İleri Yaşta Meme Kanseri
İleri yaşta meme kanseri nasıl seyreder, tedavi kararı hangi ölçütlere göre verilir? Yetmiş yaş üstü hastalarım için hazırladım.
İleri yaşta meme kanseri, altmış beş yaşın üzerindeki kadınlarda saptanan meme tümörlerini kapsar. Hastalığın görülme sıklığı yaşla birlikte arttığından bu grup gün geçtikçe genişler. Cerrahi onkoloji alanındaki uygulamamda ileri yaştaki hastaların ayrı bir yaklaşım gerektirdiğini gözlüyorum. Tümörün biyolojisi, eşlik eden hastalıklar ve kişinin günlük yaşamdaki bağımsızlığı kararı birlikte belirler. Bu sayfada ileri yaşta görülen hastalığın nasıl seyrettiğini ve planın hangi ölçütlere göre kurulduğunu anlatıyorum.
İleri Yaşta Meme Kanseri Ne Sıklıkta Görülür?
İleri yaşta meme kanseri, tüm meme kanseri tanıları içinde geniş bir yer tutar. Hastalığın görülme sıklığı yaşla birlikte düzenli biçimde artar. Altmışlı ve yetmişli yaşlar, tanı konulan hastaların yoğunlaştığı dönem olarak öne çıkar. Seksen yaşın üzerinde tanı konulan hastalarla da sık karşılaşırım. Ortalama yaşam süresinin uzaması bu grubun büyümesini sağlar. Hücre bölünmesindeki hata birikimi yıllar içinde çoğaldığından risk yükselir. Hormon etkisinin uzun sürmesi de aynı yönde katkı yapar. Daha önce bir memesinde tanı konulmuş kişilerde diğer meme yakından izlenir.
İleri yaştaki kadınların bir bölümü tarama programının dışında kalır. Tarama sürdürülmediğinde hastalık ancak belirti verdiğinde saptanır. Bu nedenle ileri yaşta tanı çoğu zaman ele gelen bir kitleyle konulur. Yalnız yaşayan hastalarda başvuru daha da gecikir. Görme ve el becerisindeki azalma kendi kendine muayeneyi zorlaştırır. Yakınların bu konuda destek vermesi başvuruyu öne çeker. İleri yaştaki hastalarıma yıllık muayeneyi aksatmamalarını öneriyorum. Bu görüşmeler yalnızca meme için değil, genel sağlık için de değerlidir. Düzenli izlem sayesinde küçük değişiklikler erken saptanır. İleri yaştaki kadınların bir bölümü doktora gitmeyi yük olarak görür ve yakınmasını kimseye söylemez. Bu çekingenliğin aşılmasında aile içindeki açık konuşmanın belirleyici olduğunu düşünüyorum.
İleri Yaştaki Hastalarda Tümör Nasıl Davranır?
İleri yaştaki hastalarda tümör, genellikle daha yavaş bir seyir gösterir. Bu yaş grubunda hormon almacı taşıyan tümörlere daha sık rastlarım. Hormona duyarlı tümörler ilaç tedavilerine daha iyi yanıt verir. Hücre çoğalma göstergesi çoğu hastada daha düşük seyreder. Tümörün büyüme hızının yavaşlaması izlem aralığını da etkiler. Bu tablo, hastalığın önemsiz olduğu anlamına gelmez. İleri yaşta da hızlı seyreden ve saldırgan davranan tümörlerle karşılaşırım. Tümörün davranışını yaş değil, patoloji raporundaki özellikler belirler. Alt tiplerin hangi özelliklere göre ayrıldığını moleküler alt tipler sayfasında açıkladım.
İleri yaştaki hastalarda tanı çoğu zaman daha büyük bir kitleyle konulur. Gecikmenin nedeni hastalığın hızı değil, başvurunun ertelenmesidir. Koltuk altı lenf bezlerinin tutulumu bu nedenle daha sık saptanır. Deri bulgularıyla başvuran hastaların sayısı da bu grupta artar. Tümörün yavaş seyretmesi, değerlendirmenin ertelenmesini haklı çıkarmaz. Hastalığın erken dönemde yakalanması seçenekleri genişletir. Erken dönemde saptanan tümörlerde meme koruyucu cerrahi ileri yaşta da uygulanabilir. Yavaş seyreden tümörlerde bile izlem düzeni korunur. Bu dengeyi hastalarıma ayrıntılı biçimde anlatıyorum. Yavaş seyir beklentisinin tedaviyi geciktiren bir gerekçeye dönüşmemesi gerekir. Tümörün davranışını ancak patoloji raporu tamamlandıktan sonra yorumluyorum.
Yaşlılıkta Tarama Ne Zamana Kadar Sürdürülür?
Yaşlılıkta tarama, kişinin genel sağlık durumuna göre belirlenen bir süre boyunca sürdürülür. Yaş için kesin bir üst sınır konulmasını doğru bulmuyorum. Belirleyici ölçüt takvim yaşı değil, kişinin beklenen sağlıklı yaşam süresidir. Genel durumu iyi olan ve günlük işlerini bağımsız sürdüren kadınlarda tarama devam ettirilir. Ağır eşlik eden hastalıkları bulunan kişilerde ise yarar yeniden değerlendirilir. Taramanın sürdürülmesi, saptanan bir bulgunun ele alınabilir olmasıyla anlam kazanır. Bu kararı hastayla ve yakınlarıyla birlikte veriyorum. Tarama görüntülemesinin hangi yaşta hangi sıklıkta yapılacağını yaşa göre tarama takvimi sayfasında ayrıntılı anlattım.
Mamografi ileri yaşta daha kolay yorumlanır. Meme dokusundaki yağ dokusu arttığından görüntü daha berrak elde edilir. Bu nedenle mamografi bu yaş grubunda güçlü bir yöntem olarak kalır. Hareket kısıtlılığı bulunan kişilerde çekim koşulları önceden düzenlenir. Tekerlekli sandalye kullanan hastalar için uygun düzenekler bulunur. Elle yapılan hekim muayenesi taramanın ayrılmaz bir parçası olarak sürdürülür. Yakınmaya dayalı başvurularda ise tarama takvimi beklenmez. Her yeni bulgu, takvimden bağımsız biçimde incelenir. Tarama kararını verirken hastanın görüşünü de mutlaka soruyorum. İsteksiz bir kişiyi görüntülemeye yönlendirmenin yarar sağlamadığını yıllar içinde gördüm.
Yaşlı Hastada Meme Muayenesi Neyi Değiştirir?
Yaşlı hastada meme muayenesi, birkaç noktada farklılık taşır. Deri incelir ve esnekliğini bir miktar yitirir. Meme dokusundaki yağ dokusu artar ve doku daha yumuşak bir kıvam kazanır. Bu yapı sayesinde kitleler elle daha kolay ayırt edilir. Muayene sırasında omuz ve boyun hareketlerindeki kısıtlılık göz önünde tutulur. Oturur konumda yapılan muayene bazı hastalarda daha uygun olur. Koltuk altı değerlendirmesi ayrıntılı biçimde yapılır. İleri yaşta deride görülen iyi huylu değişiklikler tabloyu karıştırabilir.
Yaşa bağlı deri lekeleri ile tümöre bağlı çekilme birbirinden ayrılır. Meme başındaki kabuklanma ve kanama önemsenir. Yatağa bağımlı hastalarda muayene yatar konumda tamamlanır. Bakım veren kişinin gözlemleri de kayda alınır. Hastanın kendini ifade etmesi güçleştiğinde yakınından bilgi istenir. İşitme güçlüğü bulunan kişilerde görüşme süresi uzatılır. Muayene sırasında hastanın rahat ettirilmesi elde edilen bilgiyi artırır. Aceleye getirilen bir muayene bulguyu kolayca gözden kaçırır. Bu nedenle ileri yaştaki hastalara daha uzun görüşme süresi ayırıyorum. Muayene odasının aydınlık ve sıcak tutulması hastanın rahatlamasını sağlar. Soyunma ve giyinme sırasında verilen destek de güven oluşturur.
Görüntüleme Yöntemleri İleri Yaşta Nasıl Seçilir?
Görüntüleme yöntemleri ileri yaşta, hastanın genel durumu gözetilerek seçilir. Mamografi bu yaş grubunda ilk basamak yöntem olarak kullanılır. Meme dokusundaki yağ dokusunun artması görüntünün okunmasını kolaylaştırır. Ele gelen bir kitle bulunduğunda ultrasonografi mamografiye eklenir. Ultrasonografi kist ile katı kitleyi ayırmada belirleyici olur. Manyetik rezonans görüntülemesi ileri yaşta daha seçici biçimde istenir. Uzun süre hareketsiz yatmayı gerektirdiğinden her hastaya uygun düşmez. Böbrek işlevleri bozuk kişilerde kullanılan madde yeniden değerlendirilir.
Kalp pili ya da metal içeren protez taşıyan kişilerde yöntem seçimi sorgulanır. Doku örneklemesi ileri yaşta da güvenle yapılır. Kan sulandırıcı ilaç kullanan hastalarda örnekleme öncesinde düzenleme gerekir. Bu düzenleme ilacı öneren hekimle birlikte planlanır. Örnekleme sonrasında bölgede oluşan morarma birkaç gün içinde geriler. Hastalığın yaygınlığını araştıran tetkikler yalnızca gerektiğinde istenir. Gereksiz tetkikler hastayı yıpratır ve tedaviyi geciktirir. Bu nedenle inceleme planını olabildiğince sade tutuyorum. Her tetkiğin karara katkısını önceden değerlendiriyorum. Karara katkısı bulunmayan bir tetkiki istememeyi ilke olarak benimsiyorum. Bu yaklaşım hem zaman hem de dayanıklılık açısından hastayı korur.
İleri Yaşta Hangi Bulgular Gözden Kaçar?
İleri yaşta bazı bulgular, yaşlanmanın doğal sonucu sanılarak gözden kaçar. Memede ortaya çıkan sertlik çoğu zaman doku değişikliğine bağlanır. Deride görülen çekilme ve çukurlaşma yaşa bağlı sarkma olarak yorumlanır. Meme başındaki içe çekilme uzun süredir var sayılarak önemsenmez. Kabuklanma ve kızarıklık deri hastalığı sanılarak kremle geçiştirilir. Koltuk altındaki şişlik lenf bezinin olağan büyümesine yorulur. Kolda görülen şişme kalp ya da böbrek kaynaklı kabul edilir. Halsizlik ve iştahsızlık yaşlılığın doğal bulgusu sayılır.
Kemik ağrısı romatizmal hastalıklara mal edilir. Bu yorumların her biri tanının gecikmesine yol açar. Yeni ortaya çıkan ve gerilemeyen her bulgu incelenir. Bulgunun ne zaman başladığı mutlaka sorgulanır. Yakınların gözlemi bu noktada belirleyici olur. Bakım veren kişilerin meme derisini banyo sırasında gözlemesini öneriyorum. Fotoğrafla kayıt tutmak değişimin izlenmesini kolaylaştırır. Uyarıcı bulguların tamamını ilgili belirti sayfasında ayrı ayrı sıraladım. İleri yaştaki hastaların yakınmalarını hiçbir zaman yaşa bağlamıyorum. Bir bulgunun uzun süredir var olması da onu önemsiz kılmaz. Uzun süredir bulunan kitlelerin büyüdüğü ve deriyi zorladığı tablolarla karşılaşırım.
Tanı Süreci Yaşlı Hastalarda Nasıl Yürütülür?
Tanı süreci yaşlı hastalarda, gereksiz basamaklardan arındırılarak yürütülür. İlk görüşmede yakınmanın başlangıcı ve seyri ayrıntılı biçimde sorulur. Kullanılan ilaçların tam listesi istenir. Kalp, böbrek, akciğer ve şeker hastalığı gibi başlıklar kayda alınır. Günlük işlerini bağımsız sürdürüp sürdüremediği sorgulanır. Yürüme, giyinme ve beslenme becerileri ayrı ayrı değerlendirilir. Bellek durumu ve karar verme yeterliliği de gözetilir. Her iki meme ve koltuk altı elle muayene edilir.
Muayene bulgusuna göre mamografi ve ultrasonografi istenir. Şüpheli bir bulgu saptandığında doku örneği alınır. Patoloji raporu tümörün tipini ve hücre özelliklerini ortaya koyar. Hormon almaçları ve hedeflenebilir özellikler aynı raporda bildirilir. Tanı basamaklarının uzamaması için tetkikler eş zamanlı planlanır. Hastanın hastaneye geliş sayısını olabildiğince azaltmaya çalışıyorum. Uzak yerleşimden gelen hastalarda tetkikleri aynı güne topluyorum. Sonuçları hasta ve yakınıyla birlikte değerlendiriyorum. Kararın anlaşılmadan alınmasına izin vermiyorum. Bilgilerin sade bir dille ve gerektiğinde yazılı olarak aktarılması anlamayı kolaylaştırır. Görüşme sonunda hastadan anladıklarını kendi cümleleriyle aktarmasını istiyorum.
Eşlik Eden Hastalıklar Planı Nasıl Etkiler?
Eşlik eden hastalıklar, ileri yaşta tedavi planını doğrudan etkiler. Kalp yetmezliği bulunan kişilerde kullanılacak ilaç grubu yeniden gözden geçirilir. Böbrek işlevlerindeki azalma bazı tedavilerin dozunu sınırlar. Şeker hastalığı yara iyileşmesini yavaşlatır. Akciğer hastalıkları anestezi değerlendirmesini güçleştirir. Kan sulandırıcı kullanımı girişim öncesinde ayrıca düzenlenir. Kemik erimesi bulunan kişilerde hormon tedavisi seçimi değişir. Bellek sorunları bulunan hastalarda ilaç kullanımının izlenmesi gerekir.
Yalnız yaşayan kişilerde tedavi sonrası bakım düzeni önceden kurulur. Görme ve işitme güçlüğü bilgilendirme biçimini değiştirir. Kullanılan ilaçların birbiriyle etkileşimi ayrıntılı biçimde incelenir. Çok sayıda ilaç kullanan hastalarda liste sadeleştirilir. Bu değerlendirmeyi ilgili uzmanlarla birlikte yürütüyorum. Eşlik eden hastalıkların tedaviyi tümüyle engellediği durumlar seyrek görülür. Çoğu hastada plan, kişinin durumuna göre uyarlanır. Yaşın tek başına tedaviyi kısıtlamasını doğru bulmuyorum. Kararı hastanın bütününe bakarak veriyorum. Eşlik eden hastalıkların denetim altına alınması tedavinin güvenliğini artırır. Bu nedenle plan öncesinde ilgili uzmanların görüşünü eksiksiz topluyorum.
Genel Durum ve Kırılganlık Nasıl Değerlendirilir?
Genel durum ve kırılganlık, ileri yaştaki hastalarda ayrı bir başlık olarak değerlendirilir. Kırılganlık, bedenin zorlanmalara karşı direncinin azalması anlamına gelir. Takvim yaşı ile bedenin dayanıklılığı her zaman örtüşmez. Aynı yaştaki iki hastanın dayanıklılığı birbirinden çok farklı olabilir. Bu nedenle kararı yaşa değil, kırılganlık düzeyine göre veriyorum. Değerlendirmede yürüme hızı ve denge ölçülür. Son dönemde istemsiz kilo kaybı bulunup bulunmadığı sorulur. El sıkma gücü ve yorgunluk düzeyi kaydedilir.
Düşme öyküsü ayrıntılı biçimde sorgulanır. Beslenme durumu ve kas kütlesi gözden geçirilir. Bellek ve ruhsal durum da aynı çerçevede incelenir. Sosyal desteğin varlığı planın uygulanabilirliğini belirler. Bu değerlendirmeyi yaşlılık hastalıkları uzmanıyla birlikte yürütmeyi tercih ediyorum. Kırılgan kabul edilen hastalarda tedavi daha sınırlı bir çerçevede planlanır. Dayanıklı kabul edilen hastalarda ise genç hastalarla benzer bir plan uygulanır. Değerlendirmenin tedavi sırasında yinelenmesi gerekir. Durum değiştiğinde plan da yeniden düzenlenir. Kırılganlığın tedaviyle birlikte artabildiğini göz önünde tutuyorum. Beslenme ve hareket desteğinin bu süreçte sürdürülmesi gerekir.
İleri Yaşta Tedavi Kararı Hangi Ölçütlere Dayanır?
İleri yaşta tedavi kararı, tümörün özellikleri ile hastanın dayanıklılığına birlikte dayanır. Tümörün büyüklüğü, yerleşimi ve memedeki yaygınlığı ilk sırada değerlendirilir. Koltuk altı lenf bezlerinin durumu planın yönünü belirler. Patoloji raporundaki hormon almaçları ilaç seçimini etkiler. Kırılganlık düzeyi ve eşlik eden hastalıklar aynı ağırlıkta gözetilir. Hastanın kendi beklentileri ve günlük yaşam düzeni karara katılır. Kararlar genel cerrahi, tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi, radyoloji ve patoloji uzmanlarının katıldığı toplantılarda birlikte alınır.
Cerrahi, ileri yaşta da uygun hastalarda güvenle uygulanır. Yaşın tek başına cerrahiye engel sayılmasını doğru bulmuyorum. Bazı hastalarda ilaç tedavisi öne alınır ve cerrahi sonraya bırakılır. Memeyi koruyan girişimden sonra gündeme gelen ışın tedavisi ayrı bir başlık oluşturur. Bu tedavinin süresi ve düzeni hastanın ulaşım koşullarına göre uyarlanır. Kemoterapi kararı dayanıklılık değerlendirmesinden sonra verilir. Uygulanacak yöntemlerin ayrıntısını ilgili tedavi sayfalarında ayrı ayrı açıkladım. Tedavinin getireceği yük ile sağlayacağı yarar birlikte tartılır. Bu dengeyi hastamla ve yakınıyla açıkça konuşuyorum. Anlaşılmayan bir başlık kaldığında görüşmeyi yineliyorum. Hastanın kendi önceliklerini açıkça söylemesi kararı kolaylaştırır. Bağımsızlığını korumayı en öne koyan hastaların planını buna göre düzenliyorum.
Hormon Almacı Taşıyan Tümörlerde Yol Nasıl Çizilir?
Hormon almacı taşıyan tümörler ileri yaşta daha sık görülür ve izlenecek yol buna göre çizilir. Bu tümörlerde hücreler büyümek için hormon etkisine gereksinim duyar. Almacı engelleyen ya da hormon üretimini azaltan ilaçlar bu nedenle etkili olur. Tedavi ağızdan alınan haplarla sürdürülür. Uygulamanın uzun süre kesintisiz sürdürülmesi gerekir. İlacın nasıl kullanıldığını ve olası etkilerini hormon tedavisi sayfasında ayrıntılı anlattım. Kemik erimesi bulunan kişilerde ilaç seçimi ayrıca değerlendirilir. Eklem ağrısı ve sıcak basması gibi etkiler görüşmelerde sorgulanır.
Etkiler günlük yaşamı zorladığında ilaç değişikliği gündeme gelir. Cerrahiye uygun görülmeyen kırılgan hastalarda bu tedavi tek başına da uygulanabilir. Bu yaklaşım tümörü uzun süre denetim altında tutar. Tedaviye verilen yanıt muayene ve görüntülemeyle izlenir. Yanıt zayıfladığında plan yeniden gözden geçirilir. Hormona duyarlı olmayan tümörlerde ise farklı bir yol izlenir. Bu ayrımın patoloji raporunda açık biçimde belirtilmesi gerekir. İlaç kullanımının aksatılmamasını hastalarıma özellikle vurguluyorum. Hap sayısının çokluğu nedeniyle unutulan dozları birlikte düzenliyoruz. İlacın aynı saatte alınması alışkanlık oluşmasını kolaylaştırır. Yakının hatırlatma yapması da kullanımın sürekliliğini destekler.
İzlem ve Günlük Yaşam Nasıl Düzenlenir?
İzlem ve günlük yaşam, ileri yaşta tedavi takvimiyle uyumlu biçimde düzenlenir. İzlem görüşmeleri ilk yıllarda daha sık planlanır. Görüşmelerde muayene, görüntüleme ve gerektiğinde kan tetkikleri yer alır. Hastanın ulaşım güçlüğü göz önünde tutularak randevu düzeni kurulur. Yakınının görüşmeye katılması bilgilerin doğru aktarılmasını sağlar. Kullanılan ilaçların listesi her görüşmeye getirilir. Beslenme düzeninin korunması kas gücünün azalmasını yavaşlatır. Protein ağırlıklı ve dengeli bir beslenme önerilir.
Yürüyüş başta olmak üzere düzenli hareket sürdürülür. Denge çalışmaları düşme olasılığını azaltır. Uyku düzeninin korunması yorgunluğu hafifletir. Yalnız yaşayan hastalarda bakım desteği önceden planlanır. Kol hareketini kısıtlayan bir girişim geçiren hastalarda günlük hareketler kademeli biçimde artırılır. Ruhsal destek gerektiğinde gecikmeden alınır. Tetkik sonuçlarının tek bir dosyada toplanması karşılaştırmayı kolaylaştırır. İzlem görüşmelerinin aksatılmaması, olası değişikliklerin erken fark edilmesini sağlar. Sorularınızı yazılı olarak muayeneye getirmenizi öneriyorum. Evdeki basamak, halı ve aydınlatma düzeninin gözden geçirilmesi düşmeleri azaltır. Bu küçük düzenlemelerin izlem başarısına büyük katkı sağladığını gözlüyorum.
Tıbbi inceleme: Prof. Dr. Hakan Mersin · Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular
Meme kanseri kaç yaşından sonra ileri yaş grubunda kabul edilir?
Yetmiş yaşından sonra mamografi çektirmeli miyim?
İleri yaşta ameliyat yapılması sakıncalı mıdır?
Yaşlı hastalarda kemoterapi uygulanabilir mi?
Yalnızca ilaç tedavisiyle izlenmek mümkün müdür?
Yaşlılıkta hastalık daha yavaş mı ilerler?
Şeker hastalığım varsa tedavi planı değişir mi?
Kalp hastası bir kişide meme ameliyatı yapılabilir mi?
Bakıma muhtaç bir hastada karar nasıl verilir?
İleri yaşta ışın tedavisi zor gelir mi?
Kolda şişme yaşlı hastalarda daha sık görülür mü?
İzlem görüşmeleri yaşlı hastalarda ne sıklıkla yapılır?
Unutkanlığı olan hastada ilaç kullanımı nasıl izlenir?
İleri yaşta dıştan takılan meme protezi kullanılabilir mi?
Yaşlı hastanın beslenmesinde nelere dikkat edilmelidir?
Yakınlarım bu sürece nasıl destek olabilir?
Kaynakça
Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.