Mamografi Normal Çıktıysa Ayrıca Ultrason Gerekir mi?
Normal mamografiden sonra ultrasonografi herkese değil, yoğun dokuda ve ele gelen bulguda eklenir. İki incelemenin farkını ve uyumsuzlukta kararı anlattım.
Tarama sonucu normal çıkan kişilerin bir bölümü, ultrasonografinin de yapılması gerekip gerekmediğini sorar. Normal çıkan bir mamografiden sonra ultrasonografi herkese değil, belirli durumlarda eklenir. Bu kararı meme dokusunun yoğunluğuna, muayene bulgusuna ve kişinin risk yapısına bakarak veriyorum. İki yöntem birbirinin karşılığı değildir; farklı bulguları görünür kılar. Bu yazıda ultrasonun neyi ek olarak gösterdiğini, ele gelen kitlede nasıl davrandığımı, koltuk altının nasıl tarandığını ve iki inceleme uyumsuz çıktığında kararı nasıl kurduğumu anlatıyorum.
Ultrason Mamografinin Göremediği Hangi Bulguları Ortaya Koyar?
Ultrason, mamografinin yoğun doku içinde ayırt edemediği kitleleri ve sıvı dolu yapıları ortaya koyar. Mamografide meme dokusu iki boyutlu bir görüntüye sıkışır ve katmanlar üst üste düşer. Yoğun bir memede bu üst üste binme, küçük bir kitleyi olağan doku görüntüsünün içinde gizler. Ultrason ise dokuyu kesit kesit tarar ve her katmanı ayrı gösterir. Sıvı dolu bir kist ile katı bir kitlenin ayrımını kesin biçimde bu yöntem yapar. Kitlenin sınırı, iç yapısı ve damarlanma düzeni aynı incelemede değerlendirilir. Koltuk altındaki lenf bezleri de bu sırada taranır. Buna karşılık ince kireçlenme odaklarını göstermekte yöntem yetersiz kalır. Meme ultrasonografisi sayfasında incelemenin çalışma ilkesini ayrıntılı biçimde anlattım.
Ele Gelen Kitle Varken Normal Mamografi Yeterli Sayılır mı?
Ele gelen bir kitle varken normal çıkan mamografi tek başına yeterli sayılmaz. Elle hissedilen bir bulgu, görüntülemede karşılığı bulunmasa da araştırılmayı sürdürür. Yoğun meme dokusunda bir kitlenin mamografide seçilememesi seyrek karşılaşılan bir durum değildir. Bu nedenle ele gelen her bulguda incelemeye ultrasonografi eklerim. Ultrasonografi de bulguyu göstermezse muayene bulgusunu yine de dikkate alırım. Böyle durumlarda kısa aralıklı kontrol ya da doğrudan örnekleme gündeme gelir. Kararı verirken kitlenin sınırlarına, kıvamına ve hareketliliğine bakarım. Normal çıkan bir görüntüleme, elle saptanan bir bulguyu hiçbir zaman geçersiz kılmaz. Mamografi sayfasında tarama ile tanısal çekim arasındaki farkı anlattım.
Ultrason İncelemesinde Koltuk Altı da Taranır mı?
Ultrason incelemesinde koltuk altı, meme değerlendirmesinin ayrılmaz bir parçası olarak taranır. Meme dokusunun bir uzantısı koltuk altına doğru ilerler. Bu uzantıda meme dokusuyla aynı hastalıklar ortaya çıkabilir. Koltuk altında ayrıca lenf bezleri bulunur ve bu bezler memeden gelen akımı toplar. Bezlerin biçimi, kabuk kalınlığı ve iç yapısı incelemede ayrı ayrı değerlendirilir. Yağlı göbeği korunmuş, ince kabuklu bir bez olağan kabul edilir. Kabuğu kalınlaşmış ya da yuvarlaklaşmış bir bez daha dikkatli araştırılır. Kuşkulu bir bez saptandığında aynı seansta iğne ile örnek alınabilir. Bu nedenle inceleme isteminde koltuk altının da taranmasını özellikle belirtiyorum.
Ultrasonun Kireçlenmeleri Göstermekte Yetersiz Kaldığı Durumlar Hangileridir?
Ultrasonun kireçlenmeleri göstermekte yetersiz kaldığı durumların başında ince taneli ve dağınık odaklar gelir. Kireçlenme odakları çoğu kez toz tanesi kadar küçük kalır. Bu boyuttaki bir odak ses dalgasını belirgin biçimde yansıtmaz. Yansıma olmayınca odak ultrasonografi görüntüsünde seçilemez. Mamografide ise aynı odak beyaz bir nokta olarak belirgin biçimde görünür. Kanal içinde başlayan erken dönem hastalıkların önemli bir bölümü yalnız bu odaklarla kendini gösterir. Bu nedenle ultrasonografiyi mamografinin yerine koymayı doğru bulmuyorum. Kireçlenme saptandığında değerlendirme bölgesel büyütülmüş mamografi görüntüleriyle sürdürülür. Örnekleme gerektiğinde ise işlem mamografi eşliğinde yapılır.
İki İnceleme Uyumsuz Sonuç Verirse Karar Nasıl Verilir?
İki inceleme uyumsuz sonuç verirse karar, daha kuşkulu olan bulguya ağırlık verilerek oluşturulur. Bu yaklaşım, bir hastalığın atlanma olasılığını azaltmak amacıyla benimsenir. Değerlendirmeye muayene bulgusu da katılır. Elle saptanan bir sertlik varsa görüntülemedeki olağan sonuç tek başına yeterli sayılmaz. Uyumsuzluk sürerse manyetik rezonans incelemesi gündeme gelir. Bulgu yine çözülemezse iğne ile örnekleme yapılır. Örnekleme sonucu görüntüleme bulgusuyla çelişirse işlem yinelenir. Görüntüleme, muayene ve doku sonucu arasındaki uyumu her aşamada gözetiyorum. Yaşa göre tarama takvimi sayfasında incelemelerin hangi yaşta hangi sırayla istendiğini anlattım.
Yayımlanma: