Yoğun Meme Dokusu Ne Demektir?
Yoğun meme dokusu, bez ve bağ dokusunun yağ dokusuna göre fazla olduğu yapıdır. Derecelendirmeyi, yaşla değişimini ve gereken ek incelemeyi anlattım.
Mamografi raporunda yoğun meme dokusu ifadesini gören kişiler bunu çoğu kez bir hastalık sanır. Yoğun meme dokusu, memede bez ve bağ dokusunun yağ dokusuna göre fazla olduğu yapıyı anlatır. Bu yapı bir hastalık değildir ve kendi başına tedavi gerektirmez. Yalnız mamografi görüntüsünün okunmasını güçleştirdiği için raporda ayrıca belirtilir. Bu yazıda yoğunluğun nasıl derecelendirildiğini, yaşla ve menopozla nasıl değiştiğini, hangi ek incelemeyi gerektirdiğini ve tarama aralığını etkileyip etkilemediğini anlatıyorum.
Meme Yoğunluğu Raporda Hangi Harflerle Derecelendirilir?
Meme yoğunluğu raporda A harfinden D harfine uzanan dört basamakla derecelendirilir. A basamağı, dokunun neredeyse tümüyle yağdan oluştuğu memeyi anlatır. B basamağında dağınık bez adacıkları görülür. C basamağı, bez dokusunun yaygın biçimde dağıldığı memeyi tanımlar. D basamağında ise bez dokusu görüntünün tamamına yakınını kaplar. C ve D basamakları birlikte yoğun meme dokusu başlığı altında toplanır. Bu iki basamakta mamografinin ayırt ediciliği bir miktar geriler. Derece, görüntüyü okuyan uzmanın değerlendirmesiyle belirlenir. Mamografi sayfasında raporun hangi başlıkları taşıdığını ayrıntılı biçimde anlattım.
Yaş ve Menopoz Meme Yoğunluğunu Nasıl Değiştirir?
Yaş ilerledikçe ve menopoz dönemine girildikçe meme yoğunluğu çoğu kadında azalır. Genç memede bez ve bağ dokusu baskın durur. Yumurtalık hormonlarının etkisi sürdüğü sürece bu yapı korunur. Menopozla birlikte hormon etkisi gerileyince bez dokusu yerini yağ dokusuna bırakır. Yağlanan memede ışın daha kolay geçer ve görüntü okunaklı duruma gelir. Bu değişiklik herkeste aynı hızda gerçekleşmez. Kimi kadında ileri yaşta da yoğun yapı sürer. Menopoz döneminde hormon desteği kullanan kişilerde yoğunluk yeniden artabilir. Bu nedenle dereceyi her taramada yeniden değerlendiriyorum.
Yoğunluk Raporda Belirtilmişse Hangi Ek Görüntüleme Planlanır?
Yoğunluk raporda yüksek basamakta belirtilmişse ek görüntüleme olarak çoğunlukla ultrasonografi planlanır. Ultrasonografi, yoğun doku içinde gizlenen kitleleri gösterebilir. İnceleme ışın kullanmaz ve gerektiğinde kolayca yinelenir. Tomosentez incelemesi de katmanları ayırarak üst üste binmeyi azaltır. Manyetik rezonans incelemesini ise yalnız ek risk taşıyan kişilerde isterim. Karar verirken yoğunluk derecesini tek başına değil, bütün risk yapısıyla birlikte tartıyorum. Ailesinde meme kanseri bulunan kişilerde eşiği daha aşağı çekerim. Yakınması bulunmayan ve risk taşımayan kişilerde ek inceleme her zaman gerekmez. Meme ultrasonografisi sayfasında yöntemin hangi durumlarda öne çıktığını anlattım.
Yoğun Meme Dokusu Elle Muayenede Fark Edilebilir mi?
Yoğun meme dokusu elle muayenede kısmen fark edilebilir, ancak derecesi bu yolla belirlenemez. Yoğun bir memede doku parmak altında daha sert ve düzensiz hissedilir. Bu düzensizlik çoğu kez taneli bir yapı duygusu verir. Elle alınan bu izlenim, raporda bildirilen basamağın karşılığı sayılmaz. Derece yalnız mamografi görüntüsü üzerinden belirlenir. Yoğun yapı, ele gelen yeni bir sertliğin ayırt edilmesini güçleştirebilir. Bu nedenle kendi kendine muayenenin her ay aynı günde yinelenmesini istiyorum. Kendi memesini tanıyan bir kişi yeni bir değişikliği çok daha erken ayırt eder. Elle muayene, görüntülemenin yerini tutmaz ve onunla birlikte yürütülür.
Yoğunluk Derecesi Sonraki Tarama Aralığını Etkiler mi?
Yoğunluk derecesi, sonraki tarama aralığını tek başına belirlemez, ancak kararı etkileyen ölçütlerden biri olur. Ülkemizde yürütülen tarama düzeni kırk yaşından sonra iki yılda bir çekimi öngörür. Yoğunluğu yüksek ve ek risk taşıyan kişilerde aralığı bir yıla indiririm. Yalnız yoğunluk nedeniyle aralığı kısaltmayı ise her kişide gerekli görmüyorum. Kararı verirken aile öyküsünü, önceki bulguları ve muayene sonucunu birlikte değerlendiriyorum. Yoğunluğu düşük kişilerde iki yıllık aralık çoğunlukla yeterli kalır. Aralık ne olursa olsun taramanın sürdürülmesini tek tek çekimlerden önemli buluyorum. İki kontrol arasında yeni bir bulgu fark edildiğinde takvimi beklemeden başvurulmasını istiyorum. Yaşa göre tarama takvimi sayfasında her yaş aralığını ayrı ayrı ele aldım.
Yayımlanma: