Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Meme Hastalıkları ve Cerrahisi

Meme Sağlığı, Tarama ve Tanı Yöntemleri

Meme taraması ve tanı yöntemlerini muayeneden görüntülemeye, biyopsiden rapor okumaya kadar adım adım sıraladım.

Meme ile ilgili her başvuruda ilk adım, eldeki bulgunun ne anlama geldiğini doğru biçimde ortaya koymaktır. Bu başlık altında meme taraması ve tanı süreçlerini oluşturan bütün yöntemleri bir araya getirdim. Sayfalar, memenin normal yapısından başlayıp doku örneklemesine kadar uzanan sırayı izler. Her yöntemin hangi soruya yanıt verdiğini ayrı ayrı açıkladım. Böylece elinize geçen raporun hangi basamakta durduğunu kolayca görebilirsiniz.

Tarama ile Tanısal İnceleme Arasındaki Fark Nedir?

Tarama ile tanısal inceleme arasındaki fark, incelemenin hangi soruya yanıt aradığında gizlidir. Tarama, hiçbir şikâyeti olmayan kişilerde hastalığı belirti vermeden yakalamayı amaçlar. Tanısal inceleme ise ortaya çıkmış bir bulgunun nedenini araştırır. Aynı görüntüleme yöntemi her iki amaçla da istenebilir. Yöntem aynı olsa bile çekim düzeni ve değerlendirme ölçütleri farklılaşır. Tarama incelemesinde amaç, olağan görünümden sapan en küçük alanı yakalamaktır. Tanısal incelemede ise belirli bir noktaya odaklanılır.

Şikâyeti olan bir kişiye tarama düzeninde inceleme yapılması yanıltıcı sonuç doğurabilir. Bu nedenle isteği hazırlarken gerekçeyi ayrıntılı biçimde yazıyorum. Tarama programları toplum düzeyinde planlanır ve yaş aralıklarına göre kurgulanır. Tanısal inceleme ise tümüyle kişiye özgü biçimde düzenlenir. İki kavramın karıştırılması gereksiz tetkik ya da gecikmiş tanı doğurur. Muayeneye gelen kişilere bu ayrımı ilk görüşmede anlatıyorum. Ayrımı bilen kişi kendi raporunu da çok daha doğru okur.

Meme Değerlendirmesi Hangi Basamaklardan Oluşur?

Meme değerlendirmesi, birbirini tamamlayan dört basamaktan oluşur. Birinci basamak ayrıntılı öykü alınmasıdır. İkinci basamak gözle inceleme ve elle muayenedir. Üçüncü basamak yaşa ve bulguya uygun görüntülemedir. Dördüncü basamak ise gerektiğinde yapılan doku örneklemesidir. Bu dört basamağın hepsi birden her kişide gerekmez. Basamakların hangi noktada duracağını eldeki bulgular belirler.

Öykü aşamasında şikâyetin süresi ve döngüyle ilişkisi sorgulanır. Aile öyküsü ve daha önce yapılan incelemeler kaydedilir. Kullanılan hormon desteği ve geçirilmiş meme ameliyatları da not edilir. Muayene bulgusu ile görüntüleme bulgusunun uyumu ayrıca değerlendirilir. Üç bulgunun birbirini desteklemesi güven verici kabul edilir. Bulgular arasında uyumsuzluk varsa değerlendirme en baştan yeniden ele alınır. Basamakların atlanması, sonradan telafisi güç gecikmelere yol açar. Sıralamayı bozmadan ilerlemek hem zaman hem de gereksiz işlem bakımından kazanç sağlar. Bu dört basamaklı düzeni her başvuruda aynı sırayla uyguluyorum.

Memenin Normal Yapısını Bilmek Neden İlk Basamaktır?

Memenin normal yapısını bilmek, olağan ile olağandışıyı ayırmanın ilk basamağıdır. Meme, süt üreten bez dokusu, bu sütü taşıyan kanallar, yağ dokusu ve bağ dokusundan oluşur. Bu dört bileşenin oranı kişiden kişiye belirgin biçimde değişir. Genç yaşta bez dokusu baskın durumda bulunur. Yaş ilerledikçe bez dokusunun yerini yağ dokusu alır. Aynı görüntü bu nedenle farklı yaşlarda farklı yorumlanır. Meme dokusunun koltuk altına doğru uzanan bir kuyruğu vardır.

Bu uzantı muayenede ve görüntülemede gözden kaçabilir. Meme başı ve çevresindeki koyu renkli alan ayrı bir yapı olarak incelenir. Derinin altındaki askı bağları memenin biçimini korur. Bu bağların gerilmesi deride çekinti oluşturur. Normal yapıyı anlatan sayfayı okumadan diğer başlıkları izlemek güçleşir. Memenin bölümlerini ve bileşenlerini memenin yapısı ve anatomisi sayfasında ayrıntılı biçimde anlattım. Bu sayfayı bölümün giriş kapısı olarak kurguladım.

Hekim Muayenesi Bu Sıralamanın Neresinde Durur?

Hekim muayenesi, sıralamanın görüntülemeden hemen önceki basamağında durur. Muayene, görüntüleme isteğinin içeriğini belirleyen adım olarak öne çıkar. Elle yapılan inceleme kitlenin yerini, sertliğini ve hareketliliğini ortaya koyar. Gözle yapılan inceleme deri ve meme başındaki değişiklikleri gösterir. Koltuk altı ve köprücük kemiği çevresi aynı muayenede değerlendirilir. Muayene bulgusu görüntüleme raporunun okunmasını kolaylaştırır. Elle hissedilen bir kitlenin görüntülemede karşılığı bulunmayabilir.

Böyle durumlarda muayene bulgusu yol gösterici olmayı sürdürür. Tersine, ele gelmeyen bir odak yalnızca görüntülemede saptanabilir. İki incelemenin birbirini tamamlaması bu nedenle çok önemlidir. Muayenenin nasıl yapıldığını ayrı bir sayfada adım adım anlattım. Muayene öncesinde kişinin gergin olması bulguların değerlendirilmesini güçleştirir. Rahat bir ortamın değerlendirmeyi kolaylaştırdığını gözlemliyorum. Muayene sırasında kişinin kendi gözlemlerini de not alıyorum. Kişinin hangi hareketle ya da hangi dönemde bulguyu fark ettiği bilgisi yol gösterir. Muayene süresini kısa tutmamaya özellikle dikkat ediyorum.

Görüntüleme Yöntemleri Hangi Durumda Birbirinin Yerine Geçer?

Görüntüleme yöntemleri birbirinin tam yerine geçmez, birbirini tamamlar. Mamografi, meme dokusunu düşük dozlu ışınla katman katman gösterir. Ultrasonografi ses dalgalarıyla çalışır ve ışın içermez. Manyetik rezonans görüntüleme ise dokunun kanlanmasını değerlendirir. Tomosentez, meme dokusunun üst üste binmesini azaltan bir çekim biçimidir. Genç yaşta ve yoğun bez dokusu bulunan kişilerde ultrasonografi öne çıkar. Kırk yaşından sonra mamografi tarama düzeninin temelini oluşturur.

Gebelik ve emzirme döneminde ilk tercih yine ultrasonografi olur. Kalıtsal yatkınlık taşıyan kişilerde manyetik rezonans görüntüleme plana eklenir. Silikon protez bulunan kişilerde çekim düzeni ayrıca değiştirilir. Yöntemlerin her birini ve hangi soruya yanıt verdiğini meme hastalıklarında tanı yöntemleri sayfasında karşılaştırdım. Hangi yöntemin isteneceğini yaş, bulgu ve doku yoğunluğu birlikte belirler. Gereksiz tetkik istemekten özellikle kaçınıyorum. Her incelemenin kişiye sağlayacağı katkıyı önceden değerlendiriyorum.

Doku Örneklemesi Ne Zaman Gündeme Gelir?

Doku örneklemesi, muayene ve görüntüleme birlikte değerlendirildikten sonra soru işareti kaldığında gündeme gelir. Görüntülemede şüpheli görünen her alan örneklenmez. Örnekleme kararını bulgunun görünümü ve kişinin risk durumu birlikte belirler. Doku örneklemesi, kesin tanının tek yoludur. Örnek alınmadan kanser tanısı konulmaz. Örnekleme yöntemleri alınan doku miktarına ve kılavuzluk eden görüntülemeye göre ayrılır. İnce iğne ile hücre düzeyinde örnek alınır.

Kalın iğne ile doku bütünlüğü korunarak parça alınır. Vakum desteği kullanıldığında çok daha geniş bir örnekleme yapılır. Ele gelmeyen kireçlenme odaklarında mamografi eşliğinde örnekleme tercih edilir. Kist içeriğinin boşaltılması da bir örnekleme biçimi sayılır. Bu yöntemleri ve birbirinden farkını meme biyopsi yöntemleri sayfasında tek tek açıkladım. Örnekleme sonucunun muayene ve görüntüleme bulgusuyla uyumunu ayrıca denetliyorum. Üç bulgunun aynı yöne işaret etmesi kararı kolaylaştırır. Uyumsuz sonuçlarda örnekleme yenilenir. Örneklemenin hangi yöntemle yapılacağını lezyonun yerine ve görüntülemedeki görünürlüğüne göre seçiyorum.

Kireçlenme Odakları Neden Ayrı Bir Başlık Oluşturur?

Kireçlenme odakları, meme dokusunda biriken kalsiyum tuzlarının görüntülemede beyaz noktalar biçiminde görünmesiyle ayrı bir başlık oluşturur. Bu odakların büyük bölümü iyi huylu süreçlere bağlıdır. Yaşlanan dokuda, eski iltihabi değişikliklerde ve damar duvarlarında kireçlenme sık görülür. Odakların boyutu, biçimi ve dizilişi değerlendirmenin temelini kurar. Dağınık ve yuvarlak odaklar güven verici kabul edilir. Küçük, düzensiz ve kümelenmiş odaklar ise çok daha yakından incelenir. Bu odaklar elle muayenede hiçbir bulgu vermez.

Yalnızca mamografi ile saptanabilmeleri taramanın değerini artırır. Şüpheli görünen odaklarda görüntüleme eşliğinde örnekleme planlanır. Örnekleme sırasında alanın işaretlenmesi sonraki adımları kolaylaştırır. Kireçlenme saptanan kişilerin çoğunda yalnızca izlem yeterli olur. İzlem aralığı odakların görünümüne göre belirlenir. Bu konuyu ayrı bir sayfada ayrıntılı biçimde ele aldım. Raporunda kireçlenme yazan kişilerin kaygısını bu bilgilerle azaltıyorum.

Tarama Takvimi Yaşa Göre Neden Değişir?

Tarama takvimi, hastalık sıklığının ve meme dokusu yoğunluğunun yaşla birlikte değişmesi nedeniyle yaşa göre düzenlenir. Genç yaşta bez dokusu yoğun olduğu için mamografinin ayırt ediciliği azalır. Aynı yaş grubunda hastalık sıklığı da düşük seyreder. Bu iki neden, genç yaşta toplum düzeyinde tarama yapılmamasını açıklar. Yaş ilerledikçe bez dokusu azalır ve mamografinin ayırt ediciliği artar. Aynı dönemde hastalık sıklığı da yükselir. Bu nedenle kırk yaşından sonra tarama düzeni devreye girer.

Kalıtsal yatkınlık taşıyan kişilerde takvim çok daha erken yaşta başlatılır. Göğüs bölgesine ışın tedavisi almış kişilerde de başlangıç yaşı öne çekilir. Tarama aralığının bir yıl mı yoksa iki yıl mı olacağı kişiye göre belirlenir. Üst yaş sınırında ise genel sağlık durumu ölçüt olarak alınır. Şikâyeti bulunan kişiler tarama takvimini beklemez. Böyle durumlarda inceleme gecikmeden planlanır. Takvimin ayrıntılarını ayrı bir sayfada yaş gruplarına göre sıraladım. O sayfada başlangıç yaşını öne çeken durumları da tek tek açıkladım. Kendi takviminizi belirlerken aile öykünüzü ve önceki tetkiklerinizi birlikte gözden geçiriyorum.

Erken Tanı Bu Bölümün Neresinde Yer Alır?

Erken tanı, bu bölümün hem başında hem de sonunda yer alır. Bölümdeki bütün yöntemler aslında tek bir amaca hizmet eder. Hastalığı meme içinde sınırlıyken yakalamak, izleyen bütün adımları kolaylaştırır. Erken dönemde saptanan hastalıkta tedavi seçenekleri genişler. Memeyi koruyan yaklaşımlar bu dönemde daha sık uygulanabilir. Koltuk altına yönelik girişimlerin kapsamı da daralır. Erken tanı yalnızca cihazla değil, farkındalıkla birlikte sağlanır.

Kendi memesini tanıyan kişi değişikliği çok daha erken fark eder. Düzenli kontrol alışkanlığı bu farkındalığı destekler. Tarama düzenine katılmak yalnızca kişisel bir tercih olarak görülmemelidir. Erken tanının neden bu kadar belirleyici olduğunu ayrı bir sayfada anlattım. O sayfada gecikmeye yol açan nedenleri de sıraladım. Korku ve yanlış bilgi, başvuruyu geciktiren en sık iki neden olarak öne çıkar. Bu iki engeli görüşme sırasında konuşarak aşmaya çalışıyorum.

Tetkik Sonuçları Hangi Bütünlük İçinde Okunur?

Tetkik sonuçları, muayene bulgusu ve kişinin öyküsüyle birlikte tek bir bütün içinde okunur. Tek başına okunan bir rapor eksik bir anlam taşır. Görüntüleme raporlarında kullanılan kategori sistemi bulgunun şüphe düzeyini gösterir. Bu kategori, yapılacak işlemi doğrudan belirler. Düşük şüphe düzeyinde izlem önerilir. Orta düzeyde kısa aralıklı kontrol gündeme gelir. Yüksek düzeyde ise doku örneklemesi planlanır.

Patoloji raporu ise hücre düzeyindeki tanıyı bildirir. Bu raporda tümörün türü, yayılım özelliği ve hormon almacı durumu yazılır. Rapordaki her satırı hastalarımla birlikte okuyorum. Anlaşılmayan terimleri gündelik dile çevirerek açıklıyorum. Sonuçların bir arada değerlendirilmesi yanlış yönlenmeyi önler. Farklı kurumlarda yapılan incelemelerin karşılaştırılması da aynı bütünlüğü gerektirir. Eski görüntülerin saklanmasını bu nedenle özellikle istiyorum. Raporda geçen bir terimin anlamını bilmeden karar vermenizi hiçbir zaman beklemiyorum. Anlaşılmayan noktaları not alıp görüşmeye getirmenizi hem hızlı hem de güvenli buluyorum.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Şikâyetim yokken meme incelemesi yaptırmam gerekir mi?
Şikâyeti bulunmayan kişilerde de düzenli meme incelemesi yaptırmak gerekir. Meme kanserinin erken döneminde çoğu zaman hiçbir belirti ortaya çıkmaz. Şikâyet beklenirse hastalık ancak ilerlemiş dönemde fark edilir. Yaşınıza ve risk durumunuza uygun aralıkları birlikte belirliyoruz. Şikâyetsiz dönemde yapılan inceleme tarama, şikâyet varken yapılan inceleme ise tanısal değerlendirme sayılır.
Mamografi çektirmek ağrı verir mi?
Mamografi sırasında meme iki plaka arasında kısa süre sıkıştırıldığı için bir baskı hissi duyulur. Bu his çoğu kişide çekim biter bitmez geçer. Adet döneminden hemen önce meme dokusu hassaslaştığı için rahatsızlık artar. Çekimi kanamanın bitiminden sonraki günlere planlamak bu hissi azaltır. Baskı uygulanması görüntü kalitesi bakımından gereklidir.
Ultrasonografi tek başına tarama için yeterli midir?
Ultrasonografi tek başına toplum düzeyinde tarama yöntemi olarak yeterli sayılmaz. Bu yöntem kireçlenme odaklarını mamografi kadar iyi göstermez. Kireçlenmeler ise erken dönem bulgularının önemli bir bölümünü oluşturur. Buna karşın yoğun meme dokusu bulunan kişilerde ultrasonografi mamografiye eklenir. Genç yaşta ve gebelikte ise ilk sırada tercih edilir.
Meme raporlarındaki kategori ne anlama gelir?
Meme görüntüleme raporlarındaki kategori, bulgunun şüphe düzeyini ortak bir dille anlatır. Bu sistem sayesinde farklı kurumlarda yazılan raporlar aynı biçimde okunur. Düşük kategoriler olağan ya da kesin iyi huylu bulguyu tanımlar. Orta kategoriler kısa aralıklı kontrolü gerektirir. Yüksek kategorilerde ise doku örneklemesi gündeme gelir.
Yoğun meme dokusu ne demektir ve neyi değiştirir?
Yoğun meme dokusu, memedeki bez ve bağ dokusunun yağ dokusuna göre fazla olmasını anlatır. Bu yapı mamografide beyaz görünür ve tümörler de beyaz göründüğü için ayrım güçleşir. Yoğunluk genç yaşta daha belirgindir ve yaşla birlikte azalır. Yoğun doku saptanan kişilerde incelemeye ultrasonografi eklenir. Gerekli görülen kişilerde manyetik rezonans görüntüleme de plana girer.
Biyopsi kanserin yayılmasına yol açar mı?
Biyopsi işleminin kanseri yaydığı düşüncesi doğru değildir. İğne ile alınan örnek, hastalığın dağılımını değiştirecek bir etki oluşturmaz. Tanının gecikmesi ise hastalığın ilerlemesine gerçekten yol açar. Bu kaygı yüzünden örnekleme yaptırmayı erteleyen kişilerle sık karşılaşıyorum. Kaygıyı gidermek amacıyla işlemin nasıl yapıldığını önceden ayrıntılı biçimde anlatıyorum.
Meme manyetik rezonans incelemesi kimlere istenir?
Meme manyetik rezonans incelemesini, ek bilgi gerektiren belirli durumlarda istiyorum. Kalıtsal yatkınlık taşıyan kişilerde bu inceleme tarama planına eklenir. Mamografi ve ultrasonografi bulguları birbiriyle çelişirse ayırt edici olarak kullanılır. Tanı almış kişilerde hastalığın yaygınlığını göstermek amacıyla da yapılır. Silikon protez taşıyanlarda protez bütünlüğünü değerlendirmek gerektiğinde yine öne çıkar.
İki farklı kurumda yapılan görüntülemeler karşılaştırılabilir mi?
Farklı kurumlarda yapılan görüntülemeler, görüntü kayıtları elde bulunduğu sürece karşılaştırılabilir. Karşılaştırma için raporun metni çoğu zaman yeterli olmaz. Görüntünün kendisi sayısal ortamda getirildiğinde değerlendirme çok daha güvenilir duruma gelir. Bu nedenle eski tetkiklerin kayıtlarını saklamanızı öneriyorum. Aynı kişinin yıllar içindeki görüntüleri yan yana konduğunda küçük değişiklikler fark edilir.
Görüntülemede saptanan her kitle çıkarılmalı mıdır?
Görüntülemede saptanan kitlelerin hepsi çıkarılmaz. Kitlenin görünümü, boyutu, büyüme eğilimi ve kişinin yaşı kararı birlikte belirler. İyi huylu görünümdeki küçük kitlelerde izlem çoğu zaman yeterli olur. Büyüyen, şüpheli görünen ya da şikâyete yol açan kitlelerde girişim gündeme gelir. Kararı örnekleme sonucunu gördükten sonra veriyorum.
Meme incelemesi öncesinde nelere dikkat etmek gerekir?
Meme incelemesi öncesinde koltuk altına ve memeye deodorant ya da pudra sürmemek gerekir. Bu ürünlerin bıraktığı parçacıklar mamografide kireçlenme gibi görünebilir. İncelemeyi adet kanamasının bitiminden sonraki günlere planlamak rahatlık sağlar. Eski görüntüleri ve raporları yanınızda getirmenizi özellikle istiyorum. Kullandığınız ilaçların listesini de görüşme öncesinde hazırlamanız yararlı olur.
Gebelikte meme görüntülemesi yapılabilir mi?
Gebelikte meme görüntülemesi gerektiğinde yapılabilir ve ilk tercih ultrasonografi olur. Ses dalgalarıyla çalışan bu yöntem bebeğe ışın yükü bindirmez. Zorunlu durumlarda karın bölgesi korunarak mamografi de çekilebilir. Gebelikte meme dokusu belirgin biçimde kalınlaştığı için değerlendirme güçleşir. Bu dönemde ortaya çıkan kitlelerin göz ardı edilmemesini özellikle vurguluyorum.
Emzirme döneminde inceleme nasıl planlanır?
Emzirme döneminde inceleme, memenin boşaltılmasının ardından planlanır. Dolu memede yapılan değerlendirme yanıltıcı bulgu verebilir. İlk sırada yine ultrasonografi kullanılır. Süt kanallarının tıkanmasına bağlı sertlikler bu yöntemle kolayca ayırt edilir. Emzirme, gerekli görülen incelemelerin yapılmasına engel oluşturmaz.
Silikon protez taşıyan kişilerde mamografi çekilebilir mi?
Silikon protez taşıyan kişilerde mamografi özel bir çekim düzeniyle yapılabilir. Bu düzende protez geriye itilerek meme dokusu öne alınır. Böylece protezin gölgelediği alanlar da görüntülenebilir. Protezin bütünlüğü konusunda kuşku doğarsa manyetik rezonans görüntüleme devreye girer. Çekim öncesinde protez taşıdığınızı mutlaka bildirmeniz gerekir.
Meme biyopsisi sonrasında günlük yaşam nasıl sürer?
Meme biyopsisinden sonra günlük yaşam çoğu kişide kısa süre içinde olağan düzenine döner. İşlem bölgesinde hafif bir hassasiyet ve morarma görülebilir. Bu bulgular kendiliğinden geriler. İlk günlerde ağır kaldırmaktan ve zorlayıcı hareketlerden kaçınmak gerekir. Bölgenin temiz ve kuru tutulmasını ayrıca öneriyorum.
Sonucum normal çıkarsa kontrolleri bırakabilir miyim?
Sonucun normal çıkması kontrollerin bırakılabileceği anlamına gelmez. Meme dokusu yıllar içinde değişmeyi sürdürür. Bugün olağan görünen bir memede sonraki yıllarda yeni bir odak gelişebilir. Taramanın değeri, tek bir incelemeden değil düzenli tekrarından kaynaklanır. Normal sonuç yalnızca bir sonraki kontrol tarihini belirler.
İnceleme sonuçlarını hangi belgelerle birlikte getirmeliyim?
İnceleme sonuçlarını getirirken yalnızca raporu değil, görüntü kayıtlarını da yanınızda bulundurmalısınız. Eski tarihli mamografi ve ultrasonografi kayıtları karşılaştırma imkânı sağlar. Daha önce doku örneklemesi yapıldıysa patoloji raporunun aslı gerekir. Kullandığınız ilaçların ve geçirdiğiniz ameliyatların listesi de değerlendirmeyi kolaylaştırır. Bu belgeler bir araya geldiğinde görüşme süresi çok daha verimli geçer.