Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Sağlık Rehberi

Dirençli Yüksek Tansiyon Böbreküstü Bezine Bağlı Olabilir mi?

Üç ilaca karşın düşmeyen tansiyonda böbreküstü kaynaklı hormon fazlalığı araştırılır. İnceleme sırasını ve ilaç düzenini anlattım.

Tansiyonu birden çok ilaca karşın düşmeyen kişilerde altta yatan bir neden bulunup bulunmadığını araştırırım. Bu nedenlerin başında böbreküstü bezinden aşırı hormon salınımı gelir. Dirençli tansiyon, uygun dozda kullanılan üç ilaca karşın hedef değerlere inilememesi anlamına gelir. Böyle bir tabloda hormon incelemesi yapılmadan tedaviyi sürdürmeyi doğru bulmuyorum, çünkü kaynak giderildiğinde tansiyon düzeni belirgin biçimde değişir. Bu yazıda hangi hormonun araştırıldığını, ölçümlerin nasıl yorumlandığını, ilaçların nasıl düzenlendiğini ve tedavi sonrasında neler beklendiğini anlatıyorum.

Üç İlaca Karşın Düşmeyen Tansiyonda Hangi Hormon Araştırılır?

Üç ilaca karşın düşmeyen tansiyonda ilk araştırdığım hormon aldosterondur. Aldosteron, böbrekten sodyum geri emilimini artırarak vücutta tuz ve su tutulmasına yol açar. Damar içindeki hacim arttığında tansiyon yükselir ve ilaçlara verilen yanıt zayıflar. Bu tablodan kuşkulandığımda aldosteron ile birlikte renin düzeyini de isterim. İncelemeye kan potasyum düzeyini de eklerim, çünkü aldosteron fazlalığı potasyumu düşürür. Kortizol fazlalığı ve nöbet biçiminde hormon salınımı da dirençli tansiyon yapabilir. Bu nedenle tarama tek bir hormonla sınırlı kalmaz. Uyku sırasında solunum durması, böbrek hastalığı ve damar darlıkları da aynı listede yer alır. Adrenal bez hormonları sayfasında bu hormonların görevlerini ayrıntılı biçimde anlattım.

Aldosteron ve Renin Ölçümü Birlikte Neden Değerlendirilir?

Aldosteron ve renin ölçümü, iki değerin birbirine göre konumu tanıyı belirlediği için birlikte değerlendirilir. Sağlıklı bir düzende renin, damar içindeki hacim azaldığında yükselir ve aldosteron salınımını uyarır. Böbreküstü bezi kendi başına aldosteron salgılıyorsa hacim artar ve renin baskılanır. Bu durumda aldosteron yüksek, renin ise düşük bulunur. Yalnız aldosterona bakılması yanıltıcı sonuç doğurur, çünkü bu hormon gün içinde ve duruşa göre değişir. Renin tek başına da yorumlanamaz. İki değerin birbirine göre konumu, kaynağın böbreküstü bezinde olup olmadığını gösterir. Sonuç kuşku uyandırdığında doğrulama amacıyla tuz yüklemesi gibi ek incelemeler yapılır. Doğrulama tamamlanmadan ameliyat kararı vermem.

Kan Örneği Alınmadan Önce Tansiyon İlaçları Nasıl Düzenlenir?

Kan örneği alınmadan önce tansiyon ilaçlarının bir bölümü hekim denetiminde değiştirilir. İdrar söktürücü ilaçların etkisi renin ve aldosteron ölçümünde en belirgin biçimde görülür. Damar genişletici ve kalp hızını yavaşlatan ilaçlar da sonucu farklı yönlerde kaydırır. Bu ilaçları ölçümden bir süre önce, hormon düzeyini etkilemeyen seçeneklerle değiştiririm. Değişiklik boyunca tansiyonun evde düzenli ölçülmesini ve kaydedilmesini isterim. İlaçların kişinin kendi kararıyla bırakılmasını hiçbir koşulda uygun bulmuyorum. Potasyum düşüklüğü varsa ölçümden önce yerine konur. Kan örneği çoğunlukla sabah, kişi bir süre ayakta durduktan sonra alınır. Bütün bu hazırlık yapılmadan alınan örnek yanlış yönlendirir.

Genç Yaşta Başlayan Yüksek Tansiyon Neden Ayrıca İncelenir?

Genç yaşta başlayan yüksek tansiyon, altta yatan bir hormon bozukluğu olasılığı daha belirgin olduğu için ayrıca incelenir. İlerleyen yaşlarda görülen tansiyon yüksekliğinin çoğunda tek bir kaynak bulunmaz. Genç bir kişide ise damar, böbrek ya da hormon kaynaklı bir neden daha sık karşımıza çıkar. Aile öyküsünde erken yaşta tansiyon ve inme bulunması kuşkuyu artırır. Ani başlayan ve hızla yükselen tansiyon da ayrı bir uyarıdır. Kan potasyum düzeyinin düşük bulunması bu kişilerde doğrudan böbreküstü bezine yönlendirir. Tansiyonun gece boyunca düşmemesi de araştırmayı gerektirir. Bu nedenle genç kişilerde incelemeyi baştan geniş tutarım. Böbreküstü bezi nedir sayfasında bezin tansiyon üzerindeki etkisini ele aldım.

Hormon Kaynağı Giderildiğinde Tansiyon İlaçları Azaltılabilir mi?

Hormon kaynağı giderildiğinde tansiyon ilaçları çoğu kişide azaltılabilir. Tek taraflı bir kitle çıkarıldıktan sonra kan potasyum düzeyi kısa sürede düzelir. Tansiyon ise hemen değil, haftalar içinde kademeli biçimde geriler. Bu nedenle ameliyattan sonra ilaçları birden kesmem. Tansiyonu evde düzenli ölçtürür ve kayıtlara bakarak dozu azaltırım. Uzun yıllardır yüksek tansiyonu bulunan kişilerde damar duvarında kalıcı değişiklik gelişmiş olabilir. Bu kişilerde ilaç gereksinimi tümüyle ortadan kalkmayabilir, ancak ilaç sayısı azalır. İki taraflı bez büyümesi bulunan kişilerde tedavi ameliyat değil ilaçla sürdürülür. Ameliyat sonrası ilaç düzenlemesi bu nedenle kişiye göre planlanır. Adrenal bez hastalıkları ve cerrahisi sayfasında tedavi seçeneklerini bütün olarak anlattım.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma:

Sık sorulan sorular

Dirençli yüksek tansiyon ne anlama gelir?
Uygun dozda kullanılan üç ilaca karşın hedef değerlere inilememesi dirençli tansiyon sayılır. Bu tanımın içine ilacı düzenli kullanmayan kişiler girmez. Bu nedenle ilaç kullanımını ve evde yapılan ölçümleri önce gözden geçiririm.
Böbreküstü kaynaklı tansiyon yüksekliğinin başka belirtisi var mıdır?
Kas güçsüzlüğü, gece sık idrara çıkma ve kramp bu tabloya eşlik edebilir. Bu yakınmalar kan potasyum düzeyinin düşmesine bağlı ortaya çıkar. Yakınma bulunmaması ise böbreküstü kaynaklı bir nedeni dışlamaz.
Tansiyon ölçümü evde nasıl yapılmalıdır?
Ölçümden önce beş dakika oturarak dinlenilmesini isterim. Kol kalp hizasında, sırt dayalı ve ayaklar yerde olacak biçimde ölçüm yapılır. Sabah ve akşam alınan değerlerin bir deftere yazılması tedavi kararını belirgin biçimde kolaylaştırır.
Böbreküstü bezinden kaynaklanan tansiyon yüksekliği ameliyatla geçer mi?
Tek taraflı bir kitleye bağlı tablolarda ameliyat sonrasında tansiyon belirgin biçimde geriler. Uzun yıllardır yüksek tansiyonu bulunan kişilerde ilaç gereksinimi sürebilir. İki taraflı bez büyümesinde ise tedavi ilaçla yürütülür.
Hangi durumda tansiyon hastasından hormon incelemesi isterim?
Üç ilaca karşın düşmeyen tansiyonda hormon incelemesini beklemeden isterim. Genç yaşta başlayan tansiyon, kan potasyum düşüklüğü ve böbreküstü bezinde kitle bulunması da aynı sonucu doğurur. Ani başlayan ve hızla yükselen tansiyonda da inceleme yapılır.
Tuz kısıtlaması böbreküstü kaynaklı tansiyonda işe yarar mı?
Tuz kısıtlaması bu kişilerde de tansiyonu bir ölçüde düşürür. Ancak kaynak sürdüğü sürece tek başına yeterli olmaz. İnceleme öncesinde tuz alımının olağan düzeyde sürdürülmesini ayrıca isterim.
Kan potasyum düzeyi normalse aldosteron fazlalığı dışlanır mı?
Potasyum düzeyi bu kişilerin bir bölümünde normal bulunur. Bu nedenle normal potasyum tek başına dışlayıcı sayılmaz. Kuşku sürüyorsa hormon incelemesini yine de yaparım.
İnceleme öncesinde ilaç değişikliği kaç gün önce yapılır?
Değişiklik süresi ilacın türüne ve etki süresine göre belirlenir. Bir bölüm ilaçta birkaç gün yeterli olurken, bir bölümünde birkaç hafta gerekir. Süreyi belirlerken tansiyonun bu dönemde güvenli düzeyde kalmasını gözetirim.
Böbreküstü kaynaklı tansiyon kalpte hasar bırakır mı?
Uzun süre yüksek kalan tansiyon kalp kasında kalınlaşmaya yol açar. Damar duvarında da sertleşme gelişir. Bu nedenle kaynağın erken bulunmasını ve giderilmesini önemli buluyorum.
Hormon fazlalığı iki böbreküstü bezinde birden olabilir mi?
Aldosteron fazlalığı bir bölüm kişide iki bezin birden büyümesine bağlı gelişir. Bu durumda tek bir bezin çıkarılması tabloyu düzeltmez. Ayrımı damar içinden örnek alma yöntemiyle yaparım.
Damar içinden örnek alma işlemi nasıl yapılır?
İşlemde kasıktaki toplardamardan girilerek her iki böbreküstü bezinin damarına ulaşılır. Bu damarlardan ayrı ayrı kan örneği alınır ve hormon düzeyleri karşılaştırılır. İşlem deneyim gerektirir ve seçilmiş kişilerde uygulanır.
Tansiyon ilaçları ameliyattan sonra ne zaman azaltılır?
İlaçları ameliyattan hemen sonra birden kesmem. Evde tutulan tansiyon kayıtlarına bakarak dozu kademeli biçimde azaltırım. Bu süreç çoğu kişide birkaç haftaya yayılır.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. National Cancer Institute (NCI)
  2. World Health Organization (WHO) — Cancer
  3. PubMed — Surgical oncology
  4. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Surgical Oncology