Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Tiroid Hastalıkları ve Cerrahisi

Tiroid Fonksiyon Bozuklukları

Tiroid fonksiyon bozuklukları başlığı altındaki tabloları, hangi şikâyetin hangi yöne işaret ettiğiyle birlikte tanıttım.

Tiroid fonksiyon bozuklukları, boynun ön bölümündeki tiroid bezinin gereğinden çok ya da gereğinden az hormon üretmesiyle ortaya çıkan tabloları kapsar. Bu tablolar günlük yaşamı doğrudan etkileyen geniş bir şikâyet yelpazesi oluşturur. Genel cerrahi ve cerrahi onkoloji alanındaki uygulamamda tiroid hastalıklarını sık değerlendiriyorum. Hastalarım muayeneye geldiklerinde bezin çok mu yoksa az mı çalıştığını merak eder. Bu sayfada bez çalışmasının bozulduğu başlıca tabloları tanıtıyorum ve hangi alt konunun nerede ayrıntılandırıldığını gösteriyorum.

Tiroid Fonksiyon Bozukluğu Ne Anlama Gelir?

Tiroid fonksiyon bozukluğu, bezin ürettiği hormon miktarının vücudun gereksiniminden sapması anlamına gelir. Boynun ön bölümünde, soluk borusunun önünde yerleşen bu bez kelebeğe benzer bir yapı taşır. Bez, kana verdiği hormon miktarını aldığı uyarıya göre sürekli ayarlar. Uyarı beyindeki hipofiz bezinden gelir ve üretim bu yolla dengede tutulur. Denetim düzeni bozulduğunda kandaki hormon düzeyi olağan aralığın dışına taşar. Hormon düzeyi yükseldiğinde vücudun bütün işleyişi hızlanır. Hormon düzeyi düştüğünde ise aynı işleyiş belirgin biçimde yavaşlar. Bu iki uçtaki tablo birbirinden çok farklı şikâyetlerle kendini gösterir.

Bozukluğun kaynağı kimi zaman bezin kendisinde, kimi zaman onu uyaran düzenekte bulunur. Bezin büyümüş olması ya da içinde nodül taşıması her zaman fonksiyon bozukluğu anlamına gelmez. Aynı biçimde, hormon dengesi bozulan her hastada boyunda gözle görülür bir büyüme saptanmaz. Bu ayrımı hastalarıma muayenenin ilk dakikalarında anlatıyorum. Şikâyetler sinsi başladığı için tanı çoğu kez gecikir. Bu nedenle yakınmaların bütününü bir arada değerlendirmeyi yeğliyorum. Doğru başlık altına yerleşen her hasta, izlem planını da daha kolay kabul eder.

Tiroid Hormonları Vücutta Neyi Düzenler?

Tiroid hormonları, vücuttaki hücrelerin enerji kullanımını ve çalışma hızını düzenler. Bu hormonlar kalp atış hızını, vücut ısısını ve bağırsak düzenini doğrudan etkiler. Kas gücü, cilt yapısı ve saç döngüsü de aynı hormonlardan etkilenir. Dikkat süresi, bellek ve ruh hâli hormon düzeyine belirgin biçimde duyarlı kalır. Üretimi yöneten düzenek beyinde başlar ve bezde tamamlanır. Hipofiz bezinden salgılanan tiroid uyarıcı hormon, tiroid bezini üretime yönlendirir. Kanda hormon düzeyi yükseldiğinde bu uyarı azalır. Düzey düştüğünde ise uyarı artar ve bez daha çok çalışır.

Geri bildirime dayanan bu düzen sayesinde metabolizma hızı dar bir aralıkta tutulur. Düzenin herhangi bir basamağındaki sorun tabloyu bozar. Bezin kendisinden kaynaklanan sorunlar birincil bozukluk olarak adlandırılır. Uyarı düzeneğinden kaynaklanan sorunlar ise ikincil bozukluk sayılır. Bu ayrımı kan tahlillerinin birlikte yorumlanmasıyla yapıyorum. Ayrımın doğru yapılması tedavi yönünü baştan belirler. Hormonların vücuttaki etkisini hastalarıma günlük örneklerle anlatmayı yeğliyorum.

Tiroid Bezi Fazla Çalıştığında Neler Görülür?

Tiroid bezi fazla çalıştığında vücut sürekli hızlanmış bir düzene geçer. Kalp atışı hızlanır ve hastalar göğüs bölgesinde belirgin bir çarpıntı duyar. İştah artmasına karşın kilo kaybı ortaya çıkar. Ciltte ısınma, avuç içlerinde nemlenme ve terlemede artış dikkat çeker. Sıcak havaya karşı tahammül azalır. Ellerde ince bir titreme belirir ve el yazısı bozulur. Uyku bölünür, uykuya dalma süresi uzar. Sinirlilik, aceleci davranış ve odaklanma güçlüğü tabloya eşlik eder.

Bağırsak hareketleri hızlanır ve dışkılama sayısı artar. Adet düzeninde seyrelme görülür. Kas gücünde azalma özellikle uyluk bölgesinde hissedilir. Boyunda yumuşak bir büyüme muayenede saptanabilir. Bu tablonun nedenlerini, seyrini ve tanı basamaklarını tiroid bezinin fazla çalışması sayfasında ayrıntılı anlattım. Şikâyetlerin tümü aynı hastada bir arada bulunmayabilir. Tek bir yakınmanın öne çıktığı sessiz tablolarla da karşılaşıyorum.

Tiroid Bezi Yavaş Çalıştığında Hangi Şikâyetler Ortaya Çıkar?

Tiroid bezi yavaş çalıştığında vücudun bütün işleyişi düşük hızda sürer. Hastalar sabah kalktığında bile dinlenmemiş uyanır. Gün içinde geçmeyen bir yorgunluk ve uyku hâli yaşanır. İştah artmadığı hâlde kilo alma eğilimi belirir. Soğuğa karşı duyarlılık artar ve hastalar sürekli üşür. Ciltte kuruluk, pullanma ve solukluk göze çarpar. Saç telleri incelir, kaşların dış kısmında seyrelme görülür. Seste kalınlaşma ve sabahları göz kapaklarında şişlik ortaya çıkar.

Bağırsak hareketleri yavaşlar ve kabızlık yerleşir. Adet kanamaları sıklaşır ya da miktarı artar. Kaslarda kramp, eklemlerde tutukluk ve genel bir ağırlık duygusu hissedilir. Unutkanlık, dalgınlık ve içe kapanma tabloya katılır. Bu tablonun nedenlerini ve izlem yolunu tiroid bezinin az çalışması sayfasında ele aldım. Şikâyetler yavaş yerleştiği için hastalar bunları yaşın getirdiği değişiklik sanır. Bu yanılgıyı dağıtmak için yakınmaları tek tek sorguluyorum.

Bağışıklık Kaynaklı Tiroid Sorunları Nasıl Ayrılır?

Bağışıklık kaynaklı tiroid sorunları, vücudun kendi bezini yabancı gibi tanımasıyla başlar. Bağışıklık sistemi normalde yalnızca dışarıdan gelen tehditlere karşı yanıt üretir. Bu düzen bozulduğunda bez dokusuna yönelen antikorlar ortaya çıkar. Antikorların bir bölümü bezi sürekli uyarır ve üretimi artırır. Başka bir bölümü ise bez dokusuna zarar verir ve üretimi düşürür. Bu nedenle aynı kökenli iki hastalık birbirinin tam tersi tabloyla karşımıza çıkar. Uyarıcı antikorların baskın olduğu durumda yaygın bir büyüme ile birlikte fazla çalışma görülür. Yıkıcı sürecin baskın olduğu durumda ise bez zamanla yetersiz kalır.

Ailede benzer hastalık öyküsü bulunan kişilerde bu tablolar daha sık gelişir. Kadınlarda görülme sıklığı erkeklere göre belirgin biçimde yüksek seyreder. Doğum sonrası dönem, ağır enfeksiyonlar ve yoğun sıkıntı dönemleri süreci tetikler. Ayrımı kan tahlilindeki antikor düzeyleri ve ultrasonografideki doku görünümü ile yapıyorum. Bağışıklık kaynaklı hastalıkların seyri dalgalı olabilir. Bu nedenle tek bir tahlil sonucuna dayanarak karar vermiyorum.

Tiroid Bezinin İltihabi Hastalıkları Neye Yol Açar?

Tiroid bezinin iltihabi hastalıkları, bez dokusundaki hücrelerin zedelenmesiyle hormon dengesini değiştirir. İltihap sırasında hücrelerin içinde depolanan hormon kana boşalır. Bu boşalma nedeniyle ilk dönemde geçici bir fazla çalışma tablosu ortaya çıkar. Depo tükendiğinde hormon düzeyi hızla düşer. Böylece hasta birkaç ay içinde iki karşıt tabloyu ardı ardına yaşar. Bir bölüm hastada bez sonunda kendi düzenine döner. Başka bir bölümde ise kalıcı yetersizlik yerleşir.

İltihabi hastalıkların bir kısmı ağrısız seyreder ve yalnızca tahlille fark edilir. Bir kısmında ise boyun ön bölümünde hassasiyet ve ağrı belirir. Ağrılı biçimlerde şikâyet çeneye ve kulağa doğru yayılır. Doğum sonrası dönemde ortaya çıkan biçim genellikle geçici kalır. İlaç kullanımına bağlı gelişen biçimlerde ilacın gözden geçirilmesi gerekir. Bu hastalıkların seyrini birkaç aylık aralıklarla izliyorum. İzlem sırasında hormon desteğinin geçici mi kalıcı mı olacağına zamanla karar veriyorum.

Fazla Çalışma Uzun Sürerse Hangi Sorunlar Doğar?

Fazla çalışma uzun sürerse vücudun birçok sistemi bu hızdan zarar görür. Kalp en erken etkilenen organ olarak öne çıkar. Sürekli hızlı atan kalpte ritim düzensizliği gelişebilir. Ritim bozukluğu yerleştiğinde pıhtı oluşumu ve dolaşım sorunları gündeme gelir. Kemik dokusunda yıkım hızlanır ve kemik yoğunluğu azalır. Bu değişiklik özellikle menopoz sonrası kadınlarda daha çabuk ilerler. Kaslarda erime ve güç kaybı günlük işleri zorlaştırır. Kilo kaybı zamanla beslenme yetersizliğine dönüşebilir.

Ruhsal belirtiler derinleşir ve uyku düzeni iyice bozulur. Ağır seyreden olgularda ani bir kötüleşme tablosu gelişebilir. Bu ani tablo acil değerlendirme gerektiren bir durum olarak kabul edilir. Göz bulguları bağışıklık kaynaklı biçimlerde ayrı bir sorun yaratır. Uzun süren yüksek hormon düzeyi şeker dengesini de bozar. Bu nedenle fazla çalışma saptandığında zaman kaybetmeden plan yapıyorum. Tedavi edilen hastalarda bu sorunların çoğu geri döner.

Şikâyetler Hangi Yöne İşaret Eder?

Şikâyetlerin hangi yöne işaret ettiğini anlamak için yakınmaları çiftler hâlinde karşılaştırıyorum. Sıcağa dayanamayan hasta ile sürekli üşüyen hasta karşıt uçlarda yer alır. İştahı arttığı hâlde kilo veren kişi ile az yediği hâlde kilo alan kişi de öyle değerlendirilir. Hızlı bağırsak çalışması fazlalık yönüne, kabızlık ise yetersizlik yönüne işaret eder. Çarpıntı ve el titremesi hızlanmış bir düzeni düşündürür. Ses kalınlaşması ve yüzde şişkinlik yavaşlamış bir düzeni akla getirir. Uykusuzluk fazlalıkta, aşırı uyku hâli ise yetersizlikte öne çıkar.

Adet kanamasının seyrelmesi ile sıklaşması da aynı mantıkla ayrılır. Saç dökülmesi her iki tabloda birden görülebildiği için tek başına yön göstermez. Aynı biçimde yorgunluk her iki uçta da bulunur. Bu nedenle tek bir şikâyet üzerinden karar vermiyorum. Yakınmaların süresi, başlangıç biçimi ve birbirine eşlik etme düzeni daha çok bilgi verir. Hastanın kullandığı ilaçları da mutlaka sorguluyorum. Kesin ayrım yalnızca kan tahlili ile yapılır.

Tiroid Dengesi Hangi Tetkiklerle Ölçülür?

Tiroid dengesi, öncelikle kandaki hormon düzeylerinin ölçülmesiyle değerlendirilir. İlk basamakta hipofiz kaynaklı uyarı hormonunun düzeyine bakılır. Bu değer bezin çalışmasındaki en küçük sapmaya bile erken tepki verir. Uyarı düzeyi değişmişse serbest hormon değerleri de istenir. İki değerin birlikte yorumlanması tablonun yönünü ortaya koyar. Bağışıklık kaynaklı bir süreç düşünülüyorsa antikor incelemeleri eklenir. Bez yapısını görmek için boyun ultrasonografisi kullanılır. Ultrasonografi nodül varlığını ve doku görünümünü ayrıntılı gösterir.

Fazla çalışmanın kaynağını ayırmak gerektiğinde sintigrafi incelemesi planlanır. Bu inceleme hangi bölgenin aşırı çalıştığını haritalandırır. Hangi tetkiklerin hangi sırayla istendiğini tiroid fonksiyon testleri sayfasında adım adım anlattım. Tahlil sonuçlarını hastanın şikâyetleriyle birlikte yorumluyorum. Tek başına bir laboratuvar değeri tanı koydurmaz. Gebelik, ağır hastalık ve bazı ilaçlar sonuçları değiştirir. Bu nedenle tetkik zamanlamasına özellikle dikkat ediyorum.

Gebelik Döneminde Tiroid Dengesi Nasıl İzlenir?

Gebelik döneminde tiroid dengesi, hem annenin hem bebeğin sağlığı açısından yakından izlenir. Gebelikte hormon gereksinimi belirgin biçimde artar. Bebeğin ilk aylarda kendi hormonunu üretememesi bu gereksinimi daha da yükseltir. Bu dönemde annenin hormon deposu bebeğin gelişimini destekler. Yetersiz hormon düzeyi bebeğin sinir sistemi gelişimini olumsuz etkiler. Fazla hormon düzeyi ise gebelik seyrinde ayrı sorunlar doğurur. Bu nedenle risk taşıyan gebelerde tahlil erken dönemde istenir.

Gebelik öncesinde bilinen bir tiroid sorunu varsa izlem sıklığı artırılır. Hormon desteği kullanan gebelerde doz gebelik boyunca gözden geçirilir. Doğum sonrası dönemde hormon dengesi yeniden değişir. Bu dönemde geçici iltihabi tablolar sık görülür. Doğum sonrası yorgunluğu tiroid kaynaklı tablodan ayırmak her zaman kolay değildir. Bu ayrımı tahlil ile netleştiriyorum. Emzirme döneminde hormon desteğinin sürdürülmesinde sakınca bulunmaz.

Çocukluk Çağında Tiroid Dengesi Nasıl Değişir?

Çocukluk çağında tiroid dengesi, büyüme ve öğrenme süreçleriyle doğrudan bağlantılı ilerler. Yenidoğan döneminde hormon yetersizliği gelişimi ciddi biçimde etkiler. Bu nedenle doğumdan sonra tarama incelemesi yapılır. Erken saptanan olgularda destek tedavisi hemen başlatılır. Okul çağındaki çocuklarda yetersizlik boy uzamasında yavaşlama ile kendini gösterir. Ders başarısında düşüş ve dikkat dağınıklığı aileler tarafından fark edilir. Fazla çalışma ise huzursuzluk, hızlı kalp atışı ve kilo kaybı ile ortaya çıkar.

Ergenlik döneminde boyunda yumuşak bir büyüme sık saptanır. Bu büyümelerin çoğu hormon dengesini bozmadan seyreder. Ailesinde tiroid hastalığı bulunan çocuklarda izlem daha yakından sürdürülür. Çocuklarda ilaç dozları büyüme hızına göre düzenli olarak güncellenir. Tedavi kararlarını çocuk hekimiyle birlikte veriyorum. Cerrahi gerektiren durumlar çocukluk çağında daha seyrek görülür. Yine de büyüyen nodüllerde değerlendirme erişkinlerdeki gibi titizlikle yapılır.

Fonksiyon Bozukluklarında Cerrahi Ne Zaman Gündeme Gelir?

Fonksiyon bozukluklarında cerrahi, ilaç tedavisinin yetersiz kaldığı ya da uygun olmadığı durumlarda gündeme gelir. İlaç tedavisi çoğu hastada ilk seçenek olarak kalır. İlaca yanıt alınamayan fazla çalışma tablolarında cerrahi seçenek değerlendirilir. İlaç yan etkileri nedeniyle tedavi sürdürülemiyorsa da aynı yol izlenir. Bezdeki büyüme soluk borusuna baskı yapıyorsa cerrahi öne çıkar. Yutma güçlüğü ve ses değişikliği bu baskının işareti sayılır. Nodül içinde kötü huylu hücre kuşkusu varsa karar cerrahi yönünde verilir. Gebelik planlayan hastalarda da kalıcı çözüm tercih edilebilir.

Göz bulguları belirginleşen hastalarda cerrahi seçeneği daha erken düşünülür. Radyoaktif iyot tedavisinin uygun olmadığı kişilerde cerrahi ön plana geçer. Kararı hastanın yaşına, genel durumuna ve beklentilerine göre veriyorum. Cerrahi sonrasında hormon desteği çoğu hastada yaşam boyu sürer. Bu desteğin düzeni basit bir izlemle sağlanır. Hastalarıma bu sürecin yönetilebilir olduğunu anlatıyorum. Ameliyat kararını hiçbir zaman tek bir tahlil sonucuna dayandırmıyorum.

Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Guatr ile tiroid fonksiyon bozukluğu aynı şey midir?
Guatr bezin büyümesini, fonksiyon bozukluğu ise ürettiği hormon miktarındaki sapmayı anlatır. Bu iki durum çoğu zaman birlikte bulunsa da birbirinden ayrı değerlendirilir. Bezi büyümüş olan birçok kişide hormon düzeyleri olağan sınırlarda kalır. Aynı biçimde hormon dengesi bozulan bazı hastalarda boyunda hiçbir büyüme görülmez. Bu nedenle muayenede hem bezin yapısını hem de çalışma düzeyini ayrı ayrı inceliyorum.
Tiroid bezi kendiliğinden normale döner mi?
Bezin çalışmasındaki bazı sapmalar gerçekten kendiliğinden düzelir. İltihabi süreçlere ya da doğum sonrası döneme bağlı tablolar birkaç ay içinde geri dönebilir. Buna karşılık bağışıklık kaynaklı kalıcı hasarda düzelme beklenmez. Hangi grupta olduğunuzu ancak belirli aralıklarla yinelenen tahliller gösterir. Bu nedenle ilk sonuca bakarak kesin konuşmuyorum.
Boyunda şişlik olmadan hormon dengesizliği yaşanabilir mi?
Hormon dengesizliği boyunda hiçbir şişlik olmadan da ortaya çıkabilir. Bezin boyutu normal kaldığı hâlde üretim miktarı belirgin biçimde değişebilir. Özellikle bağışıklık kaynaklı yetersizlikte bez zamanla küçülür. Şikâyetler bu durumda yalnızca yorgunluk ve kilo değişimiyle kendini gösterir. Bu nedenle tanıyı muayeneyle sınırlamıyorum ve kan tahlili istiyorum.
Tiroid tahlilini hangi sıklıkla tekrarlatmalıyım?
Tahlil sıklığı tablonun türüne ve tedavinin aşamasına göre belirlenir. Yeni ilaç başlanan ya da dozu değiştirilen hastalarda kontrol birkaç hafta sonra yinelenir. Düzeyi oturmuş ve şikâyeti geçmiş hastalarda aralık uzatılır. Gebelik, ağır hastalık ve yeni bir ilaç kullanımı ara kontrolü gerektirir. Size uygun aralığı muayene bulgularınızla birlikte belirliyorum.
Stres hormon dengesini bozar mı?
Yoğun ve uzun süren sıkıntı dönemleri bağışıklık sistemini etkileyerek süreci tetikleyebilir. Stresin tek başına bezi bozduğunu söylemek doğru olmaz. Buna karşılık yatkınlığı bulunan kişilerde zorlu dönemler hastalığın ortaya çıkışını hızlandırır. Uyku düzeninin bozulması da şikâyetleri ağırlaştırır. Bu nedenle tedavi planında yaşam düzenine de yer veriyorum.
İyotlu tuz kullanmam gerekir mi?
İyot, tiroid hormonunun yapı taşı olduğu için beslenmeyle yeterince alınmalıdır. Ülkemizde tuzun iyotla zenginleştirilmesi bu gereksinimi büyük ölçüde karşılar. Aşırı iyot alımı ise bezin çalışmasını ters yönde etkileyebilir. Bu nedenle destek ürünlerini kendi başınıza kullanmanızı önermiyorum. İyot alımınızı tablonuza göre birlikte düzenliyoruz.
Lahana ve brokoli gibi sebzeler tiroide zarar verir mi?
Bu sebzeler çok yüksek miktarda ve uzun süre çiğ tüketildiğinde iyot kullanımını bir miktar güçleştirir. Olağan mutfak miktarlarında tüketildiklerinde böyle bir etki beklenmez. Pişirme bu maddelerin etkisini belirgin biçimde azaltır. Dengeli beslenen kişilerde bu sebzelerin yasaklanması gerekmez. Beslenme önerilerini hastamın tahlil sonuçlarına göre kişiselleştiriyorum.
Tiroid sorunları kalıtsal mıdır?
Bağışıklık kaynaklı tiroid hastalıklarında ailesel yatkınlık açıkça görülür. Annesinde ya da kardeşinde benzer sorun bulunan kişilerde hastalığın ortaya çıkma olasılığı yükselir. Bununla birlikte yatkınlık taşımak hastalanmak anlamına gelmez. Ailesinde hastalık bulunan kişilerde tahlilleri daha erken yaşta istiyorum. Aile öyküsünü ilk görüşmede ayrıntılı sorguluyorum.
Hormon dengesizliği saç dökülmesi yapar mı?
Saç dökülmesi hem fazla hem de az çalışan bezde görülebilen ortak bir şikâyettir. Yetersizlikte saç telleri incelir ve kaşların dış bölümünde seyrelme belirir. Fazla çalışmada ise dökülme daha yaygın ve hızlı seyreder. Hormon dengesi düzeldikten sonra saç yapısı zamanla toparlanır. Bu düzelmenin birkaç ay sürebileceğini hastalarıma önceden anlatıyorum.
Adet düzensizliği tiroid kaynaklı olabilir mi?
Adet düzenindeki değişiklikler tiroid hormonlarından belirgin biçimde etkilenir. Bezin fazla çalıştığı tablolarda kanamalar seyrekleşir ve miktarı azalır. Bezin yavaş çalıştığı tablolarda ise kanamalar sıklaşır ya da uzar. Başka bir neden bulunamayan düzensizliklerde tiroid tahlili istenir. Bu nedenle kadın hastalarımda adet öyküsünü ayrıntılı soruyorum.
Tiroid ilacını hangi saatte almalıyım?
Hormon desteği genellikle sabah aç karnına ve tek doz hâlinde alınır. İlacın emilimi kahvaltıdan önceki boş mideye bağlı olarak daha düzenli gerçekleşir. Kahve, süt, demir ve kalsiyum içeren ürünler emilimi azaltır. Bu nedenle ilaç ile kahvaltı arasında yeterli süre bırakılmalıdır. Kullanım düzenini her hastam için ayrıca yazılı olarak veriyorum.
Hormon dengesizliği kısırlığa yol açar mı?
Hormon dengesindeki bozulma yumurtlama düzenini etkileyerek gebe kalmayı güçleştirebilir. Yetersizlik tablosunda adet döngüsü düzensizleşir ve yumurtlama aksayabilir. Fazla çalışma tablosunda da benzer bir güçlük ortaya çıkar. Dengenin sağlanmasıyla birlikte bu sorun çoğu hastada geri döner. Gebelik planlayan hastalarımda tahlilleri önceden istiyorum.
Tiroid bezi olmadan yaşanabilir mi?
Bezin tamamı alındıktan sonra yaşam olağan biçimde sürdürülebilir. Vücudun gereksinim duyduğu hormon dışarıdan günlük tek doz ile karşılanır. Bu destek düzenli kullanıldığında şikâyet beklenmez. Doz, belirli aralıklarla yapılan kan tahlilleriyle ayarlanır. Hastalarıma bu düzenin öğrenildikten sonra kolaylaştığını anlatıyorum.
Kalp çarpıntısının tek nedeni tiroid midir?
Çarpıntının pek çok nedeni bulunduğu için tiroid tek başına suçlanamaz. Kansızlık, kaygı bozukluğu, kalp kaynaklı ritim sorunları ve bazı ilaçlar benzer şikâyet yaratır. Bununla birlikte açıklanamayan çarpıntıda tiroid tahlili mutlaka istenir. Tahlil normal çıkarsa başka nedenler araştırılır. Bu değerlendirmeyi kalp hekimiyle birlikte yürütüyorum.
Tahlillerim normal çıktığı hâlde yorgunluğum sürüyor, ne yapmalıyım?
Yorgunluğun tiroid dışında birçok nedeni bulunur ve bunların araştırılması gerekir. Kansızlık, vitamin eksiklikleri, uyku bozuklukları ve ruhsal etkenler sık karşılaşılan nedenler arasında yer alır. Tahlil değerleri sınır bölgede ise belirli bir süre sonra yinelenir. Şikâyetin süresi ve eşlik eden bulgular yönümüzü belirler. Bu durumda değerlendirmeyi geniş tutuyorum.
Tiroid için hangi hekime başvurmalıyım?
Hormon dengesindeki sapmaların ilaçla yönetimi iç hastalıkları ve hormon hastalıkları alanında yürütülür. Bezde nodül, büyüme ya da ameliyat gerektiren bir durum varsa genel cerrahi devreye girer. İki alan birçok hastada birlikte çalışır. Tanı basamağında hangi hekime başvurduğunuzun büyük önemi bulunmaz. Değerlendirme sonrasında sizi doğru basamağa yönlendiriyorum.