Hekim (Klinik) Meme Muayenesi
Hekim meme muayenesinin nasıl yapıldığını, hangi duruşlarda neye bakıldığını ve yöntemin sınırlarını adım adım yazdım.
Hekim meme muayenesi, meme değerlendirmesinin görüntülemeden önce gelen ve onu yönlendiren basamağıdır. Muayene odasında ilk yaptığım iş, kişinin şikâyetini dinlemek ve ardından belirli bir düzen içinde inceleme yapmaktır. Bu sayfada muayenenin hangi sırayla yürüdüğünü, hangi duruşlarda neye bakıldığını ve hangi bulguların not edildiğini anlattım. Yöntemin nerede güçlü, nerede yetersiz kaldığını da aynı bütün içinde ele aldım. Muayeneye gelmeden önce bu sayfayı okuyan kişilerin görüşmeyi çok daha verimli kullandığını gözlemliyorum.
Hekim Meme Muayenesi Neden Yapılır?
Hekim meme muayenesi, memedeki değişiklikleri eğitimli bir elle ve düzenli bir yöntemle saptamak amacıyla yapılır. Muayene, görüntülemeden önce gelen ve onu yönlendiren basamak olarak durur. Elle hissedilen bir bulgu, istenecek tetkikin türünü doğrudan değiştirir. Görüntülemede seçilemeyen kimi değişiklikler ise yalnızca elle fark edilir. İki yöntemin birbirini tamamlaması bu nedenle zorunlu görülür. Muayene ayrıca kişiyle hekim arasındaki iletişimin de başlangıcını oluşturur. Şikâyetin nasıl ortaya çıktığını dinlemek bulguyu yorumlamayı kolaylaştırır. Muayene sırasında kişinin kendi gözlemlerini de not alıyorum.
Memedeki bir değişikliği ilk fark eden çoğu zaman kişinin kendisi olur. Bu gözlemi göz ardı etmemeye özen gösteriyorum. Muayene aynı zamanda kişiye kendi memesini tanımayı öğretir. Hangi bölgede hangi dokunun hissedildiğini muayene sırasında anlatıyorum. Böylece evde yapılan kontrol çok daha anlamlı duruma gelir. Muayene şikâyeti olmayan kişilerde de düzenli aralıklarla yapılır. Şikâyetsiz dönemde yapılan muayene karşılaştırma için bir temel oluşturur. Aynı elin yıllar içindeki gözlemi küçük değişiklikleri fark eder. Bu süreklilik muayenenin en değerli yanı sayılır. Muayene ayrıca görüntülemenin hangi bölgeye odaklanacağını belirler. Hedefi bilinen bir inceleme, rastgele yapılan bir incelemeden çok daha bilgilendirici olur. Bu nedenle muayene bulgusunu her tetkik isteğine ekliyorum. Görüntülemeyi yapan hekimin bulguyu bilmesi sonucu doğrudan güçlendirir.
Muayeneyi Hangi Uzmanlık Alanı Üstlenir?
Muayeneyi, meme hastalıklarıyla ilgilenen genel cerrahi uzmanlığı üstlenir. Meme cerrahisi genel cerrahinin içinde yer alan bir ilgi alanıdır. Kanser cerrahisiyle uğraşan cerrahi onkoloji yan dalı da aynı alanda çalışır. Kadın hastalıkları ve radyoloji bölümleri süreç içinde yer alır, ancak cerrahi karar ayrı biçimde verilir. Meme ile ilgili ilk başvurunun genel cerrahiye yapılmasını öneriyorum. Muayeneyi yapan hekimin cerrahi kararı da verecek kişi olması süreci kısaltır. Tanı kanser yönünde çıkarsa süreç çok dallı bir kurulda görüşülür.
Kurulda cerrahi, tıbbi onkoloji, ışın tedavisi, radyoloji ve patoloji birlikte değerlendirir. Kararların tek elden değil, ortak akılla verilmesi bu düzenin temelini oluşturur. Muayene aşamasında ise tek bir hekimin sürekliliği önem taşır. Aynı hekimin izlediği kişide değişikliklerin fark edilmesi kolaylaşır. Farklı hekimlerde yapılan muayeneler karşılaştırma imkânını azaltır. Bu nedenle izlemin aynı kişide sürdürülmesini öneriyorum. Muayene için ayrı bir hazırlık ya da aç kalma gerekmez. Yalnızca eski tetkiklerin getirilmesi yeterli olur. Kayıtların bir arada bulunması değerlendirmeyi hızlandırır. Bu belgeleri hatırlatmayı alışkanlık durumuna getirdim.
Muayene İçin Ayın Hangi Dönemi Uygundur?
Muayene için ayın en uygun dönemi, adet kanamasının bitiminden sonraki ilk haftadır. Bu dönemde meme dokusu en az ödemli ve en az hassas durumda bulunur. Döngünün ikinci yarısında bezlerdeki dolgunluk elle inceleme sırasında yanıltıcı bir his yaratır. Aynı dolgunluk gerçek bir kitleyi de gizleyebilir. Hassasiyetin artması ise muayeneyi zorlaştırır. Adet düzensizliği yaşayan kişilerde uygun günü birlikte belirliyoruz. Menopoz sonrası dönemde ayın herhangi bir günü seçilebilir. Hormon desteği kullananlarda ise ilacın döngüsel düzeni dikkate alınır.
Gebelik ve emzirme döneminde muayene yine yapılır. Emzirme sırasında memenin önce boşaltılması değerlendirmeyi kolaylaştırır. Dolu memede yapılan muayene yanıltıcı sertlikler gösterir. Muayeneyi ertelemek yerine uygun günü seçmek çok daha doğru bir yol olur. Yeni ortaya çıkan ve endişe veren bir bulgu varsa gün beklenmez. Böyle durumlarda muayeneyi gecikmeden yapıyorum. Döngüye bağlı şikâyetlerde ise iki ayrı dönemde muayene yararlı olabilir. Karşılaştırma, bulgunun hormonal olup olmadığını ortaya koyar. Bu ayrımı yapmak gereksiz tetkikten korur. Muayene gününü seçerken kişinin kendi döngü takvimini öğreniyorum. Takvimi düzensiz olanlarda son kanama tarihini not alıyorum. Bu küçük ayrıntı, bulgunun doğru yorumlanmasını belirgin biçimde kolaylaştırır.
Muayene Öncesinde Hangi Bilgiler Sorulur?
Muayene öncesinde şikâyetin ne zaman başladığı ve nasıl değiştiği sorulur. Bulgunun adet döngüsüyle ilişkisi ayrıca öğrenilir. Memede ağrı varsa yeri, süresi ve tek taraflı olup olmadığı kaydedilir. Meme başı akıntısı varsa rengi ve tek kanaldan gelip gelmediği not edilir. Daha önce yapılan görüntülemeler ve doku örneklemeleri gözden geçirilir. Geçirilmiş meme ameliyatları ve estetik girişimler ayrıca sorulur. Ailede meme ya da yumurtalık kanseri öyküsü ayrıntılı biçimde araştırılır. Hastalığın ailede hangi yaşta görüldüğü bilgisi izlem planını değiştirir.
İlk adet yaşı, doğum sayısı ve emzirme süresi kaydedilir. Menopoz dönemi ve hormon kullanımı da aynı bölümde sorgulanır. Kullanılan ilaçların listesi meme dokusunu etkileyebileceği için istenir. Sigara ve alkol kullanımı da kayda geçirilir. Geçirilmiş ışın tedavisi öyküsü ayrı bir önem taşır. Göğüs bölgesine erken yaşta ışın almış kişilerde izlem erken başlatılır. Bu bilgilerin tamamı muayene bulgusuyla birleştiğinde anlam kazanır. Öykü almadan yapılan bir muayeneyi eksik buluyorum. Soruların çokluğu kimi kişiyi şaşırtır, ancak her biri kararı doğrudan etkiler.
Gözle İnceleme Neleri Ortaya Çıkarır?
Gözle inceleme, memenin biçimini, derisini ve meme başını değerlendirerek pek çok bulguyu ortaya çıkarır. İnceleme kişi oturur durumdayken ve kollar iki yanda serbestken başlar. Memelerin büyüklüğü, biçimi ve simetrisi karşılaştırılır. Kısa sürede gelişen asimetri kayda değer bir bulgu sayılır. Deride kızarıklık, ödem ve renk değişikliği aranır. Portakal kabuğu görünümü deri altındaki lenf akışının bozulduğunu düşündürür. Deride çukurlaşma ve çekinti dikkatle incelenir. Meme başının yönü ve düzeyi iki tarafta karşılaştırılır.
Sonradan gelişen içe çekilme ayrı bir anlam taşır. Meme başı çevresindeki kabuklanma ve yara gözden geçirilir. Deride açılmış bir yara ya da akıntı ağzı not edilir. Yüzeydeki damarların tek tarafta belirginleşmesi de kaydedilir. Geçirilmiş ameliyatlara ait izler değerlendirmeye katılır. Gözle inceleme kısa sürse de çok değerli bilgi verir. Bu aşamayı hiçbir zaman atlamıyorum. Işığın yeterli olması bulguların seçilmesini kolaylaştırır. Muayene odasının aydınlatmasını bu nedenle önemsiyorum. Gözle saptanan bulguların bir bölümü elle hiç hissedilmez. Deri ve meme başı değişiklikleri çoğu zaman yalnızca bakarak anlaşılır. Bu yüzden gözle incelemeyi elle muayeneden ayrı bir basamak olarak sayıyorum. İki basamağın sırası da hiçbir zaman değişmez.
Kollar Kaldırıldığında Neye Bakılır?
Kollar kaldırıldığında memenin alt kıvrımına ve deri yüzeyindeki çekintilere bakılır. Kolların yukarı kalkmasıyla meme dokusu göğüs duvarı üzerinde gerilir. Gerilme sırasında askı bağlarına tutunmuş bir tümör deriyi içeri çeker. Bu çekinti kollar aşağıdayken görünmeyebilir. Hareketle ortaya çıkan bulgu bu nedenle ayrı biçimde aranır. Ellerin kalçaya konarak öne doğru bastırılması ikinci bir hareket olarak kullanılır. Bu hareket göğüs kaslarını kasar ve derin tutulumu ortaya çıkarır. Öne doğru eğilme hareketi de memenin asılı durumda incelenmesini sağlar.
Asılı durumda biçim bozukluğu daha kolay seçilir. Her hareketi iki memede aynı biçimde uyguluyorum. Karşılaştırma yapılmadan tek memenin değerlendirilmesi eksik kalır. Kolların kaldırılması koltuk altının da görünür olmasını sağlar. Koltuk altındaki şişlik ve deri değişikliği bu sırada fark edilir. Hareketli inceleme, duran incelemenin veremediği bilgiyi verir. Bu nedenle muayeneyi birkaç ayrı duruşta tekrarlıyorum. Duruş değişikliklerinin amacını kişiye önceden açıklıyorum. Açıklama, kişinin gerginliğini de azaltır.
Elle Muayene Hangi Sırayla Yapılır?
Elle muayene, önce oturur durumda, sonra sırtüstü yatar durumda belirli bir sırayla yapılır. Oturur durumda boyun, köprücük kemiği çevresi ve koltuk altı incelenir. Ardından her iki meme parmak uçlarıyla taranır. Yatar duruma geçildiğinde memenin altına küçük bir destek konur. Destek meme dokusunun göğüs duvarına eşit biçimde yayılmasını sağlar. İncelenen taraftaki kol başın altına alınır. Bu duruşta meme dokusu incelir ve derindeki yapılar çok daha kolay hissedilir. Parmak uçlarıyla küçük dairesel hareketler uygulanır.
Tarama sırasında yüzeyel, orta ve derin katmanlar ayrı ayrı denetlenir. İnceleme belirli bir düzende ilerler, böylece hiçbir bölge atlanmaz. Kimi hekimler saat yönünde dairesel bir yol izler. Kimi hekimler ise şeritler halinde yukarıdan aşağıya ilerler. Yöntemin adı değil, düzenin korunması önem taşır. Meme başına doğru uzanan bölge ve koltuk altı kuyruğu da taramaya katılır. Ele gelen bir kitlenin yeri saat yönüyle ve meme başına uzaklığıyla tanımlanır. Kitlenin sertliği, sınırları, hareketliliği ve hassasiyeti ayrı ayrı denetlenir. Deriye ya da göğüs duvarına yapışıklık özellikle araştırılır. Ele gelen bulguların ne anlama geldiğini memede ele gelen kitle ve sertlik sayfasında ayrıntılı biçimde anlattım.
Koltuk Altı ve Köprücük Bölgesi Nasıl Değerlendirilir?
Koltuk altı ve köprücük bölgesi, kolun gevşek tutulduğu bir duruşta elle değerlendirilir. Kolun ağırlığı hekim tarafından desteklendiğinde koltuk altı kasları gevşer. Gevşeyen kasların altındaki bezler bu sayede hissedilir. Koltuk altı birkaç ayrı bölgeye ayrılarak taranır. Parmaklar göğüs duvarına doğru bastırılarak yukarıdan aşağıya ilerletilir. Kolun iç yüzüne ve göğüs duvarının yan kenarına da bakılır. Köprücük kemiğinin üstü ve altı ayrı biçimde denetlenir. Ele gelen bezin büyüklüğü, kıvamı ve hareketliliği not edilir.
Yumuşak, hareketli ve hassas bezler çoğu zaman iltihabi nedenlere bağlıdır. Sert, hareketsiz ve birbirine yapışık bezler ise ayrıca incelenir. Koldaki bir yara ya da yakın dönemde yapılan aşı da bez büyümesi oluşturur. Bu nedenle son haftalardaki olayları ayrıca soruyorum. Koltuk altında ele gelen her bez olumsuz anlam taşımaz. Bulgunun zaman içindeki seyri kararı belirler. Şüpheli bezlerde görüntüleme ve gerektiğinde örnekleme planlanır. Koltuk altı değerlendirmesini muayenenin ayrılmaz parçası olarak görüyorum. Koltuk altındaki dokunun bir bölümü memenin kendi uzantısından oluşur. Bu nedenle bölgede meme kaynaklı kitleler de ortaya çıkabilir. Ele gelen bulgunun bez mi yoksa meme dokusu mu olduğunu görüntüleme ayırır. İki olasılığı da kayıt altına alıyorum.
Meme Başı Muayenede Nasıl İncelenir?
Meme başı, hem gözle hem de elle ayrı bir aşamada incelenir. Meme başının yönü, düzeyi ve derisi karşı tarafla karşılaştırılır. Sonradan gelişen içe çekilme ayrı biçimde kaydedilir. Meme başı çevresindeki derinin kalınlaşması ve kabuklanması dikkatle değerlendirilir. Bu bölgedeki inatçı yaralar ayrıca araştırılır. Meme başına yakın bölgede ele gelen kitleler kanal kaynaklı olabilir. Akıntı varlığında meme başı çevresine hafif bir basınç uygulanır. Basınçla gelen akıntının hangi kanaldan çıktığı belirlenir.
Akıntının rengi ve kıvamı ayrı ayrı not edilir. Berrak ya da kanlı akıntı ek inceleme gerektirir. Süt benzeri akıntı ise hormonal nedenlerle açıklanır. İki taraflı ve çok kanallı akıntı çoğu zaman iyi huylu kabul edilir. Akıntının kendiliğinden mi yoksa sıkmayla mı geldiği ayrıca sorulur. Sıkarak akıntı aramanın doğru olmadığını hastalarıma anlatıyorum. Sürekli uyarı akıntının artmasına yol açar. Meme başı incelemesini her muayenede yeniden tekrarlıyorum. Meme başı bölgesi hem deri hem de kanal hastalıklarının buluştuğu bir alan oluşturur. Bu nedenle küçük görünen bulgular bile kayda geçirilir. Bölgedeki bir değişikliğin ne zaman başladığını ayrıca soruyorum. Süre bilgisi, bulgunun yorumlanmasını doğrudan biçimlendirir.
Muayene Bulguları Nasıl Kaydedilir?
Muayene bulguları, sonraki karşılaştırmaları mümkün kılacak biçimde ayrıntılı olarak kaydedilir. Ele gelen bir kitlenin yeri saat yönü ve meme başına uzaklıkla tanımlanır. Kitlenin büyüklüğü tarif edilerek yazılır. Sertlik, sınır düzeni ve hareketlilik ayrı başlıklar halinde belirtilir. Deri ve meme başı bulguları ayrıca not edilir. Koltuk altı ve köprücük bölgesi kayıtları da eklenir. Kayıtların aynı düzende tutulması yıllar içindeki karşılaştırmayı sağlar. Önceki muayene notu olmadan yapılan değerlendirme eksik kalır.
Bulgu bulunmadığında da kayıt tutulur. Olağan muayene kaydı, sonraki yıllarda ortaya çıkan değişikliğin anlaşılmasını kolaylaştırır. Muayene notunu görüntüleme isteğine ekliyorum. Radyoloji hekiminin bulguyu bilerek inceleme yapması sonucu güçlendirir. Ele gelen kitlenin yerinin belirtilmesi hedefli inceleme yapılmasını sağlar. Kayıtların kişiye de anlatılmasını önemsiyorum. Kendi bulgularını bilen kişi izlemi çok daha iyi sürdürür. Muayene sonunda not edilen bulguları kişiyle birlikte gözden geçiriyorum. Anlaşılmayan noktaları aynı görüşmede açıklıyorum.
Klinik Muayenenin Sınırları Nelerdir?
Klinik muayenenin en önemli sınırı, küçük ve derin yerleşimli değişiklikleri saptayamamasıdır. Elle hissedilebilen kitleler belirli bir büyüklüğe ulaşmış olur. Bu büyüklüğe ulaşmamış odaklar yalnızca görüntülemede seçilir. Kireçlenme odakları elle hiçbir bulgu vermez. Yoğun bez dokusu bulunan memelerde elle inceleme güçleşir. Büyük hacimli memelerde derin yerleşimli kitleler gözden kaçabilir. Geçirilmiş ameliyata bağlı sertlikler değerlendirmeyi zorlaştırır. Silikon protez varlığı da elle incelemeyi sınırlar.
Bu sınırlar muayenenin değerini azaltmaz, yalnızca tek başına yeterli olmadığını gösterir. Muayene ile görüntülemenin birlikte kullanılması bu nedenle zorunlu görülür. Muayenede bulgu bulunmaması taramayı gereksiz kılmaz. Şikâyeti olmayan kişilerde de görüntüleme kendi takvimine göre sürdürülür. Tersine, görüntülemesi olağan olan bir kişide ele gelen kitle göz ardı edilmez. Böyle durumlarda ek inceleme planlanır. İki yöntemin uyumsuz olduğu durumlarda örnekleme gündeme gelir. Yöntemlerin sınırlarını bilmek yanlış güveni engeller. Bu nedenle sınırları hastalarıma açıkça anlatıyorum. Muayenenin güçlü yanı, dokunun kıvamını ve hareketliliğini doğrudan değerlendirebilmesidir. Bu bilgiyi hiçbir görüntüleme yöntemi tam olarak veremez. Deriye yapışıklık ve göğüs duvarına sabitlenme yalnızca elle anlaşılır. İki yöntemin güçlü yanlarını birleştirmek en sağlıklı yol olarak kalır.
Muayene Sonrasında Hangi Adım Gelir?
Muayene sonrasında sıradaki adım, bulguya ve yaşa uygun görüntüleme yönteminin seçilmesiyle gelir. Genç yaşta ve emzirme döneminde ilk tercih ultrasonografi olur. Kırk yaşından sonra mamografi plana eklenir. Yoğun meme dokusu saptanan kişilerde iki yöntem birlikte istenir. Kalıtsal yatkınlık taşıyanlarda manyetik rezonans görüntüleme de değerlendirilir. Hangi yöntemin hangi soruya yanıt verdiğini meme hastalıklarında tanı yöntemleri sayfasında karşılaştırdım. Görüntüleme sonucu muayene bulgusuyla birlikte yeniden okunur. İki bulgu birbirini desteklerse izlem planı çıkarılır.
Uyumsuzluk varsa doku örneklemesi gündeme gelir. Örnekleme kararını hiçbir zaman tek bir bulguya dayandırmıyorum. Muayene sonunda kişiye bir sonraki kontrol tarihi verilir. Tarihin kişinin risk durumuna göre belirlendiğini ayrıca açıklıyorum. Kendi kontrolünü nasıl yapacağını da aynı görüşmede gösteriyorum. Memenin normal yapısını anlatan sayfayı okumasını öneriyorum. Yapıyı ayrıntılı biçimde memenin yapısı ve anatomisi sayfasında açıkladım. Muayene, tek seferlik bir işlem değil sürekli bir izlemin parçası olarak görülür. Bu sürekliliği korumanın en sağlam yolu düzenli kontrolden geçer.
Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular