Hipertiroidinin Komplikasyonları
Hipertiroidinin komplikasyonları kalbi, kemiği ve gözü nasıl etkiler? Uyarı veren bulguları tek tek sıraladım.
Hipertiroidinin komplikasyonları, bezin uzun süre fazla çalışmasının vücutta bıraktığı yansımaları anlatır. Fazla hormon yalnızca çarpıntı ve kilo kaybı yaratmaz, birçok organı zorlar. Hastalarımın bir bölümü tanıyı bu yansımalar ortaya çıktıktan sonra öğrenir. Sorunların çoğu erken davranıldığında geri dönebilir. Bu sayfada hangi organın nasıl etkilendiğini ve hangi bulguların uyarı niteliği taşıdığını anlatıyorum.
Hipertiroidi Hangi Sorunlara Yol Açar?
Hipertiroidi, vücudun çalışma hızını sürekli yükselttiği için birçok sistemde sorunlara yol açar. Kalp bu yükten en erken etkilenen organ olarak öne çıkar. Sürekli hızlı atan kalpte ritim düzensizliği zamanla yerleşir. Kemik dokusunda yıkım hızlanır ve dayanıklılık azalır. Kaslarda erime özellikle büyük kas gruplarında belirginleşir. Bağırsak hareketlerinin hızlanması besin emilimini güçleştirir. Kilo kaybı uzun sürdüğünde beslenme yetersizliği tabloya eklenir. Şeker dengesi bozulur ve var olan şeker hastalığı ağırlaşır.
Bağışıklık kaynaklı biçimde göz çevresindeki dokular ayrıca etkilenir. Ruhsal belirtiler derinleşir ve uyku düzeni bozulur. Kadınlarda adet düzeni bozulur, gebe kalma güçleşir. Gebelik döneminde tablo hem anneyi hem bebeği zorlar. İleri yaş grubunda bulgular sessiz seyrettiği için sorunlar geç fark edilir. Ani kötüleşme biçiminde ortaya çıkan acil bir tablo da gelişebilir. Bu sorunların çoğu hormon dengesi sağlandığında geriler. Ne var ki kemik ve kalp dokusundaki değişikliklerin bir bölümü kalıcı olabilir. Hastalığın kendisini ve nedenlerini tiroid bezinin fazla çalıştığı tablo sayfasında ayrıntılı anlattım. Bu nedenle tedaviye başlama zamanını hiç geciktirmiyorum. Hastalarıma erken davranmanın ne kazandırdığını açık biçimde anlatıyorum. Kontrolleri aksatmamak bu kazancın sürmesini sağlar. Sorunların hangi sırayla ortaya çıktığını her hastada ayrı izliyorum. Erken dönemde alınan önlemler ilerideki yükü belirgin biçimde azaltır.
Kalp Ritmi Neden Bozulur?
Kalp ritmi, fazla tiroid hormonunun kalp hücrelerini doğrudan uyarmasıyla bozulur. Hormon kalp kasındaki almaç sayısını artırır. Artan uyarı kalbin kendiliğinden atım üretme eğilimini yükseltir. Dinlenme sırasında bile nabız hızlı seyreder. Hastalar yattıklarında kalp atışlarını kulaklarında duyduklarını söyler. Zamanla kulakçıklardan kaynaklanan düzensiz bir ritim gelişebilir. Bu düzensizlik nabzın hem hızını hem düzenini bozar. Nabız sayılırken atımlar arasındaki aralık eşit bulunmaz.
Yerleşen bir kalp ritim düzensizliği dolaşımda durgunluk yaratır. Durgun kalan kanda pıhtı oluşma eğilimi artar. Oluşan pıhtı dolaşımla uzak organlara taşınabilir. Beyin damarlarına ulaşan pıhtı inme tablosuna yol açar. Bu nedenle ritim sorunları küçümsenmez. İleri yaş grubunda ve kalp hastalığı bulunanlarda risk daha yüksektir. Hormon dengesi sağlandığında ritim çoğu hastada normale döner. Uzun süre devam eden düzensizliklerde ise ayrı bir tedavi gerekir. Çarpıntı yakınması olan her hastadan elektrokardiyografi istiyorum. Gerekli gördüğümde kalp hekiminden görüş alıyorum. Nabzın evde düzenli sayılmasını hastalarıma öneriyorum. Düzensizlik fark edildiğinde vakit geçirmeden başvurulmalıdır. Nabız kayıtlarını kontrol gününe getirmelerini hastalarımdan istiyorum. Bu basit kayıt tedavi yanıtını değerlendirmemi kolaylaştırır. Hormon fazlalığını denetim altına alan yolu tiroid ilaç tedavisi sayfasında ayrıntılı anlatıyorum.
Kalp Yetmezliği Hangi Durumlarda Gelişir?
Kalp yetmezliği, kalbin uzun süre yüksek hızda çalışmak zorunda kaldığı durumlarda gelişir. Fazla hormon kalbin dakikadaki iş yükünü belirgin biçimde artırır. Başlangıçta kalp bu yükü kasılma gücünü yükselterek karşılar. Aylar süren yüklenme sonunda kas dokusu yorulur. Yorulan kalp aynı kan hacmini aynı güçle iletemez. Bu aşamada efor sırasında nefes darlığı ortaya çıkar. Bacaklarda şişlik ve halsizlik tabloya eklenir. Gece yatar konumda nefes darlığı artabilir.
Var olan kalp hastalığı bulunan kişilerde bu tablo daha çabuk yerleşir. Düzensiz ritmin eşlik ettiği hastalarda yetmezlik daha ağır seyreder. İleri yaş grubunda bulgular yorgunlukla karıştırılır. Bacaklardaki şişlik çoğu zaman dolaşım sorununa bağlanır. Oysa altta yatan neden hormon fazlalığı olabilir. Hormon dengesi sağlandığında kalbin işlevi büyük ölçüde toparlanır. Erken dönemde tedavi edilen hastalarda düzelme daha belirgin gerçekleşir. Bu nedenle nefes darlığı yakınmasını hiçbir zaman hafife almıyorum. Ayrıntılı kalp değerlendirmesini tedavi başlangıcında istiyorum. Kalp hekimiyle birlikte izlem planı kuruyorum. Tedavi süresince efor kapasitesindeki değişimi düzenli sorguluyorum. Şikâyetlerin gerilemesi tedavinin yerinde olduğunu gösterir. Merdiven çıkarken duyulan zorlanmanın azalması ilk işaretler arasında bulunur. Bacaklardaki şişliğin gerilemesi de aynı yönü destekler.
Kemik Yapısı Nasıl Zayıflar?
Kemik yapısı, fazla tiroid hormonunun kemik döngüsünü hızlandırması nedeniyle zayıflar. Kemik dokusu yaşam boyu yıkılır ve yeniden yapılır. Bu döngü normalde denge içinde sürer. Fazla hormon yıkım hücrelerinin çalışmasını yapım hücrelerinden çok hızlandırır. Böylece yıkılan miktar yerine konulan miktarı aşar. Sonuçta kemik dokusundaki mineral içeriği azalır. Kemikler hafifler ve dış güçlere karşı dayanıksız kalır. Bu değişiklik uzun süre hiçbir belirti vermeden ilerler.
Azalan kemik yoğunluğu ilk olarak omurga ve kalça bölgesinde dikkat çeker. Menopoz sonrası kadınlarda süreç daha hızlı seyreder. Bu dönemde hormon koruması zaten azalmış durumdadır. İleri yaş, hareketsizlik ve düşük kalsiyum alımı tabloyu ağırlaştırır. Hafif bir düşmeyle kırık gelişmesi ilk uyarı bulgusu olabilir. Boy kısalması ve sırt ağrısı da sinsi işaretler arasında sayılır. Riskli hastalarda kemik yoğunluğu ölçümü istiyorum. Hormon dengesi sağlandıktan sonra kemik yapımı yeniden hızlanır. Kaybın bir bölümü aylar içinde geri kazanılır. Tümüyle geri dönüş her hastada beklenmez. Bu nedenle kalsiyum ve D vitamini desteğini erken dönemde planlıyorum. Yürüyüş gibi yük veren etkinlikleri de öneriyorum. Düşmeye karşı ev içi önlemlerin alınmasını ayrıca anlatıyorum. Kırık öyküsü bulunan hastalarda izlemi daha sık sürdürüyorum.
Kas Gücündeki Azalma Neden Olur?
Kas gücündeki azalma, fazla hormonun kas dokusunu yakıt olarak kullanması nedeniyle olur. Vücut yükselen enerji gereksinimini karşılamak için kas proteinini çözer. Çözülen protein enerjiye dönüştürülür ve kas kütlesi azalır. Kayıp en çok uyluk ve omuz çevresindeki büyük kaslarda görülür. Hastalar oturduğu yerden kalkmakta zorlanır. Merdiven çıkarken bacaklarda ağırlık hissedilir. Saç tarama ve raftan eşya alma gibi hareketler güçleşir. Kas kaybı kilo kaybını daha da belirginleştirir.
Kilo kaybının yalnızca yağ dokusundan kaynaklandığını düşünmek yanıltıcı olur. Kas kütlesindeki azalma günlük yaşam bağımsızlığını doğrudan etkiler. İleri yaş grubunda düşme ve kırık olasılığı bu yüzden artar. Hormon dengesi sağlandığında kas kütlesi yeniden kazanılır. Toparlanma birkaç ay süren bir süreç olarak ilerler. Protein bakımından yeterli beslenme bu süreci destekler. Direnç çalışmaları hekim önerisiyle kademeli başlatılır. Kilo değişimlerinin hormon dengesiyle ilişkisini tiroid hastalıkları ve kilo ilişkisi sayfasında ele aldım. Kas gücündeki değişimi her kontrolde sorguluyorum. Basit bir oturup kalkma denemesi bana yeterli bilgi verir. Toparlanmanın yavaş olduğu hastalarda beslenme desteği planlıyorum. Fizik tedavi görüşünü gerektiğinde istiyorum. Günlük etkinlik düzeyindeki değişimi hastamın kendi sözleriyle kaydediyorum. Toparlanmanın hızını bu kayıtlar üzerinden izliyorum.
Göz Bulguları Neden Ortaya Çıkar?
Göz bulguları, bağışıklık sisteminin göz çevresindeki dokulara da yönelmesi nedeniyle ortaya çıkar. Tiroid bezini uyaran antikorlar benzer yapıları göz arkasında da tanır. Bu bölgedeki kas ve yağ dokusunda su tutulumu artar. Artan hacim göz küresini öne doğru iter. Kapaklarda geri çekilme nedeniyle bakış keskin bir görünüm alır. Gözlerde kuruluk, yanma ve batma duygusu yaşanır. Işığa karşı duyarlılık artar ve sulanma görülür. Göz kaslarının şişmesi çift görmeye yol açabilir.
Şikâyetler her iki gözde eşit ağırlıkta olmayabilir. Bulguların hormon düzeyiyle koşut ilerlemesi de beklenmez. Hormon dengesi sağlandığı hâlde göz şikâyetleri sürebilir. Sigara kullanımı bu tabloyu belirgin biçimde ağırlaştırır. Bu nedenle sigaranın bırakılmasını ısrarla öneriyorum. Yapay gözyaşı damlaları kuruluk şikâyetini hafifletir. Başı yüksekte tutarak uyumak sabah şişkinliğini azaltır. Görme keskinliğinde azalma acil değerlendirme gerektirir. Göz bulgusu olan her hastayı göz hekimine yönlendiriyorum. Tedavi seçimini göz tablosunun ağırlığına göre yeniden tartıyorum. Radyoaktif iyot uygulaması bu hastalarda ayrıca değerlendirilir. İzlemi göz hekimiyle birlikte sürdürüyorum. Görme alanındaki daralmayı sorgulamayı hiçbir kontrolde atlamıyorum. Şikâyetlerin iki göz arasındaki farkını da not ediyorum.
Tiroid Krizi Nedir ve Ne Zaman Ortaya Çıkar?
Tiroid krizi, hormon fazlalığının ani ve ağır bir tabloya dönüştüğü acil bir durumdur. Bu tablo çoğunlukla tanısı konulmamış ya da tedavisi aksamış hastalarda ortaya çıkar. Vücudun bütün sistemleri aynı anda aşırı uyarılır. Yüksek ateş tablonun en dikkat çekici bulgusudur. Nabız çok hızlı seyreder ve düzensizleşebilir. Bulantı, kusma ve ishal tabloya eşlik eder. Karın ağrısı ve sarılık görülebilir. Huzursuzluk hızla bilinç bulanıklığına dönüşür.
Tetikleyici bir olay çoğu hastada saptanır. Ağır enfeksiyonlar bu tetikleyicilerin başında gelir. Başka bir nedenle yapılan ameliyatlar da tabloyu başlatabilir. Travma, doğum ve ağır ruhsal zorlanma diğer nedenler arasında sayılır. İlacın kendi kararıyla bırakılması sık karşılaşılan bir tetikleyicidir. İyot içeren görüntüleme maddesi verilmesi de tabloyu açığa çıkarabilir. Bu durum gecikmeden hastane koşullarında ele alınır. Erken tanınan hastalarda tablo denetim altına alınabilir. Bu nedenle uyarı bulgularını hastalarıma önceden anlatıyorum. Ailesinin de bu bulguları bilmesini istiyorum. İlacın hekime danışmadan kesilmemesi gerektiğini her görüşmede yineliyorum. Ateşli hastalık dönemlerinde başvurulmasını özellikle öneriyorum. Planlanan bir ameliyat öncesinde hormon dengesinin sağlanmasını istiyorum. Diş çekimi gibi küçük girişimlerde bile durumun bildirilmesi gerekir.
Gebelikte Hangi Sorunlar Görülür?
Gebelikte denetim altına alınmamış hormon fazlalığı, hem anne hem bebek için sorunlar doğurur. Gebelik döneminde kalp zaten artmış bir yükle çalışır. Hormon fazlalığı bu yükü daha da ağırlaştırır. Annede kan basıncı yüksekliği gelişebilir. Gebelik zehirlenmesi olarak bilinen tablo daha sık görülür. Erken doğum eylemi başlama olasılığı artar. Bebeğin rahim içindeki gelişimi yavaşlayabilir. Doğum ağırlığı beklenenin altında kalabilir.
Annedeki uyarıcı antikorlar bebeğe geçebilir. Bu geçiş bebekte geçici bir hormon fazlalığı yaratabilir. Yenidoğan döneminde huzursuzluk ve hızlı kalp atışı fark edilir. Bu nedenle riskli gebeliklerde bebek doğumdan sonra izlenir. Gebelikte kullanılan ilaçların seçimi ayrı bir özen gerektirir. Bazı ilaçlar gebeliğin ilk aylarında tercih edilmez. Radyoaktif iyot uygulaması gebelik döneminde uygun görülmez. Bu yüzden gebelik planını tedavi kararından önce konuşuyorum. Gebelik boyunca tahlil aralıklarını sıklaştırıyorum. İzlemi kadın hastalıkları hekimiyle birlikte yürütüyorum. Doğum sonrası dönemde tablonun yeniden alevlenebileceğini biliyorum. Bu nedenle emzirme döneminde de kontrolleri sürdürüyorum. Annenin kullandığı ilacın emzirmeye uygunluğunu önceden değerlendiriyorum. Bebeğin kilo alımını da izlem başlıkları arasına alıyorum.
Ruhsal Belirtiler Nasıl Derinleşir?
Ruhsal belirtiler, hormon fazlalığı uzun sürdüğünde giderek derinleşir. Başlangıçta yalnızca huzursuzluk ve çabuk sinirlenme görülür. Zamanla kaygı düzeyi günlük yaşamı kısıtlayacak ölçüye ulaşır. Hastalar nedensiz bir tedirginlik duygusundan yakınır. Küçük olaylar karşısında aşırı tepki verilir. Aile içi ilişkilerde gerginlik artar. İş yaşamında dikkat dağınıklığı verimi düşürür. Okuduğunu anlamakta zorlanma ve unutkanlık eklenir.
Uyku düzeninin bozulması bütün bu belirtileri ağırlaştırır. Uykuya dalma süresi uzar ve gece sık uyanılır. Dinlenememe duygusu gün boyu sürer. Bir bölüm hastada tam tersine çökkünlük ve isteksizlik öne çıkar. Bu görünüm ileri yaş grubunda daha sık karşımıza çıkar. Belirtiler ruhsal bir hastalık sanılarak yanlış yönlendirilebilir. Bu nedenle açıklanamayan kaygı tablolarında tiroid tahlili istiyorum. Hormon dengesi sağlandıkça belirtiler belirgin biçimde geriler. Toparlanma birkaç hafta içinde başlar. Şikâyetlerin hastalığa bağlı olduğunu öğrenmek hastaları rahatlatır. Gerekli gördüğüm hastalarda ruh sağlığı hekiminden görüş alıyorum. Ailenin sürece katılmasını ayrıca önemsiyorum. Uyku düzenindeki değişimi her kontrolde ayrıntılı soruyorum. Şikâyetlerin geri dönmesi izlemin sıklaştırılmasını gerektirir.
İleri Yaşta Tablo Neden Farklı Seyreder?
İleri yaşta tablo, vücudun uyarıya verdiği yanıtın değişmesi nedeniyle farklı seyreder. Genç hastalarda görülen huzursuzluk ve terleme bu yaş grubunda silikleşir. Bunların yerine halsizlik, iştahsızlık ve içe kapanma geçer. Hasta günlük etkinliklerinden uzaklaşır ve yatağa bağımlı hâle gelebilir. Bu görünüm çoğu zaman yaşlılığa bağlanır. Kilo kaybı iştahsızlıkla açıklanmaya çalışılır. Tanı bu nedenle aylar sonra konulabilir. İlk uyarı çoğu kez kalp ritmindeki düzensizlik olur.
Düzensiz ritim nedeniyle başvuran hastada tiroid tahlili istenmezse tanı gecikir. Kalp yetmezliği bulguları da ilk tablo olabilir. Kemik erimesine bağlı kırık bir başka başvuru nedenidir. Kas güçsüzlüğü düşmelerin sıklaşmasına yol açar. Bu yaş grubunda eşlik eden hastalıklar tabloyu karmaşıklaştırır. Kullanılan çok sayıda ilaç değerlendirmeyi güçleştirir. Tedavi seçimi böbrek ve karaciğer işlevlerine göre düzenlenir. Bu nedenle ileri yaştaki hastalarımda tahlil eşiğimi düşük tutuyorum. Açıklanamayan kilo kaybında tiroid tahlilini mutlaka istiyorum. Yakınlarının gözlemlerini de ayrıntılı dinliyorum. İzlem aralıklarını bu grupta daha sık planlıyorum. Tedaviye yanıtı yavaş ve dikkatli biçimde değerlendiriyorum. Doz değişikliklerini küçük basamaklarla yapmayı yeğliyorum. Böylece karşı yöne kayma olasılığını sınırlıyorum.
Komplikasyonlar Nasıl Önlenir?
Komplikasyonlar, hastalığın erken tanınması ve tedaviye uyumun sürdürülmesiyle büyük ölçüde önlenir. İlk adım şikâyetleri geciktirmeden değerlendirmektir. Çarpıntı, kilo kaybı ve uykusuzluk yakınmalarında tahlil istenmelidir. Tanı konulduktan sonra tedavinin düzenli sürdürülmesi gerekir. İlacın kendi kararıyla bırakılması en sık karşılaştığım sorundur. Doz değişikliklerinin hekim denetiminde yapılması zorunludur. Kontrol tahlillerinin zamanında yapılması izlemin temelini oluşturur. Sonuçların önceki ölçümlerle karşılaştırılması yön gösterir. Bağışıklık kaynaklı tabloda izlediğim yaklaşımı Graves hastalığı tedavisi sayfasında ayrıca ele aldım.
Sigaranın bırakılması özellikle göz bulguları açısından belirleyicidir. İyot içeren destek ürünlerinden uzak durulması gerekir. Görüntüleme öncesinde tiroid hastalığının bildirilmesi önemlidir. Kalsiyum ve D vitamini desteği kemik yapısını korur. Yeterli protein alımı kas kaybını sınırlar. Yürüyüş gibi ılımlı etkinlikler hem kemiği hem kalbi destekler. Kalıcı çözüm gerektiren hastalarda karar geciktirilmemelidir. Bu grupta radyoaktif iyot uygulaması seçeneklerden biri olarak değerlendirilir. Kalp ve kemik değerlendirmesini tedavi başlangıcında planlıyorum. Riskli hastalarda izlem aralıklarını kısaltıyorum. Uyarı bulgularını hastalarıma yazılı olarak veriyorum. Ailenin sürece katılmasını her zaman destekliyorum. İlaç kullanım düzenini yazılı bir çizelgeyle paylaşıyorum. Bu çizelge unutmaya bağlı aksamaları belirgin biçimde azaltır.
Tedavi Sonrası Hangi Sorunlar İzlenir?
Tedavi sonrası dönemde, hormon dengesinin karşı yöne kayması başta olmak üzere birkaç sorun izlenir. Fazla çalışan doku azaldığında üretim beklenenin altına inebilir. Bu durumda yorgunluk, üşüme ve kilo alma şikâyetleri belirir. Gelişen yetersizlik dışarıdan hormon desteğiyle karşılanır. Destek dozunun oturması birkaç ay sürebilir. Bu dönemde tahliller sık aralıklarla yinelenir. Hastalar iki tablo arasındaki geçişi zor bulabilir. Süreci önceden anlatmak bu zorluğu azaltır.
Radyoaktif iyot uygulamasından sonra göz bulguları geçici olarak belirginleşebilir. Cerrahi sonrasında kan kalsiyum düzeyi yakından izlenir. Ses kalitesindeki değişiklikler de izlem başlıkları arasında yer alır. Bağışıklık kaynaklı biçimde hastalığın geri dönme olasılığı akılda tutulur. İlaç tedavisi kesildikten sonra ilk yıl daha dikkatli izlenir. Kalp ritmi düzelmişse bile kontroller sürdürülür. Kemik yoğunluğu ölçümü belirli aralıklarla yinelenir. Kilo alımı bazı hastalarda tedirginlik yaratır. Beslenme ve etkinlik planını bu dönemde yeniden düzenliyorum. Şikâyetlerin geri dönmesi durumunda tahlilleri hemen istiyorum. İzlem planını her hastam için ayrı yazıyorum. Böylece sürecin öngörülebilir kalmasını sağlıyorum. Hastalarımın kendi kayıtlarını tutmasını da öneriyorum. Bu kayıtlar uzun dönem izlemde bana yol gösterir.
Tıbbi inceleme: Prof. Dr. Hakan Mersin · Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular
Hipertiroidi kalpte kalıcı hasar bırakır mı?
Ritim düzensizliği tedaviyle düzelir mi?
Hipertiroidi inme riskini artırır mı?
Kemik erimesi tedaviden sonra geri döner mi?
Kas güçsüzlüğü kalıcı olur mu?
Göz şikâyetleri hormon dengelenince geçer mi?
Sigara göz bulgularını etkiler mi?
Tiroid krizinde hangi belirtiler acil başvuru gerektirir?
İlacımı kendi kararımla bırakırsam ne olur?
Gebelikte hipertiroidi bebeği etkiler mi?
Hipertiroidi şeker dengesini bozar mı?
Uzun süren hipertiroidi karaciğeri etkiler mi?
Hipertiroidide saç dökülmesi kalıcı mıdır?
Tedaviden sonra verilen kilo geri gelir mi?
Hipertiroidi ameliyatı sonrası hangi sorunlar izlenir?
Komplikasyon gelişmemesi için hangi aralıkla kontrole gelmeliyim?
Kaynakça
Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.