Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Hastalık

İnflamatuar Meme Kanseri

İnflamatuar meme kanseri kitle değil, ciltte kızarıklık ve ödemle başlar. Ayırıcı bulguları ve tedavi sırasını yazdım.

İnflamatuar meme kanseri, memede bir kitle yerine yaygın kızarıklık, şişlik ve ısı artışıyla ortaya çıkan seyrek bir tümör biçimidir. Bu tabloda hücreler cilt altındaki ince kanalları tıkayarak memede ödem yaratır. Görünüm iltihabi bir hastalığa benzediği için başlangıçta çoğu zaman yanlış yorumlanır. Hastalarım genellikle bir enfeksiyon düşüncesiyle başvurur ve verilen tedaviye yanıt alamaz. Bu sayfada hastalığın neden bu görünümü verdiğini, hangi bulgularla ayırt edildiğini ve tanı sürecinin nasıl ilerlediğini anlatıyorum.

İnflamatuar Meme Kanseri Ne Anlama Gelir?

İnflamatuar meme kanseri, adını hastalığın yarattığı iltihap benzeri görünümden alır. Terimdeki ilk sözcük, memede beliren kızarıklık ve şişkinliği anlatır. Bu görünüm gerçek bir enfeksiyondan kaynaklanmaz. Tabloyu yaratan asıl neden, tümör hücrelerinin cilt altındaki kanalları tıkamasıdır. Tıkanan kanallarda sıvı birikir ve meme ödemli hale gelir. Bu nedenle hastalık, kendine özgü bir doku tipi değil, kendine özgü bir klinik tablo olarak tanımlanır. Mikroskop altında hücreler çoğu zaman kanal kökenli tümör özellikleri gösterir. Ayrı bir başlık altında ele alınmasının nedeni, seyri ve tedavi sırasının farklı olmasıdır.

Bu tablo meme tümörleri arasında seyrek olarak karşılaşılan bir gruptur. Seyrek görülmesi, tanının gecikmesine katkı veren etkenlerden biridir. Meme tümörlerinin tamamının nasıl gruplandığını meme kanseri türleri sayfasında ayrıntılı biçimde anlattım. Hastalığın hızlı ilerlemesi, değerlendirmenin gecikmeden yapılmasını gerektirir. Bu nedenle memedeki yaygın kızarıklığı her zaman ciddiye alıyorum. Kızarıklığın büyük bölümü elbette iyi huylu nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar. Yine de geçmeyen bulgularda ileri değerlendirme planlanır. Bu yaklaşımı günlük uygulamamda titizlikle sürdürüyorum. Hızlı ilerleyen bir tabloda geçen her gün önem taşır. Bu nedenle değerlendirme takvimini olabildiğince sıkıştırıyorum. Hastalarıma da beklememelerini özellikle öneriyorum.

Hastalık Neden İltihap Görünümü Verir?

Hastalık, cilt altındaki ince kanalların tıkanması nedeniyle iltihap görünümü verir. Meme dokusundan gelen sıvı, cildin hemen altındaki ağ biçiminde kanallarla taşınır. Tümör hücreleri bu kanalların içine dolduğunda akış durur. Cilt altındaki lenf kanalları tıkandığında sıvı dokuda birikmeye başlar. Biriken sıvı cildi kalınlaştırır ve gergin bir görünüm yaratır. Dokudaki gerginlik damarların genişlemesine yol açar. Genişleyen damarlar ciltte kızarıklık ve ısı artışı oluşturur. Bu üç bulgu bir araya geldiğinde tablo enfeksiyona benzeyebilir.

Gerçek bir enfeksiyonda ise tabloyu mikroplar ve bağışıklık tepkisi yaratır. Burada ise aynı görünümün nedeni tümör hücrelerinin fiziksel tıkanıklık oluşturmasıdır. Bu ayrım, tedaviye alınan yanıtın neden farklı olduğunu açıklar. Enfeksiyona yönelik ilaç tedavisi tıkanıklığı açmaz. Bulgular bu nedenle gerilemez ve zamanla belirginleşir. Cildin kalınlaşması ilerledikçe gözenekli bir yapı ortaya çıkar. Meme sertleşir, ağırlaşır ve boyutu artar. Bu değişikliklerin tümü hücrelerin yarattığı tıkanıklıktan doğar. Mekanizmanın anlaşılması, tabloyu yorumlamayı kolaylaştırır. Hastalarıma bu süreci çizerek anlatmayı tercih ediyorum. Görsel bir anlatım, sürecin kabul edilmesini kolaylaştırır.

Belirtiler Ne Kadar Sürede Ortaya Çıkar?

Belirtiler ne kadar sürede yerleşir sorusu bu hastalıkta ayırt edici bir başlık oluşturur. Bulgular çoğu kişide birkaç hafta gibi kısa bir sürede belirginleşir. Bu hız, hastalığın en tipik özelliklerinden biri olarak bilinir. İlk fark edilen bulgu genellikle memedeki kızarıklıktır. Kızarıklık kısa sürede memenin geniş bir bölümüne yayılır. Aynı dönemde meme şişer ve dokunmakla sıcak hissedilir. Kişi memesinin giysilere dar geldiğini fark eder. Ağrı ve gerginlik hissi de sıklıkla tabloya eşlik eder.

Bulguların hızlı ilerlemesi kişiyi çoğu zaman acil başvuruya yöneltir. İlk değerlendirmede enfeksiyon düşünülmesi olağan bir durumdur. Verilen tedaviye kısa sürede yanıt alınmaması ise ilk uyarı işareti olur. Bu noktada beklemek yerine ileri değerlendirmeye geçmek gerekir. Gecikme, hastalığın ilerlemesine olanak tanır. Hastalarıma bulguların ne zaman başladığını ayrıntılı biçimde soruyorum. Başlangıç tarihi, ayırıcı değerlendirmede en değerli bilgilerden biridir. Bu nedenle öyküyü titizlikle almaya özen gösteriyorum. Kişinin çektiği fotoğraflar da öyküyü desteklemekte yardımcı olur. Bulguların hangi hızla ilerlediği bu yolla daha net görülür. Bu ayrıntıyı ilk görüşmede mutlaka soruyorum.

Ciltteki Değişiklikler Nasıl Tanımlanır?

Ciltteki değişiklikler, kalınlaşma ve gözenekli görünüm ile tanımlanır. Cildin yüzeyinde küçük çukurcuklar belirir ve doku gerginleşir. Bu görünüm, meyve kabuğunu andırdığı için kolay akılda kalır. Portakal kabuğu görünümü, hastalığın en tanınmış bulgusu olarak öne çıkar. Değişiklik memenin bir bölümünde başlar ve zamanla geniş alana yayılır. Cildin rengi pembeden mora doğru değişebilir. Bazı kişilerde ciltte küçük kabarcıklar ya da sertleşmiş alanlar ortaya çıkar. Meme başının içe dönmesi ve çevresinde kabuklanma da eşlik edebilir.

Değişiklikler iki meme karşılaştırılarak değerlendirilir. Tek taraflı ve kısa sürede yerleşen bulgular daha uyarıcı kabul edilir. Cildin ısısı el sırtıyla karşılaştırmalı olarak ölçülür. Ödemin derecesi parmakla bastırılarak değerlendirilir. Bastırma sonrasında kalan iz, sıvı birikimini gösterir. Memenin ağırlığı ve gerginliği de not edilir. Muayene bulgularını fotoğrafla belgelemeyi yararlı buluyorum. Böylece tedavi sürecindeki değişim daha net izlenir. Kızarıklığın sınırlarını çizerek kaydetmek de yararlı olur. Sonraki kontrolde aynı sınır yeniden değerlendirilir. Bu yöntem, yanıtın ölçülmesini kolaylaştırır.

Meme İltihabından Hangi Yönleriyle Ayrılır?

Meme iltihabından ayrılan yönlerin başında tedaviye alınan yanıt gelir. Gerçek bir iltihapta uygun tedaviyle bulgular kısa sürede geriler. Bu tabloda ise bulgular gerilemez ve çoğu zaman ilerler. İkinci ayrım noktası ateş ve genel durumdur. İltihapta yüksek ateş ve belirgin halsizlik sıklıkla görülür. Bu hastalıkta ise kişinin genel durumu çoğunlukla iyi kalır. Üçüncü ayrım noktası kişinin dönemidir. İltihap en sık emzirme döneminde ortaya çıkar.

Dördüncü ayrım noktası ciltteki gözenekli görünümdür. Bu görünüm iltihapta çok daha seyrek saptanır. Beşinci ayrım noktası koltuk altındaki bezlerin yapısıdır. Memedeki iltihaplı hastalıkların ayrıntılarını meme iltihabı başlığı altında ayrıca ele aldım. Ayrımın her zaman kolay yapılamadığını da belirtmem gerekir. İki tablo başlangıçta birbirine çok benzeyebilir. Bu nedenle yanıt alınamayan her tabloda doku örneği planlıyorum. Bekleyip görme yaklaşımını bu tabloda doğru bulmuyorum. Gecikme, hastalığın ilerlemesine olanak tanır. Erken doku örneği almanın hiçbir zararı bulunmaz. Bu ilkeyi hastalarıma açık biçimde anlatıyorum. İşlem sırasında alınan örnek küçük bir parçadan oluşur. Sonuç beklenirken diğer basamaklar da sürdürülür.

Tanı Hangi İncelemelerle Doğrulanır?

Tanı, görüntüleme ve doku incelemesinin birlikte kullanılmasıyla doğrulanır. İlk basamakta memenin tamamı ve koltuk altı elle değerlendirilir. İkinci basamakta ses dalgasıyla inceleme yapılır. Bu inceleme cilt kalınlığını ve doku içindeki değişiklikleri gösterir. Koltuk altındaki bezlerin yapısı da aynı incelemede değerlendirilir. Üçüncü basamakta tarama görüntülemesi çekilir. Ödemli memede bu inceleme zor uygulanır ve bulgular sınırlı kalır. Dördüncü basamakta manyetik görüntüleme plana katılır.

Manyetik görüntüleme, tümör dokusunun yerini ve yaygınlığını gösterebilir. Bu bilgi, doku örneğinin hangi bölgeden alınacağını belirler. Beşinci basamakta şüpheli alandan kalın iğne ile doku örneği toplanır. Örnek, tanının kesinleşmesi ve hücre özelliklerinin belirlenmesi için gereklidir. Altıncı basamakta hastalığın vücut genelindeki durumu araştırılır. Bu araştırma, tedavi planının kurulmasında zorunlu bir adımdır. İncelemelerin tamamı kısa bir takvim içinde tamamlanır. Hızlı ilerleyen bir tabloda zamanı iyi kullanmak büyük önem taşır. Bu nedenle incelemeleri sıraya değil, eş zamanlı olarak planlıyorum. Sonuçların birlikte değerlendirilmesi süreci hızlandırır. Planın gecikmeden kurulması en belirleyici adım olur.

Cilt Biyopsisi Neden İstenir?

Cilt biyopsisi, cilt altındaki kanallarda tümör hücresi bulunup bulunmadığını göstermek için istenir. Bu inceleme küçük bir cilt parçasının alınmasıyla yapılır. Alınan parçada kanalların içi ayrıntılı biçimde değerlendirilir. Kanalların içinde hücre saptanması tanıyı güçlü biçimde destekler. Bulgu saptanmaması ise tanıyı tümüyle dışlamaz. Hücreler kanallara dağınık yerleştiği için örnek alınan bölgede bulunmayabilir. Bu nedenle sonuç, klinik tabloyla birlikte yorumlanır. Klinik görünüm belirginse tanı yalnız cilt bulgusuna bağlanmaz.

İşlem sırasında meme dokusundan da örnek alınması tercih edilir. İki örnek birlikte değerlendirildiğinde tablo daha net ortaya çıkar. Doku örneğinde hücrelerin hormon alıcısı taşıyıp taşımadığı araştırılır. Hücre yüzeyindeki büyüme sinyali taşıyan proteinin durumu da belirlenir. Bu veriler tedavi planının yönünü doğrudan belirler. Sonuçların beklenmesi birkaç gün sürebilir. Bekleme süresi boyunca diğer incelemeler tamamlanır. Böylece plan gecikmeden kurulmuş olur. Bekleme döneminde hastamın sorularını yanıtlamaya zaman ayırıyorum. Sürecin anlaşılması, kaygının azalmasını sağlar. Anlaşılan bir plan çok daha rahat benimsenir. Görüşmeye yeterli zaman ayırmayı bu nedenle önemsiyorum. Sorular biriktiğinde yazılı olarak getirilmesini de öneriyorum.

Hastalık Neden Erken Evrede Yakalanmaz?

Hastalığın erken evrede yakalanmamasının başlıca nedeni, tarama görüntülemesinde belirgin bir iz bırakmamasıdır. Tümör belirgin bir kitle oluşturmaz ve kireçlenme odakları yaratmaz. Bu nedenle düzenli tarama yaptıran kişilerde bile bulgu sessiz kalabilir. İkinci neden, bulguların enfeksiyonla karışmasıdır. Enfeksiyon düşüncesiyle geçen süre tanıyı geciktirir. Üçüncü neden, hastalığın hızlı ilerlemesidir. Bulgular kısa sürede belirginleştiği için değerlendirme aşamaları sıkışır. Dördüncü neden ise kişilerin memede yumru aramaya alışkın olmasıdır.

Kitle bulunmaması çoğu kişide güven duygusu yaratır. Oysa bu tabloda kitle çoğu zaman ele gelmez. Bu nedenle memedeki her cilt değişikliğini ciddiye almak gerekir. Hastalarıma yalnız elle muayenenin yeterli olmadığını anlatıyorum. Aynadaki görünümün de düzenli olarak izlenmesini öneriyorum. Kızarıklık, şişlik ve cilt kalınlaşması gecikmeden bildirilmelidir. Tedaviye yanıt alınamayan durumlarda beklenmemelidir. Erken değerlendirme, sürecin yönetilmesini belirgin biçimde kolaylaştırır. Bulguların fotoğrafla kaydedilmesi de başvuruyu kolaylaştırır. Kayıtlı görüntüler ilerleme hızını göstermekte yardımcı olur. Bu öneriyi her görüşmede yineliyorum. Erken başvuran kişilerde değerlendirme çok daha rahat ilerler. Bu nedenle farkındalığı artırmayı görevimin parçası sayıyorum.

Koltuk Altı Bulguları Neyi Gösterir?

Koltuk altı bulguları, hastalığın lenf yolunu ne ölçüde kullandığını gösterir. Bu tabloda koltuk altındaki bezler çoğu kişide tanı anında büyümüş bulunur. Bezler elle sert ve birbirine yapışık hissedilebilir. Ses dalgasıyla yapılan incelemede bezlerin iç yapısı bozulmuş görünür. Şüpheli bezlerden iğne ile örnek alınabilir. Örnekleme sonucu tedavi planının kapsamını belirler. Köprücük kemiği çevresindeki bezler de aynı dikkatle incelenir. Bu bölgedeki bulgular değerlendirmeyi genişletir. Boyun bölgesindeki bezler de aynı incelemede taranır. Bulguların tamamı tek bir raporda toplanır. Bu bütünlük, planın doğru kurulmasını sağlar.

Bezlerdeki tutulum, hastalığın lenf kanallarını yoğun biçimde kullandığını doğrular. Aynı yoğunluk ciltteki tabloyu da açıklar. Bu nedenle koltuk altı değerlendirmesi tanının ayrılmaz parçası olur. Tedavi sürecinde bezlerin boyutu düzenli olarak izlenir. İlaç tedavisine alınan yanıt bu bölgeden de takip edilir. Bezlerdeki küçülme, yanıtın olumlu yönde ilerlediğini gösterir. Değerlendirmeyi her kontrolde aynı yöntemle yapıyorum. Ölçümlerin karşılaştırılabilir olması izlemin güvenilirliğini artırır. İncelemelerin aynı yerde yapılmasını bu nedenle öneriyorum. Aynı yöntemle alınan ölçümler daha güvenli yorumlanır. Değerlendirmeyi radyoloji görüşüyle birlikte sürdürüyorum.

Tedavi Sıralaması Neden Farklı Kurulur?

Tedavi sıralaması, hastalığın yaygın yapısı nedeniyle diğer gruplardan farklı kurulur. Bu tabloda tümör hücreleri memenin tamamına ve cilde dağılmış durumda bulunur. Dağınık yerleşim, ilk basamakta cerrahi girişimi uygun kılmaz. Bu nedenle plan ilaç tedavisiyle başlar. İlaç tedavisi hücrelerin yükünü azaltır ve cilt bulgularını geriletir. Yanıt alındıkça meme yumuşar ve kızarıklık çekilir. Bu değişim, sonraki basamağın uygulanabilir hale gelmesini sağlar. Ameliyat öncesi ilaç tedavisinin nasıl planlandığını ameliyat öncesi ilaç tedavisi sayfasında ayrıca açıkladım.

İlaç tedavisinden sonra cerrahi basamak gündeme gelir. Bu tabloda meme dokusunun korunduğu yaklaşım genellikle uygun görülmez. Hücreler cilde ve meme dokusuna yayıldığı için kapsam geniş tutulur. Bu tabloda yeğlenen modifiye radikal mastektomi ameliyatı için ayrı bir sayfa hazırladım. Cerrahi sonrasında ışın tedavisi plana eklenir. Hücrelerin taşıdığı alıcı durumuna göre ek ilaç tedavileri sürdürülür. Tüm bu basamaklar farklı uzmanlık alanlarının ortak toplantısında belirlenir. Ortak karar, planın her yönüyle gözden geçirilmesini sağlar. Hastamın sürece katılmasını her aşamada önemsiyorum. Kararın gerekçesini anlamak, uyumu belirgin biçimde artırır. Planı yazılı olarak da paylaşmayı alışkanlık haline getirdim. Yazılı plan, evde oluşan soruların önüne geçer.

Hastalık Emzirme Dönemiyle Karıştırılır mı?

Hastalık, emzirme döneminde ortaya çıkan meme iltihabıyla sıklıkla karıştırılır. Emzirme sırasında süt kanallarının tıkanması benzer bir tablo yaratır. Memede kızarıklık, şişlik ve ısı artışı bu dönemde de görülür. İki tablo başlangıçta birbirinden ayrılmayabilir. Ayrımın en güvenilir ölçütü, uygulanan tedaviye alınan yanıttır. Emzirmeye bağlı tabloda bulgular kısa sürede geriler. Yanıt alınamayan durumlarda ileri değerlendirme gerekir. Bu değerlendirme emzirme döneminde de güvenle yapılabilir.

Ses dalgasıyla yapılan inceleme bu dönemde ilk tercih edilen yöntemdir. Gerekli görüldüğünde doku örneği de alınabilir. Emzirmenin sürdürülüp sürdürülmeyeceği ayrıca değerlendirilir. Gebelik döneminde de benzer bir ayrım gündeme gelebilir. Bu dönemlerde meme dokusu doğal olarak değiştiği için muayene zorlaşır. Bu nedenle yeni ortaya çıkan bulgularda beklemeyi doğru bulmuyorum. Genç kişilerde tanının gecikmesi en sık bu nedenle görülür. Kararları kadın hastalıkları uzmanıyla birlikte veriyorum. Ortak değerlendirme, hem anne hem bebek açısından güvenli bir yol kurar. Bu dönemde iletişimin kesintisiz sürmesi büyük önem taşır. Görüşme aralıklarını da bu gerekçeyle kısaltıyorum. Emzirme kararını da tedavi planıyla birlikte ele alıyorum. Bu konuda ailenin beklentisini dinlemeyi önemsiyorum.

Tanı Sonrası İzlem Nasıl Planlanır?

Tanı sonrası izlem, tedavi basamaklarının tamamlanmasının ardından yakın aralıklarla planlanır. İlk yıllarda kontroller diğer gruplara göre daha sık yapılır. Muayenede meme bölgesi, göğüs duvarı ve koltuk altı değerlendirilir. Ciltteki her yeni değişiklik ayrıntılı biçimde incelenir. Işın tedavisi uygulanan bölgede oluşan doku değişiklikleri izlenir. Bu basamağın nasıl planlandığını meme kanserinde ışın tedavisi sayfasında ele aldım. Bu değişikliklerin hastalık tekrarından ayrılması deneyim gerektirir. Görüntüleme yöntemleri düzenli aralıklarla yinelenir. Uzun süreli ilaç kullanan kişilerde ilacın etkileri de gözden geçirilir.

İzlem yalnızca kontrollerden ibaret sayılmaz. Kişinin kendi bedenini tanıması sürecin ayrılmaz parçası olur. Göğüs duvarında beliren kızarıklık ve kabartılar gecikmeden bildirilmelidir. Geçmeyen kemik ağrısı, nefes darlığı ve nedensiz kilo kaybı da değerlendirilir. Kolda beliren şişlik ayrıca ele alınır ve gerektiğinde destek planlanır. Yaşam düzeninde dengeli beslenme ve düzenli hareket önerilir. Ruhsal destek gereksinimini de gözden kaçırmamaya çalışıyorum. İzlem takvimini kişiye göre düzenleyerek sürdürüyorum. Kontrol tarihlerinin baştan belirlenmesi aksamayı önler. Aile bireylerinin süreci bilmesi de hatırlatmayı kolaylaştırır. Düzenli izlem, uzun yıllara yayılan sürecin taşıyıcı sütunu olur.

Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Memede kızarıklık her zaman iltihaba mı bağlıdır?
Hayır, kızarıklığın büyük bölümü iyi huylu nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar. Ancak geçmeyen ve yayılan kızarıklık ayrı bir dikkat gerektirir. Cildin kalınlaşması ve gözenekli görünüm kazanması uyarıcı bulgulardır. Bu tabloda kişinin genel durumu çoğunlukla iyi kalır. Yanıt alınamayan her kızarıklıkta ileri değerlendirme planlıyorum.
Antibiyotik tedavisine yanıt alınmazsa ne yapılmalıdır?
Yanıt alınamaması bu hastalıkta en önemli uyarı işaretidir. Bu durumda tedaviyi uzatmak yerine ileri değerlendirmeye geçilmelidir. Ses dalgasıyla inceleme ve doku örneği alınması planlanır. Gerekli görülürse cilt örneği de toplanır. Bekleyip görme yaklaşımını bu tabloda doğru bulmuyorum.
Bu tabloda ateş yükselir mi?
Ateş genellikle yükselmez ya da çok hafif seyreder. Gerçek bir iltihapta ise yüksek ateş ve belirgin halsizlik sıklıkla görülür. Bu fark, iki tablonun ayrılmasında yol gösterici olur. Yine de ateşin bulunmaması tek başına tanı koydurmaz. Değerlendirmeyi tüm bulgularla birlikte yapıyorum.
Neden elle bir kitle hissedilmez?
Hücreler tek bir noktada toplanmak yerine meme dokusuna ve cilt altındaki kanallara dağılır. Dağınık yerleşim, sert bir topak oluşmasını engeller. Ele gelen bulgu çoğu zaman memenin tamamındaki sertlik ve gerginliktir. Bazı kişilerde derin bir dolgunluk hissedilir. Kitle bulunmaması güven verici bir bulgu sayılmaz.
Tarama filmi bu hastalığı gösterebilir mi?
Tarama filmi bu tabloda sınırlı bilgi verir. Tümör belirgin bir kitle oluşturmadığı için filmde net bir odak görülmez. Ödemli memede çekim de zor uygulanır. Filmde yalnızca cilt kalınlaşması ve doku yoğunluğunda artış seçilebilir. Bu nedenle değerlendirmeyi ses dalgası ve manyetik görüntüleme ile tamamlıyorum.
Belirtiler ne kadar sürede belirginleşir?
Bulgular çoğu kişide birkaç hafta gibi kısa bir sürede yerleşir. Bu hız, hastalığın en tipik özelliklerinden biri olarak bilinir. Kızarıklık kısa sürede memenin geniş bir bölümüne yayılır. Aynı dönemde meme şişer ve gerginleşir. Öykü alırken bulguların başlangıç tarihini ayrıntılı biçimde soruyorum.
Bu tablo iki memede birden ortaya çıkar mı?
Tablonun iki memede eş zamanlı görülmesi çok seyrek karşılaşılan bir durumdur. Bulgular hemen her kişide tek tarafta yerleşir. Tek taraflı olması, ayırıcı değerlendirmede yardımcı bir bilgidir. İki tarafta birden görülen kızarıklıkta öncelikle başka nedenler araştırılır. Değerlendirmeyi yine de her iki memeyi inceleyerek yapıyorum.
Erkeklerde de görülebilir mi?
Evet, seyrek olsa da erkeklerde bu tablo görülebilir. Erkek meme dokusu küçük olduğu için cilt bulguları daha erken belirginleşir. Meme başı çevresindeki kızarıklık ve sertlik ilk işaret olabilir. Erkeklerde tanı, farkındalığın düşük olması nedeniyle gecikebilir. Bu bölgedeki her yeni değişikliği görüntüleme ile değerlendiriyorum.
Emzirme döneminde ayrım nasıl yapılır?
Emzirme döneminde süt kanallarının tıkanması benzer bir tablo yaratır. Ayrımın en güvenilir ölçütü, uygulanan tedaviye alınan yanıttır. Emzirmeye bağlı tabloda bulgular kısa sürede geriler. Yanıt alınamayan durumlarda ses dalgasıyla inceleme ve doku örneği planlanır. Bu incelemeler emzirme döneminde de güvenle yapılabilir.
Memede ağrı olması tanıyı değiştirir mi?
Ağrı bu tabloda sıklıkla bulunur ve tanıyı dışlamaz. Kişiler genellikle gerginlik ve zonklama biçiminde bir rahatsızlık tanımlar. Ağrının varlığı çoğu zaman iltihap düşüncesini güçlendirir. Bu durum tanının gecikmesine katkı verir. Ağrılı memede de cilt bulgularını ayrıca değerlendiriyorum.
Cilt örneği alınması gerekli midir?
Cilt örneği, cilt altındaki kanallarda hücre bulunup bulunmadığını göstermek için alınır. Kanallarda hücre saptanması tanıyı güçlü biçimde destekler. Bulgu saptanmaması ise tanıyı tümüyle dışlamaz. Hücreler dağınık yerleştiği için örnek alınan bölgede bulunmayabilir. Sonucu her zaman klinik tabloyla birlikte yorumluyorum.
Neden ilk basamakta cerrahi planlanmaz?
Hücreler meme dokusuna ve cilt altındaki kanallara yaygın biçimde dağılmış durumda bulunur. Bu dağınık yerleşim, ilk basamakta cerrahi girişimi uygun kılmaz. İlaç tedavisi önce hücrelerin yükünü azaltır ve cilt bulgularını geriletir. Meme yumuşadıkça cerrahi basamak uygulanabilir hale gelir. Sıralamayı bu gerekçeyle kuruyorum.
Meme dokusunun korunduğu yaklaşım uygulanabilir mi?
Bu tabloda meme dokusunun korunduğu yaklaşım genellikle uygun görülmez. Hücreler cilde ve meme dokusunun tamamına yayıldığı için kapsam geniş tutulur. Cerrahi sonrasında ışın tedavisi de plana eklenir. Onarım seçenekleri ise daha sonraki bir aşamada değerlendirilir. Bu başlığı hastamla baştan konuşmayı tercih ediyorum.
Hangi yaş grubunda daha sık saptanır?
Bu tablo diğer meme tümörlerine göre daha genç yaşlarda saptanabilir. Yine de her yaşta ortaya çıkması olanaklıdır. Genç kişilerde emzirme ve gebelik dönemleriyle karışması tanıyı geciktirir. Yaşın küçük olması hiçbir zaman güven verici bir ölçüt sayılmaz. Bulguları yaşa bakmadan aynı dikkatle değerlendiriyorum.
Tedavi öncesinde hangi incelemeler yapılır?
Tanı kesinleştikten sonra hastalığın vücut genelindeki durumu araştırılır. Bu araştırma tedavi planının kurulmasında zorunlu bir adımdır. Kalp işlevlerinin değerlendirilmesi de ilaç tedavisi öncesinde planlanır. Kan incelemeleri ve genel durum değerlendirmesi buna eklenir. İncelemelerin tamamı kısa bir takvim içinde tamamlanır.
Tanı sonrası kontroller ne sıklıkta planlanır?
İlk yıllarda kontroller diğer gruplara göre daha sık aralıklarla yapılır. Muayenede meme bölgesi, göğüs duvarı ve koltuk altı değerlendirilir. Görüntüleme yöntemleri düzenli aralıklarla yinelenir. Uzun süreli ilaç kullanan kişilerde ilacın etkileri de gözden geçirilir. Takvimi kişinin kendi verilerine göre düzenliyorum.
Bu hastalıkta hangi bulgular acil başvuru gerektirir?
Memede kısa sürede yayılan kızarıklık ve şişlik gecikmeden değerlendirilmelidir. Cildin kalınlaşması ve gözenekli görünüm kazanması da aynı öneme sahiptir. Koltuk altında hızla büyüyen sertlik bildirilmelidir. Tedaviye yanıt alınamaması ise en önemli uyarı işaretidir. Bu bulgularda beklemeden başvurmayı öneriyorum.