Tru-Cut (Kalın İğne) Biyopsisi
Kalın iğne biyopsisi hangi kitlelerde gerekir, işlem nasıl uygulanır ve rapor neyi gösterir? Tüm basamakları burada topladım.
Kalın iğne biyopsisi, memede saptanan katı bir kitleden silindir biçiminde doku parçaları alınmasını sağlayan bir örnekleme yöntemidir. Meme hastalıklarında kesin tanının konulmasında bugün en sık başvurduğum basamak budur. İşlem bölgesel uyuşturma altında ve görüntüleme kılavuzluğunda yapılır. Hastalarım kendilerine bu örnekleme önerildiğinde çoğunlukla ameliyat olacaklarını düşünür. Bu sayfada yöntemin neden gerektiğini, nasıl uygulandığını ve raporun neyi anlattığını açıklıyorum.
Kalın İğne ile Doku Örneği Almak Neden Gerekir?
Kalın iğne ile doku örneği almak, hücrelerin yanı sıra dokunun kendi düzenini de görebilmek için gerekir. Hücre düzeyindeki inceleme, kitlenin çevre dokuya geçip geçmediğini gösteremez. Doku örneğinde ise hücrelerin oluşturduğu yapı bütünüyle izlenir. Bu yapı, hastalığın yerinde mi kaldığı yoksa yayıldığı mı sorusuna yanıt verir. Patoloji uzmanı örnekte hücre sınırlarını ve bağ dokusunu birlikte değerlendirir. Tümörün derecesi de ancak doku örneği üzerinde belirlenir. Hormon almaçlarına yönelik boyamalar yine doku üzerinde çalışılır. Bu boyamalar tedavi seçiminin en belirleyici basamağını oluşturur.
Hücre çoğalma göstergesinin ölçülmesi de aynı örnekten yapılır. Elde edilen bilgiler ameliyat öncesinde tedavi sırasını belirler. Bu nedenle katı kitlelerde doğrudan doku örneklemesini yeğliyorum. Örnekleme iğnesinin kalınlığı bir kurşun kalem ucundan az daha geniştir. Alınan parçalar pirinç tanesi büyüklüğünde silindirler halinde gelir. Her parça ayrı bir kapta laboratuvara gönderilir. Bu düzen, örneklerin karışmasının önüne geçer. İşlem sonunda kitlenin bütünlüğü büyük ölçüde korunur. Kitle yerinde kaldığı için tedavi planı özgürce kurulur. Örneklemenin ameliyattan önce yapılması, tedavi sırasının doğru kurgulanmasını da mümkün kılar. Bazı hastalarda ilaç tedavisinin cerrahiden önce uygulanması gündeme gelir. Bu kararın verilebilmesi yalnızca doku üzerinden elde edilen bilgilerle olanaklı duruma dönüşür.
Bu Yöntemi Hangi Bulgularda Öneriyorum?
Bu yöntemi, görüntülemede katı ve kuşkulu görünen bulgularda öneriyorum. Düzensiz sınırlı, gölgelenme yapan ya da çevre dokuyu iten kitleler bu gruba girer. Ele gelen sert bir kitlede de doku örneklemesi ilk seçenek olur. Görüntülemede büyüme gösteren iyi huylu görünümlü kitlelerde de örnekleme gerekir. Tanı basamağında kuşku sürüyorsa hücre incelemesiyle yetinmiyorum. Deriyi kalınlaştıran ya da meme başını içeri çeken bulgularda doku örneği şarttır. Emzirme dönemi dışında ortaya çıkan tek taraflı akıntılarda da yöntem yardımcı olur. Daha önce ince iğneyle örnek alınmış ve yetersiz yanıt gelmiş olgularda bu yola geçiyorum.
İki yöntem arasındaki temel ayrımları ince iğne aspirasyon biyopsisi sayfasında ayrıntılı yazdım. Kitlenin boyutu küçük olsa bile örnekleme yapılabilir. Yüzeye çok yakın yerleşimli kitlelerde iğnenin açısı dikkatle ayarlanır. Göğüs duvarına yapışık görünen kitlelerde daha temkinli davranıyorum. Meme protezi bulunan kişilerde örnekleme yine güvenle uygulanır. Bu durumda iğnenin protez zarından uzak tutulmasına özen gösterilir. Karar aşamasında görüntüleme raporunu ve muayene bulgusunu bir arada okuyorum. İki bilgi birbirini desteklediğinde yöntem seçimi kolaylaşır. Gerekli görüldüğünde radyoloji uzmanıyla ortak karar veriyorum. Hastanın daha önce yapılmış görüntülemeleri varsa bunları da karşılaştırmalı olarak inceliyorum. Eski kayıtlarla kıyaslama, bulgunun yeni mi yoksa eskiden beri duran bir yapı mı olduğunu ortaya koyar. Bu ayrım bazen örnekleme gereksinimini tümüyle ortadan kaldırır.
Ele Gelmeyen Kitlelerde Örnekleme Nasıl Yapılır?
Ele gelmeyen kitlelerde örnekleme, tümüyle görüntüleme kılavuzluğunda yapılır. Ultrasonda seçilebilen bulgularda iğne ekrana bakılarak ilerletilir. Ekranda iğnenin ucu ile hedefin aynı düzlemde tutulması gerekir. Yalnızca mamografide görülebilen bulgularda farklı bir kılavuz devreye girer. Böyle olgularda mamografi kılavuzluğunda çalışan yöntemler kullanılır. Manyetik rezonans görüntülemede saptanan bulgularda ise örnekleme o cihaz eşliğinde planlanır. Kılavuz seçimi tümüyle bulgunun hangi yöntemde göründüğüne bağlıdır. Hedefin doğru bulunması, sonucun güvenilirliğini belirleyen ilk koşuldur.
İğnenin geçeceği yol deri altından en kısa uzaklıkta seçilir. Bu seçim, hem rahatsızlığı hem de kanama olasılığını azaltır. Örnekleme sırasında hasta sırtüstü ya da yan yatar konumda durur. Konumun rahat olması işlemin akıcı ilerlemesini sağlar. Küçük bulgularda iğnenin ilk geçişi en değerli parçayı verir. Bu nedenle ilk geçişe özel bir dikkat gösteriyorum. Alınan parçaların hedeften geldiği görüntüyle doğrulanır. Doğrulama yapılmadan işlem sonlandırılmaz. Örnekleme sonrasında bölgenin kontrol görüntüsü yeniden alınır. Bu görüntü, hem hedefin durumunu hem de kanama olup olmadığını gösterir. Son denetim, hastanın güvenle evine gönderilmesini sağlar.
İşlem Sırasında İşaretleyici Yerleştirilmesi
İşlem sırasında işaretleyici yerleştirilmesi, bazı olgularda örneklemenin ayrılmaz parçası olur. İşaretleyici, örnek alınan noktayı sonradan bulabilmek için bırakılan küçük bir nesnedir. Küçük bulgularda örnekleme sonrasında hedef görüntüden silinebilir. Böyle bir durumda daha sonra yapılacak girişimin yeri belirsizleşir. İşaretleyici bu belirsizliğin önüne geçer. Nesne metal ya da zamanla emilebilen bir malzemeden hazırlanır. Yerleştirme, örnek alan iğnenin aynı yolundan yapılır. Bu nedenle hastaya ek bir giriş uygulanmaz.
İşaretleyicinin varlığı günlük yaşamda hiçbir his yaratmaz. Manyetik rezonans incelemesine engel oluşturup oluşturmadığı önceden sorgulanır. Yerleştirme sonrasında kontrol görüntüsü alınır. Görüntüde nesnenin doğru noktada durduğu belgelenir. İlaç tedavisi öncesinde örnekleme yapılan olgularda bu adım özellikle önemlidir. Tedavi sonrasında kitle küçülse bile yer bilgisi korunur. Cerrahi planlaması bu bilgi üzerinden kurulur. İşaretleyici kullanımını her olguda değil, yalnızca gerektiğinde tercih ediyorum. Hastalarıma nesnenin vücutta kalmasının bir sakınca yaratmadığını açıkça anlatıyorum. Metal arama düzeneklerinde uyarı vermeyecek kadar küçük boyutta seçilir. Havaalanı gibi yerlerde sorun çıkmadığını da ayrıca belirtiyorum.
Örnekleme Gününde Nasıl Bir Hazırlık Yapılır?
Örnekleme gününde yapılan hazırlık, kısa ve yalın bir dizi adımdan oluşur. Örnekleme öncesinde hastanın aç kalmasına ya da özel bir beslenme düzenine geçmesine gerek duyulmaz. Hastanın düzenli kullandığı tüm ilaçların listesi görüşme sırasında önceden alınır. Kan sulandırıcı ilaçlar konusunda ilgili hekimle görüşülür. Pıhtılaşma sorunu bilinen kişilerde ek tetkik istenir. Üst bölümü kolay çıkarılabilen bir giysi tercih edilmelidir. Deriye krem ya da losyon sürülmemesi görüntü kalitesini korur. İşlem odasında hasta uygun konuma yatırılır.
Örnekleme yapılacak bölge antiseptik bir sıvı ile geniş biçimde temizlenir. Steril örtüler serildikten sonra uyuşturma yapılır. Uyuşturucu ilaç deriye ve derin dokuya ayrı ayrı verilir. Uyuşmanın oturması için kısa bir süre beklenir. Bu bekleme, işlem boyunca duyulacak rahatsızlığı belirgin biçimde düşürür. Onam belgesi imzalanmadan hiçbir adıma başlanmaz. Hastaya her basamağı yaparken ne olacağını önceden söylüyorum. Sürprizin olmaması gerginliği ortadan kaldırır. Uyuşturucu ilaca karşı daha önce bir tepki yaşanmışsa bu bilgi mutlaka paylaşılmalıdır. Alerji öyküsü bulunan kişilerde farklı bir ilaç seçilir. İşlem odasında hastanın yanında bir yardımcı sağlık çalışanı bulunur.
Uygulama Basamakları Nasıl İlerler?
Uygulama basamakları belirli bir sıra içinde ilerler. Önce hedef görüntüleme cihazıyla yeniden bulunur. Deriye çok küçük bir giriş açılır. Deride açılan bu küçük giriş, sonradan dikiş atılmasını gerektirmez. İğne giriş noktasından ilerletilerek hedefin kenarına getirilir. Yay düzeneği çalıştırıldığında iğne kitlenin içine doğru atılır. Ucundaki oluk, silindir biçiminde bir parçayı içine alır. İğne geri çekildiğinde parça dışarı çıkarılır.
Düzeneğin çalışması sırasında kısa ve kuru bir ses duyulur. Bu sesi hastalarıma önceden dinletmeyi yararlı buluyorum. Ses beklendiğinde irkilme tepkisi ortadan kalkar. Aynı işlem farklı açılardan birkaç kez yinelenir. Her parça ayrı bir tüpe konularak koruyucu sıvıya alınır. Alınan parçaların yeterli olup olmadığı gözle değerlendirilir. Yetersiz görünen parçalar için ek geçiş yapılır. Örnekleme bittiğinde giriş noktası kapatılır ve bölgeye baskı uygulanır. Basamakların tamamı kesintisiz bir akış içinde birbirini izler. Hastaya hangi aşamada olunduğu işlem boyunca söylenir. Bu bilgilendirme, beklenmedik bir hareketin önüne geçer.
Kaç Parça Doku Alınması Yeterli Olur?
Alınacak parça sayısı, doku örneğinin tanıya yetecek nitelikte olmasına göre belirlenir. Genellikle birkaç silindir parça alınması yeterli olur. Kitlenin yapısı sert ise iğnenin daha fazla geçiş yapması gerekebilir. Kireçlenme odaklarından örnek alınırken parça sayısı artırılır. Alınan parçaların hepsinin hedeften gelmesi sayıdan daha önemlidir. Tek bir parça bazen tanıyı koymaya yetebilir. Ancak ek boyamalar için yedek doku bulunması gerekir. Hormon almacı çalışmaları bu yedek dokudan yapılır.
Yetersiz örnek, işlemin yinelenmesine yol açar. Yinelemeyi önlemek için ilk seferde bol örnek almayı yeğliyorum. Parçaların koruyucu sıvı içinde bekletilme süresi de denetlenir. Uzun bekleme, boyama sonuçlarını bozabilir. Bu nedenle örnekler kısa sürede laboratuvara ulaştırılır. Örnek sayısının kaydı işlem notuna yazılır. Kayıt, sonradan yapılacak değerlendirmeleri kolaylaştırır. Bu düzen sürecin izlenebilir kalmasını sağlar. Örneklerin memenin hangi bölgesinden alındığı da ayrı ayrı not edilir. Farklı bölgelerden gelen parçaların karışmaması raporun doğruluğunu korur. Bu titizlik, tedavi kararının sağlam bir temele oturmasını güvence altına alır.
Ağrı ve Kanama Açısından Neler Beklenir?
Ağrı ve kanama açısından beklentiler oldukça sınırlı kalır. Uyuşturma yapıldığı için işlem sırasında keskin bir ağrı duyulmaz. Yay düzeneğinin çalıştığı anda basınç benzeri bir his oluşur. İşlem sonrasında birkaç saat süren künt bir sızı görülebilir. Bu sızı hekimin önerdiği basit bir ağrı kesiciyle geçer. Giriş noktasından sızan kan baskı ile durdurulur. Deri altında küçük bir morarma ortaya çıkabilir. Morarmanın rengi günler içinde açılır.
Soğuk uygulama hem şişliği hem de sızıyı azaltır. Kan sulandırıcı kullanan kişilerde morarma daha belirgin olur. Bu kişilerde baskı süresi daha uzun tutulur. Örnekleme sonrasında bölgede enfeksiyon gelişmesi çok seyrek görülür. Kızarıklık ve ısı artışı olursa hekime başvurulmalıdır. İşlem bölgesinin ilk gün ıslatılmaması önerilir. Ağır egzersiz ve kol zorlaması bir iki gün ertelenmelidir. Bu basit kurallara uyulduğunda süreç sorunsuz tamamlanır. Hastalarıma işlem sonrası dönemde nelere dikkat edeceklerini yazılı olarak veriyorum. Yazılı bilgilendirme, evde ortaya çıkan soruların çoğunu baştan karşılar. Beklenmedik bir durumda ulaşılacak iletişim bilgisi de bu belgede yer alır.
Patoloji Raporunda Hangi Bilgiler Yer Alır?
Patoloji raporunda, alınan dokunun mikroskopta nasıl göründüğü ayrıntılı biçimde yer alır. Raporun ilk bölümünde örneğin cinsi ve alındığı yer yazılır. Ardından dokunun iyi huylu ya da kötü huylu olduğu bildirilir. Kötü huylu olgularda tümörün hangi hücre grubundan geldiği belirtilir. Tümörün hangi derecede olduğu da raporda ayrı bir başlık altında verilir. Hormon almaçlarına ait boyama sonuçları rapora eklenir. Hücre çoğalma göstergesinin durumu da bildirilir. Bu bilgilerin tamamı tedavi planının iskeletini kurar.
İyi huylu olgularda dokunun hangi hastalığa uyduğu açıklanır. Bazı raporlarda ek inceleme önerisi de bulunur. Patoloji raporu teknik bir dille yazıldığından hastalar için ağır gelir. Bu nedenle raporu hastalarımla birlikte satır satır okuyorum. Anlaşılmayan terimleri günlük dile çeviriyorum. Tümör alt gruplarının ne anlama geldiğini meme kanseri türleri sayfasında ayrıca anlattım. Raporun bir kopyasını hastanın kendisinde bulundurmasını istiyorum. Belgelerin toplu durması ileriki karşılaştırmaları kolaylaştırır. Raporda anlaşılmayan bir nokta kalırsa patoloji uzmanına yeniden danışılır. Gerektiğinde örnekler başka bir merkezde de değerlendirilebilir. İkinci bir görüş almak hastanın en doğal hakkıdır.
Sonuç ile Görüntüleme Bulgusu Uyuşmazsa Ne Yapılır?
Sonuç ile görüntüleme bulgusu uyuşmazsa süreç baştan gözden geçirilir. Uyuşmazlık, örneklemenin hedefi tam yakalayamadığını düşündürür. Görüntülemede belirgin kuşku varken iyi huylu bir rapor gelmesi buna örnektir. Böyle bir durumda rapor tek başına yeterli sayılmaz. Radyoloji ve patoloji uzmanlarıyla birlikte olgu yeniden değerlendirilir. Örneklerin hedeften geldiği görüntü kayıtları üzerinden denetlenir. Gerekirse örnekleme farklı bir yöntemle yinelenir. Vakum yardımıyla çalışan yöntemler bu aşamada devreye girer.
Bu yöntemlerin çalışma biçimini vakum destekli biyopsi sayfasında açıkladım. Kuşku sürerse cerrahi olarak çıkarma planlanır. Uyum sağlandığında ise izlem güvenle sürdürülür. Uyumun denetlenmesi tanı sürecinin sessiz ama kritik adımıdır. Bu adımı hiçbir olguda atlamıyorum. Hastaya uyum değerlendirmesinin ne anlama geldiğini de anlatıyorum. Açıklama, ek işlem gerektiğinde kabulü kolaylaştırır. Bilgilendirilen hasta sürece çok daha rahat uyum gösterir. Uyum değerlendirmesi yalnızca kötü huylu olgular için yapılmaz. İyi huylu bildirilen olgularda da görüntüleme ile rapor karşılaştırılır. Bu alışkanlık, gözden kaçabilecek bulguların yakalanmasını sağlar.
İnce İğne Yöntemiyle Arasındaki Farklar Nelerdir?
İnce iğne yöntemiyle arasındaki farklar, alınan örneğin niteliğinden kaynaklanır. İnce iğne uygulamasında yalnızca hücreler toplanır. Kalın iğne uygulamasında ise dokunun kendisi çıkarılır. Hücre incelemesi kitlenin yapısı hakkında sınırlı bilgi verir. Doku incelemesi ise tanıyı kesinleştirir. Hormon almaçları yalnızca doku üzerinde çalışılabilir. Bu nedenle tedavi kararı doku örneğine dayandırılır. İnce iğne yöntemi sıvı içerikli oluşumlarda daha kullanışlı kalır.
Kalın iğne yöntemi ise katı kitlelerde öne çıkar. İki yöntemin uygulanma süresi birbirine yakın seyreder. Kalın iğnede uyuşturma her zaman yapılır. İnce iğnede bu adıma bazen gerek duyulmaz. Morarma olasılığı kalın iğnede biraz daha yüksek görünür. Buna karşılık yinelenme gereksinimi kalın iğnede daha az ortaya çıkar. İki yöntem birbirinin yerine değil, birbirini tamamlayacak biçimde kullanılır. Seçimi bulgunun cinsine bakarak yapıyorum. Bazı olgularda iki yöntem aynı seansta birlikte kullanılır. Kistik bölümden sıvı alınırken katı bölümden doku örneklenir. Böyle bir yaklaşım hastayı ikinci bir işlemden kurtarır.
Hangi Durumlarda Cerrahi Örnekleme Gündeme Gelir?
Bazı durumlarda cerrahi örnekleme kaçınılmaz olarak gündeme gelir. İğneyle alınan örnek tanıyı netleştirmiyorsa bu yola başvurulur. Rapor ile görüntüleme arasındaki uyumsuzluk sürüyorsa aynı karar verilir. Kuşkulu sınırda bildirilen bazı doku tiplerinde tamamının çıkarılması istenir. Kitlenin iğneyle ulaşılamayacak bir konumda bulunması da gerekçe oluşturur. Göğüs duvarına çok yakın yerleşimli bulgularda bu durum görülebilir. Cerrahi örnekleme, tanı ile birlikte tedaviyi de sağlayabilir. Ancak iğne ile tanı konulabiliyorsa cerrahiye geçmiyorum.
Gereksiz cerrahi, meme dokusunda kalıcı iz bırakır. Bu iz, sonraki görüntülemelerin okunmasını zorlaştırır. Bu nedenle iğne ile örnekleme her zaman ilk basamak olarak denenir. Cerrahi kararı her olguda ayrı ayrı tartışılır. Tartışmaya radyoloji ve patoloji uzmanları da katılır. Ortak değerlendirme gereksiz girişimlerin önüne geçer. Hastanın beklentisi de karar sürecinde dikkate alınır. Bilgilendirilmiş bir karar, sonraki adımları sorunsuz kılar. Cerrahi örneklemeye geçilen olgularda bile iğne ile elde edilen bilgiler değerini korur. Önceden bilinen doku özellikleri, cerrahi sınırların planlanmasını kolaylaştırır. Bu nedenle hiçbir basamağı gereksiz görmüyorum.
Tıbbi inceleme: Prof. Dr. Hakan Mersin · Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular
Kalın iğne biyopsisi ağrılı bir işlem midir?
Biyopsi sonucu kaç günde çıkar?
İşlem sonrasında işe gidebilir miyim?
Biyopsi sırasında kitlenin tamamı çıkarılır mı?
Kalın iğne biyopsisi kanserin yayılmasına yol açar mı?
Biyopsi yerinde sertlik kalması normal midir?
İşlemden önce kan sulandırıcı ilaç kesilmeli midir?
Meme protezi olanlarda bu biyopsi uygulanabilir mi?
Biyopsi sonucu iyi huylu gelirse ne yapılır?
Biyopsi sonrasında dikiş atılır mı?
Aynı memede birden çok kitleye biyopsi yapılabilir mi?
Emzirme döneminde kalın iğne biyopsisi yapılabilir mi?
Biyopsi raporundaki derece ne anlama gelir?
Örnek alınan bölgede iz kalır mı?
Biyopsi yerine ameliyatla kitleyi aldırmak daha doğru olur mu?
İşlem öncesinde yanımda birinin bulunması gerekir mi?
Kaynakça
Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.