Stereotaksik Biyopsi
Stereotaksik biyopsi mamografide görülen kireçlenmelerde nasıl uygulanır, kimlere uygundur? Yöntemi baştan sona anlattım.
Stereotaksik biyopsi, mamografide görülen ancak ultrasonda seçilemeyen bulgulardan doku örneği alınmasını sağlayan bir yöntemdir. Adındaki stereotaksi sözcüğü, hedefin yerinin iki ayrı açıdan hesaplanarak bulunmasını anlatır. Yöntemi en çok, memede saptanan küçük kireçlenme kümelerinde kullanıyorum. Hastalarım bu işlemin adını duyduğunda karmaşık bir girişimle karşılaşacaklarını düşünür. Oysa uygulama, mamografi çekimine benzeyen tanıdık bir düzen içinde ilerler ve kısa sürede tamamlanır.
Mamografi Kılavuzluğunda Örnekleme Ne Demektir?
Mamografi kılavuzluğunda örnekleme, hedefin yerinin röntgen ışını kullanılarak belirlenmesi ve iğnenin buna göre yönlendirilmesi anlamına gelir. Ultrason incelemesi bazı bulguları hiçbir biçimde göstermez. Özellikle çok küçük kireçlenme kümeleri yalnızca mamografi görüntüsünde seçilebilir. Bu bulgulardan örnek alınabilmesi için farklı bir kılavuza gereksinim duyulur. Mamografi kılavuzluğu tam olarak bu gereksinimi karşılar. Uygulamada meme, mamografi çekiminde olduğu gibi iki plaka arasında sabitlenir. Sabitleme, hedefin işlem boyunca yerinden oynamasını engeller. Ardından hedefin yeri iki ayrı açıdan alınan görüntülerle hesaplanır.
Hesaplama sonucunda iğnenin gireceği nokta ve ilerleyeceği derinlik ortaya çıkar. Cihazın kılavuz düzeneği iğneyi tam bu noktaya yönlendirir. Örnek alma bölümü çoğunlukla emme gücüyle çalışan bir düzenekle yapılır. Bu birleşim, küçük hedeflerden bile yeterli doku toplanmasını sağlar. Yöntemin adı ilk duyulduğunda hastalarıma yabancı gelir. Oysa uygulama, alışılmış bir mamografi çekiminin uzantısı olarak ilerler. Aradaki tek fark, çekim sırasında bir de örnek alınmasıdır. Bu benzetmeyi yaptığımda hastaların kaygısı belirgin biçimde azalır. Anlaşılır bir tarif, işlem gününü çok daha kolaylaştırır. Yöntemin hangi merkezlerde uygulanabildiği donanıma bağlı olarak değişir. Her mamografi cihazı bu işleve sahip olmadığından hastanın yönlendirilmesi gerekebilir. Uygun merkezi önceden belirlemek, gereksiz gidiş gelişlerin önüne geçer.
Hedefin Yeri Nasıl Hesaplanır?
Hedefin yeri, birbirinden farklı iki açıdan alınan görüntüler karşılaştırılarak hesaplanır. Tek bir görüntü hedefin yalnızca iki boyutlu konumunu verir. Derinlik bilgisi bu görüntüden elde edilemez. İki açılı görüntü ise hedefin derinliğini ortaya koyar. Bu ilke, uzaktaki bir nesnenin iki gözle görülmesine benzer bir mantık taşır. Cihazın yazılımı iki görüntü üzerinde hedefi işaretler. İşaretleme sonrasında üç eksenli bir konum değeri hesaplanır. Değerler iğnenin gireceği noktayı ve ilerleyeceği derinliği belirler.
Hesaplamanın doğruluğu, işlemin en kritik basamağını oluşturur. Küçük bir sapma bile hedefin kaçırılmasına yol açar. Bu nedenle hesaplanan değerler örnekleme öncesinde iki kez denetlenir. Denetim, örnek alınmadan önce tamamlanır. Hastanın işlem boyunca hareketsiz durması hesabın geçerliliğini korur. Hareket olursa görüntüler yenilenir ve hesap yeniden yapılır. Bu yineleme, işlemin uzamasına neden olur. Hareketsiz kalmanın önemini hastalarıma baştan anlatıyorum. Anlatılan bir kuralın uygulanması çok daha kolay gerçekleşir. Hesaplama aşamasında cihazın kendi denetim düzeni de devreye girer. Düzenek, iğnenin planlanan derinliği aşmasını engelleyecek biçimde sınırlandırılır. Bu sınırlama, göğüs duvarına yönelik istenmeyen bir ilerlemeyi önler. Güvenlik önlemlerinin varlığını hastalarıma ayrıca anlatıyorum.
