Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Sağlık Rehberi

Yoğun Meme Dokusu Ne Demektir?

Yoğun meme dokusu, bez ve bağ dokusunun yağ dokusuna göre fazla olduğu yapıdır. Derecelendirmeyi, yaşla değişimini ve gereken ek incelemeyi anlattım.

Mamografi raporunda yoğun meme dokusu ifadesini gören kişiler bunu çoğu kez bir hastalık sanır. Yoğun meme dokusu, memede bez ve bağ dokusunun yağ dokusuna göre fazla olduğu yapıyı anlatır. Bu yapı bir hastalık değildir ve kendi başına tedavi gerektirmez. Yalnız mamografi görüntüsünün okunmasını güçleştirdiği için raporda ayrıca belirtilir. Bu yazıda yoğunluğun nasıl derecelendirildiğini, yaşla ve menopozla nasıl değiştiğini, hangi ek incelemeyi gerektirdiğini ve tarama aralığını etkileyip etkilemediğini anlatıyorum.

Meme Yoğunluğu Raporda Hangi Harflerle Derecelendirilir?

Meme yoğunluğu raporda A harfinden D harfine uzanan dört basamakla derecelendirilir. A basamağı, dokunun neredeyse tümüyle yağdan oluştuğu memeyi anlatır. B basamağında dağınık bez adacıkları görülür. C basamağı, bez dokusunun yaygın biçimde dağıldığı memeyi tanımlar. D basamağında ise bez dokusu görüntünün tamamına yakınını kaplar. C ve D basamakları birlikte yoğun meme dokusu başlığı altında toplanır. Bu iki basamakta mamografinin ayırt ediciliği bir miktar geriler. Derece, görüntüyü okuyan uzmanın değerlendirmesiyle belirlenir. Mamografi sayfasında raporun hangi başlıkları taşıdığını ayrıntılı biçimde anlattım.

Yaş ve Menopoz Meme Yoğunluğunu Nasıl Değiştirir?

Yaş ilerledikçe ve menopoz dönemine girildikçe meme yoğunluğu çoğu kadında azalır. Genç memede bez ve bağ dokusu baskın durur. Yumurtalık hormonlarının etkisi sürdüğü sürece bu yapı korunur. Menopozla birlikte hormon etkisi gerileyince bez dokusu yerini yağ dokusuna bırakır. Yağlanan memede ışın daha kolay geçer ve görüntü okunaklı duruma gelir. Bu değişiklik herkeste aynı hızda gerçekleşmez. Kimi kadında ileri yaşta da yoğun yapı sürer. Menopoz döneminde hormon desteği kullanan kişilerde yoğunluk yeniden artabilir. Bu nedenle dereceyi her taramada yeniden değerlendiriyorum.

Yoğunluk Raporda Belirtilmişse Hangi Ek Görüntüleme Planlanır?

Yoğunluk raporda yüksek basamakta belirtilmişse ek görüntüleme olarak çoğunlukla ultrasonografi planlanır. Ultrasonografi, yoğun doku içinde gizlenen kitleleri gösterebilir. İnceleme ışın kullanmaz ve gerektiğinde kolayca yinelenir. Tomosentez incelemesi de katmanları ayırarak üst üste binmeyi azaltır. Manyetik rezonans incelemesini ise yalnız ek risk taşıyan kişilerde isterim. Karar verirken yoğunluk derecesini tek başına değil, bütün risk yapısıyla birlikte tartıyorum. Ailesinde meme kanseri bulunan kişilerde eşiği daha aşağı çekerim. Yakınması bulunmayan ve risk taşımayan kişilerde ek inceleme her zaman gerekmez. Meme ultrasonografisi sayfasında yöntemin hangi durumlarda öne çıktığını anlattım.

Yoğun Meme Dokusu Elle Muayenede Fark Edilebilir mi?

Yoğun meme dokusu elle muayenede kısmen fark edilebilir, ancak derecesi bu yolla belirlenemez. Yoğun bir memede doku parmak altında daha sert ve düzensiz hissedilir. Bu düzensizlik çoğu kez taneli bir yapı duygusu verir. Elle alınan bu izlenim, raporda bildirilen basamağın karşılığı sayılmaz. Derece yalnız mamografi görüntüsü üzerinden belirlenir. Yoğun yapı, ele gelen yeni bir sertliğin ayırt edilmesini güçleştirebilir. Bu nedenle kendi kendine muayenenin her ay aynı günde yinelenmesini istiyorum. Kendi memesini tanıyan bir kişi yeni bir değişikliği çok daha erken ayırt eder. Elle muayene, görüntülemenin yerini tutmaz ve onunla birlikte yürütülür.

Yoğunluk Derecesi Sonraki Tarama Aralığını Etkiler mi?

Yoğunluk derecesi, sonraki tarama aralığını tek başına belirlemez, ancak kararı etkileyen ölçütlerden biri olur. Ülkemizde yürütülen tarama düzeni kırk yaşından sonra iki yılda bir çekimi öngörür. Yoğunluğu yüksek ve ek risk taşıyan kişilerde aralığı bir yıla indiririm. Yalnız yoğunluk nedeniyle aralığı kısaltmayı ise her kişide gerekli görmüyorum. Kararı verirken aile öyküsünü, önceki bulguları ve muayene sonucunu birlikte değerlendiriyorum. Yoğunluğu düşük kişilerde iki yıllık aralık çoğunlukla yeterli kalır. Aralık ne olursa olsun taramanın sürdürülmesini tek tek çekimlerden önemli buluyorum. İki kontrol arasında yeni bir bulgu fark edildiğinde takvimi beklemeden başvurulmasını istiyorum. Yaşa göre tarama takvimi sayfasında her yaş aralığını ayrı ayrı ele aldım.

Yayımlanma:

Meme yoğunluğu kalıtımla geçer mi?
Meme yoğunluğunun belirlenmesinde kalıtsal yatkınlık belirgin bir rol oynar. Annesi ve kız kardeşi yoğun meme dokusu taşıyan kişilerde benzer yapı sık görülür. Yine de yoğunluk tek başına kalıtımla açıklanmaz.
Yoğun meme dokusu kilo vermekle azalır mı?
Kilo değişimi meme dokusundaki yağ ile bez dengesini bir miktar etkiler. Kilo verildiğinde yağ dokusu azaldığı için yoğunluk göreli olarak artmış görünebilir. Bu değişiklik raporlanan dereceyi çoğu kişide belirgin biçimde değiştirmez.
Hormon kullanımı meme yoğunluğunu artırır mı?
Menopoz döneminde kullanılan hormon desteği meme dokusunda yoğunlaşma yapabilir. Bu değişiklik görüntünün okunmasını güçleştirebilir. Hormon kullanan kişilerde tarama düzenini daha yakından izliyorum.
Yoğunluk derecesi her raporda aynı çıkar mı?
Yoğunluk değerlendirmesi kısmen kişisel bir yorum içerir. Aynı görüntü farklı uzmanlar tarafından komşu iki derecede sınıflanabilir. Bu nedenle tek bir rapordaki dereceyi değil, yıllar içindeki gidişi izliyorum.
Yoğun meme dokusu ağrı yapar mı?
Yoğunluk kendi başına bir yakınma doğurmaz. Meme ağrısı çoğunlukla döngüsel hormon değişiklikleriyle ilgili çıkar. İki durum aynı kişide birlikte bulunabilir, ancak birbirinin nedeni sayılmaz.
Yoğun meme dokusunda tomosentez yararlı olur mu?
Tomosentez, dokuyu ince kesitler halinde göstererek üst üste binmeyi azaltır. Yoğun memede bu özellik gizli kalan bulguların görünür duruma gelmesini kolaylaştırır. Yöntemin uygun olup olmadığına meme yapısına bakarak karar veriyorum.
Yoğunluk nedeniyle her yıl meme MR çektirmek gerekir mi?
Yalnız yoğunluk nedeniyle manyetik rezonans incelemesi istemiyorum. Bu inceleme kalıtsal yatkınlık gibi ek risk taşıyan kişilerde gündeme gelir. Karar, yoğunluk derecesiyle birlikte kişinin bütün risk yapısına bakılarak verilir.
Yoğun meme dokusu emzirmeyi etkiler mi?
Yoğunluk, süt üretimi ve emzirme becerisi ile ilgili bir ölçü değildir. Raporda bildirilen derece yalnız görüntünün okunabilirliğini anlatır. Emzirme dönemindeki doku değişiklikleri ise geçici olarak yoğunluğu artırır.
Kırk yaşından genç kişilerde yoğunluk derecesi nasıl öğrenilir?
Yoğunluk derecesi mamografi görüntüsü üzerinden belirlendiği için genç yaşta çoğu kişide bilinmez. Bu yaş grubunda incelemeye ultrasonografiyle başlandığı için ayrı bir derece verilmez. İlk mamografi çekildiğinde derece raporda bildirilir.
Yoğunluk derecesi zamanla değişirse tarama düzeni yeniden kurulur mu?
Derece yıllar içinde düştüğünde görüntüleme daha okunaklı duruma gelir. Bu durumda ek incelemeye duyulan gereksinim azalabilir. Düzeni her tarama sonrasında yeniden değerlendiriyorum.
Raporda yoğunluk yazmıyorsa ne yapmalıyım?
Yoğunluk bilgisi her raporda ayrı bir başlık altında yer almayabilir. Böyle bir durumda görüntüyü değerlendiren uzmandan bu bilginin eklenmesini isterim. Kontrol görüşmesinde raporu birlikte okuyup eksik kalan noktaları tamamlıyorum.
Yoğun meme dokusu kendi kendine muayeneyi zorlaştırır mı?
Yoğun dokuda meme elle daha sert ve düzensiz hissedilir. Bu yapı, yeni çıkan bir sertliğin ayırt edilmesini güçleştirebilir. Düzenli ve her ay aynı günde yapılan muayene bu güçlüğü belirgin biçimde azaltır.