Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Hastalık

Paratiroid Hastalıklarında Kemik Erimesi (Osteoporoz)

Paratiroid bezler kemik erimesine nasıl yol açar, hangi kemikler önce etkilenir? İskeleti korumanın yollarını derledim.

Boyundaki paratiroid bezlerin aşırı çalışması, sessiz ilerleyen bir kemik erimesi tablosuna yol açabilir. Kalsiyum dengesini yöneten hormon fazla salgılandığında iskelet dokusu sürekli mineral kaybeder. Genel cerrahi uygulamamda kemik yoğunluğu düşük bulunan hastalarda bu bağlantıyı mutlaka araştırırım. Hastalarım çoğu zaman yıllarca kemik ilacı kullandıktan sonra asıl nedeni öğrenmek üzere karşıma gelir. Bu sayfada bezlerle kemik arasındaki ilişkiyi, hangi bulguların dikkat çektiğini ve izlem yolunu anlatıyorum.

Paratiroid Bezler Kemik Erimesine Neden Yol Açar?

Paratiroid bezler, kandaki kalsiyumu sabit tutmak için kemik dokusundaki mineral deposundan yararlandığı için erimeye yol açar. Kandaki kalsiyum düştüğünde bezler hormon salgısını artırarak dengeyi yeniden kurar. Bu düzen sağlıklı kişilerde kısa süreli çalışır ve kemik dokusu zarar görmez. Bezlerden biri ya da birkaçı sürekli hormon salgıladığında ise düzen bozulur. Sürekli yüksek hormon, kemikten kalsiyum çekilmesini aralıksız biçimde sürdürür. Aralıksız çekilme kemik dokusunun mineral içeriğini yıllar içinde azaltır. Mineral içeriği azalan kemik incelir ve mekanik direncini yitirir.

Bu süreç sessiz ilerler ve hasta uzun süre hiçbir yakınma hissetmez. Kemik yoğunluğu ölçümünde saptanan düşüklük çoğu zaman ilk uyarı olur. Kemik kaybının nedeni araştırılmadığında tedavi yanlış yöne kayabilir. Yalnızca kemik ilacı verilen hastalarda asıl sorun yerinde kalmayı sürdürür. Bu nedenle kemik kaybı saptanan her hastada kan kalsiyumunu ölçüyorum. Kalsiyum yüksekliği saptandığında hormon düzeyi hemen incelenir. İki değerin birlikte yüksek bulunması bezlerin sorumlu olduğunu gösterir. Bezlerdeki sorun giderildiğinde kemik yıkımı hızla yavaşlar. Bezlerin fazla çalışmasının hangi basamaklarla ele alındığını hiperparatiroidi tedavisi sayfasında ayrıntılı anlattım. Bu nedenle nedeni bulmak, kemiği korumanın en etkili yolu sayılır. Hastalarıma bu bağlantıyı en baştan ayrıntılı biçimde anlatıyorum. Bağlantıyı anlayan hastalar izlem planına çok daha kolay uyum gösterir. Doğru tanı, yıllar süren gereksiz ilaç kullanımının önüne geçer. Nedeni bulunmadan sürdürülen bir tedavi, kemik kaybının sessizce ilerlemesine zemin hazırlar. Bu nedenle kemik raporlarıyla birlikte kan tahlillerini de görmek istiyorum.

Kemik Dokusu Nasıl Yenilenir?

Kemik dokusu, yaşam boyu süren yapım ve yıkım döngüsüyle sürekli yenilenir. İskeletimiz durağan bir yapı değil, her gün yeniden şekillenen canlı bir dokudur. Yıkım görevini üstlenen hücreler eski kemik dokusunu çözer ve mineralleri kana bırakır. Yapım görevini üstlenen hücreler ise çözülen alanda yeni doku oluşturur. Bu iki grubun uyumlu çalışması kemiğin gücünü korur. Genç yaşlarda yapım hızı yıkım hızını aşar ve kemik kütlesi artar. Otuzlu yaşlardan sonra denge yavaş yavaş yıkım yönüne kayar.

Kandaki kalsiyum düzeyi bu döngünün en önemli düzenleyicisidir. Kalsiyum dengesinin nasıl kurulduğunu kalsiyum metabolizması sayfasında ayrıntılı anlattım. D vitamini, bağırsaktan emilimi artırarak yapım sürecini destekler. Hareket ve yük binmesi kemik hücrelerini uyararak yapımı hızlandırır. Hareketsizlik ise yıkımı artırır ve kemik kütlesini azaltır. Cinsiyet hormonları da döngünün hızını belirgin biçimde etkiler. Menopoz sonrasında hormon desteğinin azalması yıkımı hızlandırır. Beslenmedeki protein ve mineral yetersizliği yapım sürecini zayıflatır. Bu etkenlerin tümü bir arada değerlendirilmeden kemik kaybı açıklanamaz. Döngünün hangi yönde bozulduğunu kan tetkikleri ortaya koyar. Bu nedenle kemik sağlığını tek bir ölçümle değerlendirmeyi doğru bulmuyorum. Değerlendirmeyi hastanın yaşı, öyküsü ve kan değerleriyle birlikte yapıyorum. Döngünün hızı kişiden kişiye belirgin biçimde değişir ve tek bir ölçüt yeterli olmaz. Bu nedenle izlem planını her hasta için ayrı ayrı kuruyorum.

Parathormon Kemik Üzerinde Nasıl Etki Gösterir?

Parathormon, kemik dokusundaki yıkım hücrelerini uyararak etkisini gösterir. Hormon doğrudan yıkım hücrelerine bağlanmaz, yapım hücreleri üzerinden dolaylı bir uyarı gönderir. Uyarıyı alan yapım hücreleri, yıkım hücrelerini harekete geçiren bir aracı salgılar. Bu aracı sayesinde yıkım hücrelerinin sayısı ve etkinliği artar. Etkinliği artan hücreler kemik yüzeyindeki mineralleri çözerek kana verir. Çözülen kalsiyum kan düzeyini hızla yükseltir. Hormonun aynı zamanda böbrekten kalsiyum geri kazanımını artırması etkiyi pekiştirir.

Hormonun kemik üzerindeki etkisi salgılanma biçimine göre değişir. Kısa aralıklarla ve dalgalı biçimde salgılanan hormon yapımı destekler. Sürekli ve yüksek düzeyde salgılanan hormon ise yıkımı öne çıkarır. Parathormon fazlalığı bu nedenle iskelet için ağır bir yük oluşturur. Yıkım hızlandıkça kemikteki boşluk sayısı artar ve yapı gözenekli hale gelir. Gözenekli yapı aynı ağırlığı taşımakta zorlanır ve kolayca zedelenir. Yıkımın uzun sürmesi kemik dokusunun yerini bağ dokusuna bırakmasına neden olabilir. Bu değişiklik ileri hastalıkta ağrılı şişlikler biçiminde kendini gösterir. Kemik yıkımını gösteren kan değerleri bu süreci sayısal olarak yansıtır. Hormon düzeyi düştüğünde yıkım hızı da belirgin biçimde azalır. Bu nedenle hormon değerinin denetlenmesi kemik sağlığının temelini oluşturur. Hastalarıma bu mekanizmayı basit bir çizimle anlatmayı yararlı buluyorum.

Hangi Kemikler Daha Erken Etkilenir?

Kemikler arasında ön kol, kalça ve omurga bölgesi daha erken etkilenir. İskeletimizde iki farklı kemik yapısı bulunur ve bunlar hormona farklı tepki verir. Dış kabuğu oluşturan sıkı yapı, uzun kemiklerin gövdesinde yoğun biçimde bulunur. İç bölümdeki süngerimsi yapı ise omurga ve kalça bölgesinde daha belirgindir. Sürekli yüksek hormon öncelikle sıkı kabuk yapısını etkiler. Bu nedenle ön koldaki kemik kaybı erken dönemde dikkat çeker. Ölçüm yapılırken ön kol bölgesinin de değerlendirilmesi bu yüzden gerekir.

Kalça bölgesindeki kayıp ilerleyen dönemde belirginleşir. Omurga bölgesindeki süngerimsi yapı hormondan daha geç etkilenir. Menopoz sonrası kemik kaybında ise durum tam tersi biçimde gelişir. Bu farklılık iki tablonun ayırt edilmesinde önemli bir ipucu verir. Ölçümün yalnızca omurgadan yapılması kaybı gözden kaçırabilir. Bu nedenle ölçümü üç bölgeden birlikte istemeyi tercih ediyorum. Kaburgalar ve leğen kemiği de uzun süren hastalıkta etkilenir. El ve ayak kemiklerindeki incelme görüntülemede fark edilebilir. Çene kemiğindeki kayıp diş sağlığını olumsuz etkiler. Kayıp bölgelerinin dağılımı tanının yönünü çoğu zaman aydınlatır. Bu dağılımı hastamla birlikte ölçüm raporu üzerinden değerlendiriyorum. Raporun hangi bölümüne bakılması gerektiğini ayrıntılı biçimde anlatıyorum. Ölçüm sırasında hangi bölgelerin değerlendirildiğini bilmek, sonraki kontrollerde karşılaştırmayı kolaylaştırır. Bu ayrıntıyı hastalarıma raporun üzerinde işaretleyerek gösteriyorum.

Kemik Erimesi Hangi Belirtileri Verir?

Kemik erimesi uzun süre sessiz kalır ve çoğu hastada belirgin bir yakınma vermez. İlk fark edilen bulgu genellikle sırt ve bel bölgesindeki yaygın ağrı olur. Ağrı hareketle artar ve dinlenmekle tümüyle geçmez. Eklemlerde tutukluk ve sabah saatlerinde zorlanma tabloya eşlik eder. Kas güçsüzlüğü özellikle kalça ve omuz çevresinde hissedilir. Boy kısalması hastalar tarafından çoğu zaman geç fark edilir. Duruş bozukluğu ve sırtta öne eğilme ilerlemiş hastalıkta dikkat çeker.

Bu bulguların yanında kalsiyum yüksekliğine bağlı yakınmalar da bulunur. Yorgunluk, unutkanlık, kabızlık ve susama duygusu bu grupta yer alır. Bez kaynaklı tablonun tüm bulgularını hiperparatiroidinin belirtileri sayfasında anlattım. Böbrek taşı öyküsünün kemik kaybına eşlik etmesi önemli bir ipucu sayılır. Diş etlerinde çekilme ve diş kaybı da tabloya katılabilir. Küçük bir zorlanmanın ardından gelişen kırık çoğu zaman ilk uyarı olur. Bilekte, kalçada ve omurgada gelişen kırıklar en sık karşılaşılan bölgelerdir. Omurgadaki çökme kırıkları ani başlayan şiddetli sırt ağrısı yaratır. Bazı çökme kırıkları ise ağrısız seyreder ve yalnızca boy kısalmasıyla fark edilir. Bulguların hiçbiri tek başına tanı koymaz ve ölçümle desteklenmesi gerekir. Yakınmaları kan değerleriyle birlikte değerlendirmeyi alışkanlık haline getirdim. Hastalarımdan boy ölçümlerini yıllık olarak kaydetmelerini istiyorum.

Kırık Riski Hangi Durumlarda Yükselir?

Kırık riski, kemik yoğunluğunun azaldığı ve düşme olasılığının arttığı durumlarda yükselir. Yoğunluğu düşük kemik günlük hareketler sırasında bile zedelenebilir. Daha önce kırık geçirmiş kişilerde yeni bir kırık olasılığı belirgin biçimde artar. İleri yaş, kas gücündeki azalma ve denge sorunları riski yükseltir. Görme bozukluğu ve baş dönmesi düşmeyi kolaylaştırır. Uzun süre yatakta kalmak kemik kaybını hızlandırır. Hareketsizliğin sürmesi kas kütlesini de azaltır ve dengeyi bozar.

Sürekli yüksek hormon düzeyi riski bağımsız biçimde artıran bir etkendir. Kalsiyum ve D vitamini eksikliği kemiğin onarım gücünü zayıflatır. Sigara kullanımı kemik hücrelerinin çalışmasını olumsuz etkiler. Aşırı alkol tüketimi hem kemiği hem dengeyi bozar. Uzun süre kullanılan bazı ilaç grupları kemik kaybını hızlandırır. Bu ilaçları kullananlarda ölçüm aralıkları daha sık tutulur. Evdeki kaygan zeminler ve yetersiz aydınlatma düşmeye zemin hazırlar. Banyoda tutunma çubuğu kullanmak basit ama etkili bir önlem olur. Uygun ayakkabı seçimi düşme olasılığını azaltır. Denge egzersizleri kas gücünü artırarak koruma sağlar. Bu önerileri hastalarıma yazılı bir liste halinde veriyorum. Listenin ev içinde görünür bir yere asılmasını öneriyorum.

Kemik Yoğunluğu Ölçümü Neyi Gösterir?

