İyot Eksikliği ve Guatr
İyot eksikliği guatrı nasıl başlatır, günlük gereksinim nasıl karşılanır? Beslenme önerilerimi tek tek sıraladım.
İyot eksikliği, dünyada ve ülkemizde guatrın en sık karşılaşılan nedenlerinden biridir. Tiroid bezi hormon üretebilmek için bu maddeyi düzenli olarak almak zorundadır. Alım yetersiz kaldığında bez üretimi sürdürmek için büyümeye başlar. Bu büyüme yıllar içinde boyunda gözle görülen bir dolgunluk yaratır. Bu sayfada iyodun görevini, eksikliğin nasıl geliştiğini ve korunmanın yollarını anlatıyorum.
İyot Nedir ve Vücutta Ne İşe Yarar?
İyot, vücutta çok az bulunan ama düzenli olarak alınması gereken bir eser elementtir. Bu madde doğada toprakta, suda ve deniz ürünlerinde bulunur. Vücut iyodu kendi başına üretemez. Bu nedenle gereksinimin tümü besinlerle karşılanır. Alınan iyodun neredeyse tamamı tiroid bezinde toplanır. Bez, kandaki iyodu özel bir taşıyıcıyla içine çeker. Toplanan iyot hormon yapımında hammadde olarak kullanılır. Tiroid hormonu bu madde olmadan üretilemez. Hormon vücuttaki enerji kullanımını düzenler. Kalp hızını, vücut ısısını ve sindirimi etkiler.
Kas ve sinir sisteminin çalışmasına katkı verir. Çocuklarda beyin gelişimini doğrudan yönlendirir. Kemik ve boy uzamasını da destekler. Vücutta iyot depolayan tek organ tiroid bezidir. Bu depo birkaç aylık gereksinimi karşılayacak büyüklüktedir. Alım kesildiğinde depo yavaş yavaş boşalır. Fazla alınan iyot idrarla dışarı atılır. Bu nedenle idrardaki miktar alımın aynası sayılır. Vücudun iyot dengesi böylece sürekli korunur. Depo kapasitesinin sınırlı olması düzenli alımı zorunlu kılar. Alımdaki uzun süreli düşüşü bez bir noktadan sonra karşılayamaz. Bu dengenin bozulması tiroid hastalıklarına zemin hazırlar.
İyot Eksikliği Guatra Nasıl Yol Açar?
İyot eksikliği, tiroid bezinin hormon üretimini sürdürebilmek için büyümesine yol açar. Bez, hammadde azaldığında üretimini düşürmek zorunda kalır. Kandaki hormon düzeyi azalmaya başlar. Bu düşüşü beyindeki denetim merkezi algılar. Merkez, bezi çalıştıran uyarıcı hormonu daha çok salgılar. Artan uyarı bez hücrelerini büyütür ve çoğaltır. Bezin hacmi böylece giderek genişler. Büyüyen bez kandan daha çok iyot çekmeye çalışır. Bu çaba bir süre üretimi normal düzeyde tutar. Kişi bu dönemde hiçbir yakınma duymaz. Büyümüş bezde hangi tedavi yollarının bulunduğunu guatr tedavisi sayfasında ayrıntılı anlatıyorum.
Eksiklik sürdüğünde büyüme de sürer. Boyunda gözle görülen bir dolgunluk belirir. Bu aşamada tablo yaygın guatr olarak adlandırılır. Yıllar geçtikçe bez içinde ayrı odaklar belirir. Odaklar büyüyerek nodüllere dönüşür. Nodüllerin bir bölümü zamanla bağımsız çalışmaya başlar. Bu aşamada hormon fazlalığı ortaya çıkabilir. Eksikliğin derinleşmesi ise üretimi tümüyle düşürür. Bu kişilerde halsizlik, üşüme ve kilo alımı gelişir. Sürecin hangi hızda ilerleyeceğini beslenme düzeni ve kalıtsal yatkınlık birlikte belirler. Aynı bölgede yaşayan kişilerde bile bezin davranışı birbirinden farklı seyreder. Bezin nodülsüz ve yaygın biçimde büyümesini ayrı bir sayfada ele alıyorum.
Tiroid Hormonu Yapımı İyoda Neden Bağlıdır?
Tiroid hormonu yapımı, hormon molekülünün yapısında doğrudan iyot bulunduğu için bu maddeye bağlıdır. Bez içinde özel bir protein hormonun iskeletini oluşturur. Bu iskelete iyot atomları tek tek eklenir. Eklenen atom sayısı hormonun türünü belirler. Dört atom taşıyan biçim kanda daha çok bulunur. Üç atom taşıyan biçim ise dokularda etkisini gösterir. Vücut gerektiğinde bir atomu ayırarak etkin biçimi üretir. Bu dönüşüm karaciğer ve böbrekte gerçekleşir. İyot bulunmadığında iskelet tamamlanamaz. Yarım kalan yapı hormon olarak görev göremez.
Bu nedenle üretim doğrudan aksar. Bezin depoladığı iyot bir süre açığı kapatır. Depo boşaldığında üretim hızla düşer. Bez bu aşamada kandan iyot çekme gücünü artırır. Taşıyıcı sayısı çoğalır ve verim yükselir. Bu uyum eksikliğin derinleşmesini bir süre geciktirir. Selenyum ve demir de bu üretim zincirinde görev alır. Bu maddelerin eksikliği iyot yeterliyken bile üretimi aksatır. Bu nedenle tetkiklerde yalnız iyoda bakmam. Hormon yapımındaki her basamağın ayrı bir hammadde gerektirdiğini hastalarıma anlatıyorum. Tek bir maddeye odaklanmak çoğu kez eksik bir değerlendirme doğurur. Beslenmenin bütününü birlikte değerlendiririm.
Günlük İyot Gereksinimi Ne Kadardır?
Günlük iyot gereksinimi, yaşa ve yaşam dönemine göre değişen küçük bir miktardır. Erişkin bir kişinin gereksinimi çok az bir düzeyde kalır. Bu miktar günlük tuz tüketimiyle kolayca karşılanır. Çocuklarda gereksinim vücut ağırlığına göre daha yüksektir. Ergenlik döneminde bezin yükü belirgin biçimde artar. Gebelikte ve emzirme döneminde gereksinim en üst düzeye çıkar. Bu dönemlerde anne hem kendi hem bebeğin gereksinimini karşılar. Gereksinimin karşılanması düzenli ve sürekli alımla sağlanır. Tek seferde çok iyot almak depoyu kalıcı biçimde doldurmaz. Vücut fazla iyodu kısa sürede idrarla atar.
Bu nedenle günlük alım önem taşır. Beslenmesi dengeli olan kişilerde gereksinim kolayca karşılanır. Deniz ürünü tüketmeyen kişilerde açık doğabilir. Tuz tüketimini kısıtlayan kişiler ayrı bir grubu oluşturur. Tansiyon nedeniyle tuzsuz beslenenlerde alım düşer. Bu kişilerde iyot kaynaklarını ayrıca planlarım. Bitkisel ağırlıklı beslenenlerde de açık görülebilir. Süt ve yumurta tüketmeyen kişilerde eksiklik daha kolay gelişir. Gereksinimi karşılamanın en kolay yolu iyotlu tuz kullanımıdır. Gereksinimin karşılanıp karşılanmadığını anlamanın en pratik yolu beslenme öyküsüdür. Haftalık tabakta nelerin yer aldığını ayrıntılı biçimde sorgularım. Beslenme düzenini her hastanın alışkanlıklarına göre birlikte kurarız.
Gebelikte ve Emzirme Döneminde Gereksinim Neden Artar?
Gebelikte ve emzirme döneminde gereksinim, bebeğin gelişimi için ek hormon üretimi gerektiği için artar. Gebeliğin ilk aylarında bebeğin kendi tiroid bezi henüz çalışmaz. Bu dönemde bebeğin gereksinimi tümüyle anneden karşılanır. Annenin hormon üretimi bu nedenle belirgin biçimde yükselir. Böbreklerden atılan iyot miktarı da gebelikte artar. Bu iki etken birlikte gereksinimi yukarı çeker. Yeterli alım sağlanmazsa annenin bezi büyür. Gebelikte ortaya çıkan guatrların bir bölümü bu nedenle gelişir. Eksikliğin asıl etkisi bebeğin gelişimi üzerinde görülür. Beyin gelişimi bu hormona doğrudan bağlıdır.
Ağır eksiklikte zihinsel gelişim kalıcı biçimde etkilenir. Hafif eksiklikte ise öğrenme becerileri geride kalabilir. Bu nedenle gebelik planlayan kadınlarda alımı erken düzenlerim. Emzirme döneminde iyot sütle birlikte bebeğe geçer. Annenin alımı bu dönemde de yüksek tutulur. Gebelikte kullanılan takviyelerin içeriği ayrıca gözden geçirilir. Fazla alımın da sakınca yaratabileceğini unutmam. Bu dönemde tiroid tetkiklerini düzenli isterim. Gebelikte tiroid izleminin nasıl yapıldığını ayrı bir sayfada anlatıyorum. Takibi kadın doğum alanıyla birlikte yürütürüm.
İyot Eksikliği Ülkemizde Hangi Düzeydedir?
İyot eksikliği, ülkemizde geçmişe göre belirgin biçimde azalmış bir sorundur. Geçmiş yıllarda guatr birçok bölgede yaygın biçimde görülürdü. Özellikle dağlık ve iç bölgelerde sıklık yüksekti. Toprakta ve suda iyot miktarının düşük olması bu tabloyu yaratırdı. Deniz kıyısındaki bölgelerde ise sıklık daha düşük kalırdı. Sofra tuzuna iyot eklenmesi bu tabloyu kökten değiştirdi. Uygulamanın ardından guatr sıklığı belirgin biçimde geriledi. Çocuklarda görülen ağır gelişim sorunları da azaldı. Bugün eksiklik daha çok hafif düzeyde karşımıza çıkar. Bazı bölgelerde ise sorun tümüyle ortadan kalkmadı.
Tuz tüketimini azaltma önerileri yeni bir denge sorunu yarattı. Tansiyon nedeniyle tuzsuz beslenenlerde alım düşük seyreder. Kaya tuzu ve deniz tuzu kullanımı da alımı azaltır. Bu ürünlerin çoğunda iyot bulunmaz. Hazır gıdalarda kullanılan tuz da çoğu kez iyot içermez. Bu nedenle eksiklik kentlerde de görülebilir. Guatr sıklığı ülkemizde hâlâ göz ardı edilemez. Bu tabloyu günlük uygulamamda sıkça gözlüyorum. Hastalarıma tuz seçimini sorgulamayı öneriyorum. Mutfakta kullanılan tuzun türünü bilmeyen hasta sayısı hiç de az değildir. Bu bilgiyi öğrenmek çoğu kez tedavi kadar değerli bir adım olur. Basit bir alışkanlık değişikliği bezin yükünü azaltır.
Eksiklik Hangi Belirtilerle Kendini Gösterir?
Eksiklik, belirtilerini çoğu kez sessizce ve uzun bir sürede gösterir. İlk dönemde hiçbir yakınma ortaya çıkmaz. Bezin büyümesi vücudun uyum çabasını yansıtır. Boyunda dolgunluk ilk fark edilen bulgudur. Gömlek yakasının darlaşması hastaların dikkatini çeker. Yutkunurken takılma duygusu zamanla eklenir. Bez büyüdükçe nefes darlığı ve öksürük belirir. Hormon üretimi düştüğünde tablo genişler. Halsizlik ve sürekli yorgunluk öne çıkar. Soğuğa dayanamama sık dile getirilen bir yakınmadır.
Kilo alımı beslenme değişmese bile yaşanır. Cilt kurur ve saçlar dökülmeye başlar. Kabızlık ve şişkinlik tabloya eşlik eder. Odaklanma güçlüğü ve unutkanlık gelişir. Kadınlarda adet düzeni bozulur. Gebe kalmakta güçlük yaşanabilir. Ruhsal çöküntü belirtileri de görülebilir. Bu belirtiler başka hastalıklarla kolayca karıştırılır. Bu nedenle yakınması olan kişilerde tiroid tetkiklerini erken isterim. Tiroid hastalıklarının tümünü ayrı bir sayfada sıralıyorum.
Çocuklarda İyot Eksikliği Neleri Etkiler?
Çocuklarda iyot eksikliği, en çok beyin gelişimini ve büyümeyi etkiler. Bu dönemde tiroid hormonu sinir hücrelerinin olgunlaşmasını yönlendirir. Hormon yetersiz kaldığında gelişim geride kalır. Anne karnındaki dönemde etkiler en ağır biçimde ortaya çıkar. Ağır eksiklikte zihinsel gerilik kalıcı hale gelir. İşitme ve konuşma gelişimi de olumsuz etkilenir. Hafif eksiklikte bulgular daha silik seyreder. Okul başarısında düşüş ilk uyarı olabilir. Dikkat süresinin kısalması da göze çarpar. Boy uzaması yaşıtlarına göre yavaşlar.
Kemik gelişimi geriden gelir. Ergenlik dönemine geçiş gecikebilir. Boyunda büyüme okul çağında fark edilir. Çocuklarda guatr çoğu kez yaygın biçimde gelişir. Bu yaş grubunda nodül gelişimi seyrek görülür. Eksikliğin giderilmesi bulguların bir bölümünü geri çevirir. Beyin gelişimindeki kayıp ise geri kazanılamaz. Bu nedenle korunmanın gebelik döneminde başladığını vurguluyorum. Çocuklarda iyotlu tuz kullanımını ailelere öneriyorum. Okul çağındaki çocuklarda boyun muayenesini rutin değerlendirmenin parçası sayarım. Ailede guatr öyküsü varsa bu değerlendirmeyi daha erken yaşta yaparım. Süt ve yumurta tüketimini de beslenme planına eklerim.
Hangi Besinler İyot İçerir?
Besinler arasında iyot bakımından en zengin grubu deniz ürünleri oluşturur. Balık, midye ve karides bu grubun başında gelir. Deniz yosunları çok yüksek miktarda iyot taşır. Bu ürünlerin denetimsiz tüketimi ise aşırı alıma yol açar. Süt ve süt ürünleri günlük alımın önemli bir bölümünü karşılar. Yumurtanın sarısı da iyot bakımından zengindir. Hayvanların yem içeriği bu miktarı doğrudan etkiler. Bitkisel besinlerdeki iyot toprağın yapısına bağlıdır. Deniz kıyısındaki topraklarda yetişen ürünler daha çok iyot içerir. İç bölgelerdeki ürünlerde miktar düşük kalır.
Tahıllarda ve kuru baklagillerde iyot azdır. Meyve ve sebzeler de sınırlı katkı sağlar. Bu nedenle beslenme tek başına yeterli olmayabilir. İyotlu tuz bu açığı kapatan en güvenilir kaynaktır. Bazı besinler iyodun kullanılmasını zorlaştırır. Lahana ailesinden gelen sebzeler çiğ tüketildiğinde bu etkiyi yaratır. Soya ürünlerinin yoğun tüketimi de benzer sonuç doğurur. Bu sebzeler pişirildiğinde etkisi büyük ölçüde kaybolur. Dengeli tüketimde bu besinler sorun yaratmaz. Besin seçeneklerini mevsime ve bütçeye göre çeşitlendirmeye özen gösteririm. Tek bir besine yüklenmek yerine kaynakları güne yaymayı öneriyorum. Beslenme listesini hastanın alışkanlıklarına göre düzenlerim.
İyotlu Tuz Nasıl Saklanmalı ve Kullanılmalıdır?
İyotlu tuz, ışık ve nem almayan kapalı bir kapta saklanmalı ve yemeğin sonunda kullanılmalıdır. Tuzdaki iyot kararsız bir yapı taşır. Işık, nem ve ısı bu maddeyi hızla uçurur. Saydam kavanozda bekletilen tuz iyodunu kısa sürede yitirir. Açık poşette saklanan tuzda kayıp daha da hızlı olur. Bu nedenle koyu renkli ve kapaklı kaplar öneriyorum. Tuzluğun ocağın yanında durması da kaybı artırır. Mutfakta serin ve karanlık bir raf daha uygun olur. Pişirme sırasında eklenen tuzun iyodu büyük ölçüde havaya karışır. Bu nedenle tuzu yemek piştikten sonra eklemeyi öneriyorum.
Uzun süre kaynatılan yemeklerde kayıp artar. Kızartma gibi yüksek ısıda pişirmelerde de benzer durum yaşanır. Tuzun ambalajındaki son kullanma tarihi de önem taşır. Eski tuzlarda iyot miktarı belirgin biçimde azalır. Kaya tuzu ve deniz tuzu çoğunlukla iyot içermez. Bu ürünleri tek kaynak olarak kullanmak eksikliğe yol açar. Tuz tüketimini artırmayı ise hiçbir zaman önermem. Amaç, aynı miktar tuzu iyotlu olarak kullanmaktır. Tansiyon hastalarında tuz miktarı düşük tutulur. Tuzun yemeğe ne zaman eklendiğini hastalarıma ayrıca soruyorum. Küçük bir alışkanlık değişikliği günlük alımı belirgin biçimde yükseltir. Bu kişilerde iyot kaynaklarını beslenmeyle ayrıca planlarım.
Aşırı İyot Alımı Zararlı mıdır?
Aşırı iyot alımı, tiroid bezinin dengesini bozduğu için zararlı sonuçlar doğurabilir. Vücut fazla iyodu bir noktaya kadar kolayca atar. Bu sınır aşıldığında bez kendini korumaya alır. Hormon üretimi geçici olarak baskılanır. Bu baskılanma çoğu kişide kısa sürede düzelir. Tiroid hastalığı bulunanlarda ise kalıcı hale gelebilir. Bu kişilerde bezin yavaş çalışması gelişir. Bağımsız çalışan nodülü olanlarda ters bir tablo görülür. Bu nodüller fazla iyodu hemen hormona çevirir. Kanda ani bir hormon fazlalığı ortaya çıkar.
Çarpıntı ve huzursuzluk birden belirir. Bu tablo en çok yaşlı hastalarda sorun yaratır. Görüntülemede kullanılan iyotlu maddeler bu riski taşır. İyot içeren bazı kalp ilaçları da benzer etki gösterir. Yosun tabletleri ve iyot damlaları denetimsiz kullanılır. Bu ürünlerin içeriği çoğu kez etikette doğru yazmaz. Bu nedenle takviyeleri hekim önerisi olmadan kullanmamak gerekir. Bağışıklık kaynaklı tiroid hastalığı olanlarda dikkat daha da artar. Aşırı alım bu kişilerde hastalığı hızlandırır. Aşırı alımdan kuşkulandığım kişilerde kullanılan tüm ürünleri tek tek gözden geçiririm. Bu ürünlerin bırakılmasıyla tablo çoğu kişide kendiliğinden düzelir. Dengeli alımın hem eksiklikten hem fazlalıktan koruduğunu anlatıyorum.
İyot Eksikliğine Bağlı Guatrda İzlem Nasıl Yapılır?
İyot eksikliğine bağlı guatrda izlem, bezin hacmi ve hormon düzeyleri birlikte değerlendirilerek yapılır. İlk aşamada beslenme öyküsünü ayrıntılı sorgularım. Tuz seçimini ve saklama biçimini ayrıca öğrenirim. Deniz ürünü ve süt tüketimini not ederim. Kan tetkiklerinde bezi çalıştıran uyarıcı hormona bakarım. Serbest hormon düzeylerini gerektiğinde ölçtürürüm. Antikor ölçümü bağışıklık kaynaklı süreçleri ayırır. Ultrasonografi bezin hacmini sayısal olarak ortaya koyar. Aynı inceleme nodül varlığını da gösterir. İzlem sırasında ölçümleri aynı yöntemle yineletirim. Hormon desteğinin nasıl düzenlendiğini tiroid ilaç tedavisi sayfasında ayrıca ele aldım.
Hacimdeki değişimi önceki sonuçlarla karşılaştırırım. Hormon dengesi normalse tedaviye gerek duyulmaz. Bu kişilerde beslenme düzenlemesi ve izlem yeterli olur. Üretim azalmışsa eksik hormon yerine konur. Bu tedavi bezin üzerindeki uyarı yükünü de hafifletir. Nodül geliştiğinde izlem planı değiştirilir. Bası bulgusu belirdiğinde girişim seçenekleri konuşulur. Çocuklarda ve gebelerde izlem daha sık yapılır. Beslenme önerilerini her kontrolde yineliyorum. İzlem aralığını hastanın yaşına ve bezin davranışına göre ayrı ayrı belirlerim. Bulgular durağan seyrettiğinde kontroller kademeli olarak seyrekleşir. Erken alınan basit önlemlerin uzun vadede en çok işe yaradığını görüyorum.
Tıbbi inceleme: Prof. Dr. Hakan Mersin · Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular
İyot eksikliği kan testiyle anlaşılır mı?
İyot takviyesi guatrı küçültür mü?
Deniz tuzu iyot içerir mi?
Yosun ürünleri güvenli midir?
Tuzsuz beslenen kişi iyodu nereden alır?
İyot eksikliği saç dökülmesine yol açar mı?
Gebelikte iyot takviyesi gerekir mi?
Çocuklarda iyotlu tuz kullanımı sakıncalı mıdır?
İyot eksikliği kısırlığa neden olur mu?
Bitkisel beslenenlerde eksiklik daha mı sık görülür?
İyot eksikliği giderilince bez eski haline döner mi?
Tiroid ilacı kullananlar iyotlu tuzdan kaçınmalı mıdır?
İdrarda iyot ölçümü hangi durumlarda istenir?
Lahana ve brokoli tüketimi kısıtlanmalı mıdır?
İyot eksikliği kilo almaya yol açar mı?
Ailede guatr varsa iyot alımına nasıl dikkat edilmelidir?
Kaynakça
Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.