Kızılırmak Mah. 1450. Sok. No:13, Çukurambar / Ankara 0312 911 77 77
Hastalık

Gebelikte Meme Kanseri

Gebelikte meme kanseri nasıl tanınır, tedavi gebelik haftasına göre nasıl kurulur? Doğum ve emzirme planını da yazdım.

Gebelikte meme kanseri, gebelik süresince ya da doğumu izleyen ilk yıl içinde saptanan meme hastalığını tanımlar. Bu tablo seyrek görülür, ancak genç kadınlarda karşılaşılan durumlar arasında ayrı bir yer tutar. Hastalarım bu tanıyı duyduklarında önce bebeğin durumunu merak eder. Bu sayfada tanının nasıl konulduğunu, tedavinin hangi ölçütlere göre planlandığını ve doğum sürecinin nasıl yönetildiğini anlatıyorum. Gebeliğin çoğu durumda sürdürülebildiğini de baştan belirtiyorum.

Gebelikte Meme Kanseri Nedir?

Gebelikte meme kanseri, hormon etkisiyle değişmiş bir meme dokusunda ortaya çıkan hastalıktır. Gebelik döneminde süt bezleri büyür ve kanallar genişler. Meme dokusu bu dönemde sertleşir ve hacim kazanır. Hastalık bu değişikliklerin arasında gelişir ve bu nedenle geç fark edilebilir. Tanı çoğu zaman elle saptanan bir kitleyle konulur. Tümörlerin bir bölümü hormon almacı taşımayan gruba girer. Bu grupta hücrelerin daha hızlı çoğaldığı bilinir. Tanı anındaki yaygınlık da bu nedenle daha ileri bulunabilir.

Bu tablo genç yaş grubundaki hastalıkla birçok ortak özellik taşır. Genç kadınlarda meme kanseri başlığında bu ortak noktaları ayrıntılı ele alıyorum. Gebeliğin kendisi hastalığa yol açmaz. Gebelik yalnızca tanıyı zorlaştıran bir zemin oluşturur. Doğum sonrası ilk yılda saptanan hastalıklar da aynı grupta değerlendirilir. Emzirme döneminde meme dokusu yine yoğun kalır. Bu nedenle kitlenin ayrımı bu dönemde de zorlaşır. Her iki dönemde de yeni bir bulguyu asla ertelemiyorum. Gebelik döneminde ortaya çıkan hastalıkların bir bölümünde kalıtsal yatkınlık saptanır. Bu nedenle genç yaşta tanı alan hastalarda genetik inceleme gündeme gelir. Aile ağacını ilk görüşmede çıkarıyorum. Ailede erken yaşta tanı almış kişiler varsa süreci hızlandırıyorum. Bu bilgi hem tedaviyi hem aile bireylerinin izlemini yönlendirir.

Tanının Gecikmesine Yol Açan Etkenler

Tanının gecikmesine yol açan etkenlerin başında meme dokusundaki doğal değişiklikler gelir. Gebelikte memeler büyür ve dokunun kıvamı belirgin biçimde sertleşir. Bu yoğunluk küçük bir kitlenin elle ayırt edilmesini güçleştirir. Meme başındaki akıntı bu dönemde olağan karşılanır. Şişlik ve gerginlik de gebeliğin beklenen bulgularındandır. Bu nedenle uyarıcı bulgular hormon değişikliklerine bağlanabilir. Aynı yanılgı emzirme döneminde de yaşanır. Süt kanallarının tıkanması ve meme iltihabı benzer bir görüntü verebilir.

Gecikmenin ikinci nedeni görüntüleme konusundaki tereddüttür. Anne adayları bebeğe zarar verme kaygısıyla incelemelerden kaçınabilir. Sağlık çalışanları da zaman zaman aynı temkinli tutumu paylaşır. Oysa uygun yöntemlerle inceleme yapmak bu dönemde de mümkündür. Üçüncü neden başvuru gecikmesidir. Gebelik sürecinin yoğunluğu içinde kişi kendi bulgusunu erteleyebilir. Bu üç etken bir araya geldiğinde tanı aylarca gecikebilir. Bu nedenle gebelik izleminde meme muayenesinin yapılmasını özellikle istiyorum. Gebelik planlayan kişilerde muayeneyi gebelikten önce yapmayı öneriyorum. Bu muayene sonraki dönem için bir karşılaştırma zemini oluşturur. Kişinin kendi kendine yaptığı değerlendirme de bu dönemde değerini korur. Kendi memesindeki değişikliği çoğu zaman annenin kendisi fark eder. Bu duyarlılık gebelik döneminde ayrıca değer kazanır. Fark edilen bulguyu gecikmeden paylaşmasını istiyorum.

Memede Fark Edilen Değişiklikler Nasıl Değerlendirilir?

Memede fark edilen değişiklikler, gebelikte de aynı ciddiyetle değerlendirilmelidir. İlk adım ayrıntılı bir muayenedir. Muayenede kitlenin sertliği, sınırları ve hareketliliği incelenir. Koltuk altı bölgesi de aynı görüşmede değerlendirilir. Deride çekilme ya da kalınlaşma bulunup bulunmadığına bakılır. Meme başındaki değişiklikler ayrıca not edilir. İki haftadan uzun süren ve gerilemeyen bulgular ileri inceleme gerektirir. Antibiyotik tedavisiyle gerilemeyen iltihap görünümü de aynı yaklaşımı gerektirir.

Gebelik döneminde ele gelen kitlelerin büyük bölümü iyi huyludur. Süt bezlerinin genişlemesine bağlı kistler bu grubun başında gelir. Süt birikimine bağlı kitleler de sık görülür. İyi huylu katı tümörler gebelikte hormon etkisiyle büyüyebilir. Bu büyüme kaygı yaratsa da çoğu zaman zararsızdır. Buna karşılık ayrımın muayeneyle yapılması mümkün olmaz. Bu nedenle her yeni kitleyi görüntülemeyle değerlendiriyorum. Bekle ve gör yaklaşımını bu dönemde uygun bulmuyorum. Muayene bulgularını ayrıntılı biçimde dosyaya kaydediyorum. Kitlenin ölçüsünü ve yerleşimini çizerek not ediyorum. Bu kayıt sonraki kontrollerde karşılaştırma olanağı verir. Bulgu gerilediğinde de kayıt yol gösterici olur. Kaydın düzenli tutulması gereksiz girişimi de önler.

Hangi Görüntüleme Yöntemleri Güvenle Kullanılır?

Görüntüleme yöntemleri, gebelikte belirli bir sıra gözetilerek kullanılır. İlk seçenek ses dalgalarıyla çalışan incelemedir. Meme ultrasonografisi bu dönemde hem güvenli hem de ayrıntılı bilgi verir. Bu yöntem kitlenin katı ya da sıvı yapıda olduğunu gösterir. Koltuk altı bezlerinin değerlendirilmesini de sağlar. İkinci sırada mamografi yer alır. Bu inceleme karın bölgesi kurşun önlükle korunarak yapılabilir. Bebeğe ulaşan ışın miktarı bu koşullarda son derece düşük kalır.

Mamografide gebelik dönemindeki yoğun doku değerlendirmeyi zorlaştırabilir. Buna karşılık kireçlenmelerin görülmesi açısından değerli bilgi verir. Manyetik rezonans incelemesi gebelikte genellikle ertelenir. Bu incelemede kullanılan kontrast maddenin bebeğe geçtiği bilinir. Zorunlu durumlarda kontrast verilmeden inceleme yapılabilir. Görüntüleme kararlarını radyoloji bölümüyle birlikte alıyorum. Anne adayına hangi incelemenin neden istendiğini ayrıntılı anlatıyorum. Bu açıklama kaygıyı belirgin biçimde azaltır. Görüntüleme öncesinde anne adayına yazılı bilgi veriyorum. Bu belgede hangi korumaların uygulanacağı da yer alır. Radyoloji birimine gebelik bilgisinin iletilmesi ayrıca önemlidir. Bu bilgi çekim ayarlarının uyarlanmasını sağlar. Böylece bebeğe ulaşan ışın en düşük düzeyde tutulur.

Biyopsi Gebelikte Yapılabilir mi?

Biyopsi gebelikte güvenle yapılabilen bir işlemdir. Şüpheli bulgunun aydınlatılması için doku örneği alınması gerekir. Kalın iğne biyopsisi bu dönemde ilk seçenek olarak kullanılır. İşlem bölgesel uyuşturma ile gerçekleştirilir. Kullanılan uyuşturucu ilaçlar bu dönemde uygun kabul edilir. Ultrasonografi eşliğinde iğne doğru noktaya yönlendirilir. Alınan örnek patoloji laboratuvarına gönderilir. Patoloğa gebelik bilgisinin iletilmesi çok önemlidir.

Gebelikte meme dokusu hücre düzeyinde belirgin biçimde değişir. Bu değişiklikler bilinmediğinde sonuç yanlış yorumlanabilir. Bu nedenle istek belgesine gebelik haftasını mutlaka yazıyorum. İşlem sonrasında kanama ve süt sızıntısı görülebilir. Bu durumlar basınç uygulanarak denetim altına alınır. İnce iğne ile alınan örnek bu dönemde çoğu zaman yeterli olmaz. Açık cerrahi biyopsi ise seçilmiş durumlarda gündeme gelir. Karar verirken en az girişim gerektiren yolu tercih ediyorum. Sonuç beklenirken anne adayının kaygısı belirgin biçimde artar. Bu dönemde sık aralıklarla iletişim kuruyorum. Sonucu her zaman yüz yüze bir görüşmede aktarıyorum. Görüşmeye eşinin de katılmasını öneriyorum. Bilgiyi paylaşmak sonraki adımları birlikte planlamayı kolaylaştırır.

Hastalığın Yaygınlığı Nasıl Araştırılır?

Hastalığın yaygınlığı, bebeği koruyan ölçütler gözetilerek araştırılır. İncelemelerin sayısı ve türü bu dönemde sınırlı tutulur. Karaciğer değerlendirmesi için ses dalgalarıyla çalışan inceleme yeterli olur. Akciğer için gerektiğinde karın korunarak düz film çekilir. Kemik değerlendirmesinde kontrast verilmeden manyetik rezonans incelemesi yeğlenir. Işın içeren geniş taramalar bu dönemde ertelenir. İncelemelerin kapsamını hastalığın bulgularına göre belirliyorum. Yakınması bulunmayan kişilerde geniş tarama yapılmayabilir. Yaygınlık belirlendikten sonra mastektomi ameliyatı dahil bütün cerrahi seçenekleri anne adayıyla birlikte gözden geçiririz.

Koltuk altı bezlerinin değerlendirilmesi muayene ve ultrasonografiyle yapılır. Şüpheli bezden iğneyle örnek alınabilir. Kan tetkikleri gebelikte doğal olarak değişir. Bu nedenle bazı değerlerin yorumu farklı yapılır. Karaciğer ve böbrek işlevleriyle ilgili sonuçlar bu çerçevede okunur. İncelemelerin tamamını kadın hastalıkları bölümüyle eşgüdüm içinde planlıyorum. Bebeğin gelişimini de aynı dönemde değerlendiriyoruz. Bu ortak izlem sürecin her adımını güvenli kılar. İncelemelerin sırasını belirlerken gereksiz tekrarı önlüyorum. Aynı bilgiyi veren iki ayrı inceleme istenmez. Bu yaklaşım hem zamandan hem de bebeğin korunmasından kazandırır. İncelemelerin gerekçesini anne adayına tek tek açıklıyorum. Anlaşılan bir plan uyumu da güçlendirir. İnceleme sonuçlarını dosyada tek bir bölümde topluyorum. Böylece başka bir merkezde görüş alındığında bilgiler eksiksiz aktarılır. Bu düzen gereksiz tekrarın önüne de geçer.

Tedavi Planı Gebelik Haftasına Göre Nasıl Kurulur?

Tedavi planı, gebeliğin hangi döneminde bulunulduğuna göre kurulur. Gebelik haftası bu nedenle planın en belirleyici başlığıdır. İlk üç aylık dönemde bebeğin organları gelişmesini sürdürür. Bu dönemde ilaç tedavisi uygulanmaz. Cerrahi ise bu dönemde de yapılabilir. İkinci ve üçüncü üç aylık dönemde ilaç tedavisi gündeme gelebilir. Doğuma yaklaşan haftalarda tedaviye ara verilir. Bu ara, annenin ve bebeğin kan değerlerinin toparlanmasını sağlar.

Planı kurarken tümörün biyolojik özelliklerini de gözetiyorum. Hızlı seyirli tümörlerde tedaviyi geciktirmemek gerekir. Sakin seyirli tümörlerde ise sıralama daha esnek kurulabilir. Tedavi seçenekleri başlığında bütün basamakları ayrıntılı anlatıyorum. Planı çok bölümlü bir toplantıda oluşturuyoruz. Toplantıya kadın hastalıkları ve yenidoğan bölümleri de katılır. Anne adayının kendi tercihi de karara katılır. Her adımı önceden anlatmak süreci öngörülebilir kılar. Planın yazılı bir özetini anne adayına veriyorum. Bu özette hangi haftada hangi adımın uygulanacağı yer alır. Takvimi bebeğin gelişim dönemleriyle birlikte gösteriyorum. Beklenmedik bir durumda planın güncellenebileceğini de belirtiyorum. Esneklik bu süreçte en değerli özelliklerden biridir.

Cerrahi Kararı Nasıl Verilir?

Cerrahi kararı, gebeliğin dönemine ve hastalığın yaygınlığına bakılarak verilir. Meme cerrahisi gebeliğin her döneminde uygulanabilir. Bebek açısından beklenen sorunlar sınırlı düzeyde kalır. İlk üç ayda girişim gerektiğinde ayrıca dikkatli davranılır. Memeyi koruyan girişim de bu dönemde seçilebilir. Bu seçeneğin sınırlarını meme koruyucu cerrahi sayfasında ayrıntılı anlattım. Bu seçimde ışın tedavisinin doğum sonrasına bırakılacağı göz önünde tutulur. Bekleme süresinin uzayacağı durumlarda daha geniş girişim yeğlenebilir. Kararı hastamla birlikte ayrıntılı konuşuyorum.

Koltuk altındaki bezlerin değerlendirilmesi ayrı bir başlıktır. Bu değerlendirmede kullanılan boyalı yöntemler gebelikte uygun bulunmaz. Radyoaktif madde ile yapılan yöntem ise seçilmiş durumlarda uygulanabilir. Bezlerde belirgin tutulum bulunduğunda doğrudan temizlik yapılır. Girişim sırasında bebeğin durumu da izlenir. Anestezi bölümü bu izlemi kadın hastalıkları bölümüyle birlikte yürütür. Yatış süresince erken hareket etmeye özen gösterilir. Bu yaklaşım pıhtı oluşumunu azaltır. Ameliyat sonrası ağrı denetimi de gebelikte ayrı bir dikkat gerektirir. Kullanılan ağrı kesiciler bu döneme uygun olarak seçilir. Yara bakımı için verilen öneriler ayrıca anlatılır. Kol egzersizlerine erken dönemde başlanır. Bu egzersizler omuz hareketlerinin kısıtlanmasını önler.

İlaç Tedavileri Gebelikte Uygulanabilir mi?

İlaç tedavileri, gebelik döneminde belirli kurallar çerçevesinde uygulanabilir. Kemoterapi ilk üç aylık dönemde uygulanmaz. Bu dönemde bebeğin organları oluşmayı sürdürür. İkinci üç aylık dönemden sonra belirli ilaç grupları güvenle verilebilir. Bu ilaçların bebeğe geçişi sınırlı düzeyde kalır. Tedavi doğumdan birkaç hafta önce durdurulur. Bu ara, kan değerlerinin toparlanması için gereklidir. Tedavi sırasında bebeğin gelişimi düzenli olarak izlenir.

Hormon etkisini baskılayan ilaçlar gebelikte kullanılmaz. Bu tedavi doğumdan sonraya bırakılır. Büyüme almacını hedefleyen ilaçlar da bu dönemde uygulanmaz. Bu ilaçların bebeğin sıvı dengesini bozduğu bilinir. Işın tedavisi de gebelik süresince ertelenir. Bulantıyı önleyen ve kan değerlerini destekleyen ilaçlar ise kullanılabilir. İlaç seçimini iç hastalıkları bölümüyle birlikte yapıyoruz. Her ilacın gerekçesini anne adayına ayrıntılı açıklıyorum. Tedavi süresince kan değerleri düzenli olarak izlenir. Bağışıklık sistemini destekleyen yaklaşımlar gerektiğinde plana eklenir. Saç dökülmesi gibi beklenen yan etkiler de önceden anlatılır. Bu bilgiler hazırlıklı olmayı kolaylaştırır. Yan etkilerin büyük bölümü tedavi bittikten sonra geriler.

Gebeliğin Sonlandırılması Gerekir mi?

Gebeliğin sonlandırılması, günümüzde kural olarak önerilen bir yol değildir. Geçmişte bu yaklaşım hastalığın seyrini iyileştirir sanılırdı. Yapılan çalışmalar böyle bir katkı bulunmadığını ortaya koymuştur. Tedavi, gebelik sürdürülerek de uygulanabilir. Bu nedenle kararı hastalığın kendisi belirlemez. Gebeliğin çok erken haftalarında ve çok ileri hastalıkta durum ayrı değerlendirilir. Bu tabloda tedavinin gecikmesi sorun yaratabilir. Karar yalnızca anne adayının kendisine aittir.

Görüşmede bütün seçenekleri açık biçimde anlatıyorum. Hiçbir yolu diğerinin yerine önermiyorum. Kararın tıbbi zeminini kadın hastalıkları bölümüyle birlikte açıklıyoruz. Anne adayına düşünmesi için zaman tanıyoruz. Eşin ve ailenin görüşü de bu süreçte dinlenir. Ruh sağlığı desteği bu aşamada özellikle yararlı olur. Verilen karara her koşulda saygı duyuyorum. Süreci hangi karar verilirse verilsin aynı özenle sürdürüyorum. Görüşmede verilen bilgilerin yazılı bir özetini de paylaşıyorum. Anne adayı bu belgeyi evinde yeniden okuyabilir. Sorular çoğu zaman ikinci görüşmede daha net biçimde dile gelir. Bu nedenle karar aşamasını tek bir randevuya sığdırmıyorum. Zaman tanımak sonraki yılları da kolaylaştırır.

Doğum ve Emzirme Dönemi Nasıl Planlanır?

Doğum ve emzirme dönemi, tedavi takvimiyle uyumlu biçimde planlanır. Doğum zamanı çoğunlukla olağan haftalarda beklenir. Erken doğum yalnızca zorunlu durumlarda gündeme gelir. Bebeğin akciğer gelişimi bu kararda belirleyici olur. İlaç tedavisi alan hastalarda doğum, son kürden birkaç hafta sonraya planlanır. Bu bekleme annenin kan değerlerinin düzelmesini sağlar. Doğum biçimi hastalığa göre değil, kadın hastalıkları ölçütlerine göre belirlenir. Bu kararı ilgili bölüm verir.

Emzirme konusu doğum sonrasında ayrıca ele alınır. İlaç tedavisi sürerken emzirme önerilmez. Bu ilaçların süte geçtiği bilinir. Tedavi tamamlandıktan sonra emzirme yeniden değerlendirilir. Ameliyat geçirilen memede süt üretimi azalabilir. Diğer memeden emzirmek ise çoğu kişide mümkün olur. Emzirmenin kesilmesi gerektiğinde bu süreç ilaçla desteklenir. Kararı yenidoğan bölümüyle birlikte veriyoruz. Doğum sonrası dönemde annenin toparlanması da izlenir. Bebeğin bakımı ve tedavi takvimi birlikte düzenlenir. Aile içinde görev paylaşımı bu dönemde çok yardımcı olur. Destek ağının önceden kurulmasını öneriyorum. Bu hazırlık ilk ayları belirgin biçimde kolaylaştırır. Emzirmeyi sürdüremeyen annelerde bebeğin beslenme düzeni ayrıca planlanır. Bu durumun anne ile bebek arasındaki bağı zayıflatmadığını özellikle anlatıyorum.

Anne Adayının Ruhsal Desteği Nasıl Sağlanır?

Anne adayının ruhsal desteği, tedavinin ayrılmaz bir parçası olarak planlanır. Bu dönemde iki güçlü duygu aynı anda yaşanır. Bir yanda bebeği bekleme sevinci bulunur. Diğer yanda hastalığın getirdiği kaygı yer alır. Bu çelişki çoğu kişide yoğun bir gerginlik yaratır. Suçluluk duygusu da sık dile getirilir. Anne adayı bebeğine zarar verdiğini düşünebilir. Bu düşüncenin dayanaksız olduğunu açıkça anlatıyorum.

Görüşmelerde eşin ve yakınların da bulunmasını destekliyorum. Bilgiyi paylaşmak belirsizlik duygusunu azaltır. Ruh sağlığı bölümünden destek almayı erken dönemde öneriyorum. Benzer süreçten geçmiş kişilerle görüşmek de yararlı olur. Uyku düzeni ve beslenme alışkanlıkları ayrıca gözden geçirilir. Hafif yürüyüşler bu dönemde hem bedeni hem ruhu destekler. İş ve sosyal düzenle ilgili planları birlikte konuşuyoruz. Süreci anne adayının hızına göre ilerletmeye özen gösteriyorum. Kaygının yoğunlaştığı günlerde randevuları sıklaştırıyorum. Kısa ve sık görüşmeler belirsizliği azaltır. Sorularını yazarak getirmesini de öneriyorum. Böylece görüşmede hiçbir başlık atlanmaz. Bu düzen güven duygusunu her aşamada korur. Tedavi tamamlandıktan sonra izlem programını ayrıntılı biçimde anlatıyorum. Bebeğiyle geçireceği dönemi de bu planın parçası olarak görüyorum. Yaşamın olağan akışına dönmek iyileşmenin bir bölümüdür.

Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Gebelikte memede kitle bulunması ne anlama gelir?
Gebelikte ele gelen kitlelerin büyük bölümü iyi huylu değişikliklerden kaynaklanır. Süt bezlerinin genişlemesine bağlı kistler ve süt birikimine bağlı kitleler sık görülür. Buna karşılık ayrımı muayeneyle yapmak mümkün olmaz. İki haftadan uzun süren ve gerilemeyen her bulgu görüntülemeyle değerlendirilir. Bu dönemde bekle ve gör yaklaşımını uygun bulmuyorum.
Mamografi çekilmesi bebeğe zarar verir mi?
Mamografi karın bölgesi kurşun önlükle korunarak çekilir. Bu koşullarda bebeğe ulaşan ışın miktarı son derece düşük kalır. Yine de ilk seçenek olarak ses dalgalarıyla çalışan inceleme kullanılır. Mamografi, gerekli görüldüğünde plana eklenir. Kararı radyoloji bölümüyle birlikte veriyorum.
Biyopsi gebeliği olumsuz etkiler mi?
Doku örneği alınması gebelik döneminde güvenle yapılabilir. İşlem bölgesel uyuşturma ile gerçekleştirilir ve kısa sürer. Kullanılan uyuşturucu ilaçlar bu dönemde uygun kabul edilir. İşlem sonrasında kanama ya da süt sızıntısı görülebilir ve basınçla denetlenir. Gebelik bilgisinin patoloji laboratuvarına iletilmesi ayrıca önemlidir.
Gebelik hastalığın seyrini hızlandırır mı?
Gebeliğin hastalığı doğrudan hızlandırdığını gösteren bir kanıt bulunmaz. Bu dönemde saptanan hastalıkların daha ileri bulunmasının nedeni tanı gecikmesidir. Meme dokusundaki doğal değişiklikler kitlenin fark edilmesini zorlaştırır. Bu nedenle gebelik izleminde meme muayenesini özellikle istiyorum. Erken fark edilen bulgu süreci belirgin biçimde kolaylaştırır.
Emzirme döneminde saptanan kitle nasıl değerlendirilir?
Emzirme döneminde meme dokusu yoğun ve gergin kalır. Süt kanallarının tıkanması ve meme iltihabı benzer bir görüntü verebilir. Antibiyotik tedavisiyle gerilemeyen tablo ileri inceleme gerektirir. Ses dalgalarıyla yapılan inceleme bu dönemde de ilk seçenektir. Gerekli görüldüğünde doku örneği alınması emzirmeyi engellemez.
Kemoterapi bebeğe zarar verir mi?
İlk üç aylık dönemde bu tedavi uygulanmaz. Bu dönemde bebeğin organları oluşmayı sürdürür. İkinci üç aylık dönemden sonra belirli ilaç grupları güvenle verilebilir. Bu ilaçların bebeğe geçişi sınırlı düzeyde kalır. Tedavi sırasında bebeğin gelişimi düzenli olarak izlenir.
Doğum tarihi öne alınır mı?
Doğum çoğunlukla olağan haftalarda beklenir. Erken doğum yalnızca zorunlu durumlarda gündeme gelir. Bebeğin akciğer gelişimi bu kararda belirleyici olur. İlaç tedavisi alan hastalarda doğum, son kürden birkaç hafta sonraya planlanır. Bu bekleme annenin kan değerlerinin düzelmesini sağlar.
Tedavi sürerken emzirmek mümkün müdür?
İlaç tedavisi sürerken emzirme önerilmez. Kullanılan ilaçların süte geçtiği bilinir. Tedavi tamamlandıktan sonra emzirme yeniden değerlendirilir. Ameliyat geçirilen memede süt üretimi azalabilir. Diğer memeden emzirmek ise çoğu kişide mümkün olur.
Tedaviden sonra yeniden gebe kalmak mümkün olur mu?
Tedavi tamamlandıktan sonra yeniden gebe kalmak mümkündür. Bu konuda belirli bir bekleme süresi önerilir. Süre, hastalığın özelliklerine ve kullanılan tedaviye göre belirlenir. Hormon tedavisi kullanan kişilerde plan ayrıca düzenlenir. Doğurganlığı koruyan seçenekleri tedaviye başlamadan önce konuşuyoruz.
Gebelikte ışın tedavisi uygulanabilir mi?
Işın tedavisi gebelik süresince ertelenir. Bu tedavi doğum sonrasına bırakılır. Memeyi koruyan cerrahi seçildiğinde bu erteleme göz önünde tutulur. Bekleme süresinin çok uzayacağı durumlarda cerrahi planı değişebilir. Kararı hastamla birlikte ayrıntılı konuşuyorum.
Hastalığın bebeğe geçmesi söz konusu mudur?
Hastalığın bebeğe geçmesi beklenen bir durum değildir. Böyle bir aktarım son derece seyrek bildirilmiştir. Bebeğin sağlığı gebelik boyunca ayrıca izlenir. Doğumdan sonra bebek yenidoğan bölümü tarafından değerlendirilir. Bu kaygıyı görüşmelerde açıkça yanıtlıyorum.
Gebelikte hangi hekimlerle birlikte izleniyorum?
İzlem birden çok bölümün ortak çalışmasıyla yürütülür. Cerrahi, kadın hastalıkları, iç hastalıkları ve yenidoğan bölümleri bu ekipte yer alır. Radyoloji ve patoloji bölümleri de kararlara katılır. Gerektiğinde ruh sağlığı desteği plana eklenir. Görüşmeleri ortak bir takvimle düzenliyoruz.
Doğum biçimi hastalığa göre değişir mi?
Doğum biçimi hastalığa göre belirlenmez. Karar kadın hastalıkları ölçütlerine göre verilir. Cerrahi geçirmiş olmak doğum biçimini doğrudan değiştirmez. İlaç tedavisi alan kişilerde zamanlama ayrıca planlanır. Bu kararı ilgili bölümle birlikte alıyoruz.
Gebelikte saptanan hastalıkta genetik inceleme istenir mi?
Genç yaşta saptanan hastalıklarda kalıtsal yatkınlık araştırması sık gündeme gelir. İnceleme kan örneğinden yapılır ve gebeliği etkilemez. Sonuç, cerrahi planı ve ilaç seçimini etkileyebilir. Aile bireyleri açısından da yol gösterici olur. Süreci tıbbi genetik bölümüyle birlikte yürütüyorum.
Tedavi sırasında bebeğin gelişimi nasıl izlenir?
Bebeğin gelişimi düzenli aralıklarla değerlendirilir. Ses dalgalarıyla yapılan incelemelerle büyüme ölçülür. Sıvı miktarı ve kalp atımları da bu incelemelerde izlenir. İlaç tedavisi alan hastalarda kontrol aralıkları sıklaştırılır. İzlemi kadın hastalıkları bölümü yürütür.
Gebelik sonrası tedavi planı nasıl tamamlanır?
Doğumdan sonra ertelenmiş basamaklar sırayla tamamlanır. Işın tedavisi bu dönemde uygulanır. Hormon etkisini baskılayan ilaçlar da doğum sonrasında başlatılır. Büyüme almacını hedefleyen tedaviler yine bu dönemde plana eklenir. Takvimi bebeğin bakım düzenini gözeterek oluşturuyoruz.