Kemik yoğunluğu ölçümü, iskeletteki mineral içeriğinin ne düzeyde olduğunu gösterir. İnceleme düşük dozda ışın kullanılarak yapılır ve kısa sürede tamamlanır. Ölçüm sonucunda kemiğin mineral içeriği yaşıtlarına göre değerlendirilir. Sonuç, kemik kaybının derecesini sınıflandırmaya yarar. Ölçümün omurga, kalça ve ön kol bölgelerinden yapılması bilgi değerini artırır. Bez kaynaklı hastalıkta ön koldaki değer çoğu zaman en düşük bulunur. Bu ayrıntı tanının yönünü belirlemekte yardımcı olur.

Düzenli aralıklarla yinelenen kemik yoğunluğu ölçümü gidişi izlemeyi sağlar. Ölçümlerin aynı cihazda yapılması karşılaştırmayı çok daha güvenilir kılar. Farklı cihazlarda alınan sonuçlar birbiriyle doğrudan karşılaştırılamaz. Ölçüm sonucu tek başına kırık riskini tam olarak belirlemez. Yaş, önceki kırık öyküsü ve düşme riski de değerlendirmeye katılır. Omurgadaki ileri düzey kireçlenme ölçüm sonucunu olduğundan yüksek gösterebilir. Bu durumda kalça ve ön kol değerleri öne çıkar. Ölçümün ne zaman yinelenmesi gerektiği hastanın durumuna göre belirlenir. Tedavi başlanan hastalarda yineleme aralığı daha kısa tutulur. Sonuç raporunu hastamla birlikte bölge bölge okuyorum. Hangi değerin ne anlama geldiğini sade bir dille anlatıyorum. Raporların bir dosyada saklanması izlemi belirgin biçimde kolaylaştırır. Önceki yıllara ait ölçümler olmadan değişimin yönünü doğru yorumlamak güçleşir. Bu nedenle eski raporları da yanlarında getirmelerini hastalarımdan istiyorum.

Kan Tetkikleri Kemik Kaybını Nasıl Açıklar?

Kan tetkikleri, kemik kaybının altında yatan nedeni ortaya koyarak tabloyu açıklar. İlk sırada kalsiyum ve hormon düzeyinin birlikte ölçülmesi yer alır. İki değerin birlikte yüksek bulunması bezlerin sorumlu olduğunu gösterir. Kandaki fosfor değerinin düşük seyretmesi aynı yönde bir ipucu verir. D vitamini düzeyi eksikliğin katkısını ortaya koyar. Böbrek işlevlerini gösteren tetkikler değerlendirmeye katılır. Karaciğer enzimleri ve kan sayımı genel durumu yansıtır.

Kemik yapım ve yıkım hızını gösteren özel değerler de ölçülür. Bu değerler döngünün hangi yönde hızlandığını ortaya koyar. Yıkım göstergelerinin yüksek bulunması hormona bağlı kaybı destekler. Tedavi sonrasında bu değerlerin gerilemesi beklenen bir gelişmedir. İdrarda atılan kalsiyum miktarı ayrı bir bilgi sağlar. Tiroid bezinin aşırı çalışması da kemik kaybına yol açtığı için ölçülür. Böbreküstü bezine ait hormonların fazlalığı ayrı bir neden olarak araştırılır. Emilim bozukluğu düşünülen hastalarda ek tetkikler istenir. Erkek hastalarda cinsiyet hormonu düzeyi de değerlendirmeye eklenir. Tetkiklerin belirli bir sıra içinde istenmesi gereksiz tekrarı önler. Sonuçların tümünü birlikte yorumlamadan karar vermiyorum. Değerlendirmeyi ilgili bölümlerle birlikte yürütmeyi yararlı buluyorum.

Menopoz Sonrası Kemik Kaybından Nasıl Ayrılır?

Menopoz sonrası kemik kaybından ayrım, kan değerleri ve kayıp bölgelerinin dağılımıyla yapılır. Menopoz sonrası tabloda kan kalsiyum değeri olağan sınırlarda bulunur. Bez kaynaklı tabloda ise kalsiyum yüksek ölçülür. Hormon düzeyi menopoz sonrası kayıpta yüksek bulunmaz. Bu iki ölçüm ayrımın en hızlı ve en güvenilir yolunu oluşturur. Kayıp bölgelerinin dağılımı da iki tabloda farklılık gösterir. Menopoz sonrası kayıpta omurga bölgesi daha erken etkilenir.

