Genç Kadınlarda Meme Kanseri
Genç kadınlarda meme kanseri neden farklı seyreder, tanı neden gecikir? Otuzlu yaşlardaki hastalarımın sorularını yanıtladım.
Genç kadınlarda meme kanseri, kırk yaşın altındaki kadınlarda saptanan meme tümörlerini tanımlar. Bu yaş grubunda hastalık daha seyrek görülür, ancak tanı konulduğunda çoğu zaman daha ileri bir aşamada karşımıza çıkar. Cerrahi onkoloji alanındaki günlük uygulamamda genç hastaların sorularının ileri yaştakilerden ayrıldığını gözlüyorum. Doğurganlık, gebelik, kalıtsal eğilim ve uzun izlem başlıkları bu yaş grubunda öne çıkar. Bu sayfada genç yaşta görülen hastalığın hangi yönleriyle ayrıldığını ve sürecin hangi basamaklardan geçtiğini anlatıyorum.
Genç Kadınlarda Meme Kanseri Ne Sıklıkta Görülür?
Genç kadınlarda meme kanseri, tüm meme kanseri tanılarının küçük bir bölümünü oluşturur. Ülkemizde tanı yaşının batı ülkelerindeki yaş ortalamasına göre daha erken olduğu uzun süredir bilinir. Bu nedenle kırk yaşın altındaki hasta sayısı burada daha yüksek seyreder. Meme kanserinin görülme sıklığı yaşla birlikte artar, ancak genç olmak bir koruyuculuk sağlamaz. Yirmili yaşlarda tanı konulan hastalarla da karşılaşırım. Otuzlu yaşlar ise genç grup içinde en sık tanı konulan dönem olarak öne çıkar. Genç hastaların bir bölümünde ailede meme ya da yumurtalık kanseri öyküsü bulunur. Böyle bir öykü taşımayan genç kadınlarda da hastalık ortaya çıkabilir. Bu gerçek, genç yaşta yakınma başladığında beklemenin doğru olmadığını gösterir.
Tarama görüntülemesinin bu yaş grubunda düzenli olarak uygulanmaması tanıyı geciktirir. Genç kadınların çoğu memedeki değişikliği kendisi fark eder. Muayeneye başvuru kararı bu nedenle kişinin kendi farkındalığına bağlı kalır. Hastalığın bu yaş grubunda seyrek görülmesi, olasılığın tümüyle dışlanması anlamına gelmez. Genç bir kadında saptanan kitlelerin büyük bölümü iyi huylu hastalıklara bağlanır. Bu olasılığın yüksek olması ise incelemenin atlanmasını haklı çıkarmaz. Genç hastalarıma memelerini tanımalarını ve fark ettikleri değişiklikleri not etmelerini öneriyorum. Bu alışkanlık, tanı sürecinin gecikmeden başlamasını sağlar. Memesinde daha önce iyi huylu bir hastalık saptanmış genç kadınların da izlemini sürdürüyorum. Geçmişteki bir bulgunun bilinmesi, yeni ortaya çıkan değişikliğin yorumlanmasını kolaylaştırır.
Genç Yaşta Görülen Meme Kanseri Neden Farklı Seyreder?
Genç yaşta görülen meme kanseri, hücre özellikleri bakımından ileri yaştaki hastalıktan ayrılır. Bu yaş grubunda hormon almacı taşımayan tümörlere daha sık rastlarım. Hücre çoğalma göstergesi yüksek seyreden tümörler de genç hastalarda daha çok görülür. Tümörün büyüme hızı bu nedenle daha yüksek olabilir. Hastalığın koltuk altı lenf bezlerine ulaşma eğilimi de artabilir. Genç hastalarda meme dokusu yoğun olduğundan tümör elle geç fark edilir. Bu iki etken bir araya geldiğinde tanı daha ileri bir aşamada konulabilir. Tümörün biyolojik davranışı, hastanın yaşından bağımsız biçimde patoloji raporunda ortaya konulur.
Aynı yaştaki iki hastanın tümörü birbirinden çok farklı davranabilir. Bu nedenle genç olmak tek başına kötü bir gidiş anlamına gelmez. Tedavi planı da yaşa değil, tümörün özelliklerine göre kurulur. Uygun bulunan tümörlerde meme koruyucu cerrahi genç yaşta da seçenekler arasında yer alır. Hedeflenebilir özellik taşıyan tümörlerde ilaç seçenekleri genişler. Genç hastalarda tedavi dönemi genellikle daha uzun sürer. İzlem dönemi de ileri yaştaki hastalara göre daha uzun tutulur. Uzun izlem, olası değişikliklerin erken yakalanmasını sağlar. Hastalarıma bu sürecin kısa bir koşu değil, uzun soluklu bir yol olarak planlandığını anlatıyorum. Sürecin başında tabloyu bütünüyle aktarmayı önemsiyorum. Belirsiz bırakılan başlıkların kaygıyı büyüttüğünü yıllar içinde gözledim. Sorularını yazarak gelen hastalarla görüşmenin çok daha verimli geçtiğini söyleyebilirim.
Risk Etkenleri Genç Yaşta Nasıl Değişir?
Risk etkenleri genç yaşta, ileri yaştaki kadınlardan kısmen farklı bir ağırlık taşır. Ailede erken yaşta görülen meme ya da yumurtalık kanseri bu grupta en belirgin başlık olarak öne çıkar. Kalıtsal gen değişiklikleri genç hastalarda daha sık bulunur. Çocukluk ya da ergenlik döneminde göğüs bölgesine ışın tedavisi almış kişilerde risk yükselir. Erken yaşta adet görmeye başlamak hormon etkisinin süresini uzatır. Hiç doğum yapmamış olmak ya da ilk doğumu geciktirmek riski bir miktar artırır. Emzirme süresinin kısalması da aynı yönde etki gösterir. Menopoz öncesinde artan kilo ve hareketsiz yaşam düzeni dengeyi bozar.
Alkol tüketimi genç yaşta da meme dokusundaki hormon etkisini yükseltir. Sigara kullanımı genel kanser riskini artırır ve iyileşmeyi zorlaştırır. Uzun süre kullanılan hormon içeren ilaçlar hekim denetiminde planlanır. Bu etkenlerin hiçbiri tek başına hastalığın habercisi sayılmaz. Genç hastaların büyük bölümünde belirgin bir risk etkeni bulunmaz. Bu nedenle risk taşımayan genç kadınların yakınmaları da aynı ciddiyetle ele alınır. Meme dokusunun yoğun olması bu yaş grubunda ayrı bir başlık olarak değerlendirilir. Risk değerlendirmesini ilk görüşmede ayrıntılı biçimde yapıyorum. Elde edilen tablo, izlem sıklığını ve yöntemini doğrudan belirler. Risk başlıklarının bir bölümü kişinin kendi denetiminde bulunur. Kilo dengesinin korunması ve düzenli hareket, bu alandaki en somut adımlar olarak öne çıkar.
Kalıtsal Eğilim Genç Hastalarda Nasıl Araştırılır?
Kalıtsal eğilim, genç yaşta tanı alan hastalarda öncelikli olarak araştırılır. Aile ağacı çıkarılır ve iki taraftaki yakınların tanı yaşları not edilir. Anne tarafı kadar baba tarafındaki öykü de önem taşır. Ailede erkek meme kanseri ya da yumurtalık kanseri bulunması bu olasılığı güçlendirir. Aynı kişide iki ayrı memede tanı konulmuş olması da dikkat çeker. Genetik danışma görüşmesinde hangi incelemenin yapılacağı belirlenir. İnceleme kandan alınan örnekle yürütülür. Sonuç yalnızca hastayı değil, birinci derece yakınlarını da ilgilendirir.
Gen değişikliği saptanan kişilerde izlem planı daha erken yaşta başlatılır. Bu kişilerde görüntüleme sıklığı ve yöntemi ayrıca düzenlenir. Sonucun cerrahi kararı etkilediği durumlar da bulunur. Kalıtsal eğilimin ayrıntısını ve inceleme sürecini kalıtsal ve ailesel meme kanseri sayfasında açıkladım. Gen değişikliği bulunmaması, riskin tümüyle ortadan kalktığı anlamına gelmez. İzlem bu durumda da sürdürülür. Sonucun yakınlara nasıl aktarılacağı da görüşmede konuşulur. Genç hastalarımda bu görüşmeyi tanı sürecinin erken bir aşamasında planlıyorum.
Yoğun Meme Dokusu Tanıyı Nasıl Etkiler?
Yoğun meme dokusu, genç kadınlarda tanı sürecini doğrudan etkiler. Genç memede bez ve bağ dokusunun payı yüksek, yağ dokusunun payı ise azdır. Bu yapı görüntülemede beyaz bir zemin oluşturur. Tümörler de aynı görüntüde beyaz göründüğünden ayırt edilmesi zorlaşır. Bu nedenle genç kadınlarda ilk görüntüleme yöntemi olarak ultrasonografi seçilir. Ultrasonografi kist ile katı kitleyi birbirinden ayırır. Yöntem ışın içermediğinden gebelik döneminde de güvenle uygulanır. Bulgu şüpheli kaldığında manyetik rezonans görüntülemesi plana eklenir.
Manyetik rezonans, yoğun dokuda gizlenen odakları göstermede üstün bir duyarlılık taşır. Kalıtsal risk taşıyan genç kadınlarda bu yöntem izleme düzenli biçimde katılır. Mamografi genç yaşta öncelikli yöntem olarak kullanılmaz. Kireçlenme odaklarının değerlendirilmesi gerektiğinde mamografi yine de istenir. Yaşa uygun yöntemin seçilmesi gereksiz işlemleri önler. Elle yapılan muayene her yaşta değerini korur. Bulgunun elle saptanabilmesi, görüntülemenin yorumunu da yönlendirir. Görüntüleme ile muayene bulgusunu her zaman birlikte yorumluyorum. Yöntemlerin birbirinin yerine geçmediğini hastalarıma açıkça anlatıyorum. Her birinin güçlü ve zayıf yönleri bulunduğundan, seçim bulguya göre yapılır.
Hangi Bulgular Genç Kadınlarda Uyarıcı Kabul Edilir?
Uyarıcı bulgular genç kadınlarda, ileri yaştaki kadınlarla büyük ölçüde benzerlik gösterir. Memede yeni ortaya çıkan sert ve ağrısız bir kitle ilk sırada yer alır. Kitlenin elle itildiğinde kolay kaymaması dikkat çeker. Meme derisinde çekilme, çukurlaşma ya da portakal kabuğu görünümü önemsenir. Meme başında içe çekilme, kabuklanma ya da kendiliğinden gelen akıntı uyarıcı sayılır. Tek taraflı ve kanlı akıntı gecikmeden incelenir. Koltuk altında ele gelen şişlik hastalığın ilk işareti olabilir. İki meme arasında yeni ortaya çıkan belirgin biçim farkı da değerlendirilir.
Genç kadınlarda bu bulguların büyük bölümü iyi huylu hastalıklara bağlanır. İyi huylu katı tümörler ve kistler benzer biçimde ele gelir. Bu benzerlik nedeniyle ayrım yalnızca muayeneyle yapılamaz. Bulguların tamamını ve hangi durumda gecikmeden başvurulması gerektiğini meme kanserinin belirtileri sayfasında sıraladım. Adet döneminin bitimini izleyen günlerde yapılan ikinci muayene ayrımı kolaylaştırır. Üç haftadan uzun süren ve gerilemeyen bulgular incelenir. Deride kızarıklık ve ısı artışı bulunan genç hastalarda iltihabi tablolar da düşünülür. Bu ayrımın kısa sürede yapılması gerekir. Genç hastalarıma fark ettikleri her yeni değişikliği not etmelerini öneriyorum.
Genç Yaşta Tanı Neden Gecikir?
Genç yaşta tanı, birkaç nedenin bir araya gelmesiyle gecikir. En sık karşılaştığım neden, hastalığın genç yaşta görülmediği inancıdır. Bu inanç nedeniyle ele gelen kitle uzun süre izlenir. İkinci neden, memedeki değişikliğin doğrudan adet dönemiyle ilişkilendirilmesidir. Hormon etkisiyle ortaya çıkan şişlikler gerçekten de kendiliğinden geriler. Gerilemeyen bulgunun aynı çerçevede değerlendirilmesi ise zaman kaybına yol açar. Üçüncü neden, genç kadınların düzenli tarama programında yer almamasıdır. Tarama uygulanmadığında hastalık ancak belirti verdiğinde saptanır.
Yoğun meme yapısı da elle yapılan muayenede tümörü gizleyebilir. Gebelik ve emzirme dönemi bu güçlüğü daha da artırır. Emzirme dönemindeki kitleler çoğu zaman süt birikmesine bağlanır. Bu dönemde gerilemeyen kitlelerin görüntülemeyle incelenmesi gerekir. Dördüncü neden, genç kadınların yoğun günlük düzeni içinde başvuruyu ertelemesidir. İş ve çocuk bakımı yükü altında kendi yakınmasını erteleyen çok sayıda hastayla karşılaşırım. Gecikmenin her aşaması tedavi planını doğrudan etkiler. Bu nedenle yakınması bulunan genç hastaları öncelikli biçimde değerlendiriyorum.
Genç Kadınlarda Tanı Süreci Nasıl İlerler?
Genç kadınlarda tanı süreci, muayeneyle başlayan basamaklı bir düzen içinde ilerler. İlk görüşmede yakınmanın ne zaman başladığı ve nasıl değiştiği sorulur. Adet düzeni, gebelik öyküsü, emzirme süresi ve kullanılan ilaçlar not edilir. Ailedeki kanser öyküsü ayrıntılı biçimde çıkarılır. Her iki meme ve koltuk altı elle muayene edilir. Muayene bulgusuna göre ultrasonografi ilk görüntüleme yöntemi olarak istenir. Gerekli görülen hastalarda mamografi ya da manyetik rezonans görüntülemesi eklenir. Görüntülemede şüpheli bir bulgu saptandığında doku örneği alınır.
Örnekleme çoğunlukla iğne yardımıyla, ayaktan yapılan bir uygulamayla tamamlanır. Patoloji raporu tümörün tipini ve hücre özelliklerini ortaya koyar. Hormon almaçları ve hücre çoğalma göstergesi aynı raporda bildirilir. Gerekli görüldüğünde hastalığın yaygınlığını araştıran görüntülemeler istenir. Tanı tamamlanmadan tedavi hakkında kesin bir yorum yapılmaz. Sonuç beklenirken diğer tetkikler eş zamanlı olarak tamamlanır. Bu düzen zaman kaybını önler. Basamakların gecikmeden tamamlanmasına özen gösteriyorum. Tetkiklerin sıraya değil, eş zamanlı bir düzene göre planlanması süreci kısaltır. Bekleme dönemindeki belirsizliğin hastayı zorladığını biliyorum. Sonuçları hastamla birlikte satır satır okuyorum.
Doğurganlığın Korunması Ne Zaman Konuşulur?
Doğurganlığın korunması, genç hastalarda tedavi başlamadan önce konuşulur. Bu başlığı ilk görüşmelerin birinde açıkça gündeme getiriyorum. Kemoterapi yumurtalık işlevini geçici ya da kalıcı biçimde etkileyebilir. Etkinin derecesi hastanın yaşına ve kullanılacak ilaç grubuna göre değişir. Hormon tedavisi de uzun süre kullanıldığından gebelik planını erteler. Bu nedenle çocuk sahibi olma isteği tedaviden önce sorulur. Üreme sağlığı uzmanına yönlendirme erken yapıldığında seçenekler genişler.
Yumurta ya da embriyo dondurma seçenekleri bu görüşmede aktarılır. Yumurtalık dokusunun dondurulması da gündeme gelebilir. Uygulamanın tedaviyi geciktirmeyecek biçimde planlanması gerekir. Tanı sırasında gebelik isteği bulunmayan hastalara da aynı bilgi verilir. İstek zaman içinde değişebildiğinden seçeneklerin baştan bilinmesi önemlidir. Tedavi tamamlandıktan sonra gebelik isteği yeniden değerlendirilir. Bu kararın izlem ekibiyle birlikte alınması gerekir. Doğurganlık başlığının konuşulmadan geçilmesini doğru bulmuyorum. Genç hastalarımın bu konudaki sorularını ilk görüşmede yanıtlıyorum.
Gebelik ve Emzirme Dönemiyle Kesişen Durumlar
Gebelik ve emzirme dönemi, genç kadınlarda meme kanseri tanısıyla kesişebilir. Bu dönemde meme dokusu hormon etkisiyle büyür ve sertleşir. Elle yapılan muayenede kitleyi ayırt etmek bu nedenle güçleşir. Emzirme sırasında ortaya çıkan sertlikler çoğu zaman süt kanalı tıkanıklığına bağlanır. Verilen tedaviye yanıt vermeyen sertlikler görüntülemeyle incelenir. Gebelik döneminde ultrasonografi güvenle kullanılır. Karın bölgesi korunarak yapılan mamografi de gerektiğinde uygulanabilir. Doku örneklemesi gebelik sırasında güvenle yapılır.
Tanı konulduğunda tedavi planı gebelik haftasına göre düzenlenir. Bazı tedaviler gebelik döneminde uygulanamaz ve doğum sonrasına bırakılır. Gebelikte saptanan hastalığı ve izlenen yolu gebelikte meme kanseri sayfasında ayrıntılı anlattım. Emzirme döneminde tanı konulan hastalarda emzirmenin sürdürülüp sürdürülemeyeceği ayrıca değerlendirilir. Bu kararlar kadın hastalıkları ve doğum uzmanıyla birlikte alınır. Sürecin her adımında hem annenin hem bebeğin güvenliği gözetilir. Kararların yazılı olarak aktarılması aileyi de rahatlatır. Bu dönemdeki başvuruları hiçbir biçimde ertelemiyorum.
Genç Hastalarda Tedavi Planı Hangi Ölçütlere Dayanır?
Genç hastalarda tedavi planı, tümörün özelliklerine ve kişinin beklentilerine dayanır. Yaşın tek başına belirleyici bir ölçüt olmadığını hastalarıma anlatıyorum. Tümörün büyüklüğü, yerleşimi ve memedeki yaygınlığı ilk sırada değerlendirilir. Koltuk altı lenf bezlerinin durumu planın yönünü belirler. Patoloji raporundaki hormon almaçları ilaç seçimini etkiler. Hücre çoğalma göstergesi ve hedeflenebilir özellikler de plana katılır. Kalıtsal gen incelemesinin sonucu cerrahi kararı değiştirebilir.
Kararlar genel cerrahi, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, radyoloji ve patoloji uzmanlarının katıldığı toplantılarda birlikte alınır. Genç hastalarda uzun izlem süresi göz önünde tutulur. Doğurganlık isteği plana doğrudan yansıtılır. Meme görünümüne ilişkin beklentiler de aynı görüşmede konuşulur. Tedavi sıralaması hastadan hastaya değişir. Bazı hastalarda ilaç tedavisi öne alınır ve cerrahi sonraya bırakılır. Hormon almacı taşıyan tümörlerde uygulanan hormon tedavisi ise uzun süreli olarak plana eklenir. Uygulanacak yöntemlerin ayrıntısını ilgili tedavi sayfalarında ayrı ayrı açıkladım. Seçeneklerin tümünü hastamla birlikte gözden geçiriyorum. Kararın hasta tarafından benimsenmesini sürecin en önemli adımı sayıyorum. Anlaşılmayan bir başlık kaldığında karar aşamasına geçmiyorum. Gerektiğinde ikinci bir görüşme planlayarak konuyu yeniden ele alıyorum.
Tanı Sonrasında Günlük Yaşam Nasıl Düzenlenir?
Tanı sonrasında günlük yaşam, tedavi takvimine göre yeniden düzenlenir. Genç hastaların çoğu çalışma düzeni ve çocuk bakımı başlıklarını birlikte taşır. Bu yükün paylaşılması için yakınların sürece katılmasını öneriyorum. İş yerindeki düzenlemelerin önceden konuşulması gerginliği azaltır. Tedavi günlerinin baştan bilinmesi planlamayı kolaylaştırır. Beslenme düzeninin korunması ve düzenli hareketin sürdürülmesi süreci destekler. Sigara kullanan hastaların bu alışkanlığı bırakması iyileşmeyi hızlandırır. Uyku düzeninin korunması yorgunluğu azaltır.
Ruhsal destek gerektiğinde gecikmeden alınır. Genç yaşta konulan tanı, beden algısı ve eş ilişkisi başlıklarını da gündeme getirir. Bu başlıkların konuşulmasından kaçınılmasını doğru bulmuyorum. Çocuklara durumun yaşına uygun bir dille aktarılması aile içindeki gerilimi azaltır. Tetkik sonuçlarının tek bir dosyada toplanması karşılaştırmayı kolaylaştırır. İzlem görüşmelerinin aksatılmaması, olası değişikliklerin erken fark edilmesini sağlar. İnternette okunan bilgilerin görüşmede birlikte gözden geçirilmesini öneriyorum. Sorularınızı yazılı olarak muayeneye getirmenizi yararlı buluyorum.
Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular