Tiroid Kanserinde Lenf Bezi Yayılımı
Lenf bezlerine yayılım muayenede ve ultrasonda nasıl anlaşılır, hangi bulgular kuşku doğurur? Sorularınızı tek tek yanıtladım.
Lenf bezlerine yayılım, tiroid kanserinde en sık karşılaşılan ilerleme biçimi olarak bilinir. Boyundaki lenf bezleri, tiroid bezinden gelen lenf akımının ilk duraklarını oluşturur. Bu nedenle tanı anında ve izlem boyunca boyun bölgesi düzenli aralıklarla taranır. Hastalarım boyunda bir yumru fark ettiklerinde en çok bunun ne anlama geldiğini merak eder. Bu sayfada tutulumun muayenede, ultrasonda ve iğne örneğinde nasıl anlaşıldığını anlatıyorum.
Lenf Bezleri Boyunda Nasıl Dizilmiştir?
Lenf bezleri boyunda, damar ve kas yapılarına göre numaralandırılmış bölgeler içinde dizilmiştir. Lenf bölgeleri, boynun ortasından yanlarına doğru düzenli bir sıra izler. Ortadaki bölge soluk borusunun iki yanını ve üstünü kapsar. Bu bölge tiroid bezine en yakın duran durak olarak bilinir. Yan bölgeler ise şah damarı boyunca yukarıdan aşağıya uzanır. Çene altındaki bezler ilk bölgede toplanır. Şah damarının üst, orta ve alt bölümleri ayrı bölgeler olarak numaralandırılır. Boynun arka üçgeni de kendi başına bir bölge oluşturur. Köprücük kemiğinin üzerindeki bezler son bölgede yer alır. Bu numaralandırma hekimler arasında ortak bir dil sağlar.
Ortak dil, raporların birbiriyle karşılaştırılmasını kolaylaştırır. Ultrason raporunda geçen bölge numaraları bu düzeni anlatır. Her bölgede onlarca küçük lenf bezi bulunur. Sağlıklı bir bezin boyu birkaç milimetreyle sınırlı kalır. Bezler normal koşullarda elle hissedilmez. Bağışıklık tepkisi sırasında büyüyerek ele gelebilir. Büyüyen her bez hastalık belirtisi sayılmaz. Bezin hangi bölgede büyüdüğü değerlendirmeyi yönlendirir. Tiroid kaynaklı sorunlarda ortadaki bölge öncelikle incelenir. Bu düzeni hastalarıma çizerek anlatmayı yararlı buluyorum. Şeklin görülmesi raporu anlamayı belirgin biçimde kolaylaştırır. Bölge adlarını bilen bir hasta sonuçları çok daha rahat izler.
Tiroid Hangi Bölgelere Önce Boşalır?
Tiroid bezinin lenf sıvısı önce soluk borusunun çevresindeki bölgelere boşalır. Bu alan boynun orta bölümü olarak adlandırılır. Tiroid bezine en yakın duran duraklar burada yer alır. Hücreler bu duraklara ulaştıktan sonra yan bölgelere ilerler. Yan bölgelerde en sık tutulan duraklar şah damarının orta bölümünde bulunur. Çene altındaki bezler tiroid kökenli yayılımda seyrek tutulur. Boynun arka üçgenindeki bezler ise daha ileri dönemde etkilenir. Bu sıra her hastada aynı biçimde işlemez. Bazı hastalarda orta bölge temiz kalırken yan bölge tutulabilir. Bu duruma atlamalı yayılım adı verilir.
Atlamalı yayılım özellikle bezin üst bölümünden çıkan tümörlerde görülür. Çünkü bu bölgenin lenf akımı doğrudan yana yönelir. Bu nedenle boynun tamamı her hastada taranır. Yalnız orta bölgeye bakmak eksik değerlendirmeye yol açar. Tümörün bezin hangi bölümünde durduğu tarama planını biçimlendirir. İki yarıda birden odak varsa her iki yan bölge de incelenir. Papiller tipte lenf yayılımı daha sık görülür. Folliküler tipte ise hücreler daha çok kan yoluyla taşınır. Medüller tipte lenf tutulumu erken dönemde ortaya çıkabilir. Bu ayrımları tarama planını kurarken göz önünde tutuyorum. Hastalarıma da hangi bölgelerin izlendiğini açıkça söylüyorum. Böylece kontrol sırasında nelere bakıldığını önceden bilirler.
Yayılım Hangi Belirtiyle Kendini Gösterir?
Yayılım çoğu hastada boyunda ele gelen ağrısız bir yumru belirtisiyle kendini gösterir. Yumru genellikle boynun yan bölümünde fark edilir. Kişi onu tıraş olurken ya da takı takarken sezer. Yumru sert ve hareketsiz olarak duyulur. Ağrı bulunmaması güven verici bir bulgu sayılmaz. Tersine, ağrısız ve sert bezler daha çok dikkatimi çeker. Bazı hastalarda yumru aylardır aynı boyutta durur. Yavaş büyüyen bir bez de değerlendirilmelidir. Yutma sırasında takılma duygusu daha seyrek bildirilir. Ses kısıklığı ileri tutulumda gündeme gelir.
Boyunda dolgunluk ve baskı hissi de eklenebilir. Hastaların önemli bir bölümünde hiçbir belirti bulunmaz. Bu kişilerde tutulum ultrasonda rastlantıyla saptanır. Belirti beklemek bu nedenle doğru bir yaklaşım değildir. Tiroid kanseri tanısı konulan herkeste boyun taranır. Tarama tanı anında ve izlem boyunca yinelenir. Boyunda yeni fark edilen bir yumruyu hastalarım hemen bildirmelidir. Bekleme süresinin uzaması planı zorlaştırır. Erken saptanan tutulum daha sınırlı bir girişimle çözülür. Tutulan bölgelerin hangi sınırlarla temizlendiğini boyun lenf bezi ameliyatı sayfasında ayrıntılı anlattım. Bu nedenle kendi kendine boyun muayenesini öğretiyorum. Ayna karşısında yapılan kısa bir bakış çoğu zaman yeterli olur. Bu alışkanlığı ayda bir yinelemelerini öneriyorum.
Muayenede Hangi Bulgular Dikkat Çeker?
Muayenede sertlik, hareketsizlik ve tek taraflı büyüme gibi bulgular dikkat çeker. Boynu değerlendirirken hastayı hafifçe öne eğdiririm. Bu duruşta boyun kasları gevşer ve bezler daha kolay ele gelir. Parmak uçlarıyla bölge bölge tarama yaparım. Önce orta bölüm, sonra iki yan bölge yoklanır. Çene altı ve köprücük kemiği üstü de atlanmaz. Ele gelen bezin boyutu not edilir. Sertliği ve yüzeyinin düzgünlüğü ayrıca değerlendirilir. Deriye ya da alttaki dokuya yapışık bezler uyarıcı sayılır. Parmak altında kayan bezler daha sakin karşılanır.
Tek taraflı ve tek bir bezin büyümesi dikkatimi artırır. İki yanda birden çok sayıda küçük bez ise iltihabı düşündürür. Bezin ağrılı olup olmadığı sorgulanır. Ateş, boğaz ağrısı ve yakın zamandaki hastalık öyküsü kaydedilir. Tiroid bezi de aynı muayenede değerlendirilir. Bezde saptanan nodül lenf bulgusuyla birlikte yorumlanır. Ses değişikliği olup olmadığı ayrıca sorulur. Muayene bulguları tek başına tanı koydurmaz. Bulgular yalnız hangi tetkiklerin isteneceğini belirler. Bu nedenle muayeneyi ultrasonun yerine koymuyorum. İki basamak birbirini tamamlayan parçalar olarak çalışır. Muayenede sessiz kalan bir bölge ultrasonda bulgu verebilir.
İyi Huylu Lenf Bezi Nasıl Ayırt Edilir?
İyi huylu bir lenf bezi, yumuşak kıvamı, uzunca biçimi ve hareketli yapısıyla ayırt edilir. Bağışıklık tepkisi sırasında büyüyen bezler bu özellikleri taşır. Boğaz ya da diş kaynaklı iltihaplarda bezler hızla büyür. İltihaba bağlı bezler çoğu zaman ağrılı olarak duyulur. Bu bezler birkaç hafta içinde kendiliğinden küçülür. Küçülmenin izlenmesi tanıda değerli bir bilgi sağlar. Kuşkulu bezler ise küçülmeden aynı boyutta durur. Zaman içinde yavaşça büyüyen bezler ayrıca değerlendirilir. Sert, hareketsiz ve ağrısız bezler daha yakından incelenir. Bu ayrımı boyundaki şişliklerin ayrımını anlattığım sayfa üzerinden genişçe ele aldım.
Yaş da ayrımda yol gösterici bir başlık olarak kullanılır. Çocuklarda ve gençlerde iltihabi bezler çok daha sık görülür. İleri yaşta ortaya çıkan yeni bir bez daha dikkatli incelenir. Tiroid kanseri öyküsü bulunan kişilerde eşik aşağıya çekilir. Bu hastalarda her yeni bez tutulum olasılığıyla birlikte değerlendirilir. Ultrason ayrımın en güçlü basamağını oluşturur. Ultrasonda bezin iç yapısı ayrıntılı biçimde görülür. İyi huylu bezlerde ortada yağlı bir merkez bulunur. Bu merkezin korunması güven verici bir bulgu sayılır. Merkezin kaybolması ise kuşku doğurur. Bu nedenle ayrımı yalnız elle muayeneye bırakmıyorum. Kuşkulu bulunan her bezi görüntülemeyle birlikte değerlendiriyorum.
Ultrasonda Hangi Bulgular Kuşku Doğurur?
Ultrasonda yuvarlaklaşma, merkez kaybı ve ince kireçlenme gibi bulgular kuşku doğurur. Boyun ultrasonu, lenf bezlerini değerlendirmede ilk sırada kullanılan tetkik olarak öne çıkar. İnceleme ışın içermediği için gerektiğinde sık sık yinelenir. Sağlıklı bir bez uzun ve ince bir fasulye biçiminde görünür. Ortasında yağlı bir merkez parlak bir çizgi olarak izlenir. Tutulum geliştiğinde bez yuvarlak bir biçim alır. Bezin uzun ekseni kısalır ve genişliği artar. Ortadaki parlak merkez silinir ya da tümüyle kaybolur. Bezin içinde küçük parlak noktalar görülebilir. Bu noktalar ince kireçlenmeyi gösterir.
Tiroid kökenli tutulumda bu bulgu belirgin bir uyarı sağlar. Bezin içinde sıvı dolu alanlar da saptanabilir. Kistik görünüm boyun bezlerinde her zaman dikkatle incelenir. Renkli inceleme sırasında kanlanma düzeni değerlendirilir. Sağlıklı bezde kanlanma merkezden çevreye doğru ilerler. Tutulan bezde ise damarlanma düzensiz bir dağılım gösterir. Bezin sınırlarının bulanıklaşması ayrıca not edilir. Bu bulguların tek başına bulunması tanı koydurmaz. Birden çok bulgunun bir arada olması kuşkuyu güçlendirir. Kuşkulu bezler rapora bölge numarasıyla birlikte yazılır. Bu kayıt sonraki incelemelerle karşılaştırmayı kolaylaştırır. Aynı bezin zaman içindeki değişimi böylece izlenebilir.
İğne Örneği Yayılımı Nasıl Doğrular?
İğne örneği, kuşkulu bezden alınan hücrelerin incelenmesiyle yayılımı doğrular. İşlem ultrason eşliğinde yapılır. Ultrason iğnenin ucunu bezin içinde gösterir. Böylece örnek doğru noktadan alınır. Uygulama bölgesi önce yüzeysel olarak uyuşturulur. İnce bir iğne kullanıldığı için kesi açılmaz. Hastalarım örnek alınırken hafif bir basınç duyar. Örnek alımı birkaç saniye içinde tamamlanır. Ardından bölgeye kısa süre basınç uygulanır. Alınan hücreler patoloji bölümünde incelenir.
Tiroid kökenli hücrelerin lenf bezi içinde görülmesi tanıyı koyar. Bu hücreler lenf dokusunda normal koşullarda bulunmaz. Bu nedenle varlıkları doğrudan yayılımı gösterir. Örnek yetersiz kalırsa işlem yinelenebilir. Küçük bezlerden örnek almak zaman zaman güçleşir. Böyle durumlarda ek bir ölçüm devreye girer. İşlem sonrası günlük yaşama aynı gün dönülür. Ağır spor etkinlikleri bir gün ertelenir. Bölgede küçük bir morarma görülebilir. Morarma birkaç gün içinde kendiliğinden geçer. Sonucu hastamla birlikte ayrıntılı biçimde değerlendiriyorum. Raporda geçen sözcüklerin karşılığını tek tek açıklıyorum.
Yıkama Sıvısındaki Ölçüm Neyi Gösterir?
Yıkama sıvısındaki ölçüm, iğnede kalan hücrelerin tiroid kökenli olup olmadığını gösterir. İşlem sırasında iğne, örnek alındıktan sonra küçük bir sıvıyla çalkalanır. Bu sıvı laboratuvara ayrı bir tüple gönderilir. Tüpteki sıvıda tiroid dokusuna özgü protein ölçülür. Bu protein normal koşullarda lenf bezinde bulunmaz. Yüksek bulunması tiroid hücrelerinin orada olduğunu düşündürür. Ölçüm, hücre incelemesinin yetersiz kaldığı durumlarda yol gösterir. Küçük bezlerden alınan örneklerde bu yöntem değer kazanır. Kanlı gelen örneklerde de tanıyı destekler. İki yöntem birlikte kullanıldığında sonuç daha güvenilir kalır.
Ölçümün yorumlanmasında hastanın durumu göz önünde tutulur. Tiroid bezi henüz çıkarılmamış hastalarda değerlendirme farklı yapılır. Çünkü yakındaki bez zaten bu proteini üretir. Bezin tamamı çıkarılmış hastalarda ise yorum daha nettir. Medüller tip düşünülüyorsa aynı sıvıda farklı bir belirteç ölçülür. Bu belirteç o türe özgü hücreleri gösterir. Ölçümlerin hangi durumda isteneceğini önceden planlıyorum. Girişim öncesinde laboratuvarla iletişim kuruyorum. Tüpün doğru hazırlanması sonucun güvenilirliğini belirler. Yanlış hazırlanan bir örnek yeniden işlem gerektirir. Bu nedenle ayrıntılara baştan özen gösteriyorum. Küçük bir hazırlık eksiği hastayı ikinci kez iğneye gönderir.
Görüntüleme Ne Zaman Genişletilir?
Görüntüleme, ultrasonun yetersiz kaldığı ve derindeki bölgelerin değerlendirilmesi gerektiği durumlarda genişletilir. Ultrason boynun yüzeye yakın bölgelerini ayrıntılı gösterir. Köprücük kemiğinin altındaki alanlar ise gölgede kalır. Göğüs boşluğuna uzanan bezler de ultrasonla görülemez. Bu bölgeler için kesitsel görüntüleme gerekir. Tomografi ve manyetik rezonans bu amaçla kullanılır. Ayrıntılarını boyun tomografisi ve manyetik rezonans sayfasında anlattım. Bu tetkikler yaygın tutulum düşünülen hastalarda istenir. Komşu yapıların tutulumu da aynı incelemeyle değerlendirilir. Soluk borusu ve yemek borusunun durumu net biçimde görülür.
Büyük damarların çevresindeki bezler de değerlendirilir. Bu bilgiler cerrahi planın genişliğini belirler. Tomografide kullanılan iyot içeren madde ayrı bir başlık oluşturur. Bu madde verildikten sonra iyot tedavisi bir süre ertelenir. Bu nedenle tetkik sırasını dikkatle planlıyorum. Manyetik rezonans iyot içermediği için seçenek olarak kalır. Uzak bölgelere yönelik inceleme ayrı bir aşamada yapılır. Akciğer değerlendirmesi göğüs görüntülemesiyle tamamlanır. Kemik ağrısı varsa ek inceleme eklenir. Her hastada bu tetkiklerin tamamı istenmez. Gereksiz görüntülemeden kaçınmayı doğru buluyorum. Her tetkiği neden istediğimi hastama ayrıca açıklıyorum.
Tanı Sonrasında Boyun Neden Haritalanır?
Tanı sonrasında boyun, çıkarılacak bölgelerin sınırlarını önceden çizebilmek için haritalanır. Haritalama ultrason eşliğinde yapılır. İnceleme sırasında her bölge tek tek taranır. Kuşkulu bezlerin yeri ve bölge numarası kaydedilir. Gerekirse deri üzerine işaretleme yapılır. Bu kayıt cerrahi planın temelini oluşturur. Eksik haritalama sonradan yeniden girişim gerektirebilir. Yeniden girişim, ilk girişime göre her zaman daha zordur. Bu nedenle ilk değerlendirmeye özellikle zaman ayırıyorum. Haritalamayı tanı konulduktan hemen sonra istiyorum.
Uzun süre önce yapılan bir inceleme güncelliğini yitirir. Bezler haftalar içinde boyut değiştirebilir. Bu yüzden elimde güncel bir harita bulunmalıdır. Harita ayrıca izlem için bir başlangıç noktası sağlar. Sonraki kontrollerde bulgular bu haritayla karşılaştırılır. Karşılaştırma yeni çıkan bezleri kolayca ortaya koyar. Haritayı hastamın dosyasında saklıyorum. Bir örneğini de hastanın kendisine veriyorum. Başka bir hastaneye başvurduğunda bu kayıt yol gösterir. Kayıtların eksiksiz tutulması izlemi belirgin biçimde kolaylaştırır. Bu alışkanlığı hastalarıma da kazandırmaya çalışıyorum. Dosyasını düzenli tutan hastalarda izlem hiç aksamaz.
Takip Döneminde Yayılım Nasıl Yakalanır?
Takip döneminde yayılım, düzenli boyun ultrasonu ve kan belirteci ölçümüyle yakalanır. Lenf bezlerine yayılım izlem sırasında yıllar sonra bile ortaya çıkabilir. Bu nedenle kontroller uzun süre sürdürülür. İlk yıllarda aralıklar daha kısa tutulur. Her kontrolde boyun elle değerlendirilir. Ardından ultrasonla tüm bölgeler taranır. Bulgular önceki kayıtlarla karşılaştırılır. Yeni çıkan ya da büyüyen bezler işaretlenir. Kanda tiroid dokusuna özgü protein ölçülür. Bu değerin yükselmesi yeniden değerlendirme gerektirir.
Bazen değer yükselmeden önce ultrason bulgu verir. Bazen de ultrason temizken değer yükselir. Bu durumda görüntüleme genişletilir. Takip düzenini tiroid kanserinde takip ve nüks sayfasında ayrıntılı anlattım. Hastalarımdan kontrol tarihlerini aksatmamalarını istiyorum. Ara dönemde yeni bir yumru fark edilirse beklenmemelidir. Ses değişikliği de aynı biçimde bildirilmelidir. Erken yakalanan tutulumlar daha sınırlı bir girişimle çözülür. Geç kalan başvurularda plan genişlemek zorunda kalır. Bu nedenle takibi bir yük değil, bir güvence olarak anlatıyorum. Düzenli izlenen hastalarımda sürecin çok daha rahat ilerlediğini gözlüyorum. Kontrollerini takvime işleyen hastalarımda gecikme yaşanmaz.
Yayılım Saptanırsa Plan Nasıl Değişir?
Yayılım saptanırsa plan, tutulan bölgeleri kapsayacak biçimde genişletilerek değişir. Tutulum yalnız orta bölgedeyse girişim o alanla sınırlanır. Yan bölgelerde tutulum varsa plan o tarafa doğru genişler. Bölgeler tek tek değil, bütün olarak ele alınır. Tek bir bezin çıkarılması yeterli bir yaklaşım sayılmaz. Çünkü çevredeki bezlerde de tutulum bulunabilir. Bölgesel yaklaşım yeniden girişim olasılığını azaltır. Çıkarılan bezler daha sonra tek tek incelenir. İnceleme sonucu risk değerlendirmesini biçimlendirir. Tutulan bez sayısı ve bez dışına taşma durumu kaydedilir.
Bu bilgiler ek tedavi kararını yönlendirir. Hücre yapısını koruyan tümörlerde iyot tedavisi gündeme gelebilir. Bu seçeneğin kimlere uygun düştüğünü radyoaktif iyot tedavisi sayfasında ayrıca ele aldım. Medüller tipte ise bu seçenek kullanılmaz. Hormon hedefi de sonuçlara göre yeniden ayarlanır. Takip aralıkları yayılım saptanan hastalarda kısaltılır. Kan belirteci ve ultrason daha sık yinelenir. Bu planı hastamla birlikte takvim üzerinde işaretliyorum. Yayılımın saptanması umutsuzluk nedeni olarak görülmemelidir. Tiroid kanserinde lenf tutulumu sık karşılaşılan bir tablo olarak bilinir. Uygun planla bu hastalar uzun yıllar izlenir. Bu çerçeveyi ilk görüşmede açıkça çiziyorum. Beklentilerin baştan bilinmesi tedavi sürecini belirgin biçimde yumuşatır.
Tıbbi inceleme: Prof. Dr. Hakan Mersin · Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular
Boyunda ele gelen her yumru yayılım anlamına mı gelir?
Soğuk algınlığından sonra büyüyen bez tehlikeli midir?
Ultrasonda şüpheli lenf bezi denildiğinde ne yapılır?
Lenf bezinden örnek almak ağrılı mıdır?
İğne yıkama sıvısında yapılan ölçüm neden istenir?
Tomografi her hastada gerekli midir?
Lenf bezlerinin alınması bağışıklığımı zayıflatır mı?
Yayılım saptanan hastada iyot tedavisi zorunlu mudur?
Boyun ultrasonunu kaç ayda bir yaptırmalıyım?
Lenf tutulumu olan hastalarda ses kısıklığı beklenir mi?
Takipte yeni bir lenf bezi çıkarsa hemen ameliyat gerekir mi?
Boynumda ağrı var, bu yayılım belirtisi midir?
Kan belirtecim normalken lenf bezi tutulumu olabilir mi?
Ameliyat sonrası boyunda şişlik hissi normal midir?
Lenf bezi yayılımı tedaviden sonra yeniden görülebilir mi?
Boyun bölgesine masaj ya da sıcak uygulama yapabilir miyim?
Kaynakça
Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.