Kıl Dönmesi Neden Olur?
Kıl dönmesi kuyruk sokumunda kılların deri altına batmasıyla başlar. Oturma alışkanlığının, terlemenin ve bölge bakımının etkisini anlattım.
Kıl dönmesi saptanan kişilerin bana ilk sorduğu soru, bu hastalığın neden kendilerinde ortaya çıktığıdır. Kıl dönmesi, kuyruk sokumu bölgesinde kopan kılların deri altına batması ve orada bir tünel oluşturmasıyla gelişir. Hastalığı başlatan asıl etken kılın kendisi değil, kılın deriye saplanmasına zemin hazırlayan koşullardır. Uzun süre oturmak, bölgenin terlemesi, kılın kalın ve sert olması ile kilo fazlalığı bu koşulların başında gelir. Bu yazıda kılın deri altına nasıl girdiğini, hangi alışkanlıkların bölgeyi zorladığını ve yinelemenin neden sık görüldüğünü anlatıyorum.
Kuyruk Sokumundaki Kılların Deri Altına Batması Nasıl Başlar?
Kuyruk sokumundaki kılların deri altına batması, iki kalça arasında uzanan derin oluğun tabanında başlar. Bu oluk, yürürken ve otururken sürekli biçimde birbirine sürtünen iki yüzey arasında kalır. Sürtünme sırasında deri yüzeyinde gözle güç seçilen küçük çukurcuklar açılır. Vücudun başka bölgelerinden dökülen kıllar bu çukurcukların ağzına yerleşir. Kılın ucu sivri olduğu için hareketle birlikte aşağı doğru ilerler. Deri altına giren kıl, vücut tarafından yabancı bir cisim gibi karşılanır. Çevresinde iltihabi bir tepki gelişir ve kılın izlediği yol boyunca bir tünel oluşur. Tünelin ağzı tıkandığında içeride birikinti kalır ve apse tablosu ortaya çıkar. Kuyruk sokumundaki derin oluk bu nedenle hastalığın çıkış noktası sayılır. Pilonidal sinüs sayfasında hastalığın yapısını ayrıntılı biçimde anlattım.
Uzun Süre Oturmak ve Terlemek Bölgeyi Neden Zorlar?
Uzun süre oturmak ve terlemek, bölgedeki deriyi hem baskı hem de nem altında bırakır. Oturma sırasında kalçalar birbirine yaklaşır ve oluk daha da derinleşir. Derinleşen olukta hava dolaşımı azalır. Nem arttıkça deri yumuşar ve dış etkenlere karşı direnci düşer. Yumuşamış deriye saplanan kıl, kuru ve sağlam deriye göre çok daha kolay ilerler. Aracını uzun süre kullananlarda ve masa başında çalışanlarda yakınmanın sık görülmesinin nedeni budur. Sıcak aylarda terleme arttığı için başvuruların sayısı yükselir. Bu nedenle uzun yolculuklarda ara verilmesini ve bölgenin kuru tutulmasını istiyorum. Duş sonrasında bölgenin iyice kurulanması basit ama etkili bir önlem sayılır.
Kıl Yapısı, Kilo ve Bölge Bakımı Yineleme Riskini Nasıl Etkiler?
Kıl yapısı, kilo ve bölge bakımı yineleme riskini birlikte belirler. Kalın, sert ve hızlı uzayan kılı olan kişilerde deri altına saplanma daha kolay gerçekleşir. Kıl köklerinin sık olduğu bölgelerde dökülen kıl sayısı da fazladır. Kilo fazlalığı oluğun derinleşmesine yol açar ve bölgeye binen baskıyı artırır. Aynı kişide terleme de arttığı için iki etken birbirini güçlendirir. Bölge bakımının düzensiz olması, dökülen kılların oluk içinde birikmesine zemin hazırlar. Kılların jiletle kazınması kısa sürede rahatlatsa da uçları sivrilttiği için yeniden batmayı kolaylaştırır. Sigara kullanımının yara iyileşmesini geciktirdiğini de ayrıca hatırlatıyorum. Bölgenin kuru ve kılsız tutulması yineleme riskini düşüren temel alışkanlıktır. Diğer genel cerrahi hastalıkları bölümünde bu konuya komşu başlıkları bir arada topladım.
Kıl Dönmesi Doğuştan Gelen Bir Kist midir?
Kıl dönmesi doğuştan gelen bir kist değildir. Eskiden bu hastalığın doğum sırasında kalan bir kalıntıdan geliştiği düşünülürdü. Bugün elde edilen bilgiler, tablonun sonradan kazanıldığını gösterir. Deride açılan çukurcuk ve içine giren kıl olmadan hastalık ortaya çıkmaz. Bu nedenle tabloyu bir kist değil, kıl nedeniyle açılmış bir tünel olarak tanımlıyorum. Ayrım yalnız adlandırmayla ilgili değildir, tedavi yaklaşımını da değiştirir. Doğuştan gelen bir yapı kabul edilseydi yalnız çıkarmak yeterli olurdu. Sonradan geliştiği bilindiği için bölgenin kılsız ve kuru tutulması tedavinin ayrılmaz parçası sayılır. Küçük çocuklarda görülmemesi, ergenlikle birlikte kıl yapısının değişmesiyle açıklanır.
Apse Boşaltıldıktan Sonra Kesin Onarım Ne Zaman Planlanır?
Apse boşaltıldıktan sonra kesin onarım, iltihabın tümüyle geçmesi beklenerek planlanır. Ağrılı ve şiş bir apse varken ilk amaç birikintiyi boşaltmak ve bölgeyi rahatlatmaktır. Bu ilk girişim hastalığı ortadan kaldırmaz, yalnız acil tabloyu çözer. İltihaplı dokuda yapılan onarımda dikişlerin tutmaması beklenen bir sonuçtur. Bu nedenle kesin girişimi genellikle birkaç hafta sonraya bırakırım. Bekleme süresince bölgenin temiz tutulmasını ve kılların uzamasının önlenmesini isterim. Dokudaki kızarıklık ve sertlik gerilediğinde onarım için uygun zaman gelir. Girişimin biçimi tünelin uzunluğuna, deriye açılan ağız sayısına ve daha önce girişim yapılıp yapılmadığına göre seçilir. Kıl dönmesi ameliyatı sayfasında kullanılan yöntemleri tek tek ele aldım.
Tıbbi inceleme: Prof. Dr. Hakan Mersin · Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular
Kıl dönmesi neden genç yaşlarda daha sık görülür?
Kuyruk sokumunda çukurcuk görülmesi hastalık anlamına gelir mi?
Kıl dönmesinde ağrı olmadan akıntı görülebilir mi?
Tüysüz görünen kişilerde kıl dönmesi gelişir mi?
Kilo vermek kıl dönmesinde bölgeyi rahatlatır mı?
Kıl dönmesi ile apse aynı durumu mu anlatır?
Bisiklet ve motosiklet kullanmak bölgeyi zorlar mı?
Kıl dönmesinde ağrı geceleri neden belirginleşir?
Deri altındaki tünelin birden çok ağzı olabilir mi?
Kıl dönmesi olan kişi ne sıklıkla kontrole gelmelidir?
Bölgeye sürülen merhemler tüneli kapatır mı?
Kıl dönmesi kalıtsal bir hastalık mıdır?
Kaynakça
Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.