Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Tanı

Tel ile İşaretleme

Tel ile işaretleme neden gerekir, cerrahi sabahı nasıl uygulanır ve tel ne işe yarar? Tüm süreci adım adım aktardım.

Tel ile işaretleme, yalnızca görüntülemede saptanan ve elle bulunamayan bir bölgenin cerrahiden önce ince bir telle gösterilmesi işlemidir. Amaç, çıkarılması gereken alanın girişim sırasında hiçbir kuşkuya yer bırakmadan bulunmasını sağlamaktır. Uygulama, meme cerrahisinde uzun yıllardır güvenle kullanılan bir yöntem olarak yerini korur. Hastalarım telin adını duyduğunda çoğu zaman ağrılı bir girişimle karşılaşacağını sanır. Bu sayfada işaretlemenin neden gerektiğini, nasıl yapıldığını ve o günün nasıl geçtiğini anlatıyorum.

Ele Gelmeyen Bir Bulgu Neden İşaretlenir?

Ele gelmeyen bir bulgu, parmakla hissedilemediği için girişim sırasında kolayca gözden kaçar. Meme dokusu yumuşak ve hareketli bir yapı taşır. Bu yapı içinde çok küçük bir odağı gözle bulmak olanaksız duruma gelir. Ele gelmeyen lezyon olarak adlandırılan bu bulgular tarama görüntülemeleriyle saptanır. Tarama yaygınlaştıkça bu tür bulguların sayısı belirgin biçimde arttı. Erken dönemde yakalanan hastalıkların çoğu bu gruptan çıkar. Cerrahın hedefe ulaşabilmesi için bir yol göstericiye gereksinim duyulur. İnce bir tel, bu yol göstericinin en yalın biçimi olarak kullanılır.

Telin ucu hedefin tam içinde ya da hemen yanında bırakılır. Cerrah teli izleyerek doğru bölgeye ulaşır. İşaretleme yapılmazsa gereğinden geniş bir doku çıkarılır. Geniş çıkarım, memenin biçiminde belirgin bozulmaya yol açar. İşaretleme sayesinde çıkarılan doku miktarı en aza iner. Küçük bir alanın çıkarılması iyileşmeyi de hızlandırır. Hedefin ıskalanma olasılığı da bu yolla düşürülür. Bu nedenle ele gelmeyen bulgularda işaretlemeyi vazgeçilmez sayıyorum. Doğru işaretleme, girişimin tümünü kolaylaştırır. Hastalarıma bu uygulamanın hastalığın ağırlığıyla ilgili bir gösterge olmadığını özellikle anlatıyorum. İşaretleme yalnızca hedefin küçüklüğüyle ve elle bulunamamasıyla ilgili bir gereksinimden doğar. Tersine, ele gelmeyen bulguların erken dönemde yakalanmış olması sevindirici bir durumdur. Bu bakış açısı, sürecin başındaki kaygıyı belirgin biçimde azaltır.

İşaretleme Hangi Durumlarda Planlanır?

İşaretleme, elle bulunamayan bir hedefin çıkarılması gereken tüm durumlarda planlanır. Görüntülemede saptanan ve örneklemeyle kuşkulu bulunan küçük odaklar bu gruba girer. Kireçlenme kümelerinin çıkarılması gerektiğinde de aynı yol izlenir. İğne ile alınan örnek tanıyı netleştirmediğinde işaretleme gündeme gelir. Rapor ile görüntüleme arasında uyumsuzluk sürüyorsa bölge tümüyle çıkarılır. Kuşkulu sınırda bildirilen doku tiplerinde de çıkarım gerekir. İlaç tedavisi sonrasında küçülen tümörlerin yeri yine telle gösterilir. Daha önce bırakılmış bir işaretleyicinin bulunması da bu yolla sağlanır.

Memede birden çok odak varsa her birine ayrı tel yerleştirilir. Geniş bir alanın sınırlarını belirlemek için iki tel birlikte kullanılabilir. Hangi örnekleme yollarının bu kararı doğurduğunu meme biyopsi yöntemleri sayfasında ele aldım. Ele gelen kitlelerde işaretlemeye çoğunlukla gerek duyulmaz. Cerrah bu kitleleri elle bularak çıkarır. Sınırları belirsiz kitlelerde ise tel yine yardımcı olur. Kararı görüntüleme raporu ve muayene bulgusuyla birlikte veriyorum. Radyoloji uzmanının görüşünü de her olguda alıyorum. Ortak karar, gereksiz girişimlerin önüne geçer. İşaretleme kararı verilirken hedefin hangi görüntüleme yönteminde göründüğü ayrıca değerlendirilir. Bulgunun ultrasonda seçilebilmesi uygulamanın çok daha kısa tamamlanmasını sağlar. Yalnızca mamografide görünen hedeflerde ise farklı bir kılavuz gerekir. Planlamayı bu bilgiye göre baştan yapıyorum.

Kireçlenme Alanlarının İşaretlenmesi

Kireçlenme alanlarının işaretlenmesi, en sık karşılaştığım uygulamalardan biridir. Kireçlenmeler elle hiçbir biçimde hissedilemez. Yalnızca mamografi görüntüsünde beyaz noktalar olarak seçilir. Bu noktaların hangi hastalığa ait olduğunu memede kalsifikasyon sayfasında ayrıntılı anlattım. Çıkarılması gereken alan bazen geniş bir bölgeye yayılır. Böyle olgularda alanın iki ucuna ayrı teller yerleştirilir. İki tel arasındaki bölge girişim sırasında bütün olarak çıkarılır. Bu yaklaşım, odakların bir bölümünün geride kalmasını önler.

Yerleştirme mamografi kılavuzluğunda yapılır. Hedefin yeri iki açılı görüntüyle hesaplanır. Hesaplama sonrasında telin gireceği nokta belirlenir. Yerleşim, yeni bir çekimle doğrulanır. Doğrulama yapılmadan uygulama tamamlanmaz. Çıkarılan dokunun görüntülenmesi ayrıca zorunlu kalır. Görüntüde kireçlenmelerin tümünün çıktığı denetlenir. Eksik kalan odak varsa aynı seansta ek doku alınır. Bu denetim, ikinci bir girişimin önüne geçer. Kireçlenme alanlarında çıkarılacak sınırların iyi belirlenmesi kozmetik sonucu doğrudan etkiler. Gereğinden geniş bir çıkarım memenin biçiminde belirgin bir çökme yaratır. Buna karşılık dar tutulan bir sınır odakların geride kalmasına yol açar. Bu dengeyi kurmak, işaretlemenin en değerli katkısı olarak öne çıkar.

Tedavi Sonrası Küçülen Odakların Bulunması

İlaç tedavisi sonrasında küçülen odakların bulunması, işaretlemenin bir diğer kullanım alanıdır. Bazı hastalarda cerrahiden önce ilaç tedavisi uygulanır. Bu tedaviyle tümör belirgin biçimde küçülür. Küçülme bazen odağın görüntüden tümüyle silinmesine yol açar. Odak görünmez olsa bile o bölgenin çıkarılması gerekir. Tedavi öncesinde bırakılan işaretleyici bu noktada değer kazanır. İşaretleyicinin yeri cerrahiden önce telle gösterilir. Böylece hedef bölge kesin olarak bulunur.

İşaretleyici bırakılmamışsa yerin belirlenmesi çok güçleşir. Bu nedenle tedavi öncesinde işaretleyici yerleştirilmesini öneriyorum. Tedaviye yanıtın değerlendirilmesi de aynı bölge üzerinden yapılır. Çıkarılan dokuda hastalık kalıntısı aranır. Kalıntı bulunmaması tedavinin etkisini gösterir. Bu bilgi sonraki tedavi adımlarını yönlendirir. İşaretleme olmadan bu değerlendirme sağlıklı yapılamaz. Sürecin başında alınan küçük bir karar sonucu belirler. Planlamayı tedavi başlamadan önce yapıyorum. Tedavi süresince odağın küçülmesi düzenli görüntülemelerle izlenir. İzleme sırasında elde edilen bilgiler cerrahi planın kapsamını yeniden belirler. Yanıtın iyi olduğu olgularda daha sınırlı bir çıkarım yeterli olur. Bu nedenle tedavi ile cerrahi arasındaki bağlantıyı hastalarıma ayrıntılı anlatıyorum.

İşaretleme Teli Nasıl Yerleştirilir?

İşaretleme teli, cerrahiden kısa süre önce görüntüleme eşliğinde yerleştirilir. Uygulama radyoloji biriminde yapılır. Hasta önce uygun konuma alınır. Hedefin bulunduğu bölge antiseptik sıvıyla temizlenir. Deriye bölgesel uyuşturucu ilaç verilir. Görüntüleme kılavuzluğu altında ince bir iğne hedefe doğru ilerletilir. İğnenin ucu hedefin içine ya da hemen kenarına getirilir. Yerleşim doğrulandıktan sonra iğnenin içinden tel gönderilir.

Telin ucunda, dokuya tutunmasını sağlayan küçük bir kanca bulunur. Kanca açıldığında tel yerinden oynamaz duruma gelir. İğne geri çekilir ve tel içeride bırakılır. Telin deriden dışarı çıkan bölümü bantla sabitlenir. Sabitleme, telin hareket etmesini engeller. Yerleşim son bir görüntüyle belgelenir. Görüntü, cerraha telin hangi derinlikte durduğunu gösterir. Hangi görüntüleme yönteminin kullanılacağı hedefin görünürlüğüne göre değişir. Ultrasonda seçilen hedeflerde uygulama daha kısa sürer. Uygulamadan önce hastanın kullandığı ilaçlar ayrıntılı olarak sorgulanır. Kan sulandırıcı kullanan kişilerde ek önlem alınması gerekir. Alerji öyküsü bulunanlarda farklı bir uyuşturucu ilaç seçilir. Tüm bu bilgiler işlem kaydına yazılarak cerrahi ekibe iletilir.

Yerleştirme Sırasında Hasta Ne Hisseder?

Yerleştirme sırasında hasta, uyuşturma sayesinde keskin bir ağrı hissetmez. İlk his, uyuşturucu ilacın verildiği andaki kısa bir yanmadır. Ardından basınç benzeri bir duygu ortaya çıkar. Telin ilerlemesi çoğu hastada hiç hissedilmez. Kancanın açıldığı an hafif bir çekilme yaratabilir. Bu duygu birkaç saniye içinde kaybolur. Bazı hastalarda gerginliğe bağlı baş dönmesi görülebilir. Böyle bir durumda uygulamaya kısa bir ara verilir.

Su içmek ve derin nefes almak tepkiyi hızla yatıştırır. Mamografi kılavuzluğunda memenin sıkıştırılması ek rahatsızlık doğurur. Sıkıştırma süresi olabildiğince kısa tutulur. Ultrason kılavuzluğunda ise böyle bir basınç uygulanmaz. Uygulama boyunca hastayla konuşmayı sürdürüyorum. Ne yapıldığının anlatılması gerginliği belirgin biçimde azaltır. Telin dışarıda kalan bölümü hastayı en çok tedirgin eden ayrıntıdır. Telin oynamayacağını ve acıtmayacağını önceden açıklıyorum. Açıklama, bekleme süresinin çok daha rahat geçmesini sağlar. Hastanın yanında bir yakınının bulunması bu aşamada belirgin bir destek yaratır. Uygulama sırasında gözlerin kapalı tutulması da kaygıyı düşürür. Bazı hastalarım müzik dinlemeyi yararlı bulur. Hangi yöntemin işe yaradığını her hastayla birlikte belirliyorum.

İşaretleme ile Ameliyat Arasındaki Süre Nasıl Geçer?

İşaretleme ile ameliyat arasındaki süre olabildiğince kısa tutulur. Uygulama çoğunlukla cerrahinin yapılacağı günün sabahında gerçekleştirilir. Hasta radyoloji biriminden doğrudan hazırlık bölümüne alınır. Bu düzen, telin yer değiştirme olasılığını en aza indirir. Bekleme sırasında hastanın kolunu çok hareket ettirmemesi istenir. Ani hareketler telin ucunu hedeften uzaklaştırabilir. Bu nedenle kolun gövdeye yakın tutulması önerilir. Üzerine giyilen giysinin bol olması da yararlı olur.

Telin üzerine baskı yapan bir örtü kullanılmaz. Hasta bu süre boyunca oturur ya da uzanır konumda dinlenir. Aç kalma kuralı cerrahi planına göre belirlenir. İşaretlemenin kendisi için ayrıca aç kalmak gerekmez. Hazırlık bölümünde son görüntü belgeleri cerraha ulaştırılır. Belgelerin eksiksiz olması planlamayı kolaylaştırır. Bu akışı hastaya bir gün önceden anlatıyorum. Sabahın nasıl geçeceğini bilmek kaygıyı belirgin biçimde düşürür. Düzenli bir akış, günün tümünü rahatlatır. Bekleme süresince hastanın yalnız bırakılmaması ayrıca önem taşır. Sağlık çalışanlarının düzenli aralıklarla durum sorması güven duygusunu güçlendirir. Herhangi bir rahatsızlık ortaya çıkarsa hemen değerlendirme yapılır. Bu düzen, sürecin sorunsuz ilerlemesini sağlar.

Bekleme Sırasında Nelere Dikkat Edilmelidir?

Bekleme sırasında dikkat edilmesi gereken kurallar oldukça yalın kalır. Tele elle dokunulmaması ilk kuraldır. Sabitleme bandının çıkarılmaması gerekir. Kolun omuz hizasının üzerine kaldırılmasından kaçınılmalıdır. Öne doğru eğilmek de telin konumunu bozabilir. Ani dönme hareketleri aynı nedenle önerilmez. Hasta yürüyebilir ve tuvalete gidebilir. Yardıma gereksinim duyulursa sağlık çalışanından destek istenmelidir.

Bölgede ağrı artarsa durum hemen bildirilmelidir. Telin çıktığı noktadan hafif bir sızıntı görülebilir. Bu sızıntı beklenen bir durum olarak değerlendirilir. Bol miktarda kanama olması ise bildirilmelidir. Yakınının yanında bulunması hastayı rahatlatır. Kaygı düzeyi yüksek olan hastalarda bu destek daha çok işe yarar. Kuralları yazılı olarak da veriyorum. Yazılı bilgi, unutulan ayrıntıların önüne geçer. Kurallara uyulduğunda telin yerinden oynaması neredeyse hiç görülmez. Kuralların anlaşılır bir dille anlatılması uyumu doğrudan artırır. Yasakların gerekçesini bilen hasta bunlara çok daha kolay uyar. Bu nedenle her kuralın nedenini ayrı ayrı açıklıyorum. Anlatılan bir gerekçe, unutulan bir yönergeden çok daha etkili olur.

Cerrahi Sırasında Tel Ne İşe Yarar?

Cerrahi sırasında tel, hedefin yerini gösteren tek somut kılavuz olarak iş görür. Cerrah telin deriden çıktığı noktayı görür. Görüntü belgeleri telin hangi yönde ilerlediğini anlatır. Kesi yeri bu bilgilere göre seçilir. Kesi her zaman telin çıktığı noktadan yapılmaz. Memenin biçimini korumak için daha uygun bir yer seçilebilir. Cerrah dokunun içinde teli izleyerek ilerler. Telin ucunun bulunduğu bölge çevresiyle birlikte çıkarılır.

Çıkarılan parçanın içinde telin ucu bütün olarak durur. Bu durum, hedefe ulaşıldığının ilk göstergesi olur. Meme dokusunun korunduğu girişimlerin ayrıntılarını meme koruyucu cerrahi sayfasında anlattım. Telin varlığı çıkarılan doku miktarını belirgin biçimde azaltır. Az doku çıkarılması kozmetik sonucu doğrudan iyileştirir. Hedefin ıskalanma olasılığı da böylece düşer. Telin kırılması ya da kayması çok seyrek görülür. Böyle bir durumda görüntüleme yeniden devreye girer. Cerrahi ekiple radyoloji biriminin birlikte çalışması süreci güvenli kılar. Telin yerleşimini gösteren belgeler girişimden önce ayrıntılı incelenir. Görüntüler üzerinde hedefin derinliği ve yönü birlikte değerlendirilir. Bu değerlendirme, kesinin genişliğini ve yönünü belirler. Hazırlığın eksiksiz yapılması girişim süresini de kısaltır.

Çıkarılan Dokunun Görüntüyle Denetlenmesi

Çıkarılan dokunun görüntüyle denetlenmesi, işaretleme uygulamasının tamamlayıcı adımıdır. Parça girişim odasından çıkmadan görüntülenir. Görüntüde telin ucunun parça içinde durduğu denetlenir. Kireçlenme çıkarılan olgularda odakların tümünün geldiği aranır. Eksik kalan odak saptanırsa aynı seansta ek doku alınır. Bu denetim ikinci bir girişimin önüne geçer. Görüntü, hedefin parçanın neresinde durduğunu da gösterir. Hedef kenara çok yakınsa o yönden ek doku çıkarılır.

Parça daha sonra yön bilgileriyle işaretlenerek gönderilir. Patoloji uzmanı bu işaretleri kullanarak sınırları değerlendirir. Sınırların temiz bulunması girişimin yeterliliğini gösterir. Sınırda hastalık görülürse ek girişim planlanır. Denetim görüntüsü hasta dosyasına eklenir. Dosyadaki belge sonraki değerlendirmelerde kullanılır. Bu adımı hiçbir olguda geçmiyorum. Denetimin yapılması ekip çalışmasının doğal parçası sayılır. Düzenli işleyen bir akış, sonucun güvenilirliğini yükseltir. Denetim görüntüsünün hemen okunması, ek doku alma kararının aynı seansta verilmesini sağlar. Sonradan fark edilen bir eksiklik ikinci bir girişim gerektirir. İkinci girişimin önlenmesi hem hasta hem de iyileşme süreci açısından değer taşır. Bu nedenle görüntünün beklemeden okunmasına özen gösteriyorum.

Tel Dışında Hangi İşaretleme Yolları Kullanılır?

Tel dışında kalan işaretleme yolları da günümüzde kullanılır. Bunların bir bölümü dokuya küçük bir nesne bırakılması ilkesine dayanır. Bırakılan nesne girişim sırasında özel bir aygıtla aranır. Aygıt, nesneye yaklaşıldığında sesli uyarı verir. Bu yöntemde deriden dışarı çıkan bir parça bulunmaz. Hasta bekleme süresince çok daha rahat eder. Nesne cerrahiden günler ya da haftalar önce yerleştirilebilir. Bu esneklik, girişim gününün planlanmasını kolaylaştırır.

Bazı yöntemlerde çok düşük düzeyde ışın veren bir kaynak kullanılır. Bu uygulamanın özel izin ve donanım gerektirdiği bilinir. Bir başka yolda ise mıknatısla algılanan bir nesne bırakılır. Yöntemlerin hepsinin ortak amacı hedefin kaybolmamasıdır. Hangi yolun seçileceği merkezin donanımına göre değişir. Telle işaretleme yaygınlığını ve güvenilirliğini korur. Kolay ulaşılabilir olması da kullanımını sürdürür. Seçenekleri hastalarımla birlikte değerlendiriyorum. Karar, hastanın durumu ve olanaklar birlikte gözetilerek verilir. Yeni yöntemlerin her merkezde bulunmadığını hastalarıma açıkça söylüyorum. Ulaşılamayan bir seçeneği gündeme getirmek yalnızca kafa karışıklığı yaratır. Telle işaretlemenin güvenilirliği uzun yıllara dayanan bir kullanımla desteklenir. Bu nedenle yöntemi hiçbir biçimde eski ya da yetersiz saymıyorum.

İşaretleme Sonrasında İzlem Nasıl Sürdürülür?

İşaretleme sonrasında izlem, cerrahinin sonucuna göre biçimlenir. Patoloji raporu çıkarılan dokunun içeriğini bildirir. Sınırların temiz olup olmadığı raporda belirtilir. İyi huylu bildirilen olgularda olağan tarama düzenine dönülür. Kötü huylu bildirilen olgularda tedavi planı hazırlanır. Plan, doku özellikleri üzerinden kurulur. İlk kontrol görüntülemesi belirli bir süre sonra planlanır. Erken çekilen görüntüde iyileşme değişiklikleri karışıklık yaratır.

Kontrolde bölgedeki değişiklikler ayrıntılı değerlendirilir. Yeni kireçlenme odakları ortaya çıkarsa yeniden inceleme yapılır. İzlem aralığını hastanın yaşına ve öyküsüne göre belirliyorum. Ailesinde meme hastalığı bulunanlarda aralık daha sık tutulur. Kol hareketleri konusunda da ayrıntılı yönlendirme yapıyorum. Bölgedeki his değişiklikleri zamanla azalır. İzlem sürecinde ortaya çıkan her yeni yakınma ayrı ayrı değerlendirilir. Yeni bulgu saptandığında beklemeden başvurulmalıdır. Düzenli izlem, iyileşme sürecinin en güvenli dayanağını oluşturur. Kontrol görüntülemesinde bölgeye ait eski belgelerin bulunması karşılaştırmayı kolaylaştırır. Bu nedenle hastalarımdan tüm raporlarını tek bir dosyada toplamalarını istiyorum. Dosyanın düzenli tutulması ileriki değerlendirmeleri hızlandırır. Küçük bir düzen alışkanlığı, izlem sürecinin tümünü kolaylaştırır.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Tel takılması ağrı yapar mı?
Deriye bölgesel uyuşturucu ilaç verildiği için keskin bir ağrı duyulmaz. İlk his, ilacın verildiği andaki kısa bir yanmadan ibaret kalır. Telin ilerlemesi çoğu hastada hiç hissedilmez. Kancanın açıldığı anda hafif bir çekilme duygusu ortaya çıkabilir. Bu duygu birkaç saniye içinde kaybolur.
Tel takıldıktan sonra ne kadar beklenir?
Bekleme süresi olabildiğince kısa tutulur. Uygulama çoğunlukla cerrahinin yapılacağı günün sabahında gerçekleştirilir. Hasta radyoloji biriminden doğrudan hazırlık bölümüne alınır. Bu düzen telin yer değiştirme olasılığını en aza indirir.
Tel yerinden çıkarsa ne olur?
Telin ucundaki kanca dokuya tutunduğu için kendiliğinden çıkması çok seyrek görülür. Dışarıda kalan bölüm ayrıca bantla sabitlenir. Yine de tel oynarsa görüntüleme yinelenir ve yeni bir işaretleme yapılır. Böyle bir durumda girişim ertelenmez, yalnızca kısa bir gecikme yaşanır. Bu olasılığı azaltmak için kolun hareketsiz tutulmasını istiyorum.
Tel ile işaretleme ameliyat sayılır mı?
İşaretlemenin kendisi bir cerrahi girişim olarak kabul edilmez. Deride yalnızca iğne kalınlığında bir giriş oluşur ve uyutma gerekmez. Uygulama radyoloji biriminde kısa sürede tamamlanır. Asıl girişim ise işaretlemeden sonra ayrı bir aşama olarak yapılır. İki adımın birbirinden ayrı olduğunu hastalarıma baştan anlatıyorum.
Telin dışarıda kalan ucu görünür mü?
Telin bir bölümü deriden dışarıda kalır ve bantla sabitlenir. Üzerine örtülen steril kapama sayesinde doğrudan görünmez. Giysinin bol seçilmesi bu bölümün korunmasını sağlar. Dışarıdaki bölüm girişim sırasında kesilerek çıkarılır. Sonrasında hiçbir parça geride kalmaz.
İşaretleme günü aç kalmam gerekir mi?
İşaretlemenin kendisi için aç kalmak gerekmez. Aç kalma kuralı, aynı gün yapılacak cerrahi planına göre belirlenir. Bu nedenle size verilen yönergeye uymanız yeterli olur. İlaçlarınızı hangi saatte alacağınız da önceden bildirilir. Kuşkuya düştüğünüz noktaları işlem gününden önce sormanızı öneriyorum.
Kolumu hareket ettirebilir miyim?
Kolun gövdeye yakın ve rahat bir konumda tutulması istenir. Omuz hizasının üzerine kaldırmaktan kaçınmanız gerekir. Öne eğilmek ve ani dönme hareketleri de telin konumunu bozabilir. Yürümenizde ve oturup kalkmanızda bir sakınca bulunmaz. Yardıma gereksinim duyarsanız sağlık çalışanından destek isteyebilirsiniz.
İki telin birlikte takılması ne anlama gelir?
Çıkarılması gereken alan geniş bir bölgeye yayıldığında iki tel birlikte kullanılır. Teller alanın iki ucuna yerleştirilerek sınırlar belirlenir. Aradaki bölge girişim sırasında bütün olarak çıkarılır. Bu yaklaşım, odakların bir bölümünün geride kalmasını önler. İki tel kullanılması hastalığın daha ağır olduğu anlamına gelmez.
Tel takılan yerde iz kalır mı?
Telin geçtiği noktada yalnızca iğne kalınlığında bir giriş oluşur. Bu giriş kendiliğinden kapanır ve belirgin bir iz bırakmaz. Asıl iz, girişim sırasında yapılan kesiden kaynaklanır. Kesi yeri kozmetik sonucu gözetilerek seçilir. İzin zamanla soluklaşması beklenen bir gidiştir.
Telin vücutta kalma olasılığı var mı?
Tel, çıkarılan doku parçasının içinde bütün olarak dışarı alınır. Parçanın görüntülenmesiyle telin ucunun içeride durduğu denetlenir. Bu denetim yapılmadan girişim sonlandırılmaz. Telin kırılması çok seyrek görülen bir durumdur. Böyle bir olasılıkta görüntüleme yeniden devreye girer.
İşaretleme yerine başka bir yöntem seçebilir miyim?
Dokuya küçük bir nesne bırakılmasına dayanan seçenekler de bulunur. Bu nesneler girişim sırasında özel bir aygıtla aranır ve deriden dışarı çıkan bir parça bırakmaz. Hangi yolun kullanılabileceği merkezin donanımına bağlı kalır. Seçenekleri ve aralarındaki farkları hastalarımla birlikte değerlendiriyorum. Karar, olanaklar ve bulgunun özelliği birlikte gözetilerek verilir.
Gebelikte tel ile işaretleme yapılabilir mi?
Gebelik döneminde ışın kullanan yöntemlerden olabildiğince kaçınılır. Hedef ultrasonda görülebiliyorsa işaretleme bu kılavuzla güvenle yapılır. Yalnızca mamografide görünen bulgularda karar gebelik haftası gözetilerek yeniden ele alınır. Gerekli önlemler alındığında uygulama yine de gerçekleştirilebilir. Bu kararı kadın doğum uzmanıyla birlikte veriyorum.
Kan sulandırıcı ilaç kullanıyorum, sakıncası var mı?
Kan sulandırıcı kullanan hastaların bu bilgiyi önceden paylaşması gerekir. İlacın kesilip kesilmeyeceğine, ilacı düzenleyen hekimle birlikte karar verilir. Kendi başınıza ilaç bırakmanız doğru olmaz. Kesilmesi uygun görülmeyen olgularda ek önlem alınarak uygulama sürdürülür. Bu kişilerde morarma biraz daha belirgin görülür.
Telin ucu hedefi kaçırırsa ne yapılır?
Yerleşim, uygulama biter bitmez yeni bir görüntüyle denetlenir. Ucun hedeften uzak kaldığı görülürse tel yeniden konumlandırılır. Gerekirse ikinci bir tel yerleştirilir. Cerrah, telin hedefe göre hangi yönde durduğunu belgelerden okur. Bu bilgiyle çıkarılacak alan yeniden planlanır.
İşaretleme sonrasında duş alabilir miyim?
Tel yerleştirildikten sonra duş alınması önerilmez. Uygulama ile girişim arasındaki süre zaten kısa tutulur. Bölgenin kuru ve steril kalması enfeksiyon olasılığını düşürür. Duş alma zamanını girişim sonrasında ayrıca belirtiyorum. Kapama ıslanırsa durumu sağlık çalışanına bildirmeniz gerekir.
Ameliyattan sonra sonuç ne zaman belli olur?
Çıkarılan dokunun incelenmesi birkaç iş günü alır. Sınır değerlendirmesi ve ek boyamalar gerektiğinde süre biraz uzar. Rapor hazırlandığında değerlendirme için görüşme planlanır. Raporu hastamla birlikte satır satır okuyorum.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. National Cancer Institute (NCI)
  2. World Health Organization (WHO) — Cancer
  3. PubMed — Surgical oncology
  4. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Surgical Oncology