Mamografi Çektirmek Zararlı mıdır?
Mamografi düşük dozlu ışınla çalışır ve tarama düzeninde zararlı sayılmaz. Doz ayarını, birikim sorusunu ve gebelikte izlenen yolu anlattım.
Tarama randevusu vermeden önce bana en sık yöneltilen kaygı, mamografinin ışın nedeniyle zarar verip vermediğidir. Mamografi düşük dozlu röntgen ışınıyla çalışır ve tarama düzeni içinde çektirilmesi zararlı sayılmaz. Çekimde verilen ışın, cihazın meme kalınlığına göre kendiliğinden ayarladığı en küçük düzeyde tutulur. Erken dönemde yakalanan bir değişikliğin getirdiği kazanç, bu küçük ışın yükünün üzerinde kabul edilir. Bu yazıda ışın miktarının neye göre belirlendiğini, yinelenen çekimlerde birikim olup olmadığını, gebelik kuşkusunda nasıl davrandığımı ve kaygı yüzünden taramayı aksatmanın neye yol açtığını anlatıyorum.
Mamografide Kullanılan Işın Miktarı Neye Göre Belirlenir?
Mamografide kullanılan ışın miktarı, memenin kalınlığına ve doku yoğunluğuna göre cihaz tarafından belirlenir. Cihaz, plakalar arasına alınan dokunun kalınlığını ölçer ve gereken en küçük dozu kendiliğinden ayarlar. İnce ve yağdan zengin bir memede verilen doz, yoğun bir memede verilen dozdan düşük kalır. Bu otomatik ayar, görüntünün okunabilir olması için gereken en az ışının kullanılmasını sağlar. Dijital dedektörler eski film düzenine göre çok daha az ışınla görüntü üretir. Çekimde ışın yalnız meme dokusuna yönlendirilir ve gövdenin geri kalanı alan dışında kalır. Standart taramada her memeden iki yönde görüntü alınır, bu nedenle doz dört pozun toplamı olarak hesaplanır. Ek poz gerektiğinde radyoloji uzmanı bunu görüntüyü değerlendirirken ister. Mamografi sayfasında cihazın çalışma ilkesini ve çekim düzenini ayrıntılı biçimde anlattım.
Yıllık Tekrarlanan Çekimlerde Işın Birikimi Söz Konusu mudur?
Yıllık aralıklarla tekrarlanan çekimlerde vücutta kalıcı bir ışın birikimi söz konusu değildir. Röntgen ışını dokudan geçer ve çekim bittiğinde vücutta hiçbir kalıntı bırakmaz. Işının bıraktığı etki, geçtiği anda hücrede oluşan çok küçük bir yüklenmeden ibarettir. Bu yüklenme, hücrenin kendi onarım düzeni tarafından kısa sürede giderilir. Bilimsel değerlendirmede yaşam boyu alınan dozların toplamı gözetilir, ancak tarama mamografisinin katkısı çok küçük kalır. Kişinin gün içinde çevreden aldığı doğal ışın bile yıl boyunca birikince tek bir mamografinin verdiği dozu aşar. Bu nedenle iki yıllık aralıkla sürdürülen taramada birikim kaygısı taşımayı gerekli görmüyorum. Çekim sıklığını belirlerken kişinin yaşına, meme yoğunluğuna ve risk durumuna bakarım. Yaşa göre tarama takvimi sayfasında bu aralıkları yaş gruplarına göre ayrı ayrı ele aldım.
Çekim Sırasında Tiroid Koruyucu Önlük Kullanılır mı?
Çekim sırasında tiroid bölgesine yerleştirilen koruyucu önlük, günümüzde olağan uygulamanın parçası sayılmaz. Mamografi ışını yalnız meme dokusuna yönlendirilir ve tiroid bezi ışın alanının dışında durur. Bezin aldığı dağınık ışın, ölçülebilir sınırın çok altında kalır. Boyna yerleştirilen önlük ise görüntünün üst kenarına girerek gölge oluşturabilir. Bu gölge, göğüs duvarına yakın dokunun okunmasını güçleştirir. Okunamayan bir bölge saptandığında çekim yinelenir ve kişi ikinci kez ışın alır. Bu nedenle koruyucu önlüğün yarardan çok yeni bir sorun doğurduğunu düşünüyorum. Kaygı duyan kişilere durumu çekim öncesinde ayrıntılı biçimde açıklıyorum. Gebelik kuşkusu bulunan kişilerde ise çekimi ertelemeyi yeğliyorum.
Gebelik Şüphesi Varken Mamografi Ertelenmeli midir?
Gebelik şüphesi bulunan bir kişide mamografi, durum netleşene kadar ertelenmelidir. Bu erteleme, ışının bebeğe zarar vereceği kesin bir bilgiden değil, gereksiz her işlemden kaçınma alışkanlığından kaynaklanır. Çekimde ışın karın bölgesine yönlendirilmez ve gövde kurşun önlükle korunur. Buna karşılık aciliyeti bulunmayan bir tarama için bu tartışmayı hiç açmamayı yeğlerim. Randevu öncesinde adet gecikmesi olup olmadığını soruyorum. Gecikme varsa önce gebelik testi ister, sonucuna göre takvimi düzenlerim. Gebelik sırasında memede araştırılması gereken bir bulgu ortaya çıkarsa incelemeye ultrasonografiyle başlarım. Ultrasonografi ışın kullanmaz ve gebelik döneminde güvenle yinelenir. Bulgu bu yolla çözülemezse gebelikte de mamografi çekilebilir, çünkü karın korunduğunda bebeğin aldığı doz ölçülemeyecek kadar küçük kalır.
Işın Kaygısı Nedeniyle Taramayı Aksatmak Tanıyı Nasıl Geciktirir?
Işın kaygısı nedeniyle taramayı aksatmak, henüz belirti vermeyen bir değişikliğin fark edilmesini yıllarca geciktirir. Tarama mamografisinin amacı, elle hissedilmeyen küçük bulguları görünür kılmaktır. Bu küçük bulguların bir bölümü yalnız kireçlenme biçiminde ortaya çıkar. Kireçlenme odakları ultrasonografide çoğu kez görülmez. Çekim ertelendikçe bulgu büyür ve elle hissedilir duruma gelir. Elle hissedilen bir bulguda tedavi daha geniş bir girişim gerektirir. Bu nedenle ışın kaygısıyla geçen her tarama dönemini gerçek bir kayıp sayıyorum. Kaygısı süren kişilere çekimin verdiği dozu ve sağladığı kazancı birlikte anlatıyorum. Düzenli sürdürülen tarama, tek tek çekimlerden çok daha güvenilir bir karşılaştırma zemini oluşturur.
Yayımlanma: