Paget Hastalığı
Meme başı hastalığı nedir, egzama benzeri değişiklik neyi anlatır? Meme ucundaki inatçı yaranın uyarılarını burada topladım.
Meme başı hastalığı, meme ucunda ve çevresindeki renkli halkada egzamayı andıran değişikliklerle ortaya çıkan seyrek bir meme kanseri biçimidir. Deride görülen bu tablo, çoğu zaman meme içindeki bir kanal hastalığının yüzeydeki yansıması olarak karşıma çıkar. Cerrahi onkoloji alanındaki günlük uygulamamda bu hastalığı sınırlı sayıda görüyorum. Buna karşın başvuruların sık biçimde gecikmesi, konuyu ayrıntılı anlatmamı gerekli kılıyor. Bu sayfada hastalığın bulgularını, tanının hangi adımlardan geçtiğini ve tedavi kararının nasıl verildiğini aktarıyorum.
Meme Başı Hastalığı Hangi Değişikliklerle Ortaya Çıkar?
Meme başı hastalığı, meme ucu derisinde ve çevresindeki koyu renkli halkada beliren kızarıklık, pullanma ve kabuklanma ile ortaya çıkar. Değişiklik çoğu zaman tek memede başlar ve haftalar içinde yavaşça genişler. Deride önce ince bir pullanma görülür, sonra yüzey nemli ve kabuklu bir görünüm alır. Kimi kişide kaşıntı, kimi kişide yanma duygusu öne çıkar. Meme ucunun tepesinde küçük bir çatlak ya da yüzeyel bir yara gelişebilir. Yakınmalar deriye sürülen ilaçlarla bir süre geriler, sonra yeniden belirir. Bu dalgalanma, hastaların hekime başvurusunu uzun süre geciktirir.
İlerleyen dönemde meme ucu içe doğru çekilebilir ya da eski biçimini yitirebilir. Bazı kişilerde meme ucundan açık renkli ya da kanlı bir sıvı gelir. Deri değişikliğinin sınırları belirgindir ve sağlam deriden keskin biçimde ayrılır. Elle yapılan muayenede meme içinde her zaman bir kitle ele gelmez. Bulguların yalnızca deride kalması, hastalığın önemsiz olduğu anlamına gelmez. Muayenede meme uçlarını ayrı ayrı karşılaştırırım. Aradaki fark çoğu zaman ilk bakışta dikkati çeker. Kişinin kendi çektiği eski fotoğraflar da bu karşılaştırmayı kolaylaştırır. Bu nedenle tek taraflı ve inatçı deri değişikliklerini ayrıntılı biçimde değerlendiriyorum. Deri bulgusunun fotoğrafla belgelenmesi, sonraki kontrollerde karşılaştırma olanağı verir. Bu küçük alışkanlık, değişimin hızını anlamamı kolaylaştırır. Meme ucundaki değişimi izlemek, tanı sürecinin ilk basamağını oluşturur. Kişinin anlattığı sıra, bulguların hangi hızla ilerlediğini de gösterir. Bu nedenle ilk görüşmeye ayırdığım süreyi kısa tutmuyorum.
Meme Başında Egzama Benzeri Değişiklik Neden Önemlidir?
Meme başında görülen bu değişiklik, altta yatan bir meme hastalığının ilk ve kimi zaman tek işareti olabildiği için önemlidir. Deri hastalıklarıyla benzeşen görüntü, çoğu zaman basit bir tahriş sanılır. Kişi eczaneden aldığı bir ilacı sürer, yakınması bir süre azalır ve başvuru ertelenir. Aradan geçen zaman tanının gecikmesine yol açar. Meme ucundaki egzama benzeri değişiklik, sağlam deri ile arasında keskin bir sınır taşır. Gerçek deri egzaması genellikle iki tarafta birden ve memenin geniş bir alanında görülür. Burada anlatılan tablo ise meme ucundan başlar ve yavaşça çevreye yayılır.
Yakınmanın haftalarca sürmesi ve uygulanan tedaviye karşın gerilememesi uyarıcı sayılır. Bu nedenle inatçı meme ucu yaralarını ayrı bir başlık altında değerlendiriyorum. Deri bulgusu ile birlikte meme içinde bir kitle de saptanabilir. Kitle bulunmaması, hastalığın varlığını hiçbir biçimde dışlamaz. Görüntüleme sonuçları olağan göründüğünde bile deriden örnek alınması gerekebilir. Erken dönemde konulan tanı, elimizdeki seçenekleri genişletir. Hastalarıma bu ayrımı ilk görüşmede açık bir dille anlatıyorum. Meme ucundaki değişikliği küçümsememek, sürecin en belirleyici adımıdır. Yakınmanın başlangıcından bu yana geçen süreyi her görüşmede yeniden sorgularım. Süre uzadıkça değerlendirmeyi daha kapsamlı biçimde planlarım. Erken başvuran kişilerde inceleme çok daha kısa sürede tamamlanır.
Deri Egzamasından Ayıran İpuçları Nelerdir?
Deri egzamasından ayıran ipuçlarının başında, bulgunun tek taraflı olması ve meme ucundan başlaması gelir. Egzama çoğunlukla vücudun başka bölgelerinde de iz bırakır. Burada tarif edilen tabloda ise yakınma tek memeyle sınırlı kalır. Sağlam deri ile hastalıklı deri arasındaki sınır belirgindir. Egzamada sınırlar daha soluk ve dağınık görünür. Deriye sürülen ilaçlara verilen yanıt da ayırt edici bir ipucu sunar. Egzama bu tedaviyle belirgin biçimde geriler. Kanser kaynaklı tabloda ise düzelme yalnızca geçici olur.
Meme ucunun biçiminde bozulma ve içe çekilme egzamada beklenmez. Akıntının kanlı olması da ayrı bir uyarı işareti oluşturur. Koltuk altında ele gelen bir bez varlığı değerlendirmeyi hızlandırır. Bu ipuçlarının tek başına tanı koydurmadığını hastalarıma hatırlatırım. Kesin ayrım yalnızca doku incelemesiyle yapılır. Muayenede topladığım bulguları görüntüleme sonuçlarıyla birlikte yorumlarım. Şüphe sürüyorsa doku örneğini gecikmeden alırım. Bu yaklaşım, gereksiz beklemeyi de ortadan kaldırır. Ayırıcı tanıda deri hastalıkları uzmanlığıyla birlikte çalışmayı yararlı buluyorum. Ortak değerlendirme, gereksiz bekleme sürelerini kısaltır. Ayrımın netleşmesi, izlenecek yolun baştan doğru seçilmesini sağlar. Yanlış yönde ilerleyen bir değerlendirme, kişiyi gereksiz biçimde zorlar. Bu yüzden ipuçlarını tek tek gözden geçiririm.
Hastalık Meme Dokusunun Hangi Bölümünden Kaynaklanır?
Hastalık meme dokusunun sütü taşıyan kanallarından kaynaklanır. Kanalların içinde çoğalan hücreler meme ucuna doğru ilerler. Deriye ulaşan hücreler yüzeyde egzamaya benzeyen görüntüyü oluşturur. Bu nedenle deri bulgusu aslında meme içindeki bir sürecin yansımasıdır. Kimi kişide meme içinde kanal duvarını aşmamış bir odak bulunur. Kimi kişide ise çevre dokuya geçmiş bir tümör saptanır. Her iki durumda da başlangıç noktası kanal yapısıdır.
Meme ucu derisinde biriken hücreler mikroskopta belirgin bir görünüm taşır. Patoloji uzmanı bu hücreleri özel boyamalarla ayırt eder. Hastalığın hangi alt gruba girdiğini merak eden hastalarım için meme kanseri türleri sayfasını hazırladım. Kanal kaynaklı hastalıkların ortak yanı, hücrelerin aynı yapıdan doğmasıdır. Meme ucuna uzanan kanal sayısı kişiden kişiye değişir. Bu anatomik farklılık, deri bulgusunun yaygınlığını etkiler. Deri değişikliğinin genişliği her zaman meme içindeki odağın büyüklüğünü yansıtmaz. Bu ayrıntıyı tedavi planını anlatırken özellikle vurguluyorum. Kanal yapısının meme ucuna açıldığı noktada doku daha incedir. Bu incelik, hücrelerin deriye ulaşmasını kolaylaştırır. Anatomik ayrıntıyı hastalarıma çizerek anlatmayı yeğliyorum.
Meme İçindeki Odakla İlişkisi Nasıl Kurulur?
Meme içindeki odakla ilişkisi, görüntüleme ile doku incelemesinin birlikte değerlendirilmesiyle kurulur. Deri bulgusu saptanan kişide memenin tümü ayrıntılı biçimde taranır. Görüntülemede kireçlenme odakları ya da düzensiz sınırlı bir kitle dikkati çeker. Bulgu elde edilemediğinde inceleme daha ileri yöntemlerle sürdürülür. Meme ucunun hemen altındaki bölge ayrı bir özenle incelenir. Odak saptandığında hem deriden hem de meme içinden örnek alınır. İki örneğin birlikte değerlendirilmesi hastalığın yaygınlığını ortaya koyar.
Odak bulunamayan kişilerde hastalık yalnızca meme ucuyla sınırlı kabul edilir. Bu ayrım, izlenecek yolun genişliğini doğrudan belirler. Meme içinde birden çok odak saptanması planı değiştirir. Tek odaklı hastalıkta daha sınırlı bir yol izlenir. Meme ucu ile çevresindeki dokunun çıkarıldığı lumpektomi ameliyatı seçeneğini ayrı bir sayfada anlattım. Bütün bu bilgileri tek bir tabloda toplayarak hastama aktarırım. Kararı tek başıma değil, hastamın beklentilerini de dinleyerek veririm. Sürecin her adımını anlaşılır bir dille anlatmaya özen gösteriyorum. Böylece hastam kendi tedavi planının içinde yer alır. Görüntüleme sonuçlarını hastamla birlikte ekrandan izlerim. Bulguların nerede bulunduğunu göstermek, sürecin anlaşılmasını kolaylaştırır. Ortak bir dil kurmak sonraki görüşmeleri de kolaylaştırır.
Bu Tablo Kimlerde Daha Sık Görülür?
Bu tablo daha çok orta ve ileri yaştaki kadınlarda görülür. Genç yaşta ortaya çıkması seyrek olsa da olanaklıdır. Menopoz sonrası dönemde başvuran kişilerde daha sık karşılaşırım. Erkeklerde de gelişebilir, ancak bu durumla çok daha ender karşılaşılır. Ailesinde meme kanseri bulunan kişilerde dikkat düzeyimi yükseltirim. Daha önce meme cerrahisi geçirmiş kişilerde deri bulguları farklı yorumlanır. Uzun süreli deri hastalığı öyküsü bulunanlarda tanı gecikebilir.
Bu kişilerde yakınmanın nitelik değiştirmesi ayrı bir önem taşır. Emzirme döneminde meme ucunda çatlak sık görülür ve bunların çoğu iyi huyludur. Emzirme bittikten sonra sürüp giden yara ise ayrı ele alınır. Hormon tedavisi kullananlarda meme dokusu daha yoğun izlenir. Yoğun meme dokusu görüntülemeyi zorlaştırır. Bu nedenle bu kişilerde muayene bulgusuna daha çok ağırlık veririm. Risk taşıyan kişilerde izlem aralığını kısaltırım. Kimin daha yakından izleneceğini öykü ve muayene bulguları birlikte belirler. Kişinin daha önce geçirdiği meme hastalıklarını da ayrıntılı biçimde sorgularım. Bu öykü, bulgunun nasıl yorumlanacağını doğrudan etkiler. Öyküde eksik kalan noktaları yakın kontrollerde tamamlarım.
Hangi Yakınmalar Hekime Başvurmayı Gerektirir?
Yakınmalar arasında hekime başvurmayı ilk sırada gerektiren bulgu, meme ucunda iyileşmeyen yaradır. Haftalarca süren kaşıntı ve pullanma da aynı ölçüde önemlidir. Meme ucunda renk koyulaşması ya da soyulma başvuru nedeni sayılır. Tek taraflı ve kendiliğinden gelen akıntı ayrı bir değerlendirme gerektirir. Akıntının kanlı olması dikkatimi daha da artırır. Meme ucundan gelen sıvının nedenlerini meme başı akıntısı sayfasında ayrıntılı anlattım. Meme ucunun içe doğru çekilmesi yeni başladıysa değerlendirilmelidir.
Deride portakal kabuğunu andıran bir görünüm oluşması da uyarıcıdır. Koltuk altında ele gelen sert bir bez başvuruyu hızlandırır. Memede yeni ortaya çıkan sertlik her yaşta incelenir. Yakınmanın deriye sürülen ilaçlarla geçmemesi belirleyici bir ölçüttür. Kısa süreli tahrişler genellikle birkaç gün içinde geriler. Sürekli ve tek taraflı bulguların değerlendirilmesi ise ertelenmemelidir. Hastalarıma yakınmalarının başlangıç tarihini not almalarını öneriyorum. Böylece muayenede sürecin başlangıcını daha doğru saptarım. Yakınmaların hangi dönemlerde arttığını bilmek de değerlendirmeye katkı verir. Adet düzeniyle ilişkili değişimler ayrı bir başlık altında ele alınır. Not tutmak, kişinin kendi bedenini daha yakından tanımasını sağlar.
Tek Taraflı Bulgu Neden Uyarıcıdır?
Tek taraflı bulgu, altta yatan yerel bir sürecin göstergesi olabildiği için uyarıcıdır. Deri hastalıkları çoğunlukla her iki memeyi birlikte etkiler. Alerjik nedenler de genellikle simetrik bir dağılım gösterir. Yalnızca bir memede beliren değişiklik bu kurala uymaz. Bu nedenle simetriyi muayenenin ilk adımında değerlendiririm. İki meme ucunu aynı ışık altında karşılaştırırım. Aradaki fark bazen yalnızca hafif bir pürüzlenme biçiminde belirir.
Kişi bu farkı kendi kendine güçlükle ayırt eder. Bu yüzden düzenli kendi kendine muayeneyi öneriyorum. Tek taraflı akıntı da aynı mantıkla ele alınır. İki taraflı ve süt benzeri akıntı çoğunlukla hormonal nedenlere bağlanır. Tek taraflı ve kanlı akıntı ise kanal içindeki bir sorunu düşündürür. Bulgunun hangi tarafta olduğu, hangi incelemenin öne alınacağını belirler. Simetrik olmayan her değişikliği kayıt altına alırım. Bu yaklaşım gereksiz işlemleri de azaltır. Simetrinin bozulduğu her durumda kayıtları önceki kontrollerle karşılaştırırım. Bu karşılaştırma, değişimin ne zaman başladığını ortaya koyar. Küçük farkların kaydedilmesi tanı aşamasını erkene çeker.
Tanı Süreci Hangi Adımlardan Oluşur?
Tanı süreci, ayrıntılı bir öykü ve dikkatli bir muayeneyle başlar. Yakınmanın ne zaman başladığını ve nasıl değiştiğini sorarım. Daha önce kullanılan ilaçları ve alınan yanıtı öğrenirim. Muayenede meme ucu, çevresindeki renkli halka ve tüm meme dokusu incelenir. Koltuk altı ile köprücük kemiği çevresi ayrıca elle değerlendirilir. Muayenenin ardından görüntüleme yöntemlerine geçilir. Yaşa ve meme yapısına göre uygun yöntemi seçerim.
Görüntüleme, meme içindeki odakları ve kireçlenmeleri ortaya koyar. Bulgular yeterli olmadığında ileri görüntüleme planlanır. Son adımda deriden ve gerekiyorsa meme içinden örnek alınır. Örneklerin sonucu tanıyı kesinleştirir. Patoloji raporunda hücrelerin tipi ve hormon duyarlılığı bildirilir. Bu bilgiler tedavi planının çatısını oluşturur. Süreci adım adım ilerletmek gereksiz kaygıyı azaltır. Her aşamanın sonucunu hastamla birlikte gözden geçiriyorum. Sonuçların anlamını sade bir dille açıklamayı görevimin bir parçası sayıyorum. Anlaşılan bir süreç, kişinin karara katılmasını kolaylaştırır. Sorular için ayrı bir zaman ayırmayı alışkanlık haline getirdim.
Doku Örneği Neden Gerekir?
Doku örneği, deri değişikliğinin nedenini kesin biçimde ortaya koymak için gerekir. Muayene ve görüntüleme güçlü bir şüphe oluşturur, ancak tek başına yeterli olmaz. Benzer görüntü veren iyi huylu deri hastalıkları da bulunur. Ayrımı yalnızca mikroskop altındaki inceleme sağlar. Bu amaçla yapılan meme başı biyopsisi, deriden küçük bir parça alınmasına dayanır. Alınan parça özel boyamalarla incelenir. Meme içinde bir odak saptandıysa oradan da ayrı örnek alınır.
İki örneğin sonucu birlikte yorumlanır. Rapor, hücrelerin hormon duyarlılığını da bildirir. Bu bilgi tedavi seçeneklerini doğrudan etkiler. Örnek alınmadan tedaviye başlanması doğru bulunmaz. Yanlış yönde ilerleyen bir tedavi hem gereksiz yüke hem de zaman kaybına yol açar. Hastalarıma işlemin neden gerektiğini ayrıntılı anlatıyorum. Sonuç bekleme süresini de baştan paylaşırım. Belirsizliğin kısaltılması kaygıyı belirgin biçimde azaltır. Örnek alınan bölgenin bakımı için gereken önerileri yazılı olarak veririm. Bu önerilere uyulması iyileşmeyi hızlandırır. Sonuç açıklandığında planı aynı görüşmede oluştururum.
Tedavi Kararı Nelere Göre Verilir?
Tedavi kararı, hastalığın meme içindeki yaygınlığına ve hücrelerin özelliklerine göre verilir. Deri bulgusuyla sınırlı kalan tabloda daha dar bir plan yeterli olur. Meme içinde geniş bir odak saptandığında plan genişler. Birden çok odak bulunması kararı değiştirir. Hücrelerin hormon duyarlılığı, ilaç tedavilerinin plandaki yerini belirler. Koltuk altı lenf bezlerinin durumu da değerlendirmeye katılır. Kararı tek başıma değil, farklı uzmanlıkların katıldığı ortak bir değerlendirmeyle veririm.
Uygulanabilecek yöntemlerin ayrıntısını meme kanseri cerrahisi ve tedavisi başlığı altında topladım. Hastanın yaşı ve genel sağlık durumu da göz önünde bulundurulur. Kişinin beklentileri ve günlük yaşam düzeni planı biçimlendirir. Meme ucunun korunup korunamayacağı ayrıca konuşulur. Deri bulgusunun genişliği bu konuda belirleyici olur. Geniş tutulumda gündeme gelen mastektomi ameliyatı kararını ayrı bir sayfada ele aldım. Planı yazılı olarak hastama veriyorum. Böylece kararların gerekçesi her aşamada anlaşılır kalır. Sürecin ortak bir çalışma olduğunu her görüşmede yineliyorum. Kararın gerekçesini anlamayan bir kişinin tedaviye uyumu zayıflar. Bu nedenle sorulara ayıracak zamanı baştan planlarım. Yazılı planın bir kopyasını dosyada saklarım.
İzlem Sürecinde Nelere Dikkat Ederim?
İzlem sürecinde meme ucu derisinin görünümüne ve meme dokusunun yapısına dikkat ederim. Tedavi tamamlandıktan sonra düzenli aralıklarla muayene planlarım. Görüntüleme sıklığını hastalığın özelliklerine göre belirlerim. Deride yeni beliren kızarıklık ya da kabuklanma hemen değerlendirilir. İyileşen bölgenin çevresindeki değişiklikler de izlenir. Koltuk altı her kontrolde elle incelenir. Hastalarıma kendi kendine muayeneyi sürdürmelerini öneriyorum.
Yeni bir bulgu fark edildiğinde kontrol tarihi beklenmeden başvurulmalıdır. İzlem yalnızca meme ile sınırlı kalmaz. Genel sağlık durumu ve kullanılan ilaçlar da gözden geçirilir. Uzun süreli ilaç tedavisi alan kişilerde yan etkiler sorgulanır. Beslenme ve hareket düzeni hakkında öneriler paylaşılır. Ruhsal destek gereksinimini de açık biçimde konuşurum. İzlem süreci kişinin yaşam düzenine uyacak biçimde planlanır. Bu düzenin sürdürülmesi uzun dönemde en çok yararı sağlar. Kontrol tarihlerini kişinin çalışma düzenine göre ayarlamaya çalışırım. Ulaşılabilir bir plan, izlemin aksamadan sürmesini sağlar. İzlemi bırakan kişileri kontrol listeleri üzerinden yeniden çağırırım. Uzun süre ara veren kişilerde değerlendirmeyi baştan yaparım.
Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular