önem taşır. Kanlı akıntı bulunması ek inceleme gerektirir. Kuşku duyduğum her durumda doku örneği alıyorum. Patoloji incelemesi ayrımı kesin biçimde ortaya koyar. Uzun süren tablolarda granül yapılı iltihap da akla gelir. Bu tabloyu granülomatöz meme iltihabı başlığı altında ayrıntılı anlattım. İki hastalığın birbirine benzeyen yanları bulunur. Ayrımı yalnız patoloji incelemesi netleştirir. Tedaviye yanıtsız kalan her tabloyu yeniden değerlendiriyorum. Gecikmeden verilen karar, sürecin bütününü olumlu yönde etkiler. Ayrımın güç olduğu tablolarda örnek almaktan kaçınmıyorum. Alınan örnek, hem kişiyi hem beni rahatlatır. Sonucun beklenen süre içinde çıkması kaygıyı belirgin biçimde azaltır.

Hastalığın Seyri Nasıl İlerler?

Hastalığın seyri, ataklar ve sakin dönemler biçiminde ilerler. İlk atak çoğu kişide hafif geçer ve kısa sürede geriler. Sakin dönemde kişi hiçbir şikâyet duymaz. Yeni bir atak genellikle aylar içinde ortaya çıkar. Ataklar tekrarladıkça bölgedeki doku giderek sertleşir. Sertleşen dokuda iyileşme daha yavaş gerçekleşir. Tütün kullanımı sürdüğünde atak aralıkları kısalır.

Zamanla meme başında kalıcı bir çekilme yerleşir. Deriye açılan ağız kalıcı hale gelebilir. Bu aşamada şikâyetlerin kendiliğinden geçmesi beklenmez. Hastalığın kötü huylu bir sürece dönüşmesi beklenen bir gidiş değildir. Buna karşın kötü huylu hastalık aynı memede ayrıca bulunabilir. Bu nedenle izlemi düzenli aralıklarla sürdürüyorum. Hazırlayıcı etkenler ortadan kalktığında seyir belirgin biçimde hafifler. Sigarayı bırakan kişilerde atakların seyrekleştiğini gözlüyorum. Süreç uzun sürse de yönetilebilir bir hastalıktan söz ediyorum. Bu gerçeği kişilerle baştan paylaşmayı önemsiyorum. Beklentinin doğru kurulması uyumu belirgin biçimde artırır. Süreci birlikte yönettiğimizi her görüşmede yineliyorum. Uzun soluklu bir izlemin gerekli olduğunu da açıkça belirtiyorum.

Tedavi Yaklaşımını Nasıl Belirliyorum?

Tedavi yaklaşımını, atağın aşamasına ve yineleme sayısına göre belirliyorum. Erken ve hafif ataklarda ilaç tedavisi çoğu zaman yeterli olur. İrin toplanması saptandığında içeriğin boşaltılması gerekir. Boşaltma kararını görüntüleme bulgularına göre veriyorum. Alınan örnek ilaç seçimini yönlendirir. Tedavi süresinin eksiksiz tamamlanması önem taşır. Yarım bırakılan tedavi yeni bir atağa zemin hazırlar. Granül yapılı iltihap saptanan kişilerde izlediğim yolu granülomatöz mastit tedavisi sayfasında ayrı ayrı yazdım.

Yineleyen ve deriye açılan tablolarda kalıcı bir çözüm gerekir. Bu durumda hastalıklı kanal bölgesinin çıkarılması gündeme gelir. Kararı kişinin yaşı, şikâyet düzeyi ve beklentisiyle birlikte veriyorum. Girişimin ayrıntılarını ayrı bir görüşmede ele alıyorum. Tütün kullanımı sürerken alınan sonucun kalıcı olmadığını belirtiyorum. Bu yüzden sigaranın bırakılmasını her planın başına koyuyorum. Şeker hastalığı bulunan kişilerde kan şekeri dengesini ayrıca düzenletiyorum. Tedavi sonrası izlem aralıklarını kişiye göre planlıyorum. Her aşamada beklenen gidişi önceden anlatıyorum. Bilgilendirilmiş bir kişi sürece çok daha kolay uyum sağlar. Kararı aceleye getirmemeye özen gösteriyorum. Sakin dönemde alınan kararlar çoğu zaman daha isabetli olur. Atak sırasında verilen aceleci kararlar sonradan yeniden gözden geçirilir.

Yinelemeyi Azaltmak İçin Neler Öneriyorum?

Yinelemeyi azaltmak için önerdiğim ilk adım tütün ürünlerinin tümüyle bırakılmasıdır. Bu adım olmadan alınan sonuçların kalıcılığı belirgin biçimde düşer. İkinci olarak meme başı bölgesinin temiz ve kuru tutulmasını öneriyorum. Meme başı delme uygulamalarından kaçınılması gerekir. Delme işlemi kanal çevresinde iltihaba doğrudan zemin hazırlar. Akıntı bulunduğunda memeyi sürekli sıkmamak da önem taşır. Sıkma hareketi salgı üretimini artırır.

Şeker hastalığı bulunan kişilerde kan şekeri dengesinin korunması gerekir. Bağışıklığı zayıflatan durumların araştırılmasını ayrıca istiyorum. Dengeli beslenme ve yeterli uyku doku onarımını destekler. Baskı yapan iç giyimden kaçınılmasını öneriyorum. Şikâyetin ilk gününde başvurulması atağın hafif geçmesini sağlar. Geciken başvurularda apse gelişme olasılığı yükselir. Kontrol aralıklarını yineleme sayısına göre kısaltıyorum. Düzenli izlem, yeni atakların erken yakalanmasını sağlar. Bu önerileri kişinin günlük düzenine uyarlayarak anlatıyorum. Uygulanabilir bir plan, uzun vadede belirgin fark yaratır. Önerileri yazılı olarak da veriyorum. Yazılı bir liste, günlük düzende uygulamayı kolaylaştırır. Listeyi her kontrolde birlikte güncelliyoruz. Böylece öneriler kişinin değişen koşullarına uyum sağlar.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Periduktal mastit emzirmeyle ilgili midir?
Bu hastalık emzirme dönemiyle ilişkili değildir. Süt üretiminden bağımsız olarak meme başı altındaki kanallarda gelişir. Hiç doğum yapmamış kadınlarda da aynı sıklıkta görülür. Emzirme dönemindeki iltihaplar ise farklı bir mekanizmayla ortaya çıkar. İki tablonun ayrımını öykü ve muayene bulgularıyla yapıyorum.
Sigarayı bırakırsam hastalık tamamen geriler mi?
Tütün ürünlerinin bırakılması atakların seyrekleşmesini sağlar. Kanal duvarındaki hasarın onarımı ise aylar alır. Bu nedenle düzelme ilk haftalarda değil, daha uzun bir sürede belirginleşir. Yerleşmiş bir yara dokusu ya da deri ağzı bırakmakla kendiliğinden kapanmaz. Yine de bırakma kararı tedavinin en belirleyici adımı olur.
Akıntının rengi hastalığın ağırlığını gösterir mi?
Akıntının rengi tek başına hastalığın ağırlığını göstermez. Koyu yeşil ya da kahverengi akıntı çoğunlukla kanal genişlemesine işaret eder. İrinli görünüm bakteri eklendiğini düşündürür. Kanlı akıntı ise bu hastalıkta beklenen bir bulgu değildir. Kanlı akıntı gördüğümde başka tanıları da araştırıyorum.
Periduktal mastit kansere dönüşür mü?
Bu hastalığın kötü huylu bir sürece dönüşmesi beklenmez. Buna karşın aynı memede kötü huylu bir hastalık ayrıca bulunabilir. Bu nedenle bulgular iltihaba uysa bile incelemeyi eksiksiz yapıyorum. Tedaviye yanıt alınamayan tablolarda doku örneği almayı öneriyorum. Düzenli izlem bu ayrımın atlanmasını önler.
Hastalık neden sürekli tekrarlıyor?
Yinelemenin temel nedeni, hastalıklı kanalın yerinde kalmasıdır. Kanal içindeki salgı çevre dokuya sızmayı sürdürür. Her sızıntı yeni bir iltihabi odak başlatır. Tütün kullanımının sürmesi bu döngüyü hızlandırır. Deriye açılan kalıcı bir yol bulunduğunda yineleme kaçınılmaz hale gelir.
Erkeklerde periduktal mastit görülür mü?
Erkeklerde bu hastalık seyrek de olsa görülür. Meme başı altındaki kanal yapısı erkeklerde de bulunur. Tütün kullanımı ve şeker hastalığı bu grupta da hazırlayıcı etken olur. Erkek memesinde ortaya çıkan her şişliği ayrıntılı inceliyorum. Kötü huylu hastalık olasılığı bu grupta da göz önünde bulundurulur.
Meme başı delme uygulaması bu hastalığa yol açar mı?
Meme başı delme uygulaması kanal çevresinde iltihaba zemin hazırlar. İşlem sırasında deri bütünlüğü bozulur ve bakteriler doku içine geçer. Takının uzun süre kalması kanal ağzını sürekli tahriş eder. Bu kişilerde yineleyen apselerle daha sık karşılaşıyorum. Hastalık öyküsü bulunanlara bu uygulamadan kaçınmalarını öneriyorum.
Periduktal mastit hangi yaş aralığında daha sık karşıma çıkar?
Hastalık en çok genç erişkinlik ve orta yaş döneminde görülür. Otuzlu ve kırklı yaşlar bu tablonun yoğunlaştığı dönem olur. Menopoz sonrasında sıklığı bir miktar azalır. Yaş tek başına tanıyı belirlemez ve her yaşta görülebilir. Bu nedenle yaşa bakmadan tüm bulguları değerlendiriyorum.
Meme başındaki çekilme sonradan düzelir mi?
İltihap gerilediğinde çekilmenin derinliği bir miktar azalabilir. Yerleşmiş bir çekilmenin tümüyle düzelmesi ise beklenmez. Çekilme, kanal çevresindeki yara dokusunun kasılmasından kaynaklanır. Kalıcı çekilmelerde düzeltme seçeneklerini ayrıca konuşuyorum. Bu görüşmeyi iltihap tamamen söndükten sonra yapmayı tercih ediyorum.
Deriye açılan ağız kendiliğinden kapanır mı?
Deriye açılan ağız bir süre için kapanabilir. Altındaki kanal açık kaldığı sürece aynı noktadan yeniden akıntı gelir. Kalıcı kapanma çoğunlukla hastalıklı kanalın ortadan kaldırılmasıyla sağlanır. Yalnız ilaç tedavisiyle kapanma beklentisi genellikle karşılanmaz. Bu nedenle yineleyen tablolarda kalıcı bir çözümü gündeme getiriyorum.
Periduktal mastit her iki memede birden görülür mü?
Hastalık çoğunlukla tek memede ortaya çıkar. İki memede birden görülmesi daha seyrek bir durumdur. Tütün kullanımı sürdüğünde diğer memede de tablo gelişebilir. İki taraflı bulgularda incelemeyi daha geniş tutuyorum. Bağışıklığı etkileyen durumları da bu kişilerde ayrıca araştırıyorum.
Hastalık süt üretimini etkiler mi?
Hastalık süt üretimini doğrudan bozmaz. Meme başı altındaki kanallarda oluşan yara dokusu ise akışı güçleştirebilir. Bu durum sonraki emzirme döneminde zorluk oluşturabilir. Yine de pek çok kadın sorunsuz biçimde emzirmeyi sürdürür. Gebelik öncesinde durumu ayrıntılı değerlendirmeyi öneriyorum.
Gebelik planlayan bir kadında bu hastalık sorun yaratır mı?
Gebelik planlayan kadınlarda hastalığın sakin bir döneme alınması önerilir. Aktif bir iltihap varken gebelik sürecinin yönetimi güçleşir. Tütün kullanımının gebelik öncesinde bırakılması ayrıca gerekir. Kalıcı bir çözüm gerekiyorsa bunu gebelik öncesinde planlıyorum. Her kararı kişinin gebelik takvimiyle birlikte ele alıyorum.
Akıntı olduğunda memeyi sıkmak doğru mudur?
Memeyi sürekli sıkmak akıntının azalmasını sağlamaz. Sıkma hareketi kanal duvarını tahriş eder ve salgı üretimini artırır. Bu döngü akıntının sürmesine yol açar. Akıntının kendiliğinden azalması iyileşmenin bir göstergesi olur. Bu nedenle memeyi sıkmamayı hastalarıma özellikle söylüyorum.
Periduktal mastitte hangi görüntüleme yöntemi öne çıkar?
İlk basamakta ultrasonografi incelemesi öne çıkar. Bu yöntem genişlemiş kanalları ve sıvı toplanmasını gösterir. Kırk yaşından sonraki kişilerde mamografi de plana eklenir. Kuşkulu bulgularda ileri görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır. İnceleme sırasını kişinin yaşına ve bulgularına göre belirliyorum.
Hastalık geçtikten sonra kontrol gerekir mi?
Şikâyetler gerilese bile kontrol muayenesini sürdürmeyi öneriyorum. Hastalığın yineleme eğilimi bu izlemi gerekli kılar. Kontrolde meme başı, deri ve akıntı durumu yeniden değerlendirilir. Gerektiğinde görüntüleme incelemesi yinelenir. İzlem aralıklarını yineleme sayısına göre belirliyorum.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. MedlinePlus — Breast Diseases
  2. PubMed — Benign breast disease
  3. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Benign Breast Disease
  4. National Cancer Institute (NCI) — Breast Changes