Açılı Görüntülerin Rolü
Açılı görüntülerin rolü, hedefin derinliğinin belirlenmesini sağlamaktır. Görüntüler birbirine göre belirli bir açı farkıyla alınır. Açı farkı, hedefin görüntü üzerindeki yer değişimini ortaya çıkarır. Yer değişiminin büyüklüğü derinlikle doğrudan ilişkilidir. Yüzeye yakın hedefler görüntüler arasında az kayar. Derinde duran hedefler ise daha belirgin biçimde yer değiştirir. Yazılım bu kaymayı ölçerek derinliği hesaplar. Hesaplanan değer kılavuz düzeneğe aktarılır.
Düzenek iğneyi bu değere göre konumlandırır. Görüntülerin kalitesi hesabın doğruluğunu doğrudan etkiler. Bulanık bir görüntüde hedefin işaretlenmesi güçleşir. Bu nedenle çekim sırasında nefesin tutulması istenir. Küçük bir hareket bile görüntüyü kullanılamaz duruma getirir. Görüntüler uygun bulunmazsa çekim yinelenir. Yineleme, işlemin güvenilirliğini korumak için yapılır. Hastaya bu adımın neden tekrarlandığını açıklıyorum. Açıklama, bekleyişin kaygıya dönüşmesini engeller. Açılı çekimlerin sayısı işlem boyunca sınırlı tutulur. Gereksiz her çekimden kaçınmak temel bir ilke olarak benimsenir. Görüntü kalitesi yeterliyse ek çekim istenmez. Bu yaklaşım, alınan ışın miktarını olabildiğince düşük tutar.
Sayısal Koordinatların Kullanımı
Sayısal koordinatların kullanımı, iğnenin elle değil hesapla yönlendirilmesini sağlar. Hesaplanan koordinatlar birbirine dik duran üç ayrı eksende tanımlanır. Birinci eksen hedefin meme içindeki yatay konumunu gösterir. İkinci eksen ise aynı hedefin dikey konumunu belirtir. Üçüncü eksen, hedefin deriden ne kadar içeride durduğunu anlatır. Üç değerin birleşimi hedefin tek bir noktada tanımlanmasını sağlar. Kılavuz düzenek bu değerlere göre kendiliğinden konumlanır. Elle yapılan bir yönlendirmede aynı doğruluğa ulaşılamaz.
Sayısal yaklaşım, çok küçük hedeflerde bile güven verir. Hesaplanan değerler işlem kaydına yazılır. Kayıt, sonradan yapılacak değerlendirmelerde kullanılır. Aynı bölgeye yeniden girişim gerekirse eski değerler yol gösterir. Koordinatların doğruluğu örnek alınmadan önce denetlenir. Denetimde iğnenin ucu yeni bir görüntüyle gösterilir. Uygunluk doğrulanmadan örnek alma bölümüne geçilmez. Bu titizlik, yetersiz örnek olasılığını belirgin biçimde düşürür. Sürecin her adımını kayıt altına almayı ilke sayıyorum. Koordinat değerleri hedefin memedeki hangi çeyrekte durduğunu da gösterir. Bu bilgi, cerrahi gerekirse girişimin nereden yapılacağını belirler. Aynı değerler izlem görüntülemelerinde karşılaştırma ölçütü olarak kullanılır. Kayıtların eksiksiz tutulması ileriki kararları belirgin biçimde kolaylaştırır.
Hangi Bulgularda Bu Yöntemi Seçiyorum?
Mamografide görülüp ultrasonda seçilemeyen bulgularda bu yöntemi seçiyorum. Kümelenmiş ve düzensiz görünen kireçlenmeler ilk sırada gelir. Mikrokalsifikasyon olarak adlandırılan bu küçük odaklar çoğunlukla iyi huyludur. Küçük bir bölümünde ise kanal içi hastalığın ilk işareti gizlenir. Bu ayrımın yapılabilmesi ancak doku incelemesiyle olanaklı duruma gelir. Görüntülemede yapısal bozulma olarak tanımlanan bulgular da bu gruba girer. İki farklı çekimde ortaya çıkan asimetrik yoğunluklarda yöntem yol gösterir. Ele gelmeyen ve ultrasonda karşılığı bulunmayan küçük yapılar yine bu yolla örneklenir.
Kireçlenmelerin hangi durumda kuşku uyandırdığını memede kalsifikasyon sayfasında ayrıntılı anlattım. Bulgunun hangi çekimde göründüğünü her olguda ayrıntılı inceliyorum. Çekim tekniğinin kendisiyle ilgili ayrıntıları mamografi sayfasında ele aldım. Kılavuz seçimini radyoloji uzmanıyla birlikte yapıyorum. Ultrasonda karşılığı bulunan bulgularda bu yönteme gerek kalmaz. Ultrason eşliğinde yapılan örnekleme daha kısa sürer. Bu nedenle önce ultrason incelemesi yinelenir. Karşılık bulunamazsa mamografi kılavuzluğuna geçilir. Doğru seçim, ikinci bir girişimin önüne geçer. Bulgunun iki memede birden bulunması da karar sürecini etkiler. Böyle olgularda hangi tarafın öncelikli olduğu görüntüleme bulgusuna göre belirlenir. Her iki taraftan aynı seansta örnek alınması bazen uygun olur. Bu kararı hastanın dayanma gücünü de gözeterek veriyorum.
Uygulama Öncesinde Hasta Nasıl Konumlandırılır?
Uygulama öncesinde hasta, cihazın tipine göre farklı konumlarda yerleştirilir. Bazı cihazlarda hasta yüzüstü bir masaya yatırılır. Meme masadaki açıklıktan aşağı doğru sarkar. Bu konum, hastanın işlemi görmemesini sağlar. Görmemek çoğu hasta için rahatlatıcı olur. Başka cihazlarda ise hasta oturur konumda durur. Oturarak yapılan uygulamada baş dönmesi olasılığı akılda tutulur. Hangi konumun kullanılacağı merkezin donanımına göre değişir.
Konum belirlendikten sonra meme iki plaka arasında sıkıştırılır. Sıkıştırma, mamografi çekimindekine benzer bir basınç yaratır. Basınç işlem boyunca sürdüğünden hastalarıma bunu önceden anlatıyorum. Sıkıştırmanın gevşemesi hesabın geçerliliğini bozar. Bu nedenle plakalar örnek alma bitene kadar açılmaz. Hastanın rahat oturması ya da yatması bu süreci kolaylaştırır. Kolun ve omzun gevşek durması gerginliği azaltır. İşlem öncesinde derin nefes alıp vermeyi öneriyorum. Sakin bir başlangıç, tüm uygulamanın akışını belirler. İşlem odasının ısısı ve aydınlatması da hastanın rahatlığını etkiler. Soğuk bir ortamda kaslar kasıldığından konumun korunması güçleşir. Üşüyen hastalara örtü verilmesi basit ama etkili bir önlem sayılır. Küçük ayrıntılar uygulamanın akışını gözle görülür biçimde düzeltir.
Örnekleme Sırasında Neler Olur?
Örnekleme sırasında olanlar belirli bir sıra içinde ilerler. Örnekleme yapılacak bölge önce antiseptik sıvıyla geniş biçimde temizlenir. Deriye ve derin dokuya uyuşturucu ilaç verilir. Uyuşmanın oturması için kısa bir süre beklenir. İğnenin geçeceği noktada deride çok küçük bir giriş açılır. İğne hesaplanan koordinatlara göre yerleştirilir. Yerleşim, yeni bir görüntü çekilerek doğrulanır. Doğrulama tamamlandığında örnek alma bölümü başlar.
Emme düzeneği çalıştığında doku iğnenin penceresine çekilir. Çekilen doku kesilerek toplama haznesine gönderilir. İğne kendi ekseninde döndürülerek farklı yönlerden örnek alınır. Hasta bu sırada hafif bir çekilme duygusu yaşar. Duygu ağrıdan çok basınç olarak tanımlanır. Yeterli sayıda parça toplandığında düzenek durdurulur. Gerekirse hedefin yerine küçük bir işaretleyici bırakılır. İğne geri çekildikten sonra bölgeye baskı uygulanır. Plakalar en son aşamada gevşetilir. Gevşetmenin yavaş yapılması ani bir kan basıncı değişikliğini önler. Hasta bu aşamada birkaç dakika oturarak dinlendirilir. Dinlenme süresi, baş dönmesi olasılığını belirgin biçimde azaltır. Ardından pansuman yapılarak işlem tamamlanır.
Alınan Parçaların Görüntüyle Doğrulanması
Alınan parçaların görüntüyle doğrulanması, bu yöntemin ayrılmaz adımlarından biridir. Toplanan parçalar özel bir kaba yerleştirilir. Kap, küçük bir röntgen cihazına konularak görüntülenir. Görüntüde kireçlenmelerin parçalar içinde bulunup bulunmadığı incelenir. Kireçlenme görünüyorsa hedefin örneklendiği kanıtlanır. Görünmüyorsa örnekleme aynı seansta sürdürülür. Bu denetim yapılmadan işlem sonlandırılmaz. Doğrulama, yetersiz örnek olasılığını en aza indirir.
Kireçlenme içeren parçalar ayrı olarak işaretlenir. İşaretleme, patoloji incelemesinde önceliği belirler. Patoloji uzmanı bu parçaları daha ayrıntılı değerlendirir. Doğrulama görüntüsü hasta dosyasına eklenir. Dosyadaki görüntü sonraki değerlendirmelerde kullanılır. Rapor ile doğrulama görüntüsü birlikte okunur. İki bilgi uyuşmuyorsa süreç yeniden ele alınır. Bu düzen, tanının sağlam bir temele oturmasını sağlar. Doğrulama adımını hiçbir olguda geçmiyorum. Parçaların görüntülenmesi işlem süresine yalnızca kısa bir ek getirir. Bu ek süre, ikinci bir girişimin önlenmesi düşünüldüğünde çok küçük kalır. Doğrulama olmadan gönderilen örnekler yanıltıcı bir rapor doğurur. Bu nedenle adımın atlanmasına hiçbir koşulda izin vermiyorum.
İşlemin Rahatsız Edici Yanları Nelerdir?
İşlemin rahatsız edici yanları, çoğunlukla konum ve sıkıştırmadan kaynaklanır. Uzun süre aynı konumda durmak bel ve boyunda yorgunluk yaratır. Memenin sıkıştırılması basınç duygusu doğurur. Bu duygu mamografi çekimindekine benzer bir düzeyde kalır. Uyuşturma yapıldığı için keskin bir ağrı duyulmaz. Emme sırasında hissedilen çekilme rahatsız edici sayılmaz. Bazı hastalarda baş dönmesi ya da terleme görülebilir. Bu tepkiler genellikle gerginlikten kaynaklanır.
Böyle bir durumda işleme kısa bir ara verilir. Su içmek ve derin nefes almak tepkiyi hızla yatıştırır. İşlem sonrasında birkaç saat süren künt bir sızı görülebilir. Sızı basit bir ağrı kesiciyle geçer. Deri altında küçük bir morarma ortaya çıkabilir. Morarmanın rengi günler içinde açılır. Soğuk uygulama hem şişliği hem de sızıyı azaltır. Rahatsızlık düzeyini işlem öncesinde ayrıntılı anlatıyorum. Beklentisi doğru kurulan hasta süreci çok daha kolay taşır. Rahatsızlığı azaltmak için işlem öncesinde tuvalet gereksiniminin giderilmesini öneriyorum. Aç karnına gelinmemesi de baş dönmesi olasılığını düşürür. Hafif bir kahvaltı yapılması çoğu hasta için yeterli olur. Bu küçük önlemler uygulamanın çok daha rahat geçmesini sağlar.
Hangi Durumlarda Bu Yöntem Uygulanamaz?
Bazı durumlarda bu yöntem güvenle uygulanamaz. Meme dokusunun çok ince olduğu kişilerde iğnenin yerleşimi güçleşir. Göğüs duvarına çok yakın yerleşimli bulgularda da uygulama zorlaşır. Koltuk altına uzanan bölgedeki hedeflere ulaşmak her zaman olanaklı olmaz. Hareketsiz durmakta zorlanan hastalarda hesap geçerliliğini yitirir. Uzun süre yüzüstü yatamayan kişilerde farklı bir yol aranır. İleri derecede sırt ağrısı bulunan hastalarda konum sorun yaratır. Pıhtılaşma bozukluğu bulunan kişilerde işlem daha temkinli değerlendirilir.
Gebelik döneminde röntgen ışını kullanımından kaçınılır. Bu dönemde ultrasonda karşılığı bulunan bulgular yeğlenir. Uygulanamayan olgularda cerrahi örnekleme gündeme gelir. Bazı olgularda ise emme düzeneğiyle farklı bir kılavuz kullanılır. Seçeneklerin karşılaştırmasını vakum destekli biyopsi sayfasında ele aldım. Hangi yolun uygun olduğuna hastanın durumuna bakarak karar veriyorum. Kararı ilgili uzmanlarla birlikte gözden geçiriyorum. Ortak değerlendirme, gereksiz girişimlerin önüne geçer. Uygulanamayan olgularda hastanın umutsuzluğa kapılmaması için seçenekleri hemen anlatıyorum. Tanıya ulaşmanın birden çok yolu her zaman bulunur. Hangi yolun seçileceği bulgunun cinsine ve hastanın durumuna göre değişir. Bu esneklik, tanı sürecinin kesintiye uğramasını önler.
Sonuçlar Nasıl Yorumlanır ve Ne Zaman Yinelenir?
Sonuçlar, her zaman görüntüleme bulgusuyla birlikte yorumlanır. Tek başına okunan bir rapor yanıltıcı olabilir. İyi huylu bildirilen ve görüntülemeyle uyumlu olgularda izleme geçilir. Kuşkulu sınırda bildirilen doku tiplerinde cerrahi çıkarım gündeme gelir. Kötü huylu bildirilen olgularda tedavi planı hazırlanır. Rapor ile görüntüleme arasında uyum yoksa örnekleme yinelenir. Doğrulama görüntüsünde kireçlenme bulunmamışsa yineleme kaçınılmaz olur. Yineleme kararını geciktirmemeye özen gösteriyorum.
Gecikme, tanı sürecinin uzamasına yol açar. İkinci girişimde farklı bir kılavuz seçilebilir. Bazı olgularda doğrudan cerrahi örneklemeye geçilir. Bu kararı her olguda ayrı ayrı değerlendiriyorum. Raporu hastamla birlikte satır satır okuyorum. Anlaşılmayan terimleri günlük dile çeviriyorum. Sürecin sonraki adımlarını yazılı olarak da veriyorum. Yazılı belge, evde yapılacak değerlendirmeyi kolaylaştırır. Bilgilendirilmiş bir hasta karar sürecine güvenle katılır. Raporun bir kopyasını hastanın kendi dosyasında saklamasını öneriyorum. İleride yapılacak karşılaştırmalarda bu belgeler büyük kolaylık yaratır. Doğrulama görüntüsünün de dosyada bulunması değerlendirmeyi hızlandırır. Belgelerin düzenli tutulması izlem sürecini kolaylaştırır.
Bu İşlemden Sonra İzlem Nasıl Sürer?
Bu işlemden sonra izlem, raporun içeriğine göre biçimlenir. İyi huylu olgularda kontrol görüntülemesi belirli aralıklarla sürdürülür. İlk kontrol çoğunlukla birkaç ay sonra planlanır. Kontrolde bölgedeki iyileşme değişiklikleri değerlendirilir. İşaretleyici bırakılmışsa yerinin korunduğu denetlenir. Yeni kireçlenme odakları ortaya çıkarsa yeniden inceleme yapılır. Kötü huylu olgularda izlem tedavi planına göre düzenlenir. Her iki grupta da düzenli tarama sürdürülür.
Tarama takvimini hastanın yaşına ve öyküsüne göre belirliyorum. Ailesinde meme hastalığı bulunanlarda aralık daha sık tutulur. Hastalarıma kendi kendine muayeneyi de öğretiyorum. Elle yapılan muayene görüntülemenin yerini tutmaz. Buna karşılık yeni bir değişikliğin erken fark edilmesini sağlar. Yeni bulgu saptandığında beklemeden başvurulmalıdır. İzlem sürecinde soruların birikmesini istemiyorum. Her kontrolde yeterli zaman ayırmaya özen gösteriyorum. Düzenli izlem, sürecin en güvenli parçasını oluşturur. İzlem döneminde ortaya çıkan her yeni yakınmanın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Eski bir raporun varlığı yeni bir bulguyu gözden kaçırmanın gerekçesi olamaz. Her başvuruda muayene ve görüntüleme birlikte ele alınır. Bu yaklaşım, izlem sürecinin güvenilirliğini korur.
Tıbbi inceleme: Prof. Dr. Hakan Mersin · Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular
Stereotaksik biyopsi ağrılı mıdır?
İşlem sırasında meme neden sıkıştırılır?
Bu biyopsi için röntgen ışını alınır mı?
İşlem ne kadar sürmektedir?
Yüzüstü yatamayan hastalar için seçenek var mı?
Kireçlenme biyopsisinin sonucu ne çıkabilir?
İşlemden sonra dikiş atılır mı?
Biyopsi sırasında baş dönmesi olur mu?
İşaretleyici neden bırakılır?
Biyopsi sonrasında mamografi ne zaman çekilir?
Kan sulandırıcı ilaç kullananlarda uygulanabilir mi?
Gebelikte stereotaksik biyopsi yapılır mı?
Sonuç kaç günde belli olur?
Yetersiz örnek gelirse ne olur?
İşlem sonrasında ne zaman spora başlanabilir?
Bu biyopsi yerine ameliyat tercih edilebilir mi?
Kaynakça
Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.