Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Paratiroid Hastalıkları ve Cerrahisi

Paratiroid Bezi ve Kalsiyum

Paratiroid bezi ve kalsiyum ilişkisini, parathormonun rolünü ve D vitamininin dengeye katkısını sade bir dille derledim.

Paratiroid bezi, boyunda tiroid bezinin arka yüzüne yerleşen ve kandaki kalsiyumu dakika dakika denetleyen küçük bir organdır. Bu bezlerin saldığı hormon olmadan kan kalsiyumu kısa sürede bozulur. Kalsiyum ise kemikten kasa, sinirden kalbe kadar pek çok işin sürmesini sağlar. Hastalarım tahlil sonucundaki kalsiyum değerini çoğu zaman tek başına yorumlamaya çalışır. Bu başlık altında bezin görevini, hormonun işleyişini ve kalsiyum dengesinin günlük yaşamdaki karşılığını topluca anlatıyorum.

Paratiroid Bezleri Boyunda Nerede Bulunur?

Paratiroid bezleri, boyunda tiroid bezinin arka yüzüne yapışık biçimde bulunur. Çoğu kişide ikisi üstte, ikisi altta olmak üzere dört tane yer alır. Her biri buğday tanesi büyüklüğünde kaldığı için dışarıdan elle hissedilmez. Renkleri çevredeki yağ dokusuna benzediğinden ameliyat sırasında dikkatle ayırt edilir. Bazı kişilerde bezlerden biri göğüs boşluğuna doğru sarkar. Az sayıda kişide beşinci bir bez daha bulunabilir.

Bu anatomik değişkenlik ameliyat planını doğrudan etkiler. Bezlerin kanlanması çok ince damarlarla sağlanır. Damarların korunması bezlerin işlevini sürdürmesi için gerekir. Tiroid ameliyatlarında bu bezleri yerinde ve canlı bırakmaya özen gösteriyorum. Bezlerin adı tiroid bezine komşu olmalarından gelir. Görevleri ise tiroid bezinden tümüyle ayrılır. Bezin yapısını ayrıntılı ele aldığım paratiroid bezleri nedir, ne işe yarar sayfasına da göz atabilirsiniz. Bezlerin gelişim sırasında izlediği yol, erişkinde nerede duracaklarını belirler. Bu nedenle beklenen yerde bulunamayan bir bezi çene altından göğüs boşluğuna uzanan hat boyunca araştırırım. Bu sayfada konunun genel çerçevesini veriyorum. Ayrıntıları alt başlıklara bıraktım.

Kalsiyum Vücutta Hangi Görevleri Üstlenir?

Kalsiyum, vücutta yalnız kemik yapımında değil birçok temel işleyişte görev üstlenir. Kasların kasılıp gevşemesi kalsiyum akışına bağlı yürür. Sinir hücreleri arasındaki iletiyi de aynı mineral düzenler. Kanın pıhtılaşma basamakları kalsiyum olmadan tamamlanmaz. Kalp kasının düzenli çalışması bu dengeye doğrudan bağlıdır. Hücre içindeki birçok haberleşme yolu kalsiyum ile başlar.

Vücuttaki kalsiyumun büyük bölümü kemik ve dişlerde depolanır. Kanda dolaşan miktar ise toplamın çok küçük bir parçasını oluşturur. Bu küçük parçanın düzeyi çok dar sınırlar içinde korunur. Sınırın dışına çıkıldığında belirtiler hızla ortaya çıkar. Bu nedenle vücut kalsiyumu sürekli ölçen bir denetim düzeneği çalıştırır. Kan kalsiyumu düştüğünde depolardan hemen karşılık alınır. Yükseldiğinde ise fazlası kemiğe ve idrara yönlendirilir. Kalsiyumun bir bölümü kanda proteine bağlı, bir bölümü ise serbest biçimde taşınır. Hücrelerin işine yarayan bölüm bu serbest kısım olarak öne çıkar. Aşağıdaki iki alt başlıkta bu görevleri biraz daha açıyorum. Böylece tahlil sonucunun neden bu kadar önemsendiği anlaşılır.

Kemik Kalsiyum Deposu Olarak Nasıl Çalışır?

Kemik, kalsiyum deposu olarak sürekli yenilenen canlı bir doku gibi çalışır. Kemik dokusunda yapım ve yıkım her gün yan yana sürer. Yıkım hücreleri eski kemiği çözerek kana kalsiyum verir. Yapım hücreleri ise yeni kemik dokusu üretir. İki işlem dengede kaldığında kemik yoğunluğu korunur. Yıkım öne geçtiğinde kemik incelir.

Kanda kalsiyum düştüğünde vücut önce bu depoya başvurur. Depodan alınan kalsiyum kısa sürede kan düzeyini toparlar. Alışveriş uzun sürerse kemik zayıflar. Bu nedenle kalsiyum dengesi kemik sağlığından ayrı düşünülemez. Yeterli protein alımı ve düzenli hareket kemik yapımını destekler. Uzun süren hareketsizlik ise yıkımı hızlandırır. Kemik yoğunluğunun ölçülmesi bu dengeyi sayısal olarak gösterir. Sonucu yorumlarken kişinin yaşını ve hormon değerlerini birlikte ele alıyorum. Kemiğin farklı bölgeleri aynı hızda etkilenmediği için ölçüm birkaç noktadan yapılır. Önkol kemiği, hormon kaynaklı kayıplarda daha erken uyarı verir. Kemikteki değişim yavaş ilerlediği için ölçüm sık yinelenmez.

Sinir ve Kas Çalışması Kalsiyuma Neden Bağlıdır?

Sinir ve kas çalışması, hücre zarındaki elektriksel dengeyi kalsiyum belirlediği için bu minerale bağlıdır. Kalsiyum düştüğünde sinir hücreleri kolay uyarılır. Kolay uyarılan sinirler kaslara gereksiz uyarı gönderir. Bu durum elde ve ayakta kramp biçiminde hissedilir. Ağız çevresinde ve parmak uçlarında karıncalanma duyulur.

Kalsiyum yükseldiğinde ise tersi bir tablo gelişir. Sinir iletimi yavaşlar ve kaslar gevşek kalır. Kişi kendini bitkin ve ağır hisseder. Bağırsak kasları yavaşladığı için kabızlık ortaya çıkar. Kalp kasında ritim değişiklikleri görülebilir. Bu nedenle kalsiyum değeri kalp ilacı kullanan kişilerde daha yakından izlenir. Şikâyetlerin şiddeti değişimin hızıyla doğrudan ilişkilidir. Yavaş gelişen değişimlere vücut bir ölçüde uyum sağlar. Ani gelişen değişimler ise belirgin yakınmalara yol açar. Bu ayrımı değerlendirme sırasında mutlaka göz önünde tutuyorum.

Parathormon Kalsiyum Dengesini Nasıl Ayarlar?

Parathormon, kalsiyum dengesini üç ayrı organ üzerinden aynı anda ayarlar. Kemikte kalsiyum salınımını artırarak kana hızlı destek sağlar. Böbrekte süzülen kalsiyumun geri emilimini yükseltir. Aynı organda fosforun idrarla atılmasını hızlandırır. Böbrekte D vitamininin etkin biçime dönüşmesini de uyarır. Etkin D vitamini bağırsaktan kalsiyum emilimini artırır.

Bu üç yol birlikte çalıştığında kan kalsiyumu hızla toparlanır. Kalsiyum yeterli düzeye ulaşınca bezler salgıyı azaltır. Geri bildirim düzeni dengeyi kendiliğinden korur. Bezlerden biri bu denetimden çıktığında hormon sürekli yüksek kalır. Sürekli yüksek hormon kemikten kalsiyum çekilmesini sürdürür. Böbrekten atılan kalsiyum arttığı için taş oluşma eğilimi belirir. Dengeyi kuran basamakları kalsiyum metabolizması sayfasında adım adım ele aldım. Hormonun kanda kalış süresi kısa olduğu için ölçüm anlık durumu yansıtır. Bu özellik ameliyat sırasında yapılan hızlı ölçümleri de anlamlı kılar. Burada yalnız genel işleyişi özetliyorum. Ayrıntılı okumayı ilgili alt sayfaya bırakıyorum.

D Vitamini Bu Dengede Nerede Durur?

D vitamini, kalsiyum dengesinde emilimden sorumlu basamağı üstlenen temel etken olarak durur. Ciltte güneş ışığıyla üretilen ham biçim önce karaciğerde değişime uğrar. Böbrekte ikinci bir işlemden geçtikten sonra etkin hale gelir. D vitamini etkin hale geldiğinde bağırsaktan kalsiyum emilimini belirgin biçimde artırır. Yeterli düzey sağlanmadığında besinle alınan kalsiyumun büyük bölümü emilmeden atılır. Emilim azaldığında kan kalsiyumu düşme eğilimine girer.

Düşüşü karşılamak için paratiroid bezleri daha çok hormon salgılar. Uzun süren eksiklik bezlerin büyümesine yol açar. Bu nedenle eksikliğin giderilmesini tedavinin ilk adımı sayıyorum. Destek başlanmadan önce kan düzeyi mutlaka ölçülür. Denetimsiz ve yüksek dozda kullanım ise kalsiyumu gereğinden çok yükseltir. Kapalı giyinen ve gün boyu kapalı ortamda çalışan kişilerde eksiklik daha sık görülür. İleri yaşta ciltteki üretim kapasitesi azalır. Güneşten yararlanmanın kurallarını güneş ışınları, D vitamini ve kalsiyum sayfasında derledim. Karaciğer ya da böbrek hastalığı bulunan kişilerde dönüşüm basamakları aksar. Böyle durumlarda hazır etkin biçim tercih edilir. Burada konunun yalnız dengedeki yerine değiniyorum.

Kalsiyum Yükseldiğinde Neler Yaşanır?

Kalsiyum yükseldiğinde vücutta genel bir yavaşlama yönünde bir dizi değişiklik yaşanır. Kişi önce nedenini açıklayamadığı bir yorgunluk duyar. Su içme isteği belirgin biçimde artar. İdrara çıkma sıklığı gece saatlerinde de sürer. Bağırsak hareketleri yavaşladığı için kabızlık gelişir. Bulantı ve iştahsızlık tabloya eşlik edebilir.

Kemik ve eklemlerde sızlama biçiminde ağrı duyulur. Böbrekte taş oluşma eğilimi zamanla belirginleşir. Unutkanlık ve dikkat dağınıklığı günlük işleri zorlaştırır. Bazı kişilerde çökkün bir duygudurum öne çıkar. Yükseliş yavaş geliştiğinde şikâyetler yıllara yayılır. Hızlı yükselişlerde ise tablo daha gürültülü seyreder. Belirtilerin tamamını ilgili alt sayfada ayrıntılı ele aldım. Yakınmaların çoğu başka hastalıklarda da görüldüğü için tanı gecikebilir. Bu nedenle sebebi açıklanamayan yorgunlukta kalsiyum değerine bakılmasını öneriyorum. Burada yalnız genel çerçeveyi çiziyorum. Değerin bir kez yüksek çıkması tek başına tanı anlamına gelmez.

Kalsiyum Düştüğünde Hangi Belirtiler Ortaya Çıkar?

Kalsiyum düştüğünde sinir ve kas sisteminden kaynaklanan belirtiler ortaya çıkar. Parmak uçlarında ve dudak çevresinde karıncalanma ilk sırada duyulur. El ve ayak kaslarında istem dışı kasılmalar görülür. Kas krampları gece saatlerinde daha rahatsız edici olur. Bazı kişilerde yüz kaslarında seğirme belirir. Halsizlik ve huzursuzluk tabloya eşlik eder.

Düşüş ağırlaştığında solunum kaslarında kasılma gelişebilir. Bu nedenle belirgin düşüşler ivedilikle değerlendirilir. En sık karşılaşılan neden boyun ameliyatları sonrasında bezlerin etkilenmesidir. D vitamini eksikliği de benzer bir tabloya yol açabilir. Magnezyum düşüklüğü kalsiyumun toparlanmasını geciktirir. Tedavide kalsiyum ve etkin D vitamini desteği birlikte kullanılır. Destek dozu kan sonuçlarına göre kademeli ayarlanır. Kişinin kendi başına doz değiştirmesini doğru bulmuyorum. Destek alan kişilerde kan ölçümü ilk dönemde daha sık yinelenir. Değerler oturduktan sonra kontrol aralığı genişletilir. Ayrıntılı bilgiyi ilgili alt başlıkta bulabilirsiniz.

Kan Tahlilindeki Kalsiyum Değeri Nasıl Okunur?

Kan tahlilindeki kalsiyum değeri, tek başına değil eşlik eden sonuçlarla birlikte okunur. Kalsiyumun bir bölümü kanda proteine bağlı taşınır. Bu nedenle albümin düzeyi düşük olan kişilerde değer olduğundan düşük görünür. Böyle durumlarda düzeltilmiş kalsiyum hesabı yapılır. İyonize kalsiyum ölçümü daha doğrudan bir bilgi verir. Parathormon aynı örnekte ölçüldüğünde tablo netleşir.

İki değerin birlikte yüksek bulunması bezleri işaret eder. Kalsiyum yüksek, hormon baskılı bulunduğunda başka nedenler araştırılır. D vitamini düzeyi yorumu tamamlayan üçüncü değer olarak istenir. Böbrek işlevini gösteren testler tabloyu tamamlar. Kan alınmadan önce uzun süre aç kalınması sonucu etkileyebilir. Kolun uzun süre sıkı bağlanması da ölçümü değiştirir. Tek bir yüksek sonuçla tanı koymuyorum. Ölçümü aynı koşullarda yineleyerek karar veriyorum. Sonuçları birlikte okumak gereksiz kaygıyı da önler.

Bu Bölümdeki Sayfalar Hangi Sırayla Okunmalıdır?

Bu bölümdeki sayfalar, temelden ayrıntıya doğru ilerleyen bir sırayla okunmalıdır. İlk adımda bezlerin yapısını ve görevini anlatan sayfa yer alır. İkinci adımda hormonun kalsiyum ve D vitamini ile ilişkisi ele alınır. Üçüncü adımda kalsiyumun vücuttaki yolculuğu ayrıntılandırılır. Dördüncü adımda kalsiyum yüksekliğinde görülen tablo sıralanır. Beşinci adımda güneş ışığının üretimdeki rolü açıklanır.

Bu sıra izlendiğinde konu bütün olarak kavranır. Tahlil sonucu elinde olan kişiler önce okuma sayfasına bakabilir. Yakınması bulunan kişiler belirtileri anlatan sayfadan başlayabilir. Ameliyat gündemdeyse cerrahi başlığındaki sayfalara geçilir. Sayfaların hiçbiri yüz yüze değerlendirmenin yerini tutmaz. Yazıların amacı süreci anlaşılır kılmaktır. Hastalarımın soruları bu metinleri her yıl yeniden şekillendirir. Anlaşılmayan bölümleri görüşme sırasında ayrıca açıklıyorum. Doğru bilgiyle gelen kişiyle karar vermek çok daha kolay ilerler.

Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Kalsiyum ölçümü hangi durumlarda yanıltıcı sonuç verir?
Kalsiyum ölçümü, kan alma koşullarından etkilendiği için bazen olduğundan farklı görünür. Kolun uzun süre sıkı bağlanması değeri yükseltebilir. Kanda albümin düşük bulunduğunda sonuç olduğundan düşük çıkar. Uzun süre aç kalmak ve yoğun sıvı kaybı da ölçümü değiştirir. Bu nedenle tek bir sonuca dayanarak karar vermiyorum.
Paratiroid bezi ile tiroid bezi aynı işi mi yapar?
İki bez komşu durmasına karşın bambaşka görevler üstlenir. Tiroid bezi vücudun çalışma hızını ve ısı üretimini düzenler. Paratiroid bezleri ise yalnız kalsiyum ve fosfor dengesini yönetir. Adların benzerliği hastalarımı sık sık yanıltır. Tahlil istenirken bu ayrımın bilinmesi doğru değerlendirmeyi kolaylaştırır.
Süt içmemek kalsiyum düşüklüğüne yol açar mı?
Süt ürünlerinden uzak durmak tek başına kanda kalsiyum düşüklüğü yaratmaz. Vücut kan düzeyini korumak için gerektiğinde kemik deposundan kalsiyum çeker. Ancak uzun süren yetersiz alım kemik yoğunluğunu azaltır. Yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve susam da kalsiyum içerir. Beslenmeyi çeşitlendirmenin kemik sağlığını desteklediğini düşünüyorum.
Kalsiyum takviyesini herkes kullanabilir mi?
Kalsiyum takviyesi herkese uygun bir destek değildir. Kanda kalsiyumu yüksek olan kişilerde takviye tabloyu ağırlaştırır. Böbrek taşı öyküsü bulunan kişilerde de dikkatli davranılır. Gereksinim, kan sonuçları ve beslenme alışkanlıkları birlikte değerlendirilerek belirlenir. Takviyeye başlamadan önce kalsiyum ve D vitamini düzeyinin ölçülmesini istiyorum.
D vitamini eksikliği paratiroid bezlerini büyütür mü?
Uzun süren D vitamini eksikliği bezleri sürekli uyardığı için büyümelerine yol açar. Emilim azaldığında kan kalsiyumu düşme eğilimine girer. Düşüşü karşılamak için bezler daha çok hormon salgılar. Yıllarca süren bu uyarı bez dokusunun çoğalmasına neden olur. Eksikliğin erken giderilmesi bu süreci durdurur.
Güneşten yararlanmak D vitamini için tek başına yeterli midir?
Güneş ışığı D vitamini üretiminin temel kaynağı olarak öne çıkar. Yine de kapalı giyinen, gündüz kapalı ortamda çalışan ve ileri yaştaki kişilerde üretim yetersiz kalır. Kış aylarında güneşin geliş açısı da üretimi azaltır. Bu kişilerde besin desteği gündeme gelir. Gereksinimi kan düzeyine bakarak belirliyorum.
Kemik erimesi olan herkeste paratiroid sorunu var mıdır?
Kemik yoğunluğu azalan kişilerin çoğunda paratiroid bezleri normal çalışır. Kemik kaybının en sık nedeni yaşlanma ve hormon değişiklikleridir. Bununla birlikte kemik erimesi saptanan herkeste kan kalsiyumuna bakılmasını öneriyorum. Kalsiyum yüksek bulunursa parathormon da ölçülür. Böylece tedavi edilebilir bir neden gözden kaçmaz.
Tırnak kırılması kalsiyum eksikliğinin işareti midir?
Tırnak kırılması çoğu zaman kalsiyum eksikliğinden kaynaklanmaz. Tırnak yapısını demir, çinko, protein ve su tüketimi de etkiler. Deterjan ve su ile uzun temas tırnağı kolay kırılır hale getirir. Kanda kalsiyum düşüklüğü daha çok karıncalanma ve kramp ile kendini gösterir. Yine de yakınma sürerse kan tetkiki isterim.
Gebelikte kalsiyum gereksinimi değişir mi?
Gebelikte bebeğin kemik gelişimi nedeniyle kalsiyum gereksinimi artar. Vücut bu dönemde bağırsaktan emilimi kendiliğinden yükseltir. Yeterli beslenme ve uygun D vitamini düzeyi dengeyi korur. Kan kalsiyumu bu dönemde de belirli aralıklarla ölçülür. Değerlerde belirgin sapma görülürse ileri inceleme yapılır.
Menopoz kalsiyum dengesini nasıl etkiler?
Menopozdan sonra kemik yıkımı yapım hızının önüne geçer. Bu dönemde kemikten kana geçen kalsiyum miktarı artar. Kemik yoğunluğu yıllar içinde azalır. Aynı dönemde paratiroid bezlerinin aşırı çalışması da daha sık saptanır. Bu nedenle menopoz sonrasında kalsiyum ve kemik ölçümlerini birlikte izliyorum.
Kalsiyum ve D vitamini birlikte mi alınmalıdır?
Kalsiyum desteğinin işe yaraması için yeterli D vitamini düzeyi gerekir. D vitamini eksikse alınan kalsiyum bağırsaktan yeterince emilmez. Bu nedenle iki desteğin birlikte planlanması daha doğru sonuç verir. Ancak her iki desteğin de dozu kişiye göre ayarlanır. Kan kalsiyumu yüksek olan kişilerde plan tümüyle değişir.
Çay ve kahve kalsiyum emilimini azaltır mı?
Yoğun çay ve kahve tüketimi kalsiyum emilimini bir ölçüde güçleştirir. Bu içecekler idrarla kalsiyum atılımını da artırır. Aynı öğünde çok miktarda tüketilmesi emilimi daha belirgin düşürür. Ölçülü tüketim çoğu kişide sorun yaratmaz. Takviye kullanan kişilere bu içecekleri öğün aralarına almalarını öneriyorum.
Kalsiyum yüksekliği ile tiroid hastalığı arasında bağ var mıdır?
Tiroid bezinin aşırı çalışması kemik yıkımını hızlandırarak kalsiyumu yükseltebilir. Bu tabloda yükseklik genellikle hafif kalır. Paratiroid kaynaklı yükseklikten ayrılması için parathormon ölçümü gerekir. İki hastalık aynı kişide birlikte de bulunabilir. Bu nedenle boyun bölgesini tek bir değerlendirmede bütün olarak ele alıyorum.
Fosfor değeri neden kalsiyumla birlikte ölçülür?
Kalsiyum ve fosfor vücutta birbirine bağlı biçimde hareket eder. Parathormon yükseldiğinde kalsiyum artarken fosfor düşer. Böbrek yetmezliğinde ise fosfor birikir ve kalsiyum azalır. İki değerin birlikte okunması tablonun kaynağını daha hızlı gösterir. Bu nedenle tetkik isterken ikisini aynı örnekte istiyorum.
Böbrek hastalığı kalsiyum dengesini nasıl bozar?
Böbrek, D vitamininin etkin biçime dönüştüğü organ olarak dengede merkezi bir yer tutar. İşlev azaldığında etkin D vitamini üretimi düşer. Bağırsaktan emilim azalınca kan kalsiyumu geriler. Aynı dönemde atılamayan fosfor kanda birikir. Bu iki değişiklik paratiroid bezlerini sürekli uyararak ikincil bir tabloya yol açar.
Kalsiyum düşüklüğü kendi kendine düzelir mi?
Hafif ve geçici düşüşler beslenme düzeltildiğinde kendiliğinden toparlanır. Boyun ameliyatı sonrasında görülen düşüşlerin çoğu da birkaç gün içinde düzelir. Buna karşılık belirgin ve süregelen düşüşler destek tedavisi gerektirir. Karıncalanma ve kramp duyulduğunda ölçüm yinelenir. Kendiliğinden geçmesini beklemeyi doğru bulmuyorum.