Bez kaynaklı kayıpta ise ön kol bölgesindeki değer öne çıkar. Böbrek taşı öyküsünün bulunması bez kaynaklı tabloyu düşündürür. Yorgunluk, unutkanlık ve kabızlık gibi yakınmalar aynı yönde ipucu verir. Menopoz sonrası kayıpta bu yakınmalar genellikle bulunmaz. İki tablonun aynı kişide birlikte bulunması da olağandır. Menopoz dönemindeki bir kadında bez sorunu ayrıca gelişebilir. Bu durumda kemik kaybı çok daha hızlı ilerler. Birlikteliğin atlanması tedavinin eksik kalmasına yol açar. Bu nedenle kemik kaybı saptanan her kadında kalsiyum değerini ölçüyorum. Ölçümün basit ve ulaşılabilir olması bu alışkanlığı kolaylaştırır. Ayrımın doğru yapılması tedavinin yönünü bütünüyle değiştirir. Hastalarıma bu ayrımın neden önemli olduğunu ayrıntılı biçimde anlatıyorum.

Bez Sorunu Giderildiğinde Kemik Toparlanır mı?

Sorunu gideren bir tedaviden sonra kemik dokusu çoğu hastada belirgin biçimde toparlanır. Hormon fazlalığı ortadan kalktığında yıkım hızı hızla yavaşlar. Büyümüş bezin çıkarıldığı paratiroidektomi ameliyatı sayfasında bu girişimin adımlarını ayrıntılı anlattım. Yapım hücreleri çözülen alanları yeniden doldurmaya başlar. Toparlanma ilk aylarda başlar ve uzun bir süre boyunca sürer. En belirgin düzelme sıkı kabuk yapısının bulunduğu bölgelerde izlenir. Ön kol ve kalça bölgesindeki değerler bu dönemde yükselir. Omurga bölgesindeki toparlanma daha yavaş gerçekleşir.

Toparlanmanın hızı hastanın yaşına ve kayıp derecesine göre değişir. Genç hastalarda düzelme çok daha belirgin biçimde ortaya çıkar. Uzun süredir devam eden ileri kayıpta düzelme sınırlı kalabilir. Bu dönemde kalsiyum ve D vitamini desteğinin düzenli kullanılması gerekir. Kemik dokusu minerali hızla kendine çektiği için kan değerleri yakından izlenir. Düzenli yürüyüş ve direnç egzersizleri toparlanmayı destekler. Sigaranın bırakılması sürecin hızını olumlu yönde etkiler. Kemik yoğunluğu ölçümü belirli aralıklarla yinelenerek gidiş izlenir. Kırık öyküsü bulunan hastalarda ek ilaç desteği gündeme gelebilir. Bu kararı kemik sağlığıyla ilgilenen bölümle birlikte veriyorum. Toparlanmanın zaman aldığını hastalarıma en baştan anlatıyorum. Sabırlı bir izlem sürecinin sonucu belirgin biçimde iyileştirdiğini gözlemliyorum.

Kemik Sağlığını Korumak İçin Neler Yapılabilir?

Kemik sağlığını korumak için beslenme, hareket ve düzenli izlem birlikte ele alınabilir. Günlük beslenmede kalsiyumdan zengin besinlere yer verilmesi gerekir. Süt ürünleri, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve susam bu grupta yer alır. Proteinin yeterli alınması kemik yapımını destekler. Aşırı tuz tüketimi idrarla kalsiyum kaybını artırır. Gazlı içeceklerin sık tüketilmesi fosfor yükünü yükseltir. Aşırı kahve tüketiminin de kalsiyum kaybına katkı verdiği bilinir.

D vitamini düzeyinin yeterli tutulması emilim için gereklidir. Güneşten yararlanmanın kurallarını güneş ışınları, D vitamini ve kalsiyum sayfasında anlattım. Düzenli yürüyüş kemik hücrelerini uyararak yapımı destekler. Hafif ağırlıklarla yapılan direnç çalışmaları kas gücünü artırır. Denge egzersizleri düşme olasılığını azaltır. Sigaranın bırakılması kemik sağlığı için en önemli adımlardan biridir. Alkol tüketiminin sınırlanması aynı yönde yarar sağlar. Ev içindeki düşme risklerinin azaltılması basit ama etkili bir önlemdir. Kullanılan ilaçların kemik üzerindeki etkisi belirli aralıklarla gözden geçirilir. Kemik yoğunluğu ölçümünün düzenli yinelenmesi gidişi görünür kılar. Kalsiyum değerinin yılda bir kez ölçülmesini de öneriyorum. Bu basit alışkanlığın sessiz ilerleyen tabloları erken yakaladığını gözlemliyorum.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Kemik erimesi tanısı nasıl konulur?
Tanının ilk adımı kemik yoğunluğu ölçümünün yapılmasıdır. Ölçüm omurga, kalça ve ön kol bölgelerinden birlikte istenir. Sonuç, mineral içeriğinin yaşıtlara göre ne düzeyde olduğunu gösterir. Kayıp saptandığında altta yatan neden kan tetkikleriyle araştırılır. Nedeni bulunmayan bir kayıpta tedavinin eksik kalacağını her zaman vurguluyorum.
Paratiroid hastalığı olan herkeste kemik erimesi görülür mü?
Bezlerin fazla çalıştığı her hastada kemik kaybı aynı düzeyde ortaya çıkmaz. Hastalığın süresi, hormon düzeyi ve kişinin yaşı kaybın derecesini belirler. Erken dönemde tanı konulan hastalarda iskelet çoğu zaman korunmuş bulunur. Uzun süre fark edilmeyen tabloda ise kayıp belirginleşir. Bu nedenle tanı anında kemik yoğunluğu ölçümünü mutlaka istiyorum.
Kemik ilacı kullanmak paratiroid sorununu çözer mi?
Kemik yıkımını yavaşlatan ilaçlar yalnızca kaybın hızını azaltır. Bezlerdeki aşırı çalışma bu ilaçlarla ortadan kalkmaz. Hormon fazlalığı sürdüğü sürece kemik kaybı da devam eder. Bu nedenle asıl nedene yönelik tedavi planlanmadan sonuç alınamaz. Uzun süre ilaç kullanan hastalarda kalsiyum değerini mutlaka gözden geçiriyorum.
Kalsiyum takviyesi kemik erimesini önler mi?
Kalsiyum desteği yalnızca eksiklik bulunan kişilerde yarar sağlar. Bez kaynaklı kayıpta tek başına takviye kullanmak sorunu çözmez. Yüksek dozda ve denetimsiz takviye kan kalsiyumunu daha da yükseltebilir. Desteğin dozu kan değerlerine göre ayarlanmalıdır. Takviye kullanan hastalarımdan ürün kutusunu yanlarında getirmelerini istiyorum.
D vitamini düzeyi ne kadar önemlidir?
D vitamini, bağırsaktan kalsiyum emilimini sağlayan temel etkendir. Eksikliğinde alınan kalsiyum yeterince emilemez ve kemiğe ulaşamaz. Eksiklik ayrıca hormon düzeyini yükselterek tabloyu ağırlaştırır. Bu nedenle vitamin düzeyi tanı aşamasında mutlaka ölçülür. Eksiklik saptandığında düzeltilir ve ölçümler yinelenir.
Yürüyüş ve egzersiz kemik yoğunluğunu artırır mı?
Kemik dokusu üzerine binen yük, yapım hücrelerini uyararak dokuyu güçlendirir. Düzenli yürüyüş bu nedenle kemik sağlığını doğrudan destekler. Hafif ağırlıklarla yapılan direnç çalışmaları kas gücünü artırır. Denge egzersizleri düşme olasılığını azaltarak kırıkları önler. Egzersiz programını hastanın kemik durumuna göre birlikte planlıyoruz.
Boy kısalması neden olur?
Omurga kemiklerindeki mineral kaybı gövdenin yükünü taşımayı güçleştirir. Zayıflayan omur gövdeleri zamanla önden çökerek yassılaşır. Bu çökmeler üst üste geldiğinde boy belirgin biçimde kısalır. Bazı çökmeler ağrısız seyreder ve yalnızca boy ölçümüyle fark edilir. Bu nedenle boy ölçümünü yıllık kontrollerin bir parçası sayıyorum.
Diş kaybı kemik erimesiyle ilgili midir?
Çene kemiği de diğer kemikler gibi mineral kaybından etkilenir. Kaybın ilerlemesi dişleri taşıyan kemik desteğini azaltır. Diş etlerinde çekilme ve dişlerde sallanma bu sürecin işareti olabilir. Uzun süren hormon fazlalığında diş kaybı sıklaşır. Düzenli diş kontrolünü izlem planının bir parçası olarak öneriyorum.
Erkeklerde de kemik erimesi görülür mü?
Kemik kaybı yalnızca kadınlara özgü bir sorun değildir. Erkeklerde de yaşla birlikte mineral içeriği azalır. Bez kaynaklı kayıp erkeklerde kadınlardakine benzer biçimde ortaya çıkar. Erkek hastalarda cinsiyet hormonu düzeyi ayrıca değerlendirilir. Kayıp saptanan her erkek hastada kan kalsiyumunu ölçüyorum.
Sigara ve kahve kemik sağlığını etkiler mi?
Sigara kullanımı kemik yapım hücrelerinin çalışmasını olumsuz etkiler. Aynı alışkanlık kemiğin kanlanmasını da bozarak onarımı yavaşlatır. Aşırı kahve tüketimi idrarla kalsiyum kaybını bir miktar artırır. Ölçülü tüketim ise belirgin bir sorun yaratmaz. Sigaranın bırakılmasını kemik sağlığı için öncelikli adım sayıyorum.
Kemik yoğunluğu ölçümü ne sıklıkla yinelenmelidir?
Kayıp saptanmayan kişilerde ölçüm uzun aralıklarla yinelenir. Kayıp saptanan ya da tedavi başlanan hastalarda aralık kısaltılır. Ölçümlerin aynı cihazda yapılması karşılaştırmayı güvenilir kılar. Yeni bir kırık geliştiğinde ölçüm öne alınır. Yineleme aralığını her hastanın gidişine göre belirliyorum.
Ameliyattan sonra kemik ilacı kullanmak gerekir mi?
Hormon fazlalığı ortadan kalktığında kemik çoğu hastada kendiliğinden toparlanır. Bu dönemde öncelikli destek kalsiyum ve D vitaminidir. İleri düzeyde kayıp bulunan ya da kırık geçirmiş hastalarda ek ilaç gündeme gelir. Karar, kemik yoğunluğu ölçümü ve kırık öyküsüne göre verilir. Bu kararı kemik sağlığıyla ilgilenen bölümle birlikte alıyorum.
Kırık geçirdikten sonra hangi tetkikler istenir?
Küçük bir zorlanmayla gelişen kırıkta altta yatan neden mutlaka araştırılır. İlk sırada kan kalsiyumu ve hormon düzeyi ölçülür. D vitamini düzeyi ve böbrek işlevleri değerlendirmeye eklenir. Kemik yoğunluğu ölçümü kayıp derecesini ortaya koyar. Sonuçların tümü bir arada değerlendirilerek izlem planı kurulur.
Genç yaşta kemik erimesi ne anlama gelir?
Genç yaşta saptanan kayıp her zaman altta yatan bir nedeni düşündürür. Bezlerin fazla çalışması bu nedenlerin başında yer alır. Emilim bozuklukları, hormon hastalıkları ve uzun süreli ilaç kullanımı da araştırılır. Bu yaş grubunda değerlendirme çok daha geniş kapsamlı yapılır. Nedene yönelik tedavi, kayıp derecesini belirgin biçimde geriletir.
Beslenmede hangi besinler kemiği destekler?
Süt ürünleri, yoğurt ve peynir kalsiyumun en kolay ulaşılan kaynaklarıdır. Yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve susam da bu grupta yer alır. Yağlı balıklar ve yumurta D vitamini içeriğiyle katkı verir. Yeterli protein alımı kemik yapımını destekler. Aşırı tuz ve gazlı içecek tüketiminden kaçınılması gerekir.
Kemik ağrısı her zaman erimeye mi bağlıdır?
Kemik ağrısının pek çok farklı nedeni bulunur ve erime bunlardan yalnızca biridir. Eklem hastalıkları, kas kaynaklı ağrılar ve sinir sıkışmaları benzer yakınma yaratır. D vitamini eksikliği de yaygın kemik ağrısına yol açar. Ayrımı muayene, görüntüleme ve kan tetkikleri birlikte ortaya koyar. Uzun süren ağrıda değerlendirmeyi mutlaka derinleştiriyorum.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. NIDDK (NIH) — Primary Hyperparathyroidism
  2. MedlinePlus — Parathyroid Disorders
  3. PubMed — Hyperparathyroidism
  4. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Hyperparathyroidism